close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nâziât Sûresi 45. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnemâ ente munżiru men yaḣşâhâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sen ancak, korkanı korkutansın.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sen, sadece ondan (kıyamet ve ahiret olgusundan) ’içi titreyerek korkanlar’ için bir uyarıcısın.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sen ancak o kıyametten korkanları uyarmak için gönderilmişsin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Senin, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatarak uyarman, yalnızca kıyametin dehşetinden içleri titreyerek korkanlara fayda sağlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sen sadece ondan korkacak olanı uyarıcısın.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sen, yalnızca ondan 'içi titreyerek korkanlar' için bir uyarıcısın.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sen, ancak kıyametten korkacakları sakındıran bir peygambersin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sen, ancak (azaptan) çekinenler için bir uyarıcısın.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
42,43,44,45,46. Sana, kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.[718]
[718] Nâzi‘ât sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 339-340.  
Besim Atalay
swap_vert close
Sen ancak, çekineni kocundurabilirsin
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sana düşen sadece ondan (kıyametten) korkanı uyarmaktır.
Cemil Said
swap_vert close
Sen yalnız o günden havf idenlere ihtâr itmekle mükellefsin.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sen sadece kıyametten korkanı uyaransın.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sen, ancak ondan korkanları uyarıcısın.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sen ancak ondan korkanları uyarırsın.
Edip Yüksel
swap_vert close
Senin görevin, sadece ondan korkanları uyarmaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sen ancak ondan korkacak olanları uyarıcısın.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sen ancak bir münzirisin ondan haşyet duyacakların
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sen, ancak ondan (kıyametten) korkanlar için bir uyarıcısın.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sen ancak ona huşu duyanlar için bir uyarıcısın.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sen ondan korkacak kimselere ancak o tehlikeyi haber verensin.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sen ancak ondan korkan (Müslüman)ları korkutucusun!
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm,) sen ancak (iman edip) ondan (onun dehşetinden ve o günde hesap vermekten saygıyla) çekinmek isteyenleri uyarırsın.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ancak sen, o kıyametten korkanları uyarıcısın.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sen ancak Allah’tan ürkenleri uyarabilirsin, o kadar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sen ancak ondan korkanları Allah azabıyle korkutabilirsin, onlar,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sen ancak O’nun haşmetinden titreyecek olanları uyarıcısın.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sen, yalnızca ondan (kıyametten) içi titreyerek korkmakta olanlar için bir uyarıcısın.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Senin görevin ise, sadece, ondan korkanları uyarmaktır.Büyük Kıyâmetin vaktini soran inkârcılar, üzerinde durulması gereken asıl meseleyi, kendi ecelleri olan Küçük Kıyâmeti unutuyorlar. Oysa uzun zannedilen bu dünya hayatı, o kadar çabuk geçip gidecek ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Doğrusu sen, ondan çekinen kimselerin uyarıcısısın.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Senin görevin, kıyametten korkanı uyarmaktır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sen, ancak Rabbinin cezasından sakınanları uyarıcısın!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sen sadece ondan (Son Saat’ten) saygı ile korkanları uyarıcısın.
Mehmet Türk
swap_vert close
Sen sadece Rablerinden (sevgiye dayalı bir korku ile) korkanlar için bir uyarıcısın.
Muhammed Esed
swap_vert close
Sen ancak ondan korkanları uyar[mak için gönderil]mişsin.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Çünkü senin görevin sadece, onun dehşetinden korkanları uyarmak. 5/99, 11/12
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sen sadece (kıyametten) korkanlara hatırlatıcısın.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sen ancak, ondan (kıyâmet gününden) korkacak kimselere o tehlikeyi haber verensin.
Osman Fırat
swap_vert close
Sen, ancak ondan çekinenlerin uyarıcısısın.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki sen, ancak ondan korkan bir korkutucusun.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sana düşen sadece: ondan korkanı uyarmaktır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sen ancak, ondan korkacak olanları uyarıcısın.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yâ Muhammed! Sen kıyâmetden korkanları korkutucısın.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sen sadece böyle bir günden korkanı uyarırsın.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sen ancak ondan korkan kimseye bir uyarıcısın.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sen ondan korkanlar için bir uyarıcısın.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sen sadece, ondan korkanları uyaransın.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
degülsin sen illā ķorķıdıcı anı kim ķorķar andan ya'nį ķıyāmetdan.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Sen degülsin, illā ögüt virici andan ḳorḳanlara.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sən ancaq ondan (qiyamətdən) xəbərdar edib çəkindirənsən!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thou art but a warner unto him who feareth it.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thou art but a Warner for such as fear it.(5948)
5948 The warning is only effective for those who believe in Allah and in the Final Account. Such men immediately turn in repentance to Allah, and it is to lead such men and help them, that Prophets are sent.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّمَٓا
ancak
اَنْتَ
sen
مُنْذِرُ
uyarıcısın
مَنْ
o kim-seyi ki
يَخْشٰيهَاۜ
ondan haşyet duyar
Sen ancak ondan haşyet duyanları uyarabilirsin.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَنْتَ
Zamir
اَنْتَ
Sen
مُنْذِر
Etken fiil-IV
ن ذ ر
Uyarıcı, uyaran
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
خَشِىَ
Fiil-I
خ ش ي
Korktu, haşyet duydu, endişe etti, çekindi