Onlar (o münafıklar) ki, inananları bırakıp (saldırgan) inkâcıları veliler (liderler, yardımcılar, destekleyiciler, yandaşlar) edinirler. Yoksa onlar, ’Kuvvet ve onuru, onların yanında mı arıyorlar? Oysa şüphesiz, ’bütün kuvvet ve onur Allah’ındır (onun elindedir).*
(*) Bu âyetteki uyarıdan, mü’min olduğunu iddia eden ve fakat İslam düşmanlarıyla sarılı olma psikozu içinde onursuz ve kişiliksiz bir hayat yaşamayı tercih eden sözde Müslümanlara da ders almalıdır. Buradaki mesaj; 138. âyetten bağımsız olarak genel muhtevasıyla ele alındığında, sadece dünyanın geçici menfaatlerini elde etmek adına inkârcıların gölgesine sığınarak onlardan yararlanmak isteyen ve bu uğurda inandıklarından sürekli taviz veren ikiyüzlü Müslümanlar için ciddi uyarı içermektedir. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) Özetle: Mülüman birey veya İslam toplumu, Müslüman olmayanları kendilerine lider, önder, yönetici yapamazlar, çünkü bir gayrimüslim İslam toplumunu yönetirse, icraatllarıyla insanları İslamdan üzaklaştırmaya ve İslam aleyhine uygulamalarda bulunabilir. Zaten Hıristiyan, Yahudi veya başka bir dinin ve ideolojinin mensupları da kendilerinden olmayanları lider, önder ve yönetici edinmezler. Ama Müslüman, müslüman olmayanlarla her türlü insani ilişki ve muamelelerde bulunabilir, onlarla dost ve arkadaş olabilir, bunda hiçbir sakınca yoktur. (الله اعلم)