close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 146. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İllâ-lleżîne tâbû veaslehû va’tesamû bi(A)llâhi veaḣlesû dînehum li(A)llâhi feulâ-ike me’a-lmu/minîn(e)(s) vesevfe yu/ti(A)llâhu-lmu/minîne ecran ‘azîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ancak tövbe edenler, ıslah olanlar, Allah'a sarılanlar ve Allah için dinlerinde ihlas sahibi bulunanlar müstesna. Onlar, inananlarladır ve Allah, müminlere pek büyük bir ecir verecektir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ancak (samimiyetle) tevbe edenler, (kötü hallerini) ıslah edip düzeltenler, Allah’a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Allah için (halis) kılanlar başka; işte onlar mü’minlerle beraberdirler. Allah yakında mü’minlere büyük ecir(ler) verip (felaha kavuşturacaktır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bu münafıklar içinden tevbe edip hayatlarını, dürüst ve erdemlice yaşayanlar, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve yalnız O'na yürekten inanıp bağlananlar hariç. Zira bunlar, gerçekte mü'minlerle beraberdirler ve zamanı gelince Allah, bütün mü'minlere büyük bir mükafat verecektir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ancak, tevbe edenler, münafıklığı terk edip Allah'a itaate yönelenler, iyi ve ıslah olanlar din ve dünya işlerini, sosyal ilişkilerini, hallerini düzelterek, geliştirerek yaşayanlar Allah'ın emirlerine, şeriatına sımsıkı sarılarak himayesine sığınanlar, Allah için dinlerine, samimi olarak bağlananlar, işte bunlar mü'minlerle beraberdir. Allah mü'minlere büyük mükâfat verecektir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ancak tevbe edip durumlarını düzelten, Allah'a sarılan ve dinlerini Allah için halis kılanlar müstesnadırlar. Bunlar mü'minlerle birliktedirler. Allah mü'minlere büyük bir ecir verecektir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ancak tevbe edenler, ıslah edenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Allah için (halis) kılanlar başka; işte onlar mü'minlerle beraberdirler. Allah mü'minlere büyük bir ecir verecektir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ancak yaptıklarından tevbe edip hallerini düzeltenler ve Allah'a (dinine) sarılıp dinlerini (ibadetlerini) Allah için hâlis kılanlar müstesna... Çünkü bunlar mü'minlerle beraberdirler. Mü'minlere ise, Allah pek büyük bir mükafât verecektir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Tevbe edip ıslah-ı hal edenler, Allah’a bağlanıp dinlerini O’na halis kılanlar müstesna… Onlar müminlerle beraberdir (ve onlardandır.) Allah ilerde müminlere büyük bir mükâfat verecektir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ancak tövbe edenler, hallerini düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar, dinlerini sadece Allah'a tahsis edenler; işte bunlar müminlerle beraberdirler ve Allah ileride bütün müminlere büyük ödül verecektir.
Besim Atalay
swap_vert close
Tövbe yapanlarla, halini düzelterek Allaha sarılanlar, Allah için dinlerinde özden olanlar, böyle değildirler, imdi bunlar inanlılarla birlikte olacaklardır, Allah inanmışlara büyük sevap verecektir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ancak (iki yüzlülükten vaz geçerek samimi bir niyetle) tevbe edenler, (hallerini düzelterek) dürüst ve erdemli yaşayanlar, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve yalnız O'na yürekten inanıp bağlananlar müstesna. Zira bunlar mü'minlerle beraberdir. Zamanı geldiğinde Allah mü'minlere çok büyük mükâfat verecektir.
Cemil Said
swap_vert close
Lâkin ıslâh-ı hâl idenler Allâh’a ve dinine kemâl-i hulûs ile rücû’ idenlerine mü’minler meyânına dâhil olacaklardır. Ve Allâh mü’minlere ’azîm mükâfât virecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ancak tevbe edenler, nefislerini ıslah edenler, Allah'ın Kitap'ına sarılanlar ve dinlerine Allah için candan bağlananlar müstesnadır. Onlar inananlarla beraberdirler. Allah müminlere büyük ecir verecektir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah’ın kitabına sarılanlar ve dinlerini Allah’a has kılanlar müstesnadır. Bunlar mü’minlerle beraberdirler. Allah, mü’minlere büyük bir mükâfat verecektir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ancak tövbe edip hallerini düzeltenler, Allah’a sımsıkı bağlanıp dinlerini yalnızca O’na özgü kılanlar başkadır. İşte bunlar müminlerle beraberdirler ve Allah müminlere ileride büyük bir mükâfat verecektir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ancak tevbe edip hallerini düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılıp dinlerini (ibadetlerini) yalnız onun için yapanlar başkadır. İşte bunlar (gerçekte) müminlerle beraberdirler ve Allah müminlere yakında büyük mükâfat verecektir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ancak tevbe eden, durumunu düzelten, ALLAH'a sarılan ve dinlerini sadece ALLAH'a ait kılanlar başka... Bunlar, inananlarla birliktedir. ALLAH inananlara daha sonra büyük bir ödül verecek.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'a sarılanlar ve Allah için dinlerine samimi olarak bağlananlar müstesna. İşte bunlar müminlerle beraberdirler. Allah, müminlere büyük bir mükafat verecektir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ancak tevbe edib hallerini düzelten ve Allaha sarılıb dinlerini Allah için hâlıs kılan kimseler müstesna, çünkü bunlar mü'minlerle beraberdir, mü'minlere ise Allah azîm bir ecir verecektir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ancak (yapmış oldukları nifaktan vazgeçerek, kalben) tövbe edip hallerini düzeltenler, Allah’ın hükümlerine sarılanlar ve dinlerini (ibadetlerini) Allah’a has kılanlar (tevhid üzere kulluk yapanlar) müstesnadır. *(Zira) onlar mü’minlerle beraberdirler. Ve Allah mü’minlere ileride (ahirette) büyük bir mükâfat verecektir.
* “(Zira) onlar mü’minlerle beraberdirler”: (Zira) onlar mü’min olmuşlardır, manasındadır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ancak tevbe edip, kendilerini düzeltenler, Allah'ın buyruklarına sımsıkı sarılanlar, dinlerini yalnızca Allah'a has kılanlar hariç. İşte bunlar, Mü'minlerle beraberdirler. Allah, zamanı geldiğinde, Mü'minlere büyük bir ödül verecektir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ancak (etdiklerine peşîman olarak) tevbe edenler, (hallerini) düzeltenler, Allaha sımsıkı sarılanlar, dînlerinde Allah için halis (ve samîmi) bulunanlar başka. Çünkü bunlar mü'minlerle beraberdirler, mü'minlere Allah çok büyük bir ecir verecekdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ancak tevbe edip (hâllerini) ıslâh edenler ve Allah'a (O'nun dînine) sımsıkı sarılıp dinlerinde (ibâdetlerinde yalnız) Allah için samîmî olanlar müstesnâ;(2) işte onlar mü'minlerle berâberdir. Ve Allah, mü'minlere ileride (pek) büyük bir mükâfât verecektir.
(2)“Medâr-ı necât ve halâs (yegâne kurtuluş vesîlesi), yalnız ihlâs (amelini sâdece Allah rızâsı için yapmak)tır. İhlâsı kazanmak çok mühimdir. Bir zerre ihlâslı amel, batmanlarla (onlarca kilo) hâlis olmayan amele müreccahtır (üstün gelir). İhlâsı kazandıran, harekâtdaki sebebi, sırf bir emr-i İlâhî netîcesi rızâ-yı İlâhî olduğunu düşünmeli ve vazîfe-i İlâhiyeye karışmamalı.” (Lem‘alar, 17. Lem‘a, 139)Ayrıca bakınız; (sahîfe 73, hâşiye 3) İhlâs hakkında bakınız; (Lem‘alar, 21. Lem‘a, 166-174)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ancak (yaptıklarından samimiyetle) tövbe edip durumlarını düzeltmiş olanlar ve Allah’a (dinine) sarılıp dinlerini (ibadetlerini) Allah için hâlis kılmış bulunanlar müstesna. İşte onlar mü’minlerle beraberdirler. Mü’minlere ise, Allah (ahirette) büyük bir mükafât verecektir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ancak, hatalarından dönenler, (tövbe edenler) sonra hatalarını düzeltip doğru şeyler yapanlar, sonra Allah’ın gönderdiği kitaba sıkı sıkıya sarılanlar ve Allah’ın dinine kendiliklerinden hiçbir şey katmadan İslam’ı din olarak yaşayanlar, işte böyleleri, inananlarla beraber olacak ve Allah, elbette ki inananlara büyük mükâfaatlar verecektir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak o kimseler ki tövbe ettiler, kendilerini düzelttiler, Allah’a sığındılar, dinlerine candan bağlandılar, bunlar başka. İşte bunlar inananlarla bir arada bulunacaklardır. Allah inananlara ulu bir karşılık verecektir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Meğer ki nifaktan tövbe edip ıslah-ı hal etsinler, Allah/a sarılsınlar, dinlerini de Allah için halis kılsınlar [⁸]. İşte bunlar mü/minlerle beraberdir. Allah mü/minlere büyük bir mükâfat verecektir.
[8] Gösterişten kurtarsınlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ancak tevbe edenler, düzelenler, Allah’a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini yalnız Allah’a has kılanlar hariç. İşte onlar mü’minlerle beraberdirler. Allah da mü’minlere çok büyük bir mükâfat verir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ancak tevbe edenler, nefislerini ıslah edenler, Allah'a sarılanlar ve dinlerini Allah için halis kılan kimseler müstesna. İşte onlar iman edenlerle beraberdirler ve Allah yakında müminlere büyük bir ecir verecektir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ancak ikiyüzlülükten vazgeçerek tövbe edenler, hatâlarını telâfî edip durumlarını düzeltenler, Allah’a yürekten boyun eğerek Kur’an’a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız Allah için yaşayanlar hariç. Çünkü bunlar, inananlarla beraberdirler ve Allah, inananlara büyük bir ödül bahşedecektir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ancak (pişman olup) tevbe etmiş, islah olmuş (düzelmiş), Allah’a bağlanmış ve dinlerini Allah için arındırmış (ihlâslı) olanlar başka! İşte onlar Müminler’le birliktedir. Allah Müminler’e çok büyük bir ödül verecektir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Tövbe edip kendilerini yenileyenler, Allah'a sarılanlar, Allah'tan başka yüz tanımayanlar müminlerle birlikte olacaklar ve o gün Allah, müminlere muhteşem ödülünü takdim edecektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ancak tövbe ederek durumlarını düzeltenler, Allah’ın kitabına sarılanlar, yaşama düzenlerini Allah’ın yasalarına göre kuranlar hariçtir. Bunlar Müminlerle beraberdir. Allah Müminlere büyük bir mükâfat verecektir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ancak tevbe edip kendilerini düzeltenler, [*] Allah’a sımsıkı sarılıp [*] dinlerini (ibadetlerini) yalnız onun için yapanlar başkadır. İşte bunlar, müminlerle beraberdir. Allah müminlere ileride büyük bir ödül verecektir.
tevbe ve ıslahın cezaları düşürmesiyle ilgili bkz. Âl-i İmrân 3:89, dipnot 8.,Bu ayet Âl-i İmrân 3:103 ve Zuhruf 43:43. ayetlerle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ancak tevbe edenler, Allah’ın istediği gibi davrananlar, Allah’a sarılanlar ve dinlerine Allah için gönülden bağlananlar, bunun dışındadır. Onlar, mü’minlerle beraberdir ve Allah, mü’minlere çok büyük bir mükâfat verecektir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ancak tevbe edenler, dürüst ve erdemlice yaşayanlar, Allah’a sımsıkı sarılanlar ve yalnız O’na yürekten inanıp bağlananlar hariç: Zira bunlar müminlerle birlikte olacaklardır ve zamanı geldiğinde Allah bütün müminlere büyük bir mükafat bahşedecektir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ancak, tövbe ile dönüş yapanlar, durumlarını düzeltip, Allah’a sımsıkı bağlananlar ve dinlerini Allah’a has kılarak yaşayanlar, işte onlar müminlerle beraberdir. Vakti geldiğinde Allah, müminlere büyük bir mükâfat verecektir. 9/104, 20/82, 25/70-71, 39/53
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ne ki tevbe edenler, gidişatını düzeltenler, Allah’a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini Allah’a has kılarak inançlarını saflaştıranlar hariç; işte bunlar mü’minlerle birlikte olacaklar ve zamanı geldiğinde Allah mü’minlere muhteşem bir ödül verecek.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ancak (ettiklerine pişman olarak) tevbe edip, hallerini düzeltenler, Allah'a (emir ve yasaklarına) sarılarak ibadetlerini yalnız Allah için yapanlar hariçtir! Çünkü onlar o zaman (kendilerinden hiç iki yüzlülük sadır olmayan) müminlerle beraberdirler. Allah müminlere yakında çok büyük mükafat verecektir. (O tevbe edenler de bu mükafattan -ganimetten- hissedar olacaktır)
Osman Fırat
swap_vert close
Ancak tevbe edenler, uslananlar, Allah’a (Kur’an ile) tutunanlar ve dinlerini sırf Allah’a has kılanlar, işte onlar müminlerle beraberdir; Allâh da yakında mü’minlere büyük bir mükâfât verecektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ancak o kimseler ki, tövbe ettiler, ve hallerini ıslahta bulundular ve Allah Teâlâ'ya iltica ediverdiler, ve dinlerini Allah için halisane kıldılar, onlar müstesna. İşte onlar mü'minler ile beraberdirler. Mü'minlere ise Allah Teâlâ elbette pek büyük mükâfaat verecektir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ancak tövbe edip hallerini düzeltenler ve Allah'a sımsıkı sarılanlar ve bütün samimiyetleriyle sırf Allah'a itaat edenler müstesna. İşte bunlar müminlerle beraberdir. Allah müminlere de büyük mükâfat verecektir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ancak tevbe edenler, uslananlar, Allah'a yapışanlar ve dinlerini sırf Allah için yapanlar (yalnız O'na tapanlar), işte onlar mü'minlerle beraberdir; Allah da yakında mü'minlere büyük bir mükafat verecektir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ancak şunlar ki (nifâkdan) tevbe itdiler, ıslâh-ı hâl iylediler, Allâh'a sarıldılar ve dînlerini Allâh'a hâlis kıldılar. İşte onlar mü'minlerle berâberdirler. Allâh mü'minlere büyük ecir ve mükâfât ihsân idecekdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ama dönüş (tevbe) yapan[*], kendilerini düzelten, Allah'a sarılan ve dinini sadece Allah’a has kılanlar başka. Onlar, inanıp güvenenlerle beraberdirler. Allah, inanıp güvenenlere büyük bir ödül verecektir.
[*] Tevbe eden  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ancak, tevbe edenler, hallerini düzeltip, Allah'a bağlananlar ve dinlerini Allah için arındıranlar, işte onlar müminlerle beraberdir. Allah, müminlere büyük bir mükafat verecektir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'ın buyruklarına sımsıkı sarılanlar ve tam bir içtenlikle iman ve ibadetlerini Allah'a yöneltenler müstesnadır. Onlar mü'minlerle beraberdirler; Allah ise mü'minlere pek büyük bir ödül verecektir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ancak tövbe edip hallerini düzelterek Allah'a yapışan ve dinlerini samimiyetle Allah'a özgüleyenler müstesnadır. İşte böyleleri, müminlerle beraber olacaktır. Ve Allah, müminlere yakında çok büyük bir ödül verecektir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
illā anlar kim tevbe daħı eylediler daħı śıġındılar Tañrı’ya daħı aru eylediler dinlerin Tañrı içün şunlar mü’minler iledür. daħı śoñra vire Tañrı mü’minlere müzd ulu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Līkin tevbe iden kişiler, daḫı eylük eyleyenler, daḫı ṣıġınanlar Tañrıya, daḫıiḫlāṣ idenler dīnleri Tañrıya. Pes anlar mü’minler‐ile olurlar cennetde. DaḫıTañrı Ta‘ālā virse gerek mü’minlere ulu müzd.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Tövbə edənlər, özlərini islah edib düzəldənlər, Allahdan möhkəm yapışanlar və Allah qarşısında dinini (e’tiqadını) təmizləyənlər müstəsnadır. Çünki onlar mö’minlərə bərabərdirlər. Mö’minlərə isə Allah böyük mükafat verəcəkdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Save those who repent and amend and hold fast to Allah and make their religion pure for Allah (only). Those are with the believers. And Allah will bestow on the believers an immense reward.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Except for those who repent, mend (their lives) hold fast to Allah, and purify their religion as in Allah.s sight: if so they will be (numbered)(652) with the believers. And soon will Allah grant to the believers a reward of immense value.
652 Even Hypocrites can obtain forgiveness, on four conditions: (1) sincere repentance, which purifies their mind; (2) amendment of their conduct, which purifies their outer life; (3) steadfastness and devotion to Allah, which strengthens their faith and protects them from the assaults of evil; and (4) sincerity in their religion, or their whole inner being, which brings them as full members into the goodly Fellowship of Faith.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِلَّا
ancak
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
تَابُوا
tövbe ettiler
وَاَصْلَحُوا
ve ıslah ettiler
وَاعْتَصَمُوا
ve sımsıkı sarıldılar
بِاللّٰهِ
Allah'a
وَاَخْلَصُوا
ve has kıldılar
د۪ينَهُمْ
dinlerini
لِلّٰهِ
Allah'a
فَاُو۬لٰٓئِكَ
artık işte
onlar
مَعَ
beraber- dirler
الْمُؤْمِن۪ينَۜ
mü'minlerle
وَسَوْفَ يُؤْتِ
ve verecektir
اللّٰهُ
Allah
الْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minlere
اَجْراً
bir mükâfat
عَظ۪يماً
büyük
Ancak tövbe edip (nefislerini) ıslah edenler, Allah'a (O'nun muhabbetine) sımsıkı sarılanlar ve dinlerini (O'na hiçbir şeyi şirk koşmayarak yalnız) Allah'a has kılanlar müstesna. İşte onlar mü'minlerle beraberdirler ve Allah, mü'minlere büyük bir mükâfat verecektir.
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
تَابَ
Fiil-I
ت و ب
Yöneldi, tövbe etti, tövbeleri kabul etti
اَصْلَحَ
Fiil-IV
ص ل ح
Islah etti, düzeltti, elverişli bir hâle getirdi
اِعْتَصَمَ
Fiil-VIII
ع ص م
Sımsıkı sarıldı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَخْلَصَ
Fiil-IV
خ ل ص
Has kıldı, ihlâslı kıldı
دِين
İsim
د ي ن
Din, kanun, ceza
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
سَوْف
Fiil
سَوْف
Yakında, -ecek, -acak, olacak
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam