close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Necm Sûresi 54. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feġaşşâhâ mâ ġaşşâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken o şehirleri, örten örttü gitti.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Böylece ona (o toplumun başına) sardırdığını sardırmış (müstahak oldukları belalarla onları sarsmıştı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
onların üzerlerini neler kapladı neler, yani pişirilmiş çamurdan taşlar ve değişik azaplar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onları ne felâketler sardı, neler!
bk. Kur’ân-ı Kerim, 26/73; 69/6-7; 86/6-7.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Böylece onlara sardırdığını sardırttı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylece ona (o topluluğun başına) sardırdığını sardırdı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Öyle ki, onlara sardırdığı musibeti sardırdı!...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onları acayip bir azap kapladı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onları neler kapladı neler!
Besim Atalay
swap_vert close
Onları neler kapladı, neler!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
53-54. Lût kavminin şehirlerini de altüst edip yerle bir eden, onları gömdükçe yere gömen O'dur.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın ’azâbı ânları her tarafdan ihâta itdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
53,54. Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O'dur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
53,54. O, “Mu’tefike”yi[515] de kaldırıp yere çarpmış ve onlara örttüğü azap örtüsünü örtmüştür.
“Mu’tefike”, altı üstüne getirilmiş demektir. Burada içlerinde yaşayan Lût kavmi ile birlikte alt üst edilen şehirler için özel isim gibi kullanılmıştır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onları üzerilerine yağan felâketlere gömdü!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onların başına getireceğini getirdi!
Edip Yüksel
swap_vert close
Onları örten örttü.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onları neler kapladı neler!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sardırttı da onlara o sardırdığını
Emrah Demiryent
swap_vert close
53-54. (Emrimiz üzerine, vazifeli meleğimiz, Cebrâîl tarafından,) altı üstüne getirilen (Lût kavminin yaşadığı) beldeleri de müstahak oldukları azabı vererek, yerin dibine batıran (da) O’dur.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Artık onu kaplayan şey kapladı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlara giydirdiğini giydirdi!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
53,54. (Lût kavmine âid o) alt-üst olan (şehirler)i de kaldırıp yere çaldı. Artık onları ne ile örttü ise, örttü (üzerlerine taş yağdırdı).
İhsan Aktaş
swap_vert close
53, 54. Ve altı üstüne getirilen kentleri (iğrenç işleri yapan Lut kavminin oturduğu bölgeleri) de O, böyle yaptı. Böylece, kuşatan o şey (volkanik patlama sonucu oluşan lavlar) onları kuşattı (tarihe gömdü). *
(*) Artık emrimiz geldiği zaman onu (o şehri) alt üst ettik. Onların üzerine, istif edilmiş siccilden taşlar/lavlar/ yağdırdık. 11/Hûd:82 Lut Gölü deniz seviyesinden 794 metre aşağıdadır. Lut Gölü’nün lisan adı verilen ucunun bir fay hattı ile ikiye ayrıldığı, karanın uzantısı olan parçanın yaklaşık 40 metre çöktüğü, fay hattının kuzey tarafının derinliğinin ise yüzlerce metreyi bulduğu araştırmalarda belirlenmiştir. Helâk olan kavmin çöken bu sığ tabaka üzerinde yaşadığı düşünülmektedir. Her yeri kaplayan/lavlar/ gece karanlığında ansızın yok olmaları bir ibret vesikası olarak gösterilmektedir. (Kurandan Hayata)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Nuh’un toplumunu kuşatan şey (azap) kuşatmıştı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onları sardıkça sardı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O kasabaları neler kapladı! Neler [³] !
[3] Ahali dehşetli azaba tutuldular, taş altında kaldılar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onları örttükçe örttü.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onları (azap olarak) neler kapladı neler!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Böylece, azap yağmuru altında kalan bu uğursuz şehirlerin üstünü neler kapladı, neler!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ne bürüdüyse onları bürüdü.
