close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Necm Sûresi 26. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve kem min melekin fî-ssemâvâti lâ tuġnî şefâ’atuhum şey-en illâ min ba’di en ye/żena(A)llâhu limen yeşâu ve yerdâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve göklerde nice melekler vardır ki Allah, dilediğine ve razı olduğuna şefaat etmeleri için izin vermedikçe şefaatleri, hiçbir şeye yaramaz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Göklerde (ve önemli görevlerde) nice melekler vardır ki, onların (bile Allah’ın izni ve iradesi dışındaki) şefaatleri hiçbir şekilde (ve hiç kimseye) yarar sağlamayacaktır. Ancak ve sadece Allah’ın dileyip razı olduğu kimse için ve izin verdikten sonraki (temennileri ve şefaat dilekleri bunun) dışındadır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Göklerde ne kadar çok melek var ki; aracılıkta hiçbir faydaları olamaz. Meğer ki Allah'ın dilediği ve razı olduğu kimse için şefaat izni verilmiş olsun. İşte o zaman şefaatın faydası olur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Göklerde nice melekler var! Onların şefaatleri, ancak Allah izin verdikten sonra, Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, hoşnut olduğu akıllı ve sorumlu kimseler için fayda sağlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Göklerde nice melekler vardır ki, Allah dilediği ve razı olduğu kimse için izin vermeden şefaatleri bir yarar sağlamaz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Göklerde nice melekler vardır ki, onların şefaatleri hiç bir şeyle yarar sağlamaz; ancak Allah'ın dileyip razı olduğu kimseye izin verdikten sonra başka.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Göklerde nice melekler vardır da, Allah dileyib razı olduğuna izin vermeden önce, şefaatleri hiç bir şeye yaramaz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve göklerde nice melekler var ki, şefaatleri hiçbir fayda vermez. Ancak Allah’ın dilediği ve razı olduğu kişi için, izin verdikten sonra (şefaat edebilirler.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Göklerde nice melek var ki, Allah, kendilerine izin vermedikçe Allah'ın isteği ve rızası dışında kimseye şefaat edemezler.[591]
[591] Şefaat hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 372-373; I, 419-426; XII, 431-432; XV, 410-411; XVI, 392-393.  
Besim Atalay
swap_vert close
Göklerde bir nice melekler vardır; hoşnut olup, dilediği kimseye —Allah izin vermedikçe— şefaat etseler de bir fayda vermez
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Göklerde, (insanlara yardım etmek için bekleyen) ne kadar melek bulunursa bulunsun, Allah dilemedikçe ve rıza gösterip izin vermedikçe onların herhangi bir kimseye en küçük bir şefaatleri/yardımları olamaz. 
Bkz. 2/123, 255, 6/51, 70, 10/3, 20/109, 34/23 ve şefaatle ilgili dipnotu, 78/38  
Cemil Said
swap_vert close
Semâvâtda melekler ne kadar çok olur ise olsun şefa’atleri hiç bir şeye yaramaz, meğer ki Allâh’ın râzı oldığı ve istediği âdem hakkında olsun.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah, dilediğine ve hoşnut olduğuna izin vermedikçe, göklerde bulunan nice meleklerin şefaati bir şeye yaramaz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah’ın izniyle, dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Göklerde nice melekler vardır ki, Allah dilediği ve razı olduğu kulları için izin vermedikçe onların bile şefaati hiçbir fayda sağlamaz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Göklerde nice melek var ki onların şefaatleri, dilediği ve hoşnut olduğu kimse için Allah'ın izin vermesi dışında, bir işe yaramaz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Göklerdeki meleklerin bile şefaati bir yarar sağlamaz. Ancak ALLAH'ın dilediği kimse için izin vermesinden ve O'nun rızasına uygun olduktan sonra...
Bak 2:48.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Göklerde nice melek var ki Allah'ın dileyip razı olduğuna izin vermeden önce onların şefaatları hiç bir işe yaramaz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Göklerde nice Melâike vardır da Allah dileyip razıy olduğuna izin vermezden evvel şefaatleri hiç bir şey'e yaramaz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Bırakın sahte ilâhların/putların şefaat etmesini,) göklerde nice melek vardır ki, Allah, (îmân ehlinden) dilediği ve razı olduğu kimseler için kendilerine izin vermedikçe, kimseye şefaat edemezler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Göklerde nice melekler var ki, Allah'ın dilediği ve hoşnut olduğu kimseler için izin vermesi dışında onların şefaatleri¹ hiçbir yarar sağlamaz.
1- Ayette sözü edilen “meleklerin şefaati” bu dünyaya yönelik bir yardımdır. Kur'an'da bu tarz yardımların müşriklere karşı savaşlarda yapılmış olduğu açıkça yer almaktadır. Günahların bağışlanması, torpil yapılması ve affedilmeye aracılık yapılması tarzındaki şefaat inancı, “müşrikçe”, “müşriklere ait” bir inanç olup, Kur'an tarafından kesin bir dille reddedilmektedir. Kur'an'a göre -Nebimiz de dâhil- birilerinin “şefaat” edeceğine dair olan inanç, kesinlikle şirktir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Göklerde nice melek vardır ki onların şefaatleri bile hiçbir şey'e yaramaz. Meğer ki (o şefaat) Allahın dileyeceği ve raazî olacağı kimseler için (ve ancak Onun) izin vermesinden sonra ola.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Göklerde nice melekler vardır ki, Allah'ın dileyeceği ve râzı olacağı kimseler için izin vermesinden sonra olması müstesnâ, onların şefâatleri de hiçbir fayda vermez.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Göklerde nice melekler vardır ki onların (dünyadakilere) şefaatleri (dua ve istiğfarları) hiçbir işe yaramaz. Ancak Allah’ın dilediği ve razı olduğu (mü’min/muvahhid) kimseler için izin vermesinden sonraki durum hariç. [*]
(*) Ayette sözü edilen “meleklerin şefaati” bu dünyada inananlara manevi yardım etmek, dua ve istiğfarda bulunmaktır. (الله اعلم) Çünkü Kur’an’ da bununla ilgili birçok ayet vardır. Bu konuda bazı ayet ve ilgili açıklamalar aşağıya alınmıştırr. Ayrıca tüm şefaat âyetleri Zümer- 44. ayet ışığında anlaşılmalıdır. Bu âyet açık ve net olarak şefaati yalnızca Allah’a tahsis etmektedir. Bu durumda istisna edatıyla gelen ve “ancak onun izin verdikleri müstesna” gibi bir karşılığı olan ibâreler bu âyetle çelişmeyecek bir biçimde anlaşılmak zorundadır. Ayrıca melek olsun veya olmasın ahirette yüce Allah’ın böyle bir kimseye izin vereceğine dair hiçbir sözü de yok. Yani Allah katındaki makâmı ve derecesi ne kadar yüksek (melek veya peygamber) olursa olsun hiçbir kimse günahkârların kurtuluşu için aracılık edemeyecek, cezayı hak etmiş bir suçluyu azaptan kurtaramayacaktır! Ancak yüce Allah kendi sınırsız merhameti gereği herhangi suçlu bir kulunu affederse o başka. Zaten müşrikler de ahiret hayatına inanmadıkları için, ahiret azabından kurtulmak için değil, dünyevi musibetlerden korunmak için putların veya meleklerin şefaatlerini bekliyorlardı. Demek ki şefaatte/dua ve bağışlanma talebinde/ bulunma yeri dünya hayatıdır, ahiret değil. Çünkü ahiret âlemi iman etmenin, ameli salih yapmanın, şefaatte/dua ve istiğfarda/ bulunmanın, ibadet etmenin ve imtihan olmanın yeri değildir. إن شفاعة الملائكة، المأذون لهم بها، هي التي نصّ عليها القرآن صراحة، ومجالها في الدنيا وليس في الآخرة، وهي استغفارهم للذين آمنوا، الأمر المُحرّم على الكافرين والمشركين، فتدبر: الَّذِينَ يَحْمِلُونَ الْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِهِ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَةً وَعِلْماً فَاغْفِرْ لِلَّذِينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَبِيلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَحِيمِ»، «غافر ٧» تدبر دعاء حملة العرش: «فَاغْفِرْ لِلَّذِينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَبِيلَكَ»، إن اتباع سبيل الله هو اتباع «إذن الله»، أي أن قبول شفاعة أعمال المؤمنين يقوم على الشروط التي أذن الله بها، وفي قدمتها التوبة واتباع سبيل الله وصراطه المستقيم، أليس هذا الدعاء، صورة من صور الشفاعة المأذون بها للملائكة في الدنيا ؟ ومما يؤكد ذلك، قوله تعالى: " تَكَادُ السَّمَاوَاتُ يَتَفَطَّرۡنَ مِن فَوۡقِهِنَّ وَالۡمَلَآئِكَةُ يُسَبِّحُونَ بِحَمۡدِ رَبِّهِمۡ وَيَسۡتَغۡفِرُونَ لِمَن فِى الۡأَرۡضِ "( ال الشورى : 5 ) فاستغفار الملائكة للمؤمنين في الحياة الدنيا هو شفاعة لهم تنفعهم يوم القيامة بإذن ربهم، وهذا القول ينطبق أيضا على قوله تعالى "يعلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡ وَلَا يَشۡفَعُونَ إِلَّا لِمَنِ ارۡتَضَى وَهُم مِّنۡ خَشۡيَتِهِ مُشۡفِقُونَ لأنبياء : 28) وقوله تعالى: " وَكَم مِّن مَّلَكٍ فِى السَّمَاوَاتِ َلا تُغۡنِى شَفَاعَتُهُمۡ شَيۡئًا إِلَّا مِن بَعۡدِ أَن يَأۡذَنَ اللَّهُ لِمَن يَشَآءُ وَيَرۡضَى " ( النجم : 26 ) إذا شفاعة الملائكة التي يأذن الله سبحانه وتعالى ويرضى، هو { استغفار الملائكة للذين آمنوا في الحياة الدنيا (الشفاعة في الدنيا ولا شفاعة في الآخرة... - دفاعا عن السنة المطهرة } [غافر: 7] والاستغفار شفاعة (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير).  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Göklerde nice melekler var. (Dünya hayatında) meleklerin şefaati (yardımları) hiçbir şeye yarar sağlamaz ancak yalnızca, Allah’ın izin verdiği ve razı olduğu kimseye yarar sağlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Göklerde nice melekler vardır da onların kayırıcılıkları hiç bir işe yaramaz. Meğer ki bu kayırıcılık Allah’ın dilediği bir kimse için uygununu vermesinden sonra ola.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Göklerde nice melekler vardır ki şefaatleri hiçbir fayda vermez. Yalnız Tanrı, dilediği kimse hakkında onlara izin verip hoşnut olduktan sonra fayda verir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Göklerde nice melekler vardır ki, Allah şefaat edilmesini dilediği ve razı olduğu kimseler hakkında kendilerine izin vermedikçe onların şefaati hiçbir fayda sağlamaz.⁹
9 Krş. Enbiyâ, 21/28  
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah dilediğine ve hoşnut olduğuna izin vermedikçe, göklerde bulunan nice meleklerin şefaatleri hiç bir şeyle yarar sağlamaz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Göklerde nice büyük melekler vardır ki, Allah dilediği ve razı olduğu kimselere şefaat için izin vermedikçe, onların şefaati hiçkimseye en ufak bir fayda sağlamayacaktır! Allah katındaki makâmı ve derecesi ne kadar yüksek olursa olsun, hiç kimse günahkârların kurtuluşu için aracılık edemeyecek, cezayı hak etmiş bir suçluyu azaptan kurtaramayacaktır! Hal böyleyken:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gökler’de nice melek vardır ki; sonradan, dileyeceği ve razı olacağı kimseler için Allah’ın izin vermesinden başka, onların şefaati bir şeye yaramaz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Göklerde nice melek var ki, Allah, kendilerine izin vermedikçe Allah'ın isteği ve rızası dışında kimseye şefaat edemezler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Taptığınız putlarınız için bunlar Allah katında bize şefaat edecekler, hesap günü lehimize şahitlik edip bizi cezadan kurtaracaklar diyorsunuz. Tutturmuş; Melekler de bize şefaat edip cezadan kurtaracak diyorsunuz. İyi bilin ki göklerdeki meleklerden, putlarınızdan, insanlardan veya sevdiğiniz kişilerden şefaatçiler olsa da hiçbir işe yaramaz. Meğerki Allah sizin lehinize şefaat edeceklere izin versin! Allah izin vermeden sizin uydurduğunuz şefaatçiler lehinize şahitlik ederek şefaat edemez. Eğer onların lehinize şefaat edeceğine inanıyorsanız; haydi deliliniz varsa söyleyin! Rabbiniz hangi melek, hangi put, hangi insanlar için şefaat izni vermiştir? Haydi! Gösterin delilinizi! Sizin kendi kendinize şunlarda şefaat hakkı var demeniz zandan ibarettir. Unutmayın ki her şey Rabbinizin iznine bağlıdır. Rabbinizin izni olmadan hiç kimse şefaat ederek lehinize şahitlik edemez. Şefaat edecekler diye inandıklarınız için Rabbiniz hiçbir delil göndermemiştir. Delil gönderildiğini iddia ediyorsanız gösterin! Unutmayın! Ahiretteki hesap günü hiç kimse bir suçlunun arkasında durmak istemez. Çünkü dünyada Allah’a karşı asi olanların cehenneme doldurulacağı, suçluların bir daha çıkmamak üzere cehenneme hapsedileceği bilgisi; o gün orada, din gününde herkesin benliğini çepeçevre kuşatacak, herkes ama herkes kendi hesabının derdine düşecektir. Öyle ki; Allah’ın rızasına, cehennemden kurtulmaya vesile olacağını düşündüğü, en küçük bir iyiliği, hayrı, bir başkası ister, elimden alır düşüncesi ile en yakınlarından bile köşe bucak kaçacaktır. O gün bencilliğin sözlükteki karşılığı yeniden yazılacak, yeniden anlamını bulacak, bencillik herkesin karakteri olacaktır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri hiçbir işe yaramaz. Ancak Allah’ın dilediği ve razı olduğuna izin vermesinden sonraki durum hariç. [*]
Bu ayet Zümer 39:43-44. ayetlerle okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah dileyip de râzı olduğuna izin vermedikçe, göklerde bulunan hiç bir meleğin şefâati kimseye fayda veremez.
Muhammed Esed
swap_vert close
Çünkü, göklerde ne kadar çok melek olsa da, onların şefaati [hiç kimseye] en ufak bir fayda sağlamayacaktır; meğer ki Allah dilediği ve razı olduğu kimse için [şefaat] izni vermiş olsun. ¹⁹
19 Kur’ânî “şefaat” kavramının bir açıklaması için bkz. 10:3 ile ilgili not 7 ve 10:18 ile ilgili not 26 ve 27.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Göklerde nice melekler vardır ki, Allah’ın dilediği ve razı olduğu kimseler için izin vermedikçe, onların şefaati hiçbir işe fayda vermez. 21/28
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Her ne kadar göklerdeki melek sayısı çoksa da, Allah’ı tercih eden/tercih ettiği kimseler için verdiği şefaat izni olmadıkça, onların şefaati hiçbir fayda sağlamayacaktır.[⁴⁷⁸⁹]
[4789] Tüm şefaat âyetleri Zümer 44 ışığında anlaşılmalıdır (Bkz: 34:23; 74:48, ilgili notlar).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Göklerde nice melek vardır ki, -onların şefaati bile- herkese yarar sağlamaz, meğer ki Allah onlara izin versin ve o şefaat, O'nun dilediği ve kendisinden razı olduğu kulları için olsun!
(Nitekim Sebe suresinin 23. ayetinde "O'nun katında, kendisine izin verdiğinden başkası şefaat edemez" buyurulmuştur. “Mukarrebun” meleklerin durumu böyle olunca, o müşrikler putlarından nasıl şefaat umabilirler)  
Osman Fırat
swap_vert close
Göklerde nice melek var ki onların şefâ’ati hiçbir işe yaramaz. Ancak Allâh’ın dilediği ve râzı olduğu kimseye izin vermesinden sonra olsun.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve göklerde nice melekler vardır, onların şefaatleri hiçbir fâide vermez, meğer ki, Allah Teâlâ'nın dilediği ve razı olduğu kimse için müsaade verdiğinden sonra olsun.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Nitekim göklerde nice melaike var ki, Allah'ın dilediği ve razı olduğu kimseler hakkında geçerli olması için izin çıkmadıkça, onların şefaatleri asla fayda vermez. [2, 255; 34, 23]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Göklerde nice melek var ki onların şefa'ati hiçbir işe yaramaz. Meğer Allah'ın dilediği ve razı olduğu kimseye izin verdikten sonra olsun (ancak o zaman şefa'atin faydası olur).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Göklerde ne kadar melekler vardır ki onların şefâ'atleri, ancak Allâh Te'âlâ izin virdikden ve buna râzı oldukdan sonra fâide virir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Siz melekleri ilah ediniyorsunuz;) Göklerde çok melek var ama onların şefaati işinize yaramaz. İşe yaraması için şefaatin, şirkten uzak kalmayı tercih etmiş bir kişi lehine, Allah'ın izni ve rızası ile olması gerekir.[*]
[*] Şefat ile ilgili not yazılacak  
Şaban Piriş
swap_vert close
Göklerde nice melekler var ki, Allah dilediği ve razı olduğu kimseler için izin vermedikçe, onların şefaatı hiçbir işe yaramaz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Göklerde nice melekler var ki, Allah dilediği ve razı olduğu kimseler hakkında izin vermedikçe, onların şefaati hiçbir fayda vermez.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Göklerde nice melekler var ki, şefaatleri hiçbir işe yaramaz. Allah'ın, dilediği ve hoşnut olduğu kimseler için izin vermesinden sonraki durum müstesna.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı niçe firişte göklerde aśśı eylemeye şafa'atı anlaruñ nesene illā andan śoñra kim destūr vire Tañrı aña kim diler daħı ħoşnūd olur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy nice feriştehler vardur göklerde ki aṣṣı itmez şefā‘atleri hīç nesne. İllāandan ṣoñra ki Tañrı Ta‘ālā destūr vire kime dilese, daḫı rāżī olduḳdanṣoñra.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Göylərdə neçə-neçə mələklər vardır ki, onların şəfaəti heç bir fayda verməz. Ancaq Allah Öz istədiyi və razı olduğu kimsəyə (mələyə, yaxud mö’minə) izin verdikdən sonra (onun şəfaəti fayda verər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And how many angels are in the heavens whose intercession availeth naught save after Allah giveth leave to whom He chooseth and accepteth!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
How many-so-ever be the angels in the heavens,(5100) their intercession will avail nothing except after Allah has given(5101) leave for whom He pleases and that he is acceptable to Him.
5100 We are apt to imagine the angelic host of heaven as beings of immense power. But their power is all derived from Allah. Men, when they attain to the highest spiritual dignities, may have even more power and position than angels in the sight of Allah, as is typified by angels bidden to bow down to Adam: 2:34. The Quraysh superstition about angels being intermediaries and intercessors for man with Allah is condemned. 5101 Cf. 20:109 and 21:28 . No one can intercede except with the permission of Allah, and that permission will only be given for one who is acceptable to Allah. For a possible different shade of meaning, see n. 2634 to 20:109.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَكَمْ
ve nice (vardır)
مِنْ مَلَكٍ
meleklerden
فِي السَّمٰوَاتِ
semalarda
لَا تُغْن۪ي
fayda vermez
شَفَاعَتُهُمْ
onların şefaati
شَيْـٔاً
bir şeye
اِلَّا
an-cak
مِنْ بَعْدِ
ardından
اَنْ يَاْذَنَ
izin verdiği
اللّٰهُ
Allah'
ın
لِمَنْ
o kimse için ki
يَشَٓاءُ
diler
وَيَرْضٰى
ve razı olur
Semalarda nice melekler vardır ki onların şefâati Allah'ın dilediği ve razı olup izin verdikleri müstesna, hiç kimseye fayda vermez.
كَم
Soru eki
كَم
Nice, ne kadar, kaç?
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَلَك
İsim
م ل ك
Melek
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَغْنَى
Fiil-IV
غ ن ي
Fayda sağladı, müstağni kıldı, zengin etti, kazandırdı, savdı
شَفَاعَةٌ
İsim
ش ف ع
Şefâat
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَذِنَ
Fiil-I
ا ذ ن
İzin verdi, dinledi, kulak verdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
رَضِىَ
Fiil-I
ر ض و
Razı oldu, hoşlandı, rızaya kavuştu