close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 24. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velmuhsanâtu mine-nnisâ-i illâ mâ meleket eymânukum(s) kitâba(A)llâhi ‘aleykum(c) ve uhille lekum mâ verâe żâlikum en tebteġû bi-emvâlikum muhsinîne ġayra musâfihîn(e)(c) femâ-stemta’tum bihi minhunne feâtûhunne ucûrahunne ferîda(ten)(c) velâ cunâha ‘aleykum fîmâ terâdaytum bihi min ba’di-lferîda(ti)(c) inna(A)llâhe kâne ‘alîmen hakîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kocalı kadınlarla evlenmek de haram; ancak sahibi olduğunuz cariyeler müstesna. Allah'ın yazısı bu, emri bunlar size ve bunlardan başkalarını, evlenmeniz ve zinada bulunmamanız için arayıp istemeniz helal edilmiştir size. Kadınlardan biriyle evlenerek faydalandığınız takdirde mehirlerini kararlaştırıldığı veçhile verin. Miktarını tayin ettikten sonra gönül hoşluğuyla herhangi bir hususta uyuşursanız suç yok size. Şüphe yok ki Allah her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Âyette, "Evlenmek sûretiyle faydalanılan kadınlar" kendileriyle "müt'a" yapılan kadınlardır. "Müt'a", zamânı ve ücreti muayyen olmak, şartıyla, soy-sop, süt anne, yahut herhangi bir sebeple alınması haram olmayan bir kadını muvakkat nikâhla almaktır. Ehli Sünnete göre bu nikâh, sonradan kaldırılmıştır. Buhârî, Hayber'in fethedildiği gün Hz. Peygamberin, bu nikâhı nehyettiğine dâir Ali'den bir hadis tahric eder (al-Tacrid, 2, Gazvatu Haybar, s. 81). Müslim, birçok hadislerle Hz. Muhammed (s.a.a)'in, bir ruhsat olarak müt'aya izin verdiğini üçü mütecâviz hadisle müt'anın, Abû - Bekr ve Ömer zamanında câri olduğunu, Ömer tarafından menedildiğini, birçok hadislerle de Hz. Peygamber tarafından menedilmiş bulunduğunu bildirir. Ancak Hz. Muhammed (s.a.a) tarafından menedildiğini bildiren hadislerin bir kısmında Mekke'nin, bir kısmındaysa Hayber'in fethedildiği gün menedildiği rivâyet edilir (Matbaa-i Âmire - 1331, 4, Bâbu Nikâh-al Müt'aa, s. 130 - 135). Cumhûr-i Ehli Sünnet, müt'anın haram olduğunda müttefiktir (Şia-i İmâmiyye'nin fikri için bakınız; Seyyid Şerefüddin Abd-al Husayn-al Amili; Acvıbatu Masâili Cârullâh, Saydâ - Matbaat-al İrfân, 1355-1936, s. 89 - 106).  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Cahiliye dönemlerinin ve zulüm sistemlerinin uyguladığı kölelik ve cariyelik, İslam’la ve tedrici olarak kaldırılmıştır. Artık) Sağ ellerinizin malik olduğu (özel resmi birliktelik akdinizin bulunduğu) dışındaki kadınlardan muhsan (hâlâ başkasıyla nikâhlı) olanlarla da (evlenmeniz haramdır). Bunlar, Allah’ın üzerinize yazdığı (farz kıldığı evlilik yasakları)dır. Bunların dışında kalan (kadınlarla); iffetlerini koruyup fuhuşta bulunmamak şartıyla, mallarınızla (mehir vererek) evlenecek kadın aramanız-arzulamanız size helâl kılındı. Öyleyse onlardan (nikâhlayıp) yararlandıysanız, onlara ücret (mehir)lerini tespit edilen miktarıyla ödeyin. Miktarın tespitinden sonra, karşılıklı hoşnut olduğunuz bir şey (birbirinize bağışlamanız) konusunda üstünüze bir sorumluluk yoktur. Şüphesiz Allah, Bilendir, Hüküm ve Hikmet sahibidir.
[Not: Bâtıl sistemlerin, sosyal, ekonomik ve ahlâki dengesizlikleri ve dejenerasyon süreci nedeniyle fuhuş batağına kapılmış veya birilerinin kapatması yapılmış ve her türlü güvence ve hürmetten mahrum bırakılmış kadınlar… Veya sahipsiz kalmış olanlar, ya da savaşlar ve yaygın hastalıklar yüzünden erkek nüfusunun azalması durumunda; karşılıklı istemeleri ve devletçe münasip görülmeleri halinde, evli olan erkeklerle ve özel sorumluluklar yüklenmek suretiyle ikinci bir resmi nikâhla evlenmeleri, zaruret ve mecburiyet haline gelebilir. Bu ruhsat, erkeklerin şehvet keyfi için değil, kocasız ve korumasız kadınların huzur ve haysiyeti için gereklidir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Savaşta esir olarak ellerinize geçen cariyeler dışında, tüm evli kadınlarla evlenmeniz de Allah'ın yasasıyla size haram kılınmıştır. Bunların dışında kalan bütün kadınlar, kendilerine mal varlığınızdan bir kısmını mehir olarak vermeniz ve zina yolu ile değil, evlilik bağı yoluyla almak şartıyla size helaldir. Kendileriyle evlenmek istediğiniz kadınlara hak ettikleri mehirlerini verin. Mehrin tesbitinden sonra karşılıklı anlaşmak suretiyle mehrin az veya çok ödenmesinde size bir günah yoktur. Şüphesiz Allah herşeyi bilendir, yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Meşrû şekilde sahip olduğunuz, üzerlerinde meşrû haklarınız ve otoriteniz ve kendileriyle düzgün insanî münasebetleriniz olan câriyeler müstesna, evli kadınlarla evlenmek de size haram kılındı. Bütün bunlar, Allah'ın size meşrûiyyet sınırlarını çizdiği yazılı hükümlerdir. Bunların dışındakilerle, evlilik bağıyla bağlanmanız, sırf cinsel arzularınızı tatmin için karşılıklı erlik-dişilik suyu boşaltma, gayrimeşru ilişki amacı taşımamanız kaydıyla, nakit ve aynî mallarınızla mehirlerini vererek evlenme talebinde bulunmanız size helâl kılındı. Evlilik akdine dayalı olarak onlardan faydalanmanıza karşılık, kararlaştırılmış olan mehirlerini verin, bu farzdır. Mehir kesinleştikten sonra, karşılıklı rıza ile mehir konusunda değişiklik yapmanızda bir vebal yoktur. Şüphesiz Allah her şeyi bilir, hikmet sahibi ve hükümrandır.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/4, 21.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Sahip olduğunuz cariyeler dışında evli kadınları nikahlamanız da haram kılındı. Bunlar Allah'ın üzerinize farz kıldığı hükümlerdir. Zinadan kaçınıp iffetinizi korumak şartıyla bunlar dışındaki kadınları mallarınızla istemeniz size helal kılındı. Onlardan yararlanmanıza karşılık mehirlerini belirlenmiş miktara göre ödeyin. Mehir belirlendikten sonra karşılıklı gönül hoşnutluğuyla birbirlerinize bağışta bulunmanızdan dolayı üzerinize bir günah yoktur [7]. Allah ilim sahibidir, hakimdir.
7.Kadının gönül hoşluğuyla kabul etmesi durumunda belirlenmiş mehirden eksik verilmesinde yahut erkeğin kadına gönül hoşluğuyla belirlenen mehirden fazla vermesinde herhangi bir sakınca yoktur.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Sağ ellerinizin malik olduğu (cariyeler) dışındaki kadınlardan 'evli ve özgür' olanlarla da (evlenmeniz haramdır.) Bunlar, Allah'ın üzerinize yazdığıdır. Bunların dışında kalanı iffetlerini koruyup fuhuşta bulunmamak üzere mallarınızla (mehir vererek) evlenecek kadın aramanız size helal kılındı. Öyleyse onlardan hangi şeyle (veya ne kadar) yararlandıysanız, onlara ücret (mehir)lerini tesbit edildiği miktarıyla ödeyin. Miktarın tesbitinden sonra, karşılıklı hoşnud olduğunuz bir şey konusunda üstünüze bir sorumluluk yoktur. Şüphesiz Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Bir de harp esiri olarak) sahip olduğunuz cariyeler müstesna, diğer bütün nikâhlı kadınlarla evlenmeniz size haram kılındı. Bunlar, üzerinize Allah yazısı olarak haramdır. Haram kılınanların dışında kalanlar (Zinadan kaçınarak namuslu yaşamak şartı ile mallarınızla mehir vermek veya cariyeleri satın almak üzere isteyip nikâhlamanız) size helâl kılındı. O halde, onlardan hangisi ile faydalandınızsa mehirlerini kendilerine verin ki, farzdır. O mehri takdir edip kesiştikten sonra, aranızda anlaşmanızda da size bir günah yoktur. Şüphesiz ki Allah, kemâl üzere bilendir, gerçek hüküm ve hikmet sahibidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bir de (savaşta) esir olarak ellerinize geçenler müstesna, evli kadınlar (size haramdır.) Bu, Allah’ın üzerinize yazdığı emridir. Bunlardan ötesi namuslu olarak, aile kurmak niyetiyle, mallarınızla (mehirlerini verip) evlenmek istemeniz, size helal kılındı. Onlardan faydalandıklarınızın ücretlerini kesinleşmiş bir hak olarak verin. O ücretten sonra aranızda karşılıklı rıza ile yapacağınız işlerde size bir günah yoktur. Muhakkak Allah sonsuz ilim ve hikmet sahibidir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hukuka uygun şekilde nikâhla sahip olduklarınız dışında bütün evli kadınlar size haramdır. Bu, üzerinize farz olan Allah'ın buyruğudur. Bunların dışında kalan bütün kadınlar, kendilerine mal varlığınızdan bir kısmını vermeniz ve hukuki olmayan bir ilişki ile değil de evlilik bağı yoluyla hukuka uygun bir şekilde olmak kaydıyla size helâldir. Kendileriyle evlenmek istediğiniz kadınlara hak ettikleri mehirlerini veriniz; ama bu hukuki yükümlülükten sonra bir şey üzerinde serbestçe anlaşmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir; hikmet sahibidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Tutsak olanlardan başka, evli bir kadını almak, size haramdır, Allahın hükmü budur, gerisiyse helaldir, zina etmiyerek, korunmak üzere, malınızdan faydalanmak, hakkınız sizin, gönenmek istediğiniz bir kadının mihrini verin, bundan başka aranızda uzlaşılan şeyde bir günah yoktur, Allah bilicidir, Allah bilgedir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Savaş esiri olarak) sahip olduğunuz cariyeler müstesna olmak üzere evli kadınlar (da size) haram kılındı. (İşte bütün bunlar) Allah'ın size farz kıldığı yazılı hükümlerdir. Bunlardan başkasını, namuslu-iffetli, zinadan kaçınarak mallarınızla (mehir verip) istemeniz size helal kılınmıştır. O halde onlardan hangisinden (nikâh akdiyle) yararlandıysanız, mehrini takdir edildiği şekilde verin. Takdir edildikten sonra karşılıklı rıza ile anlaşmanızda size bir vebal yoktur. Şüphesiz ki Allah bilendir ve yegâne hikmet sahibidir.
Âyette geçen “muhsenat” kelimesi, evli, iffetli ve hür kadını ifade eder. Hür ve iffetli bir kadının iffetli bir erkekle hayatlarını birleştirmesi nikâhla resmiyet kazanır. Bu birliktelik ailenin temelini oluşturur. Nitekim insanı diğer canlılardan ayıran özelliklerden biri de “aile” olmasıdır. Aile, kanla ve mukavele ile bireyleri birbirine bağlanmış aralarında hukuki münasebetler olan tabii bir toplumdur. Hayvanlar sadece ürer ve çoğalırlar ama insanlar nikâh akdiyle önce aile olurlar, sonra da üreyip çoğalarak toplumu oluştururlar. Nitelikli bir toplumun oluşması, o toplumu meydana getiren ailelerin nitelikli olmasına bağlıdır.  
Cemil Said
swap_vert close
Elinize esîr düşmedikce nikâhlı kadınları almak size memnû’dır, Allâh’ın farzı böyledir. Meşrû’ sûretde ve mehir ve semenlerini virerek kadın almak size câizdir. Birlikde yatdığınız kadına va’d itdiğiniz nikâhı viriniz, bu mecbûrîdir. Size farz olan husûsâtdan fazla olarak rızâ-yı tarafeyn ile mukâveleler yapmakda bir günâh yokdur. Allâh ’alîm ve hakîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı. Maliki bulunduğunuz cariyeler müstesna, bunlar, Allah'ın üzerinize farz kıldığı hükümlerdir. Bunlardan başkasını, zinadan kaçınıp, iffetli olarak, mallarınızla istemeniz size helal kılındı. Onlardan faydalandığınıza mukabil, kararlaştırılmış olan mehirlerini verin; kararlaştırılandan başka, karşılıklı hoşnud olduğunuz hususda size bir sorumluluk yoktur. Allah Bilen'dir, Hakim'dir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah’ın emri olarak yazılmıştır. Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla (mehirlerini verip) istemeniz size helâl kılındı. Onlardan (nikâhlanıp) faydalanmanıza karşılık sabit bir hak olarak kendilerine mehirlerini verin. Mehir belirlendikten sonra, onunla ilgili olarak uzlaştığınız şeyler konusunda size günah yoktur. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Elinizin altında bulunan câriyeler müstesna, evli kadınlar da size haram kılındı; Allah’ın size emri budur. Bunlardan başkasını, iffetli yaşamak ve zina etmemek kaydıyla, mallarınızla (mehir vecibesini göz ardı etmeden) istemeniz size helâl kılındı. Onlardan karı-koca ilişkisi yaşadıklarınıza kararlaştırılmış olan mehirlerini verin. Mehir kesiminden sonra karşılıklı anlaşmanızda size günah yoktur. Şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Harp esiri olarak) sahip olduğunuz cariyeler müstesna, evli kadınlar da size haram kılındı. Allah'ın size emri budur. Bunlardan başkasını, namuslu olmak ve zina etmemek üzere mallarınızla (mehirlerini vererek) istemeniz size helâl kılındı. Onlardan faydalanmanıza karşılık kararlaştırılmış olan mehirlerini verin. Mehir kesiminden sonra (bir miktar indirim için) karşılıklı anlaşmanızda size günah yoktur. Şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir.  
 Bazı dinlerde ve bunlara dayalı hukuklarda kadın, kendisi ile evlenecek olan erkeğe vermek üzere mal (dırahoma) edinir; yani bu sayede erkeklerin kendisine rağbet etmelerini sağlamaya çalışır. İslâm’da ise kadın bizatihî değerlidir. Onun malına değil, kendisine rağbet edilir. Bunu sembolize etmek üzere de kadın değil, onunla evlenmek isteyen erkek ona bir şeyler verir ki, buna mehir denilmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ayrıca yeminlerinizin/anlaşmalarınızın hak sahibi oldukları hariç,* evli kadınlar... Bunlar, ALLAH'ın üzerinize farz kıldığı yasalardır. Bunların dışındakiler, iffetli yaşamanız, zina etmemeniz ve mehirleriyle istemeniz koşuluyla size helaldir.** Onlardan hoşlandıklarınıza, bir farz olarak mehirlerini ödeyin. Bu farzı yerine getirirken mehri ayarlamak için karşılıklı anlaşmanızda bir sakınca yoktur. ALLAH Bilendir, Bilgedir.
* "Ma meleket eymanukum" ifadesi geleneksel çeviriler tarafından "ellerinizin altındakiler" olarak çevrilmistir. Bu çeviri, erkeğin kontrolu altında özgürlüklerini kaybetmiş cariyeler olarak anlaşılmıştır. Bu geleneksel anlayış Kuran'ın diğer ayetleriyle çelişir. Zira Kuran köleliği müşriklerin bir adeti olarak değerlendirir ve yasaklar (79:24; 12:39-42; 90:13; 4:25). İlginç bir detaylama örneği olarak bu ifadedeki "YeMİN" sözcüğün çoğulu olan "EYMAN" Kuran'da sürekli olarak "sözleşmeler, yeminler" anlamında kullanılır. (2:224-225; 3:77; 4:33; 5:53, , 108; 6:109; 9:12-13; 16:38, 92, 94; 24:53; 35:42; 58:16; 63:2; 66:2;) Öyleyse sözkonusu ifade söyle çevrilebilir: "sözleşmelerinizin hak sahibi olduğu kişiler," veya "sözleşmelerinizle üzerlerinde hakka sahip olduklarınız" veya, EYMAN (sözleşmeler) kelimesini özne yerine tümleç olarak okursak o zaman: "sözleşmelerinize sahip olanlar". Evlilik, kural olarak her iki tarafın ailesinin onayı ve katılımıyla oluşan bir sözleşme ve ilan olayıdır. Kocası boşamadan evli bir kadınla evlenilmez. Ancak, kocası müslümanlarla savaş halinde olan düşmanların saffında yer alan müslüman bir kadın müslümanların ülkesine göç ederse o kadınla sözleşme yapılarak evlenilebilir (60:10). Bu durumda, kadın düşman saffında yer alan kocasından boşanmadığı halde hukuken boşanmış sayılıyor. Kendisiyle yapılan anlaşma normal evlilik anlaşmasından farklı olduğu için bu ilişki böyle bir ifadeyle betimleniyor. Bu durum, karısı düşman safında yer alıp da müslümanların ülkesine göç eden erkekler için de sözkonusudur. Bak: 24:31 ve 33:55. Sözleşme ile bir başkası için çalışan kişi için de aynı ifade kullanılır. Bak: 16:71; 30:28. Ayrıca bak: 4:25, 36; 23:6; 24:58; 33:50; 33:52; 70:30). ** Rabbimiz, evlenilmesi yasak olan yakın akrabaları 14 madde halinde belirttikten sonra, sayılanların dışındakilerin helal olduğunu açıkça bildirmektedir. Ne var ki, hadis, sünnet ve mezhep kitapları, peygambere yaptıkları bir iftira ile bunlara bir madde daha ekleyerek 4:24'deki hükmü inkar etmektedirler. Bir kadını, teyzesi veya halası ile birlikte nikahlamanın haram olduğunu iddia edenler, hem Allah'ı unutkanlıkla suçlamış oluyorlar ve hem de Kuran'ı bize ileten peygamberin Kuran'la çeliştiğini iddia etmiş oluyorlar. (6:19, 38, 114; 12:111; 19:64; 25:30).  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bir de harb esiri olarak sahibi bulunduğunuz cariyeler müstesna, evli kadınlarla evlenmeniz de size haram kılındı. Bütün bunlar Allah'ın üzerinize farz kıldığı hükümlerdir. Bunların dışında kalanlar ise iffetli olarak zina etmeksizin mallarınızla mehir vermek suretiyle evlenmek istemeniz size helal kılındı. O halde onlardan nikah ile faydalanmanıza karşılık mehirlerini kendilerine verin ki, bu farzdır. O mehri takdir edip kesinleştirdikten sonra birbirinizi razı etmenizde bir mahzur yoktur. Şüphesiz ki Allah her şeyi çok iyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de harb esiri olarak ellerinizde milk bulunanlar müstesna olmak üzere evli kadınlar, işte bütün bunlar size Allah yazısı olarak haram; Bunların maadası ise sifahdan kaçınarak namuslu yaşamak üzere mallarınızla isteyesiniz diye size halâl kılındı, o halde hangilerinden nikâh ile müstefid oldunuzsa mehirlerini kendilerine verin ki farzdır, o mehri kesişdikten sonra aranızda rızalaştığınızda da size bir cünha yoktur, her halde allah alîm, hakîm bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Harp esiri olarak) sahip olduğunuz cariyeler müstesna, evli kadınlar da size harâm kılındı. Bunlar, Allah’ın üzerinize farz kıldığı hükümlerdir. Bu sayılanların dışındakileri, iffetinizi korumak ve zina etmemek şartıyla mallarınızdan harcayarak (mehirlerini vererek) nikâhlanmanız size helâl kılındı. O hâlde, onlardan (nikâhlı bir eş olarak) yararlanmanıza karşılık, verilmesi kararlaştırılmış olan mehirlerini verin. Mehri belirledikten sonra (onu azaltmak ve çoğaltmak için) karşılıklı anlaşmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve yeminle sahip olduğunuz kimseler¹ hariç, muhsenat² kadınlarla da evlenemezsiniz. Bu Allah'ın üzerinize yasasıdır. Bunların dışında kalanlar ise; muhsin olan³, musafihin⁴ olmayanları, mallarınızla almanız size helal kılındı. O halde, onlardan hangisiyle yararlandıysanız5, ücretlerini üzerinde anlaştığınız şekilde verin. Anlaşma yaptığınız miktar üzerinde, karşılıklı olarak değişiklik yapmanızda bir sakınca yoktur. Allah, Her Şeyi Bilen'dir ve En İyi Hüküm Veren'dir.
1. Yeminle/antlaşma yaparak hak sahibi olduğunuz anlamına gelen “Ma melaket eymanukum” deyimine “sağ elinin sahip olduğu anlamı da verilmektedir. Bu deyim, “antlaşma yoluyla sahip olunan” demektir. El, “güç” demektir; güç yolu ile üzerinde yetkili olma hakkına sahip olduğunuz, antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, himayeniz altında olan, sorumluluğunu üstlendiğiniz gibi anlamlara gelmektedir. Bu deyimle, esas olarak kast edilen şey, bakımları ve sorumlulukları üstlenilerek sahip olunan savaş esirleri ve o günün cahiliye döneminin bakayası/kalıntısı olarak kalan cariyeler ile ancak nikâh yapılarak birlikte olunabileceğidir. Kur'an; kim olursa olsun, nikâh yapılmaksızın ilişkiye girmeyi zina olarak tanımlamaktadır. 2. Evli: muhsenat sözcüğünün ayetin anlamına uygun olan karşılığı evli demektir. 3. İffet ve namusunu koruyan. 4. Evlilik dışı ilişkide bulunan, metres hayatı yaşayan. 5. Mut'a yaptıysanız: ayette geçen “istemta'tum” sözcüğü, yararlanma anlamına gelmekte olup, “mut'a” sözcüğünün mastarıdır. Mut'a, “mta” kökünden gelmekte olup, mastar olarak yararlanma, zevk alma anlamına gelmektedir. “Meta”; sözcük olarak mal, eşya, zevk demektir. Terim olarak, bir erkeğin bir bayanla, “belli bir karşılık” ve “belli bir süreyle” anlaşarak, nikâhlı bir evlilik yapması demektir. Bu evlilik türünde yaşanan sapkınlıklar, bu evliliğin amacının ve kapsamının dışına çıkmalar, yani uygulamadaki yanlışlıklara bakarak, mut'a evliliğinin meşruiyetini geçersiz saymak doğru değildir. İnsanlar, meşru olan bir şeyi istismar ediyorlar diye, o şey meşruiyetini yitirmez. Mut'a evliliğinde yaşanan sapıklıklara, ahlaksızlıklara ve gayri meşru uygulamalara bakarak bu evliliği sorgulamak ve sapkınlık olarak görmekle; ahlaksız ve sapık kimselerin, ahlaksızlıklarının ve sapıklıklarının önüne geçilebileceği sanılıyorsa, bu yanılmaktan, gerçeği görmezden gelmekten başka bir şey olmaz.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Harb esîri olarak) sağ ellerinizin mâlik olduğu kadınlar (mülk-i yemininiz olan cariyeler) müstesna olmak üzere diğer bütün kocalı kadınlar (la evlenmeniz de size haram edildi. Bu hürmetler) üzerinize Allah'ın farzı olarak (yazılmışdır). Onlardan maadası ise — namuskâr ve zinaya sapmamış (insanlar) haalinde (yaşamanız şartiyle) mallarınızla (mehir vermek veya satın almak suretiyle) ara (yıb nikâhla) manız için — size halâl edildi. O halde onlardan hangisiyle faidelendiyseniz ücretini takdir edildiği vech ile verin. O mehrin mıkdarını ta'yin etdikden sonra aranızda gönül hoşluğu ile uyuşduğunuz şey (mıkdar) hakkında üstünüze bir vebal yokdur. Şübhesiz ki Allah hakkıyle bilicidir, mutlak hüküm ve hikmet saahibidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Harb esîri olarak) sâhibi bu lun duğunuz câriyeler(1) müstesnâ, ev li kadınlar da (size haram kılındı)! (Bunlar) Allah'ın üzerinize yaz dı ğı (haram lar)dır. Bunların dışında olan(kadın)lar ise, zinâdan kaçınan kimseler ve iffetli erkekler olarak mallarınızla (mehir lerini vererek) isteyesiniz diye size helâl kılındı.Öyle ise onlardan hangisiyle (evlenerek) faydalandıysanız, artık mehir le rini bir farîza olarak kendilerine verin! O farîzadan (mehri ta'yîn ettikten) sonra (daha az veya daha çok ver mek üzere) aranızda anlaştığınız (mik dar)da ise size bir günah yoktur. Muhakkak ki Allah, Alîm(herşeyi bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
