close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Neml Sûresi 8. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felemmâ câehâ nûdiye en bûrike men fî-nnâri vemen havlehâ vesubhâna(A)llâhi rabbi-l’âlemîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Oraya gelince nida edildi: Ateşteki melekler de gerçekten kutlanmıştır, çevresindeki Musa da ve münezzehtir noksan sıfatlardan alemlerin Rabbi Allah.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Oraya gittiğinde ise, kendisine (şöyle) seslenildi: "Ateş (olarak gördüğün işaretin yerin)de olanlar da, çevresinde bulunanlar da kutlu kılınmıştır. (Hz. Musa da, ona inanıp tâbi olanları da kayrılmıştır.) Âlemlerin Rabbi olan Allah Yücedir, her türlü kusur ve noksanlıktan münezzehtir!.."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Fakat oraya varınca O'na şöyle seslenildi: “Ateşin bulunduğu yerdeki ve çevresindeki herkes mübarek, kutlu kılınmıştır. Sınırsız kudretiyle, alemlerin Rabbi olan Allah yüceler yücesidir.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mûsâ oraya geldiğinde: “Ateşin bulunduğu yerdeki ve çevresindeki kimseler berekete nail olmuşlardır. Âlemlerin, bütün varlıkların Rabbi olan Allah noksan sıfatlardan münezzehtir.” diye seslenildi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Oraya geldiğinde kendisine şöyle seslenildi: "Ateşin yanında bulunan ve çevresinde olanlar kutlu kılınmışlardır. Alemlerin Rabbi olan Allah pek yücedir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Oraya gittiğinde, kendisine seslenildi: 'Ateş (yerin)de olanlar da, çevresinde bulunanlar da kutlu kılınmıştır. Alemlerin Rabbi olan Allah yücedir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Vakta ki, o ateşe vardı, şöyle nida olundu: “- Ateş yerinde olan Mûsa'ya ve etrafında bulunan meleklere bereket verildi. Âlemlerin Rabbi olan Allah (bütün noksanlıklardan ve ihtiyaçtan) münezzehtir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Musa o ateşe gelince: “Ateşin içinde bulunan da çevresinde olan da hayırlı ve bereketli olalar. Ve âlemlerin sahibi olan Allah, (görünmekten) çok yücedir!” diye Musa’ya seslenildi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Oraya geldiğinde şöyle seslenildi: “Ateşteki kimse de, ateşin çevresindekiler de kutsal kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah, bütün noksanlıklardan uzaktır.”
Besim Atalay
swap_vert close
Musa ona yaklaşınca, «Kutludur ateşe yakınlaşan, yüresinde bulunan» diye ona çağırdı; evrenlerin sahibi Allah kutsaldır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Musa) oraya vardığında şöyle bir ses duydu: “Gerek ateşin yanındakiler ve gerekse çevresinde bulunanlar bereketli kılınmıştır. Tüm varlıkların Rabbi olan Allah her türlü noksanlıklardan uzaktır.”
Burada ateşten kastedilen Allah’ın nurudur.  
Cemil Said
swap_vert close
Gitdi, fakat bir ses "Ateşin içinde ve kenarında olan mübârek olsun. Rabbu’l ’âlemîne hamd olsun" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Oraya geldiğinde, kendisine şöyle nida olunmuştu: "Ateşin yanında olan ve çevresinde bulunanlar mübarek kılınmıştır. Alemlerin Rabbi olan Allah münezzehtir"
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Mûsâ) Ateşe varınca ona şöyle seslenildi: “Ateşin başındaki de çevresindekiler de kutlu olsun! Âlemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden uzaktır.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Oraya geldiğinde ona şöyle seslenildi: “Ateşin yanındaki ve çevresindekiler mübarek kılınmıştır! Âlemlerin rabbi olan Allah, her türlü noksanlıktan uzaktır!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Oraya geldiğinde şöyle seslenildi: Ateşin bulunduğu yerdeki ve çevresindekiler mübarek kılınmıştır! Âlemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden münezzehtir!
Edip Yüksel
swap_vert close
Oraya varınca kendisine, "Ateşin içinde bulunan da, çevresinde olan da kutludur," diye seslenildi. Evrenlerin Rabbi olan ALLAH çok yücedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Oraya geldiğinde şöyle seslenilmişti: "Ateşin bulunduğu yerdeki ve çevresindekiler mübarek kılınmıştır! Âlemlerin Rabbi olan Allah, eksikliklerden münezzehtir!"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derken vaktâ ki ona vardı şöyle nidâ olundu: haberin olsun mubarek kılınmıştır bu ateşteki kimse ve bunun havalisindekiler ve sübhandır o âlemlerin rabbı Allah
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Mûsâ) oraya (ateşin yanına) geldiğinde, kendisine (keyfiyetsiz olan kelâmımızla) şöyle buyurduk: “Ateşin yanında bulunan ve çevresindekiler mübarek kılınmışlardır. Âlemlerin Rabbi olan Allah, bütün noksan sıfatlardan münezzehtir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Oraya gittiği zaman ona seslenildi: “Ateşin içinde ve etrafında olanlar kutlu kılındı. Ve Âlemlerin Rabbi olan Allah, Subhân'dır.¹”
1- Yüceler yücesidir, eksikliklerden münezzehtir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Vaktâkî oraya gitdi, kendisine (şöyle) nida olundu: «Ateş (mahallin) de bulunana da, çevresinde olan kimselere de muhakkak (feyz ve) bereket verildi. Aalemlerin Rabbi olan Allah münezzehdir».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nihâyet oraya gelince (kendisine) şöyle seslenildi: “Ateş (sandığın bu nûrun için)de olan (sen) ve (o nûrun) etrâfında bulunanlar (melâikeler) mübârek kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah ise (her kusurdan) münezzehtir.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Oraya geldiğinde şöyle seslenildi: Ateşin bulunduğu yerdeki ve çevresindekiler mübarek kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah, eksiklerden münezzehtir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Musa oraya geldiğinde “Ateşin yanındaki ve ateşin yakınında olan kişi bereketli kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi Allah her türlü eksikliklerde uzaktır” diye seslenildi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Musa ateşin yanına varınca ona şöyle ünlendi: "Ateşin başında bulunan kimse de, onun dolayındakiler de kutludur. Bütün varlıkların çalabı olan Allah uludur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Musa ateşin yanına varınca ona şöyle nida olundu: «— Ateşte olan [³], onun etrafında bulunan [⁴] şey, mübarektir ve mutahhardır. Âlemlerin Rabbi olan Tanrı da tamamıyle münezzehtir».
[3] Musa veya melâike veya Nur-u Bâri.[4] Melâike veya Musa veya yerler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Oraya geldiğinde kendisine (şöyle) seslenildi: “Gerek ateşin başında ve gerekse çevrede bulunanlar mübarek kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah noksanlıktan münezzehtir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Oraya gittiğinde kendisine (şöyle) seslenildi: “Ateşte olanlar da çevresinde bulunanlar da bereketli kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah yücedir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve Mûsâ oraya yaklaşınca, Allah tarafından ona şöyle seslenildi: “Ey Mûsâ! İnsanlığa hidâyeti göstermek için yakılan bu ateşin olduğu yerde ve çevresinde bulunan herkes kutlu kılınmıştır! Öyleyse, sen de ilâhî nur ile aydınlan! Âlemlerin sahibi, efendisi ve Rabb’i olan Allah, yüceler yücesidir!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Oraya geldiğinde şöyle seslenildi: “Ateş’in içindeki kimseler ve etrafındaki kimseler mübarek kılınmıştır. Âlemler’in rabbi Allah sübhandır”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ona yaklaşınca bir ses: " Ateşin yanında ve çevresinde olanlara hayırlı olsun! kainatın sahibi olan Allah, erişilmez yücedir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Tur’a gelince seslendik. "Ateşin içinde ve çevresinde olan mübarek kılındı. Âlemlerin Rabbi Allah her türlü eksikliklerden uzaktır."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Oraya geldiğinde (kendisine) şöyle seslenilmişti: “Ateşin yanındakiler ve çevresindekiler bereketli kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah yücedir.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Mûsa) oraya varınca: “(Ey Mûsa!) Bu ateşin yanında¹ bulunan (sen) ve çevresindekiler mübârek kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şânı çok yücedir.” diye seslenildi.²
1 (فِي) Harf-i cerri burada (مَعَ) anlamında tercüme edilmiştir. Eğer “içerisinde” şeklinde tercüme edilirse bu sefer; “ateşin içerisindekinin kim olduğu?” sorusu akla gelir ki bununla ilgili yorumlar Kur’an’ın temel mantığına ters düşmektedir. 2 Tabiî ki burada seslenen; Allah’tır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Fakat oraya varınca, o’na şöyle seslenildi: “Bu ateşin [erişme alanı] içinde olan herkes ve çevresindeki herkes kutlu kılınmıştır! ⁷ Sınırsız kudretiyle yüceler yücesidir Allah, âlemlerin Rabbi!”
7 Zemahşerî havlehâ (lafzen, “çevresinde”) ifadesini böyle yorumlamaktadır. Taberî’nin kaydettiğine göre bazı ilk müfessirler, “ateş” (nâr) teriminin, bu anlam örgüsü içinde, “ışık” (nûr) kavramıyla, yani Allah’ın peygamberlere yaratılışlarından getirdikleri manevî duyarlıkları sayesinde öncelikli olarak (a priori) “ateşe”, yani “ışığa” yakın olmaları beklenen peygamberlere bahşettiği “aydınlanma” kavramıyla eş anlamlı olduğunu söylemişlerdir. Bu görüşe mukabil, men fi’n-nâri ve-men havlehâ ifadesi, bütün manevî aydınlanmaları kuşatan ve hepsinin kaynağı olan Allah’ın Kendi ışığına, Kendi “nûr”una bir atıf olarak da anlaşılabilir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Musa oraya varınca kendisine şöyle seslenildi: “Bu ateş mahallinde ve çevresinde bulunanlar mübarek kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah eksiklikten münezzeh ve yücedir. 20/9...48, 28/29...36
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat oraya gelince kendisine şöyle seslenildi: “Bu ışık kaynağının[³²⁸³] hem içinde hem de etrafında olan herkes mübarek kılınmıştır: zira Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı pek yücedir.
[3283] Lafzen: “ateşin..” Zemahşerî’nin de isabetle değindiği gibi, burada “ateş” Allah’ın nuru yerine istiare olarak kullanılmış olmalıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Oraya vardığında ona; "Hem ateşin yanında olan sen hem de ateşin çevresinde bulunanlar (Melekler) mübarek kılınmıştır, alemlerin Rabbi olan Allah (ise noksan sıfatlardan) münezzehtir! (O'nun; ateşten semaya yükselen nur ile ilgisi yoktur)
Osman Fırat
swap_vert close
Oraya gelince (kendisine) seslenildi: "Ateşin içinde bulunan da, çevresinde olan da mübârek kılındı. Âlemlerin Rabbi Allâh, eksikliklerden münezzehtir. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Vaktâ ki oraya vardı, kendisine nidâ olundu ki: «Bu ateşte olan da ve bunun etrafında bulunan da mübarek kılınmıştır ve âlemlerin Rabbi olan Allah Teâlâ münezzehtir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Oraya varır varmaz birden şöyle nida edildi. “Ateş mahallinde ve çevresinde bulunan kimselere feyiz ve bereket verildi. Alemlerin Rabbi olan Allah yüceler yücesidir, bütün noksanlardan münezzehtir. ” {KM, Tesniye 33, 16; Çıkış 3, 2}
Nidanın tamamlanmasından sonra son “Sübhanallah” cümlesi, olayın büyüklüğüne hayret uyandırmakla beraber, Allah hakkında benzetme hatasına düşmemek içindir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Oraya gelince (kendisine) seslenildi: "Ateşin içinde bulunan da, çevresinde olan da mübarek kılındı. Alemlerin Rabbi Allah, eksikliklerden münezzehtir."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O ateşin yanına geldikde ona: "Ateşde ve etrâfında olanlar mübârek kılındı. 'Âlemlerin rabbi olan Allâh münezzehdir."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Oraya vardığında şöyle bir ses duyuldu: “Bu ateşte ve çevresinde olanlar bereketlli kılınmışlardır. Sen, varlıkların sahibi olan Allah’a kulluk et.
Şaban Piriş
swap_vert close
Oraya geldiğinde:-Ateşin içinde ve etrafında bulunanlar mübarek kılındı. Alemlerin Rabbi eksiklikten uzaktır diye seslenildi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Oraya geldiğinde nidâ olundu: “Bu ateş mahallinde ve çevresinde bulunanlar mübarek kılınmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah ise her türlü kusurdan münezzehtir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Mûsa ateşe vardığında şöyle çağrıldı. "Ateşteki kimse de ateşin çevresindekiler de kutsal ve bereketli kılınmıştır. Ve âlemlerin Rabbi olan Allah, bütün eksiklik ve iğretiliklerden arınmıştır."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ol vaķt kim geldi aña ķıġırınıldı “bayıķ ķutlu olındı ol kim oddadur daħı ol kim yöresindedür ya'nį mūsā . daħı Tañrı’nuñ arulıġı 'ālemler çalabı’sı.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ol vaḳt kim geldi, aña ḳıġırıldı: Bereketlenüpdür odda olan nesne, çev‐resinde olan daḫı. Daḫı yüceldi Tañrı Ta‘ālā ki ‘ālemler yaradıcısıdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Musa (alovun) yanına çatdıqda belə bir nida gəldi: “Alovun yanında olan (Musa) və ətrafında olanlar (mələklər və ya peyğəmbərlər) mübarək kimsələrdir (bərəkətlidirlər). Aləmlərin Rəbbi olan Allah pakdır, müqəddəsdir! (Bütün eyib və nöqsanlardan kənardır!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But when he reached it, he was called, saying: Blessed is whosoever is in the fire and whosoever is round about it! And glorified be Allah, the Lord of the Worlds!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But when he came to the (fire), a voice was heard: "Blessed are those(3245) in the fire and those around: and glory to Allah, the Lord of the worlds.
3245 Those: in the original the pronoun is in the singular, "man", which is often used with a plural meaning. The Commentators usually construe it to mean that this was not a physical fire, but it was the glory of the Angels, a reflection of the Glory of Allah. Hence the exclamation at the end of the verse.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلَمَّا
ne za-man ki
جَٓاءَهَا
oraya geldi
نُودِيَ
nidâ edildi
اَنْ
di- ye
بُورِكَ
mübarek kılınmıştır
مَنْ
o kim-se ki
فِي النَّارِ
ateşin içindedir
وَمَنْ
ve o kimse ki
حَوْلَهَاۜ
çevre-sindedir
وَسُبْحَانَ
Subhân'dır
اللّٰهِ
Allah
رَبِّ
Rabbi
الْعَالَم۪ينَ
âlemlerin
Oraya geldiğinde (kendisine) şöyle nidâ edildi: "Bu ateş (gibi görünen Allah'ın nûrunun tecellisin)in içinde olanlar ve çevresindekiler mübarek kılınmıştır! Âlemlerin Rabbi olan Allah Subhân'dır (her türlü noksanlıktan münezzehtir)."
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
نَادٰى
Fiil-III
ن د و
Nidâ etti, çağırdı, seslendi, dua etti, feryat etti
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
بَارَكَ
Fiil-III
ب ر ك
Bereketli kıldı, mübarek kıldı, bolluk verdi
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
حَوْل
İsim
ح و ل
Yıl (sene), etrafında, çevresinde
سُبْحَان
İsim
س ب ح
Subhân (her türlü noksanlıktan münezzeh olan)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
عَالَم۪ين
İsim
ع ل م
Âlemler