close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Neml Sûresi 84. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Hattâ iżâ câû kâle ekeżżebtum bi-âyâtî velem tuhîtû bihâ ‘ilmen emmâżâ kuntum ta’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonunda, onlar geldi mi, delillerimi bir bilgi edinip kavramadığınız halde yalanladınız mı, neydi o yaptığınız der.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Nihayet (Huzur-u İlahi’ye) geldikleri zaman (Allah onlara): "Siz Benim ayetlerimi, bilgi bakımından (nelerle uyarıldığınızı düşünüp araştırmadığınız ve) kavramadığınız halde (hikmet ve hakikatini anlamaya çalışmadığınız ve Kur’an üzerinde yoğunlaşmadığınız için) yalanladınız (değil) mi? Yahut (siz söyleyin), o sizin yapmaya çalıştığınız neydi?" diye (sual edecektir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sonunda mahşer meydanına geldiklerinde, Allah onlara: “Siz ayetlerimizi anlayıp, kavramadığınız halde, yalan mı saydınız, yoksa neydi o yaptığınız?” der.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nihayet hesap yerine geldikleri vakit Allah: “Âyetlerimin, Kur'ân'ımın ne olduğunu kavramadan, anlama gayreti göstermeden âyetlerimi mi yalanladınız? Yalanlamadınızsa bu amelleriniz ne?” buyurur.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 75/32; 77/34.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonuçda (hesap yerine) geldiklerinde (Allah) der ki: "Siz benim ayetlerimi bilgi yönünden kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz?"
Ali Bulaç
swap_vert close
Nihayet geldikleri zaman, (Allah) der ki: 'Siz benim ayetlerimi, bilgi bakımından kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz?'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nihayet hesap yerine geldikleri vakit, Allah buyurur ki: “- Siz benim âyetlerimi ilim bakımından kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz?”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Nihayet oraya geldikleri zaman, Allah: “Ayetlerim hakkında hiçbir bilgi elde etmeden mi onları yalanladınız? Yoksa başka ne iş yapmakta idiniz?” der.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Nihayet, hesap yerine geldikleri zaman Allah şöyle buyurur: “Siz benim âyetlerimi iyice anlamadan yalan saydınız, öyle mi? Değilse, yaptığınız ne idi?”
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar geldiklerinde: «Aklınız ermemişken, benim âyetlerimi yalanladınız mıydı? Yoksa ne yapmıştınız?» denilir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Nihayet hesap yerine geldiklerinde (Allah şöyle) buyurur: “(Doğru düşünce ve) bilgi yoluyla üstesinden gelemeyince tutup mesajlarımızı yalanlamaya kalktınız, öyle mi? Yoksa yaptığınız, başka neydi ki?”
Cemil Said
swap_vert close
Nihâyet Allâh’ın mahkemesi huzûrına çıkacaklar, ânlara diyecek ki: "Benim âyâtımı anlayamadığınız içün mi tekzîb itdiniz? Yâhud böyle yapmak içün başka bir sebeb mi var idi?"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Geldikleri zaman Allah: "Ayetlerimi anlamadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa yaptığınız neydi?" der.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: “Siz benim âyetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Yoksa ne yapıyordunuz ki?!”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Nihayet oraya geldikleri zaman Allah buyurur: “Siz benim âyetlerimi, ne olduğunu kavramadan yalan saydınız öyle mi? Değilse yaptığınız neydi?”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Nihayet, (hesap yerine) geldikleri zaman Allah buyurur: Siz benim âyetlerimi, ne olduğunu kavramadan yalan saydınız öyle mi? Değilse yaptığınız neydi?
Edip Yüksel
swap_vert close
Geldikleri zaman, "Ayet ve mucizelerimi bilginizle kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa yaptığınız neydi?" der.
Bu ayetin, 10:38-48 ayetleri ile ilişkisine bakınız.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Nihayet (oraya) geldikleri vakit Allah buyurur: "Siz benim âyetlerimi, ne olduğunu kavramadan yalan saydınız öyle mi? Yoksa yaptığınız başka neydi?"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Nihayet geldikleri vakıt: siz benim âyetlerimi ılmen kavramadığınız halde tekzib mi ettiniz? Yoksa ne yapıyordunuz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Nihâyet, (hesap yerine) geldikleri zaman Allah (şöyle) buyurur: “Siz benim âyetlerimi, ilmen ne olduğunu kavramadan/anlamadan yalanladınız öyle mi? (Değilse) o yaptıklarınız neydi?”
Ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilen Allah Teâlâ’nın, sormuş olduğu bu tür sorular, kâfirleri, kınama ve azarlama ifadeleridir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve geldikleri zaman: “Onu bilgi ile kavramadınız¹ da mı ayetlerimi yalanladınız? Yoksa başka bir neden mi var?” dedi.
1- Bir ironi olarak: “Bilginiz ve aklınız yetersiz mi kaldı.” Söylenenleri gerçek dışı buldunuz da onun için mi yalanladınız? Denmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Nihayet (hesâb yerine) geldikleri zaman (Allah) buyurur ki: «Siz benim âyetlerimi, onları hiçbir bilgi ile kavramadığınız halde (körü körüne), tekzîb mi etdiniz? Ne idi o ısraar ile yapdığınız»?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nihâyet (oraya) geldikleri zaman (Allah onlara): “Kendilerini ilmen kavramadığınız hâlde, ayetlerimi yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz?” buyurur.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Nihayet (o gün hesab yerine) geldiklerinde (Allah) der ki: ‘’Siz benim ayetlerimi, bilgi bakımından kavramadığınız hâlde mi yalanladınız? Değilse ne yapıyordunuz?”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar huzura geldiklerinde Allah “Ayetlerimin içeriğini henüz anlamadığınız halde (daha okumadan) peşin olarak mı yalanladınız? Yoksa bu yaptıklarınızın anlamı nedir?” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar gelince Allah buyuracak: "Sizler Benim belgemi iyice incelemeden yalan saydınız, öyle mi? Neydi o sizin ettikleriniz?"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Nihayet mahşere geldikleri zaman Allah şöyle diyecek: Siz âyetlerimi ilminiz kavramaksızın defaten yalan saydınız. Öyle mi? Siz ne yapardınız?
İsmail Yakıt
swap_vert close
Nihayet (huzura) geldiklerinde Allah, “Siz Ben’im ayetlerimi ilmen kavrayamadığınız hâlde yalanladınız öyle mi? Yoksa yaptığınız neydi?” (buyurur).
Kadri Çelik
swap_vert close
Nihayet (bir araya) geldikleri zaman (Allah) der ki: “Siz benim ayetlerimi, bilgi bakımından kavramadığınız halde mi yalanladınız? Değilse ne yapıyordunuz?”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Nihâyet, Yüce Hâkim’in huzuruna çıktıkları vakit, Allah onlara, “Ey zâlimler!” diyecek, “Demek ayetlerimi hiç düşünüp anlamadan öyle körü körüne inkâr ettiniz, öyle mi? Evet, söyleyin bakalım, neydi o yaptıklarınız öyle?”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Nihayet geldikleri zaman dedi ki: -“Bilgi olarak kavramadığınız halde benim âyetlerimi yalanladınız, öyle mi? Öyle değilse, peki, ne işliyordunuz?”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Tam huzura vardıklarında bir ses: " Benim ayetlerimi doğru dürüst anlayıp dinlemeden inkar mı ettiniz ?. yoksa bir şeyler mi çeviriyordunuz? " diyecek
Mehmet Çoban
swap_vert close
Huzurumuza geldiklerinde onlara sesleniriz. "Ayetlerimizi anlamadan kavramadan yok saydınız öyle mi? Haydi söyleyin bakalım! Ne yaptınız?" Hiçbir şey diyemezler. Çünkü gerçeklik onların canavarı Dabbe olup peşlerine düşmüş, bütün yalanlarını yüzlerine çarpmaktadır. Bilmiyorlar ki Dabbe yeryüzünden kendilerine yönelen gerçekliğin şahitliğidir. Bütün gerçekleriyle onların yalanlarını yutar. Ortada yaptıklarıyla kalakalırlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonunda, (hesap yerine) geldikleri zaman (Allah) kendilerine şöyle soracaktır: “Bilip kavramadan ayetlerimi yalanladınız, öyle mi? (Değilse, bu) yaptığınız neydi?”
Mehmet Türk
swap_vert close
Sonunda, (Allah’ın huzuruna) geldikleri zaman (Allah onlara): “Siz, Benim âyetlerimi anlamaya çalışmadan yalanladınız öyle mi? (Öyle) değilse (bugüne yarar) ne iş yaptınız?” der.
Muhammed Esed
swap_vert close
öyle ki, [yargı önüne] çıktıkları zaman, Allah, onlara: “(Doğru düşünce ve) bilgi yoluyla üstesinden gelemeyince ⁷⁵ tutup mesajlarımızı yalanlamaya kalktınız, öyle mi? Peki, bu yaptığınız neydi öyleyse?” diyecek.
75 Yani, onları anlamadan yahut anlamaya gayret etmeden (Zemahşerî).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hepsi de huzura geldiklerinde Allah onlara: – Ayetlerimi bilgiyle düşünüp kavramadan onlar karşısında yalana mı sarıldınız? Değilse o zaman yaptığınız neydi? Der. 10/39, 46/11
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ta ki (huzura) geldikleri zaman, (Allah) onlara “Aklınızın kapasitesi onları kavramaya yetmediği için âyetlerimizi yalanlamaya mı kalktınız? Eğer öyle değilse, bugüne dek ne yaptınız?” diyecek.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sonunda oraya vardıklarında (Allah) “Siz benim ayetlerimi, (peygamberlerim vasıtasıyle yaptığım, ölümden sonra dirileceğinizi, yapmış olduğunuz her şeyin hesabını Rabbinizin huzurunda tek tek vereceğinize ait uyarılarımı, nasıl oldu da) körü körüne yalan saydınız. Eğer yalan saymadınızsa (bu gün size yarar sağlayacak ne gibi ameller işlediniz? Nasıl oldu da) küfrünüzde direnip durdunuz! (da huzuruma böyle kapkara olmuş amel defterleriyle geldiniz)" buyurur.
Osman Fırat
swap_vert close
Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: "Siz benim âyetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Ne yaptığınızı sanıyordunuz...
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Nihâyet geldikleri vakit (Hak Teâlâ) buyurur ki: «Benim âyetlerimi ilmen ihata edemez olduğunuz halde onları tekzîp mi ettiniz. Yoksa sizin yapar olduğunuz şey ne idi?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Nihayet hesap yerine vardıklarında Allah Teâlâ: “Demek siz ayetlerimin ne olduğunu iyice anlamadan yalan saydınız öyle mi? Yoksa ne yaptınız? ” [75, 32; 77, 34]
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Divanına) Geldiklerinde (Allah onlara) der: "Ayetlerimi anlamadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yaptınız?"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mahşere geldiklerinde Cenâb-ı Hak onlara: " 'İlminiz ihâta itmediği ve mealini fehm iylemediğiniz halde benim âyetlerimi vehleten tekzîb mi itdiniz. Bundan başka ne gibi şeyler işlediniz?" diye sorar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Huzurumuza geldiklerinde de onlara şöyle denir: “Anlayıp dinlemeden[*] ayetlerimiz karşısında yalan mı söylediniz? Ya da neydi o yapıp ettikleriniz?”
[*] Anlayıp dinlemeden olarak çevirdiğimiz kısım 'ilmen' dir. 'Ayetlerimiz üzerinde gerekli ilmi çalışmayı yapmadan, yeterince çalışma yapmadan, aklını ve bilgisini kullanmadan' anlamları da verilebilir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Hepsi geldiği zaman:-Ayetlerimi iyice kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz? der.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Huzuruna geldiklerinde, Allah buyurur: “Hiçbir şeyini kavramadan Benim âyetlerimi inkâr ettiniz, öyle mi? Değilse bu yaptığınız neydi?”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Geldiklerinde Allah onlara: "Ayetlerimizi, ilminiz onları kuşatmadığı halde inkâr mı ettiniz yoksa ne yapıyordunuz?" der.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
tā ķaçan kim geleler eyide Tañrı “iy yalan duttuñuz mı āyetlerimi ol ḥalde kim ķaplamaduñuz anları bilmekdin yaña yā ne nesene olduñuz mı işlerdüñüz?”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḥattā geldükleri vaḳt ḥaşr yirine, Tañrı Ta‘ālā eyide: Yalanladuñuz sizbizüm āyetlerümüzi, anı siz bilmedügüñüz ḥālde. Yā ne nesne işlerdi‐siz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar (haqq-hesab yerinə) gəlib çatdıqda (Allah) buyurar: “Ayələrimizi anlamadığınız (bilmədiyiniz) halda, onları yalanmı hesab edirdiniz? Yaxud siz (dünyada) nə edirdiniz? (O nə iş idi ki, görürdünüz?)”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Till, when they come (before their Lord), He will say: Did ye deny My revelations when ye could not compass them in knowledge, or what was it that ye did?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Until, when they come (before the Judgment-seat), (Allah) will say: "Did ye reject My Signs, though ye(3314) comprehended them not in knowledge, or what was it ye did?"
3314 The charge against them will be: 'You had no knowledge, and yet you arrogantly rejected My Signs; is that true, or have you any plea in your defence?'  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
حَتّٰٓى
nihayet
اِذَا
o va-kit ki
جَٓاؤُ۫
geldi- ler
قَالَ
bu-yurdu
اَكَذَّبْتُمْ
yalanladınız mı
بِاٰيَات۪ي
âyetlerimi
وَلَمْ تُح۪يطُوا
kavramadığınız hâlde
بِهَا
onları
عِلْماً
ilmen
اَمَّاذَا
yoksa neyi
كُنْتُمْ
idiniz
تَعْمَلُونَ
yapıyorsunuz
Nihayet, (hesap yerine) geldikleri zaman (Allah onlara) buyurur: "Siz benim âyetlerimin ne olduğunu kavramadan yalan saydınız öyle mi, değilse yaptığınız neydi?"
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
اَحَاطَ
Fiil-IV
ح و ط
Kuşattı, kavradı
بِهَا
Zamir
بِهَا
Onunla, onlar hakkında
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
اَم
Bağlaç
اَم
Yoksa, yahut, ya da. Kendinden önce gelen kelimeyle bağlanan bir bağlaçtır, böylece ne kendinden önce gelen ne de sonra gelen kelime birbirinden bağımsız düşünülemez.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı