close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Neml Sûresi 22. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Femekeśe ġayra ba’îdin fekâle ehattu bimâ lem tuhit bihi ve ci/tuke min sebe-in binebe-in yakîn(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken hüthüt, çok geçmeden geldi de dedi ki: Senin henüz bilmediğin birşeyi öğrendim ve sana doğru bir haberle Sebe'den geliyorum.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Derken uzun zaman geçmeden (Hüdhüd kuşu) geldi ve (Hz. Süleyman’a) dedi ki: "Senin (ihata edip) kuşatamadığın (bilip farkına varamadığın) şeyi, ben (öğrenip) kuşattım (kavradım) ve sana (Yemen’deki) Sebe’ (yurdundan ve halkından) kesin bir haber getirdim."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Fakat Hüdhüd, çok geçmeden çıkageldi ve “Ben, senin henüz bilmediğin bir şeyi öğrendim ve sana Sebe' hakkında doğru bir haber getirdim” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Çok geçmeden İbibik geldi. “Ben senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sebe'den sana doğru ve önemli bir haber getirdim.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Hüdhüt) çok geçmeden geldi ve dedi ki: "Senin öğrenemediğin bir şeyi ben öğrendim ve Sebe'den sana kesin doğru bir haber getirdim.
Ali Bulaç
swap_vert close
Derken uzun zaman geçmeden geldi ve dedi ki: 'Senin kuşatamadığın (öğrenemediğin) şeyi, ben kuşattım ve sana Saba'dan kesin bir haber getirdim.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nihayet bekledi, çok geçmeden Hüdhüd gelip şöyle dedi: “-Ben senin bilmediğin bir şeyi bildim. Sana Sebe'den (Yemendeki bir kabile veya memleketten) çok sağlam ve iyi bir haber getirdim.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Çok geçmeden (hüdhüd geldi:) “Senin kuşatmadığın (bilmediğin) bir şeyi bildim ve Sebe’den sana kesin bir haber getirdim” dedi. (Ve şöyle devam etti:)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Az sonra Hüdhüd gelip şöyle dedi: “Senin fark edemediğin bir şeyi fark ettim ve sana Sebe'den doğru bir haber getirdim!”
Besim Atalay
swap_vert close
Çok geçmeden, o geldi, dedi ki: «Seb'e den senin bilmediğin, çok doğru bir salık getirdim sana
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Hüdhüd) çok geçmeden çıkageldi ve dedi ki: “Senin bilmediğin bir şeyi öğrendim, sana Sebe'den çok önemli bir haber getirdim.”
“Sebe”, Güney Arabistan’da Yemen’de milattan önce 11. yüzyılda kurulmuş olan büyük uygarlıklardan birisidir. Belkıs tarafından yönetilen ve Hz. Süleyman’a iltihak eden bir devlettir. Sebe halkı ise, Yemen’de yaşamış, dedelerinin ismiyle anılan bir kabiledir. Sebeliler, tarihte medeni bir kavim olarak bilinmişlerdir. Sebe hükümdarlarının yazıtlarında “onarma”, “vakfetme”, “inşa etme” gibi kelimeler ağırlıktadır. Bu kavmin en önemli eserlerinden biri Yemen’de bulunan Marib Barajı’dır.   
Cemil Said
swap_vert close
22, 23. Fi’l hakîka çok geçmedi, Hüdhüd geldi. Süleymân’a "Ben senin bilmediğini öğrendim. Ben Sebe memleketinden sana haberler getürdim. Orada erkeklere hükümdarlık iden bir kadın gördüm [1] Her şeyi yerinde oldığı gibi büyük bir tahtı da var"
[1] Belkıs  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
22,23,24,25,26. Çok geçmeden Hüdhüd gelip Süleyman'a: "Senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sana Sebe'den doğru bir haber getirdim. Ora halkına hükmeden, herşeyden kendisine bolca verilen ve büyük bir tahta sahip olan bir kadın buldum; onun ve milletinin Allah'ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Göklerde ve yerde gizli olanları ortaya koyan, gizlediğiniz ve açıkladığınız şeyleri bilen Allah'a secde etmemeleri için şeytan, kendilerine, yaptıklarını güzel göstermiş, onları doğru yoldan alıkoymuştur. Bunun için, doğru yolu bulamazlar. O çok büyük arşın sahibi olan Allah'tan başka tanrı yoktur" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Derken Hüdhüd çok beklemedi, çıkageldi ve (Süleyman’a) şöyle dedi: “Senin bilmediğin bir şey öğrendim. Sebe’den sana sağlam bir haber getirdim.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Çok geçmeden hüdhüd gelip dedi ki: “Ben, senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sebe’ halkından sana kesin bir bilgi getirdim.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Çok geçmeden (Hüdhüd) gelip: Ben, dedi, senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sebe'den sana çok doğru (ve önemli) bir haber getirdim.  
 Sebe’, Yemen’de dedelerinin ismiyle anılan bir kabilenin adıdır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Çok geçmeden (hüdhüd) geldi ve, "Senin bilmediğin bir şeyi öğrendim," dedi, "Sana Sebe'den önemli bir haber getirdim."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Çok geçmeden (Hüdhüd) gelip: "Ben, dedi, senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sebe'den sana çok doğru (ve önemli) bir haber getirdim.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derken bekledi çok geçmeden geldi, ben, dedi: senin ihata etmediğin bir şey ihata eyledim ve sana Sebe'den sağlam bir haber getirdim
Emrah Demiryent
swap_vert close
Çok geçmeden Hudhud çıkageldi ve (Süleymân’a) dedi ki: “(Ben uzak diyarlara gittim.) Senin bile henüz bilmediğin bir şey öğrendim ve sana, (Yemen’deki) Sebe (şehrin) den doğru (ve çok önemli) bir haber getirdim.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Çok geçmeden geldi. Ve: “Senin kuşatamadığın¹ bir şeyi kuşattım. Sana Sebe'den kesin doğru olan bir haber getirdim.” dedi.
1- Fark edemediğin.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Derken (hüdhüd) çok geçmeden geldi. «Ben, dedi, senin muttali olmadığın (bir Hakıykat) a vaakıf oldum Sebe den sana çok doğru (ve mühim) bir haber getirdim».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Derken çok geçmeden (Hüdhüd, Süleymân'a) gelip dedi ki: “(Ben) senin bilmediğin bir şeyi öğrendim ve sana Sebe' (şehrin)den doğru (ve mühim) bir haber getirdim.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Uzun bir süre geçmeden Hüdhüd (Hudad adındaki kuş bakıcısı ve aynı zamanda istihbarat görevlisi olan şahıs) çıkageldi ve (Süleyman’a) dedi ki: ’Ben senin bilmediğin bir şeyi öğrendim ve Sebe’ kavminden gerçek bir haber getirdim.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Çok geçmeden hüdhüd geldi. Sonra Süleyman’a “Senin ulaşamayacağın bir şeye ulaştım ve sana Sebe topluluğundan kesin doğru bir haber getirdim” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Arası çok geçmeden Hüthüt geldi: "Ben senin bilmediğin bir gerçeği öğrendim. Sana Seba’dan dosdoğru bir haber getirdim.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Çavuş kuşu çok eğlenmeyip geldi. Dedi ki «— Senin muttali olmadığın bir şeye muttali oldum. Sana Sebe/den [⁴] muhakkak bir haber getirdim».
[4] Yemen havalisinde bir yerdir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Çok geçmeden (Hüdhüd) çıkageldi ve “Senin vâkıf olmadığın bir şeye vâkıf oldum [ehattu]. Sana Sebe (diyarın)’den kesin bir bilgi getirdim” dedi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Derken uzun zaman geçmeden geldi ve dedi ki: “Senin (bilgi gücünle) kuşatıp öğrenemediğin şeyi, ben kuşatıp öğrendim ve sana Sebe'den kesin bir haber getirdim.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Fakat çok geçmeden Hüdhüd ansızınçıkageldi ve “Ey Süleyman!” dedi, “Ben uzak diyarlara gittim. Araştırmalarım sonucunda, senin bile henüz bilmediğin bazı şeyler öğrendim ve Yemen’deki Sebe Krallığı hakkında kesinlikle doğru bir haber getirdim sana.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bekledi; çok geçmeden geldi. Dedi ki: “Kavramadığın şeyi kavradım. Sana Sebe’den (Sebe’ ülkesinden) kesin bir haber / bilgi ile geldim”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Çok geçmeden gelen hüdhüd: " Senin yapamadığını yaptım ve sana Sebe ülkesinden önemli bir haber getirdim.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Çok geçmeden Hüdhüd geri geldi. "Ben senin görmediğin bir şey gördüm. Saba ülkesinden sana gerçek bir haber getirdim!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Çok geçmeden (Hüdhüd) gelmiş ve şöyle demişti: “Ben senin bilmediğin bir şeyi öğrendim ve sebe’den sana kesin bir haber getirdim.
Mehmet Türk
swap_vert close
Çok geçmeden (hüdhüd) gelip:“Ben senin bilmediğin bir şeyi öğrendim ve sana Sebe’den¹ çok önemli bir haber getirdim.”² dedi.
1 Sebe’: Aslında Sebe’ b. Yeşcüb b. Ya’rub adında bir adamın adıdır. Daha sonra, Yemen tarafında Belkıs tarafından yönetilen ve Hz. Süleyman’a iltihak eden bir devlete ve bu devletin bulunduğu yere isim olarak verilmiştir. Rivâyetlere göre bu devlet ve arazisi son derece ma’mûr imiş ve güneşe taparlarmış.2 Burada kuşun bir keşif uçağı gibi düşünülmesi de mümkündür.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Fakat hüthüt çok sürmeden çıkageldi ve: “Ben senin henüz bilmediğin bir şeyi öğrendim ve sana Sebe hakkında doğru bir haber ¹⁹ getirdim” dedi.
19 Böylece, temsîlî olarak bize, en aşağı türden bir yaratığın da, yeri gelince, bütün ilim ve hikmetine rağmen Hz. Süleyman’ın bilmediği bir şeyi bilebileceği hatırlatılıyor (Râzî) -herkesten çok bilgili, eğitim görmüş kimselere ârız olabilecek kendini beğenme fitnesine karşı insanı dikkate çağıran bir hatırlatma (Zemahşerî). Sebe Krallığı için bkz. 34:15 hk. 23. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Çok geçmeden hüthüt çıkageldi ve: – Ben senin bilmediğin bir şeyler öğrendim ve sana Sebe halkıyla ilgili sağlam haberler getirdim.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken beklemesi çok sürmedi, (Hüdhüd) çıkageldi ve dedi ki: “Ben senin henüz bilmediğin bir şeyi öğrendim ve sana Sebe’den doğru ve kesin bir haber getirdim:[³³⁰⁴]
[3304] Zımnen: Bilge kral Sultan Süleyman da olsan, kuştan bile öğreneceğin bir şeyler vardır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Çok geçmeden Hüdhüd geldi ve “Ey Süleyman; senin bilmediğin bir şeyi öğrendim!.. Sana Sebe'den doğru (ve çok önemli) bir haber getirdim."
Osman Fırat
swap_vert close
Çok sürmeden çıkageldi ve: "Ben senin henüz bilmediğin bir şeyi öğrendim ve sana Sebe hakkında kesin bir haberle geldim" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Derken (Hüdhüd) çok geçmeden (geldi de) dedi ki: «Ben senin ihata etmediğin bir şeyi ihata ettim ve sana Seb'a'dan muhakkak bir haber ile geldim.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Derken, çok geçmeden Hüdhüd geldi: “Ben, dedi, senin bilmediğin bir şeyi öğrendim ve sana Sebe'den önemli ve kesin bir haber getirdim. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Çok geçmeden (hüdhüd) geldi: "Ben, dedi, senin görmediğin bir şey gördüm ve Seba'dan sana gerçek bir haber getirdim.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Hüdhüd biraz sonra geldi ve Süleymân'a: "Senin görmediğin şeyi gördüm. Ve sana Sabâ memleketinden doğrı bir haber getirdim."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Çok geçmeden Hüdhüd çıkageldi ve dedi ki; “Senin yeterince bilmediğin bir şeyi tam olarak öğrendim. Sana Sebe’den dosdoğru bir haber getirdim.
Şaban Piriş
swap_vert close
Çok geçmeden hüdhüd geldi ve:-Senin bilmediğin bir şeyi öğrendim ve sana Sebe'den gerçek bir haber getirdim, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Çok geçmeden hüdhüd çıkageldi ve dedi ki: “Ben senin bilmediğin birşeyi öğrendim ve Sebe' kavminden gerçek bir haber getirdim.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Az sonra Hüdhüd gelip şöyle dedi: "Senin fark edemeyeceğin bir şeyi fark ettim ve sana Sabâ'dan parlak bir haber getirdim."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes dölendi ıraķ degül pes eyitti “bildüm anı kim bilmedüñ anı daħı getürdüm saña sebe ilinden ħaber gümānsuz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes çoḳ ġāyib olmadı, geldi, eyitdi: Ben bildüm ve gördüm sen bilmegennesneyi. Daḫı ben geldüm saña Sabā ilinden bellü ḫaberler‐ile, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bir azdan (Hüdhüd) gəlib dedi: “Sənin bilmədiyin bir şeyi öyrəndim. Sənə Səbadan doğru bir xəbər gətirmişəm.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But he was not long in coming, and he said: I have found out (a thing) that thou apprehendest not, and I come unto thee from Sheba with sure tidings.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But the Hoopoe tarried not far: he (came up and) said: "I have compassed (territory) which thou hast not compassed, and I have come to thee from Saba'(3263) with tidings true.
3263 Saba ' may reasonably be identified as the Biblical Sheba, (1 Kings 10:1-10). It is further referred to in the Surah called after its name: 34:15-20. It was a city in Yemen, said to have been three days journey (say 50 miles) from the city of San'a'. A (recent) German explorer, Dr. Ham Helfritz, claims to have located it in what is now Hadramawt territory. The famous dam of Ma'rib made the country very prosperous, and enabled it to attain a high degree of civilisation ("provided with every requisite" in the next verse). The Queen of Sheba therefore rightly held up her head high until she saw the glories of Solomon.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَمَكَثَ
derken bekledi
غَيْرَ بَع۪يدٍ
çok geçmeden
فَقَالَ
dedi ki
اَحَطْتُ
kuşattım
بِمَا
o şe-yi ki
لَمْ تُحِطْ
sen kuşatmadın
بِه۪
onu
وَجِئْتُكَ
ve getirdim
مِنْ سَبَاٍ
Sebe'den
بِنَبَاٍ
bir haber
يَق۪ينٍ
doğru
Çok geçmeden (Hüdhüd) geldi ve (Süleymân'a) dedi ki: "Ben, senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sebe (şehrin)den sana, doğru (ve önemli) bir haber getirdim."
مَكَثَ
Fiil-I
م ك ث
Kaldı, bekledi
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
بَعِيد
İsim
ب ع د
Uzak
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَحَاطَ
Fiil-IV
ح و ط
Kuşattı, kavradı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
اَحَاطَ
Fiil-IV
ح و ط
Kuşattı, kavradı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سَبَا
Özel isim
سَبَا
Sebe (Hz. Süleyman (a.s.) döneminde yaşanyan bir kavim)
نَبَأ
İsim
ن ب ا
Haber
يَقِين
İsim
ي ق ن
Kesin olan, yakîn, doğru