(1)“Suâl: (...) Esir ve köle gibi bazı mesâili (mes’eleleri), bazı ecnebîler serrişte ederek (başa kakarak), medeniyet nokta-i nazarında şeriata bazı evham ve şübehâtı (vehim ve şübheleri) îrâd ediyorlar(getiriyorlar).El-cevab: (...) İslâmiyet’in ahkâmı (hükümleri) iki kısımdır. Birisi: Şeriat ona müessistir (o hükmün koyucusudur). Bu ise hüsn-i hakīkī (hakīkī güzellik) ve hayr-ı mahzdır (katıksız hayırdır). İkincisi: Şeriat, muaddildir (düzelticidir).Yani gāyet vahşî ve gaddar bir sûretten (şekilden) çıkarıp, ehvenü’ş-şer (kötünün hafifi) ve muaddel(düzeltilmiş) ve tabîat-ı beşere (insanın yaratılışına) tatbîkı mümkün ve tamâmen hüsn-i hakīkīye geçebilmek için zaman ve zeminden alınmış bir sûrete ifrâğ etmiştir (çevirmiştir).Çünki, birden tabîat-ı beşerde umûmen hüküm-fermâ (geçerli) olan bir emri (işi) birden ref‘ etmek (kaldırmak), bir tabîat-ı beşeri birden kalb etmek iktizâ eder (değiştirmek gerekir). Binâenaleyh, şeriat vâzı‘-ı esâret(esirliği koyucu) değildir; belki en vahşî sûretten, böyle tamâmen hürriyete yol açacak ve geçebilecek sûrete indirmiştir, ta‘dîl etmiştir (düzeltmiştir).” (Mektûbât, Münâzarât, 384)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ayrıca yeminlerinizin (meşru nikâh akdinizin) hak sahibi oldukları (eşleriniz) hariç (evlilik yoluyla) korunmuş (evli bulunan bütün) kadınlar da (size haram kılınmıştır). Bunlar, Allah’ın üzerinize farz kıldığı yasalardır. Bunların (nikâhı haram olanların) dışında kalanlar ise, kendilerine mal varlığınızdan (bir kısmını) vermeniz ve gayrimeşru bir ilişki ile değil de evlilik bağı yolu ile meşru şekilde almak kaydıyla size helal kılınmıştır. O hâlde onlardan hangisinden (nikâh akdiyle) yararlandıysanız, mehrini takdir edildiği şekilde verin. Ve (mehir) takdir edildikten sonra karşılıklı rıza ile (o mehri ayarlamak için) anlaşmanızda size bir vebal yoktur. Şüphesiz Allah; (her şeyi) bilen, (her konuda) doğru hüküm verendir. *
(*) Aşağıdaki tefsir metinlerinde de geçtiği gibi (ما ملكت أيمانكم )’’ma meleket eymanuküm’’den maksat, eşleriniz demektir. Yani eşleriniz hariç evli bulunan bütün kadınlar size haramdır. Bu ifadenin Kur’an’ın yasakladığı cariyelerle hiçbir ilgisi yoktur. Aşağıdaki tefsir metinlerine ait açıklamanın özeti de şöyledir: İbn-i Tavus babasından da şöyle bir rivayet naklediyor! ‘’ فزوجك مما ملكت يمينك’’ fe zevcuke mimma meleket yeminüke’’yani senin eşin de yemininle/nikâh anlaşmasıyla/ hak sahibi olduğun kimselerdendir. Kaynak (Taberi.) Yine İbn-i Hatem tefsirinde ise, İbn Abbas’a dayandırılan bir rivayet de şöylerdir! ( (الا ما ملكت أيمانكمilla ma meleket eymanuküm, elleti uhille leküm minen nisai’’ Yani, ’’ma meleket eymanuküm’’kadınlardan size helal olanlardır. Kaynak (İbn-i Ebi Hatem Tefsiri.) Yani bunlara göre de’’ma meleket eymanuküm’’ ifadesi esir veya cariyelerle bir alakası yoktur, burada bununla ifade edilen kişinin meşru nikâhlı eşidir. Bu nedenle, birçok mealde bu kelimeden kasıt cariye veya esirlerdir şeklindeki açıklamalar doğru değildir. // Ayrıca bazı dinlerde ve bunlara dayalı hukuklarda kadın, kendisi ile evlenecek olan erkeğe vermek üzere mal (dırahoma) edinir; yani bu sayede erkeklerin kendisine rağbet etmelerini sağlamaya çalışır. İslâm’da ise kadın bizatihî değerlidir. Onun malına değil, kendisine rağbet edilir. Bunu sembolize etmek üzere de kadın değil, onunla evlenmek isteyen erkek ona bir şeyler verir ki, buna mehir denilmiştir. (Diy. Vakfı Meali 24. Ayet Açıklaması) Not: Aşağıda da er-Razi, Taberi, Kurtubi, Te’vialt ehlis-sünnet -imam Maturidi, Fethu-l Kadir ve İbni Hatem gibilerin tefsirlerinde (مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ)‘’ma mleket’’ ten kasıt, kişinin nikâhı altında bulunan eşidir, deniliyor. المسألة الرابعة: في قوله: {وَٱلْمُحْصَنَـٰتُ مِنَ ٱلنّسَاء } قولان... الثاني: أن المراد بملك اليمين ههنا ملك النكاح، والمعنى أن ذوات الأزواج حرام عليكم إلا اذا ملكتموهن بنكاح جديد بعد وقوع البنيوية بينهن وبين أزواجهن، (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير) : ما معني ما ملكت يمينك ؟؟؟ قال معمر ، وأخبرني ابن طاوس ، عن أبيه : إلا ما ملكت يمينك ، قال : فزوجك مما ملكت يمينك ، يقول : حرم الله الزنا ، لا يحل لك أن تطأ امرأة إلا ما ملكت يمينك (تفسير الطبري) وقيل - أيضاً - في تأويل الآية: {وَٱلْمُحْصَنَٰتُ مِنَ ٱلنِّسَآءِ إِلاَّ مَا مَلَكْتَ أَيْمَٰنُكُمْ} قال: والمحصنات من النساء حرام على الرجال إلا ما ملكت يمينك، قال: ملك يمينه امرأته. (تأويلات أهل السنة) وقالت طائفة : المحصنات في هذه الآية يراد به العفائف ، أي كل النساء حرام . وألبسهن اسم الإحصان من كان منهن ذات زوج أو غير ذات زوج ؛ إذ الشرائع في أنفسها تقتضي ذلك (تفسير القرطبي ) وقال آخرون : بل معنى " المحصنات " في هذا الموضع : العفائف . قالوا : وتأويل الآية : والعفائف من النساء حرام أيضا عليكم ، إلا ما ملكت أيمانكم منهن بنكاح وصداق وسنة وشهود الخ (الطبري) ((تفسير فتح القدير) ومعنى الآية عندهم : كل النساء حرام إلا ما ملكت أيمانكم ; أي : تملكون عصمتهن بالنكاح) قوله: إلا ما ملكت أيمانكم يعني: التي أحل لك من النساء (تفسير ابن أبي حاتم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Savaş esiri kadınlar hariç, hür evli kadınlarla evlenmeniz de Allah’ın kitabın da haram edilmiştir. Bu sayılan kadınların dışındakilerle gayri meşru ilişkiye girmeden, evlenmek istediklerinize mallarınızdan mehirlerini vererek uygun bir şekilde evlenmeniz helal kılındı. Kadınlar ile beraber yaşamaya karar vermenizden sonra, farz olan mehirlerini (ücretlerini) verin. Mehrin dışında anlaşarak başka şartlar koymanızda herhangi bir sakınca yoktur. Şüphesiz Allah her şeyi bilen ve her şeyin hükmünü verendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Savaştan malınız olanlardan başka kocalı kadınlarla evlenmek de size haram kılındı. İşte bunlar Allah’ın boynunuza borç yazdıklarıdır. Bunlardan başkalarını yoz yaklaşmadan sakınarak malınızdan verip arı sili kişiler olarak evlenmeniz size helal kılındı. Onlardan hangileri ile gönendiniz ise onların üzerinize borç olan karşılıklarını verin. Bu karşılık ödendikten sonra daha çoğu için aranızdan gönül dileğiyle uyuşmanızda suç yoktur. Gerçekten Allah bilicidir, doğruyu bildiricidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Memlûkleriniz [¹] den maada kocalı kadınlar ile evlenmek de size haram kılınmıştır. Allah/ın size olan farzını tutun. Bunlardan maadası iffetli olarak zina etmeksizin mallarınızdan sarf ile evlenmeniz için size helâl kılınmıştır. Mütelezziz olduğunuz kadınlara mehirlerini takdir veçhile verin; mehir takdir olunduktan sonra uzlaştığınız hususta bir beis yoktur [²]. Çünkü Allah hakkiyle âlimdir, hakimdir.
[1] Dâr-ı harpte zevci bulunan bir kadını esir edip vaz'ı haml veya hayız ile rahmin çocuktan beraeti anlaşıldıktan sonra aldığınız kadından maada.[2] Mehr-i müsemmadan fazla vermede, zevcenin bağışlamasında.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Evli kadınlarla [muhsenât]¹² da evlenmeniz haram kılınmıştır. Ancak (savaşta esir alınmış) akitle sorumluluğunuz altında olanlar [mâ meleket eymânukum] bunun dışındadır. Bunlar Allah’ın sizin üzerinize yazdığı hükümlerdir. Bunun dışındaki kadınlarla, zinadan kaçınarak, iffetli yaşamak ve kendilerine mallarınızdan (bir miktar mehir olarak) vermeniz kaydıyla evlenmeniz size helal kılındı. O hâlde onlardan yararlanmanıza karşılık, kararlaştırdığınız mehirlerini bir yükümlülük olarak [farîdaten] veriniz. Ücretlerin kararlaştırılmasından sonra (ödeme konusunda) karşılıklı uzlaşmanızda sizin için herhangi bir sorumluluk yoktur. Muhakkak ki Allah Alîm’dir, Hakîm’dir.
12 “Muhsenât” kelimesi Arapçada üç anlam taşır. 1- Evli kadın, 2- İffetli kadın, 3- Hür kadın. Kur’an bu üç anlamı da kullanır. Kur’an geldiğinde Arap toplumunda hür ve esir kadın ayrımı gibi bir olgu vardı. Kur’an elbette onlarla ilgili hükümleri de barındıracaktır. Toplumda var olan bazı temel sorunları görmezlikten gelemez.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Sağ ellerinizin malik olduğu (cariyeler) dışında kadınlardan evli ve özgür olanlarla da (evlenmeniz haramdır). Bunlar, Allah'ın üzerinize yazdığıdır. Bunların dışında kalanı iffetli olarak zina etmeksizin istemeniz size helal kılındı. Öyleyse onlardan (belli bir süre) faydalanmanıza karşılık kararlaştırılmış olan ücretlerini verin. Kararlaştırdıktan sonra, karşılıklı hoşnut olduğunuz bir şey konusunda (miktarını arttırıp eksiltmenizde) üstünüze bir sorumluluk yoktur. Şüphesiz Allah, bilendir, hikmet sahibi olandır.
(Sahih-i Buhari’de ve Ahmed bin Hanbel’in Müsned’inde Ebu Reca’dan, o da İmran bin Hasin’den naklen şöyle yer almıştır: “Mut’a ayeti (mezkûr ayet) Allah’ın kitabında nazil oldu. Biz de Resulullah (s.a.a) vefat edinceye kadar bununla amel ettik. Resulullah (s.a.a) bunu nehy etmedi ve Kur’ân’da haram kılmadı. Adamın biri kendi görüşünce istediğini söyledi.”Sahih-i Müslim c.1, s.535’te mut’a nikahı babında şöyle yer almıştır: “Hasan Halvai, Abdurrezzak’tan, o da İbn-i Cureyh’ten, o da Ata’dan şöyle rivayet ediyor: “Abdullah Ensari umre için Mekke’ye geldi. Onun evine gittim. İnsanlar ondan bazı mesele ve olayları soruyorlardı. Söz muta’ya gelince şöyle dedi: “Evet biz de hem Resulullah (s.a.a), hem Ebu Bekir ve hem de Ömer zamanında mut’a yapıyorduk.”Hakeza aynı kitap (Mısır H.1306 baskısı) c.1, s.467’de mut’a babında Ebi Nazra’dan şöyle rivayet edilmektedir: “Ben Cabir bin Abdullah’ın yanındaydım, adamın biri geldi şöyle dedi: “Abdullah bin Zubeyr ve İbn-i Abbas iki mut’a (hac ve kadın mut’ası) hakkında ihtilafa düşmüşler.” Cabir şöyle dedi: “Resulullah (s.a.a) zamanında biz de onları yapıyorduk. Ama Ömer yasaklayınca artık yapmadık.”Ahmed bin Hanbel, Müsned c.1, s.25’te Ebi Nazra’nın rivayetini başka bir yolla rivayet etmektedir. Her ikisi de bir başka yerde Cabir’in şöyle dediğini rivayet ediyorlar: “Biz de Peygamber (s.a.a) zamanında Ömer, Amr bin Haris’i yasaklayıncaya kadar bir avuç hurma, öğütülmüş buğday ve un karşılığında, mut’a yapıyorduk.”Hamidi ise Cem’un Beyn’es Sahihayn’de Abdullah bin Abbas’tan şöyle nakletmektedir: “Biz Peygamber (s.a.a) zamanında mut’a yapıyorduk. Ama Ömer, hilafeti zamanında kalkıp şöyle dedi: “Allah-u Teala, Resulüne istediğini helal kılıyordu. Ama o şimdi gitmiş durumda. Yerine de Kur’ân’ı bıraktı. Hac veya umreye başlayınca Allah’ın buyurduğu gibi sona erdirin. Kadınlarla mut’a etmekten tevbe edin. Kim mut’a ederse onu recm ederim.”Bu tür rivayetler muteber kitaplarda oldukça çoktur. Bunlar mut’anın Peygamber (s.a.a) zamanında meşru ve yaygın olduğunu, ashabın amel ettiğini ve sadece Ömer’in yasakladığını ispat etmektedir.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ayrıca, evli kadınlar ile evlenmeniz de size haram kılınmıştır. Ancak savaş esiri olarakelinizde bulunan cariyeler, —esirler arasında kocalarının bulunmaması şartıyla— bunun dışındadır. Savaş esiri kadınlar, asıl memleketlerinde evli bile olsalar cariye olarak alınabilir veya kendileriyle evlenilebilir. Çünkü kölelik hâli, önceki nikahı hukuken geçersiz kılar.Bu yasaklardan ayrı olarak, Peygamberin vefât edip geride bırakacağı eşleriyle evlenmeniz de haramdır (33. Ahzâb: 53). İşte bu sayılanlar, Allah’ın size farz kıldığı ilâhî kanunlar olarak bildirilen ve mutlaka kaçınmanız gereken yasaklardır. Bunların dışında kalandiğer kadınlara gelince, iffetli olmak ve fuhuştan uzak durmak şartıyla,evlilik bedeli olan mehirlerini ödeyerek onlarla evlenmeniz size helâldir. O hâlde, onlardan bir eş olarak yararlanmanıza karşılık,belirlenen mehir ücretlerini vazgeçilmez bir hak olarak kendilerine verin. Fakat mehir miktarı belirlendikten sonra da, karşılıklı anlaşarak belirlenen miktarı yükseltmenizde veya azaltmanızda hiçbir sakınca yoktur.Kuşkusuz Allah, her şeyi en mükemmel şekilde bilendir, en güzel ve yerli yerince hüküm verendir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Üzerinize Allah’ın yazısı olarak ellerinizin mâlik olduğundan başka Evli Kadınlar da (haram kılındı). Müsâfihlerin (nikâh-dışı ilişkinin) dışında iffetli kadınları mallarınızla istiyorsunuz diye bunların ötesindekiler size halâl kılındı. Kendilerinden yararlandığınız kadınlara, bir farîza olarak mehirlerini verin! Farîza’dan / mehrin tespitinden sonra karşılıklı hoşnut olacağınız şeylerde size günah yoktur. Şüphesiz Allah, hakîm alîmdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
ve evli kadınlar. Cariyeleriniz hariç, yukarıda size yazılı dökümü yapılan kadınlarla evlenemezsiniz. Bunların dışında kalan bayanları, zinaya tevessül etmeden namuslarına leke sürmeden mal vererek isteyebilirsiniz. Kendilerine sahip olur olmaz belirlenen kızlık mehrini hemen ödemelisiniz. Ancak mehrin ödenmesinden sonra karşılıklı oturup biçilen miktar üzerinde tekrar bir uzlaşmaya varabilirsiniz. Allah, engin bilgi gücüyle her şeye hakimdir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Daha önceden savaş esiri olarak veya pazardan satın alarak sahip olduğunuz, kocasının nerede olduğundan haberiniz olmayan evli kadınlar hariç, diğer evli kadınlarla evlenmeniz size haram kılındı. Bu hükümler üzerinize Allah’ın emri olarak yazılmıştır. Hükmün dışında kalanlar iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla evlilik ücretlerini vermek koşuluyla evlenmeniz size helal kılındı. Evlenme yasağı bulunmayan kadınlarla evlendiğinizde sabit hakları olarak evlilik ücretlerini mutlaka verin. Evlilik ücreti belirlendikten sonra evlilik ücreti hakkında uzlaştığınız şartlar konusunda size günah yoktur. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir. Hüküm ve hikmet sahibidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sağ ellerinizin (yeminlerinizin) sahip oldukları [*] hariç, Allah’ın size bir yazısı (emri) olarak evli kadınlar [*] da (size haram kılınmıştır). [*] Bunların ötesinde (başkasını), namuslu olmak ve zina etmemek üzere mallarınızla (mehirlerini vererek) istemeniz size helal kılınmıştır. Onlardan yararlanmanıza karşılık, kararlaştırılmış olan mehirlerini verin! [*] mehir kesiminden sonra (bir miktar indirim için) karşılıklı anlaşmanızda size herhangi bir vebal yoktur. Şüphesiz ki Allah bilendir, doğru hüküm verendir.
