close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 139. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elleżîne yetteḣiżûne-lkâfirîne evliyâe min dûni-lmu/minîn(e)(c) eyebteġûne ‘indehumu-l’izzete fe-inne-l’izzete li(A)llâhi cemî’â(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, inananları bırakırlar da kafirleri dost edinirler. Yüceliği, kudreti onlardan mı umuyorlar, onlardan mı arıyorlar? Hiç şüphe yok ki bütün yücelik ve kudret Allah'ındır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Münafıklar) Ki onlar mü’minleri (İslam kardeşliği cephesini) bırakıp, kâfirlerin (ve zalimlerin) velayetini-himayesini (haksızlık ve ahlâksızlık temelli Haçlı birlikteliğini) hedef ittihaz ediniyorlar. (Bu münafıklar) İzzeti (şeref, huzur ve hürriyeti) onların (bâtıl ve barbar odakların) yanında mı arıyorlar? Oysa bütün izzet (kuvvet ve haysiyet) kesinlikle Allah’ındır (ve İslam’dadır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O münafıklar ki, mü'minleri bırakıp Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenleri dost ediniyorlar. Onlar da bir güç mü arıyorlar? Unutmayın bütün güç, kuvvet ve şeref yalnızca Allah'ındır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Şuurlu ve kâmil mü'minleri bırakıp, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirleri candan dost, müttefik, veli edinenler, kâfirleri kendilerine hâkim hale getirerek işlerini, onların ellerine bırakanlar, onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Bilsinler ki, izzet ve şeref, kudret ve hükümranlık bütünüyle Allah'a aittir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 35/10; 63/8.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar mü'minleri bırakıp kâfirleri dost edinenlerdir. Onların yanında şeref mi arıyorlar? Oysa şeref tümüyle Allah'a aittir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dostlar (veliler) edinirler. 'Kuvvet ve onuru (izzeti)' onların yanında mı arıyorlar? Şüphesiz, 'bütün kuvvet ve onur,' Allah'ındır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O münafıklar ki, mü'minleri bırakarak kâfirleri dost ediniyorlar, izzet ve zaferi onların yanında mı arıyorlar! Muhakkak ki bütün izzet ve kudret Allah'ındır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Öyle münafıklardır ki; Müslümanlar yerine kâfirleri dost ediniyorlar. Onlar, o kâfirlerde izzet ve şeref mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet, Allah’ındır
[Siz ey Müslümanlar! Sakın bunlarla oturmayın.]  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler; onların yanında şeref mi arıyorlar? Şüphesiz bütün şeref yalnızca Allah'a aittir.
Besim Atalay
swap_vert close
İnanlıyı bırakıp da münafıkla, kâfirleri dost tutanlar, onların yanlarında, saygı mı bekliyorlar? Emreliğin hepsi Allah içindir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar, mü'minleri bırakıp inkârcıları dost edinen kimselerdir. Onların yanında şeref ve itibar mı arıyorlar? Hâlbuki şeref ve itibar bütünüyle Allah'ın yanındadır. 
Bkz. 3/28, 4/144, 5/51, 57, 9/23, 19/81, 29/25, 35/10, 58/22, 60/1, 63/8Bu âyetteki uyarıdan, mü’min olduğunu iddia eden ve fakat İslam düşmanlarıyla sarılı olma psikozu içinde onursuz ve kişiliksiz bir hayat yaşamayı tercih eden sözde Müslümanlara da ders almalıdır. Buradaki mesaj; 138. âyetten bağımsız olarak genel muhtevasıyla ele alındığında, sadece dünyanın geçici menfaatlerini elde etmek adına inkârcıların gölgesine sığınarak onlardan yararlanmak isteyen ve bu uğurda inandıklarından sürekli taviz veren ikiyüzlü Müslümanlar için ciddi uyarı içermektedir.   
