close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 173. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feemmâ-lleżîne âmenû ve’amilû-ssâlihâti feyuveffîhim ucûrahum veyezîduhum min fadlih(i)(s) veemmâ-lleżîne-stenkefû vestekberû feyu’ażżibuhum ‘ażâben elîmen velâ yecidûne lehum min dûni(A)llâhi veliyyen velâ nasîrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnananların ve iyi işler işleyenlerin ecirlerini ödeyecek ve lütfünü, onlar hakkında daha da arttıracaktır. Kulluktan çekinip ululanmak isteyenleriyse elemli bir azapla azaplandıracaktır ve onlar, Allah'tan başka ne bir dost bulurlar, ne bir yardımcı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ama (tam ve sağlam olarak) iman edenler ve (taat, cihad, güzel ahlâk, hayır hasenat gibi) salih ameller işleyenler(e gelince), onlara ecirlerini eksiksiz ödeyecek ve onlara Kendi fazlından (daha ne tükenmez nimet ve faziletler de) fazladan ekleyecektir. (Allah’ın rızasını aramak ve ihlasla Kur’an ahkâmına sarılmak konusunda) Çekimser davranıp (sorumluluk ve sıkıntıdan) kaçınanlara ve büyüklük taslayanlara (gelince), onları acıklı bir azapla azaplandıracaktır ve onlar kendileri için Allah’tan başka bir (vekil) koruyucu dost ve yardımcı bulamayacaklardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İnanıp doğru ve yararlı işler yapanların, mükafatlarını eksiksiz ödeyecek ve onlara lütfundan daha fazlasını da verecektir. Kulluğundan yüz çeviren ve kibirlenenlere gelince, onlara acı bir şekilde azab edecektir. Onlar Allah'tan başka kendilerini Allah'ın azabından koruyacak ve yardım edecek birini bulamayacaklardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenlere, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlara, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlara, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenlere, Allah mükâfatlarını tam olarak verecek, lütuf ve kereminden onların mükâfatlarını artıracaktır. O'na kulluktan ve ibadetten yüksünerek, burun kıvırarak kaçınanlar, büyüklük taslayarak serkeşlik edenlere can yakıp inleten müthiş bir ceza verecektir. Allah'ın dışında, kulları durumundakilerden kendilerine bir dost, bir koruyucu, bir yardım eden de bulamayacaklardır.
bk. Kur’an-ı Kerim, 4/76.  
Ahmet Varol
swap_vert close
İman edip salih amel işlemiş olanların karşılıklarını eksiksiz olarak verir ve ayrıca kendi lütfu ile de fazladan ihsanda bulunur. Kulluktan çekinmiş ve büyüklenmiş olanları ise acıklı bir azaba çarptırır. Onlar kendileri için Allah'tan başka bir dost ve yardımcı da bulamazlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ama iman edenler ve salih amellerde bulunanlar, onlara ecirlerini eksiksiz ödeyecek ve onlara kendi fazlından ekleyecektir de. Kaçınanlar ve büyüklenenler, onları acıklı bir azabla azablandıracaktır ve kendileri için Allah'tan başka bir (vekil) koruyucu dost ve yardımcı bulamayacaklardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O zaman, iman edip sâlih âmeller işliyenlere, Allah mükâfatlarını tamamıyla verecek, hem de fazlından onlara ziyâdesini ihsan edecektir. Fakat o kibirlenip de Allah'a ibadet etmekten çekinenleri, çok acıklı bir azaba uğratacak ve onlar, Allah'a karşı kendilerine ne bir dost, ne de bir yardımcı bulamıyacaklar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İman edip uygun işler yapanlar ise, Allah onlara ücretlerini tam olarak verecektir ve fazlından fazlasını da verecektir. İbadetten kaçınıp kibirlenenlere ise, elem verici bir azap verecektir. Kendileri için, Allah’a karşı ne bir sahip ne de bir yardımcı bulamayacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnanıp iyi işler yapanların ödüllerini eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha fazlasını da verecektir. Kulluktan çekinip büyüklük taslayanlara da acı bir şekilde azap edecektir. Onlar, kendilerine Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulacaklardır.