Bu ifade, hem bu ayette hem de Bakara 2:235’te belirtildiği üzere yeminlerle sahip olunacağı bildirilen aday eşler veya evlenilerek özgürlüklerine kavuşturulacak cariyeler anlamına gelmektedir Ayette geçen [el-muhsanât] kelimesi namusu adeta bir kale gibi koruma altına alınmış kadınlar anlamında evli hanımların hem bizzat kendileri hem de eşleri tarafından korunmuşluğu demektir.,Nisâ 4:22-24. ayetlerde, kendileriyle evlenilmesi dinen haram olan kadınlar sayılmaktadır.,Bu ayette sözü edilen durum, geçici süreli birliktelik anlamında [mut‘a] nikâhı değildir. Ayetin bağlamına dikkat edildiğinde kastedilenin, evliliklerde hanımlara verilen mehir olduğu apaçık ortadadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Savaş esiri olarak elinize geçmiş cariyeler dışında,¹ evli kadınlarla evlenmeniz Allah’ın bir emri olarak size haramdır.² Bunların dışında kalan kadınlarla iffetli olarak, zina etmeksizin³ mihirlerini vererek nikâhlanmanız size helâl kılındı. Bu kadınlardan nikâh ile faydalanmanıza karşılık kendilerine aranızda kararlaştırılmış olan mihirlerini, hakları olarak verin. Daha önce belirlenen mihri eşinizle anlaşarak yeni bir miktara bağlamanızda da bir sakınca yoktur. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, hüküm (ve hikmet) sahibidir.
1 Buradaki istisna, İslâm uğruna cihad amacı ile yapılan savaşlarda esir alınmış cariyeler ile ilgilidir. Bu kadınlar, kendi yurtlarında evli bile olsalar, yurtları ile ilişkileri kesilince oradaki kâfir kocaları ile de nikâhları biter. Hamile olmadıklarının anlaşılması için bir defa âdet görmeleri yeterlidir. Bundan sonra bu kadınlarla nikâhlanmak helâl olur. 2 Bu bölüm, “meşru yollarla evli bulunduğunuz eşlerinizdışında, evli kadınlarla evlenmeniz Allah’ın bir emri olarak size haramdır.” diye tercüme edilebilir.3 Sefeh: Esasen kan ve su karışımı sıvıları döküp akıtmak demektir. “Müsafehe” ise; sadece suyunu boşaltmak, yani sadece keyfini yetirmek anlamını ifâde eder. Bundan dolayı da zinaya “sifah” denilir. Yukarıda zikredildiği gibi kadınların helâl kılınmasından asıl maksat, nikâh ve nesli çoğaltmaktır. Yoksa sadece şehveti gidermek maksadıyla nikâh caiz değildir. Bu maksat da gizli veya aşikâr olabilir. Gizli olup da bu niyet yalnız kalpte kalırsa nikâh zahiren sahih olsa da diyaneten helâl olmaz. Fakat müt’a nikâhı gibi zahirde de ifade edilirse veya bir müddet ile sınırlanırsa nikâh hem diyaneten hem de hükmen fasit olur. Bu ayetten bir çeşit zina demek olan, müt’a nikâhının haram olduğu anlaşılmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Meşru şekilde [nikah yoluyla] sahip olduklarınız dışında bütün evli kadınlar [size haramdır]. ²⁶ Bu, üzerinize farz olan Allah’ın buyruğudur. Bunların dışında kalan bütün [kadınlar], kendilerine mal varlığınızdan [bir kısmını] vermeniz ²⁷ ve gayrimeşru bir ilişki ile değil de evlilik bağı yoluyla meşru bir şekilde almak kaydıyla size helaldir. Kendileriyle evlenmek istediğiniz kadınlara hak ettikleri mehirlerini verin; ama bu meşru yükümlülük [üzerinde anlaştık]tan sonra [başka] bir şey üzerinde serbestçe anlaşmanızda sizin için bir sakınca yoktur. ²⁸ Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
26 Muhsane terimi, lafzen, “(iffetsizliğe karşı) güçlü kılınmış kadın”ı ifade eder ve üç anlam taşır: (1) “evli bir kadın”, (2) “iffetli bir kadın” ve (3) “hür bir kadın”. Hemen hemen bütün otoritelere göre, el-muhsanât terimi, yukarıdaki bağlamda “evli kadınlar”ı ifade eder. Mâ meleket eymânukum (“sağ ellerinizin sahip oldukları”; yani, “meşru şekilde sahip olduklarınız”) ibaresi ise, çoğunlukla, Allah yolunda yapılan savaşlarda esir alınan kadınlar olarak anlaşılır (bkz. bu bağlamda 8:67 ve ilgili not). Bu anlamı tercih eden müfessirler, kendi ülkelerinde evli olsalar da, bu köle kadınlar ile evlenilebileceği kanaatindedirler. Ancak bu tür bir evliliğin meşruiyyeti konusunda Hz. Peygamber’in Ashâbı arasında bile meydana gelen temel görüş farklılıklarının ötesinde, bazı önde gelen müfessirler, mâ meleket eymânukum ibaresinin burada “nikah yoluyla meşru şekilde sahip olduğunuz kadınlar” anlamına geldiği görüşündedirler. Mesela Râzî, bu ayet ile ilgili yorumunda ve Taberî alternatif açıklamalarından birinde (Abdullah b. ‘Abbâs, Mücâhid ve diğer bazı isimlere kadar uzanarak) bu görüşü paylaşır. Râzî, özellikle, “bütün evli kadınlar”a (el-muhsanât mine’n-nisâ’) yapılan atfın yasaklanmış ilişkilerin sayılmasından hemen sonra gelmesinin kişinin kendi meşru eşinden başka herhangi bir kadınla cinsel ilişkiye girmesinin yasaklandığını vurgulamayı amaçladığına işaret eder.27 Lafzen, “mallarınızla istemeniz”; yani, Hukuk’un öngördüğü gibi, onlara uygun bir mehir teklif etmeniz.28 Karş. bu surenin 4. ayeti ve ilgili dipnot.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Meşru şekilde sahip olduklarınızın dışında, evli kadınlarla evlenmeniz de haramdır. Bu, Allah’ın size bildirdiği hükmüdür. Bunların dışında kalan kadınlarla, evlilik dışı bir ilişkiye girmeksizin iffet ve namus ölçülerine bağlı kalarak, mallarınızdan mehirlerini vermek şartıyla evlenmek istemeniz size helaldir. Kendilerinden faydalandığınız kadınlara bir farz olan mehirlerini tastamam veriniz. Mehrin tespitinden sonra, karşılıklı rızaya dayalı, başka bir mehir üzerinde anlaşmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz Allah, her şeyi bilen ve hükmünde doğru karar verendir. 2/221-236, 5/5, 4/4-23-25, 24/32-33, 33/50
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Meşru şekilde hakkını vererek sahip olduklarınızın[⁷⁵⁶] dışında, bütün evli kadınlar (da haramdır). Bu Allah’ın size talimatıdır. Bunların dışındakilerin tümü, mal varlığınızdan bir kısmını vererek istemeniz, gayr-ı meşru bir ilişkiyle değil de evlilik bağı yoluyla almak şartıyla size helâldir. Kendilerinden yararlandığınız kadınlara mehirlerini bir yükümlülük olarak tastamam verin! Bu yükümlülüğün tesbitinden sonra, başka bir şey üzerinde uzlaşmanızda sizin için bir sorumluluk yoktur. Kuşku yok ki Allah her şeyi bilendir, her hükmünde tam isabet edendir.
