Ey İnsan!) Sen (dünya üzerindeki) dağları görürsün de (dünya ile birlikte) onları (her an) donmuş (hareketsiz) sanırsın. Oysa onlar (dünya ile birlikte) bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler. Bu, (dünya hareketi) her şeyi mükemmel bir nizama bağlayan Allah’ın sanatıdır. Hiç şüphe yok ki, yaptığınız her şeyden haberder olan da yine O’dur. *
(*) Ayet dağların bulutlar gibi hareket ettiğini söylemektedir. En sabit görüntüyü veren dağlar bile hareket ediyorsa, onlarla beraber tüm yerküremiz hareket ediyor demektir. Ayrıca Neml suresindeki ayette Dünya’nın sadece döndüğü değil, dönüş yönü de vurgulanmaktadır. 3.500-4.000 metre yükseklikteki ana bulut kümelerinin hareket yönü daima batıdan doğuya doğrudur. Hava durumu tahminleri için çoğunlukla batıdaki duruma bakılmasının sebebi de budur. Bulut kümelerinin batıdan doğuya doğru sürüklenmesinin asıl sebebi Dünya’nın dönüş yönüdür. Günümüzde bilindiği gibi, Dünyamız da batıdan doğuya doğru dönmektedir. Bilimin yakın tarihlerde tespit ettiği bu bilimsel gerçek, Kur’an’da yüzyıllar öncesinden -Dünya’nın bir düzlem olduğu, bir öküzün başının üstünde sabit durduğu sanılan 14.yy.da haber verilmiştir. İşte ayet insanların algı yanılgılarından kaynaklanan sabit Dünya fikrini böylece yıkmakta ve en sabit görüntülü dağların hareketini bulutlara benzeterek, o dönemin insanları için inanılmaz olan bir bilgiye işaret etmektedir. Yani bu ayette, uzay boşluğundaki dünya hareketine işaret olduğu gibi yerkabuğunda bulunan çeşitli plakaların hareketlerine de yine ayrı bir işaret verilmiş olabilir. Zira Dünya’nın kabuk kısmı devasa 12 civarında plaka ile kaplıdır. Bu plakaların üzerinde kıtalar ve okyanuslar bulunur. Plakaların hareketiyle birlikte hem kıtalar hem okyanus tabanları hareket eder. Yine burada belirtilmesi gereken önemli bir nokta da şudur: Allah dağların hareketini ayette “sürüklenme” olarak bildirmiştir. Nitekim bilim adamlarının bugün bu hareket için kullandıkları İngilizce terim de “continental drift” yani “kıtasal sürüklenme”dir. (الله اعلم) ِ Ayrıca bu ayet, kıyamet kopmaya başladığında dağların yerlerinden sökülüp havaya toz duman halinde savrulmasından söz etmiyor, çünkü o zaman ne insanlar yaşayabiliyor, ne de bunları gözleriyle görebiliyorlar. Oysa ayette onları görüyorsun, ama statik/durağan sanıyorsun diyor. Şayet o gün insanlar yaşıyorsa, bunların hareketsiz olduğunu sanmayacak, gözleriyle görecek. Yani bu ayet, evren yaratıldığından beri dünyanın dağlarla birlikte bir düzen ve denge halinde haraket halinde olduğundan söz ediyor. Kıyamet kopmaya başladığı zaman ise dünyada ve evrende bir yıkım ve bozulma, büyük bir felaket ve kaos söz konusu olup her şey alt üst olur. Oysa Neml-88. ayette bunun tam bir tersi anlatılıyor. Yani dağların ve dolayısıyla dünyanın bir düzen ve denge halinde döndüğüne vurgu yapıldıktan sonra bu her şeyi mükemmel bir nizama bağlayan Allah’ın sanatıdır ifadesinin kullanılması ve ayetin ilk cümlesinde bulunan‘’Sen dağları görüyorsun da onları donmuş ve hareketsiz sanırsın’’ şeklindeki ifade bu haraketin kıyametin kopması anındaki olayla hiçbir alakası olmadığını açıkça gösteriyor... İşte bir çok yerde olduğu gibi bu ayette de cümlei mu’terida (bir ara açıklama) olup 87 ile 89.ayetler arasına girip, kıyamet kopmadan önceki dünyanın ve dağların hareketlerinden, üzerindeki denge ve düzeninden ve bir zaman gelecektir ki, bu denge ve düzenin bozulacağından,yani kıyametin kopacağından insanı haberdar etmektedir. Kaynak: (تفسير القاسمي - التحرير والتنوير) Yani bu âyet, dünyanın sabit olmayıp, hareket halinde olduğuna işaret etmektedir. Dağların hareket etmesi demek, onların da üzerinde bulunduğu arzın hareket etmesi demektir. (Diy. Vakfı Meali -88. Ayet Açıklaması).
فلقد أثبت العلم التجريبى أن الجبال تتحرك بفعل تيارات الحمل ومع هذا الوصف السابق، نجد الجبال أنها تتحرك لقوله تعالى: (وَتَرَى الْجِبَالَ تَحْسَبُهَا جَامِدَةً وَهِيَ تَمُرّ مَرّ السّحَابِ صُنْعَ اللّهِ الّذِيَ أَتْقَنَ كُلّ شَيْءٍ إِنّهُ خَبِيرٌ بِمَا تَفْعَلُونَ) [سورة: النمل - الأية: 88] المؤثرة على الألواح التكتونية المكونة للقشرة الأرضية، فتلك التيارات النقل أما أن تسبب تباعد الألواح (من أعظم آيات الله فى الكون الجبال) Divergent أو تصادمها Convergent أو إنزلاقها Transform Fault. وهذا التأويل للآية هو الذي يساعده قوله وترى الجبال المقتضي أن الرائي يراها في هيئة الساكنة ، وقوله تحسبها جامدة إذ هذا التأويل بمعنى الجامدة هو الذي يناسب حالة الجبال إذ لا تكون الجبال ذائبة .وقوله وهي تمر الذي هو بمعنى السير مر السحاب أي مرا واضحا لكنه لا يبين من أول وهلة . وقوله بعد ذلك كله صنع الله الذي أتقن كل شيء المقتضي أنه اعتبار بحالة نظامها المألوف لا بحالة انخرام النظام ؛ لأن خرم النظام لا يناسب وصفه بالصنع المتقن ولكنه يوصف بالأمر العظيم أو نحو ذلك من أحوال الآخرة التي لا تدخل تحت التصور . و مر السحاب مصدر مبين لنوع مرور الجبال ، أي مرورا تنتقل به من جهة إلى جهة مع أن الرائي يخالها ثابتة في مكانها كما يخال ناظر السحاب الذي يعم الأفق أنه مستقر وهو ينتقل من صوب ويمطر من مكان إلى آخر فلا يشعر به الناظر إلا وقد غاب عنه . وبهذا تعلم أن المر غير السير الذي في قوله تعالى ويوم نسير الجبال وترى الأرض بارزة فإن ذلك في وقت اختلال نظام العالم الأرضي (التحرير والتنوير) فهذه الآية صريحة في دلالتها على حركة الأرض ومرور الجبال معها في هذه النشأة... فليس بممكن حمل الآية على تسيير الجبال الواقع عند قيام الساعة ووفاء النشأة الآخرة. إذ ليس هو من (الصنع) في شيء. بل هو إفساد أحوال الكائنات، وإخلال نظام العالم، وإهلاك بني آدم. اهـ .كلام المرجاني.( تفسير القاسمي) وتلك الحقيقة أنها متحركة، وأنها تمر مر السحابأن الذي حملنا على مخالفة المفسرين، هو ما جاء في قوله تعالى:«صُنْعَ اللَّهِ الَّذِي أَتْقَنَ كُلَّ شَيْءٍ» فإن ذلك إلفسات إلى روعة الصنعة وإحكامها، وهذا لا يكون واقعا في نظر الإنسان يوم القيامة وهو يرى الجبال وقد تناثرت أشلاء!.وتلك الحقيقة أنها متحركة، وأنها تمر مر السحابأن الذي حملنا على مخالفة المفسرين، هو ما جاء في قوله تعالى:«صُنْعَ اللَّهِ الَّذِي أَتْقَنَ كُلَّ شَيْءٍ» فإن ذلك إلفسات إلى روعة الصنعة وإحكامها، وهذا لا يكون واقعا في نظر الإنسان يوم القيامة وهو يرى الجبال وقد تناثرت أشلاء!.وإنما يرى ذلك، وهي قائمة ثابتة، ثم هي في نفس الوقت متحركة تدور مع الأرض في دورانها، دون أن تسقط وتهوى! وفي هذا يتجلى إحكام الصنع وإتقانه (التفسير القرآني للقرآن)