close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 116. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnna(A)llâhe lâ yaġfiru en yuşrake bihi veyaġfiru mâ dûne żâlike limen yeşâ-/(u)(c) vemen yuşrik bi(A)llâhi fekad dalle dalâlen be’îdâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki Allah, kendisine eş tanıyanı yarlıgamaz, bundan başka dilediği kişinin bütün suçlarını örter, yarlıgar ve kim Allah'a eş tanırsa öylesine sapıtmıştır ki tuttuğu yol, doğru yoldan pek uzaktır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Kesinlikle) Allah Kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bundan başka (günahlarını ise) dilediği kimse için bağışlar. Allah’a ortak koşan kimse, mutlaka uzak bir sapkınlığa kaymıştır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah kendisinden başka birine, ilahlık yakıştırılmasını asla bağışlamaz, ama bağışlanmasını isteyen kimsenin şirk dışındaki günahlarını bağışlar. Çünkü Allah'ın yanı sıra başkasına ilahlık yakıştıranlar, şiddetli bir sapıklığa düşmüş kimselerdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında kendisine ortak koşulmasını, Allah'a imanın gerektirdiği esasların inkâr edilmesini bağışlamayacaktır. Bunun dışındaki, bunun altındaki büyük-küçük günahları, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimse için bağışlar. Kim, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşarsa, tamamen başına buyruk hareket ederek büsbütün hak yoldan uzaklaşmış, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih etmiş olur.
bk. Kur’an-ı Kerim, 4/48.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bunun dışındakileri ise dilediği kimse için bağışlayabilir. Kim Allah'a ortak koşarsa uzak bir sapıklığın içine düşmüştür.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hiç şüphesiz, Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında kalanlar ise, (onlardan) dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa elbette o uzak bir sapıklıkla sapmıştır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Muhakkak ki Allah, kendine ortak koşanları bağışlamaz. Bu günahdan başkasını, dilediği kimseden mağfiret buyurur (bağışlar). Kim Allah'a eş (ortak) koşarsa, doğrusu çok uzak bir sapıklığa sapmıştır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah kendisine eş koşulmasını affetmez. Bundan başka her şeyi fakat istediği kişi için affeder. Kim, Allah’a eş koşarsa, muhakkak haktan tamamen sapmış ve yalnızlığa düşmüş demektir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz; şirkten başka günahları, dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa büsbütün sapıtmıştır.
Besim Atalay
swap_vert close
Allah bağışlamaz kendisine eş koşulmayı, bundan öte, dilediğin bağışlar, Allaha eş koşan, sapıklığın koyusuna düşmüştür
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Muhakkak ki Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları dilerse bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa, elbette o derin/apaçık bir sapıklığa düşmüştür. 
Bkz. 4/48, 5/72, 22/31  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh kendisine şerîk koşanların cürmüni ’afv itmiyecekdir diğer günâhlardan istediğini ’afv ider çünki Allâh’a şerîk koşanlar hak yolundan çok uzak bir dalâletdedirler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah, kendisine ortak koşulmasını elbette bağışlamaz, bundan başkasını dilediğine bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse derin bir sapıklığa sapmış olur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz, ondan başkasını dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan büsbütün sapıtmıştır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; ondan başka günahları dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır.  
 İlgili hadislerle bu ve benzeri âyetlerin birlikte değerlendirilmesi sonunda anlaşılan odur ki, Allah Teâlâ zerre kadar iman ile ahirete intikal eden müminleri bile ya bir müddet cezalandırdıktan sonra, yahut tevbe, keffâret, iyi ameller, musibetlere sabır gibi sebeplerle, yahut da böyle bir sebebe dayanmaksızın affetmekte, bağışlamaktadır. İmansız olarak, inkâr ve şirk içinde hayatını tamamlayanları ise bağışlamayacağı bu âyetten kesin olarak ortaya çıkmaktadır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH kendisine ortak koşulmasını (ölünceye kadar sürdüğü taktirde) affetmez; bunun aşağısındaki günahları ise dilediği kişiye affeder. Kim ALLAH'a ortak koşarsa tamamen sapıtmış olur.
Şirkin en basit tanımı: Allah'tan başkasının da sana yardım edebileceğine inanmaktır. Allah'a ortak koşanlar kendilerinin Allah'a ortak koşmadığını zannederler (6:22-23).  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında dilediğini bağışlar. Allah'a ortak koşan, muhakkak ki, derin bir sapıklığa düşmüştür.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Doğrusu Allah kendine şirk koşulmasını mağfiret buyurmaz, ondan berisini ise dilediğine mağfiret buyurur, kim de Allaha şirk koşarsa hakıkatte pek uzak bir dalâle sapmıştır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz Allah, kendisine şirk koşulmasını, (dünyada iken tövbe etmeyerek, bu hâl üzere ölen kimseyi, âhirette asla) bağışlamaz. (Müslüman olmak şartı ile) bunun dışında (ki küçük veya büyük amelî günahları olanlardan) dilediği kimseyi (lütfuyla) bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, hiç kuşkusuz derin bir sapkınlığa düşmüştür.
