close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 100. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemen yuhâcir fî sebîli(A)llâhi yecid fî-l-ardi murâġamen keśîran vese’a(ten)(c) vemen yaḣruc min beytihi muhâciran ila(A)llâhi verasûlihi śümme yudrik-hu-lmevtu fekad veka’a ecruhu ‘ala(A)llâh(i)(k) vekâna(A)llâhu ġafûran rahîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah yolunda yurdundan göçen, yeryüzünde barınacak birçok yerler bulur, ferahlığa erer ve kim, Allah ve Peygamberi uğrunda evinden çıkıp hicret eder de sonra ona ölüm gelip çatarsa onun ecri Allah'a aittir ve Allah suçları örter rahimdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kim de Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde barınacak çok güzel ve bereketli yerler bulacak, genişlik (ve bollukla karşılaşacaktır). Allah’a ve Resulüne hicret yapmak (Kur’an ve Sünnet nizamına kavuşmak) üzere evinden çıkan, sonra kendisine ölüm gelip (bu dünyadan ayrılan) kişinin ecri ise şüphesiz Allah’a (kalmıştır). Allah Bağışlayıcıdır, esirgeyip merhamet buyurandır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kim Allah rızası için kötülük diyarını terkederse, yeryüzünde gidecek, barınacak bir çok yerler de bulur, bereketli hayat da bulur. Kim Allah ve Rasülü için göç etmek maksadıyla evinden çıkar da, kendisine ölüm yetişirse, onun mükafatı Allah katındadır. Çünkü Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhamet edendir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah yolunda baskı, zulüm ve işkencenin hâkim olduğu memleketlerinden, özgürce Allah'a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret eden kimse, yeryüzünde, İslâm'a, müslümanlara hayat hakkı tanımayanları dize getirecek birçok kaleler, stratejik bölgeler, imkânlar, bolluk, güç ve özgürlükler bulur. Kim, Allah ve Rasulü uğrunda baskı, zulüm ve işkencenin hâkim olduğu memleketlerinden, özgürce Allah'a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret ederek evinden çıkar da, sonra kendisine ölüm gelir çatarsa, artık onu mükâfatlandırmak Allah'a vacip olur. Allah samimi kullarını koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
bk. el-Lübâb, 6/595.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Kim Allah yolunda hicret ederse yeryüzünde barınacak çok yer ve genişlik bulur. Kim Allah'a ve Peygamberi'ne hicret etmek üzere evinde çıkar da yolda kendisine ölüm ulaşırsa Allah'ın ona ecir vermesi hak olmuştur. Allah bağışlayıcı, merhamet edicidir.
100.İbnu Ebi Hatim ve Ebu Ya`la`nın Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre, Damra bin Cundeb hicret etmek üzere evinden çıktı. Ancak Resulullah (a.s.)`a ulaşıncaya kadar yolda öldü. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi. Bunu destekleyen daha başka rivayetler de nakledilmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah yolunda hicret eden, yeryüzünde barınacak çok yer de bulur, genişlik (ve bolluk) da. Allah'a ve Resûlü'ne hicret etmek üzere evinden çıkan, sonra kendisine ölüm gelen kişinin ecri şüphesiz Allah'a düşmüştür. Allah, bağışlayıcıdır, esirgeyicidir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Her kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer ve genişlik bulur. Kim Allah'a ve Rasûlüne itaatla hicret ederek evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, onun ecri (mükâfatı) gerçekten Allah'a düşmüştür. Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidebileceği çok yer ve bol rızık bulur. Kim, Allah ve elçisine doğru hicret edip evinden çıkar ve yolda ölüm onu yakalarsa, artık onun mükâfatı Allah’a aittir. Çünkü Allah Gafur ve Rahimdir. (Kusurlarını bağışlar, ona rahmet eder.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek birçok güzel yer ve bolluk, imkân bulur. Kim Allah ve Peygamberi uğrunda hicret ederek evinden çıkar da, sonra kendisine ölüm yetişirse, artık onun ödülü Allah'a düşer. Allah da çok affedicidir; merhamet sahibidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Allah yolunda göçmen olan yeryüzünde bollukla birçok sığınak bulur, Allah ile Peygamberin yolunda, göçmen olup yuvasından ayrılanın, sonradan da ölenin, sevabı Allah üzerinedir, Allah bağışlayıcı, Allah yarlıgayıcı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kim Allah yolunda hicret etmek isterse, yeryüzünde (gidilecek) birçok yer ve (her türlü) genişlik bulabilir. Kim Allah ve Resûlü yolunda hicret ederek evinden çıkar da yolda ölüm gelip kendisini yakalarsa, onun mükâfatı Allah'a düşer. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Miladi 622 yılında Hz. Muhammed, onun gönül dostları ve dava arkadaşları Mekke’den Medine’ye hicret etmişlerdir. Bu hicret, İslam’ı yaşamanın her geçen gün zorlaştığı, müşriklerin zulmünün çekilmez olduğu bir zamanda İslam dünyasının geleceği için zorunlu olmuştur. Hz. Peygamber’le beraber göç edenler Medine’de yepyeni bir düzen kurarken, aynı zamanda bütün dünyalıkları da Mekke’de bırakarak hem maddi ve hem de manevi anlamda hicret etmiş oldular. Bu arada hicret etme imkânı olduğu halde evini, yurdunu, mal ve mülkünü bırakamayan, Mekkeli müşriklerin baskısını onayarak geçici dünya malını Allah’a ve Resûlüne tercih eden sözde çaresizler 97. âyette ifade edildiği gibi şiddetli bir şekilde kınanmakta ve zulme rıza gösterdikleri için zalim sayılacaklarından varacakları yerin cehennem olduğu vurgulanmaktadır.  
Cemil Said
swap_vert close
Fîsebîli(A)llah memleketini terk iden sâir arzda aynı vecihle hareket iden diğer âdemler ve emvâl-i kesîre bulacaklardır. Allâh ve rasûli içün hânesini terk idüb muhâceret idenlerden vefât iyleyenlerin ecir ve mükâfâtı Allâh’dandır. Allâh gafûr ve rahîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah yolunda hicret eden kişi, yeryüzünde çok bereketli yer ve genişlik bulur. Evinden, Allah'a ve Peygamberine hicret ederek çıkan kimseye ölüm gelirse, onun ecrini vermek Allah'a düşer. Allah bağışlar ve merhamet eder.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah’a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, şüphesiz onun mükâfatı Allah’a düşer. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek birçok uygun yer ve imkân bulacaktır. Kim Allah ve resulü uğrunda hicret ederek yurdundan çıkar da sonra ölüm onu yolda yakalarsa artık onun mükâfatını vermek Allah’a aittir; Allah daima günahları örtmektedir, engin rahmet sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek bir çok güzel yer ve bolluk (imkân) bulur. Kim Allah ve Resûlü uğrunda hicret ederek evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse artık onun mükâfatı Allah'a düşer. Allah da çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
 Medine’ye hicretten önce müslümanlar büyük acılar, işkenceler ve sıkıntılar çekmiş, bir kısmı bu sebeple Habeşistan’a göç etmişlerdi. Milâdî 622 yılında Hz. Peygamber ve ashâbı Medine’ye göçtüler. Allah ve Resûlü uğruna her şeylerini geride bıraktılar, Medine’de yepyeni bir toplum ve devlet oluşturdular. Bu andan itibaren küfrün ve şirkin hakim bulunduğu yerlerden Medine’ye hicret farz oldu; gerçekten çaresiz, güçsüz ve bilgisiz olanlar dışında kalan her müslüman hicret ile mükellef kılındı. Göç imkânları olduğu halde imanlarını kurtarmaya ve İslâm devletini takviye etmeye koşmayıp, evini barkını, yurdunu, eşini, dostunu, mal ve mülkünü tercih edenlerin ve çaresizlik bahanesiyle durumu idare edenlerin feci âkıbetini âyet tasvir etmektedir. Bunlardan sonra sırayla, gerçekten âciz olanlar, hicrete teşebbüs edip de Medine’ye varamadan yolda ölenler ve hicret yurduna ulaşanlar gelmektedir. Buhârî’nin rivayet ettiği bir hadise göre Mekke fethinden sonra hicret mükellefiyeti ortadan kalkmıştır. Ancak âyet, şartlar avdet ederse hicret mükellefiyetinin de avdet edeceğine işaret etmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kim ALLAH yolunda göç ederse yeryüzünde barınacak çok yer ve bolluk bulur. Kim ALLAH'a ve elçisine göç etmek için evinden çıkar ve sonra kendisini ölüm yakalarsa, ödülünü vermek ALLAH'a düşer. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Her kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de bulur. Her kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek maksadıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, kuşkusuz onun mükafatı Allah'a düşer. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Her kim Allah yolunda hicret ederse yer yüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de bulur ve her kim Allaha ve Peygambere hicret kasdiyle evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse muhakkak ki onun ecri Allaha düşer, Allah bir gafur, rahîm bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek yer de bulur, genişlik de. Kim Allah ve Resûlü’ne (itaat ederek) hicret etmek maksadıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, şüphesiz onun mükâfatı Allah’a aittir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kim, Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek pek çok yer ve genişlik bulur. Kim, Allah ve Resul'ü için hicret edip, yurdundan ayrılır da sonra onu ölüm yakalarsa, onun ecri, kesinlikle Allah'a aittir. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kim Allah yolunda hicret ederse yer (yüzün) de gidecek, barınacak bir çok yerler de bulur, genişlik de bulur. Kim evinden, Allaha ve onun peygamberine muhacir olarak çıkıb da sonra kendisine ölüm yetişirse muhakkak ki onun mükâfatı Allaha düşmüşdür. Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Artık kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek birçok yer ve (maddî ma'nevî) bir genişlik bulur. Kim de Allah'a ve Resûlüne hicret edici olarak evinden çıkar, sonra da kendisine ölüm yetişirse, artık onun mükâfâtı şübhesiz Allah'a âid olur. Çünki Allah, Gafûr (çok mağfiret edici)dir, Rahîm (çok merhamet edici)dir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve her kim Allah yolunda (baskı, zulüm ve işkencenin hâkim olduğu ülkesinden, özgürce Allah’a kulluk ve ibadet etmek, imanın gereğini yaşamak, güç ve gönül birliği yapmak ve İslamı hâkim kılmak için) hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer ve genişlik bulur. Ve kim Allah’a ve Rasulüne hicret ederek evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, onun ecri (mükâfatı) gerçekten Allah’a düşmüştür. Allah ise, (çok) bağışlayan, (çok) merhamet edendir.*
(*) Miladi 622 yılında Hz. Muhammed, onun gönül dostları ve dava arkadaşları Mekke’den Medine’ye hicret etmişlerdir. Bu hicret, İslam’ı yaşamanın her geçen gün zorlaştığı, müşriklerin zulmünün çekilmez olduğu bir zamanda İslam dünyasının geleceği için zorunlu olmuştur. Hz. Peygamber’le beraber göç edenler Medine’de yepyeni bir düzen kurarken, aynı zamanda bütün dünyalıkları da Mekke’de bırakarak hem maddi ve hem de manevi anlamda hicret etmiş oldular. Bu arada hicret etme imkânı olduğu halde evini, yurdunu, mal ve mülkünü bırakamayan, Mekkeli müşriklerin baskısını onayarak geçici dünya malını Allah’a ve Resûlüne tercih edenler 97. âyette ifade edildiği gibi şiddetli bir şekilde kınanmaktadırlar… (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kimde Allah yolunda yurdunu terk ederse, yeryüzünde pek çek nimetler ve geniş yerler bulur. Evinden Allah ve resulüne hicret etmek amacıyla çıkıp ta, ölüm ona yetişen kimsenin karşılığını vermek, Allah’a aittir. Allah bağışlayan ve merhamet edendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Her kim Allah uğurunda göç edecek olursa , yeryüzünde bir çok barınak, genlik bulacaktır. Herkim Allah için, O’nun elçisi için göç edip de kendisine ölüm erişecek olursa, onun karşılığı Allah’a düşer. Allah yarlıgayıcıdır, esirgeyicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kim ki Allah yolunda hicret ederse yer yüzünde barınacak çok yerler, genişlik [⁵] bulur. Kim ki Allah/a, peygambere emrettikleri yere hicret ederek hanesinden çıkar, sonra oraya varmadan ona ölüm çatarsa onun mükâfatı Allah/a düşer. Allah gafurdur, rahimdir.
[5] Bolluk, memleket hususunda, rızk hususunda, dini izhar hususunda genişlik.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah yolunda hicret eden/göç eden kimse yeryüzünde gidecek çok yer ve bolluk bulur. Kim, Allah ve elçisi için hicret etmek/göç etmek amacıyla evinden çıkarsa, sonra da ölüm kendisini yakalarsa, onun mükâfatı Allah’a aittir. Çünkü Allah Gafûr ve Rahîm olandır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer ve genişlik bulur. Her kim Allah'a ve peygambere hicret etmek maksadıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, onun ecrini vermek Allah'a düşer. Allah bağışlayıcıdır, merhamet edicidir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey müminler! Allah yolunda hicret etmekten korkmayın! Her kim zulüm diyarını terk ederek Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde barınabileceği bir çok yer bulacak, huzurlu ve bereketli bir hayata kavuşacaktır.“Yerimden ayrılırsam amacıma ya ulaşırım, ya ulaşamam; iyisi mi, hicret edeceğim derken elimdekini de kaybetmeyeyim!” diye düşünmeyin:Kim de Allah’a ve Elçisine itaat ederek İslâm diyarına hicret etmek amacıyla evinden çıkar, ancakamacına ulaşamadan yolda eceli gelir de vefât ederse, onu ödüllendirmek Allah’a düşer. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir. Bu merhameti sayesindedir ki, bakın size ne kolaylıklar sunuyor:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kim Allah yolunda hicret ederse, Yeryüzü’nde birçok gidilecek yer ve genişlik bulur. Kim Allah’a ve O’nun rasûlüne hicret etmek üzere evinden çıkarsa, sonra kendisine Ölüm yetişirse, gerçekten onun ücretini / ödülünü vermek Allah’a aittir. Allah rahîm gafûrdur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah için göç edip yola düşenler, bir çok zorluk ve sıkıntı yanı sıra yeryüzünde bir takım zenginlikler de bulacaklardır. Allah'a ve Resulüne varabilmek için yerini yurdunu terk edenlere, sonra yolda eceli gelip ölenlere, mükafatlarını Allah bizzat verecektir. Allah, engin hoşgörülü bir sevgi selidir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidebileceği birçok yer bulur. Allah’ın arzı geniştir. İnsanların yaşayacağı yeteri genişlikte yerler vardır. Kim Allah’a, Resulüne hicret etmek amacıyla evinden çıkar, sonra kendisine ölüm yetişirse, şüphesiz O’nun mükâfatı Allah’a düşer. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah yolunda hicret eden kimse, yeryüzünde gidecek birçok yer ve bolluk (imkân) bulur. Kim Allah’a ve Elçisine (din uğrunda) hicret ederek evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse elbette onun ödülü Allah’a ait olmuştur. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Her kim Allah yolunda hicret ederse yeryüzünde sığınacak birçok güzel yer ve elverişli geçim imkânları bulur.¹ Her kim de Allah ve Peygamber uğruna hicret etmek için evinden çıkar, sonra bu yolda ölürse, şüphesiz onun mükâfatı Allah’a aittir ve Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.²
1 Bir kimsenin, Dar’ül-Harp’te dinini açığa vurup yaşayabiliyor bile olsa, Müslümanların sayısını çoğaltmak ve cihada katılabilmek için Dâr’ül-İslâm’a hicret etmesi Hanefi mezhebine göre vaciptir. Hicret hükmü, Dar’ül-Harp’te Müslüman olup oradan uzaklaşabilecek güçte olan herkes için geçerlidir. Dar’ül-Harp’ten hicret etmenin; herhangi bir günahın işlenmesi, herhangi bir emrin yerine getirilmemesi veya İslâm devlet başkanının istemesiyle vacip olacağı konusunda icmâ’ vardır. Bu ayete göre bir Müslüman’ın, “ben hicret edeceğim ama gideceğim yerde geçimimi sağlayabilecek miyim? Sonra ölüm, beni yolda yakalarsa hicret etmiş sayılabilir miyim?” gibi bir takım düşüncelerle hicret etmemesi yasaklanmıştır. Müslümanlar bazen İslâm’ın egemen olmadığı toplumlarda yaşamak durumunda kalabilirler. Bundan dolayı hicret zaman zaman gündeme gelebilir. Hicret dönemi asla kapanmaz. Hicret tarihin belirli bir dönemine ait bir olay değildir. Hicret süreklilik arz eder ve kıyamete kadar da devam eder.2 101. âyette bahsi geçen Cündüb b. Damre Medîne’ye gelirken yolda Ten’ıym mevkiine varınca, vefat edeceğini hissedip sağ elini sol eline koyarak: “Ey Allah’ım! Şu Senin, şu da Rasûl’ünün eli, Rasûlün sana ne ile biat ettiyse, ben de öyle biat ediyorum” der ve rûhunu teslim eder. Bunu duyan bazıları: “Medîne’de vefat etseydi, mükâfatı tam olurdu.” derler. Bu âyet de bunun üzerine nâzil olur. (Vâhidî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve kim Allah için kötülük diyarını terk ederse, yeryüzünde çok tenha yollar ¹²⁶ ve bereketli hayatlar bulacaktır. Kim de Şeytan’dan Allah’a ve Peygamberi’ne göç etmek uğruna e-vini terk eder ve sonra onu ölüm alırsa, onun mükafatı da Allah katındadır; çünkü Allah gerçekten çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.
126 Murâğam kelimesi rağam (“toz-toprak”) isminden türetilmiştir ve “burnu toprağa yapıştırıldı”; yani, “aşağılandı ve istemediği şeyi yapmaya zorlandı” anlamına gelen rağime enfuhû deyimsel ifadesiyle bağlantılıdır. O halde murâğam, “kişiyi kendi toplumundan onların arzusu hilafına uzaklaştıran yol”u ifade eder (Zemahşerî) ve kişinin kendi yakın çevresinden bu şekilde kopması murâğam olarak nitelenen şeyi, yani, “[başka bir şeyden] kopma”yı yahut, “dost veya canlı bir topluluktan ayrılma”yı gösterir (bkz. Lane III, 1113). Bu anlam, yukarıdaki bağlamda, en uygun şekilde “tenha yollar” deyimi ile yansıtılabilir: kişinin “şeytandan Allah’a yolculuğu”nun ilk adımlarında hiçbir zaman kendisini bırakmayacak olan buruk bir yalnızlığın mecazî ifadesi. (Bu son ifadeyle ilgili olarak bkz. yukarıdaki 124. not ve sure 2, not 203.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kim, Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde imanını yaşayacak birçok geniş yer ve imkân bulur. Kim, evinden Allah ve elçisinin yolunda hicret için ayrılır da hicret esnasında ölürse, onun mükâfatı Allah’a aittir. Allah, çok bağışlayıcı ve merhametlidir. 2/218, 8/72, 9/20, 16/41
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kim de Allah yolunda hicret ederse, kendisine bir çok alternatif mekânlar[⁸²⁶] ve imkânlar bulur. Ve her kim Allah’a ve Rasûlü’ne hicret etmek üzere evinden çıkar da, ardından ölüm gelip onu bulursa, artık onun ödülü Allah’a aittir; zaten Allah tarifsiz bir bağışlayıcıdır, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
[826] Murâğamen burada kinaye olarak kullanılmıştır (Râğıb). Burada, kişiyi rahatsız eden bir diyarı terk edip, ‘onun rağmına’ bir başka diyar araması anlamına gelir ki, en doğru karşılığı “alternatif mekân” olsa gerektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kim Allah yolunda (yurdunu terk ederek) göç edecek olursa, yeryüzünde bereketli bir yer ve bir ferahlık bulur. Kim Allah ve Peygamberi uğrunda göç ederek evinden çıkmış olur da, (maksadına ulaşamadan) ölüm gelip çatarsa, onun mükafatını vermek (elbet) Allah'a aittir, Allah çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır!
Osman Fırat
swap_vert close
Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur ve genişlik de. Kim Allah’a ve resulüne hicret etmek amacıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, şüphesiz onun mükâfatı Allah’a düşer. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve her kim Allah Teâlâ yolunda muhâcerette bulunursa yeryüzünde birçok hayırlı barınacak yer ve genişlik bulur. Ve her kim hanesinden Allah Teâlâ'ya ve resûlüne muhacir olarak çıkarsa, sonra da kendisine ölüm yetişirse muhakkak onun mükâfaatını vermek Cenâb-ı Hakk'a aitir. Ve Allah Teâlâ gafûrdur, rahîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kim Allah yolunda hicret ederse dünyada gidecek çok yer, genişlik ve bolluk bulur. Kim evinden Allah'a ve Resulüne hicret niyetiyle çıkar da yolda ecel gelip kendini yakalarsa o da mükâfatı haketmiştir ve onu ödüllendirme Allah'a aittir. Allah gafurdur, rahimdir (affı, merhamet ve ihsanı boldur).
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah yolunda göç eden kimse, yeryüzünde gidecek çok yer ve bolluk bulur. Kim Allah ve Elçisi için göç etmek amacıyle evinden çıkar da kendisine ölüm yetişirse, onun mükafatı Allah'a düşer. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh içün hicret idenler yeryüzünde bir çok gidecek ve sığınacak yerler, refâh-ı ma'îşet ve vüs'at bulurlar. Allâh'a muhâcir olarak hânesinden çıkan ve sonra (yolda) ona ölüm irişüb vefât iden kimsenin ecir ve mükâfâtı Allâh Te'âlâ üzerinedir. (Onı mutlakâ me'cûr ve mükâfât ider) Allâh gafûr rahîmdir. [¹]
[1] Bu âyet-i kerîme Cünda' bin Damre hakkında nâzil olmuşdur. Mumâileyh ihtiyâr ve hasta idi. " اِلَّا الْمُسْتَضْعَف۪ينَ - hakîkaten za'îf olanlar dışında" âyeti nâzil olunca "Ben istisnâ olunan takımdan değilim, zîrâ hîle bulurum ve Medîne yolunu bilirim. Vallahi bu gice Mekke'de yatamam, ecelim gelmiş ise yolda ölürüm" diyerek oğullarına emr itdi. Kendini yatağıyla deveye yüklediler. "Ten'îm" dinilen mahalle vusûlünde vefât itdi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kim Allah yolunda hicret (göç) ederse, yeryüzünde gidecek yer ve bir genişlik bulur. Kim Allah'ın ve Elçisi’nin yolunda hicret için evinden çıkar sonra ölürse onun ödülü Allah’a ait olur. Çünkü Allah bağışlar, ikramı boldur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kim, Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde bir çok geniş yer bulur. Kim, evinden Allah'a ve Resulüne hicret için ayrılır sonra da kendisine ölüm yetişirse, onun mükafatı Allah'a aittir, Allah, çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah yolunda hicret eden kimse, barınacak nice yerler ile rızkında genişlik bulur. Kim Allah'a ve Resulüne hicret etmek üzere evinden çıkar da yolda eceli gelirse, onu ödüllendirmek Allah'a kalmıştır. Allah ise çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kim Allah yolunda hicret ederse yeryüzünde, varıp sığınarak karşı harekete girişecek çok yer bulur; geniş bir imkân da bulur. Ve her kim, evinden Allah'a ve resulüne hicret niyetiyle çıkar da kendisine ölüm yetişirse onun ödülünü vermek Allah'a düşer. Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı her kim ayrıla evinden, Tañrı yolında; bula yirde varacaķ yir çoķ, daħı giñlik. daħı her kim çıķa evinden ayrılıcı-y-iken evinden, Tañrıdan yaña daħı yalavacından yaña; [47a] andan, ire aña ölüm: bayıķ düşdi müzdi anuñ Tañrı üzere. oldı Tañrı yarlıġayıcı raḥmet ķılıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı kim sefer eylese ġazālıḳa Tañrı yolında, ṭapar yir yüzinde çoḳni‘metler ve giñlikler. Daḫı kim çıḳsa evinden sefer eyleyüp Allāh yolına,daḫı nebī yolına, özine ölüm yitişse taḥḳīḳ anuñ ecri Tañrı üstinedür. DaḫıTañrı Ta‘ālā günāhlar baġışlayıcıdur, raḥmet idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah yolunda hicrət edən şəxs yer üzündə çoxlu sığınacaq və genişlik (bolluq) tapar. Kim evindən çıxıb Allaha və onun Peyğəmbərinə tərəf hicrət etsə, sonra isə (mənzil başına çatmadan) ölüm onu haqlasa, həmin şəxsin mükafatını Allah Özü verər! Allah bağışlayandır, rəhm edəndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Whoso migrateth for the cause of Allah will find much refuge and abundance in the earth, and whoso forsaketh his home, a fugitive unto Allah and His messenger, and death overtaketh him, his reward is then incumbent on Allah. Allah is ever Forgiving, Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He who forsakes his home in the cause of Allah, finds in the earth Many a refuge, wide and spacious: Should he die as a refugee from home for Allah and His Messenger, His reward becomes due and sure with Allah. And Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَنْ
ve kim
يُهَاجِرْ
hicret ederse
ف۪ي سَب۪يلِ
yolunda
اللّٰهِ
Allah
يَجِدْ
bulur
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
مُرَاغَماً
gidecek yer
كَث۪يراً
birçok
وَسَعَةًۜ
ve bir genişlik
وَمَنْ
ve kim
يَخْرُجْ
çıkarsa
مِنْ بَيْتِه۪
evinden
مُهَاجِراً
hicret edici olarak
اِلَى اللّٰهِ
Allah'a
وَرَسُولِه۪
ve resulüne
ثُمَّ
sonra
يُدْرِكْهُ
kendisine yetişirse
الْمَوْتُ
ölüm
فَقَدْ
artık gerçekten
وَقَعَ
düşmüş- tür
اَجْرُهُ
mükâfatı
عَلَى اللّٰهِۜ
Allah'a
وَكَانَ
ve olandır
اللّٰهُ
Allah
غَفُوراً
Ğafûr
رَح۪يماً۟
Rahîm
Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek birçok yer ve (maddi, manevi) birçok genişlik bulur. Kim de evinden Allah ve resulüne hicret etmek için çıkar sonra da kendisine ölüm yetişirse artık onun mükâfatı(nı vermek) Allah'a düşer. Allah Ğafûr'dur, Rahîm'dir (her türlü günahı mağfiret eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir).
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
هَاجَرَ
Fiil-III
ه ج ر
Hicret etti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مُرَاغَمٌ
Edilgen fiil-III
ر غ م
Gidecek yer, sığınak (çoğul)
كَثِير
İsim
ك ث ر
Çok, pek çok, çokça
سَعَة
İsim
و س ع
(Maddi veya manevi nimette) Genişlik
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
خَرَجَ
Fiil-I
خ ر ج
Çıktı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
مُهَاجِر
Etken fiil-III
ه ج ر
Hicret edenler, muhacirler
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اَدْرَكَ
Fiil-IV
د ر ك
Ulaştı, yetişti, idrak etti
مَوْت
İsim
م و ت
Ölüm
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
وَقَعَ
Fiil-I
و ق ع
Düştü, ortaya çıktı, vuku buldu, vaki oldu, gerçekleşti
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli