close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Necm Sûresi 20. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve menâte-śśâliśete-l-uḣrâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve üçüncü öbür putu, Menat'ı?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve üçüncü (put) olan Menat’ı(n böyle yüce irtibatları var mıydı?)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
ve üçlünün üçüncüsü ve sonuncusu olan Menât'a?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Üçüncüleri olan ötekini, Menât'ı gördünüz mü?
Ahmet Varol
swap_vert close
Ve üçüncüleri olan diğer (put) Menât'ı?
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve üçüncü (put) olan Menat'ı(n herhangi bir güçleri var mı)?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Diğer üçüncüsü olan Menât'ı... (Bunların ne kudretleri var?)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve diğeri, üçüncü Menatı gördünüz (düşündünüz) mü?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Üçüncüleri olan ötekini, Menât'ı.
Besim Atalay
swap_vert close
Erkek sizin, dişi dahi onun mu?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
19-20. Şimdi düşünün (ey müşrikler, hakikat bütün açıklığıyla ortadayken) şu Lât ve Uzza ve diğer üçüncü (put) olan Menat ne ifade eder (bunların herhangi bir güçleri var mı)?
Cemil Said
swap_vert close
19,20. El-Lât ve ’Uzzâ ve üçünci Menât [2] içün ’ibâdet mi idiyorsunuz.
[2] Put isimleri  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
19,20. Ey inkarcılar! Şimdi Lat, Uzza ve bundan başka üçüncüleri olan Menat'ın ne olduğunu söyler misiniz?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
19,20. Lât ve Uzza’ya ve diğer üçüncüsü Menat’a ne dersiniz?[511]
Lât, Uzzâ ve Menât, müşriklerin taptıkları putlardan bazılarıdır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
19-20. Gördünüz değil mi (âciz durumdaki) Lât’ı, Uzzâ’yı ve üçüncüsü olan diğerini, Menât’ı?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ve üçüncüleri olan ötekini, Menât'ı.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve üçüncüleri olan Menat'ı?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve üçüncü olarak da öteki (put) Menat'ı?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Üçüncü olarak da menatı uhrayı?
Emrah Demiryent
swap_vert close
19-20. (Ey müşrikler! İlâh diye taptığınız) Lât, Uzzâ ve diğer üçüncü (put) olan Menât’ı (n herhangi bir şey yarattığını) gördünüz mü?
Erhan Aktaş
swap_vert close
Diğer üçüncü Menât'ı?¹
1- Bir düşünün! Bunlardan ilah olur mu?  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
19,20. (Allâhı bırakıb tapdığınız) Lât(ın), Uzzâ (nın) ve (bunların) üçüncüsü olan diğer Menât (ın her hangi birşey hakkında zerrece kudretleri var mı?) Bize haber verin.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
19,20. Peki gördünüz mü o Lât'ı ve Uzzâ'yı ve diğer üçüncüsü Menât'ı?
İhsan Aktaş
swap_vert close
19,20. (Ey Putperestler!) Şimdi (uyduruk tanrılarınız) Lat, Uzza ve bundan başka üçüncüleri olan Menat’ın ne olduğunu (onlara neden yalvarıp taptığınızı) hiç düşündünüz mü? *
