close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 25. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemen lem yestati’ minkum tavlen en yenkiha-lmuhsanâti-lmu/minâti femin mâ meleket eymânukum min feteyâtikumu-lmu/minât(i)(c) va(A)llâhu a’lemu bi-îmânikum(c) ba’dukum min ba’d(in)(c) fenkihûhunne bi-iżni ehlihinne veâtûhunne ucûrahunne bilma’rûfi muhsanâtin ġayra musâfihâtin velâ mutteḣiżâti aḣdân(in)(c) fe-iżâ uhsinne fe-in eteyne bifâhişetin fe’aleyhinne nisfu mâ ‘alâ-lmuhsanâti mine-l’ażâb(i)(c) żâlike limen ḣaşiye-l’anete minkum(c) veen tasbirû ḣayrun lekum(k) va(A)llâhu ġafûrun rahîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İçinizden, hür ve inanmış kadınları almaya gücü yetmeyenler, inanmış erlerin sahip oldukları cariyeleri alsın ve Allah, sizin inancınızı çok iyi bilir. Hepiniz de birsiniz, birbirinizden türediniz. Kötülükte bulunmayan, birisini dost tutmayan namuslu cariyeleri, sahiplerinin izniyle alın, ücretlerini de örfe uygun olarak güzellikle verin, onlar evlendikten sonra kötülükte bulunurlarsa cezaları, hür kadınların cezasının yarısıdır. Bu, içinizden zina etmekten korkanlara bir ruhsattır, fakat sabretmeniz size daha hayırlıdır ve Allah, suçları tamamıyla örter, rahimdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İçinizden muhsan (iffetli ve asaletli) mü’min kadınları nikâhlamaya güç yetiremeyenler, o zaman sağ ellerinizin malik olduğu (işçi ve hizmetli kesiminden) imanlı (ve ahlâklı) "feteyat" (genç ve dinç hanımlar)dan (nikâhına) alabilirler. Allah sizin imanınızı (ve amacınızı) en iyi Bilendir. Yoksa sizin kiminiz kiminizdendir (hepiniz aynı insan cinsindendir). Öyleyse onları, fuhuşta bulunmamış, iffetli (yaşamış) ve gizlice dostlar tutmamış olarak, velilerinin (ailelerinin ve devletin) izniyle nikâhlayın. Onlara ücretlerini (mehirlerini) ma’ruf (güzel ve örfe uygun) bir şekilde verin. Eğer evlendikten sonra, fuhuş yapacak olurlarsa, (bunlara) muhsan (hür ve korunmuş) kadınlar üzerindeki cezanın yarısı(nı uygulayın. Çünkü bunlar genellikle hukuki disiplinden habersiz ve ahlâki eğitimden nasipsiz olanlardır). Bu, sizden günaha sapmaktan endişe edip korkanlar içindir. Sabrederseniz sizin için daha hayırlıdır. Allah, Bağışlayandır, Esirgeyendir.
[Not: Bu Ayet-i Kerime, İslam’da; 4 şahidin erkek ve kadını çıplak halde ve fiili vaziyette gördüklerini beyan etmeleri -ki pratikte pek mümkün değildir- durumunda, zina yapanlara uygulanacak 100 celde (cildi-deriyi acıtacak ama hiçbir organda zarar açmayacak) ceza dışında, RECM (gömülüp taşlanarak öldürme) cezasının uygun bulunmadığına, çünkü "Recm’in yarısının olamayacağına" delil gösterilmiştir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve sizden özgür, inanan kadınlarla maddi bir nedenle evlenmeye gücü yetmeyen kimse, sahip olduğunuz inanan kölelerinizle evlensin. Allah sizin her konudaki inanç ve kanaatinizi en iyi bilendir. Hepiniz Adem'in neslinden gelip birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri, gizli dost da tutmamaları şartıyla sahiplerinin iznini alarak onlarla evlenin ve mehirlerini uygun şekilde kendilerine verin. Onlar evlendikten sonra, bir fuhuş yaparlarsa; hür evli kadınlara uygulanan cezanın yarısıyla cezalandırılırlar. Bu cariyelerle evlenme izni, günah işlemekten korkanlarınız içindir. Fakat sabırla direnmeniz ve bu tür evlilikten kaçınmanız sizin için daha hayırlıdır. Allah çok affeden ve çok acıyandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İçinizden, hür mü'min kadınlarla, kişisel, malî, sosyal imkânlarının yetersizliği sebebiyle evlenemeyenler, meşrû şekilde sahip olduğunuz, üzerlerinde meşrû haklarınız ve otoriteniz ve kendileriyle düzgün insanî münasebetleriniz devam eden mü'min genç kızlarınız olan câriyelerle evlensin. Allah sizin imanınızı, şer'î hükümlere bağlılığınızı iyi bilir. Siz aynı insanlık ailesinin mensubu ve eşit olduğunuz için aranızda fark yoktur. Öyle ise, evlilik bağı ile bağlanmaları, sırf cinsel arzularını tatmin için karşılıklı dişilik-erlik suyu boşaltma, gayrimeşru ilişki amacı taşımamaları, gizli dost tutmamaları şartı ile ve sahiplerinin izni ile, câriyelerle evlenin, nikâhlandığınızı tescil ve ilan edin. Mehirlerini de Kur'an'ın ve sünnetin hükümlerine, İslâmî kurallarla örtüşen örfe göre, hakkaniyete uygun olarak verin. Evlendikleri zaman zina yaparlarsa, onlara, hür kadınlara uygulanan cezanın yarısını uygulayın. Câriye ile evlenme ruhsatı, içinizden, içleri titreyerek günah işlemekten, zinadan korkanlar içindir. Sabrederek kendinizi korursanız sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 9/60; 24/33.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Sizden kim hür mü'min kadınlarla evlenmeye güç yetiremezse o zaman elinizin altındaki mü'min cariyelerinizden biriyle evlensin. Allah, imanlarınızı (sizden) daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Şu halde onları, iffetli olmaları, zina işlememeleri ve gizli dost edinmemeleri şartıyla sahiplerinin izinleriyle nikahlayın ve bu durumda mehirlerini de güzelce verin. Evlendiklerinde eğer bir fuhuş işlerlerse hür kadınlara uygulanan cezanın yarısı ile cezalandırılırlar. Bu izin, içinizden kötü yola sapma korkusu olanlar içindir. Ancak sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcı çok merhamet edicidir.
Ali Bulaç
swap_vert close
İçinizden özgür mü'min kadınları nikahlamaya güç yetiremeyenler, o zaman sağ ellerinizin malik olduğu inanmış cariyelerinizden (alsın.) Allah imanınızı en iyi bilendir. Siz birbirinizdensiniz. Öyleyse onları, fuhuşta bulunmayan, iffetli ve gizlice dostlar edinmemişler olarak velilerinin izniyle nikahlayın. Onlara ücretlerini (mehirlerini) maruf (güzel ve örfe uygun) bir şekilde verin. Evlendikten sonra, fuhuş yapacak olurlarsa, özgür kadınlar üzerindeki cezanın yarısı(nı uygulayın.) Bu, sizden günaha sapmaktan endişe edip korkanlar içindir. Sabrederseniz sizin için daha hayırlıdır. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sizden her kim, hür olan mümin kadınları nikâh edecek bir zenginliğe kudreti olmazsa, ona da ellerinizin altındaki mümin cariyelerinizden efendilerinin rızası ile nikâhlamak var. Allah, imanınızı çok iyi bilendir. Hep birbirinizdensiniz (hür ve köle bir nefisten çoğalmıştır). Onun için fuhuşta bulunmıyarak, gizli dost da edinmiyerek namuslu yaşadıkları halde, o cariyeleri sahiblerinin izniyle nikâh ediniz ve mehirlerini güzellikle kendilerine veriniz. Eğer onlar, evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, o vakit hür kadınlar üzerine gerekli bulunan cezanın yarısı kendilerine lâzım gelir. Bu cariye nikâhlama müsaadesi, sizden zinaya düşme korkusunda bulunanlar içindir. Sabretmeniz ise, sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İçinizden, inanmış hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, sahip olduğunuz mümin kızlarınızla (cariyelerinizle) evlensin. Allah sizin imanlı olup olmadığınızı daha iyi bilir. (Köle olsun hür olsun) siz birbirinizdensiniz. Madem böyledir, namuslu olmaları, zina etmemeleri ve dost tutunmamaları şartıyla sahiplerinin izniyle onlarla evlenin. Örfe uygun olarak ücretlerini verin. Evlendikleri zaman bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınlara olan cezanın yarısı uygulanır. Bu ruhsat, sizden zinaya düşmekten korkanlar içindir. Eğer sabrederseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Ve (bilin ki) Allah Gafur ve Rahimdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İçinizden, inanmış hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, elleriniz altında bulunan inanmış genç kızlarınızdan/câriyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı en iyi bilendir. Hepiniz birbirinizdensiniz/hepiniz aynı kökten gelmektesiniz. Öyleyse iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları şartıyla, sahiplerinin izniyle onlarla evleniniz; ücretlerini/ mehirlerini de güzelce veriniz. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınlara verilen cezanın yarısı uygulanır. Bu cariye ile evlenme, içinizden sıkıntıya düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha iyidir. Allah bağışlayandır; merhamet edendir.
