(Ey Resulüm!) Muhakkak ki sana Musa’nın (yaşadıklarının) haberi (bilgisi) gelmiştir. *
(*) Burada (هل)’’hel’’ istifham edatı değil, tahkik (pekiştirme) edatı olan (قد)’’kad’’anlamındadır. Zaten bu sûreden önce inmiş olan bazı sûrelerde Hz. Mus’anın haberi geçmiştir. Örneğin iniş sırasına göre 81. sırada olan Naziat sûresinden önce inmiş olup 39. sırada olan A’raf sûresi, 55. sırada olan Enam sûresi, 72. sırada olan İbrahim sûresi vs. İşte bütün bunlarda Hz. Musa’dan söz edliyor. Ayrıca burada istifhamı takriri de yoktur. Çünkü istifhamı takriri Enam- 130 ayette olduğu gibi (أَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِّنكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ آيَاتِي الخ (الانعام - 130))‘’ Ey cin ve insan topluluğu! Size ayetlerimi anlatan, bugünle karşılaşmanızdan sizi uyaran elçiler gelmedi mi? şeklindedir. Yani istifhamı takriri (ألَمْ يَأْتِكُمْ)‘’elem ye’tiküm veya Tin sûresinin son ayetinde geldiği gibi (أليس الله الخ) şeklindedir. Yani istifhamı takriri edatlarıı (اليس - ألم)’’eleyse ile elem’’dir. (هل) ‘’hel’’ ise ya sadece istifham edatı olarak gelir, ya da burada olduğu gibi sadece tekid edatı olan (قد) ’’kad’’anlamında gelir. İşte yüce Allah her şeyi bildiği için istifhamı takrir hariç, hiçbir şekilde soru sormaz, her şeyi bilen soru sorar mı? Haşa Hz. Peygambere Hz. Musa’nın haberi gelip gelmediğini bilmez mi? Zaten bu sûreden önce inen birkaç sûrede yüce Allah Hz. Mus’a ile ilgili ayetleri göndermiştir.
قوله تعالى: {هل أتاك حديث موسى} أي: قد جاءك. وقد بيَّنَّا هذا في [طه: 9] ( زاد المسير في علم التفسير) {هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ مُوسَىٰ} يعني قد أتاك خبر موسى (بحر العلوم) (هل أتاك حديث موسى ) يقول : قد جاءك يا محمد حديث موسى . (تفسير البغوي ) (تفسير فتح القدير- تفسير القرطبي ) ومعنى هل أتاك : قد جاءك وبلغك: ( هل أتاك حديث موسى [النازعات : 15] فإن هل [ ص: 32 ] هاهنا بمعنى قد ، كما في قوله : ( هل أتاك حديث الغاشية [الغاشية : 1] أي قد أتاك حديث الغاشية (التفسير الكبير – الطبري)