Erkek veya kadın, her kim inançlı olarak iyi (ve yararlı) iş yapmışsa, elbette ona hoş (ve huzurlu) bir hayat yaşatacağız ve onları yaptıklarının en iyisi ile ödüllendireceğiz. *
(*) Günümüz Müslümanları bu ayetin neresindedir? Nerede mutlu ve huzurlu hayatlar? Kimse “biz âhirette mutlu olacağız” diyerek kendini aldatmasın. Huzurun ve mutluluğun kaynağı imandır ve Kur’an’ın ahlakıdır ve onun ortaya koyduğu prensipleri hayata geçirmektir. Bunlar olmadan kimse mutlu olacağını sanmasın. Kur’an’ın kapağını, sayfalarını öpmekle, ayetlerini anlamadan terennüm etmekle, şuursuzca ve bilinçsizle camileri doldurmakla, senede bir ay oruç tutmakla huzur elde edilemez. İslam bir bütündür, inanç ve ahlak temellidir. Sağlam iman ve güzel ahlak olmadan ne dünya ne de ahiret bizim için güzel olamaz. (C. Külünkoğlu Meali 97.Ayet Açıklaması) sâlih kelimesi, insanların hem din hem de dünya hayatları için iyi ve yararlı olan bütün faaliyetleri kapsayan bir Kur’an tabiridir… Âyette bu tabirin geçtiği cümle, “kim güzel iş yaparsa...” şeklindeki anlamı yanında, “kim yaptığını doğru ve güzel yaparsa” şeklinde de anlaşılacak bir özellik taşımaktadır. Bu da bize hem işimizin doğru ve yararlı olması hem de onu doğru bir şekilde, meşru ölçülere göre yapmamız gerektiği fikrini vermektedir. Dünya ve âhiret mutluluğunun birlikte vaad edildiği, böylece Allah’ın en güzel nimetlerinin çok kapsamlı ve zarif bir üslûpla dile getirildiği bu âyet, hayatını güzel işlerle süsleyen müminlere eşsiz bir müjde olduğu kadar gerek müslüman bireyler gerekse müslüman toplumlar için son derece anlamlı bir uyarı ve bir irşad değeri taşımaktadır. Burada yüce Allah, hakkıyla mümin olup işlerini güzel yapanların, yaptığını doğru yapanların; iyi, hayırlı ve faydalı işler yapmayı hayatlarının yasası haline getirenlerin dünya hayatlarının da hoş olacağı, güzel ve mutlu kılınacağı (Taberî, XIV, 171) müjdesini vermekte; bu hususta son derece kesin ifadelerle vaadde bulunmaktadır. Kur’an Allah’ın asla sözünden dönmeyeceğini bildirir (Bakara 2/80), her mümin de buna böyle inanır (Âl-i İmrân 3/194). Buna göre eğer müslümanların dünya hayatları Allah’ın müjdelediği şekilde değilse bunun sebebini yanlış yerlerde aramamalıyız; dönüp kendimize bakmalı, yaptığımız işlerin ve kalplerimizin “sâlih” olup olmadığını kontrol etmeliyiz. Âyet, hayatın güzelleştirilmesinden erkekler kadar kadınların da güzel işler yaparak pay sahibi olmaları gerektiğine işaret etmesi bakımından ayrı bir önem taşımaktadır. (Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 438-439)