[756] Mâ meleket eymânukumun tefsiri sadedinde Elmalılı şunları söyler: “Yemin” esasen “sağ el” olduğundan milk-i yemininiz demek, “ellerinizle meşru sûrette bihakkın kazandığınız milkleriniz” demektir ki daha çok “köle” ve “cariyeler” hakkında istimal olunur”. Bunların “eş”lerin dışında ikinci bir kategori olduğunu “eşleri ve sağ elleri altında bulunanlar” (33:50) âyetinden anlıyoruz. Bunlar kimlerdir? Ahzab 50. âyetten bunların “savaş esirleri arasından sağ elinin altında bulunan kimseler..” olduğunu öğreniyoruz. Demek ki, bunlar mutlak savaş esirleri değil, savaş esirleri arasından Allah Rasûlü’nün meşru bir biçimde sahip olabilecekleri idi. Buna örnek ararsak hemen iki örnek bulabiliriz: Safiye ve Cüveyriye. Bu iki annemiz savaş esiridirler, fakat Rasulullah onları “cariye” edinmeyip nikâhlamıştır. Sünnetteki uygulama budur. Kaldı ki Muhammed 4. âyet savaş esirlerinin köleleştirilmesini dışlamaktadır (Bkz. 47:4, not 8). Sıcak savaş dışında esir almak da yasaklanmıştır (Bkz. 8:67, not 72 ve 33:52, not 70).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bir de -harp esiri olarak sahibi bulunduğunuz cariyeler hariç- evli kadınlarla evlenmeniz size haram kılındı, bütün bunlar Allah'ın üzerinize farz kıldığı hükümlerdir. Bunların dışında kalanlar ile ise -iffetli olarak, zina etmeksizin yaşamak ve mallarınızla mehirlerini vermek- şartıyla evlenmek istemeniz size helal kılındı. O halde onlardan nikah ve faydalanmanıza karşılık, mehirlerini verin, o mehri takdir edip kesinleştikten sonra, (bir miktar indirim için) birbirinizi razı ederek anlaşmanızda üzerinize bir günah yoktur. Şüphe yok ki Allah, herşeyi hakkıyle bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Osman Fırat
swap_vert close
(Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah’ın emri olarak yazılmıştır. Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla (mehirlerini verip) istemeniz size helâl kılındı. Onlardan (nikâhlanıp) faydalanmanıza karşılık bir hak olarak kendilerine mehirlerini verin. Mehir belirlendikten sonra, karşılıklı anlaşmak sûretiyle belirlenenden az veya çok vermeniz de üzerinize bir günâh yoktur. Allâh bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sağ ellerinizin mâlik olduğu müstesna olmak üzere kadınlardan kocalı olanlar da size haramdır. Bu Allah Teâlâ'nın üzerinize bir yazısıdır. Bunlardan başka kadınları ise iffetkar, zinadan müçtenib olduğunuz halde mallarınızla taleb etmeniz size helâl kılınmıştır. İmdi o kadınlardan herhangisi ile istimtada bulunmuş olursanız, onlara ücretlerini bir farize olarak veriniz. Mihir takdir olunduktan sonra birbirinizle uzlaştığınızda üzerinize bir günah yoktur. Şüphe yok ki Allah Teâlâ alîmdir, hakîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kocası olan kadınlarla da evlenmeniz haramdır, ancak harp esiri olarak eliniz altında bulunan cariyeler bundan müstesnadır. İşte bütün bunlar Allah'ın kesin hükümleridir. Bu sayılanlardan başkalarını, iffetli yaşamak, zina etmemek şartıyla, mal harcayıp mehirlerini vererek nikâhlamanız helâldır. Dikkat edin: Evlenerek beraberliklerinden yararlandığınız kadınlara, belirlenmiş olan mehirlerini verin, bu bir haktır. Ama belirledikten sonra, aranızda anlaşarak miktarını arttırıp eksiltmenizde size bir vebal yoktur. Allah alîm ve hakîmdir (her şeyi hakkıyla bilir, mutlak hüküm ve hikmet sahibidir). [4, 4-21]
Bazı milletlerde evlenirken kadın erkeğe hatırı sayılır mal veya para (drahoma) verir. Bu, kendisine rağbet edilme sebeplerinden olur. İslâm’da ise kadının malına değil, kendisine önem verilir. Hatta, verilen değerin bir alâmeti olarak kocası ona biri peşin, öbürü evlendikten sonra verilmek üzere iki mehir verir. Nikâh akdi için mehrin mutlaka belirlenmesi gereklidir. Fakat mehiri belirledikten sonra, eşlerin karşılıklı rızaları ile yaptıkları indirimde veya borçtan kurtarmada bir mahzur yoktur.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Savaşta tutsak olarak) ellerinize geçen(cariye)ler dışında, evli kadınlar(la evlenmeniz) de haramdır. (İşte bunlar) size Allah'ın yazdığı yasaklardır. Bunlardan ötesini, iffetli yaşamak, zina etmemek şartıyle mallarınızla istemeniz (evlenmeniz), size helal kılındı. O halde onlardan yararlanmanıza karşılık, kesilen ücretlerini bir hak olarak onlara verin. Hakkın kesiminden sonra karşılıklı anlaşma(k suretiyle kesilenden az veya çok vermeniz)de üzerinize bir günah yoktur. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Malınız olan câriyenizden (harbden getirilen esîrden) gayri sâhib-i zevc kadınlarla da nikâh size harâm kılındı. [¹] Bunlar sizin üzerinize yazılmış Allâh'ın hükmidir. Bunlardan mâ'adası, zinâdan sakınub 'iffet dâiresinden emvâlinizden sarf ile izdivâcı aramanız içün size helâl kılındı. (Hurmetleri ta'dâd olunanlardan mâ'adasıyla izdivâc idebilirsiniz) Mütemetta' oldığınız kadınların (izdivâc idüb ândan müteneffi' ve mütelezziz oldığınız zevcelerin) takdîr olunan ücretlerini (bedel-i nikâhlarını) viriniz. Takdîr olunan bir bedel-i nikâhdan sonra aranızda râzı oldığınız şeyde (ve zevcin zevceye fazla bir şey virmesinde ve zevcenin kocasına nikâh bedelini tamâmen veyâ kısmen bağışlamasında) sizin içün günâh yokdur. Allâh 'alîm ('ibâdın mesâlihini bilici) ve hakîm (muktezâ-yı hikmeti icrâ idici)dir.
[1] Dâru'l Harbden esîr olarak getirilen kadınların memleketindeki zevcleri ile nikâhları esâret ile infisâh ideceğinden onları nikâh itmek ve istifrâş iylemekde hurmet yokdur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Hakimiyetiniz altında olan (savaş esirleri) dışındaki kocalı kadınları nikâhlamanız da haramdır. Allah’ın size farz kıldığı budur. Namuslu yaşamanız ve zinadan kaçınmanız şartıyla, bunların dışındaki kadınlarla evlenmeniz helal kılındı ki mallarınız karşılığında onlara talip olasınız. Bunlardan hangilerinden nikâh ile yararlanırsanız mehirlerini belirlediğiniz miktarda veriniz[*]. Mehri belirledikten sonra gönül rızası ile başka bir şekilde uyuşmanızın bir günahı yoktur. Allah bilir, doğru kararlar verir.
[*] "Babalarınızın nikâhladığı kadınları nikâhlamayın" emriyle başlayıp buraya kadar sayılan kadınları nikâhlamak haramdır. Bu âyette yer alan "Hakimiyetiniz altında olan (savaş esirleri) dışındaki kocalı kadınları nikâhlamanız da haramdır" hükmü ile evli savaş esiri kadınlarla evlenmeye onay verilmiştir. Çünkü Muhammed 47/4'e göre savaş esirleri köleleştirilemez; onları karşılıklı(fidye ile) veya karşılıksız serbest bırakmak gerekir. Karşılıksız serbest bırakılmayan, fidyeleri de ödenmeyen kadınlara evlilik yolu açılarak esirlikten kurtulmalarına imkan verilmiştir. Dışarıdan birisi veya hakimiyeti altında olduğu kişi, ona talip olursa kadına mehir hakkı doğar. Talip olan erkek yeterli maddi imkana sahipse esir durumundaki kadına en az fidye bedelini mehir olarak ödemek zorundadır (Bkz.: Nisa 4/25) ve böylece o kadın özgürlüğüne kavuşur. Talip olan erkek özgürlük fidyesini ödeyebilecek kadar maddi imkana sahip değilse kadının belirlediği mehir bedeli ile talip olur. Geri kalan kısmını karı-koca çalışarak ve diğer müminlerin zekatları ile tamamlayarak kısa sürede esir statüsü sonlandırılır. Her durumda esir statüsündeki kadın evlilik akdinin (nikahın) tarafıdır ve evlilik, esir kadının kendi istek ve onayı, ailesinin izni ve Kur'an ölçülerine (marufa) uygun biçimde yapılır. Mehir bedelini bizzat bu esir kadın alır. Kur'ân esir kadınların odalık olarak kullanılmalarına (cinselliklerinin istismar edilmesine) asla izin vermez. Ahzab 33/50. âyette nebimize, sadece Marya için özel izin verilmiştir. Ama maalesef gelenekte, ilgili ayetlerin tamamının anlamı çarptırılarak esir kadınların cinselliği istismar edilmiştir. İlgili yerlere gerekli dipnotlar düşülmüştür.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Cariyeler dışında evli kadınlarla da evlenmeniz haramdır. Bu, Allah'ın size yazısıdır / Yasağıdır. Bunların dışında kalan kadınlardan iffetli olup gayri meşru olan sefihliğe sapmadan, mallarınız karşılığında istemeniz size helaldir. Kendilerinden faydalandığınız kadınlara bir farz olan mehirlerini veriniz. Mehrin tespitinden sonra, karşılıklı hoşnut olduğunuz şeylerde size bir günah yoktur. Şüphesiz Allah bilendir, hükmedendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Evli kadınlar da size haram edildi—savaş esiri olarak elinizin altında bulunanlar müstesna. Sizin için Allah'ın yazdığı şey budur. Bundan ötesi ise, malınızdan onların mehirlerini vermek, gayrı meşru ilişkiden kaçınmak ve iffetli bir şekilde onları nikâhlamak şartıyla size helâl kılınmıştır. Zifafa girmiş olduğunuz kadınlara kararlaştırılan mehirlerini verin. Ancak, mehir kararlaştırıldıktan sonra aranızda anlaşarak bunu değiştirmenizde bir sakınca yoktur.(11) Muhakkak ki Allah herşeyi bilir, her işi hikmetle yapar.
(11) 4:4 ile 2:237’ye bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Harpte elinize geçmiş kadınlar hariç olmak üzere, nikâhlı kadınlarla evlenmeniz de haram kılınmıştır. Bu, üzerinize Allah'ın yazdığıdır. Bunlar dışındakileri, mallarınızı vererek almanız; şunu bunu dost tutmayarak iffetli yaşamanız, zina etmemeniz şartıyla size helal kılınmıştır. Kendilerinden nimetlendiğiniz kadınların mehirlerini onlara bir hak olarak verin. Mehir kesişmeden sonra karşılıklı hoşnutluğa bağlı hallerde üzerinize günah yoktur. Allah, her şeyi bilir, tüm hikmetlerin sahibidir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı erlü 'avratlar, 'avratlardan illā ol kim. mālik oldı saġ ellerüñüz. ya'nį ḥarām olundı; illā ol kim mālik saġ ellerüñüz Tañrı yazmaġı üzerüñüze. daħı ḥelāl eyledi size şundan ayruġın kim, isteyesiz māllaruñuz-ıla śaķınıcılar-iken, ziyān eyleyiciler degül-iken. pes ol kim gönendüñüz anuñ-ile anlardan virüñ anlara yanudlarını ya'nį farįża iken. daħı yazuķ yoķdur [41a] üzerüñüze, anuñ içinde kim ħoşnūdlaşduñuz farįżadan śoñra bayıķ Tañrı oldı bilici dürüst işlü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı özge kişiler nikāḥda olan ‘avratlar daḫı ḥarām oldı size. Līkin sizmāluñuz bile ṣatun alġan ḳırnaḳlar ḥalāldur size. Tañrı Ta‘ālā yazdı,farż eyledi üstüñüze, daḫı ḥalāl eyledi size anlardan özgesini izdeñüz māl‐laruñuz bile kābin ḳıyuñuz, evlenüñüz, zinālıḳ eylemeñüz. Ne kim temettu‘ eyleseñüz anuñ bile ol ‘avratlardan, pes virüñüz ḥaḳları[n] ki mehrleridür,anı farż eyledi Tañrı Ta‘ālā. Yoḳdur üstüñüze ol nesnede ki ṣulḥ eyleyüprāżī olursız farż yoḳdur eylegenden ṣoñra. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā her nesneyi bili‐cidür, ḥikmetler issidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Cihad vaxtı əsir olaraq) sahib olduğunuz (cariyələr) müstəsna olmaqla, ərli qadınları almaq Allahın yazısı (hökmü) ilə sizə (haram edildi). Bunlardan başqaları isə namusla (iffətlə), zinakarlığa yol vermədən, mallarınızı sərf edərək evlənmək üçün sizə halal edildi. İstifadə (müt’ə) etdiyiniz qadınların mehrlərini lazımi qaydada verin! Mehr müəyyən edildikdən sonra aranızda razılaşdığınız şeydən ötrü sizə heç bir günah yazılmaz. Həqiqətən, Allah (hər şeyi) biləndir, hikmət sahibidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And all married women (are forbidden unto you save those (captives) whom your right hands possess. It is a decree of Allah for you. Lawful unto you are all beyond those mentioned, so that ye seek them with your wealth in honest wedlock, not debauchery. And those of whom ye seek content (by marrying them), give unto them their portions as a duty. And there is no sin for you in what ye do by mutual agreement after the duty (hath been done). Lo! Allah is ever Knower, Wise.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Also (prohibited are) women already married, except those whom your right hands possess:(537) Thus hath Allah ordained (Prohibitions) against you: Except for these, all others are lawful, provided ye seek (them in marriage) with gifts from your property,- desiring chastity, not lust, (538)seeing that ye derive benefit from them, give them their dowers (at least)(539) as prescribed; but if, after a dower is prescribed, agree Mutually (to vary it), there is no blame on you, and Allah is All-knowing, All-wise.
537 Whom your right hands possess: i.e., captives in a Jihad. (R). 538 After defining the prohibited degrees, the verse proceeds to say that women other than those specified may be sought in marriage, but even so, not from motives of lust, but in order to promote chastity between the sexes. Marriage in the original Arabic is here described by a -word which suggests a fortress (hisn); maniage is, therefore, the fortress of chastity. 539 As the woman in marriage surrenders her person, so the man also must surrender (besides some part of his independence) at least some of his property according to his means. And this gives rise to the law of dower. A minimum dower is prescribed, but it is not necessary to stick to the minimum, and in the new relationship created, the parties are recommended to act towards each other with the greatest confidence and liberality.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالْمُحْصَنَاتُ
ve evli olanlar
مِنَ النِّسَٓاءِ
kadınlardan
اِلَّا
ancak
مَا
o kim- seler ki
مَلَكَتْ
sahip oldu
اَيْمَانُكُمْۚ
sağ elleriniz
كِتَابَ
yazdığıdır
اللّٰهِ
Allah'ın
عَلَيْكُمْۘ
üzerinize
وَاُحِلَّ
ve helâl kılındı
لَكُمْ
size
مَا
o kim- seler ki
وَرَٓاءَ
dışındadır
ذٰلِكُمْ
bunların
اَنْ تَبْتَغُوا
istemeniz için
بِاَمْوَالِكُمْ
mallarınızla
مُحْصِن۪ينَ
iffetliler olarak
غَيْرَ مُسَافِح۪ينَۜ
zinadan kaçınan kimseler olarak
فَمَا
fakat o şey ki
اسْتَمْتَعْتُمْ
faydalandınız
بِه۪
kendi- siyle
مِنْهُنَّ
o kadın- lardan
فَاٰتُوهُنَّ
artık kendile- rine verin
اُجُورَهُنَّ
mehirlerini
فَر۪يضَةًۜ
bir farz olarak
وَلَا جُنَاحَ
ve bir günah yoktur
عَلَيْكُمْ
size
ف۪يمَا
o şey- de ki
تَرَاضَيْتُمْ
birbirinizle anlaştınız
بِه۪
kendi- siyle
مِنْ بَعْدِ
ardından
الْفَر۪يضَةِۜ
o farzın
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
كَانَ
olandır
عَل۪يماً
Alîm
حَك۪يماً
Hakîm
(Harp esiri olarak) Ellerinizin altında bulunan (cariye)ler müstesna, evli kadınlar da (size haram kılındı). (Bunlar) Allah'ın üzerinize yazdığı (yasaklar)dır. Bunların dışında kalanları ise iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla (mehirlerini verip) istemeniz size helâl kılındı. Onlardan (nikâhlanıp) faydalanmanıza karşılık kendilerine bir farz olarak (size yazılmış olan) mehirlerini verin! O farz (olan mehir belirlenmesin)den sonra (daha az veya daha çok vermek üzere) karşılıklı anlaşmanızda size bir günah yoktur. Muhakkak ki Allah Alîm'dir, Hakîm'dir (her şeyi ve herkesi bilen, her işinde hikmet ve hayır olandır).
مُحْصَنَات
Edilgen fiil-IV
ح ص ن
Evli olanlar, hür kadınlar, iffetli kadınlar, namuslu kadınlar
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
مَلَكَ
Fiil-I
م ل ك
Sahip oldu, malik oldu, güç yetirdi, hükümdarlık etti
يَمِين
İsim
ي م ن
Yemin, sağ el, sağ taraf, ahit
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَحَلَّ
Fiil-IV
ح ل ل
Helal kıldı, kondurdu, yerleştirdi
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
وَرَاء
İsim
و ر ي
Arka, ardı, arkasında, gerisinde, ötesinde
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اِبْتَغَى
Fiil-VIII
ب غ ي
İstedi, arzuladı
مَال
İsim
م و ل
Mal, sermaye
مُحْصِنِين
Etken fiil-IV
ح ص ن
İffetliler, iffetli kimseler
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
مُسَافِح۪ين
Etken fiil-III
س ف ح
Zina eden
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اِسْتَمْتَعَ
Fiil-X
م ت ع
Faydalandı, sefa sürdü
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
فَرِيضَة
İsim
ف ر ض
Mehir, farz kılınmış
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
جُنَاح
İsim
ج ن ح
Günah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
تَرَاضَ
Fiil-VI
ر ض و
Rızalaştı, anlaştı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
فَرِيضَة
İsim
ف ر ض
Mehir, farz kılınmış
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim
حَكِيم
İsim
ح ك م
Hakîm (Allah'ın esması, ismidir. Her işinde hikmet ve hayr olan demektir), hikmet dolu, hikmetli