Ve hepsi bir seviyede tomurcuklar haline gelmiş göz alıcı (meyveler, gül ve çiçek)ler. *
(*) Bu ayetten önce yer alan 32. ayette “Onlara (o muttaki erkek ve kadınlara) bahçeler, üzüm bağları var.” denilmiştir. 33. ayette de bu üzüm bağlarında bulunan üzümlerin, bahçelerdeki meyvelerin, gül ve çiçeklerin güzelliklerine, işaret edilmiş ve büyüklük, güzellik, sağlamlık ve tatlılık gibi özellikleri bakımından birbirine ‘’etrab’’ denk olan tomurcuk üzüm daneleri, meyveleri, gül ve çiçekleri var” denilmiştir. Bu ayetten sonraki 34. ayette ise, bahsi geçen meyve sularından dopdolu bardaklarla sunulan içeceklere vurgu yapılmıştır. Görüldüğü üzere, bu üç ayette son derece uyumlu bir bütünlük içinde, cennetin bahçeleri, bahçelerin meyveleri ve meyvelerin içecekleri anlatılmıştır. Ama bunların arasına kadınları sokmakla hem ayetler arasındaki uyum bozulur, hem de cennete giren muttaki kadınlara da cinsel amaçlı cennet kadınları verilir. Peki kadın kadına ne yapacak? Cennette sevicilik mi var? Böyle bir saçmalık olur mu? Bu nedenle hem buradaki 33. ayetin cennet kadınlarıyla bir alakası yoktur, hem de Kur’an’da geçen hurilerin de sadece cennet hizmetçileri olup cinsel amaçlı varlıklar değildirler. Ayetteki“ كواعب’’kevaib kelimesi ise,“ كاعب ‘’ kâîb”sözcüğünün çoğulu olup “topaklananlar, tomurcuklananlar” anlamındadır. (Tüm Lugatlar) Konumuz olan paragrafta bağ ve bahçelerin ve bunlardaki meyvelerin, gül ve çiçeklerin özellikleri anlatılmıştır. Burada erkek- dişi herhangi bir insan veya kız ve kadınların özellikleri anlatılmamıştır. İşte Meallerde yanlış çevrilmiş ayetlerden birisi de budur. Ayette geçen (وكواعب أترابا) ‘’kevâibe atraben’’ ifadesindeki ve kevâıbe; genç, memeleri yeni sertleşmiş, göğüsleri irileşmiş, göğüsleri tomurcuklanmış, tomurcuk sineliler ve genç kızlar, göz alıcı ve şahane şekilde çevrilirken, etrâben ifadesine aynı yaşta, yaşıt (kızlar) şeklinde Kur’an’da olmayan anlamlar verilmiştir. Bu şekildeki bütün tefsir ve mealler çok yanlıştır! Oysa ‘’kevaib, “tomurcuklar’’ yani ‘’meyveleri, gül ve çiçekleri tomurcuklanmış bahçeler veya tomurcuklanmış meyveler veya sebzeler anlamına gelir. Ayrıca bu sûrenin 31. ayetinde (متقين) yani "muttakiler için bir ödül ve mutluluk vardır" deniyor. Muttakiler ifadesi anlam olarak hem kadını hem de erkeği kapsar. Dolayısıyla bu ayette hem erkek için hem de kadın için güzel bir mükâfattan bahsediliyor. Yoksa cennete giren muttaki kadınlara cennet kadınları verilecek gibi anlamsız bir mesaj ortaya çıkıyor ki, bunu Allah’ın mesajı ile akıl ve mantıkla bağdaştırmak asla mümkün değildir. Zaten, ayette ne kadın ne kız vs. ne de kadın göğsünden söz eden bir işaret vardır! Şimdi konuyu daha iyi açıklamak için, 31. ayetteki "muttakiler’’ifadesine bakalım: Muttakiler, kısaca "kötülüklerden sakınanlar" Yani cennet ehli ifadesinde erkek ve kadın ayırımı yoktur. 33. ayete verilen manada, "Tomurcuk memeli yaşıt kızlar" erkeklere verilebilir. Ama muttakiler içinde kadınlar da vardır. Peki cennette giren mutaki kadınlara da cinsel amaçlı kadınlar mı verilecek? Kadın kadına ne yapacak? Demek ki, burada (kevaibe etraben) göğüsleri tomurcuklanmış kadın ve kızlarla bir alakası olmadığı gibi, bazı ayetlerde geçen hurilerin de cinsel amaçlı varlıklar olması mümkün değildir, yoksa cennete giren kadınlara da tıpkı erkekler gibi cinsel amaçlı kadınlar verilir? Ama Cennette sevicilik olmadığına göre, burada verilen kadın-erkek herkese uygun olan bir mükâfat olması gerekir... Bu nedenle (erkek olsun kadın olsun) cehennemliklere sunulan (21-30 ayetler) hoş olmayan içeceklere karşılık, (erkek olsun kadın olsun) cennetliklere de; kâseler içinde tadı ve kokusu güzel olan içecekler olmalıdır. Böyle de olduğu, 32. ayetteki; bahçeler ve üzümler ile 34. ayetteki doldurulmuş bardaklardan anlaşılmaktadır. ‘’Etrab’’ ise, denk” anlamına da gelir. Ki bu ayetlerde meyvelerin birbirine denk olduğu vurgulanıyor. Örneğin her bir üzüm danesi ötekilere renk, boyut ve tat bakımından denk olup biri ötekine oranla biraz çelimsiz, tatsız, çürük değildir. (الله اعلم) Arapça bilenler aşağıdaki açıklamalara da bakabilirler.
آية (٣١): "إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا" = إنَّ للمُتَّقين من ذكور وإناث المفلحة، المنجاة... المصدر (مفهوم "قاصرات الطرْف" و"عُرُبًا أترابًا" و"كواعب أترابًا" في القرءان الكريم) [سورة النبأ 31 – 40] الآيات بدأت ب قوله “إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا” لو كنا نقرأ بتدبر وثمه تركيز لبرهه لنناقش فقط كلمة (متقين) هل التقوى حكرا لجنس دون أخر أي حكرا للذكر دون الأنثى أم أن التقوى “للذكر والأنثى” معا ، نعم التقوى يشمل الجنسين, الآيات لا تتكلم عن فتيات عذراوات صدورها بارزة تنتظر في الجنة بل عن الأماكن الخلابة والطبيعة المملوءة بخيرات الله من أنواع الفواكه وحدائق الذهور والورود (نفس المصدر) ويحتمل أن يكون التقدير هكذا! إن المتقين من الرجال والنساء سيفوزون بتقواهم بجنة مليئة بالحدائق من الفواكه والزهور والورود والأعناب التي تنبت علي تكعيبات متساوية في الطول والإرتفاع ومتشابهة في حيز الجمال تعصر ذاتها بنفسها لتملئ الكؤوس فلاينضب المشروب داخل هذه الكؤوس وليصبح بيد كل من هؤلاء الفائزين كأسا دهاقا - أليس هذا التفسير أقرب إلي المنطق من أن يتم إدخال وصف عن نساء صغيرات في السن قد بدا عليهن دلائل الأنوثة فتكعبت صدورهن ولم تتدلي وسط وصف لحدائق وأعناب وشراب وكؤوس ….؟إسلام مصطفى – “كواعب أترابا فوق سطح منزلى- ) كواعب أترابا: أراضى مرتفعة مملوءة بالماء والبذور) قوله تعالي ( وكواعب اترابا) ليس المراد به النساء أو ثديهن لان الاية رقم -30 – تقول – ان للمتقين مفازا – حدائق واعنابا – وكواعب اترابا – هل كلمة – المتقين – في القران – يقصد بها الرجال فقط ؟ أم يقصد بها النساء والرجال جميعا ؟؟؟ هل الجنة وهذه النعم للرجال فقط ؟؟؟ أم لهم وللنساء جميعا ؟؟؟ اذا قلنا انها للمتقين جميعا – الرجال والنساء – وقلنا ان الكواعب هي نساء الجنة أو وصفهن اذا قلنا هذا – سيفهم بالضرورة من الاية أنه تتزوج (تنكح ) نساء الدنيا بنساء الجنة !!! هل هذا يمكن ؟؟؟ لا !!! اذا لايمكن ان يراد بقرله تعلي – وكواعب اتراب – نساء الجنة , اذا ما معني ( كواعب اترابا ) ؟؟؟ ةيفهم من سباق الايات وسياقها – أنها حدائق ذات اشجار ونباتات برعمت
“زهورها ووردها – اترابا في الامثال والاشكال والابعاد !!! وهذه كلها للمتقين – يعني للرجال والنساء المتقين جميعا , لا لرجال المتقين فقط !!! إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا. حَدَائِقَ وَأَعْنَابًا. وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًا.وَكَأْسًا دِهَاقًا”، فكواعب كناية عن الأعناب لأنها مدورة والكعب معناه الشيء المدور الناضج، وليس معناها النهود (الله اعلم)،