Besim Atalay
swap_vert close
Sizden birinin, inanlılardan hür bir kadın almak için gücün yetmezse, inanlı olanlardan, odalık alabilir, Allah bilir sizin inanlılardan, birbirinizden peyda oldunuz, odalık olanları, velisinin izniyle almalısınız, bunların mihrini de görenekçe veresiniz, onlar korunalar, zina etmeyeler, oynaş da tutmayalar, evlendikten sonra, fahişelik yaparlarsa, bunlara hür kadınların yarı cezası verilmelidir, odalık almak, günaha girmekten korkan içindir, sabrederseniz size daha hayırlı, Allah bağışlayıcı, Allah yarlıgayıcı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sizden kim iffetli, hür ve mü'min kadınlarla evlenecek güce sahip değilse, ellerinizin altında bulunan imanlı genç kızlarınızdan/cariyelerinizden alsın. Allah imanınızı en iyi bilendir. Siz mü'minler hep birbirinizden sayılırsınız. O halde fuhuşta bulunmayan, gizli dost edinmeyen, namuslu yaşamakta olan cariyeleri sahiplerinin izniyle nikâhlayınız, mehirlerini de güzelce veriniz. Eğer evlendikten sonra zina işlerlerse kendilerine özgür kadınlara verilecek cezanın yarısını uygulayınız. Bu (cariyelerle evlenme izni), içinizden (zinaya sapmak yoluyla) günaha gireceklerinden korkanlara tanınan bir imkândır. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok affedici, çok merhametlidir.
Bu âyette, hür kadınlarla evlenecek imkâna sahip olmayan ve aynı zamanda bekârlıktan kaynaklanan baştan çıkarıcı dürtülerin etkisinde bulunan kişilere cariyelerle evlenmek öneriliyor. Çünkü cariyelerin mehri hüre nazaran daha düşüktür. Ancak cariyeler başkalarına ait oldukları için onlarla evlenmenin bazı mahzurları olabilir. Zina eden cariyelere, hür kadına uygulanan cezanın yarısının tatbik edilmesi; cariyelerin hukuki disiplinden uzak, adabı muaşeretten mahrum, sosyal hayattan yoksun ve ahlaki eğitimden nasipsiz olmalarındandır.İslam’da köle ve cariyenin tek asli kaynağı savaştır. Dolayısıyla bugün bu müessese tarihte olduğu gibi işlememektedir. Cariyelerle evlilik konusunu tarihteki toplumların aile yapılarını tanımadan, sosyo-ekonomik düzeylerini bilmeden, psikolojik ihtiyaçlarını araştırmadan, kültürel altyapılarını soruşturmadan, yaşam koşullarını tetkik etmeden, hayata ve dünyaya bakışlarını değerlendirmeden İslam’ın bu konudaki hükmünü anlamak zordur.  
Cemil Said
swap_vert close
Nâmuslı mü’min kadınlar ile izdivâc idebilecek kadar zengin olmıyan mü’min esîreler alacakdır. Allâh îmânınızı bilür, siz hepiniz biri birinizden hâsıl olmışsınızdır [1]. Esîreleri sâhiblerinin rızâsıyla nikâh idiniz ve âdilâne techîz idiniz. Ahlâk-ı hasene sâhibi olsunlar, yabancı ile münâsebât-ı gayr-ı meşrû’ada bulunmasunlar. Eğer nikâhdan sonra zinâ iderler ise hür kadınlara zinâ içün idilen mücâzâtın nısfı ânlara tatbîk olunsun. Câriyeler ile izdivâcın cevâzı bekâr kalarak günâh işlemekden korkanlar içündir. Eğer sabır iderseniz hakkınızda daha hayırlıdır. Allâh gafûr ve rahîmdir.
[1] Ya’ni cümleniz bir nesildensiniz.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sizden, hür mümin kadınlarla evlenmeye güç yetiremiyen kimse, ellerinizdeki mümin cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı çok iyi bilir. Birbirinizdensiniz, aynı soydansınız. Onlarla, zinadan kaçınmaları, iffetli olmaları ve gizli dost tutmamış olmaları halinde, velilerinin izniyle evlenin ve örfe uygun bir şekilde mehirlerini verin. Evlendiklerinde zina edecek olurlarsa, onlara, hür kadınlara edilen azabın yarısı edilir. Cariye ile evlenmedeki bu izin içinizden, günaha girme korkusu olanlaradır. Sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah bağışlar ve merhamet eder.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sizden kimin, hür mü’min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü’min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları hâlinde, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İçinizden mümin ve hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, ellerinizin altında bulunan mümin câriye kızlarınızdan alabilir. Allah sizin imanınızı daha iyi bilmektedir. Birbirinizden türeyip gelmektesiniz. Öyleyse iffetli yaşamaları, zina etmemeleri, gizli dost tutmamaları şartıyla ve ailelerinin de izniyle onları nikâhlayın, mehirlerini de âdete uygun olarak verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınların cezasının yarısı gerekir. Bu (câriye ile evlenmek), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir; sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İçinizden, imanlı hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, ellerinizin altında bulunan imanlı genç kızlarınız (sayılan) cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı daha iyi bilmektedir. Hep aynı köktensiniz (insanlık bakımından aranızda fark yoktur). Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost da tutmamaları şartı ve sahiplerinin izni ile onları (cariyeleri) nikâhlayıp alın, mehirlerini de normal miktarda verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınların cezasının yarısı (uygulanır). Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.  
