close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Neml Sûresi 34. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlet inne-lmulûke iżâ deḣalû karyeten efsedûhâ vece’alû e’izzete ehlihâ eżille(ten)(s) vekeżâlike yef’alûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Dedi ki: Padişahlar, bir şehre girdiler mi, o şehri harap ederler ve halkının yücelerini aşağılık bir hale getirirler ve bunlar da böyle yapacaklar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Belkıs ise:) "Muhakkak Melikler (güçlü ve galip işgalci yöneticiler) bir ülkeye girdikleri zaman orasını ifsat edip bozguna uğratırlar. (Memleketi ve medeniyet eserlerini tarumar ederler, yakıp yıkarlar.) İzzet ve şeref sahibi ahalisini de rezil ve zelil (edip) bırakırlar. (Hürriyet ve haysiyetlerini, namus ve şereflerini beş paralık kılarlar.) Evet işte (düşman) olanların yapacağı budur" demişti.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Melike: “Gerçek şu ki, hükümdarlar bir memlekete girdiler mi, orayı alt üst edip, harap ederler. Aziz ve şerefli kişilerini aşağılık kılıp, rezil ederler. Herhalde onlar da böyle yapacaklardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kraliçe: “Krallar, bir memlekete girdiler mi, o memleketi perişan ederler. Halkının ulularını hakir hale getirirler. Herhalde onlar da, böyle davranacaklar.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Dedi ki: "Doğrusu hükümdarlar bir beldeye girdiklerinde orayı bozguna uğratırlar ve halkının ulularını aşağılık duruma düşürürler. Onlar işte böyle yaparlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Dedi ki: 'Gerçekten hükümdarlar (krallar) bir ülkeye girdikleri zaman, orasını bozguna uğratırlar ve halkından onur sahibi olanları hor ve aşağılık kılarlar; işte onlar, öyle yaparlar.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Padişah Belkıs onlara şöyle) dedi: “- Doğrusu padişahlar bir memlekete girdikleri zaman, orasını perişan ederler ve halkının şerefli kimselerini (öldürerek, esir ederek, mal ve mülklerini yağma ederek) zelil kılarlar. İşte bunlar da böyle yaparlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kraliçe: “Şüphesiz, krallar bir şehre girdiklerinde orayı bozarlar ve oranın eşrafını rezil, zelil ederler. (Herhalde) onlar da böyle yapacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
34,35. Melike, “Hükümdarlar bir memlekete girdiler mi, orayı perişan ederler ve halkının ulularını alçaltırlar. Herhalde onlar da böyle yapacaklardır. Ben onlara, bir hediye göndereyim de, bakayım elçiler ne ile dönecekler?” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Egemen dedi ki: «Hâkanlar bir şehre girdiklerinde, oraya fesat verip, hor kılarlar emre olan halkını; böylecedir işleri
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Kraliçe Belkıs) şöyle dedi: “Krallar bir memlekete girdi mi, orayı harap ederler ve halkının ileri gelenlerini zelil hâle getirirler. İşte onlar böyle yaparlar!
“Kralların memlekete girmesi”, ister istila yoluyla olsun ister ülke içinde elde edilen politik gücün marifetiyle olsun, zora başvurarak yönetimi ele geçiren ve halka baskı uygulayan her türlü despot ve zorbayı ifade ediyor. “Halkının ileri gelenlerini zelil hâle getirirler” ifadesi de zorbalığı doğrulayan bir söylemdir.  
Cemil Said
swap_vert close
34, 35. Belkıs "Bir şehre pâdişâhlar hasmâne girdikleri vakit şehri fesâda virirler ve ahâlîsinin büyüklerini zelîl iderler fi’l hakika böyle yapdılar. Ben âna hediyeler göndereceğim ve gönderdiğim âdemlerin nasıl cevâb getüreceğini bekleyeceğim [1]" didi.
[1] Ya’ni pâdişâh ise hediyemi kabûl ider peygamber ise kabûl itmez.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
34,35. Melike: "Doğrusu hükümdarlar bir şehre girdikleri zaman orasını bozarlar, onurlu kimselerini aşağılık yaparlar. İşte böyle davranırlar. Ben onlara bir hediye göndereyim de, elçilerin ne ile döneceklerine bakayım" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Kraliçe Belkıs) şöyle dedi: “Krallar bir memlekete girdi mi, orayı harap ederler ve halkının ileri gelenlerini zelil hâle getirirler. İşte onlar böyle yaparlar.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kraliçe şöyle dedi: “Krallar bir ülkeye girdiler mi, oranın altını üstüne getirirler ve halkının ulularını aşağılanmış duruma düşürürler. Bunlar da öyle yapacaklardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Melike: Hükümdarlar bir memlekete girdiler mi, orayı perişan ederler ve halkının ulularını alçaltırlar. (Herhalde) onlar da böyle yapacaklardır, dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
(Kadın lider) dedi ki, "Krallar girdikleri ülkeleri bozarlar ve onların onurlu halkını aşağılarlar. Böyle davranırlar."