Mü’min ya da kâfir bir kul, henüz hayatta iken, yapmış olduğu itikâdî ya da amelî günahlarına kalben, samimi bir şekilde tövbe ederse, tövbe ettiği o günahları Allah Teâlâ tarafından bağışlanır. Amelî günahlarına tövbe etmeden ölen mü’min bir kulun, âhiretteki durumu; Allah Teâlâ, âhirette o mü’min kula, ya lütfuyla muamele ederek amelî günahlarını bağışlar ya da o mü’min kula adaleti ile muamele ederek amelî günahlarının karşılığı olarak geçici bir süre cehennem azabına uğratır. Küfrü mucip olmayan itikâdî günahlarına tövbe etmeden ölen mü’min bir kulun, (Ehl-i Bidatin) âhiretteki durumu; Küfrü mucip olmayan itikâdî günahları sebebiyle âhirette affa uğramaz, itikâdî günahlarının karşılığı olarak geçici bir süre cehennem azabı gördükten sonra cennete girecektir. Kâfirlerin âhiretteki durumu; Kâfir olarak ölenler, âhirette affa uğramazlar. Yerleri ebedî cehennemdir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında, dilediğini¹ bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, derin bir sapkınlıkla sapmış olur.
1. Uygun gördüğünü. Hak edeni; yapılan seçime göre uygun olan karşılığı vererek bağışlanmayı gerektirecek “şey”ler yapanı. Bağışlanmayı hak edeni. Ayetteki “Şâe” sözcüğü, “dilediğini” anlamının yanı sıra, “şey edeni”, “gayret göstereni”, “bir şey yapmak isteyeni” anlamlarına da gelmektedir. “Bunun dışında dilediğini bağışlar” ile anlatılan şey: Şirk bir yana diğer günahlar bir yana, şirki diğerleri ile kıyaslamayın.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şübhesiz ki Allah, kendisine eş tanınması (nın günâhını) yarlığamaz. Ondan başkasını, dileyeceği kimse için, yarlığar. Kim Allaha eş tanırsa muhakkak ki o, (doğru yoldan) uzak bir sapıklıkla sapmışdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz; bunun dışındaki(günah)ları ise, (kendi lütfundan) dilediği kimse için affeder. Artık kim Allah'a şirk koşarsa, o takdirde doğrusu (haktan) uzak bir dalâlet ile sapmış olur.(1)
(1)“Mâdem bir rubûbiyet-i mutlaka vardır (bütün herşey O’nun tedbir ve idâresi altındadır), elbette şirki ve iştirâki (ortaklığı) kabûl etmez. Çünki o rubûbiyetin kendi cemâlini izhâr (göstermek) ve kemâlâtını i‘lân (duyurmak) ve kıymetli san‘atlarını teşhîr etmek (sergilemek) ve gizli hünerlerini göstermek gibi en mühim maksad ve gāyeleri cüz’iyâtta ve zîhayatlarda (canlılarda) temerküz ve ictimâ‘ ettiğinden(toplandığından), en cüz’î bir şeye ve en küçük bir zîhayâta kendi başıyla müdâhale eden bir şirk, o gāyeleri bozar ve o maksadları harâb eder. Ve zîşuûrun yüzlerini o gāyelerden ve o gāyeleri irâde edenden (isteyenden) çevirip esbâba (sebeblere) saldığından ve bu vaziyet rubûbiyetin mâhiyetine(hakīkatine) bütün bütün muhâlif (zıt) ve adâvet (düşmanlık) olduğundan, elbette böyle bir rubûbiyet-i mutlaka, hiçbir cihetle şirke müsâade etmez.” (Şuâ‘lar, 7. Şuâ‘, 138-139)Ayrıca bakınız; (sahîfe 51, hâşiye 3; sahîfe 85, hâşiye 3)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz Allah, (mesajlarının tebliği hakkıyla yapıldığı hâlde) kendine ortak koşulmasını (kendinden başka varlıklara tanrısal nitelikler yüklenilmesini) bağışlamaz. (Kendisine yönelip bağışlanmasını) isteyen kimsenin (şirk dışındaki) günahlarını ise, bağışlar. Ve Allah’ın yanı sıra başkasına ilahlık yakıştıran kimse, uzak (derin) bir sapıklığa düşmüş olur.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah kendine ortak koşulmasını kesinlikle bağışlamaz. Ama şirk koşmanın dışında ki hataları dilediği kimseden bağışlar. Kim Allah’a ortaklar koşarsa, gerçekten çok uzak bir sapıklığa düşmüştür.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Allah kendine eş koşulmasını yarlıgamaz. Bundan başka kimi dilerse onu yarlıgar. Herkim Allah’a eş koşarsa gerçekten o doğru yoldan uzaklaştıkça uzaklaşmıştır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şüphe yok ki Allah kendisine şerik koşulmayı bağışlamaz. Bundan başkasını dilediği kimse için bağışlar. Herkim Allah/a şerik koşarsa doğru yoldan pek uzak bir sapıklık içinde kalmıştır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz, bunun dışında her şeyi dilediği kişi için bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa, muhakkak o, derin [ba’îd] bir sapıklığa sapmıştır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz Allah, kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz, bundan düşüğünü dilediğine bağışlar. Allah'a şirk koşan kimse derin bir sapıklığa sapmış olur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah, ister başka ilâhlara tapınma, isterse gönderdiği hükümleri reddetme şeklinde olsun, egemenliğinin kısmen de olsa başkasına verilerek kendisine ortak koşulmasını, —zamanında tövbe edilmediği takdirde— asla bağışlamayacaktır. Bundan daha hafif günahları ise, dilediği kimseler için bağışlayabilir. Fakat müşriklerin bağışlanması asla söz konusu olamaz. Çünkü Allah’a ortak koşanlar, gerçekten derin bir sapıklığa düşmüşlerdir! Bakın, yalnızca Allah’a kulluk etmeyenler, nasıl da kendilerinin ve şeytanın köleleri oluyorlar:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz; dileyeceği kimse için bunun altındakini / bundan başkasını bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa, kesinlikle uzaklaştıran bir sapkınlığa sapmıştır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, kendisine aracı ile ulaşılmasını asla bağışlamaz, bunun dışında her suçu, isterse bağışlayabilir. Allah'a aracı ile yalvaranlar aslında çok büyük bir yalnızlık içerisindedirler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşarak Allah’ın yasalarına karşı çıkanlar, insanların yasalarına uyanlar, kuşkusuz derin bir sapıklığa düşmüştür.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bundan başkasını, (diğer günahları) dilediği (layık olan) kimse için bağışlar. [*] Allah’a ortak koşan kimse, elbette uzak bir sapkınlığa düşmüş (demek)tir.
Benzer mesaj: Nisâ 4:48. Demek ki Yüce Allah’ın bağışlamayacağını ilan ettiği tek günah, [şirk] yani şirk üzere ölmektir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz Allah kendisine eş koşulmasını asla affetmez. Ama bunun dışında, dilediği kimselerin (günâhlarını) bağışlar. Her kim de Allah’a eş koşarsa, gerçekten derin bir sapkınlığa düşmüş olur.¹
1 Şirk hem Hakk’a bir iftira ve büyük bir günah hem de derin bir sapkınlıktır ve her iki surette de büyük bir zulümdür. Bazı müşriklerde iftira bazılarında da sapkınlık daha belirgindir. Ehl-i kitap müşriklerin şirki bir iftira, diğerlerininki iftiradan ziyade bir sapkınlıktır. Yani birininki ahlâksızlığa, diğerininki ise cehalete dayanır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ALLAH, Kendisinden başka birine ilahlık yakıştırılmasını asla bağışlamaz, [ama] dilediği kimsenin daha hafif günahlarını bağışlar: Çünkü Allah’ın yanısıra başkasına ilahlık yakıştıranlar şiddetli bir sapıklığa düşmüş kimselerdir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hiç şüphesiz Allah, kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz ama bunun altında olan günahları hak eden kimse için bağışlar. Çünkü kim Allah’a şirk koşarsa, o derin bir sapıklığa düşmüştür. 4/48, 46/4...6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
KUŞKUSUZ Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; fakat isteyen/istediği kimselerin bunun dışındaki günahlarını bağışlar; ve her kim Allah’a ortak koşmak (isterse), işte o dipsiz bir sapkınlığa gömülüp gitmiştir.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şüphe yok ki Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Ondan başka günahları, dilediği kimse için bağışlar, kim Allah'a ortak koşacak olursa, o büsbütün sapıtmıştır!
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki, Allah Teâlâ kendisine şerik koşulmasını mağfiret etmez, ve bunun dûnundakini de dilediği kimseye mağfiret buyurur. Ve her kim Allah Teâlâ'ya şerik koşarsa muhakkak ki pek uzak bir dalâlete sapmıştır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Şu kesin ki: Allah Kendisine şirk koşulmasını affetmez, ama dilediği kimse hakkında bunun altındaki diğer günahları affeder. Her kim Allah'a şirk koşarsa, haktan çok uzağa sapmış olur. [4, 48]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz, bundan başka herşeyi dilediğine bağışlar. Allah'a ortak koşan da uzak bir sapıklığa düşmüştür.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ kendisine şirk olunmasını 'afv ve mağfiret itmez ve bundan gayrısını (şirkden başka her günâhı) dilediklerine mağfiret ider. Allâh'a şirk iden doğrı ve hak yoldan pek uzak olan dalâlete düşmüşdür. [³]
[3] Bâdiye 'arablarından ihtiyâr biri Rasûl-ü Ekrem nezdine gelüb "Yâ Rasûlallah ben günâh işlemeğe münhemik bir pîrim. Ancak Allâh'ı bilüb îmân iylediğimden beri ona kat'iyyen şirk itmedim. Allâh'dan korkarım. Günâhlarıma tevbe iderim. Benim hâlim nasıl olur? didikde bu âyeti kerîme nâzil oldı. "İbn-i 'Abbâs"  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun altında olanı, şirkten uzak kalmayı tercih eden kişi için bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa derin bir sapıklığa düşmüş olur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz bundan başkasını dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa O derin bir dalalete düşmüştür.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; onun dışında, dilediği kimsenin günahını bağışlar. Allah'a ortak koşan ise, pek derin bir sapıklığa düşmüştür.(34)
(34) Bu sûrenin 48’inci âyetine bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah, kendisine ortak koşulmasını affetmez ama bunun dışında kalanı/bundan az olanı dilediği kişi için affeder. Allah'a şirk koşan, dönüşü olmayan bir sapıklığa dalıp gitmiştir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ Tañrı yarlıġamaz kim ortaķ eylenile aña daħı yarlıġaya anı kim şundan ayrukdur aña kim diler. daħı her kim ortaķ eyleye Tañrı’ya bayıķ azdı azmaķ ıraķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrı Ta‘ālā yarlıġamaz özine şirk getürmege ve yarlıġar andan özgesinikime dilese. Daḫı kim kāfir olsa Tañrıya, taḥḳīḳ ol azmışdur, ḥaḳdanıraḳ azġunluḳ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah Ona şərik qoşmağı əsla bağışlamaz. Bundan başqa olan günahları isə dilədiyi kimsə üçün bağışlar. Allaha şərik qoşan şəxs, şübhəsiz ki, (haqq yoldan) çox azmışdır.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! Allah pardoneth not that partners should be ascribed unto him. He pardoneth all save that to whom He will. Whoso ascribeth partners unto Allah hath wandered far astray.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Allah forgiveth not (The sin of) joining other gods(626) with Him; but He forgiveth whom He pleaseth other sins than this: one who joins other gods with Allah, Hath strayed far, far away (from the right).
626 Cf. 4:48 and n. 569. Blasphemy in the spiritual kingdom is like treason in the political kingdom.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
لَا يَغْفِرُ
bağışlamaz
اَنْ يُشْرَكَ
şirk koşulmasını
بِه۪
kendi- sine
وَيَغْفِرُ
ve bağışlar
مَا
o şe- yi ki
دُونَ
dışın- dadır
ذٰلِكَ
bunun
لِمَنْ
o kimse için ki
يَشَٓاءُۜ
diler
وَمَنْ
ve kim
يُشْرِكْ
şirk koşarsa
بِاللّٰهِ
Allah'a
فَقَدْ
artık gerçekten
ضَلَّ
sap- mıştır
ضَلَالاً
bir dalâlet ile
بَع۪يداً
uzak
Şüphesiz ki Allah, kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz, bunun dışında kalan (günah)ları ise (kendi rahmet ve mağfiretinden) dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten (o), (haktan) uzak (derin) bir dalâlete sapmış olur.
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
غَفَرَ
Fiil-I
غ ف ر
Mağfiret etti, bağışladı
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَشْرَكَ
Fiil-IV
ش ر ك
Şirk koştu, ortak koştu
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
غَفَرَ
Fiil-I
غ ف ر
Mağfiret etti, bağışladı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَشْرَكَ
Fiil-IV
ش ر ك
Şirk koştu, ortak koştu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
ضَلَّ
Fiil-I
ض ل ل
Saptı, şaşırdı, dalâlete düştü, kayboldu, boşa gitti, yanıldı
ضَلَال
İsim
ض ل ل
Dalâlet, sapma, şaşkınlık, boşa çıkma, boşa gitme
بَعِيد
İsim
ب ع د
Uzak