 Zina kesin olarak haramdır. Bir ücret karşılığında anlaşarak geçici bir zaman için evlenmek meşru değildir. Metres ve dost tutmak da zinanın başka çeşitleridir. Bir müslümanın evlilik ihtiyacı karşısında yapacağı şey, imkânı varsa öncelikle bir mümin ve hür hanımla evlenmektir; müslüman olmayan ehl-i kitap kadınlarla evlenmesi de caizdir. Sonra sırasıyla mümin cariye ve mümin olmayan cariye ile evlenmek gelir. Cariye bir başkasına ait olduğu için onunla evlenmenin bazı mahzurları vardır; bu sebeple cariye ile evlenmekten ise sabredip, imkânın elvermesini beklemek insan için daha hayırlıdır. Âyetin cariyelere «kızlarınız» diyen ve «bütün insanların aynı kökten geldiklerini, insan evlâdı olduklarını» düşünerek onların hor görülmemesini, onlarla evlenmekten çekinilmemesini isteyen kısmı İslâm’ın insana verdiği değer bakımından önemli vesikalar mahiyetindedir. İslâm’da köle ve cariyenin tek aslî kaynağı savaştır. Savaş esirleri için tek alternatif kölelik ve cariyelik değildir. Esir, köle ve cariye statüsüne geçirilmiş ise bu takdirde onlara yapılan muamele hür insanlarınkine oldukça yakındır ve hedef hidayete ermelerini temindir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Sizden özgür kadınlarla evlenmeye güç yetiremiyenler, inanmış yeminlerinizin/anlaşmalarınızın hak sahibi oldukları ile evlensinler.* İnancınızı en iyi bilen ALLAH'tır. Birbirinize eşitsiniz. Sahiplerinin izniyle ve uygun şekilde mehirlerini ödeyerek onlarla nikahlanın. İffetli yaşasınlar, zina etmesinler ve gizli dostlar edinmesinler. Evlilik yoluyla özgürlüklerine kavuştuktan sonra zina yaparlarsa, kendilerine özgür kadınlara verilen cezanın yarısı uygulanmalı.** Bu, günaha girmekten korkanlarınız içindir. Sabrederseniz sizin için daha iyi. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir
* O günün mevcut bir realitesi olan kölelik kurumu Kuran tarafından kaldırılır (4:92; 5:89; 8:67; 24:32-33; 58:3; 90:13). Nitekim bu ayet eşitliği vurguluyor. Bak 60:10. ** Tanrı, özgürlüğüne kavuşmuş olmalarına rağmen geçmişlerini hesaba katarak eski kölelere daha hafif bir ceza öngörüyor. Bu yasa, aynı zamanda, zina suçunu işleyen özgür kadınların cezasının taşla öldürme olamıyacağını kanıtlıyor. Zira "ölüm cezasının yarısı" diye bir şey olamaz. Bak 24:2  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sizden her kim hür mümin kadınları nikah edecek bir zenginliğe gücü yetmiyorsa, ona da ellerinizin altındaki mümin cariyelerinizden efendilerinin rızası ile nikahlamak var. Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Siz birbirinizdensiniz. O halde sahiplerinin izni ile ve mehirlerini örfe göre vermek suretiyle cariyelerden iffetli olan, zina etmeyen, dost da edinmeyenlerle evlenin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, o vakit hür kadınlar hakkında gerekli bulunan cezanın yarısı kendilerine lazım gelir. Bu hükümler, içinizden günah işlemekten korkanlaradır. Sabretmeniz ise, sizin için daha hayırlıdır. Allah Gafûrdur, Rahimdir (çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İçinizden her kim hurrolan mü'min kadınları nikâh edecek genişliğe güç yetiremiyorsa ona da ellerinizin altındaki mü'min cariyelerinizden var, Allah kadrinizi iymanınızla bilir, mü'minler Hep biribirinizden sayılırsınız, onun için fuhuşta bulunmayarak, gizli dost da edinmiyerek namuslu yaşadıkları haled onları sahiblerinin izniyle nikâh ediniz ve mehirlerini güzellikle kendilerine veriniz, eğer evlendikten sonra bir fuhş irtikâb ederlerse o vakıt üzerlerine hur kadınlar üzerine terettüb edecek cezanın yarısı lâzım gelir, şu suret günaha girmek korkusu olanlarınız içindir, yoksa sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır, bununla beraber Alalh gafurdur, rahîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sizden kimin, hür mü’min kadınlarla evlenmeye (malî olarak) gücü yetmezse, o zaman elinizin altındaki mü’min cariyelerinizden biriyle evlensin. Allah, sizin îmânınızı daha iyi bilir. Sizler, hep birbirinizdensiniz. (Hepiniz Âdem ve Havva’nın çocuklarısınız) Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları hâlinde, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra fuhuş yaparlarsa (zina suçu işlerlerse), onlara, hür kadınlara uygulanan cezanın yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sizden kim muhsenat¹ mü'min kadınlarla evlenecek güce sahip değilse, yeminle sahip olduğunuz² mümin kızlarla evlensin. Allah, imanınızı en iyi bilendir.³ Sizler, birbirinizdensiniz. O halde iffetli, edepli, hayasızlık etmeyen ve gizli dost edinmemiş olanlarla; sorumlularının izni ve ücretlerini meşru bir şekilde vererek evlenin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınlara verilen cezanın yarısı verilir. Bu içinizden günaha girme korkusu taşıyanlar içindir. Ancak sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
1. Hür kadınlarla. 2. 4:24 ayet dipnotuna bak. 3. Sosyal konumu tercih etmek yerine imanlı olmayı tercih edin.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sizden kim hür ve müslüman kadınları nikâhla alacak bir bolluğa güc yetişdiremezse o halde sağ ellerinizin mâlik olduğu mü'min cariyelerinizden (alsın). Allah sizin îmanınızı çok iyi bilendir. Kiminiz kiminizden (haasıl olmuşsunuz) dur. O halde — fuhuşda bulunmayan, gizli dostlar da edinmeyen namuslu kadınlar olmak üzere — onları, saahiblerinin izniyle, kendinize nikahlayın. Ücretlerini (mehirlerini) de güzellikle onlara verin. Onlar evlendikden sonra bir fuhuş irtikâb eldiler mi o vakit üzerlerine hür kadınlar üzerindeki cezanın yarısı (verilir. Cariyeleri almak hususundaki) bu (müsâade) içinizden sıkıntıya düşmekden (zinaya sapmakdan) korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah hakkıyle yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem içinizden her kim, hür olan mü'min kadınları nikâhlayacak bir genişliğe güç yetiremi yorsa, o takdirde sâhib olduğunuz genç mü'min câriyelerinizden (birini nikâhlasın)! Allah ise, îmânınızı en iyi bilendir.Hep birbirinizdensiniz. Öyle ise zi nâ dan kaçınan ve gizli dost da edinmeyen iffetli kadınlar olmaları hâlinde, onları sâhiblerinin izniyle nikâhlayın ve mehirlerini kendilerine güzellikle verin! Fakat evlendikleri zaman, buna rağmen zinâ ederlerse, artık onlara hür ka dınlara verilen cezânın yarısı (kadar bir cezâ) vardır.Bu (câriye ile evlenme izni), içinizden günâha girmekten korkanlar içindir. Fakat sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah ise, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet e¬den)dir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve sizden her kim, (içinde bulunduğu şartlardan dolayı) muhsen (iffetli, bağımsız, iyi tanınmış, köklü bir aileden gelen ve aklı olgun) mü’min kadınları nikâhlayacak bir genişliğe (servete) güç yetirmiyorsa, o takdirde (bu durumda olmayan, mehir, nefaka ve masrafı az olan) sözleşmenizin hak sahibi olduğu (evlerde hizmetçilik yapan) mü’min kızlarınızdan biriyle (de olur). Allah ise, imanınızı en iyi bilendir; zaten siz hep aynı köktensiniz (insanlık bakımından aranızda fark yoktur) Öyleyse, iffetli ve namuslu olmaları, zina etmemeleri, gizli dost tutmamaları şartıyla ve aynı zamanda ailelerinin iznini alarak onları nikahlayın ve ücretlerini kendilerine güzellikle verin! Fakat (evlendirilmekle) iffetlerini koruma altına aldıktan sonra (akılları olgun olmadığı için) iffetsiz bir davranışta bulunurlarsa, onlara iffetli (ve aklı olgun) kadınlara verilen cezanın yarısı uygulanır (yani 50 kamçı vurulur)! Bu, (kişilerle evlilik) ise, içinizden günaha düşmekten korkanlar için uygundur. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Ayrıca Allah, (çok) bağışlayandır, (çok) merhamet edendir.*