Besim Atalay
swap_vert close
İnanarak yararlı iş görenlerin sevapları ödenir, Allahın erdeminden artırılır da, çekinenlerle, büyüklük taslayanları acı azapla azap eder, onlar için Allahtan ayrı dost, yardımcı bulamazlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Allah) iman edip doğru ve yararlı işler yapanlara mükâfatlarını eksiksiz olarak verecek ve (hatta) lütfundan çok daha fazlasını bağışlayacaktır. Allah'a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır. Ve işte o zaman zalimler, kendilerini Allah'a karşı koruyabilecek ne bir dost bulabilecekler ne de bir yardımcı!
Cemil Said
swap_vert close
Îmân idenlere ve a’mâl-i sâlihada bulunanlara Allâh tamâmıyla mükâfâtlarını virecekdir. Hattâ lütuflarını tezyîd de idecekdir. İstinkâf ve istikbâr idenlere ’azâb-ı elîm virecekdir. Allâh’a karşu ne velî ve ne nasîr bulamıyacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnananlara ve yararlı iş işleyenlere, ecirlerini ödeyecek, onlara olan bol nimetini daha da artıracaktır. Kulluk etmekten çekinenleri ve büyüklük taslayanları elem verici bir azaba uğratacaktır. Onlar kendilerine Allah'tan başka bir dost ve yardımcı bulamazlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükâfatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir. Allah’a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır ve onlar kendilerine Allah’tan başka bir dost ve yardımcı da bulamayacaklardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlara Allah ecirlerini tam olarak verecek ve lütfundan onlara daha fazlasını da ihsan edecektir. Kulluğundan yüz çevirenlere ve kibirlenenlere gelince, onlara acı bir şekilde azap edecektir; bunlar kendileri için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulabileceklerdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İman edip iyi işler yapanlara (Allah) ecirlerini tam olarak verecek ve onlara lütfundan daha fazlasını da ihsan edecektir. Kulluğundan yüz çeviren ve kibirlenenlere gelince onlara acı bir şekilde azap edecektir. Onlar, kendileri için Allah'tan başka ne bir dost ve ne de bir yardımcı bulurlar. (Kendilerini Allah'ın azabından kurtaracak bir kimse bulamazlar.)
Edip Yüksel
swap_vert close
İnanıp erdemli davrananların ödüllerini eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha fazla verecektir. Küçümseyip kibirlenenleri ise acıklı bir azapla cezalandıracak. Kendilerine ALLAH'tan başka ne bir sahip ve ne de bir yardımcı bulamıyacaklardır
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İnanıp güzel işler yapanlara gelince, onların mükafatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha fazlasını da verecektir. Allah'a kulluktan çekinip büyüklük taslayanlara da şiddetli bir şekilde azab edecek ve onlar Allah'dan başka kendilerine ne bir dost, ne de bir yardımcı bulamayacaklardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İşte o zaman o iyman edib salâh işlemiş olanlara ecirlerini tamamile ödeyecek, hem de fazlından onlara ziyadesini verecek, amma, o kibirlerine yediremeyib çekinenleri elîm bir azab ile ta'zib edecek, ve Allaha karşı kendilerine ne bir hâmi, ne de bir yardımcı bulamıyacaklar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Îmân edip sâlih ameller işleyenlere gelince... (Allah) onlara mükâfatlarını eksiksiz verecek ve kendi lütfundan (daha da) artıracaktır. (Kendisine kulluktan) çekinenlere ve büyüklük taslayanlara ise elem dolu bir azap ile azap edecektir. Onlar, kendilerine Allah’tan başka bir dost ve bir yardımcı bulamayacaklardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ama iman edip, sâlihâtı yapan¹ kimselerin, yaptıklarının karşılığı eksiksiz verilecektir. Ve Kendi fazlından daha da artıracaktır. Ama büyüklük taslayan ve kibirlenen kimselere gelince, onlara can yakıcı bir azap ile azap edecek. Ve onlar, Allah'tan başka ne bir yardımcı ne de bir veli² bulabilirler.
1- Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek. 2- Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Fakat îman edip güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar (a gelince: Allah) hem onların mükâfatlarını tastamam ödeyecek, hem kendi fazl (-u kerem) inden onlara ziyâdesini verecekdir. Amma o kibirlenib çekinenleri pek acıklı bir azaba uğratacak, onlar kendileri için Allahdan başka ne bir yâr, ne bir mededkâr bulamayacaklardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat îmân edip sâlih ameller işleyenler var ya, artık onlara mükâfâtlarını tam olarak verecek ve lütfundan onlara (ihsânını daha da) artıracaktır. (Kulluktan) çekinip büyüklük taslayanlara gelince, onları da (pek) elemli bir azâb ile cezâlandıracak ve (onlar)kendileri için Allah'dan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulacaklardır.(5)
(5)Kur’ân’ın, ibâdeti terk edenler hakkındaki şiddetli tehdîdlerinin hikmeti için bakınız; (Lem‘alar, 23. Lem‘a, 200)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ama inanmış ve iyi işler yapmış olanlara (Allah) ecirlerini tam olarak verecek ve onlara lütfundan daha fazlasını da ihsan edecektir. Gururlanıp böbürlenenleri ise (ahirette) şiddetli bir azap ile cezalandıracaktır: Onlar, (ahirette) kendileri için Allah’tan başka ne bir veli (koruyucu, destekleyici ve kurtarıcı) ve ne de bir yardımcı bulurlar. *
(*) Yani o gün insanların sığınabilecekleri yegâne merci olarak, sadece Allah kalacak, ancak dünya hayatında O’na karşı büyüklenenler ve kendisine kul olmayı reddedenler için O’ndan yardım beklemeye de yüzleri olmayacaktır. Dünyada Allah’a kulluktan geri durmayan, ömrünü Allah’a kulluk, ibadet ve güzel işler, iyi davranışlarla geçiren müminlere gelince Allah, onlara ibadetlerinin ve güzel davranışlarının karşılığını verdikten sonra lutfundan bir de fazlasını ihsan edecek, onları hak ettiklerinin üstünde ödüllendirecektir. Cezada denge adalet gereği olup bunun bozulması haksızlıktır. Hak edilenin üstünde ödüllendirme ise adalete aykırı olmayıp ödüllendirenin lutuf, cömertlik ve kereminin eseridir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İman edipte Allah’ın emrettiği doğru şeyleri yapanlara Allah, yaptıklarının karşılıklarını verecek ve onların faziletlerini de artıracak. Allah’a kulluk etmekten kaçınıp büyüklenenlere gelince, Allah onları çok açıklı bir azapla cezalandıracak ve onlar orada Allah’dan başka, ne sığınacak bir kimse ve nede yardımcı bulacaklardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak inananlara, iyilik edenlere gelince Allah onların karşılığını verecektir, hem de bu karşılığı vergisinin bolluğundan ötürü çoğaltacaktır. İyilik işlemekten çekinenlere, büyüklük taslayanlara gelince, onları da acıklı bir azaba uğratacaktır. Onlar için, Allah’tan başka koruyucu,yardımcı bulunmıyacaktır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İman edip iyi amel işleyenlere gelince onların mükâfatını tam verir, fazl-u kereminden de onlara ziyade verir. Arlanıp istihkakı olmadığı halde kibrine yediremeyenlere de acıklı bir azap ile azaba duçar eder. Onlar kendilerine Allah/tan başka bir yâr, bir medetkâr bulamazlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnananlara, iyi ve yararlı işler [sâlihât] yapanlara gelince; O, onların mükâfatlarını tam olarak öder ve lütfundan da onlara daha fazlasını verir. Kulluktan çekinenlere ve büyüklük taslayanlara can yakıcı bir azapla azap eder. Onlar kendilerine Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulurlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ama iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara gelince, (Allah mutlaka onların) ecirlerini ödeyecek, onlara olan bol nimetini daha da artıracaktır. Ama ibadet etmekten çekinenleri ve büyüklük taslayanları elem verici bir azaba uğratacaktır. Onlar kendilerine Allah'tan başka ne bir veli ve ne de yardımcı bulamazlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte o gün Allah, iman edip doğru ve yararlı işler yapanlara mükâfâtlarını tastamam verecek ve lütfedip çok daha fazlasını bağışlayacaktır. Kibre kapılıp Allah’a kulluk etmekten kaçınanlara gelince; onları da can yakıcı bir azâba mahkûm edecektir! İşte o zaman zâlimler, kendilerini Allah’a karşı koruyabilecek ne bir dost bulabilecekler, ne de bir yardımcı! O hâlde, evrensel çağrıya kulak verin:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Her neyse iman etmiş ve Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış) olanlara, evet onlara, ücretlerini / ödüllerini verir, lütfundan artırır. (Kulluktan) Kaçınmış ve büyüklenmiş kimselere gelince; acıveren bir azap olmak üzere onlara azap verir. Onlar için Allah’tan başka ne bir veliyy bulurlar, ne bir yardım edici!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Önce inanıp ardından yararlı faaliyetlerde bulunanlara gelince, Allah onlara emeklerinin karşılığını, hem de fazlasıyla verecektir. Çekince koyup işin bir ucundan tutmayanları, büyüksünenleri ise, son derece acı veren bir cezaya çarptıracaktır. Bu gibiler, kendilerine yine Allah'tan başka ne yâr ne yardımcı bulamayacaklardır...
Mehmet Çoban
swap_vert close
İman edip iyi işler yapanlara gelince, Allah onların mükâfatını eksiksiz ödeyecek, lütfundan onlara daha fazlasını verecektir. Allah’ın yasalarına uymayanlara, büyüklük taslayanlara gelince, Allah onları elem dolu bir azaba uğratacaktır. Onlar Allah’tan başka dost ve yardımcı da bulamayacaklar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İman edip iyi işler yapanlara (Allah) ödüllerini tam olarak verecek ve onlara lütfundan daha fazlasını da verecektir. [*] (Kulluğundan) kaçınan ve kibirlenenlere gelince, (Allah) onlara elem verici bir şekilde azap edecektir. Onlar kendileri için Allah’a rağmen hiçbir dost da yardımcı da bulamayacaklardır. [*]
Kur’an’da kurtuluşun nasıl gerçekleşeceğiyle ilgili olarak verilen bilgiler “iman ve salih amel” çerçevesinde şekillenmektedir. Kur’an’a göre kişinin kurtuluşu iman ve salih amel birlikteliğine bağlanmaktadır. İman bir güven kurumudur ve bir inancın iman adını alması salih amellerle desteklenmesine ve ispatlanmasına bağlıdır. Salih amelin imandan ayrılamayacağı İsrâ 17:9, Kehf 18:2 ve Tâhâ 20:75’te açıkça ifade edilmektedir. Salih amel yoksa inanç “iman” olmaz; iman yoksa da davranışa “sâlih amel” denmez.,Benzer mesaj: Ahzâb 33:17.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Allah) (kendisinin istediği gibi) îman edip iyi (işleri) yaşayanların mükâfatlarını, eksiksiz olarak vereceği gibi onlara lütfundan daha da fazlasını verecektir. Kendisine kul olmayı kendilerine yediremeyip büyüklük taslayanları da acıklı bir azaba çarptıracaktır. Ve onlar, Allah’tan başka kendilerine bir dost ve bir yardım edici de bulamayacaklardır.
Muhammed Esed
swap_vert close
orada, iman edip doğru ve yararlı işler yapanlara bütün mükafatlarını bağışlayacak ve lütfuyla fazlasını da verecektir; gururlanan ve küstahça böbürlenenleri ise şiddetli bir azap ile cezalandıracaktır: onlar kendilerini ne Allah’tan koruyacak ve ne de yardım edecek birini bulabileceklerdir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İnanan ve imanına yaraşır iyi işler yapanlara Allah, mükâfatlarını tastamam verecek hem de fazlasını ikram edecektir. Kulluğu kibrine yediremeyip büyüklük taslayanları da acı verici bir azaba çarptıracaktır. Onlar, kendileri için Allah’ın yakınından ne bir veli/dost ne de yardımcı bulacaklar. 4/57, 18/30-31, 29/7
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İman edip o imanla uyumlu ıslah edici iyilikler[⁸⁷⁷] ortaya koyanlara gelince: karşılıklarını tastamam kendilerine verecek, kendilerine lutf u kereminden artırdıkça artıracaktır. (O’na kulluktan) kaçınan ve küstahça bir gurura kapılanlara gelince: onları elem verici bir azaba mahkûm edecek; onlar Allah’tan başka ne bir veli, ne de bir yardımcı bulabileceklerdir.
