close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Necm Sûresi 28. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ lehum bihi min ‘ilm(in)(s) in yettebi’ûne illâ-zzan(ne)(s) ve-inne-zzanne lâ yuġnî mine-lhakki şey-â(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onların, bu hususta hiçbir bilgisi yok, ancak zanna kapılıyorlar ve şüphe yok ki zan, gerçeğe karşı hiçbir şeye yaramaz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ancak onların bununla ilgili hiçbir (geçerli ve gerçekçi) bilgileri yoktur. Onlar, sadece (asılsız bir) zanna uymaktadırlar. Oysa gerçekte zan, Hakk’tan (yana) hiçbir (yarara ve doğruya) ulaştırmayacaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onların bu hususta hiç bir gerçek bilgileri yoktur, ancak zanna kapılıyorlar. Şüphesiz ki onların öyle zannetmeleri hiçbir zaman gerçeğin yerini tutmaz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Halbuki, onların bu hususta bir değer ifade eden hiçbir bilgileri yok. Sadece zanna, tahmine uyuyorlar. Zan, hakkı, hakikati, kesin bilgiyi ifade bakımından bir değer taşımaz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise gerçekten yana bir şey kazandırmaz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Oysa onların bununla ilgili hiç bir bilgileri yoktur. Onlar, yalnızca zanna uymaktadırlar. Oysa gerçekte zan, haktan yana hiç bir yarar sağlamaz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Halbuki buna dair bir bilgileri yok; ancak zanna tâbi oluyorlar. Zan ise, hak olan ilmin yerini tutmaz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hâlbuki bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar ancak zanna uyuyorlar. Ve gerçekten zan, haktan yana hiçbir fayda vermez.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Halbuki onların bu hususta hiç bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise asla gerçeği ifade etmez.
Besim Atalay
swap_vert close
Bu yolda bunların bilgisi yoktur, uymuş oldukları ancak zanlarıdır, zan ise, hakka karşı hiçbir işe yaramaz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hâlbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece hayal mahsulü temelsiz bilgilere uyuyorlar. Oysa hayal mahsulü temelsiz bilgi, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez.
Cemil Said
swap_vert close
Hakîkati bilmiyorlar zanna ittibâ’ idiyorlar, zanlar hiç bir vakit hakîkat yerini tutmaz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Oysa onların bu hususta bir bilgileri yoktur, sadece sanıya uyarlar. Sanı ise şüphesiz gerçeği ifade etmez.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hâlbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece zanna uyuyorlar. Şüphesiz zan, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Oysa onların bu konuda bir bildikleri yok; sadece zanna uyuyorlar. Zan ise asla gerçek bilginin yerini tutamaz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Halbuki onların bu hususta hiç bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise hiç şüphesiz hakikat bakımından bir şey ifade etmez.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onların bu konuda bir bilgileri yoktur, sadece sanıları izlemektedirler ve sanılar gerçeğin yerini tutmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise, şüphesiz hakikat bakımından birşey ifade etmez.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Maamafih ona dair bir bilgileri olduğundan değil sırf zanne tabi' oluyorlar, halbuki zann haktan hiç bir şey'i muğnî olmaz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hâlbuki onların bu hususta hiç bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Şüphesiz ki zan, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Oysaki onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar yalnızca zanna uyuyorlar. Oysaki zan “gerçekten” yana hiçbir değer taşımaz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Halbuki onların buna dâir de bilgisi yokdur. Onlar kuruntudan başkasına tâbi' olmazlar. Kuruntu ise, şübhesiz, hakdan hiç birşey'i ifâde etmez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sâdece zanna uyuyorlar. Şübhesiz ki zan ise, haktan bir şeyi fayda vermez.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hâlbuki onların bu hususta (melekler konusunda) hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece zanna uyuyorlar. Şüphesiz zan, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez. *
(*) Not: Hz. Peygamberin döneminde kayıt altına alınmayan ve vefatından 200-250 sene sonra kulaktan dolma bilgilerle derlenen hadis kitaplarındaki rivayetlerinin %99’u Haberi Ahad olduğu herkesin malumudur. Haberi Ahad ise kesin değil, zannidir. Bu ayette de genel bir ifadeyle (وَإِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْنِي مِنَ الْحَقِّ شَيْئًا) ’’Şüphesiz zan, hakikat namına hiçbir şey ifade etmez. Yani hiçbir konuda zanni haber hak ve doğru olamaz. Bu nedenle Haberi Ahad olan söz konusu rivayetler de hüccet ve delil olamaz… Peki, âlimlere göre kaç tane Mütevatir Hadis vardır? 1) İmam Ebu Hanife’ye göre 16 veya 17 tanedir. Çünkü İmam Ebu Hanife on altı (16) hadisten başkasına güvenmezdi (sıka, muteber veya mütevatir ve sahih olarak kabul etmezdi). İşte Hadislerdeki tahrifin nereye kadar vardığı da buradan anlaşılıyor... Kaynak: (Tarihu-l İslam, C, 2, Sayfa-330 - Dr. Hassan İbrahim Hassan) (تاريخ الاسلام -ج – 2 – ص 330 – 332 - د . حسن ابراهيم حسن) Ayrıca Ebu Hanife, hadisi kabul etme hususunda, hadisi ve ravilerini şiddetle ve kararlıkla araştırırdı. Zira o, resulullah’a dayandırılan (ondan gelen) bir haberi ancak bir topluluğun başka bir topluluğa aktarması halinde (mütevatir) veya bütün fakihler/âlimler onunla amel etmekte ittifak ettikleri durumda kabul ederdi. Yani Mütevatir olmayanı kabul etmezdi. 2) İbni Haldun da‘’el- Muhaddime’’ ((ابن خلدون - المقدمة - 492 adlı ünlü eserinde, Ebu Hanife’nin rivayet ettiği (yani sıka ve sahih gördüğü) hadislerin sayısı ancak 17 tane olduğunu’’ yazıyor. Bkz: (ابن خلدون- المقدمة - 492) 3) İmam Suyutı’nın da (كتاب الازهار المتناثرة) ‘’Kitabu-l Ezhar el- Mütenasireh’’adlı kitabında da topladığı mütevatir hadislerin sayısı 100’den fazla değildir. Ve bazı muhakkıkın/ araştrmacı/ âlimler de mütevatir hadislerin sayısı 30 taneyi geçmediğini ve daha fazlasının olmadığını söylemektediler. Bu da, mütevatir olmayan her şeyin Ahad olduğu anlamına gelir. Ahad hadislerinin delilinin, iki Sahih’te ittifak edilmiş olsa bile, zanni olduğu bilinmektedir. Bu nedenle, bu tür hadislerin ispatı kesin değildir. Yani sonuç olarak hadislerin %99’u zannidir: حجية الحديث المتواتر : اتّفق أهل الحديث على أنّ الحديث المتواتر يفيدُ علماً يقيناً ضرورياً وليس نظرياً، فلا يدخل فيه أيّ شكٍ،[٦] فهو موثوقٌ به؛ لكثرة عدد رواته واستحالة كذبهم، : عدد الأحاديث المتواترة ؟ لوعقدنا مقارنة عددية بين الأحاديث المتواترة وأحاديث الآحاد لوجدنا أن نسبة الأحاديث المتواترة إلى أحاديث الآحاد قليلة جداً ومنهم من يقول: لا يؤخذ به (أي أحاديث الاحاد) لا في العقائد ولا في الأحكام، كـ إبراهيم بن إسماعيل بن إبراهيم بن مقسم الضبي الأسدي المعروف بـ ابن علية، فقد كان يقول: الحديث الواحد لا يؤخذ به لا في العقائد ولا في الأحكام - وقال الحنفيون والشافعيون وجمهور المالكيين وجميع المعتزلة والخوارج إن خبر الواحد لا يوجب العلم...».ألمرجع (الإحكام في أصول الأحكام ج1 ص107) فحديث الآحاد : ما ليس بمتواتر ، فإذا عرفت المتواتر ، فكل ما سواه : هو من أحاديث الآحاد ... المصدر. (دورة تدريبية في مصطلح الحديث - الموسوعة الشاملة) وخبر الواحد في الاصطلاح : هو ما لم يصل إلى حد التواتر من الأخبار . يقول الإمام الغزالي: “اعلم أننا نريد بخبر الواحد في هذا المقام ما لا ينتهي إلى حدّ التواتر المفيد للعلم، فما نقله جماعة عن خمسة، أو ستة مثلاً فهو خبر الواحد - وغالب أحاديث النبي- صلى الله عليه وسلم– أحاديث آحاد، كما قال ابن حبان في مقدمة صحيحه: “فأما الأخبار فإنها كلها أخبار آحاد ؛ لأنه ليس يوجد عن النبي- صلى الله عليه وسلم- خبر من رواية عدلين روى أحدهما عن عدلين وكل واحد منهما عن عدلين حتى ينتهي ذلك إلى رسول الله -صلى الله عليه وسلم-، فلما استحال هذا وبطل؛ ثبت أن الأخبار كلها أخبار الآحاد (حجية احاديث الاحاد في الاحكام الفقهية) تحقيق الرغبة في توضيح النخبة، فضيلة الشيخ / عبد الكريم بن عبد الله الخضير: “وقد اختلف العلماء فيما يفيده خبر الواحد على أقوال: أولًا: إن خبر الواحد لا يفيد العلم وإنما يفيد الظن مطلقًا، ونسبه النووي إلى المحققين والأكثرين، وحجة هؤلاء أن الراوي وإن كان ثقة حافظًا ضابطًا غير معصوم من الخطأ والسهو، وإذا وجد هذا الاحتمال فإن النفس لا تجزم بصحة الخبر : المرجع (عامة علماء المسلمين: حديث الآحاد لا يفيد الاعتقاد) ومع ذلك فان الامام أبا حنيفة لم يثق الا بستة عشر حديثا. ومن ذلك تبين لنا ما وصل اليه التحريف في الحديث ...وكان أبو حنيفة يتشدد في قبول الحديث ويتحري عنه وعن رجاله فلا يقبل الخبر عن رسول الله الا اذا رواه جماعة عن حماعة أو اذا اتفق فقهاء الامصار علي العمل به : المصدر (تاريخ الاسلام – ج – 2 – ص 330 – 332 – د . حسن ابراهيم حسن وقال ابن خلدون يتبين لدينا أن نسبة المتواتر من الحديث لا تجاوز 1% فقط وأن نسبة الاحاديث الآحاد الظنية حوالي 99% متحدثا عن أبي حنیفة " فأبو حنیفة رضي لله عنھ یقال بلغت روایتھ سبعة عشر حدیثا أو نحوھا (ابن خلدون- المقدمة - 492)) في مصطلح الحديث - الموسوعة الشاملة والإمام السيوطي في كتابه (الازهار المتناثرة ) جمع فقط ما يزيد على 100 حديث متواتر،،، وبعض العلماء المدققين قالوا بأن المتواتر لا يزيد على 30 الثلاثين حديثاً لا غير،،، وهذا يعني أن كل ماليس بمتواتر فهو آحاد،،  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların (meleklerin cinsiyeti ile ilgili) hiçbir bilgiye sahip olmadıkları halde, yalnızca zanna tabi oluyorlar. Hâlbuki zan, gerçek doğrulardan yana hiçbir şey ifade etmez.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onların bu işte hiç bir bilgileri yoktur. Onlar kuruntularına kapılıyorlar, o kadar kuruntu ise besbelli ki doğrunun yerini tutamaz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onların bu sözleri hakkında hiçbir bilgileri yoktur. Onlar öyle kimselerdir ki zandan başka bir şeye ittiba etmezler. Zan ise insanı bir hakkı bilmekten vâreste (kurtulmuş, rahat) kılamaz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Zandan başka bir şeye tabi olmuyorlar. Muhakkak ki zan, hiçbir zaman gerçeği/hakkı ifade etmez.
Kadri Çelik
swap_vert close
Oysa onların bununla ilgili hiç bir bilgileri yoktur. Onlar, yalnızca zanna uymaktadırlar. Oysa gerçekte zan, haktan yana hiç bir yarar sağlamaz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hâlbuki onlar, bu konuda herhangi bir delile veya güvenilir bilgiye sahip değiller; sadece, hiçbir doğruluk değeri taşımayan sözlerin ve zannın peşinden gidiyorlar; oysa tek başınazan, hakîkate ulaşmak için hiçbir zaman yeterli olmaz.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlar için onunla ilgili hiçbir bilgi yoktur. Sadece Zann’a tâbi oluyorlar. Zann ise, Hakk’tan bir şey sağlamaz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ama bu konuda kesin bilgileri yok. Sadece zanlarla hareket ediyorlar. Zan ise, asla gerçeği ifade etmez.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar sadece kendi zanları ile yorumlarına uyuyorlar. İyi bilin ki temelsiz delilsiz yorumlarınız hiçbir zaman gerçek değildir. İnsanlar gerçeklere uymadıkları müddetçe hep yanlıştadır. Bilin ki temelsiz delilsiz yorumlara uymak insanı gerçeklerden uzaklaştırır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onların bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Zandan başka bir şeye uymuyorlar. Şüphesiz ki zan, gerçeklik bakımından hiçbir şey ifade etmez. [*]
Benzer mesajlar: En‘âm 6:116, 148; Yûnus 10:36, 66; Câsiye 45:24.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Oysa onların bu konuda bildikleri hiçbir şey yoktur ve onlar, (ancak) zanlarının ardına düşüyorlar. Hâlbuki zan, Hak’tan hiçbir şeyin yerini tutmaz.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve onların bu konuda hiçbir bilgileri olmadığından ²¹ yalnızca zannın ardından giderler: ama zan, hiçbir zaman gerçeğin yerini tutmaz.
21 Yani, Kur’an’da melek olarak sözü edilen varlık kategorisinin gerçek niteliği ve fonksiyonu konusunda; çünkü onlar ğayb alanına, “insan kavrayışının uzanamayacağı” alana aittirler. Alternatif olarak, bihî’deki zamir Allah’a da yönelik olabilir; bu durumda yukarıdaki ifade “O’nun hakkında hiçbir bilgileri olmadığından” şeklinde çevrilebilir -bu, hem O’na bir “soy” isnad etmenin, hem de O’nun vereceği hükmün “aracılığa” veya “şefaat”e bağlı olduğuna veya onlar tarafından etkilenebileceğine inanmanın, teşbîhî/tecsîmî (anthropomorfic) Allah kavramının bir sonucu olduğuna ve bu nedenle hakikatle bir ilgisi bulunmadığına işaret eder.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hâlbuki onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar ancak hayal mahsulü zannı bilgilerin peşinden gidiyorlar. Oysa zannı rivayetler ve kuruntular hakikat adına hiçbir şey ifade etmez. 10/36
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ama onların bu konuda hiçbir bilgisi bulunmamakta, sadece zannın peşine düşmekteler: fakat hiçbir zan, hak ve hakikat adına hiçbir değer ifade etmez.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Oysa onların bu hususta hiçbir bilgisi yoktur, onlar sadece kendi kuruntularına tabi oluyorlar.. Zan ve kuruntu ise kuşkusuz gerçek karşısında hiçbir şey ifade etmez!
(Onlar Rablerine ortak koşmalarının hesabım mutlaka vereceklerdir. Nitekim Zuhruf suresinin 19. ayetinde "Onlar, Rahman’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. (Müşrikler meleklerin) yaratılışlarını mı görmüşler? Onların bu -gerçek dışı- iddiaları yazılacak ve sorguya çekileceklerdir" buyurulmuştur)  
Osman Fırat
swap_vert close
Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise gerçek bir şey ifade etmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onların ona dair bir bilgileri yoktur. Zandan başka bir şeye tâbi olmazlar. Halbuki şüphe yok ki zan, haktan hiçbir şey ifade etmez.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onların buna dair hiçbir bilgileri yoktur. Sadece ve sadece zanna tâbi oluyorlar. Oysa zan, hakikat karşısında ne ifade eder ki!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise haktan hiçbir gerçek kazandırmaz. (Zan ile gerçeğe ulaşılmaz.)
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bu husûsda kendilerinin hakîki 'ilmî yokdur. Ancak zanna tâbi' olurlar. Zan ise hakdan bir şey ifâde itmez.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu konuda ellerinde bir bilgi de yoktur, sadece varsayımlarıyla hareket ederler. Varsayım, gerçeğin yerini tutamaz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Oysa, bu konuda bir bilgileri yoktur. Sadece zanna tâbi oluyorlar. Zan ise gerçekten bir şey ifade etmez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Oysa onların bu konuda hiçbir bilgisi yoktur; sadece zan peşine takılmış gidiyorlar. Oysa zan hiçbir zaman gerçeğin yerini tutmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onların bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Yalnızca sanıya uyuyorlar. Sanı ise haktan hiçbir şey kazandırmaz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı yoķdur anlaruñ aña hįç bilmek uymazlar illā gümāne. daħı bayıķ gümān aśśı eylemez ḥaķdan nesene.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı anlaruñ aña ‘ilmi yoġ‐iken. Anlar uymazlar, illā gümāna. Daḫıgümān aṣṣı itmez ḥaḳdan bir nesne‐y‐ile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar buna dair heç bir şey bilmir, yalnız zənnə qapılırlar. Zənn isə əsla həqiqət ola bilməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And they have no knowledge thereof. They follow but a guess, and lo! a guess can never take the place of the truth.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But they have no knowledge therein. They follow nothing but conjecture; and conjecture(5103) avails nothing against Truth.
5103 Cf. 53:23 above, and n. 5098.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا لَهُمْ
ve yoktur onlar için
بِه۪
o hu-susta
مِنْ عِلْمٍۜ
ilimden
اِنْ يَتَّبِعُونَ
onlar tabi olmuyorlar
اِلَّا
ancak
الظَّنَّۚ
zanna
وَاِنَّ
ve şüp-hesiz
الظَّنَّ
zan
لَا يُغْن۪ي
kazandırmaz
مِنَ الْحَقِّ
haktan
شَيْـٔاًۚ
bir şey
Hâlbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur, onlar sadece zanna uyuyorlar. Zan ise hiç şüphesiz, haktan (ve hakikatten yana insana) hiçbir şey kazandırmaz.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
ظَنٌّ
İsim
ظ ن ن
Zannetme
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
ظَنٌّ
İsim
ظ ن ن
Zannetme
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَغْنَى
Fiil-IV
غ ن ي
Fayda sağladı, müstağni kıldı, zengin etti, kazandırdı, savdı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya