close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nebe Sûresi 28. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve keżżebû bi-âyâtinâ kiżżâbâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve delillerimizi boyuna yalanlarlardı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bizim ayetlerimizi (kısmen veya tamamen) yalanlayabildikleri kadar (pervasızca) yalanlıyorlardı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bizim ayetlerimizi alabildiklerine yalan sayıyorlardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Olanca imkânlarıyla âyetlerimizi, Kurân'ımızı, ilkelerimizi yalanlıyorlardı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ayetlerimizi de yalanlayabildikçe yalanladılar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bizim ayetlerimizi yalanlayabildikleri kadar yalanlıyorlardı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Âyetlerimizi de alabildiklerine yalanlamışlardı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bütün ayet ve mucizelerimizi yalanladılar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
24,25,26,27,28. Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Âyetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.
Besim Atalay
swap_vert close
Bizim âyetlerimizi katı yalan saydılar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Âyetlerimizi de alabildiğine yalanlamış (ve kendi kafalarına göre yaşamış)lardı.
Cemil Said
swap_vert close
Âyâtımızı tekzîb itdiler,
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ayetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Âyetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Âyetlerimizi yalanladıkça yalanlıyorlardı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bizim âyetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve ayetlerimizi, mucizelerimizi yalanladılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Âyetlerimizi yalanlaya yalanlaya tam bir yalancı olmuşlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Âyetlerimizi tekzîb ede ede kesilmişlerdi kezzab
Emrah Demiryent
swap_vert close
Âyetlerimizi (ısrarla inkâr ederek) yalanladıkça yalanlıyorlardı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
bizim âyetlerimizi alabildiklerine yalan sayıyorlardı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Âyetlerimizi de yalanladıkça yalanlamışlardı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve bizim ayetlerimizi (mesajlarımızı da) yalanladıkça yalanlamışlardı.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ayetlerimizi yalanladıkça yalanlıyorlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
belgelerimizi yalan saydıkça sayıyorlardı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Âyetlerimizi ne kadar yalan saymak lâzımsa o kadar yalan saymışlardı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ayetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.
Kadri Çelik
swap_vert close
Bizim ayetlerimizi de yalanlayabildikleri kadar yalanlıyorlardı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve böylece, ayetlerimizi yalanladıkça yalanlıyorlardı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Âyetlerimizi yalanladıkça yalanlıyorlardı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
27,28. Hiç sorgulama olmayacak sanıyorlardı. Habire ayetlerimizi inkar ediyorlardı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ayetlerimizi yalanlıyorlar, yasalarımıza uymuyorlardı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ayetlerimizi de yalanladıkça yalanlamışlardı.
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve âyetlerimizi, sürekli yalanlıyorlardı.
Muhammed Esed
swap_vert close
mesajlarımızı tek-tek ve tümüyle yalanladıkları halde;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ayetlerimize olanca güçleriyle saldırıyorlardı. 7/51, 39/71
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
üstelik âyetlerimizi de açık bir dille yalanlamışlardı;
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ayetlerimizi yalan sayıp dururlardı.
Osman Fırat
swap_vert close
Âyetlerimizi de yalanlamış da yalanlamışlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve âyetlerimizi yalan saymakla yalan sayar olmuşlardı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşleri güçleri ayetlerimizi yalan saymaktı.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ayetlerimizi de tamamen yalanlamışlardı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve bizim âyetlerimizi tekzîb iderlerdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
ayetlerimiz karşısında hep yalan söylüyorlardı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ayetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Âyetlerimizi yalanladıkça yalanlıyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ayetlerimizi pervasızca yalanlamışlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı yalan duttılar āyetlerümüzi yalan dutmaķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ve yalanladılar bizüm āyetlerümüzi yalanlamaḳ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ayələrimizi də elə hey təkzib edirdilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They called Our revelations false with strong denial.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But they (impudently) treated Our Signs as false.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَكَذَّبُوا
ve yalanla- mışlardı
بِاٰيَاتِنَا
âyetlerimizi
كِذَّاباًۜ
bir yalan- lamayla
Bu yüzden de Bizim âyetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
كِذَّاب
Fiilimsi-II
ك ذ ب
Yalanlama