[877] ‘Amilu’s-sâlihât için bkz: 103:3, not 4.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İman edip, salih ameller işleyenlere (Allah) mükafatlarını verecek ve onlara lütfundan daha fazlasını da ihsan edecektir. O'na kul olmaktan yüz çeviren, büyüklük taslayanları ise, çok çetin bir azaba uğratacaktır ki, onlar Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilirler!
Osman Fırat
swap_vert close
İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükâfatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir. Allah’a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır ve onlar kendilerine Allah’tan başka bir dost ve yardımcı da bulamayacaklardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık o kimseler ki, imân etmiş ve sâlih amellerde bulunmuş olurlar, elbette onlara mükâfaatlarını ödeyecek ve onlara kendi fazlından olarak (mükâfaatlarını) arttıracaktır. Amma o kimseler ki, yüz döndürdüler ve tekebbürde bulundular, onları da elbette elîm bir azab ile azablandıracaktır. Ve onlar kendileri için Allah Teâlâ'dan başka ne bir yar, ne de bir yardımcı bulamayacaklardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İman edip iyi ve yararlı işler yapanların mükâfatlarını Allah, tam tamına ödeyecek, hatta lütfundan onlara hak ettiklerinden daha fazlasını da verecektir. Kulluktan kaçınıp kibirlenenleri ise can yakıcı bir azaba sokacak ve onlar Allah'tan başka ne bir koruyucu, ne de bir yardımcı bulamayacaklardır. [40, 76]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnanıp iyi işler yapanların mükafatlarını eksiksiz ödeyecek ve lutfundan onlara daha fazlasını da verecektir. (Kulluktan) çekinip büyüklük taslayanlara da acı bir şekilde azabedecek ve onlar kendilerine Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulacaklardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ammâ îmân iden ve a'mâl-i sâliha işleyenlerin ecir ve mükâfâtlarını tamamıyla virir ve buna kendi fazl ve kereminden de ziyâde ider. Ammâ 'ubûdiyetinden istinkâf ile büyüklük taslayanları elemli ve acılı 'azâb ile 'azâb iyler. Onlar içün Allâh'dan başka dost ve yardımcı bulamazsın.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlara hem ücretlerini tastamam verecek hem de ikramda bulunacaktır. Kul olmayı kendine yakıştıramayıp büyüklük taslayanları da acıklı bir azaba çarptıracaktır. Onlar, kendileri için Allah ile aralarına girecek ne bir dost(veli) ne de yardımcı bulacaklardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
İman edip doğru hareket edenlere mükafatlarını verecek ve onlara nimetini daha da artıracak, kulluktan çekinenleri ve büyüklük taslayanları da acı bir azap ile cezalandıracaktır. Kendilerine Allah'tan başka bir veli ve yardımcı da bulamayacaklardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İman eden ve güzel işler yapanları Allah eksiksiz ödüllendirir; üstüne de, kereminden, ziyadesini verir. Kibirlenip de Allah'a kul olmaktan kaçınanları ise acı bir azapla cezalandırır; artık onlar kendilerine Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulamazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bunun ardından da inanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanların ödüllerini tam verecek ve lütfundan onlara fazlalıklar da bağışlayacaktır. Kulluktan çekinip büyüklük taslayanlara gelince, onlara korkunç bir azapla azap edecektir. Böyleleri, kendileri için Allah'tan başka ne bir dost bulacaklardır ne de bir yardımcı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes amma anlar kim įmān getürdiler daħı işlediler eyü işler tamām degüre anlara müzdlerini daħı artura anlara eylüginden. daħı amma anlar kim arlandılar daħı boyun virmemek eylediler 'aźāb eyleye anlara 'aźāb aġrıdıcı. daħı bulmayalar anlaruñ ıçun Tañrı’dan ayruķ dost ne daħı arķa virici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ammā ol kişiler kim īmān getürdiler, daḫı eylük eylediler, tamām virsegerek Tañrı Ta‘ālā anlara müzdlerini, daḫı artursa gerek kereminden.Ammā ol kişiler kim ‘ārlandılar ve büyüklendiler, ‘aẕāb itse gerek anlara yürekler acıdıcı ‘aẕāb. Daḫı ṭapmazlar kendülere Tañrı Ta‘ālādan özge yardımidici, ‘aẕābdan ḳurtarıcı daḫı. |
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allah) iman gətirənlərin və yaxşı işlər görənlərin mükafatlarını büsbütün verəcək, üstəlik Öz ne’mətindən onlar üçün (bir qədər) artıracaqdır. (Allaha ibadət etməyi) özlərinə sığışdırmayanları və təkəbbür göstərənləri isə acı bir əzaba düçar edəcəkdir! Onlar özlərinə Allahdan savayı nə bir dost, nə də havadar tapacaqlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then, as for those who believed and did good works, unto them will He pay their wages in full, adding unto them of His bounty; and as for those who were scornful and proud, them will He punish with a painful doom. And they will not find for them, against Allah, any protecting friend or helper.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But to those who believe and do deeds of righteousness, He will give their (due) rewards,- and more, out of His bounty: But those who are disdainful and arrogant, He will punish with a grievous penalty; Nor will they find, besides Allah, any to protect or help them.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاَمَّا
işte ama
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
وَعَمِلُوا
ve işlediler
الصَّالِحَاتِ
sâlih ameller
فَيُوَفّ۪يهِمْ
artık onlara tas-tamam verecek
اُجُورَهُمْ
mükâfatlarını
وَيَز۪يدُهُمْ
ve onlara arttıracaktır
مِنْ فَضْلِه۪ۚ
kendi fazlından
وَاَمَّا
ve ama
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اسْتَنْكَفُوا
çekindiler
وَاسْتَكْبَرُوا
ve büyüklük tasladılar
فَيُعَذِّبُهُمْ
artık onlara azap edecektir
عَذَاباً
bir azap ile
اَل۪يماًۙ
elem verici
وَلَا يَجِدُونَ
ve bulmayacaklardır
لَهُمْ
kendileri için
مِنْ دُونِ
başka
اللّٰهِ
Allah'
tan
وَلِياًّ
bir dost
وَلَا نَص۪يراً
ve ne bir yardımcı
İman edip sâlih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükâfatlarını tastamam verecek ve kendi fazlından onlara (lütuf ve ihsanını) arttıracaktır. (Allah'a kulluk etmekten) Çekinenlere ve (kibirlenerek) büyüklük taslayanlara gelince, onlara da elem verici (iç yakan) bir azap ile azap edecektir. Onlar, (âhiret günü) kendileri için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulacaklardır.
اَمَّا
Edat
اَمَّا
Fakat, ama, ancak, öyleyse
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
صَالِحَات
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih ameller, sâliha kadınlar
وَفّٰى
Fiil-II
و ف ي
Tastamam verdi, tastamam ödedi, vefa gösterdi
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
زَادَ
Fiil-I
ز ي د
Arttı, ziyade kıldı, ziyadeleşti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
فَضْل
İsim
ف ض ل
Lütuf, fazilet, kerem, üstünlük
اَمَّا
Edat
اَمَّا
Fakat, ama, ancak, öyleyse
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِسْتَنْكَف
Fiil-X
ن ك ف
Çekindi
اِسْتَكْبَرَ
Fiil-X
ك ب ر
Kibirlendi, büyüklük tasladı
عَذَّبَ
Fiil-II
ع ذ ب
Azap etti, cezalandırdı
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
اَلِيم
Sıfat
ا ل م
Elem verici
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نَصِير
İsim
ن ص ر
Nasîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kulundan yana olup hayırda kuluna her daim yardım eden demektir), yardımcı, ensâr