Cemil Said
swap_vert close
O münâfıklar ki dostlarını mü’minlerin meyânından değil kâfirlerin meyânından intihâb idiyorlar. Bu ânların ’indinde bir kuvvet mi? Hayır kuvvet Allâh’ındır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar, inananları bırakıp da kafirleri dost edinirler; onların tarafında bir şeref ve kudret mi arıyorlar? Doğrusu kudret bütün olarak Allah'ındır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, mü’minleri bırakıp kâfirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Hâlbuki bütün izzet ve şeref Allah’a aittir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Müminleri bırakıp kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah’a aittir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah'a aittir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar ki inananlardan ayrı inkarcılarla işbirliği yapar. Onların yanında onur mu arıyorlar? Oysa, onur tümüyle ALLAH'a aittir
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar, müminleri bırakıp kâfirleri dost ediniyorlar. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref Allah'a aittir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlar ki mü'minleri bırakarak kâfirlerin velâyetine tutunuyorlar, ızzeti onların yanında mı arıyorlar? Fakat ızzet tamamile Allahındır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar, mü’minleri bırakıp kâfirleri dost ediniyorlar. *Onların (kâfirlerin) yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Şüphesiz, bütün izzet tamamen Allah’a aittir. (Onu dilediğine verir ki, onlar da mü’minlerdir.)
* “Onların (kâfirlerin) yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar”; Ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilen Allah Teâlâ’nın sormuş olduğu bu soru, munâfıkları azarlama ve kınama ifadeleridir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Çünkü onlar mü'minlerin yanı sıra gerçeği yalanlayan nankörleri evliya¹ ediniyorlar. İzzeti² onların yanında mı arıyorlar! Kuşkusuz, izzet, tamamıyla Allah'ın yanındadır.
1.Koruyucular, yardımcılar, gözeticiler, destekleyiciler, yandaşlar. 2. Yüksek onur, şeref, büyük itibar, yücelik, saygınlık, üstünlük.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar mü'minleri bırakıb kâfirleri dost edinenlerdir. İzzet (-ü şevket) i onların yanında mı arıyorlar? Hakıykî bütün ululuk ve kudret Allahındır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlar ki, mü'minleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinirler. İzzeti (şeref ve üstünlüğü) onların yanında mı arıyorlar? Hiç şübhesiz ki izzet, tamâmen Allah'a âiddir.(3)
(3)“Rızâ-yı İlâhî ve iltifât-ı Rahmânî ve kabûl-i Rabbânî (Allah’ın rızâsı, iltifâtı ve kabûlü) öyle bir makamdır ki, insanların teveccühü (alâkası) ve istihsânı (beğenmeleri), ona nisbeten bir zerre hükmündedir. Eğer teveccüh-i rahmet varsa, yeter! İnsanların teveccühü, o teveccüh-i rahmetin in‘ikâsı(aksetmesi) ve gölgesi olmak cihetiyle makbûldür; yoksa arzu edilecek bir şey değildir. Çünki kabir kapısında söner, beş para etmez!” (Mektûbât, 29. Mektûb, 262-263)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar (o münafıklar) ki, inananları bırakıp (saldırgan) inkâcıları veliler (liderler, yardımcılar, destekleyiciler, yandaşlar) edinirler. Yoksa onlar, ’Kuvvet ve onuru, onların yanında mı arıyorlar? Oysa şüphesiz, ’bütün kuvvet ve onur Allah’ındır (onun elindedir).*
(*) Bu âyetteki uyarıdan, mü’min olduğunu iddia eden ve fakat İslam düşmanlarıyla sarılı olma psikozu içinde onursuz ve kişiliksiz bir hayat yaşamayı tercih eden sözde Müslümanlara da ders almalıdır. Buradaki mesaj; 138. âyetten bağımsız olarak genel muhtevasıyla ele alındığında, sadece dünyanın geçici menfaatlerini elde etmek adına inkârcıların gölgesine sığınarak onlardan yararlanmak isteyen ve bu uğurda inandıklarından sürekli taviz veren ikiyüzlü Müslümanlar için ciddi uyarı içermektedir. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) Özetle: Mülüman birey veya İslam toplumu, Müslüman olmayanları kendilerine lider, önder, yönetici yapamazlar, çünkü bir gayrimüslim İslam toplumunu yönetirse, icraatllarıyla insanları İslamdan üzaklaştırmaya ve İslam aleyhine uygulamalarda bulunabilir. Zaten Hıristiyan, Yahudi veya başka bir dinin ve ideolojinin mensupları da kendilerinden olmayanları lider, önder ve yönetici edinmezler. Ama Müslüman, müslüman olmayanlarla her türlü insani ilişki ve muamelelerde bulunabilir, onlarla dost ve arkadaş olabilir, bunda hiçbir sakınca yoktur. (الله اعلم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Mü’minleri bırakıp ta, doğruları inkâr edinenlere sığınanlar (veli edinenler), böyle yapmakla, acaba onların yanında güç veya şeref kazanacaklarını mı zannediyorlar? Hâlbuki bütün güçte, şerefte, Allah’ın yanındadır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