Mehmet Çakır
swap_vert close
53,54. Lût'un pislik üreten şehirlerini de al aşağı etti. // Bu şehirlerin üstünü neler kapladı neler!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yok ettiğimiz toplulukların üzerlerine acılar çöktü. Onların yaşadıkları acıları tahmin edemezsiniz. Güvendikleri, kendilerini şımartan her şeyi ellerinden alıverdik. Onlar sanki hiç yaşamamış bir masal oluverdiler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Böylece kuşatan şey (felaket) onları da kuşatmıştı.
Mehmet Türk
swap_vert close
53,54. Altı üstüne gelen beldeleri¹ de onlara uygun gördüğü musîbeti vererek yerin dibine, O geçirdi.
1 Mü’tefike: Bütün müfessirlerce, Lût toplumunun helâk edilen şehirleri, diye tefsir edilmiştir. Ancak bu âyetten altı üstüne gelerek helâk edilen tüm beldeleri de anlamak mümkündür.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve sonra ebediyyen görünmez hale getirdiği (gibi). ³⁸
38 Lafzen, “Onları kaplayanın kapladığı (gibi)”: “Lût halkının” şehirleri olan Sodom ve Gomore’ye atıf (bkz. özellikle 11:77-83).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onları ne yaman bir azap kuşatmıştı. 16/112
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken, kuşatan o şey onları (tarihe) gömdü.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onları neler (ne büyük felaket) kapladı neler! (Taşlar altında kaldılar helâk olup gittiler)
Osman Fırat
swap_vert close
Onların üstüne neler çöktü, neler!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık onların yurdlarını kaplayan kapladı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54. Rahime atılan nutfeden (spermden) erkek ve dişi çiftini yaratma, öldükten sonra diriltme, tekrar yaratma O'na aittir. İnsanı zengin, kanaat sahibi ve halinden memnun etmek de O'na aittir. Müşriklerin taptığı Şi'râ yıldızının Rabbi de O'dur. Önceki Âd milletini yok eden de O'dur. Semud milletini yok edip geriye hiçbir şey bırakmayan da O'dur. Daha önce Nuh milletini yok eden de O. Çünkü bunlar çok zalim, çok azgındılar. Altı üstüne getirilen Lût milletinin şehirlerini yerle bir etti. Onları ne azaplar, ne musîbetler, neler kapladı neler! [86, 6-7; 69, 6-7; 26, 73]
Şi’râ, gökte en parlak görünen yıldızdır. Güneşten 23 kat daha parlak olup ışığı dünyaya 8 yılda ulaşır. Cahiliye döneminde bir kısım Araplar, yıldızların insanların hayatında etkili olduğuna inanır ve Şi’râ’ya taparlardı. Bilhassa Huzaa kabilesi ona tapmasıyla meşhurdur.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onların üstüne neler çöktü, neler!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
53,54. Mü'tefikeyi (Kavm-i Lût'ı) de altını üstüne getirüb taş ve toprak altında ezdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Başlarına neler geldi neler!
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara şiddetli bir azap bürüdü.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onları kaplayan öyle bir kapladı ki!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sarıp doladı onlara, sarıp doladığını.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
53-54. daħı lūŧ ķavmı köyin bıraķdı pes örtdi aña anı kim örtdi ya'nį ŧaş
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Örtdi anları örtici nesne ‘aẕābdan.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onları nələr sardı, nələr! (Başlarına nə müsibətlər gəldi!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
So that there covered them that which did cover.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So that (ruins unknown) have covered them up.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَغَشّٰيهَا
ve onlara sardırdı
مَا غَشّٰىۚ
sardırdığını
Onlar(ın başların)a (azap olarak) sardırdığını sardırdı.
غَشّٰى
Fiil-II
غ ش و
Bürüdü, sardırdı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
غَشّٰى
Fiil-II
غ ش و
Bürüdü, sardırdı