close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nebe Sûresi 27. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnehum kânû lâ yercûne hisâbâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki onlar, hiçbir soru ummazlardı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Doğrusu onlar, (böyle) hesaba çekileceklerini (hiç) ummuyorlardı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Doğrusu onlar hesaba çekileceklerini beklemiyorlardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar hesaba çekileceklerini ummuyorlar, cezalandırılma endişesi duymuyorlardı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Çünkü onlar bir hesap (göreceklerini) ummuyorlardı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Doğrusu onlar, hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini hiç ummuyorlardı,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Çünkü onlar, hesap gününün geleceğini umut etmiyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
24,25,26,27,28. Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Âyetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.
Besim Atalay
swap_vert close
24,25,26,27. Ne serinlik, ne içecek tadarlar, uygun ceza olarak, onlar ancak, kaynar sudan, İrinlerden tadacak, ummazlardı bir gün hesap olacak !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
Cemil Said
swap_vert close
Çünki günün birinde hesâba çekileceklerini düşünmediler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Doğrusu onlar hesaba çekileceklerini beklemiyorlardı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Çünkü onlar hesap gününü (geleceğini) ummazlardı.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar bir hesap ummuyorlardı.
Burada sözü edilen hesap, dirildikten sonra yargılanmanın dışında başka bir şeyi daha içerir mi?  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Çünkü onlar hiçbir hesap ummazlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
çünkü ummazlardı onlar hiç bir hisab
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz, onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, hesap görüleceğini ummuyorlardı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Çünkü onlar hiçbir hisâb ummuyorlardı,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Çünki onlar (kendileri hakkında) bir hesab (görüleceğini) ummuyorlardı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz onlar (yeniden dirilişe ve ahirete inanmadıkları için) bir hesap (göreceklerini) ummazlardı.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar dünyada yaşarken hesaba çekileceklerini beklemiyorlar dı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çünkü onlar böyle bir hesap görüleceğini ummuyorlardı,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Çünkü onlar hesap görüleceğini ümit etmezlerdi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Çünkü onlar hesaba çekileceklerini sanmıyorlardı.
Kadri Çelik
swap_vert close
Doğrusu onlar, hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini hiç ummuyor ve bunun doğal sonucu olarak, her türlü insânî ve ahlâkî sorumluluktan uzak bir hayat yaşıyorlardı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlar, hesabı umut etmezlerdi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
27,28. Hiç sorgulama olmayacak sanıyorlardı. Habire ayetlerimizi inkar ediyorlardı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki onlar hesabı ummazlardı.
Mehmet Türk
swap_vert close
Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini hiç ummuyorlardı.
Muhammed Esed
swap_vert close
Doğrusu onlar hesaba çekileceklerini beklemiyorlardı,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Çünkü onlar, Allah’ın huzurundaki mahkemeyi hesaba katmıyorlardı. 45/34-35, 17/49...52
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şu kesin ki onlar vaktiyle, hesaba çekilmeyi arzu etmiyorlardı;
Orhan Kuntman
swap_vert close
Çünkü onlar hiçbir hesap ummazlardı
(Dünyadaki amellerinden dolayı sorumlu tutulduklarını, bunun hesabını ahirette vermek zorunda kalacaklarına hiç ihtimal vermezlerdi.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki onlar, bir hesabı ummaz olmuşlardı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Çünkü onlar bu hesap gününe inanmıyor (onu hesaba almıyorlardı).
Süleyman Ateş
swap_vert close
Çünkü onlar bir hesap (görüleceğini) ummuyorlardı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Çünki onlar bir gün hesâb olunacaklarını ümîd itmezlerdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Çünkü hesaba çekileceklerini beklemiyorlardı;
Şaban Piriş
swap_vert close
Çünkü onlar, hesabı ummuyorlardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Doğrusu onlar böyle bir hesap ummuyorlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar oldılar ķorķmazlar ḥisebdan.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlar ḳorḳmazlardı ḥisāb güninde.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Çünki onlar haqq-hesab çəkiləcəyinə ümid bəsləmirdilər (qiyamət gününə inanmır, onun əzabından qorxmurdular).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
For lo! they looked not for a reckoning;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
For that they used not to fear any account (for their deeds),(5902)
5902 It was not isolated acts, but a continued course of evil conduct; they repudiated the moral and spiritual responsibility for their lives; and they impudently called Truth itself by false names and disdained Allah's Signs, which were vouchsafed for their instruction. These are not mere impressions; these are hard facts "preserved on record", so that every deed can have its due weight in making up the account.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّهُمْ
çünkü onlar
كَانُوا
idiler
لَا يَرْجُونَ
ummuyorlar
حِسَاباًۙ
bir hesap
Çünkü onlar (dünyada iken kendilerinin) hesab(a çekileceğin)i ummuyorlardı.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
رَجَا
Fiil-I
ر ج و
Umdu, ümit etti, arzu etti, umut bağladı
حِسَاب
Fiilimsi-III
ح س ب
Hesap etme, hesaba çekilme