(*) Lat, Taif’te beyaz nakışlı bir kaya idi. Bir bina içinde bulunan heykelin örtüsü, kapıcısı ve bakıcıları vardı. Taif halkı, Kâbe’den sonra en üstün tapınağın Lat olduğuna inanır, Kureyş dışındaki kabilelere karşı onunla övünürlerdi. Bu put dişidir. Zira asıl olan tanrı/güç o kadar yücedir ki ulaşılamaz. Ona ulaşmak için onu ikna kabiliyetinde olanlara hürmet edilirdi. Bu bilgi kaynağı atalardı. Günümüzde bina içinde örtülü ve bakıcısı olan putlar maalesef türbeler olarak yaşatılmaktadır. Nasıl ki bu şirke malzeme olan o taşın veya sembolün bir suçu yoksa, yatır olarak görülüp istekte bulunulan kabirlerin de bu şirkte bir suçu yoktur. Karşı çıkılan; Hay, Kayyum ve Kuddûs olan Allah’tan başka şeyleri aracı kılıp medet umma zihniyetidir. Uzza, Mekke ile Taif arasındaki Nahle denilen yerde bulunurdu. Kureyş ona büyük bir saygı gösterirdi. Nitekim Ebu Süfyan, Uhud savaşı sonrasında Müslümanlara hitaben: “Bizim Uzza’mız var, ya sizin?” diye bağırmıştı. Uzza; izzet ve şerefi sağlayan, devam ettiren ve yükselten bir güce sahip olduğuna inanılan büyük putun adı idi! Kureyşliler onu ziyaret eder, ona hediyeler sunar ve onun yanında kurban keserlerdi. Günümüzde daha saygın görünmek, hürmet ve itibar görmek için insanların, siyasete veya mal varlığı iyi olanlara sundukları hediyelerin ve siyasilerin önünde kurbanlar kesmelerinin tek sebebi Uzza zihniyetinin kalplerde yaşatılmasıdır. (Kurandan Hayata) İslâm’dan önce Arap putperestliğinde üstün varlıkla (Allah) insanlar arasındaki aracı tanrılardan biri de Kur’an’ın bildirdiğine göre (en-Necm 53/19-20), putperest Araplar tarafından kabul görülen Lât ve Uzzâ ile birlikte Menât adlı puttur. Menât, Sâmî panteonunun en eski ilâhlarından biridir. İbnü’l-Kelbî’ye göre Menât, Araplar’ın taptıkları putların en eskisiydi ve bütün Araplar ona saygı gösteriyordu. Fedek’te olduğu da rivayet edilmekle birlikte (Ya‘kūbî, I, 255) Menât, Mekke ile Medine arasında Kudeyd’e yakın, Medine’ye 15 km. mesafedeki Müşellel denilen yerde deniz kenarında Hüzeyl kabilesine ait siyah bir kaya idi. Menât’a ait bir ev, hediyelerin konulduğu bir oda ve bekçi vardı. Menât’ın bir kayadan ibaret olduğu, kesilen kurbanların kanları orada akıtıldığı için bu adın verildiği ileri sürüldüğü gibi taştan yontulmuş, deniz kenarında dikili bir heykel olduğu da nakledilmektedir. Menât sunağında kurban kesilmesi onun yağmur yağdırması içindir. Yani inanışlarınai göre Menât rüzgârı estiren, bulutları getiren ve yağmur yağdıran bir ilâhtır; (TDV. İSLAM ANSK.)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Diğer üçüncüsü olan Menat’a.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ya bunların üçüncüsü olan Menat putuna ne dersiniz?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Üçüncü olarak Menat/a ne dersiniz?
İsmail Yakıt
swap_vert close
Diğer üçüncüsü Menat’ı da.⁷ (Bunlardan nasıl tanrı olur?)
7 Menat da Huzeyl ve Huzâa kabilelerinin taştan yapılmış putudur.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Üçüncü olarak da öteki Menat (gibi putların tapılmaya değer bir güçleri var mı)?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve üçüncüleri olan Menat’ı?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Diğer Bir Üçüncüsü Menât’ı?
Mehmet Çakır
swap_vert close
19,20. Şimdi Lât'a ve Uzzâ'ya ne demeli? // Ya üçüncü tanrı Menât'a!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ve üçüncüleri Menat’ı? Onlar size ne getirebildi? Yıllarca karşılarına geçip yalvardınız. Onlarla konuştunuz. Onların taştan tahtadan yapılmış şekilleri karşısında sus pus oldunuz. Hiç aklınız çalışmıyor mu? Hiç muhakemeniz yok mu? Doğdunuz, büyüdünüz bu yaşlara geldiniz. Kendinizi bildiniz bileli onlar Kâbe’de duruyor. Sizler onlara tapıyorsunuz? Bu güne kadar taptıklarınızın hangi gücüne şahit oldunuz? Onların olağanüstü bir halini gördünüz mü? Bugüne kadar onlar size ne söyleyebildi? Bu sorulara karşı söyleyecek bir sözünüz var mı? Güya onları dinliyoruz diye kendinizi kandırıyorsunuz. Hayır! Sizler onları dinlemiyorsunuz! Çünkü onların hiçbir şey söylemediğini biliyorsunuz. Bu güne kadar sizin için hiçbir şey yapmadıklarını da biliyorsunuz. Ama yine de onlara tapıyorsunuz. Onları dinliyor numarası çekiyorsunuz. Üstelik onlardan hiçbir şey işitmediğini bildiğiniz halde! Andolsun ki hayır! Sizler asla onları dinlemiyorsunuz. Sadece kendi isteklerinizi arzularınızı onlar adına söyleyerek kendinizi insanları kandırıyorsunuz. Böyle yaparak insanlara haksızlık yapıyorsunuz. Size karşı çıkanları tanrılaştırdıklarınızla korkutuyorsunuz. Onların bir hiç olduğunu biliyorsunuz. Buna rağmen insanları putlarınızla korkutuyorsunuz. Onları istismar ederek, insanları kandırarak, hâkimiyetinizi sürdürmek işinize geliyor. Kendi arzularını kendi heveslerinizi kendi hırslarınızı insanlar üzerine egemen kılmak işinize geliyor. O nedenle gerçekler size okununca hemen karşı çıkıyorsunuz. Çünkü ayetlerimizle anlatılan gerçekler yalanlarınızı saçmalıklarınızı ortaya çıkarıyor. Sizler, saçmalık ve yalanlar ile kurduğunuz düzenden çıkar sağladığınız için, düzeniniz (dininiz) yıkılsın istemiyorsunuz. Onun için arkadaşınız Muhammed size gerçekleri getirince, hemen inkâr ediyorsunuz. Söylenenleri karıştırmaya, bulandırmaya, söylenenler hakkında şüphe uyandırmaya çalışıyorsunuz. Sizin bu tavrınız yalancılıktır, düzenbazlıktır. Allah’a karşı tuzak kurmaktır. Davranışlarınız inanmaktan çok inkâra yakındır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
19,20. Lât’a, Uzzâ’ya ve diğer üçüncüsü olan Menât’a (neden taptığınızı) hiç düşündünüz mü?
Mehmet Türk
swap_vert close
19,20. Siz Lât’ın, Uzza’nın ve onların gerisindeki üçüncü put olan Menât’ın¹ ne olduğunu biliyor musunuz? ²
1 Lât, Uzzâ ve Menât Mekkeli müşriklerin taptıkları putlar idi. Onun için Abd’ul-lât, Abd’ül-uzzâ Abd’ül-menât diye isimler koyarlar, “bism’il-lâti ve’l-Uzzâ” diye yemin ederlerdi. Bazıları bunların taştan putlar olup Kâbe’nin içinde bulunduklarını söylemişler ise de Hübel için Kâbe’nin içinde, Lât için Taif’te, Uzzâ için Nahle’de, Menat için Kudeyd’de birer tapınak bulunduğu nakledilmiştir.2 Müşrikler putlarına hep dişi isimleri verirlerdi. Güya Allah namına diktiklerini iddia ettikleri putlar, dişi isimli idiler. Bir de müşriklere göre putlar ilâhî kuvvetlerin ve Meleklerin suretleri idi. Melekler de hâşâ Allah’ın kızları sayılırdı. Kureyş Kâ’beyi tavaf ederken: “Lât ve Uzzâ ve Menat-i salise-i uhra hürmetine… Çünkü onlar, ulu ak kuğulardır ve onların şefaatleri umulur” derlerdi. Rasulullah (s.a.v)’e Necm suresinin, 19-23. ayetleri indirilince bu onların çok ağırlarına gitti. Bunun üzerine İslâm düşmanları, Müslümanların akidelerini bozmak için sözde “Garânîk olayı” diye bir olay uydurmuşlardır. Maalesef bazı İslam tarihi ve tefsir kaynakları da bunu gerçekmiş gibi zikretmişlerdir. Güya Mekke’de Müslümanların işkencelere uğradıkları ve bir kısım Müslümanın da Habeşistan’a göç ettiği bir dönemde Hz. Peygamber, bir gün Kâbe’nin yanında Necm suresini okuyormuş. Surenin 19 ve 20. ayetlerini okuduktan sonra Şeytan, Hz. Peygamber’e musallat olmuş ve Hz. Peygamber, farkında olmaksızın, “Bunlar yüce kuğu kuşlarıdır ve şefâatleri umulur” cümlelerini vahyin devamı gibi söyleyip Necm suresini okumaya devam etmiş. Surenin sonuna gelince secde ayeti olduğu için Hz. Peygamber ve orada bulunan Müslümanlar secdeye kapanmışlar. Müşrikler de Efendimiz’in okuduğu bu cümleler sebebiyle son derece sevinerek; “Artık Muhammed ilâhlarımızın şefaatini kabul ettiğine göre aramızda önemli bir ayrılık kalmadı” deyip hepsi secdeye kapanmışlar. Bu haber Habeşistan’daki Müslümanlara “tüm Mekkelilerin İslam’a girdiği” şeklinde ulaşmış ve Habeş muhacirleri Mekke’ye yönelmişler. Ancak geçmiş ve asrımızın tahkik ehli âlimleri, bu rivâyeti çeşitli yönleriyle inceden inceye tetkik etmişler ve birçok noktadan tamamen uydurma bir rivayet olduğunu ortaya koymuşlardır. Şu halde Garânîk rivayeti, tamamıyla asılsız olup İslâm’ın daha ilk asırlarında İslâm düşmanları tarafından uydurulmuş, günümüze kadar çeşitli asırlarda da İslâm’a muhalif belli çevrelerce İslâm’a karşı bir saldırı aracı olarak kullanılmıştır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [üçlünün] üçüncüsü ve sonuncusu olan Menât[a]? ¹³
13 Hz. Peygamber’e bazı çok önemli hakikatlere nüfûz etme yeteneği bağışlandığını işaret ettikten sonra Kur’an, insanların ilahî güçler ve sıfatlar yükledikleri “düzmece/sahte semboller”e dikkatlerimizi çekmektedir: burada -bir örnek olarak- Hz. Peygamber’in müşrik çağdaşlarının Lât, Menât ve ‘Uzzâ üçlüsünde somutlaşan puta tapıcılıklarına dikkat çekilmektedir. İslam öncesi Arabistanı’nda, müşrik Arapların dişi telakkî ettikleri melekler ile birlikte “Allah’ın kızları” olarak gördükleri bu üç dişi puta tapılırdı ve bu putların Hicaz ve Necd’de birçok heykeli bulunurdu. Özellikle Lât’a tapınma daha eskilere dayanıyordu ve kesinlikle Güney Arabistan kökenliydi: Lât muhtemelen eski Yunan mitolojisindeki, Zeus’un eşlerinden biri ve Apollo ile Artemis’in annesi olan yarı-tanrıça Leto’nun bir prototipiydi.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Diğer bir üçüncüsü olan Menat’ı? 19/81
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve sonuncusuna, (hani) şu üçüncüleri olan Menat’a[⁴⁷⁸⁴] (neden dişi adlar verdiğinizi)?[⁴⁷⁸⁵]
[4784] Menat: “kader, ölüm” anlamındaki menâdan. Tapınağı Medine yolu üzerindeydi. [4785] Tarihçilerin çoğu bu âyetlerle ilgili şöyle bir olay naklederler: Kureyş’in şiddetli baskı ve zulümlerine maruz kalan bir kısım Müslüman önce Habeşistan’a hicret etti, iki ay sonra Mekke’ye döndü. Bu dönüşün sebebi şöyle açıklandı: Allah Rasûlü, Mekke soylularının kendisine tavır koymasından müteessir oldu. İçinden Allah’ın onları kendisine yaklaştıracak bir şey yapmasını temenni etti. Bunun üzerine Necm’in buraya kadarki âyetleri nâzil oldu. 20. âyete gelince, şeytan onun diline “Bunlar yüce kuğulardır, elbet şefaatleri umulur” cümlelerini söyletti. Bunu duyan Kureyş sevindi ve secde eden Rasul ile birlikte secde etti. Bunun haberi Habeşistan’a gidince, oradakilerin bir bölümü “Kureyş teslim oldu” gerekçesiyle döndü (İbn İshak, Sîra; Taberî, Tarih; İbnu’l-Esir, Tarih vd.) Bu olayı, Hac 52 ile açıklayanlar da olmuştur. Bazı yorumlara göre, güya bunları Allah Rasûlü’nün diline şeytan koymuştur. Şeytan bu sözleri Allah Rasûlü’ne değil, bu (yalanı uyduran) zındıkların diline koymuş olmalıdır. Zira: “Ve şeytanlar kendi dostlarına, sizi (haramı-helali belirleme konusunda) tartışmaya çekmeyi telkin ederler” (6:121). İbn İshak b. Huzeyme’nin dediği gibi “Bu, zındıkların uydurmasıdır”. Bu haber dış ve iç bağlam açısından izahı mümkün olmayan iki çelişki içermektedir: 1) Bu rivayet, Necm sûresinin Habeş hicretinden sonra indiği yorumuna bina edilir. Bu kesinlikle yanlıştır. Necm sûresi Kureyş tanrılarını açıkça eleştiren ilk sûredir; ve Kureyş baskı politikasını putlarına yönelik yoğun eleştirilerin ardından başlatmıştır. Zira bu eleştiri olmadan baskı, şiddetli bir baskı olmadan da hicret olamazdı. 2) Allah Rasûlü’nün secdesi söz konusuysa, bunu sûredeki secde âyetine geldiğinde yapmış olmalıdır. Secde âyetiyse sûrenin son âyetidir. Bu durumda bu putları ve onlara tapan Kureyş’i yerden yere vuran 21-32. âyetleri de okumuştur. Şu halde: Bunları duyduktan sonra şeytanın attığı iddia edilen sözlerin hükmü tamamen geçersiz kalır, bu bir. Söz konusu âyetlerdeki ağır eleştiriyi duyan müşriklerin secdesinden söz etmek abestir, bu da iki.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
19,20. (Ey müşrikler, Sahibiniz -Muhammed s.a.s.- miraca nâil oldu, Rabbinin en büyük ayetlerini gördü.) Siz de (tapındığınız o putlarınızın) o Lat, Uzza ve üçüncüleri olan Menat (ın gerçek bir ilah olduğunu kanıtlayan en ufak bir delil)i gördünüz mü? (Elbette görmediniz. O halde Rabbinize nasıl oluyor da ortak koşabiliyorsunuz?)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve üçüncüleri olan öteki (put) Menat’ı?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Diğer üçüncü olan Menât'ı da (gördünüz mü?)
Suat Yıldırım
swap_vert close
19, 20. Şimdi baksanıza şu Lât'a, Uzza'ya! Ve bir de şu geride olan üçüncüleri Menat'a!
Lât Taif’de; Uzza Mekke ile Taif arasında Hurad’da bulunup Kureyş kabilesi, Menat ise Mekke ile Medine arasında Kudeyd’de bulunup Evs, Hazrec kabileleri tarafından tazim edilirdi.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve üçüncü(leri olan) öteki (put) Menat'ı?
Düşünsenize, onların tanrılık gücü var mı?  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
19,20. "Lât" ve "'Uzzâ" üçünci olan "Menât"dan bana haber virin. (Onlar şâyân-ı 'ibâdet midirler?)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ya diğerini; üçüncüsü olan Menat’ı?
Şaban Piriş
swap_vert close
Diğer bir üçüncüsü Menat'ı?..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve bir üçüncüleri olan Menât'ı?(6)
(6) Mekke müşriklerinin putlarından üçünün adı.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve ötekini, üçüncüsü olan Menât'ı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
19-20. ħaber virüñ lūŧ’dan daħı 'uzā’dan daħı menāt’dan üçünci śoña ķalmış.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı Menāt ki üçinci putdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Digər üçüncü (büt) olan Mənat da həmçinin?!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And Manat, the third, the other?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And another, the third (goddess), Manat?
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَنٰوةَ
ve Menât'ı
الثَّالِثَةَ
üçüncüsünü
الْاُخْرٰى
diğer
Ve diğer üçüncüsü Menât'a?
مَنٰوة
Özel isim
مَنٰوة
Menât (müşriklerin taptığı putlardan birisi)
ثَالِثَة
İsim
ث ل ث
Üçüncü
اٰخَر
İsim
ا خ ر
Diğeri, öteki, arkası, başkası, sonraki