Kuran'ın öngördüğü danışma ilkesini uygulayan ve seçilmiş bir lider olan kadının krallığı eleştirmesi ilginçtir. Tevrat çevirilerinde yanlışlıkla Sebe "Kraliçesi" olarak tanıtılan ve tarihte Belkis olarak bilinen kadın lider (bak I. Krallar 10; II. Tarihler 9), Kuranda kraliçe (melike) olarak tanıtılmıyor. Belkis, Süleyman'ı bir kral olup olmadığını denemek için kendisine hediyeler gönderiyor.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Melike, "Hükümdarlar bir memlekete girdiler mi orayı perişan ederler ve halkının ulularını hakir hâle getirirler. (Herhalde) Onlar da böyle yapacaklardır" dedi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Doğrusu, dedi: mülûk bir memlekete girdiler mi onu perişan ederler ve ehalisinin azîz olanlarını zelîl kılarlar, evet, böyle yaparlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Sebe melikesi onlara şöyle dedi:) “Gerçek şu ki, hükümdarlar bir memlekete (savaşarak) girdiler mi, orayı harap ederler. Halkının ileri gelenlerini zelil hâle getirirler. Gerçekten de onlar böyle yaparlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sebe melikesi: “Hükümdarlar bir ülkeye girdikleri zaman, orayı bozguna uğratırlar. Oranın halkından izzet sahibi olanları zillete düşürürler. Onlar da böyle yapacaklar.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Kadın): «Şübhesiz ki hükümdarlar, dedi, bir memlekete girdikleri zaman orasını perişan ederler. Halkından şerefli olanları hor ve hakıyr kılarlar. Bunlar da böyle yapacaklardır».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Melîke:) “Şübhesiz hükümdârlar bir şehre girdikleri zaman orayı harâb ederler vehalkının şerefli kimselerini zelîl kılarlar. Evet böyle yaparlar!” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Kraliçe): Dedi ki ’Doğrusu (işgalci) hükümdarlar bir şehre girdikleri zaman orasını bozarlar, onurlu kimselerini alçaltırlar, (evet) böyle yaparlar.*
(*) Kralların memlekete girmesi”, ister istila yoluyla olsun ister ülke içinde elde edilen politik gücün marifetiyle olsun, zora başvurarak yönetimi ele geçiren ve halka baskı uygulayan her türlü despot ve zorbayı ifade ediyor.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Melike “Hükümdarlar bir şehri ele geçirip oraya girdiklerinde, o şehrin altını üstüne getirirler ve şerefli izzetli olan halkını aşağılık bir duruma koyarlar ve bunu da yaparlar.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dedi: "Hakanlar bir ülkeye girdiler mi, oranın altını üstüne getirirler, halkın büyüklerini de süründürürler. Bunlar da böyle yapacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
34, 35. Belkıs; «— Padişahlar bir kasabaya harple girerlerse onu yakarlar, yıkarlar, eşrafını da hor kılarlar [⁶], işte böyle yaparlar [⁷]. Bana kalırsa ben onlara bir hediye göndereceğim, bakayım elçiler neyle dönecekler [⁸]» dedi.
[6] Öldürürler, esir ederler.[7] Bu hal devam edegelen âdetlerindendir, Süleyman da böyle yapar.[8] Hediyeyi kabul edecek mi? Etmeyecek mi? Hediye kabul ederse padişahtır, etmezse peygamberdir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Melike) dedi ki: “Muhakkak ki hükümdarlar bir beldeye/ülkeye girdiklerinde orayı tarumar ederler, halkının ileri gelenlerini de rezil ederler. İşte onlar böyle yaparlar.”
Kadri Çelik
swap_vert close
Dedi ki: “Gerçekten (işgalci) hükümdarlar, bir ülkeye girdikleri zaman orasını bozguna uğratırlar ve halkından onur sahibi olanlarını, hor ve aşağılık kılarlar. Evet, (işgalciler) hep böyle yaparlar!”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun üzerine Belkıs, “Doğrusu, despot yöneticiler, diktatörler vekrallar bir ülkeye girdikleri zaman, oranın düzenini altüst ederler ve halkının soylu ve onurlu insanlarını öldürerek, esir ederek veya sürgüne göndererek aşağılık ve perişan bir hâle getirirler; herhâlde bunlar da böyle yapacaklardır.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dedi ki: “Krallar, bir şehre girdiği zaman orayı fesada vererek bozdular. Ahâlisinin izzetlilerini zilletli yaptılar. Evet, işte böyle yapıyorlar”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kraliçe: " Ama krallar, bir kenti işgal ettiler mi o yerin altını üstüne getirirler. Üstelik halkın ileri gelenlerini aşağılayıp rezil ederler. Nitekim böyle yapacaklar gibi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kraliçe; "Hükümdarlar bir ülkeye girdiler mi orayı bozarlar. Halkının şereflilerini rezil ve perişan ederler. Onları esir alır kendilerine köle yaparlar. Mallarına, mülklerine, ülkelerine el koyarak, kendi ülkelerine katarlar. Halkımızı da köleleştirirler."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Belkıs) şöyle demişti, “Hükümdarlar bir şehre girdikleri zaman orayı perişan eder ve halkının itibarlılarını alçaltırlar. (Herhâlde) onlar da böyle yapacaklar(dır).
Mehmet Türk
swap_vert close
(Melike): “Krallar bir ülkeye girince, kesinlikle orayı perişan ederler ve halkının şereflilerini alçaltırlar. (Herhalde) onlar da böyle yaparlar.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
(Melike:) “Gerçek şu ki, krallar bir ülkeye girdiklerinde orayı târümâr ederler; ²⁵ oranın soylu ve onurlu insanlarını aşağılarlar. İstilacıların davranış tarzı [her zaman] böyledir. ²⁶
25 Bütün klasik müfessirlerin belirttiği gibi, bu anlam örgüsü içinde duhûl terimi, hiç şüphesiz, ister istila yoluyla olsun, ister ülke içinde elde edilen politik gücün marifetiyle olsun, “zorla girmek (‘anveten)” anlamına gelmektedir. (Buradaki mulûk terimi, lugat olarak “krallar” anlamını taşıyor olmakla birlikte, kelimenin geleneksel anlamıyla “kral” olmasa da, iktidarı zora başvurarak ele geçiren ve tebaaya baskı uygulayan her türlü despot ve zorbayı ifade ediyor olabilir.)26 Böylece, Sebe Melikesi, Hz. Süleyman’a kuvvet yoluyla karşı çıkmayı yöntem olarak bir kenara bıraktığını ifade etmektedir. Onun ifadesinde, zora başvurmak yoluyla (‘anveten) elde edilen politik gücün, baskıya, toplumsal acılara ve manevî/ahlakî çöküntüye yol açmasından dolayı menfûr olduğu yolundaki Kur’ânî öğreti de dile getirilmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kadın hükümdar: “Şu bir gerçek ki krallar bir ülkeye zorla girdiklerinde, oranın altını üstüne getirirler ve o ülkenin seçkinlerini hor ve hakir bir duruma düşürürler. Süleyman ve ordusunun yapacağı da budur.”
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Sebe kraliçesi): “Bakın!” dedi, “Krallar bir ülkeye ne zaman (zorla) girmişlerse,[³³¹⁰] orayı perişan etmişler, üstelik oranın soylu insanlarını zelil kılmışlardır: vakıa, bunlar da öyle yapacaklar.
[3310] Müfessirler bunu “savaş yoluyla giriş” (anveten) olarak yorumlamışlardır (Taberî).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bunun üzerine Melike; "Kuşkusuz hükümdarlar. (Baş kaldıran) bir beldeye girdiklerinde, orasını perişan ederler, halkının ileri gelenlerini alaşağı ederler!.. (Süleyman'ın orduları da) işte böyle yapacaklardır!.. (Onun için)"
Osman Fırat
swap_vert close
(Belkıs) Dedi ki: "Hükümdarlar bir ülkeye girdiler mi, orayı bozarlar, oranın güçlülerini alçaltırlar, (evet) böyle yaparlar. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dedi ki: «Şüphe yok, hükümdarlar bir şehre girdikleri vakit onu perişan ederler ve ahalisinin şereflilerini zelil kılarlar ve işte öyle yaparlar.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Doğrusu” dedi Kraliçe, hükümdarlar bir ülkeye girince oranın düzenini altüst eder, halkının eşrafını da sefil ve zelil ederler. Evet istilacılar hep böyle yaparlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dedi: "Hükümdarlar bir ülkeye girdiler mi, orayı bozarlar, halkının şereflilerini alçaltırlar, (evet) böyle yaparlar."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Belkıs) "Pâdişâhlar bir memlekete girince o şehri harâb ve ifsâd iderler, 'azîzlerini zelîl ve esîr iylerler. Onların işleri böyledir."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kraliçe dedi ki: “Krallar bir ülkeye girdiler mi, oranın altını üstüne getirirler, halkın büyüklerini de süründürürler. Bunlar da öyle yapacaklardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Krallar bir ülkeye girdikleri zaman, orayı kırıp geçirirler, halkının mevki ve makam sahiplerini alçaltırlar. Bunlar da böyle yapabilirler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Belkıs dedi ki: “Hükümdarlar bir beldeye girdiklerinde oranın düzenini bozar, şereflilerini hor ve hakir ederler. Onların âdeti böyledir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Melike dedi: "Şu bir gerçek ki krallar bir kente/bir memlekete girdiler mi, orada bozgun çıkarırlar; oranın onurlu insanlarını zelil-sefil ederler. İşte böyle yaparlar."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti belķıs “bayıķ pādişāhlar ķaçan kim gireler bir köye az duralar anı daħı eyleyeler ķavmınuñ 'azįzlerini ħorlar. daħı ancılayın eylerler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Belḳīs eyitdi: Taḥḳīḳ pādişāhlar bir şehre girseler anı ḫarāb iderler. Daḫıḫalḳınuñ ‘izzetlülerin ḫor, ẕelīl iderler. Anuñ gibidür işleri, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Bəlqis) dedi: Hökmdarlar bir ölkəyə (zorla) girdikləri zaman onu xarabazara çevirər, xalqının böyüklərini də zəlil (qul, əsir) edərlər. Onlar məhz belə hərəkət edərlər. (Hökmdarların adəti, davranışı belədir).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
She said: Lo! kings, when they enter a township, ruin it and make the honour of its people shame. Thus will they do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
She said: "Kings, when they(3271) enter a country, despoil it, and make the noblest of its people its meanest thus do they behave.
3271 The character of Queen Bilqis, as disclosed here, is that of a ruler enjoying great wealth and dignity, and the full confidence of her subjects. She does nothing without consulting her Council, and her Council are ready to carry out her commands in all things. Her people are manly, loyal, and contented, and ready to take the field against any enemy in their country. But their queen is prudent in policy, and is not willing to embroil her country in war. She has the discrimination to see that Solomon is not like ordinary kings who conquer by violence. Perhaps in her heart she has a ray of divine light already, though her people are yet Pagans. She wishes to carry her people with her in whatever she does, because she is as loyal to them as they are to her. An exchange of presents would probably establish better relations between the two kingdoms. And perhaps she anticipates some spiritual understanding also, a hope which was afterwards realised. InBilqis we have a picture of womanhood, gentle, prudent, and able to tame the wilder passions of her subjects. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَتْ
dedi
اِنَّ
şüp-hesiz
الْمُلُوكَ
hükümdarlar
اِذَا
o za-man ki
دَخَلُوا
girdiler
قَرْيَةً
bir memle-kete
اَفْسَدُوهَا
orayı bozguna uğrattılar
وَجَعَلُٓوا
ve kılarlar
اَعِزَّةَ
şerefli kimselerini
اَهْلِهَٓا
halkının
اَذِلَّةًۚ
zeliller
وَكَذٰلِكَ
işte böyle
يَفْعَلُونَ
yaparlar
(Melike) Dedi ki: "Şüphesiz hükümdarlar bir memlekete girdikleri zaman orayı harab ederler ve halkının şerefli kimselerini zelil kılarlar, işte böyle yaparlar."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مَلِك
İsim
م ل ك
Melik (Allah'ın ismi, esmasıdır. Mülkündeki herkesi ve her şeyi idare eden demektir), hükümdar, efendi, kral
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
دَخَلَ
Fiil-I
د خ ل
Girdi, (zifafa) girdi, dâhil oldu, sokuldu
قَرْيَة
İsim
ق ر ي
Her türlü yerleşim yeri (memleket, kasaba, şehir, ülke, köy, belde)
اَفْسَدَ
Fiil-IV
ف س د
Fesad çıkardı, bozgunculuk yaptı
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
اَذِلَّة
İsim
ذ ل ل
Güçsüzler, zeliller
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti