close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 103. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fe-iżâ kadaytumu-ssalâte feżkurû(A)llâhe kiyâmen veku’ûden ve’alâ cunûbikum(c) fe-iżâ-tme/nentum feekîmû-ssalâ(te)(c) inne-ssalâte kânet ‘alâ-lmu/minîne kitâben mevkûtâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Namazı kıldıktan sonra ayaktayken, otururken ve yanınıza yaslanınca Allah'ı anın, tam emniyete ve huzura ulaşınca da namazı dosdoğru kılın, çünkü namaz, müminlere muayyen vakitlerde kılınmak üzere farz edilmiştir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Nerede olursanız olun) Namazı bitirdiğinizde; ayaktayken, otururken ve yan yatarken Allah’ı zikredin (her halde Allah’ı çağırıp yalvarın ve Kur’an’ı okuyup anlayarak sorumluluklarınızı hatırlayın). Artık ’güvenliğe kavuşursanız’ (o durumda) namazı dosdoğru (ve tam) kılın. Çünkü namaz, mü’minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.
[Not: Askerlikte, mevcudiyetini ve görev mecburiyetini kanıtlamak üzere her gün belli vakitlerde "içtima" yoklaması gibi; günde beş vakit namazla da mü’minler, Allah’la irtibatlarını ve sadakatlerini ispatlamaktadırlar.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Namazınızı bitirdiğinizde ayakta, oturarak ve yanlarınız üzerine uzanarak Allah'ı anın, güvenliğinizi sağladığınızda namazlarınızı eksiltmeksizin tam kılın. Çünkü namaz belirli vakitlerde mü'minler üzerine farz kılınmıştır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Namazı kıldıktan sonra, ayakta, yürürken, meclislerde otururken, yanlarınız üzerinde yataklarınızda yatarken, Allah'ı zikre, şükre devam edin. Huzura kavuşunca da, namazı erkanına, şartlarına, vaktine riâyet ederek âşikâre kılın. Namaz, mü'minlere yazılı bir emir halinde, vakitleri belli bir farzdır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Namazınızı kıldıktan sonra ayakta, oturarak ve yanüstü yatarken Allah'ı anın. Güvene kavuştuğunuz zaman ise namazı gereğince kılın. Namaz mü'minlerin üzerine belli vakitlerde yerine getirilmek üzere farz kılınmıştır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin. Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O korkulu zamanda namazı kılıp bitirdikten sonra ayakta iken, otururken, yanlarınız üzere yatarken hep Allah'ı anın. Sükûn ve emniyet haline geldiğiniz vakit, namazı tam erkânı ile kılın. Çünkü namaz, mü'minler üzerine, vakitleri belirli bir farz olmuştur.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Namazı bitirdiğiniz zaman, ayakta, oturarak ve yatarak (her halükarda) Allah’ı zikredin. Eğer tam güven içinde iseniz, namazı tam kılın. Çünkü namaz, müminler üzerine vakitli bir farz olarak yazılmıştır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerine yatarken Allah'ı anınız. Huzura kavuşunca da namazı dosdoğru kılınız; çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır.
Besim Atalay
swap_vert close
Namazını bitirince, dururken, otururken, söylenirken de Allahı anasınız, gönlünüz rahatlarsa, namazı tüm kılınız, namaz inanlılara vakitle farz olundu
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken Allah'ı anmaya devam edin. Emniyete kavuştuğunuzda da namazı (eksiksiz) ikame etmeye devam edin. Çünkü namaz mü'minler üzerine vakitleri belli (zamanında eda edilmesi gereken) bir farzdır.
Bkz. 3/191, 10/12Allah’ın rahmetinden istifade etmek ve O’nun gücünden yararlanmak istiyorsak sürekli O’nu yanımızda ve yakınımızda hissetmeliyiz. “Nerede olursanız olun, Allah sizinle beraberdir.” (Hadid, 57/4) Evet Allah bizimle beraberdir ve bizi her daim görmekte ve gözetmektedir ama bizim de buna karşılık vermemiz lazım. Yani bizimle beraber olduğu şuuruyla tavırlarımıza, davranışlarımıza, söylemlerimize dikkat etmemiz gerekir. Kur’an, bizim sürekli olarak Allah’ı hatırlamamızı ve Onunla engelsiz irtibata geçmemizi emreder (2/152,200; 3/191, 33/41-42). İnsanlar Allah’a inanmakla beraber maalesef araya birilerini veya bir şeyleri sokmadan ya da Allah’ın dışındaki varlıkları putlaştırmadan Allah’la irtibata geçmeyi beceremezler. (12/106; 23/84-89; 29/61-63; 31/25; 39/38; 43/87). Allah’ın sınırsız gücünü aracısız kullanmak varken, ne diye zavallıları putlaştırarak ellerini eteklerini öpmeye çalışır insan?  
Cemil Said
swap_vert close
’İbâdet bitdikden sonra gerek ayakda, gerek oturır iken ve gerek yan yatar iken Allâh’ı düşününüz. Kendinizi emniyetde gördüğünüz gibi namâzınızı kılınız. ’İbâdet mü’minler içün mu’ayyen zamânlarda îfâsı mecbûrî bir vazîfe ve farzdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Namazı kıldıktan başka, Allah'ı ayakta iken, otururken, yan yatarken de anın. Emniyete kavuştuğunuzda, namazı gereğince kılın. Namaz şüphesiz, inananlara belirli vakitlerde farz kılınmıştır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah’ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü’minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Namazı bitirince de ayakta iken, otururken ve yatarken Allah’ı anın. Güvenlik içinde olduğunuzda namazı gerektiği gibi kılın. Şüphe yok ki namaz, müminler üzerine vakitleri belli olarak yazılmış bir ödevdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken (daima) Allah'ı anın. Huzura kavuşunca da namazı dosdoğru kılın; çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır.  
 101, 102 ve 103. âyetler, yolculukta ve tehlikeli durumlarda namazın nasıl kılınacağını anlatmaktadır. Sünnet ve tatbikattan anlaşıldığına göre yolculuk halinde, dört rekâtlı namazların kısaltılarak iki rekât kılınması için düşman tehlikesi şart değildir. Seksen ilâ doksan kilometrelik bir mesafeyi katetmek üzere yola çıkan her müslüman bu ruhsattan istifade eder. Düşman veya beklenen tehlike karşısında kılınan farz namazın âyette iki rekât olarak tarif edilmesi, ordunun aynı zamanda seferî olmasındandır. Bu durumda cemaatle namazın nasıl kılınacağı konusunda iki uygulama vardır. Hanefîlere göre, birliklerin bir kısmı düşman karşısında dururken diğer kısmı gelip imamın arkasında namaza dururlar, birinci rekât tamam olunca yerlerine giderler, ikinci kısım gelir ve imamla bir rekât da onlar kılar, birinciler ile yer değişirler. Bu sırada imamın namazı tamamlanmıştır. Bunlar imamın arkasında imiş gibi (okumadan) namazlarını tamamlar ve yerlerine giderler. Diğer kısım ise gelerek veya yerlerinde -yetişemedikleri rekâtı kılıyormuş gibi- okuyarak namazlarını tamamlarlar. Şâfiî ve Mâlikîlere göre, birinci gurup imamla ilk rekâtı kılınca imam ikinci rekâtın kıyamında bekler, bunlar namazlarını tamamlayıp yerlerine giderler ve ikinci gurup gelir, imamla bir rekât kılarlar, imam son oturuşta onları bekler, kalkıp bir rekât daha kılarlar ve imamla beraber selâm verirler. Namaz en büyük zikirdir; Allah’ı anma şekillerinin en mükemmelidir. Aklı eren kimse için onu terketmenin hemen hiçbir mâzereti yoktur. Darlık zamanlarında ruhsatlar ve kolaylıklar vardır. Genişlik ve huzur zamanlarında ise vakit ve erkânına riâyetle tam olarak kılınır. Allah’ı anmak yalnızca namaz haline münhasır olmamalı, müslüman her halinde Allah’ı anmaktan gafil bulunmamalıdır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta, oturarak ve uzanarak ALLAH'ı anın. Güvene kavuştuğunuzda namazı gözetiniz. Namaz, inananlar üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır.
Tanrı'nın egemenliği altında kalmak ve O'nun rahmet ve yardımına ulaşmak için Kuran, bizim sürekli olarak Tanrı'yı anmamızı öğütler (2:152,200; 3:191, 33:41-42). Bu gerçek, Allah'a inanan insanların çoğunluğu maalesef Allah'a ortak koştukları veya tercih ettikleri putlar yoluyla kendilerini Tanrı'nın ebedi rahmetinden mahrum etmektedir (12:106; 23:84-89; 29:61-63; 31:25; 39:38; 43:87). Ayrıca bak 3:191.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yanlarınız üzerinde hep Allah'ı zikredin. Korkudan kurtulduğunuzda namazı tam erkanı ile kılın. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta ve gerek otururken ve gerek yanlarınız üzerinde hep Allahı zikredin, derken korkudan ıtmi'nan buldunuz mu o vakıt namazı tam erkâniyle eda edin çünkü namaz mü'minler üzerine muayyen vakıtlarla yazılı bir farz bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
(O korkulu zamanda) namazı kılıp bitirdikten sonra ayakta iken, otururken, yanlarınız üzere yatarken (sürekli) Allah’ı anın (zikredin). Korkudan emin olduğunuzda da, namazı (önceden olduğu gibi vaktinde ve) eksiksiz kılmaya devam edin. Hiç şüphesiz ki namaz, mü’minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Salâtı ikame ettikten¹ sonra da ayakta, oturarak ve yanlarınız üzere yatıp uzanırken Allah'ı anın. Güvene kavuştuğunuz zaman, salâtı gereği gibi ikame edin. Kuşkusuz salât, belirlenmiş vakitlerde² mü'minler üzerine yazılmıştır.³
1. Namazı kıldıktan. 2. Kur'an'da geçen namaz vakitleri üçtür: Sabah, akşam ve gece. Bir de cuma günü, cuma namazı. Ancak isteyen, kendisine özgü olarak bu vakitlerin dışında da istediği zamanlarda ve istediği kadar namaz kılabilir. 3. Zorunlu kılındı. Takdir edildi, belirlendi.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Artık namazı bitirdiğiniz vakit ayakda iken, otururken ve yanlarınız üzerindeyken Allahı anın. Sükûn ve emniyyet haaline geldiğiniz vakit ise namazı dosdoğru kılın.. Çünkü namaz mü'minler üzerine vakitleri belli bir farz olmuşdur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(O korku anında) namazı bitirince de, artık ayakta iken, otururken ve yanlarınız üzerine (yatar) iken Allah'ı zikredin! Fakat (korkudan) emîn olduğunuz zaman, artık namazı (bildiğiniz şekilde) hakkıyla edâ edin! Muhakkak ki namaz, mü'minler üzerine vakitleri belirli (bir farz) olarak yazılıdır.(2)
(2)“Ey birâder! Benden, namazın şu muayyen beş vakte hikmet-i tahsîsini (bilinen beş vakte ayrılmasının hikmetini) soruyorsun. Pek çok hikmetlerinden yalnız birisine işâret ederiz. Evet, her bir namazın vakti, mühim bir inkılâb başı olduğu gibi, azîm (büyük) bir tasarruf-ı İlâhînin âyinesi ve o tasarruf içinde ihsânât-ı külliye-i İlâhiyenin (büyük İlâhî lütufların) birer ma‘kesi (aynası) olduğundan, Kadîr-i zü’l-Celâl’e (celâl ve kudret sâhibi olan Allah’a) o vakitlerde daha ziyâde tesbih ve ta‘zim ve hadsiz ni‘metlerinin iki vakit ortasında toplanmış yekûnuna karşı şükür ve hamd demek olan namaza emredilmiştir.” (Sözler, 9. Söz, 26)Ayrıca, beş vakit namazın ehemmiyeti ve usanç vermemesi gerektiği hakkında, bakınız; (Sözler, 4. Söz, 9; Sözler, 21. Söz, 91)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
O (korku anında) namazı bitirdiğinizde (gerek) ayakta iken, (gerek) otururken ve (gerekse) yanlarınız üzere yatarken (yani her an söz ve eylemlerinizle sürekli) hep Allah’ı anın. Emniyete kavuştuğunuzda ise, namazı dosdoğru (ve eksiksiz) kılın. Muhakkak ki namaz inananlara vakitleri belirlenerek yazılmıştır.*
(*) Allah’ın rahmetinden istifade etmek ve O’nun gücünden yararlanmak istiyorsak sürekli O’nu yanımızda ve yakınımızda hissetmeliyiz. “Nerede olursanız olun, Allah sizinle beraberdir.” (Hadid, 57/4) Evet Allah bizimle beraberdir ve bizi her daim görmekte ve gözetmektedir ama bizim de buna karşılık vermemiz lazım. Yani bizimle beraber olduğu şuuruyla tavırlarımıza, davranışlarımıza, söylemlerimize dikkat etmemiz gerekir. Kur’an, bizim sürekli olarak Allah’ı hatırlamamızı ve Onunla engelsiz irtibata geçmemizi emreder (2/152, 200; 3/191, 33/41-42). İnsanlar Allah’a inanmakla beraber maalesef araya birilerini veya bir şeyleri sokmadan ya da Allah’ın dışındaki varlıkları putlaştırmadan Allah’la irtibata geçmeyi beceremezler. (12/106; 23/84-89; 29/61-63; 31/25; 39/38; 43/87). Allah’ın sınırsız gücünü aracısız kullanmak varken, ne diye zavallıları putlaştırarak ellerini eteklerini öpmeye çalışır insan? (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Namazı kıldığınızda, Allah’ı ayakta iken, otururken ve yanlarınız üzere uzanmışken anın. Güvende olduğunuza kanaat getirdiğinizde namazı kılın. Çünkü namaz, belirli vakitlerde mü’minler üzerine farz kılınmıştır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Artık namazı bitirdikten sonra ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı anın. Güvene kavuşunca da namazı kılın. Çünkü belli vakitlerde namaz kılmak inananların boynuna borçtur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Namazı bitirdiğiniz zaman Allah/ı ayak üzere iken, otururken, yanınız üzere [⁶] iken anın. Mutmain ve emin olunca namazı dosdoğru kılın; çünkü namaz mü/minler üzerine muayyen bir vakit ile farz olmuştur.
[6] Yani düşmana kılıç sallarken, ok atarken, yaralı iken.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Namazı kıldıktan sonra, ayakta, oturarak ve yanlarınız üzerine (uzanarak) Allah’ı anınız! (Savaş bitip) güvene kavuştuğunuzda da namazlarınızı (tam) kılınız. Muhakkak ki namaz mü’minlere vakitlendirilmiş bir farzdır [kitâben].
Kadri Çelik
swap_vert close
Namazı bitirdiğinizde; Allah'ı ayakta iken, otururken ve yan yatarken (her halinizde) anın. Emniyete kavuştuğunuzda, namazı (dosdoğru) kılın. Namaz şüphesiz iman edenlere belirli vakitlerde farz kılınmıştır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Namazı bitirdikten sonra; gerek ayakta dururken, gerek otururken ve gerekse uzanıp yatarken, yani her an ve her yerde, söz ve eylemlerinizle sürekli Allah’ı anın. Yeniden güvenli bir ortama kavuşunca da, namazı önceden olduğu gibi zamanında ve eksiksiz kılmaya devam edin. Çünkü namaz, bütün inananlar için vakitleri belirlenmiş farz bir ibâdettir.İşte, namazın size kazandıracağı bu bilinç ve cesaret ile;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Namaz’ı kıldıktan sonra yatarken de, otururken de, ayaktayken de Allah’ı anın! Mutmain / güvende olduğunuz zaman Namaz’ı kılın! Namaz, Müminler üzerine, vakte bağlanmış bir yazıdır / farzdır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Namazı eda ettiğinizde, artık çalışırken, otururken ve dengilip yatarken Allah adı hep dilinizde olsun. Güvenlikte iseniz namazı tastamam kılın. Çünkü müminlere farz olan namaz, vakitlidir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Salat-ı ikame ettikten sonra ayakta, otururken, yan yatarak Allah’ı anmayı, bütün işlerinizi Allah’ın yasalarına göre yapmayı esas alın! Eğer güvene kavuşursanız, salat-ı ikame görevinizi eksiksiz yapın! Çünkü salat-ı ikame günün belirli vakitlerine bağlı olarak Müminlere farz kılınmıştır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken (daima) Allah’ı hatırlayın! Güvene kavuşunca namazı (tam) kılın! Şüphesiz ki namaz, müminler üzerine vakitle yazılmış (bir farz)dır. [*]
Bu buyruk, hayatın her alanında Yüce Allah’ı hatırlamanın ve hayatı Allah bilinciyle yaşamanın gerekliliğini hatırlatmaktadır. Allah bilincinden yoksun bir hayatın aslında ölümden farkı yoktur.,Namazların vakitleri için bkz. Bakara 2:238; Hûd 11:114; Tâhâ 20:130; İsrâ 17:78; Rûm 30:17-18; Kâf 50:39-40.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O (korku namazını) kıldıktan sonra da ayaktayken, otururken ve uzanmışken (her halinizde) Allah’ı anmayı, dilinizden düşürmeyin. (Tehlikenin geçtiğinden) emin olunca, namazı tam olarak kılın.¹ Zîrâ namaz, mü’minlere vakitleri belirlenmiş bir farzdır.
1 Yani vakti gelen namazınızı tam kılın veya savaş esnasında kılamadığınız namazlarınızı kazâ edin.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Namazınızı bitirdiğinizde Allah’ı anın -ayakta iken, otururken ve uzanmış halde- ve yeniden güvenliğinizi sağladığınızda namazlarınızı [eksiksiz] eda edin. Namaz, bütün müminler için [günün] belli zamanları ile kayıtlı kutsal bir yükümlülüktür.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Namazı tamamladıktan sonra; ayakta, otururken ve yanlarınız üzereyken her halde Allah’ı zikredin. Düşman tehlikesi ortadan kalkıp güvene kavuştuğunuzda, namazı tüm şartlarına uygun bir biçimde kılın. Çünkü namaz, müminlere vakitlerle sınırlı olarak yazılmış bir görevdir. 2/45-46, 2/239, 6/72, 30/31
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Namazınızı eda ettiğinizde, ayaktayken, otururken ve uzanmış bir hâldeyken[⁸²⁹] Allah’ı anın ve güvenlik içindeyken namazlarınızı (eksiksiz) kılın; çünkü namaz bütün mü’minler için belirli zamanlarla kayıtlı bir vecibedir.
[829] Yani: Her durumda ve her halükârda.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(O) Namazı kıldıktan sonra, ayakta iken, otururken ve yan-üstü yatarken de Allah'ı anın. Emniyete kavuştuğunuzda ise namazı dosdoğru kılın, çünkü namaz kuşkusuz, müminler üzerine -vakitleri belirlenmiş- bir farzdır.
Osman Fırat
swap_vert close
Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta, oturarak ve yanlarınız üzerinde iken Allâh’ı anın; güvene kavuştunuz mu namazı (tam) kılın. Çünkü namaz, mü’minlere üzerine vakitli olarak farz kılınmıştır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İmdi namazı kılıp bitirdiğiniz zaman ayakta iken ve otururken ve yanlarınız üzerinde iken Allah Teâlâ'yı zikrediniz. Vaktâ ki emniyet haline gelirsiniz, artık namazı tamamıyla eda ediniz. Şüphe yok ki namaz, mü'minlerin üzerine muayyen vakitlerde bir fariza olmuştur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Namazı tamamladıktan sonra, gerek ayakta durarak, gerek oturarak ve gerek yanlarınız üzerinde uzanarak hep Allah'ı zikredin. Derken, korkudan güvene kavuştunuz mu, o vakit namazı tam erkâniyle eda edin. Çünkü namaz belirli vakitlerde müminlere farz kılınmıştır.
“Namaz dinin direğidir.” “Kulu, Rabbine ulaştıran bir miraçtır.” “Vakitleri belirlenmiş bir farzdır.” İslâm’ın en büyük ibadetidir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta, oturarak ve yanlarınız üzerinde (uzanarak) Allah'ı anın; güvene kavuştunuz mu namazı (tam) kılın. Çünkü namaz, mü'minlere vakitli olarak farz kılınmıştır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Salâtı edâ ve ikmâl iyledikde Allâh Te'âlâ'yı ayakda, oturdığınız ve yatdığınız halde zikr idin (her hal ve zamânda) düşmandan mutma'în oldığınızda (havf olmadığı zamân) namâzı âdâb ve erkânıyla kılınız. Namâz mü'minler üzerine vakti mu'ayyen bir farz oldı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Namazı kılarken[1] Allah’ı; ayakta, oturur halde, ve yanlarınız üzerinde anın[2]. Güvene kavuştuğunuzda o namazı tam kılın. Çünkü namaz, müminlere, vakitle sınırlı olarak[3] farz kılınmıştır.
[1] [2] Yanlarınız üzerinde: İki el dizlerimizden güç alır şekilde, rüku halinde [3] Bu nedenle herhangi bir namaz kendisi için belirlenen vakit sınırlarının dışında kılınamaz.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Namazı tamamladıktan sonra, ayakta, otururken ve yatarken de Allah'ı zikredin. Emniyete ve sükuna kavuştuğunuz zaman namazı dosdoğru kılın. Kuşkusuz namaz, belirli vakitlerde müminler üzerine bir farzdır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Namazı kıldıktan sonra da Allah'ı hem ayaktayken, hem otururken, hem de yatarken anmaya devam edin. Tehlikeden emin olduğunuzda namazı tam olarak kılarsınız. Çünkü namaz mü'minlere belirli vakitlerde kılınmak üzere farz olarak yazılmıştır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Namazı/duayı tamamlayınca, artık Allah'ı ayakta, oturarak, yan yatmışken anın. Sükûnet bulduğunuzda, namazı/duayı tam bir biçimde yerine getirin. Namaz/dua, müminler üzerine vakti belirlenmiş bir farz olmuştur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ķaçan ödeyesiz namāzı añun Tañrı’yı ŧurmaġ-iken daħı oturmaġ-iken daħı yanlaruñuz üzere. pes ķaçan dölenesiz ya'nį imįn olasız ŧurun namāzı bayıķ namāz oldı mü’minler üzere yazılmş vaķtlanmış.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ḳaçan düketseñüz namāzı ẕikr eyleñüz Tañrı Ta‘ālāya dururken veotururken yanuñuz üstine yatarken daḫı. Pes ḳaçan imin olsañuz ḳorḳu‐dan, durġuruñuz namāzı. Taḥḳīḳ namāz farż olmışdur mü’minler üs‐tine, yazılmışdur vaḳtı bile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Namazınızı qıldıqdan sonra ayaq üstə olanda da, uzananda da Allahı zikr edin, arxayınlığa çixdıqda isə, namazı (öz qaydasınca) qılın! Çünki namaz mö’minlərə bəlli vaxtlarda fərz (vacib) edilmişdir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
When ye have performed the act of worship, remember Allah, standing, sitting and reclining. And when ye are in safety, observe proper worship. Worship at fixed hours hath been enjoined on the believers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When ye pass(619) (Congregational) prayers, celebrate Allah.s praises, standing, sitting down, or lying down on your sides; but when ye are free from danger, set up Regular Prayers: For such prayers are enjoined on believers at stated times.
619 Two interpretations are possible: (1) "when ye have finished congregational prayers", or (2) "when (on account of extreme danger) ye have to pass over congregational prayers altogether-even the shorter form indicated for times of danger." I prefer the latter, as it accords better with the following sentence, which allows you to remember Allah individually in any posture possible during the danger. But when the danger is past, the full prayers should be offered at the stated times.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاِذَا
ve o zaman ki
قَضَيْتُمُ
bitirdiniz
الصَّلٰوةَ
namazı
فَاذْكُرُوا
artık zikredin
اللّٰهَ
Allah'ı
قِيَاماً
ayakta iken
وَقُعُوداً
ve otururken
وَعَلٰى جُنُوبِكُمْۚ
ve yanlarınız üzerine iken
فَاِذَا
ve o zaman ki
اطْمَاْنَنْتُمْ
güvene kavuştunuz
فَاَق۪يمُوا
artık dosdoğru kılın
الصَّلٰوةَۚ
namazı
اِنَّ
şüphesiz
الصَّلٰوةَ
namaz
كَانَتْ
oldu
عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minler üzerine
كِتَاباً
yazılı
مَوْقُوتاً
vakitleri belli
Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta iken, otururken ve yanınız üzerine (yatarken her vakit) Allah'ı zikredin! Güvene kavuştuğunuz zaman da namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, mü'minler üzerine vakitleri belli (bir farz) olarak yazıldı.
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
قَضَى
Fiil-I
ق ض ي
Hükmetti, bitirdi, hüküm verdi, takdir etti, tamamladı, yerine getirdi, karar verdi
صَلٰوة
İsim
ص ل و
Namaz, salât, dua
ذَكَرَ
Fiil-I
ذ ك ر
Hatırladı, zikretti, andı, öğüt aldı, tezekkür etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَٓائِم
Etken fiil
ق و م
Kâim (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kıyamda tutan demektir), kaim, ayakta olan, kıyamda duran, dosdoğru yapan
قُعُود
İsim fiil
ق ع د
Oturmak
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
جَنْبٌ
İsim
ج ن ب
Yan, yanındaki, yakınlık, cihet
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
اِطْمَاَنَّ
Fiil-XII
ط م ن
Mutmain oldu, güvene kavuştu
اَقَامَ
Fiil-IV
ق و م
İkâme etti, korudu, ayağa kaldırdı, doğrulttu, dosdoğru yaptı
صَلٰوة
İsim
ص ل و
Namaz, salât, dua
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
صَلٰوة
İsim
ص ل و
Namaz, salât, dua
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
مَوْقُوت
Edilgen fiil
و ق ت
Vakitleri belli