(*) Not: Bunlara yarım cezanın uygulanmasının sebebi, bunların akılları olgun olmadığından dolayıdır. Çünkü aklı olgun olmayandan iffetli davranması her zaman beklenilemez. Bu nedenle bunların sorumlulukları aklı olgun olanlara göre daha azdır. Özetle; bunlar cariyeler veya esirler değildir. İşte bu ayet, iffetli, soylu, aklı olgun, eşiyle her zaman ilgilenebilen ve bir yere bağlı bulunmayan kadınlarla evlenmeyi daha uygun bulur, ama böyle olmayanlarla da evlenmenin yine caiz olduğunu da söyler… Ayrıca (ملك اليمين) mülkül yemin’in cariye, köle ve savaş esirleriyle bir ilgisi yoktur. Çünkü Mekki sürelerde de bu ifade geçiyor. Bk: (Mearic-30-Mü’minün-6) Peki Mekke döneminde Müslümanların ellerinde savaş esirleri vardı mıydı ki, bu ifadeyle savaş esirleri kast edilmiş olsun? Ayrıca Arapçada kul veya köleye (عبد)’’abd’’, kul kadına veya cariye kadına ise, (أمة)’’emet deniyor. Bk: (Bakara-221) Bu nedenle meallerde bunun ‘’cariye veya esir’’ olarak çevrilmesi yanlıştır. والمحصنات ، أي اللاتي أحصن أنفسهن ، أو أحصنهن أولياؤهن ، فالمراد العفيفات . والمحصنات هنا وصف خرج مخرج الغالب ، لأن المسلم لا يقصد إلا إلى نكاح امرأة عفيفة ، قال تعالى : والزانية لا ينكحها إلا زان أو مشرك أي بحسب خلق الإسلام (التحرير والتنوير) و مـنْ لـم يسـتطع منكم طـولاً أنْ ينكـح الـمحصنات فـمنْ مـا مـلكتْ أيمانكم من فتياتكم المؤمنـات ) النساء 25 ، فالسـبب مـالي بحت ، أي من لا يملك المـال الكافي للزواج من امـرأة عفيفة كاملة العقل تنتمي لأسـرة معروفة ، فليتزوّج امـرأة مؤمنة من ( ما ملكت أيمانكم ) أي [ العاملات الأجنبيّات في المنـازل ] لأنّ الزواج يكون أقـلّ تكلـفة وتتناول ألأية الكريمة مشكلة غير ألقادرعلى ألزواج من مسلمة مُحصنة، فتُحِلُ له ألزواج من فتاة مؤمنة موضوعة تحت ألإشراف. هذه ألفتاة ليست محصنة، و ألِأحصان هنا هو إحصان ألعقل،والعفة أي أن هذه ألفتاة تعاني من اضطرابات عقلية أو نفسية تجعلُها غير قادرة على تصريف شؤونها بشكل كامل إذا تم ألإحصان بالزواج و أقترفت هذه المرأة ألفاحشة، فلا تعاقب معاقبة ألزوجة "ألعادية" لأنها ليست بكامل قواها ألعقلية، بل بنصف ألعقاب. من ألأفضل عدم ألإقدام على مثل هذا ألزواج، لأنه و الله أعلم قد يؤدي إلى إنجاب أطفال يعانون كذلك من اضطرابات نفسية أو عصبية إذا كانت اضطرابات أُمهِم وراثية أو يتطور مرضها لدرجة أنها لن تقدر على ألقيام بواجباتها أليومية .تثبت هذه ألأية بطريق غير مباشر أن لا رجم في ألأسلام ... مـلْك اليمين : و هُنّ اللواتي [يعملْن في البيوت مُقابل أجْر ] في العصر الحديث (الـزواج من [ ملْك اليمـين ]) إذا أراد الرجُلُ الزواج من اُنثى زواجاً شـرعيّاً [ مهْـر + عقد شرعيّ ] ، فقد وضَع لـه القرآن الكريم احتمـاليْن :.الزواج من [ مُحصـنة = ابنة عائلة معروفة في البلدة ذات عقل كاملة ] ، وإذا كان ذلك يتطلّب تكاليف ماليّة كبيرة [ تأمين السكن والفرش وتكاليف حفلة الزواج وارتفاع المهر .. ] ، عند ذلك يُمكنه الزواج من[ مـلْك اليمين = إنسانة تعمل بأجر في بيوت الناس أو بيته ] ، وفي هذه الحالة تكون التكاليف المـاليّة أقلّ (الباحث الاسلامي د. محمد. علي منصور كيالي  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sizden kim, inanan hür kadınlarla evlenmeye uzun bir bekleyişten sonra güç yetiremiyorsa, sahip olduğunuz inanmış genç cariyelerle evlenmeleri uygun olabilir. Allah sizin imanlarınızı daha iyi bilir. (Evleneceğiniz kadınlar cariye olsalar da) İnananlar olarak birbirinizdensiniz. O halde sahiplerinden izin alarak, cariyelerle, fuhuş yapmayacak, dost tutmayacak ve evlilik şartlarını yerine getireceklerse, örfe uygun olarak mehirlerini vermek şartıyla evlenin. Eğer cariyeler zina suçu işlerlerse, hür evli kadınlara uyguladığınız cezanın yarısını onlara uygulayın.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İçinizde Allah’a inanan hür kadınları almaya güçleri yetecek kadar varlıklı olmıyanlar elleri altında olan inanan kadın kölelerden alsınlar. Allah sizin inancınızı çok iyi bilir. Sizler hep birbirinizden üremesiniz. Böyle olunca onları sahiplerinin izni ile alın. Kalınlarını da töre uyarınca verin. Ancak onlar, yoz yaklaşmada bulunmıyan, sevgili tutmıyan arı sili kadınlar olsunlar. Onlar kocaya vardıktan sonra yoz yaklaşmada bulunacak olurlarsa cezaları hür kadınlara verilen cezanın yarısıdır. Bu yol sizin içinizde yoz yaklaşma günahını işlemekten korkanlar içindir. Yoksa katlanmanız sizin için yeydir. Allah yarlıgayıcıdır, esirgeyicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hür mü/min kadın almağa servetçe gücü yetmeyen kimse memlûkeniz olan mü/min cariyelerinizden [³] alsın [⁴]. Allah sizin imanınızı [⁵] daha iyi bilir. Biri birinizden peyda oldunuz [⁶]. Artık onları sahiplerinin izniyle nikâh edin. Mehirlerini güzelce [⁷] olarak onlara verin; öyle ki iffetli [⁸] olanlar, zinakâr olmayanlar, dost da tutmayanlar. Onlar kocalı olurlar da fuhuş irtikâp ederlerse onlara hür kadınlar hakkındaki ukubetin nısfı ceza verilir. Bu hal [⁹] içinizden zinaya düşmekten [¹⁰] korkanlara sühulet olmak içindir. Sabretmeniz ise hakkınızda hayırlıdır. Allah gafurdur, rahimdir.
[3] Veya genç cariyelerinizden.[4] Yani diğer bir müminin cariyesini alır.[5] Zâhir iman ile iktifa edin.[6] Hepiniz Âdem evlâdısınız; cariye almaktan sıkılmayın.[7] Geciktirmeyerek, oyalamayarak, azaltmayarak.[8] Hem aşikâr hem gizli zinada bulunmayalar.[9] Cariyeyi nikâh ile almak.[10] Yahut galebe-i şehvetle günaha düşmekten.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İçinizden her kim, hür Müslüman kadınlarla [muhsenât] evlenmeye (mehir vererek) güç yetiremezse, o zaman sahip olduğunuz genç inanan akitle sorumluluğunuz altında olanlarla (evlensin). Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Sizler birbirinizdensiniz/aynı toplumun bireylerisiniz. O hâlde iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları şartıyla, sahiplerinin/ailelerinin [ehlihinne] izniyle onlarla evleniniz ve ücretlerini/mehirlerini örfe uygun olarak güzelce veriniz. Eğer onlar, fuhuş yapacak olurlarsa, onlara hür kadınlara verilen cezanın yarısı verilir. Bu (evlenme izni), içinizden sıkıntıya/günaha girmekten korkanlar içindir. Fakat sabır göstermeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah, Gafûr’dur, Rahîm’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sizden, hür mümin kadınlarla evlenmeye maddi açıdan güç yetiremeyen kimse, ellerinizin altında olan (başkalarına ait) mümin cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı çok iyi bilir. Bazınız bazınızdansınız (hepiniz birsiniz). Onlarla, zinadan kaçınmaları, iffetli olmaları ve gizli dost tutmamış olmaları halinde velilerinin izniyle evlenin ve örfe uygun bir şekilde mehirlerini verin. Evlendiklerinde zina edecek olurlarsa, onlara, hür kadınlara edilen azabın yarısı edilir. (Başkasına ait cariye ile evlenme hususundaki) Bu (izin) içinizden, günaha girme korkusu olanlaradır. Sabretmeniz (başkasına ait cariyelerle evlenmemeniz) sizin için daha hayırlıdır. Allah bağışlayıcıdır, merhamet edicidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey İslâm toplumunun yöneticileri, zenginleri, aile büyükleri! İçinizden, Müslüman hür kadınlarla evlenmeye maddî yönden gücü yetmeyenler, savaş esiri olarak elinizde bulunan ve daha sonra Müslüman olmuş cariyelerden birisiyle —çünkü cariyenin mehri hüre nazaran daha düşüktür— evlensinler. Siz de bu konuda onlara yardımcı olun. Böylece fuhşun önüne geçmiş olursunuz. İnsanları toplumsal sınıf ve statülerine göre değil, inanç ve eylemlerine göre değerlendirmelisiniz. Unutmayın ki, sizin iman ve samîmiyet derecenizi de en iyi bilen ve cariyelerle evlenebileceğinizi söyleyen, Allah’tır. Zaten köle olsun hür olsun, sonuçta hepiniz aynıözden ve aynı soydansınız. Hiç kimse, doğuştan üstün veya aşağılık olamaz. O hâlde, zina etmeyen, metres hayatı yaşamayan ve gizli dost tutmayan böyle namuslu cariyelerle, efendilerinin onları size bağışladığına dâir iznini alarak evlenin ve evlilik bedeli olan mehirlerini de kendilerine güzelce verin. Eğer evlendikten sonra ceza gerektiren yüz kızartıcı bir suç işleyecek olurlarsa, onlara, hür kadınlara verilen cezanın yarısını verin. Çünkü cariyelerin toplumsal statüsü ve içinde yetiştikleri olumsuz şartlar, bunu gerektirmektedir.Bu cariyelerle evlenme izni, içinizden kendine hâkim olamayıp sıkıntıya ve zina tehlikesine düşmekten endişe edenler içindir. Bununla birlikte, bekârlığın sıkıntılarına sabredip, hür bir kadınla evleninceye dek beklemeniz, sizin için daha iyidir. Zira ortak kültürü paylaşan eşler daha mutlu, sağlıklı ve uyumlu bir aile oluştururlar. Gerçi ne kadar titiz davransanız da, mutlaka hatalar, kusurlar olacaktır, fakat ihlâs ve samimiyetle Rabb’inize yöneldiğiniz sürece, bunlar bağışlanacaktır. Çünkü Allah, çok bağışlayıcı, çok merhametlidir. İşte bu merhametin tecellîsî olarak:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sizden kim Mümin Özgür Kadınlar’la evlenecek genişliğe güç yetiremiyorsa, onlara Mümin genç hizmetçilerinizden ellerinizin mâlik olduklarından vardır. Allah sizin imanınızı çok iyi bilir. Siz birbirinizdensiniz. Zina yapmaksızın ve gizli dost edinmeksizin namuslu olmak üzere ailelerinin izni ile onları nikâhlayın, Örfe Uygun olarak mehirlerini kendilerine verin! Evlendikleri zaman fuhuş / kötü işler yaptılarsa, o vakit onlara Hür Kadınlar’a verilen Azab’ın / Ceza’nın yarısı vardır. Bu, sizden Günaha Girmek’ten çekinmiş kimse içindir. Sabretmeniz sizin için en hayırlıdır. Allah rahîm gafûrdur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İçinizdeki erkeklerden, hür iffetli ve inançlı bayanlarla nikah yapmaya yetecek mali güce sahip olmayanlarınız, Elinizde bulunan inançlı cariyelerinizden biri ile yuva kurabilirler. -Aslında beden yapınız aynı olmakla birlikte içinizdeki imanı en iyi Allah bilir.- Cariyeleri ailelerinin izniyle nikahlayın. Mehirlerini de, iffetlerini zedelemeden, zinaya zorlamadan, metres konumuna düşürmeden örfî yasalara uygun olarak verin. Evlenip iffetlerini sağlama aldıktan sonra fuhuş yaparlarsa, onlara, hür bayanlara verilen cezanın yarısını verin. Bu tür evlilik, günaha girme korkusu çeken erkekler için uygun olur. Kendinize hakim olmanız, sizin için en iyisidir. Allah, engin hoşgörülü bir sevgi selidir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eğer hür olan Mümin kadınlarla evlenmeye gücünüz yetmezse; daha önceden cariye veya köle olarak sahip olduğunuz Mümin genç kızlardan veya başkalarının sahip olduğu Mümin genç kızlardan evlilik ücretini vererek evlenebilirsiniz. Böylece hem onları onurlandırmış, hem aileye eşiniz olarak katmış olursunuz. Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları halinde sahiplerinin izniyle onlarla evlenin! Evlilik ücretlerini de güzelce verin! Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara hür kadınların cezasının yarısını uygulayın! Bu hüküm köle olarak bilinenlere verilen evlenme izninden dolayıdır. Cinsel açıdan günaha düşmekten korkanlar böyle yapsın! Günah işlememek için azimli, kararlı, mücadeleci olmak daha hayırlıdır. Onun için hür kadınla evlenemedim köle kadınla evlenmek zorunda kaldım gibi bir aşağılanma duygusuna kapılmayın! Çünkü sizin günah işlemeniz böyle bir duyguya kapılmaktan daha kötüdür. Eğer siz onlarla evlenmeyip köle kadınları fuhuşa sürüklerseniz, onlar zorlandıkları için sizin alacağınız cezanın yarısını alırlar. Bu hüküm sizin hür, onların köle olmasındandır. Bilmeden veya yasalarımız gelmeden önce yaptıklarınız için Allah bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İçinizden, imanlı özgür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kişi, ellerinizin altında bulunan imanlı genç kızlarınız (sayılan, yeminlerinizin sahip oldukların)dan (cariyelerinizden alsın)! Allah sizin imanınızı çok iyi bilendir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Onları sahiplerinin izni ile nikâhlayın ve namuslu yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost da tutmamaları şartı ile uygun bir şekilde mehirlerini de (bizzat) kendilerine verin! Evlendikten sonra bir çirkinlik (fuhuş) yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı (uygulanır). [*] Bu (cariye ile evlenme emri), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için hayırlı olandır. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Bu cümlede verilmek istenen mesaj, Nûr 24:2’de belirtildiği üzere, zinaya öngörülen 100 [celde] (değnek) sopa cezasının cariyelikten sonra evlilik yapan kadınlara zina yapmaları durumunda bunun yarısının yani 50 sopalık cezanın uygulanacağı hükmünü içermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey îman edenler!) Sizden îmanlı hür kadınlarla evlenmeye malî durumu elverişli olmayanlar ellerinizin altındaki Müslüman cariyelerinizle evlensinler. Sizin îmanınızı en iyi bilen Allah’tır. Zâten siz¹ hepiniz, birbirinizle aynısınız. Onların namuslu olanları, zinadan uzak duranları ve gizli dost tutmayanları ile sahiplerinin iznini alarak ve uygun şekilde mihirlerini vererek evlenin. Eğer onlar, evlendikten sonra zina yapacak olurlarsa onların cezâları hür kadınlara verilecek cezânın yarısıdır.² Bu hükümler, içinizden günâh işlemekten korkanlara tanınan bir imkândır. Yok, eğer sabrederseniz bu sizin için daha hayırlıdır.³ Şüphesiz ki Allah, çok bağışlayıcıdır, pek de merhamet edicidir.
1 Bir Müslümanın hür bir eşi yoksa veya hür bir kadınla evlenmeye gücü yetmiyorsa Müslüman bir cariye ile nikâhlansın. Zira bunun masrafı azdır. Mü’min bir cariye ile evlenmeyi bir zül olarak görmesin. Yani; Müslüman olduktan sonra, ha hür olmuşsunuz, ha köle olmuşsunuz fark etmez. Onlarla evlenmek bir erkek için zül değil, esas zül, iffetsizliktir. Cariyeler ancak sahiplerinin izni ile mihirleri veya nafakaları kendilerine ma’ruf vechile güzelce verilerek nikâh edilir.2 Ahdân, “haden”in çoğuludur ve gizli dost tutmak demektir. Cahiliyye döneminde iki çeşit zina vardı. Birisi umuma açık olanı, diğeri de birini dost tutarak hususî bir surette gizlice zina etmek idi. Ve bunlar çoğunlukla cariyelerle yapılırdı. İslam’da bunların ikisi de yasaklanmıştır. Binaenaleyh cariyeler zina yaparlarsa onlara hür kadınlara uygulanan cezanın yarısı vacib olur. 3 Cariyelerle evlenmek, ancak evlenemeyip de zina korkusu bulunanlar içindir. Bu korku olmadığı takdirde cariyelerle evlenmek, mendub bile değildir. Zîrâ bu hür ve iffetli kadınlara zarar vermesi yönünden sıkıntılıdır. Bunun için Hz. Ömer: “cariye ile evlenen her hangi bir hür, hürriyetinin yarısını zayi etmiş olur” demiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Aranızdan her kim, içinde bulunduğu şartlardan dolayı hür bir mümin kadın ile evlenecek durumda değilse, ²⁹ onu, meşru şekilde sahip olduğunuz ³⁰ mümin genç kızlardan biri [ile evlendirin]. Allah, imanınız ile ilgili her şeyi bilir; her biriniz diğerinizin bir benzeridir. ³¹ O halde fuhuşta bulunmayan, dost tutmayan ³² ve meşru evlilik bağını gözeten kadınlarla sahiplerinin iznini alarak evlenin ve mehirlerini uygun şekilde kendilerine verin. Onlar evlendikten sonra gayriahlakî bir davranışta bulunurlarsa, hür evli kadınların tâbi oldukları cezanın yarısıyla cezalandırılırlar. ³³ Bu [cariyeler ile evlenme izni], günah işlemekten korkanlarınız ³⁴ içindir. Fakat sabırla direnmeniz [ve bu tür evliliklerden kaçınmanız] sizin için daha hayırlıdır. Allah çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.
29 Lem yesteti‘ tavlen ibaresi, çoğunlukla, malî açıdan “güç yetirecek durumda değilse” şeklinde anlaşılır; ama Muhammed Abduh, oldukça ikna edici bir yorumla bunun, ister malî isterse kişisel veya sosyal nitelikte olsun, bütün engelleyici şartları kapsadığını ifade eder (Menâr V, 19).30 Mâ meleket eymânukum (lafzen, “sağ ellerinizin sahip olduğu”) ibaresi, bu bağlamda, bir cihad sırasında esir alınan ama daha sonra İslam’ı kabul eden kadınları göstermektedir. Yukarıdaki ibarede “siz” zamiri, bir bütün olarak topluma işaret eder.31 Yani, bütün insanlar zahirî bakımdan, “sosyal statü”leri ne olursa olsun, tek ve aynı insanlık ailesinin mensupları olduğundan ve bu nedenle Allah katında eşit olduklarından (karş. 3:195), bir kimsenin başka bir kimseye üstünlüğü veya ondan aşağı olması, sadece inancının güçlü veya zayıf olmasına bağlıdır.32 Lafzen, “kendilerine gizli dostlar edinmeyen”. Bu pasaj, köle kadınlarla cinsel ilişkilere yalnızca evlilik esasları dahilinde izin verildiğini ve bu konuda onlarla hür kadınlar arasında bir farklılık olmadığını ve sonuç olarak cariyeliğin sözkonusu olamayacağını tereddütsüz bir şekilde ortaya koymaktadır.33 Bir kölenin daha zayıf olan sosyal statüsü, onu, yoldan çıkmaya hür bir evli kadından daha müsait hale getirir.34 Yani, “şu veya bu sebeple hür kadınlarla evlenemeyecek durumda olan ve aynı zamanda bekarlıktan kaynaklanan baştan çıkarıcı dürtülerin etkisinde bulunanlar”. Bir sonraki cümlede açıklığa kavuşturulduğu gibi, Kur’an, kölelik kurumunu ayakta tutan büyük bir cazibe unsurunu ortadan kaldırmak ve böylece köleliğin ilgasını kolaylaştırmak için bu tür evlilikleri teşvik etmekten kaçınır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İçinizden özgür mümin hanımlarla evlenmeye gücü yetmeyenler, elinizin altındaki malik olduğunuz mümin hanım ile evlensin. Allah sizin değerinizi, imanınızı en iyi bilendir. Siz, hepiniz mümin olarak birsiniz. O halde iffetlerini korumaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları şartıyla ve velilerinin izniyle onları nikâhlayın ve mehirlerini uygun bir şekilde verin. Evlendikten sonra zina yaparlarsa, onlara hür kadınlara verilen cezanın yarısını uygulayın. Bu, sizden zinaya düşme korkusu yaşayanlar içindir. Eğer sabrederseniz, sizin için daha hayırlıdır. Allah bağışlayandır, merhamet edendir. 2/236, 5/5
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Aranızdan her kimin durumu, hür bir mü’min kadın almaya elvermezse, o meşru şekilde sahip olduğunuz mü’min kızlardan birini alsın;[⁷⁵⁷] çünkü Allah sizi (toplumsal statünüzle değil) imanınızla değerlendirir;[⁷⁵⁸] (zaten insan olarak) siz birbirinize denksiniz.[⁷⁵⁹] O hâlde iffetini koruyan, fuhşa bulaşmayan ve dost da tutmayan kadınlarla sahiplerinin izniyle evlenin ve mehirlerini makul bir şekilde verin! Onlar evlendirildikten sonra iffetsiz bir davranışta bulunurlarsa, onları hür evli kadınlara verilenin yarısıyla cezalandırın![⁷⁶⁰] Bu, içinizden zorda kalınca günaha girme korkusu duyanlar içindir.[⁷⁶¹] Fakat sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır: Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir rahmet kaynağıdır.
[757] Eldeki köle-cariye stokunu eritmek ve kölelik-cariyelik kurumunu bitirmek için vahyin tavsiyesi. Ayrıntılı bir açıklama için bkz: 47:4, not 8. [758] Kadın savaş esirleri konusundaki murad-ı ilâhîyi gösteren cümle budur. Onların imanı tüm sosyal haklarını elde etmenin gerekçesi sayılarak meselenin kökten çözümü için çıkış yolu olarak sunulmaktadır. İmanı takdir için krş: “Kim imanı inkâr ederse işte onun ameli boşa gitmiştir” (5:5). Bu âyettekine benzer bir formla (Allahu a‘lemu bimâ fî-enfusihim), aynı problemli bakış açısını bir yerde daha görüyoruz: Hz. Nûh’a inanan yoksul, ezilmiş ve horlanmış insanların ilâhî kelâm tarafından savunulması sırasında... (Bkz: 11:31). [759] Kalıbın açılımı: Biri olmadan diğerinin yapamadığı, birbirinin yerini tutmayan, hak ve sorumluluk açısından birbirine denk fakat aynı olmayan ikilisiniz (Krş: 3:195). [760] Hür evli kadın ve erkeğin zinasının cezası Nur sûresinin 2. âyetinde 100 celde olarak açıklanmıştır. Bu açıklama ışığında bu âyette dile gelen ceza 50 celdedir. [761] el-‘Aneti bu şekilde çevirimiz için bkz: 9:128, not 164.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İçinizden biri (mehrini verip de) hür olan bir mümin kadını nikah etmeye yetecek bir zenginliğe sahip değilse, sahibi olan mümin bir cariyeyi, efendisinin rızasını alarak nikahlasın. (Çünkü cariyenin masrafı azdır, cariye nikahını bir zül telakki etmesin) Allah kullarının imanını (elbette) hakkıyle bilendir. Hepiniz aynı köktensiniz! (İnsanlık açısından aranızda bir fark yoktur, iyi niyetle onlarla evlenmek bir erkek için alçaklık sayılmaz, zina tehlikesi daha büyük bir alçaklıktır. Bazan bir cariyenin imanı zayıf olabileceği gibi, bazan kuvvetli de olabilir. Ancak, cariyeleri hür kadınlara tercih etmek de hür kadınların haklarına bir tecavüz sayılır. Onun için, hür bir kadınla evlenebilme gücüne sahip bir kimsenin, cariye ile evlenmesi de mekruh veya haramdır.) O halde -iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları şartıyla- sahiplerinin iznini alarak ve mehirlerini örfe göre vermek suretiyle onları nikahlayıp alın. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, o vakit hür kadınlar hakkında gerekli olan cezanın yansı kendilerine uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni) içinden, fazla mehir vermeye gücü yetmeyen ve (zina işleyerek) günaha girmekten korkanlar içindir, (metres ve dost tutma zinanın başka çeşididir) sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır.
Osman Fırat
swap_vert close
İçinizden inanmış hür kadınlarla evlenmeğe gücü yetmeyen kimse, elleriniz altında bulunan iman etmiş genç kızlarınızdan alsın. Allâh sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz bir birinizdensiniz . Öyle ise iffetli yaşamaları, zinâ etmemeleri ve gizli dost da tutmamaları şartıyle, sâhiplerinin izniyle onlarla nikahla evlenin,ücretlerini (mehirlerini) de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınlara yapılan işkencenin yarısı uygulanır. Bunlarla evlenmeniz, içinizden sakıntıya düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha iyidir. Allâh bağışlayandır, esirgeyendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve sizden her kim hür olan kadınlar ile evlenmeğe fazla bir iktidar-ı malîsi yok ise sağ ellerinizin mâlik olduğu genç mü'min cariyelerinizden evlensin. Ve Allah Teâlâ sizin imânınızı bihakkın bilendir. Bazınız bazınızdandır. İmdi onları, namuslarını siyanet eder, fuhuştan berî bulunur, gizlice dostlar da edinmez oldukları halde sahiplerinin izniyle nikahlayınız. Ve onlara mehirlerini de güzelce veriniz. Eğer onlar evlendikten sonra bir fuhuş irtikab ederlerse o vakit onların üzerlerine, hür kadınların üzerlerine gelen cezanın yarısı lâzım gelir. Bu sizden meşakkate düşmekten korkmanız içindir. Ve eğer sabrederseniz sizin için daha hayırlıdır. Ve Allah Teâlâ gafûrdur, rahîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sizden eşraftan olan hür mümin kadınlarla evlenecek servet ve gücü bulunmayanlar, ellerinizin altında olan mümin cariyelerle evlenebilirler. Allah sizin kadr-u kıymetinizi imanınızla bilir. Zaten siz müminler hep aynı aileden sayılırsınız. Öyleyse, fuhuşta bulunmayarak, gizli dost da edinmeyerek, namuslu kadınlar olmak üzere onları, sahiplerinin izniyle nikâhlayın. Mehirlerini de güzellikle kendilerine verin. Eğer evlendikten sonra zina yaparlarsa, onlara hür kadınlara ait cezanın yarısı uygulanır. Cariye ile evlenme, sizden sıkıntıya düşmekten (zinaya sapmaktan) korkanlar içindir, yoksa sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Bununla beraber Allah gafurdur, rahîmdir (affı ve merhameti boldur). [9, 60; 24, 33]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İçinizden inanmış hür kadınlarla evlenmeğe gücü yetmeyen kimse, elleriniz altında bulunan inanmış genç kızlarınız(olan cariyeleriniz)den alsın. Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz (hepiniz aynı kökten gelmekte, aynı toplumun bireylerisiniz; insanlık bakımından aranızda bir fark yoktur). Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost da tutmamaları şartıyle, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, ücretlerini (mehirlerini) de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınlara yapılan işkencenin yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme), içinizden sakıntıya düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha iyidir. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sizden hür mü'mineyi nikâhlanmağa mâlen kudreti olmayan, malınız olan münine câriyelerden birini nikâhlasun. Allâh Te'âlâ îmânınızı sizden daha eyi bilir (îmânı vardır veyâ yokdur gibi kimsenin derûnî işlerine karışmayınız) Ba'zınız ba'zınızdansınız (bir nefisden üremiş ve müslümânlıkda müttehid bulunmuş oldığınızdan hürre ve câriye hep birdir ve insândır) onları (câriyeleri) sâhiblerinin izniyle nikâh idiniz. 'Afîfe, zinâdan ve gizli dost tutmakdan berî oldukları halde mihirlerini ma'rûf dâiresinde (gönül hoşluğı ile ve noksansız) viriniz. Eğer (câriyeler) evlendikden sonra zinâ iderlerse hürrelere olan 'azâbın nısfı vardır. Bu (câriye ile nikâhlanmak izni) sizden galebe-i şehvetle zinâya düşmekden korkanlar içündir. Eğer sabır ider iseniz (zinâya meyil itmeyerek hürre ile izdivâc imkânının husûlüne değin) sizin içün daha hayırlıdır. Allâh gafûr ve rahîmdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Mümin, iffetli ve hür kadınları nikâhlayacak kadar varlıklı olmayanlar, hakimiyetiniz altında olan mümin kızlarınızı nikahlayabilirler. İmanınızı en iyi bilen Allah’tır. Hepiniz birbirinizdensiniz[1]. Onları (hür olmayan kadınları) ailelerinin[2] izni ile nikahlayın ve mehirlerini kendilerine, marufa (Kur’an ölçülerine) uygun olarak verin. Onlar da iffetli olsunlar, zinadan uzak dursunlar ve gizli dostlar edinmesinler. Evlenirler, sonra da zina etmiş olarak karşınıza çıkarlarsa onlara verilecek ceza, hür kadınlara verilen o cezanın[3] yarısı kadardır. Bu ruhsat[4], içinizden zor duruma düşmekten korkanlar içindir. Ama sabretmeniz daha iyi olur. Allah bağışlar ve merhamet eder.
[*] Ey insanlar! Sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Birbirinizi tanıyasınız diye oymaklara ve boylara ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, Allah'tan en çok çekinenizdir. Her şeyin iç yüzünü bilen Allah'tır. Hucurat 49/13 [*] Kölenin ailesi kavramı [*] Hür olmayan kadınlarla ayette belirtilen kurallara uygun şekilde evlenme izni...  
Şaban Piriş
swap_vert close
İçinizden özgür mümin hanımlarla evlenmeye gücü yetmeyenler, sizin genç ve mümin olan cariyeleriniz ile evlensin. Allah sizin imanınızı en iyi bilendir. Siz, birbirinizdensiniz. Öyle ise, onları velilerinin izni ile nikahlayın ve fuhuş işlemeyen, gizli dost tutmamış olan iffetli hanımlara mehirlerini güzel bir şekilde verin. Evlendikten sonra fuhuş yapacak olurlarsa, onlara hür kadınlara verilen cezanın yarısını uygulayın. Bu, sizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabrederseniz sizin için daha hayırlıdır. Allah bağışlayan, merhamet edendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hür ve mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyenleriniz, elinizin altındaki mü'min cariyelerle evlenebilirler. Allah sizin imanınızı biliyor; siz zaten birbirinizdensiniz.(12) Onları, iffetli, fuhuştan uzak duran ve gizlice dost tutmayan kadınlar olmak şartıyla, sahiplerinin izniyle ve uygun şekilde mehirlerini vererek nikâhlayın. Eğer onlar evlendikten sonra fuhuş irtikâp edecek olurlarsa, onlar için, hür kadınlara verilen cezanın yarısı vardır. Bu, sıkıntıya düşmekten korkanlarınız içindir.(13) Yoksa, sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah ise çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
(12) Hür de olsanız, köle de olsanız, siz aynı insanlık ve İslâm ailesinin bireylerisiniz.(13) Cariyelerle evlenme izni, mehir ve nafakaya gücü yetmeyen, evlenmediği takdirde de harama sapmaktan korkanlar içindir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İnanmış hür kadınları nikâhlama genişliğine gücü yetmeyeniniz, ellerinizin altındaki genç, mümin köle kızlarından biriyle evlensin. Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Hep birbirinizdensiniz. O halde onları, ailelerinin izniyle nikâhlayın. Gizli dost edinmeyerek, zinadan uzak kalarak, iffetli hanımlar olmaları şartıyla onların mehirlerini örfe uygun bir biçimde verin. Evliliğe geçtikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınlara uygulanan cezasının yarısı uygulanacaktır. Bu, köle ile evlenme yolu, günaha ve sıkıntıya girmekten korkanınız içindir. Sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah çok affedici, çok merhametlidir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı her kim güci yitmeye sizden artuķlıġa ya'nį baylıġa kim nikāh eyleye śaķlanmışları ya'nį āźādlar, müsülmānları: andan kim mālik oldı ellerüñüz, ķaravaşlaruñuzdan müsülmānlar. daħı Tañrı bilicirekdür įmānuñuzı; bir niceñüz bir nicedendür pes nikāh eyleñ anları anlaruñ ķavmi destūrıyıla. daħı virüñ anlara yanudlarını, eylüg-ile śaķlanmışlar-iken; zinā eyleyiciler degül-iken; daħı dutıcılar degül-iken dostlar ya'nį uġurlayın. pes ķaçan kim erlü olınalar, pes eger getüreler zişt iş ya'nį zinā; anlaruñ üzeredür yarsı anuñ kim in kim āzādlar üzeredür 'aźābdan şol anuñdur kim ķorķdı yazuķdan ya'nį zinādan, sizlerden. daħı kim ķatlanasız yigrekdür size daħı Tañrı yarlıġayıcıdur raḥmet ķılıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Kim güci yitiş[me]se sizden evlenmege ḥür mü’mine ‘avratları, pesevlenüñüz milk‐i yemīn ḳırnaḳlaruñuzı, mü’minler ḳırnaḳlardan. Tañrı Ta‘ālā[bilür] sizüñ īmānuñuzı ba‘żıñuzı ba‘żıñuzdan. Evlenüñüz anları ehlleridestūrı‐y‐la, daḫı virüñüz anlara mehrlerini yaḫşılıḳ bile evlenmek bile,zinā eylemek bile degül, biri birüñüzi dost eylemek bile daḫı degül.Ḳaçan evlenseler, andan ṣoñra yamanlıḳ işleseler, vācib olur üstlerine ḥür‘avratlar üstine vācib olan ḥaddüñ buçuġı. Ol ḥalāl olmaḳ ol kişiyedür kizinālıḳdan ḳorḳar. Eger ṣabr eyleseñüz daḫı ḫayrludur size. Tañrı Ta‘ālāyazuḳlar baġışlayıcıdur, raḥmet idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
İçinizdən azad mö’min qadınlarla evlənməyə maddi imkanı olmayanlar sahib olduğunuz (əllərinizin altında olan) mö’min (cavan, iffətli) cariyələrdən (kənizlərdən) alsınlar. Allah sizin imanınızı (əqidənizi) daha yaxşı bilir. Hamınız bir-birinizdənsiniz. (Azad kişi və qul, azad qadın və cariyə-hamısı Adəm nəslindəndir. Onlar hamısı Allah bəndələri olduqları üçün yaradılış e’tiqad baxımından aralarında vəhdət, birlik mövcuddur. Buna görə də cariyələrə həqarətlə baxmayın). İffətini qoruyub saxlayan, zinakarlıq etməyən və aşnası olmayan cariyələrlə sahiblərindən icazə alıb evlənin və onların mehrlərini qəbul olunmuş qaydada verin! Əgər onlar (ərə getdikdən sonra) zina edərlərsə, cəzaları azad qadınlara verilən əzabın yarısı qədərdir. Bu (kənizlərlə evlənmək), (ehtiras, şəfvət üzündən) zina etməkdən qorxanlarınız üçündür. Əgər səbr edərsinizsə, sizin üçün daha yaxşı olar. Həqiqətən, Allah bağışlayandır, rəhm edəndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And whoso is not able to afford to marry free, believing women, let them marry from the believing maids whom your right hands possess. Allah knoweth best (concerning) your faith. Ye (proceed) one from another; so wed them by permission of their folk, and give unto them their portions in kindness, they being honest, not debauched nor of loose conduct. And if when they are honourably married they commit lewdness they shall incur the half of the punishment (prescribed) for free women (in that case). This is for him among you who feareth to commit sin. But to have patience would be better for you. Allah is Forgiving, Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If any of you have not the means wherewith to wed free believing women, they may wed believing girls from among those whom your right hands possess:(540) And Allah hath full knowledge about your faith. Ye are one from another: Wed them with the leave of their owners, and give them their dowers, according to what is reasonable: They should be chaste, not lustful, nor taking paramours: when they are taken in wedlock, if they fall into shame, their punishment is half that for free women. This (permission) is for those among you who fear sin; but it is better for you that ye practise self-restraint. And Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.
540 That is, captives taken Jihad: Your right hands does not mean necessarily that she has been assigned to you, or is your property. All captures in war belong to the community, they are "yours" in that sense. If you seek such a person in marriage, do it from no base motives. Safeguard your faith, and see that she too does believe. In that case, after all, she is of the human brotherhood, and her condition is accidental and redeemable. If the slave bore a child to her master, she would become free. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَنْ
ve kim
لَمْ يَسْتَطِـعْ
güç yetiremezse
مِنْكُمْ
sizden
طَوْلاً
genişlik bakımından
اَنْ يَنْكِـحَ
nikâhlamaya
الْمُحْصَنَاتِ
hür kadınları
الْمُؤْمِنَاتِ
iman edenlerden
فَمِنْ مَا
o takdirde o şeylerden ki
مَلَكَتْ
sahip oldu
اَيْمَانُكُمْ
sağ elleriniz
مِنْ فَتَيَاتِكُمُ
genç kızlarınızdan
الْمُؤْمِنَاتِۜ
iman edenlerden
وَاللّٰهُ
ve Allah
اَعْلَمُ
en iyi bilendir
بِا۪يمَانِكُمْۜ
imanınızı
بَعْضُكُمْ
bazınız
مِنْ بَعْضٍۚ
bazısındandır
فَانْكِحُوهُنَّ
öyle ise onları nikâhlayın
بِاِذْنِ
izniyle
اَهْلِهِنَّ
sahiplerinin
وَاٰتُوهُنَّ
ve kendilerine verin
اُجُورَهُنَّ
mehirlerini
بِالْمَعْرُوفِ
uygun olarak
مُحْصَنَاتٍ
iffetli kadınlar olarak
غَيْرَ مُسَافِحَاتٍ
zinadan kaçınanlar olarak
وَلَا مُتَّخِذَاتِ
ve edinenler olmadan
اَخْدَانٍۚ
gizli dostlar
فَاِذَٓا
ve o zaman ki
اُحْصِنَّ
evlendiler
فَاِنْ
buna rağ- men eğer
اَتَيْنَ
gelir- lerse
بِفَاحِشَةٍ
bir fuhuş ile
فَعَلَيْهِنَّ
artık onlara vardır
نِصْفُ
yarısı
مَا
o şe- yin ki
عَلَى الْمُحْصَنَاتِ
hür kadınlar üzerinedir
مِنَ الْعَذَابِۜ
cezadan
ذٰلِكَ
bu
لِمَنْ
o kimse içindir ki
خَشِيَ
korktu
الْعَنَتَ
zorlanmaktan
مِنْكُمْۜ
sizden
وَاَنْ تَصْبِرُوا
fakat sabretmeniz
خَيْرٌ
daha hayırlıdır
لَكُمْۜ
sizin için
وَاللّٰهُ
ve Allah
غَفُورٌ
Ğafûr'dur
رَح۪يمٌ۟
Rahîm'dir
İçinizden imanlı hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, ellerinizin altında bulunan imanlı genç kızlarınız (sayılan cariyeleriniz)den alsın! Allah sizin imanınızı en iyi bilendir. Hepiniz birbirinizdensiniz (insanlık bakımından aranızda fark yoktur). Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost da edinmemeleri şartı ile onları sahiplerinin izniyle nikâhlayın ve mehirlerini de (örfe ve âdete) uygun olarak verin! Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara hür kadınların cezasının yarısı (uygulanır). Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden zorlan(ınca günaha düş)mekten korkanlar içindir. Fakat sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah Ğafûr'dur, Rahîm'dir (her türlü günahı mağfiret eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir).
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
اِسْتَطَاعَ
Fiil-X
ط و ع
Gücü yetti, güç yetirdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
طَوْل
İsim
ط و ل
Genişlik bakımından, gösteriş, cazibe
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
نَكَحَ
Fiil-I
ن ك ح
Nikâhlandı, evlendi
مُحْصَنَات
Edilgen fiil-IV
ح ص ن
Evli olanlar, hür kadınlar, iffetli kadınlar, namuslu kadınlar
مُؤْمِنَات
Etken fiil-IV
ا م ن
Mü'min kadınlar, iman eden kadınlar
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
مَلَكَ
Fiil-I
م ل ك
Sahip oldu, malik oldu, güç yetirdi, hükümdarlık etti
يَمِين
İsim
ي م ن
Yemin, sağ el, sağ taraf, ahit
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
فَتَيَات
İsim
ف ت ي
Genç kızlar, cariyeler
مُؤْمِنَات
Etken fiil-IV
ا م ن
Mü'min kadınlar, iman eden kadınlar
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَعْلَم
İsim
ع ل م
Daha iyi bilen, çok iyi bilen, en iyi bilen
اِيمَان
Fiilimsi-IV
ا م ن
İman
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
نَكَحَ
Fiil-I
ن ك ح
Nikâhlandı, evlendi
اِذْن
İsim
ا ذ ن
İzin
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
مَعْرُوف
Edilgen fiil
ع ر ف
Örfe uygun, iyilikle, münasip, güzel, meşru
مُحْصَنَات
Edilgen fiil-IV
ح ص ن
Evli olanlar, hür kadınlar, iffetli kadınlar, namuslu kadınlar
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
مُسَافِحَات
Etken fiil-III
س ف ح
Zina yapan
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
مُتَّخِذ
Etken fiil-VIII
ا خ ذ
Edinen, edinici
اَخْدَان
İsim
خ د ن
Gizli dostlar
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
اَحْصَنَ
Fiil-IV
ح ص ن
Evlendi, sakladı, korudu
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
فَاحِشَة
İsim
ف ح ش
Aşırılık, fuhuş, hayâsızlık, fuhşiyat
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نِصْف
İsim
ن ص ف
Yarısı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مُحْصَنَات
Edilgen fiil-IV
ح ص ن
Evli olanlar, hür kadınlar, iffetli kadınlar, namuslu kadınlar
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
خَشِىَ
Fiil-I
خ ش ي
Korktu, haşyet duydu, endişe etti, çekindi
عَنَت
İsim
ع ن ت
Zorlanmak
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
صَبَرَ
Fiil-I
ص ب ر
Sabretti, sebât etti
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli