close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Neml Sûresi 66. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Beli-ddârake ‘ilmuhum fî-l-âḣira(ti)(c) bel hum fî şekkin minhâ(s) bel hum minhâ ‘amûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hayır, onların bilgileri, bu dünyadayken, ahirete ulaşamaz; hayır, onlar, ahiret hakkında şüphe içindedir; hayır, onlar ahiret hususunda kördür.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hayır, onların ahiret konusundaki bilgileri "art arda toplanıp pekiştirilen (sürekli tekrarlanıp işitildiğinden, iman edildiği zannedilen birtakım tahmin ve tahayyülden ibaret)dir. (Veya onların ilmi, ahireti idrake yetişmemiştir!)" Bilakis, onlar bundan (ahirete gerçekten inanma ve ona göre davranma duygusundan) bir şüphe içindedirler; hayır, (aslında) onlar bundan (ahirette hesap verme şuurundan) yana kördürler.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hayır, onların ahiret hakkındaki bilgileri yetersiz kalmıştır, veya doğrusu ahiret hakkında onlar için yeteri kadar bilgi toplandı. Hayır, onlar ahiret hakkında şüphe içindedirler. Hayır, onlar ahiret hakkında tamamen kördürler.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Doğrusu âhiret ile, ebedî yurt ile ilgili bilgiler onlara ardarda gelmektedir. Buna rağmen onlar, bu konuda hâlâ şüphe içindedirler. Aslında onlar, âhiretten yana kör kesilerek baktıkları için anlamıyorlar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 18/48.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Hayır, onların ahiretle ilgili bilgileri ardarda gelip toplandı. [5] Hayır onlar bundan şüphe içindedirler. Hayır onlar buna karşı kördürler.
5.Bu konudarlerin çoğunda yeralan bir açıklamaya göre ifadeden kastedilen anlam şudur: "Ahirette, her şeyi gözleriyle göreceklerinden o günün varlığıyla ilgili bilgileri son noktasına ulaşmış olacaktır."  
Ali Bulaç
swap_vert close
Hayır, onların ahiret konusundaki bilgileri 'ard arda toplanıp pekiştirildi,' hayır, onlar bundan bir kuşku içindedirler; hayır, onlar bundan yana kördürler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Fakat âhiretin olacağına dair kendilerine (peygamberler vasıtasıyla) arka arkaya ilim ulaşmaktadır. Doğrusu onlar bundan şüphe içerisindedirler, daha doğrusu onlar, âhiretten yana kördürler (delillerini anlıyamazlar).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Doğrusu, ahiret hakkında onlar için yeteri kadar bilgi toplandı. Fakat onlar, o ahiret hakkında tereddüt içindedirler. Hayır, onlar o ahiretin olacağını görmekten yana kördürler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Açıkçası, onların âhiret hakkındaki bilgileri yetersiz kalmıştır. Dahası, bu hususta şüphe içindedirler. Bunun da ötesinde, onlar âhiretten yana cahildirler.
Besim Atalay
swap_vert close
Hayır, onların ahret hakkında, bilgileri mi arttı? Hayır, onlar bu yolda şüphe içindeler, hayır, kördür onlar bu yolda dahi»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ahiret hakkında bilgi (resuller aracılığı ile) onlara peş peşe gelmiştir. Fakat onlar bu konuda şüphe içindedirler. Daha doğrusu onlar ahiretten yana kördürler.
Bkz. 6/59, 7/187, 31/34  
Cemil Said
swap_vert close
’İlimleri ile âhireti idrâk iderler fakat şübhededirler belki bu husûsda kördürler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ahirete dair bilgileri yeterli midir? Hayır; ondan şüphe etmektedirler. Hayır; ona karşı kördürler.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ahiret (gününün gerçekleşeceği) hakkında bilgi (peygamberler aracılığı ile) onlara peş peşe gelmiştir. Fakat onlar bu konuda şüphe içindedirler. Daha doğrusu onlar ahiretten yana kördürler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hayır, onların âhiret hakkındaki bilgileri yetersiz kalmıştır; dahası, bu hususta şüphe içindedirler; bunun da ötesinde onlar âhiretten yana kördürler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hayır; onların ahiret hakkındaki bilgileri yetersiz kalmıştır. Dahası, bu hususta şüphe içindedirler. Bunun da ötesinde, onlar ahiretten yana kördürler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Doğrusu, onların ahiret hakkındaki bilgileri derme-çatmadır. Aslında ondan kuşku içindedirler. Daha doğrusu, onlar ondan yana tümüyle kördürler.
Kuran'a göre, ahiret hayatı hakkında kuşku beslemek inkar etmekle birdir. Kuran'ı tek başına yeterli görmeyenler, Allah'ın ismini tek başına anmaktan hoşlanmıyanlar ve ahirette şefaat uman müşrikler, aslında ahirete inanmamaktadırlar. Bak, 6:113,150; 27:66; 34:21; 39:45; 74:46-48.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Fakat ahiret hakkında bilgiler onlara ardarda gelmektedir. Ama onlar bundan bir şüphe içindedirler. Çünkü onlar bundan yana kördürler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Fakat Âhıret hakkında ılimleri tevalî etmekte fakat onlar ondan bir şekk içindedirler, daha doğrusu onlar ondan kördürler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Âhiret (in varlığı) hakkındaki bilgiler (peygamberler aracılığı ile) onlara peş peşe gelmiştir. Fakat onlar bu konuda şüphe içindedirler. Daha doğrusu onlar, (inkâr ve isyandaki ısrarları yüzünden) ondan (âhiretten) yana (manen) kördürler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Aslında onlar ahiret hakkında yeterince bilgilendirildiler. Fakat hala şüphe içindeler. Doğrusu bundan yana kördürler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hayır, onların bilgileri âhiret hakkında (ki bilgiye kadar uzanıb) erişememişdir. Hayır, onlar bundan şek (ve şübhe) içindedirler. Hayır, onlar bundan kördürler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hayır! Onların âhirete dâir bilgileri pekişmiş (kendilerine ard arda yeterince ma'lûmât verilmiş)tir. Fakat onlar (yine de) ondan şübhe içindedirler. Bil'akis onlar, ondan yana kördürler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Doğrusu, ahiret hakkında (gerekli) bilgi (elçiler aracılığı ile) onlara peş peşe gelmiştir. Aksine onlar (hâlâ) bu konuda şüphe içindedirler. Daha doğrusu onlar, ondan (ahiretle ilgili delillerden) yana (adeta) kördürler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların ahiret hakkındaki ulaştıkları (yetersiz) bilgilerinden dolayı ahiret olgusundan şüphe içinde olup, ahiretten yana kördürler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Belki onların öbür dünya üzerine pek az bilgileri vardır, belki ondan şüphelenip duruyorlar, belki de ona karşı gözleri büsbütün kapalıdır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onların âhiret hakkındaki ilimleri birbiri ardınca toplandı, öyle mi [²]. Hayır, onlar âhiret hakkında şüphe içinde kaldılar, belki ona karşı kördürler.
[2] Yani ilimleri tekâmül etti de kıyametin kopması zamanını mı soruyorlar? Yahut belki âhiret hakkındaki ilimleri tükeninceye kadar birbiri ardınca toplandı, âhiret hakkında ilimleri kalmadı. Yahut belki ilimleri tekâmül etti bu tevcihi tahakküm tarihi ile olur, nitekim kara cahile «— Sen ne âlimsin!» denir veya esbab-ı ilim tekâmül ettiği halde yine lâyıkıyle bilmezler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bilakis ahiret konusunda bilgi onlara (elçiler vasıtasıyla) ulaşmıştır. Bilakis onlar bu konuda ikilemdedirler [şekk]. Bilakis onlar bu konuda kördürler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hayır onların ahiret konusundaki bilgileri bitip tükenmiştir. Hayır, onlar bundan bir kuşku içindedirler. Hayır, onlar bundan yana kördürler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hayır, onlar yeniden dirilmenin hangi saatte olacağını bilemezlerse de, âhiretin varlığı hakkında onlara Peygamberler aracılığıyla ardı ardına bilgiler ve iknâ edici deliller gelmiş bulunmaktadır fakat onlar, yine de öte dünyanın gerçekliği konusunda şüphe içindedirler; daha doğrusu, âhiretten yana kördür bunlar! İşte bunun içindir ki;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Aksine, onların Âhiret hakkında bilgileri ard arda verildi. Buna rağmen onlar şüphe içindedir. Üstelik ona karşı kördürler”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yani onların bilgisi ahreti kavramaya yetmez. Onlar bu konuda sadece fikir yürütebilirler. Dahası bu konuda zır cahildirler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Onların ahiret hayatı hakkındaki bilgileri yetersizdir. Üstelik ahiret hayatı hakkında şüphe içindedirler. Ahiret hayatına karşı körlük içindedirler. Bir türlü gerçeği göremezler. Öyleyken bilmedikleri hayat hakkında ileri geri konuşurlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Aksine ahiret hakkındaki bilgiler art arda kendilerine gelmesine rağmen, ondan şüphelenmeye devam etmektedir; ahiretten yana da kördürler.
Mehmet Türk
swap_vert close
Fakat âhiret hakkında bilgiler onlara (peygamberler vasıtasıyla) ardı ardına gelmektedir ama onlar, bu hususta hâlâ şüphe içerisindedirler. Daha doğrusu onlar, âhiretten yana kördürler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Hayır, onların ahiret konusundaki bilgileri gerçeğin berisinde kalmaktadır; ⁶⁴ zaten [çoğu zaman] onun gerçekliğinden yana şüphe içindedirler; hayır, ondan yana kördürler. ⁶⁵
64 Yani, insanın bu dünyada algı ve müşahede edebileceği alanın ötesinde yer alan bir gerçeklik olduğu için ahireti tam olarak tahayyül edemezler yahut gözlerinde canlandıramazlar; iyi ya da kötü sonuçlarıyla insanın ölümden sonraki hayatına ilişkin Kur’ânî atıfların, zarurî olarak, temsîlî terim ve üsluplarla ifade edilmesinin sebebi de budur.65 Yani, ahiret olgusunun Allah’ın yaratma planının mantıkî bir sonucu olduğu gerçeğine karşı kör. Çünkü, insandaki manevî/ahlakî sorumluluk kavramı ve dolayısıyla Allah’ın nihaî yargısı, nihaî adalet fikri ancak ölümden sonraki hayatın mevcudiyetiyle anlam kazanabilmektedir; öte yandan, eğer manevî/ahlakî sorumluluk yoksa, ahlakî tercih kaygısı da olmayacaktır; ve eğer tercih keyfiyetine yok gözüyle bakılıyorsa, doğru ile eğri arasında yapılan bütün ayrımlar anlamını tamamen kaybedecektir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Oysa ahiret hakkındaki bütün bilgi onların idrakine sunulmuştur. Gel gör ki onlar bundan da kuşku duyuyorlar. Hayır, aslında onlar ahirete karşı kör kesiliyorlar. 22/5, 34/21, 40/59
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Değilse, âhirete ilişkin (hakikatler) onların idrak edebileceği bir biçimde baştan sona bilgilerine sunulmuştur.[³³⁴²] Gel gör ki onlar, ondan yana hâlâ kuşku içindedirler; daha beteri, ondan yana kördürler!
[3342] Veya: “Hayır, onların âhirete ilişkin bilgileri yeterli seviyede değildir!” Bu okuyuşa, “bel edatı kendisinden sonrasını olumsuzlamaz” itirazı yapılmıştır (Ebu Amr’a katılarak Taberî). İddârakenin türetildiği dereke, “yüksek bir şeyi engin bir şeyin seviyesine indirmek” anlamına gelir ki ğayba verdiğimiz anlam bununla ilgilidir (Bkz: Âyet 65). et-Tedâruk, “en yüksek düzeyde katkıda bulunmak”tır. Tedârake fiili “en arkadaki en öndekine kavuştu” anlamını taşır (Râğıb). Çevirideki “baştan sona” ifadesinin gerekçesi budur. 84. âyetteki lem tuhîtû bihâ ‘ilmen ibâresi, bu ibâreyle karşıtlık içerir. Âyeti bel edrake okuyanlara göre mâna “Ama onların bilgilerinin kapsamına âhirete ilişkin bilgi giriyor mu bakalım?” olur (Ferra). Âyeti belâ eddarake olarak okuyan İbn Abbas, cümlede istihzaî bir anlam olduğunu söylemiştir (Ferra).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
65,66. Yine onlara de ki; "Göklerde ve yerde gaybı; Allah’tan başka kimse bilmez. Ve onlar, (göklerde ve yerde bulunan yaratıklar) ne zaman diriltileceklerini de bilmezler! (Müminler, yeniden dirilmenin hangi saatte olacağını bilemezlerse de, onun muhakkak gerçekleşeceğine iman ederler) Oysa onlar bundan kuşku içindedirler. (Bir türlü inanamaz, ikna olmazlar) Daha doğrusu onlar, (kıyametten yana) kördürler. (Nitekim)
Osman Fırat
swap_vert close
Hayır, onların ahiret konusundaki bilgileri gerçeğin berisinde kalmaktadır; zaten onun gerçekliğinden yana şüphe içindedirler; hayır, ondan yana kördürler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onların bilgileri, ahiret hakkında, yetişip nihâyet buldu! Fakat onlar ondan şekk içindedirler. Hayır, onlar, ondan kördürler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Fakat âhiretin varlığına dair bilgiler, kendilerine resulleri vasıtasıyla ulaşmaktadır. Doğrusu onlar bundan şüphe içindedirler. Hayır, hayır onlar âhiretten yana kördürler. [18, 48]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Doğrusu onların ahiret hakkındaki bilgileri, ardarda gelip bir araya toplandı. Fakat onlar (hala) ondan bir kuşku içindedirler. Daha doğrusu, onlar ondan yana kördürler
(311) ÇÏñîÇÑîãî (iddâreke) kelimesi, arkadan gelip yetişmek anlamını taşıdığından âyetin bu kısmına: "Onların bilgileri, âhirette gelip kendilerine yetişir, yani âhirete vardıklarında anlarlar ki kendilerine vahyedilen gerçek imiş" mânâsı da verilmiştir. Fakat âyetin sözgeliminden, bizim verdiğimiz mânâ tercih edilir. (312) Gözlerinin önüne serilen bu kadar delîli görmüyorlar.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Âhiretin vuku'ına 'ilimleri lâhık oldı mı? (Hayır) Belki onlar âhiretden şekdedirler ve belki onlar da a'mâlardır (kalbleri görmez).
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Aslında onların ahireti idrak edecek ilimleri vardır. Aslında onların esas sorunu duydukları şüphedir. Aslında onlar sanki kördürler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Oysa onlara ahiret hakkında bilgi verilmiştir. Ama onlar, şüphe içindedirler ve belki de ona karşı kördürler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Aslında âhirete dair bilgiler, peş peşe kendilerine ulaşmıştır.(10) Fakat onlar bundan şüphe içindedirler. Hattâ bu konuda kördürler.
(10) Ard arda gelen peygamberler tarafından ulaştırılmıştır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hayır, onların bilgileri âhiret konusunda yetersiz kalmıştı. Daha doğrusu onlar ondan kuşku duymaktadırlar. Hayır, hayır! Onlar, onu göremeyecek kadar kördürler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
belki irdi tamām oldı bilmeġi anlaruñ āħiretde! belki anlar şek içinde andan belki anlar andan kör gömillülerdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bel ki ‘āciz oldı anlar āḫireti ḥaḳḳu’l‐yaḳīn bilmekde. Bel ki anlar andan şekiçindedürler. Bel ki anlaruñ baṣīreti anı bilmekden kördür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Xeyr, onların (müşriklərin) elmi axirəti qavrayıb dərk edə bilməz. Xeyr, onlar (axirət) barəsində şəkk-şübhə içindədirlər. Xeyr, onlar ona qarşı kordurlar!” (Müşriklər axirətə inanmadıqları halda, nə üçün onun barəsində sual verirlər?! Məgər onların elmi belə bir sual verməyə kifayətdirmi?! Və ya müşriklər axirət haqqında yalnız qəbirlərindən çıxardılıb dirildiləcəkləri zaman biləcəklər ki, bu da onlara heç bir fayda verməyəcəkdir!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Nay, but doth their knowledge reach to the Hereafter? Nay, for they are in doubt concerning it. Nay, for they cannot see It.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Still less can their knowledge comprehend the Hereafter: Nay, they are in doubt and uncertainty thereanent; nay, they are blind thereunto!(3304)
3304 The Unbelievers are generally materialists, who cannot go beyond the evidence of their physical senses. As to a spiritual vision of the future, their physical senses would only leave them in doubt and uncertainty, while their rejection of the spiritual Light makes them blind altogether to the spiritual world.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
بَلِ
bila-kis
ادَّارَكَ
ard arda gelmiştir
عِلْمُهُمْ
onların bilgileri
فِي الْاٰخِرَةِ۠قف
âhirete dair
بَلْ
bila-kis
هُمْ
onlar
ف۪ي شَكٍّ
şüphe için-dedirler
مِنْهَا۠قف
ondan
بَلْ
bila-kis
هُمْ
onlar
مِنْهَا
ondan yana
عَمُونَ۟
körlerdir
Doğrusu, onların âhiret hakkındaki bilgileri (resullerimiz aracılığıyla onlara) ard arda gelmiştir. Fakat onlar (hâlâ) ondan şüphe içindedirler. Daha doğrusu onlar âhirete karşı kördürler.
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
اِدَّارَكَ
Fiil-VI
د ر ك
Birbirlerine yetişti, ard arda geldi
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
شَكّ
İsim
ش ك ك
Şüphe
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَمُون
İsim
ع م ي
Körler