iki yüzlüler inananları bırakıp da Allah’ı tanımayanları kendilerine koruyucu edindiler. Yoksa onlar bütün erkin kendilerinde olduğunu mu sanıyorlar? Gerçekten bütün erk Allah’tadır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O münâfıklar mü/minleri bırakarak kâfirleri dost tutarlar, bunların indinde yegâne bir galebe arıyorlar, bulamazlar çünkü bütün yegâne galebe Allah/ındır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar mü’minleri bırakıp kâfirleri mi dost ediniyorlar? (Yoksa) onların yanında şeref mi arıyorlar? Muhakkak ki şeref [izzet] tamamıyla Allah’a aittir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, iman edenleri bırakıp da kâfirleri dost edinirler. İzzeti onların yanında mı arıyorlar? Şüphesiz izzet bütünüyle Allah'ındır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Çünkü onlar, müminleri bırakıp kâfirleri kendilerine dost ediniyorlar. Onların yanında yer almakla izzet ve şeref kazanacaklarını mı umuyorlar? Onlarla dost olmakla, onların hayat tarzını, kılık kıyafetini, kültürünü taklit etmekle şeref ve onur kazanacaklarını, üstünlük elde edeceklerini mi sanıyorlar? Ne kadar da yanılıyorlar! Çünkü izzet ve şeref, tamamen ve yalnızca Allah’a aittir. O hâlde, gerçek anlamda onur kazanmak isteyen, yalnızca Allah’a kul olmalıdır. Kâfirlerde onur aramak şöyle dursun, gerekirse onlarla birlikte oturmaktan bile sakınmalıdır:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Müminler’i bırakıp Kâfirler’i veliyyler edinenler, İzzet’i onların yanında mı arıyorlar? İzzet, topluca Allah’a aittir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Müminler varken inkarcılarla dostluk kuranlar, acaba onlarla olmaktan güç mü umuyorlar? Halbuki tüm güçleri elinde tutan, Allah'tır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar Müminleri bırakıp kâfirleri dost edinenlerdir. Kâfirlerin yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Hâlbuki bütün izzet ve şeref Allah’a aittir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların (kâfirlerin) yanında itibar mı arıyorlar? Bilsinler ki itibar bütünüyle ve yalnızca Allah’a aittir. [*]
Benzer mesajlar: Yûnus 10:65; Fâtır 35:10.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Çünkü) onlar, mü’minleri bırakıp, kâfirleri dost ediniyorlar. Yoksa (şanı ve) şerefi, onların yanında mı arıyorlar? Hâlbuki bütün (şan ve) şeref, tamamıyla Allah’a aittir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Müminleri bırakıp hakikati inkar edenleri dost edinenlere gelince, onlarla şeref kazanacaklarını mı umuyorlar? Unutmayın ki asıl şeref [yalnız] Allah’a aittir. ¹⁵⁴
154 Bkz. 3:28. Ancak “dostlar” (evliyâ’, tekili velî) terimi bu bağlamda sadece politik ittifakları göstermez. Her şeyden daha fazla, bariz olarak, hakikati inkar edenler ile “ahlakî dayanışmaya” işaret eder. Bu da onlar tarafından “onurlandırılma” veya eşit kabul edilme ümidi ile onların hayat tarzlarını müminlerin hayat tarzına tercih etmeyi ifade eder. İnatçı inkarcıların hayat tarzının taklit edilmesi, sahih inancın talep ettiği ahlakî esaslar ile çatıştığından, bu ilkelerin tedricî olarak terk edilmesine yol açar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar, müminleri bırakıp kâfirleri dost ve müttefik edinirler. Onların yanında şeref ve itibar mı arıyorlar? Şeref ve itibar bütünüyle Allah’a aittir. 5/51-57
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Mü’minleri bırakıp da kâfirleri veli edinenler, şeref ve itibarı onların yanında mı arıyorlar? İyi bilin ki şeref ve itibar bütünüyle Allah’a aittir.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar ki, müminleri bırakıp, kafirleri dost ediniyorlar, izzeti (kuvvet ve şerefi) onların yanında mı arıyorlar? Muhakkak ki bütün izzet yalnız Allah’ındır!
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar, mü’minleri bırakıp kâfirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Hâlbuki bütün izzet ve şeref Allah’a aittir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar ki, mü'minleri bırakarak kâfirleri dost tutarlar. İzzeti onların yanında mı arıyorlar? Muhakkak ki, bütün izzet Allah Teâlâ'nındır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O münâfıklar müminlerin dışında kâfirleri dost edinirler. İzzet ve desteği onların yanında mı arıyorlar? Oysa bütün izzet ve kuvvet Allah'ındır. [35, 10; 63, 8]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar mü'minleri bırakıp kafirleri dost tutuyorlar. Onların yanında şeref mi arıyorlar? Bütün şeref, tamamen Allaha aittir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mü'minleri bırakarak kâfirleri dost idinenler (bu hareketleriyle) onlar indinde 'izzet ve rif'at bulmak mı isterler? 'İzzet ve şerefin cümlesi Allâh Te'âlâ'ya mahsûsdur. (Dilediğini 'azîz ider.)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar, ayeti görmezden gelenleri veli (dost) edinmeyi, müminlere tercih eden kimselerdir. Kafirlerin yanında güç ve kuvvet mi arıyorlar? Doğrusu bütün güç ve kuvvet, Allah'ın elindedir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, müminleri bırakıp kafirleri dost/veli edinirler. Onların yanında itibar mı arıyorlar? İtibar/güç bütünüyle Allah'a aittir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar, mü'minleri bırakıp da kâfirleri kendilerine dost edinenlerdir. Yoksa onlar, kâfirlerin yanında üstünlük ve şeref mi arıyorlar? Halbuki üstünlük ve şeref tümüyle Allah'ındır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Öyle kişiler ki onlar, müminleri bırakıp da küfre sapanları dostlar ediniyorlar. Onların yanında onur ve yücelik mi arıyorlar? Onur ve yüceliğin tümü Allah'ındır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
anlar kim dutarlar kāfirleri ya'nį cuḥūdları dostlar mü’minlerden ayruķ dilerler mı anlaruñ ķatından 'izzeti? bayıķ 'izzet Tañrı’nuñdur dükeli.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlar ol kişilerdür kim kāfirleri dost idinürler mü’minlerden özge. İsterlermi anlardan ‘izzeti? Taḥḳīḳ barça ‘izzet Tañrınuñdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O münafiqlər ki, mö’minləri qoyub kafirləri dost tuturlar. (İzzət və) qüdrəti onların yanındamı axtarırlar? Şübhəsiz ki, (izzət və) qüdrət tamamilə Allaha məxsusdur!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Those who choose disbelievers for their friends instead of believers! Do they look for power at their hands? Lo! all power appertaineth to Allah.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Yea, to those who take for friends unbelievers rather than believers: is it honour they seek among them? Nay,- all honour is with Allah.(648)
648 If the motive is some advantage, sonic honour— the fountain of all good is Allah. How can it really be expected from those who deny Faith? And if there is some show of worldly honour, what is it worth against the contempt they earn in the spiritual world?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَّذ۪ينَ
onlar ki
يَتَّخِذُونَ
edinirler
الْكَافِر۪ينَ
kâfirleri
اَوْلِيَٓاءَ
dostlar
مِنْ دُونِ
başka
الْمُؤْمِن۪ينَۜ
mü'minlerden
اَيَبْتَغُونَ
arıyorlar mı
عِنْدَهُمُ
yanlarında
الْعِزَّةَ
izzeti
فَاِنَّ
hiç şüp- hesiz
الْعِزَّةَ
izzet
لِلّٰهِ
Allah'a aittir
جَم۪يعاًۜ
bütün
Onlar ki mü'minleri bırakıp da kâfirleri dost edinirler. Onlar izzet (şeref ve üstünlüğ)ü onların yanında mı arıyorlar? Hâlbuki bütün izzet (şeref ve üstünlük yalnızca) Allah'a aittir.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِتَّخَذَ
Fiil-VIII
ا خ ذ
Edindi, aldı, vesile saydı, tuttu
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
اِبْتَغَى
Fiil-VIII
ب غ ي
İstedi, arzuladı
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
عِزَّة
İsim
ع ز ز
Gurur, izzet
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عِزَّة
İsim
ع ز ز
Gurur, izzet
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
جَمِيع
İsim
ج م ع
Bir araya gelenler, topyekün, cemaat,topluluk