close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nâziât Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fe-ssâbikâti sebkâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve herkesi geçenlere.
Hayır ve imanda insanları geçen melekler, inananların ruhları, yıldızlar, savaştaki atlar anlamlarına alanlar vardır  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Öncü olarak yarışıp (hayırda ileri) geçenlere,
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
yarış yaparcasına ruhları hızlıca götüren meleklere,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun, yarış halinde, ruhları devamlı ikametgâhlarına ulaştıranlara.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yarışıp geçenlere,
Ali Bulaç
swap_vert close
Öncü olarak yarışıp geçenlere,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Müminlerin ruhlarını cennete, kâfirlerinkini ateşe götürmekte) koşup yarışanlara,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yarışıp geçenlere,
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
1,2,3,4,5. Andolsun doğup batan yıldızlara, yörüngelerinden çıkmadan hareket edenlere, uzayda sakin sakin yüzenlere, hayırda yarışanlara, işini mükemmel yapanlara. [713][714]
Besim Atalay
swap_vert close
Tanrıya kulluk için, durmadan koşanlara
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Hizmet için) öncü olarak yarışıp geçenlere,
Cemil Said
swap_vert close
seyrânda ileri geçen,
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
4,5. Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Derken, öne geçenlere,
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yarıştıkça yarışanlara;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5. Söküp çıkaranlara, yavaşça çekenlere, yüzdükçe yüzenlere, yarıştıkça yarışanlara, iş düzenleyenlere andolsun;
Edip Yüksel
swap_vert close
Yarışıp birbirlerini geçenlere,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yarışıp geçenlere,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derken yarışıp geçenlere
Emrah Demiryent
swap_vert close
1-2-3-4-5. (Kâfirlerin rûhlarını) şiddetle çekip çıkaranlara, (mü’minlerin rûhlarını yavaş yavaş) kolaylıkla çekip alanlara, (Allah’ın emirlerini yerine getirmek üzere ufuklarda denizde) yüzer gibi süratlice hareket edenlere, (mü’minlerin rûhlarını cennete, kâfirlerinkini cehenneme götürmekte) yarışırcasına götürenlere, (Allah’ın kendilerine emrettiği hususlarda, varlıklara ait) işleri idare edip düzenleyen (vazifeli melek) lere kasem olsun ki, (hiç şüphesiz, kıyamet günü haktır).
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve de yarıştıkça yarışanlara.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(kâfirlerin ruhlarını cehenneme, mü'minlerinkini cennete götürmekde) öncül olarak koşan,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
1,2,3,4,5. (Kâfirlerin ruhlarını) şiddetle söküp çıkaranlara (nâziât'a), (Mü'minlerin ruhlarını yavaş yavaş) kolaylıkla çekip alanlara,(1) (emrolundukları şeye sür'atle) yüzüp gidenlere, sonra yarışıp geçenlere, sonra işleri düzenleyenlere (bütün bu vazîfeleri yapan meleklere) yemîn olsun (ki, öldükten sonra mutlaka diriltileceksiniz!)
(1)“Her ölünün rûhunu, Hazret-i Azrâîl Aleyhisselâm mı bizzât kabzediyor (alıyor)? Yoksa avaneleri mi(yardımcıları mı) kabzediyorlar? Bu hususta üç meslek (îzah yolu) var: Birinci meslek: Azrâîl Aleyhisselâm, herkesin rûhunu kabzeder. Bir iş bir işe mâni‘ olmaz, çünki nûrânîdir. (...) İkinci meslek odur ki: Hazret-i Cebrâîl, Mikâîl, Azrâîl gibi melâike-i izâm (büyük melekler), birer nâzır-ı umûmî (umûmî vekil) hükmünde, kendi nev‘lerinden ve kendilerine benzer küçük tarzda avaneleri vardır. Ve o muâvinler (yardımcılar), envâ‘-ı mahlûkāta (varlıkların çeşitlerine) göre ayrı ayrıdırlar. Sulehânın ervâhını (sâlihlerin ruhlarını) kabzeden başkadır; ehl-i şekāvetin (Cehennemliklerin) ervâhını kabzeden yine başkadır. Nasıl ki: وَالنِّازِعاَتِ غَرْقاً[(Kâfirlerin ruhlarını) şiddetle söküp çıkaranlara] وَالنِّاشِطاَتِ نَشْطاً [(Mü’minlerin ruhlarını yavaş yavaş)kolaylıkla çekip alanlara] âyeti işâret ediyor ki, kabz-ı ervâh eden, tâife tâifedir. (...) Üçüncü meslek: (...) Bazı melâikeler var ki, kırk bin başı var. Her başında, kırk bin dili var. Demek, seksen bin gözü dahi var. (...) İşte bu mesleğe binâen, Hazret-i Azrâîl Aleyhisselâm’ın her ferde müteveccih (yönelen) bir yüzü ve bakar bir gözü vardır.” (Mektûbât, 28. Mektûb, 200-202)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
1,2,3,4,5,6. (Mükemmel bir sistem içinde) doğup batanlara (uzaydaki gök cisimlerine), sapmadan (yörüngelerinde) hareket edenlere, (uzayda) sakin sakin yüzenlere, hızla hareket edip (uzayda) ilerleyenlere ve derken (yaratılış gereği kendilerine verilmiş bulunan) işleri (en uygun şekilde) yerine getirenlere (yaratılış yasasına boyun eğmek suretiyle uzayda hareket edip kendi fonksiyonlarını icra eden bütün semavi cisimlere kasem ederim ki yeniden diriltilip hesabe çekileceksiniz). Ki o gün (yerkabuğunda meydana gelecek büyük volkanik patlamalar neticesinde) sarsılacak olan (yer gezegeni şiddetle) sarsılacaktır. *
(*) Not: Farklı yorumlar olsa da en doğrusu, ‘’ e-nnâzi’ât, e-nnâşitât, e-ssâbihât, e-ssâbikât ve el- müdebbirat’’ kelimelerinden kasıt mealde de belirtildiği gök cisimleri ve çeşitli hareketleridir. Böyle söyleyenlerin görüşlerine aşağıdaki tefsir metinlerinde de yer verilmiştir. Ayrıca buraya kadar olan beş âyette Allah yemin etmektedir. Yüce Allah’ın bazı şeylere yemin etmesinin sebebi, söyleyeceğini insanlara inandırmak için değil, sadece yaratıcının kudretini gösteren bu semavi cisimlerin önemine vurgu yapmak ve insanların dikkatini bu semavi cisimlere çekip bunlar üzerinde bilimsel gözlem ve araştırma yapmak içindir. ويقال والنازعات غرقاً والناشطات نشطاً والسابحات سبحاً فالسابقات سبقاً كل هؤلاء النجوم (تفسير القرآن - الفيروزابادي (الناشطات) هي النجوم تَنْشِط من أفق إلى أفق. ذكر من قال ذلك: -وقال آخرون: (السابحات) هي النجوم تَسْبح في فلكها. ذكر من قال ذلك: - وقال آخرون (السابقات) بل هي النجوم يَسبق بعضها بعضاً في السير (جامع البيان في تفسير القرآن) : قال الحسن وقتادة : هي النجوم تنزع من أفق إلى أفق (جامع البيان في تفسير القرآن - الطبري) وأقول: يرجع حاصل هذا الكلام إلى أن قوله: {وَالنَّازِعاتِ غَرْقاً} إشارة إلى حركتها اليومية، {وَالنَّاشِطاتِ نَشْطاً} إشارة إلى انتقالها من برج إلى برج، وهو حركتها المخصوصة بها في أفلاكها الخاصة، قال قتادة والحسن: هي النجوم تسبح في أفلاكها، وكذا الشمس والقمر؛ قال الله { كُلٌّ فِي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ } }. [الأنبياء: 33] وأما قوله: {فَالسَّابِقاتِ سَبْقاً} فقال الحسن وأبو عبيدة: وقتادة هي النجوم يسبق بعضها بعضا في السير، بسبب كون بعضها أسرع حركة من البعض، أو بسبب رجوعها أو استقامتها.... (موقع الرسمي ليوسف الفرضا وي - الطبري) الثّاني: تعلق القسم بالنجوم التي تغرب من اُفق لتنتقل إلى اُفق آخر وبحركة دائبة لا تعرف السكون. فبعض منها تمشي الهوينا، والبعض الآخر واسعة الخطوات. وتراها سابحة في السماء. وتتسابق فيما بينها وأخيراً، تشترك في تدبير اُمور الكون، بما لها من تأثيرات، (كضياء الشمس ونورالقمر بالنسبة إلى الأرض).( تفسير الأمثل في كتاب الله المنزل) أما قوله تعالى: {فَٱلْمُدَبّرٰتِ أَمْراً } ففيه وجهان أحدهما: أن بسبب سيرها وحركتها يتميز بعض الأوقات عن بعض، فتظهر أوقات العبادات ولأن بسبب حركة الشمس تختلف الفصول الأربعة، ويخلف بسبب اختلافها أحوال الناس في المعاش، فلا جرم أضيفت إليها هذه التدبيرات... لكنا نقول: أن الله سبحانه وتعالى أجرى عادته بأن جعل كل واحد من أحوالها المخصوصة سبباً لحدوث حادث مخصوص في هذا العالم، كما جعل الأكل سبباً للشبع، والشرب سبباً للري، ومماسة النار سبباً للاحتراق، فالقول بهذا المذهب لا يضر الإسلام ألبتة بوجه من الوجوه، والله أعلم بحقيقة الحال.( (مفاتيح الغيب )، وقيل هؤلاء الآيات فى الشمس والنجوم السيارة التى تنزع أى تسير من المشرق إِلى المغرب غرقاً : فتدبر أمراً علق بها كالفصول والأَزمنة ومواقيت العبادة والمعاملة المؤجلة وإِسناد التدبير إِلى هؤلاء النيرات مجاز (تيسير التفسير - اطفيش) ويقول بعض المفسّرين إن النازعات والناشطات والسابحات والسابقات والمدبّرات هي الكواكب. (تيسير التفسير - القطان) (فَالْمُدَبِّراتِ أَمْراً» هى أيضا نفس هذه الكواكب، السابحات سبحا، والسابقات سبقا » فَالْمُدَبِّراتِ أَمْراً» ..إنها فى تعاملنا معها، تضبط الزمن، ساعات، وأياما، وشهورا.. «.وتدبير هذه الكواكب لأمورنا، هو فيما يظهر من آثارها فى حياتنا، من حرّ وبرد، ومن هبوب رياح، ونزول أمطار، وإنضاج ثمار،الخ ( التفسير القرآني للقرآن - [عبد الكريم يونس الخطيب])  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Önde gitmek için yarışanlara,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
yarıştıkça yarışanlar hakkı için,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Memur oldukları işte ileri geçenler hakkı için,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yarıştıkça yarışanlara,
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve (Mümini ruhuna taşırlarken) yarışıp geçenlere.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Derken, yarışıp birbirlerini geçenlere; birbirleriyle yarışırcasına Allah’ın emrini yerine getiren meleklere, hiç durmadan birbirlerini izleyen gökcisimlerine, iyilik ve hayırlarda hep en öne geçmeye çalışan müminlere andolsun!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yarıştıkça Yarışanlar’a;
Mehmet Çakır
swap_vert close
4,5. Hışım gibi geçenlere! // önlem alanlara yemin ederim ki
Mehmet Çoban
swap_vert close
Mücadele sırasında yarışarak geçenlere
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yarışıp geçenlere,
Mehmet Türk
swap_vert close
1,2,3,4,5. (Kâfirlerin rûhlarını) boğarak şiddetle söküp çıkaran, (Müslümanların rûhlarını) kolaylıkla alan,¹ (Allah’ın emirlerini) sür’atle yerine getiren, (bunun) için hemen harekete geçen ve (Allah’ın emriyle) kâinatı idare eden (melek)lere yemin olsun ki! ²
1 Buraya kadar olan iki grup; “ölürken bedenlerinden azap ile çıkan kâfir rûhlar ve bedenlerinden neşeyle çıkan Müslüman rûhlar” şeklinde de anlaşılabilir.2 Yukarıdaki beş âyette sayılan sıfatların, mevsufları zikredilmediği için bunların ne olduğunu tam bilmek mümkün değildir. Ancak tercümede; bunların, “melek” olduğu hakkındaki, Hz. Ali, İbnu Mes’ud, Mücahid, Hasan Basrî ve Süddî gibi şahsiyetlerin kanaatleri dikkate alınmıştır. Bazıları da bunların yıldız isimleri olduğunu söylemişlerdir. Kimileri de seleften gelen rivayetlere itiraz etmeyi alışkanlık haline getirdiklerinden, ne olduğunu ifade edemeseler bile kendilerince bir şeyler uydurmaya çalışmışlardır. Her şeyin en doğrusunu ancak Allah bilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve hızlı şekilde [birbirini] izleyen, ³
3 Bu, yörüngelerinde dolaşan yıldızların farklı hızlarına (Hasan Basrî ve Ebû ‘Ubeyde, Râzî’den naklen) ve yörüngelerin birbirleriyle olan bağlantılarına bir işarettir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hayırda birbirleriyle yarışan öncülere. 3/114, 5/48, 23/61, 56/10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve (hayır yolunda) birbirleriyle yarışan öncüler!
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yarışıp gidenlere, (kâfirleri cehenneme, müminleri cennete götürmek için yarışıp giden meleklere)
Osman Fırat
swap_vert close
Derken, öne geçenler,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve çabukça ileri geçenlere.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yarışıp geçenler
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yarışıp, geçenlere,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
'İbâdet ve itâ'atda birbirleriyle müsâbaka iden,
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Aynı zamanda yarıştıkça yarışanlara,
Şaban Piriş
swap_vert close
Yarıştıkça yarışanlara..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yarışıp geçenlere.(4)
(4) Aldıkları ruhları ait oldukları yere götürmek için yarışan melekler. Yahut hayırda yarışanlar.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Derken öne geçip yarışı kazananlara,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı öñürdiciler ḥaķķiçün [310a] öñürtmek ya'nį vaḥy firişteleri yā ılduzlar yā ölüm yā mü’minler canı yā ġāzılar atları.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Mü’minler cānın cennete ve kāfirler cānın cehenneme tiz ileticiler ḥaḳḳı‐çun.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
And olsun (bir-birini) ötdükcə ötənlərə;
M. Pickthall (English)
swap_vert close
By the angels hastening,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then press forward as in a race,
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَالسَّابِقَاتِ
ve yarışanlara
سَبْقاًۙ
yarıştıkça
(Allah'ın rızasını kazanmak için) Yarıştıkça yarışanlara,
سَابِقَات
Etken fiil
س ب ق
Yarışanlar
سَبْق
İsim fiil
س ب ق
Yarışmak