close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nahl Sûresi 93. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velev şâa(A)llâhu lece’alekum ummeten vâhideten velâkin yudillu men yeşâu veyehdî men yeşâ/(u)(c) veletus-elunne ‘ammâ kuntum ta’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah dileseydi sizi bir tek ümmet olarak halk ederdi, fakat o, dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola sevk eder ve yaptıklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi, sizi (aynı din ve kavim üzerindeki) tek bir ümmet kılardı; ancak (zulüm, küfür ve kötülük ehlinden) dilediğini saptırıverir, (iman, iyilik ve istikamet sahibi kimselerden) dilediğini hidayete erdirir. Ve siz bütün yaptıklarınızdan muhakkak sorumlu tutulacaksınız (sual edileceksiniz).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Çünkü Allah dileseydi, sizleri tek tip bir toplum yapardı; ama sapmak isteyeni saptırıp doğru yola ulaşmak isteyeni de doğru yoluna iletiyor.  Ve şüphesiz yaptıklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı, elbette sizi aynı inanç ve düşünceyi paylaşan bir tek millet yapardı. Fakat Allah, insanları irade hürriyetine ve seçme özgürlüğüne sahip kıldığı için, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıkların hak yoldan uzaklaşıp, dalâleti tercihlerine özgürlük tanır, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimseleri doğru yola da sevkeder. Yapmaya devam ettiğiniz amellerinizden sorguya, hesaba çekileceksiniz.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 10/99; 11/118-119.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah dileseydi hepinizi tek bir ümmet yapardı. Ancak (Allah) dilediğini sapıklığa düşürür dilediğini de doğru yola eriştirir. Yapmakta olduklarınızdan mutlaka sorulacaksınız.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet kılardı; ancak dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. Yaptıklarınızdan muhakkak sorumlu tutulacaksınız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah dileseydi, elbette hepinizi tek bir ümmet yapardı. Fakat Allah dilediğini sapıtır ve dilediğine de hidayet verir. Muhakkak surette hepiniz, bütün yaptıklarınızdan sorumlu tutulacaksınız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi, hepinizi tek bir ümmet yapardı. Fakat (hikmeti gereği) bazılarını saptırır, bazılarını da doğru yola iletir. Ve yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet yapardı; fakat O, dileyeni saptırır, dileyeni de doğru yola iletir. Yaptıklarınızdan elbette sorgulanacaksınız.[275]
[275] Ümmet kavramı hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XI, 77-80; II, 273-278.  
Besim Atalay
swap_vert close
Allah dileseydi, bir tek ümmet olarak yaratırdı sizleri, oysa sapıttırır istediğin, istediğin doğru yola götürür; herhalde işlerinizden sorulursunuz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah dileseydi, hepinizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, (doğru yoldan uzaklaşmak) isteyeni sapıklıkta bırakır, (gerçeğe ulaşmak) isteyeni de doğru yola iletir. Unutmayın ki sizler yaptığınız işlerden dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Bkz. 5/48  
Cemil Said
swap_vert close
Eğer Allâh istese idi hepinizi ümmet-i vâhide yapar idi. Fakat Allâh istediğini dalâlete ve istediğini hidâyete sevk ider. Bir gün yapdıklarınızın hesâbı sorulacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Ama O, istediğini saptırır, istediğini doğru yola eriştirir. İşlediklerinizden, and olsun ki, sorumlu tutulacaksınız.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Eğer Allah isteseydi hepinizi elbette ki bir tek inanç topluluğu yapardı. Ama O, dilediğinin yoldan çıkmasına imkân verir, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduklarınızdan dolayı kesinlikle sorgulanacaksınız.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet kılardı; fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yaptıklarınızdan mutlaka sorumlu tutulacaksınız.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH dileseydi sizi bir tek toplum kılardı. Ancak, dilediğini saptırır, dilediğine de yol gösterir. Elbette yaptıklarınızdan sorulacaksınız.
Ayetin orta cümlesi, "dileyeni saptırır, dileyene yol gösterir" biçiminde anlaşılsada sonuç değişmemektedir. Tanrının içtenlikle gerçeği arayanları doğru yola ilettiğini ancak yeterli içtenliğe ve temiz niyete sahip olmayanlarında gerçeği görmesini engellediğini görüyoruz (6:110; 7:146; 21:51; 37:84). Bak 57:22.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah dileseydi elbette hepinizi tek bir ümmet yapardı. Fakat Allah dilediğini saptırır ve dilediğine de hidayet verir. Şüphesiz ki, (kıyamet gününde) bütün yaptıklarınızdan sorumlu tutulacaksınız.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allah, dilese idi elbet hepinizi bir tek ümmet yapardı ve lâkin o, dilediğine dalâlet, dilediğine hidayet buyurur ve her halde hepiniz bütün yaptıklarınızdan mes'ul olacaksınız
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şâyet Allah dileseydi, hepinizi (zorla îmâna getirir ve bu şekilde, hidâyete ermiş) tek bir ümmet yapardı. Velâkin (Allah, imtihân gereği insanların hak-bâtıl tercihlerinde, cüz’î irâdelerine müdahalede bulunmaz.) Allah, hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmeyen (ve ısrarla hakkı inkâr eden) kimseyi, (cüz’î irâdesi ile tercih ettiği) sapkınlık üzere bırakır, hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf eden kimseyi ise (lütfuyla) doğru yola iletir. (Şunu iyi bilin ki) yaptıklarınızdan dolayı mutlaka hesaba çekileceksiniz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah, dileseydi sizi tek bir ümmet¹ yapardı. Fakat Allah dileyeni saptırır, dileyeni de hidayete iletir. Siz, yaptığınız her şeyden sorumlu tutulacaksınız.²
1- Toplum, topluluk. İnsan soyu. Ümmet, toplum anlamının yanı sıra aynı tür canlı topluluğuna da verilen isimdir. Örneğin kuşlar bir ümmettir. Kavram olarak; aynı inanç, düşünce ve amaca sahip topluluk demektir. 2- Bu cümleden de anlaşılıyor ki dilediğini seçme sorumluluğu kişinin kendisine aittir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allah dileseydi sizi (hepinizi) bir tek ümmet yapardı. Şu kadar ki O, kimi dilerse onu sapıklıkda bırakır, kimi de dilerse onu hidâyete iletir. Yapageldiğiniz işlerden elbette mes'ûl olacaksınız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki Allah dileseydi, sizi elbette tek bir ümmet (olarak aynı din üzere)yapardı; fakat (O,) dilediğini (kendi isyânı yüzünden) dalâlete atar; dilediğini ise (hikmetine binâen kendi lütfundan) hidâyete erdirir. Ve (siz), yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorulacaksınız.(3)
(3)“Ebedî te’sîri ve azîm ehemmiyeti bulunan emânet-i kübrâ hamelesi (en büyük emânetin taşıyıcısı) ve arzın halîfeleri olan insanların ef‘âlleri ve âsârları ve akvâlleri ve hasenât ve seyyiâtları(fiilleri, eserleri, sözleri, iyilikleri ve kötülükleri), kemâl-i dikkatle (tam bir dikkatle) muhâfaza edilir. Sonra muhâsebesi görülecektir. Âyâ (acabâ) bu insan zanneder mi ki, başıboş kalacak? Hâşâ! Belki insan, ebede meb‘ûsdur (gönderilmiştir) ve saâdet-i ebediyeye ve şekāvet-i dâimeye (devamlı azâba)namzeddir. Küçük büyük, az çok her amelinden muhâsebe görecek. Ya taltîf edilecek (lütuf görecek)veya tokat yiyecek.” (Lem‘alar, 17. Lem‘a, 145)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Eğer Allah dilemiş olsaydı (özgür iradenizi elinizden alır), hepinizi (aynı inanç ve aynı davranışa sahip) bir tek toplum hâline getirebilirdi. Ama O, (böyle yapmadı; bunun yerine, size iyiyi kötüyü ayırt etme yeteneği vererek dilediğiniz inanç ve hayat tarzını seçme konusunda sizi özgür bıraktı, böylece) dileyeni (inkâr edip sapıklığı tercih edeni) sapıklıkta bırakır, dileyeni (iman edip hidayeti tercih edeni) de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden de mutlaka sorulacaksınız. *
(*) Allah dileseydi, insanlara özgür bir irade vermeyerek onları tek bir ümmet halinde hidayete zorlayabilirdi. Ama iman, hidayet, inkâr ve sapıklık insanın özgür iradesinin bir sonucudur. Ayrıca sapıklığı dileyen Allah değil, insanın kendisidir. Yani insan sapıklığı ve inkârı tercih ederse, bunları gerektiren tutum ve davranışlarda bulunursa sapıklıkta kalır, iman ve hidayeti tercih ederse, kendini hidayete bulur. ولو شاء الله لجعلكم أمة واحدة : حنيفة مسلمة على طريق الإلجاء والاضطرار ((تفسير الكشاف ) ولو شاء الله مشيئة قسر وإلجاء لجعلكم أمة واحدة متفقة على الإسلام (: (تفسير أبي السعود ) يضل الله من يشاء – أي من يشاء الضلال الخ (التفسير العصرى للقرآن الكريم - روح القرآن: التفسير العصرى للقرآن) {وَلَكِنْ يُضِلُّ مَنْ يَشَاءُ}: يُضل؛ أيْ: من اختار لنفسه طريق الضّلال، والإعراض عن منهج الله، واستمر على ذلك وابتعد، عندها يتركه الله سبحانه لما اختاره لنفسه من الضّلال والخذلان (وَيَهْدِى مَنْ يَشَاءُ}: ويهدي من اختار لنفسه طريق الهداية، والطّاعة، ويمدُّ له، ويزيد في هدايته (كتاب تفسير القرآن الثري الجامع - محمد الهلال (قل إن الله يضل من يشاء ويهدي إليه من أناب﴾ أي يضل من يشاء الضلال من الكفار والظالمين ويهدي المنيبين إليه (تفسير الخطيب) ﴿إنك لا تهدي من أحببت ولكن الله يهدي من يشاء﴾ أي من يشاء الهداية من عباده فلو شاءها عملت لهدينا وهكذا فإن من لم يشأ لنفسه الهداية بسلوك سبلها أو لم يطلبها وظن أنه ليس في حاجة إليها وتوهم ﴿والله﴾ في دستوره ﴿يهدي من يشاء﴾ فاعل يشاء عائد إلى من يعني العبد لا إلى الله أي أنه تعالى يهدي من يشاء الهداية لنفسه بسلوك سبلها من الإيمان واتباع القرآن الذي  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Ancak, Allah isteyeni sapıklık içinde bırakır, isteyeni de doğru yola iletir. Şüphesiz ki yaptığınız her şeyden sorulacaksınız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi hepinizi kesenkes bir tek topluluk yapardı. Ancak, tanrı kimi dilerse onu yoldan çıkarır, kimi dilerse onu da doğru yola iletir. Size gelince, besbelli ki siz yalnız işlediklerinizden ne de olsa sorumlu tutulacaksınız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah dileseydi sizi bir tek ümmet kılardı. Fakat O, dilediğini yoldan çıkarır, dilediğini de hidayete eriştirir. Yaptığınız işlerden sizi susturmak için her halde sorulacaksınız.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Şayet Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı³³, fakat O dilediğini/dileyeni saptırır dilediğini/dileyeni de doğru yola eriştirir.³⁴ Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
33 Krş. Mâide, 5/48; Hûd, 11/118; Nahl, 16/9 34 “Yeşâ’” fiilinin çift özne kabul ettiği yerlerden biri de burasıdır. “Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir” diye tercüme edebileceğimiz gibi, “Allah dileyeni saptırır, dileyeni de doğru yola eriştirir” diye de tercüme edebiliriz. Kişi davranışları ve inkârıyla sapmaya hazır ve lâyık olduğunu aşikâr ortaya koyunca Allah da onu saptırıyor. Eğer kişi inanç ve güzel davranışlarla hidâyete hazır ve lâyık olduğunu gösterirse Allah da onu doğru yola eriştiriyor.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi, sizi (aynı inançlara sahip) tek bir ümmet kılardı; ancak dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. Yapmakta olduklarınızdan muhakkak sorulacaksınız.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Çünkü Allah dileseydi, hepinizi melekler gibi Allah’a kulluk eden tek tip bir toplum yapabilirdi, fakat böyle yapmadı; bunun yerine, size iyiyi kötüyü ayırt etme yeteneği vererek dilediğiniz inanç ve hayat tarzını seçme konusunda sizi özgür bıraktı. Böylece Allah, doğru yoldan uzaklaşmak isteyeni sapıklıkta bırakır, samîmî olarak doğruya, gerçeğe ulaşmak isteyeni de doğru yola iletir. Unutmayın, hepiniz bir gün Allah’ın huzuruna çıkacak ve yaptıklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah dileseydi, sizi bir tek ümmet yapardı; ama o dileyeceği kimseleri şaşırtır, dileyeceği kimseleri de hidayete eriştirir. İşliyor olduğunuz şeylerden sorumlu olursunuz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah isteseydi, sizi elbette tek bir millet yapardı. Yapmadı, çünkü, kimini şaşırtıp, kimini yola getirecek, siz de, yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah dileseydi hepinizi aynı şeylere inanan, aynı şeyleri yaşayan bir topluluk yapardı. Dünya hayatının imtihan oluşu nedeniyle; insanlara gerçeklerden sapma, gerçeklere inanıp doğru yoldan gitme hakkı verdi. Dileyen yalanlarına sarılıp sapar. Dileyen gerçeklere inanır yasalarımıza uygun yaşar. Herkes neye inanırsa, neyi yaparsa sorumluluğunu üstlenir. Hesap günü sorumlu olduğunuz her şeyden hesaba çekileceksiniz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı [*] fakat (Allah) dileyeni (layık gördüğünü) saptırır (sapkınlığını onaylar), dileyeni (layık gördüğünü) de doğru yola ulaştırır. [*]Yaptıklarınızdan mutlaka sorumlu tutulacaksınız.
Benzer mesajlar: Mâide 5:48; En‘âm 6:35, 107, 149; Yûnus 10:99; Hûd 11:118-119; Ra‘d 13:31; Nahl 16:9; Secde 32:13; Şûrâ 42:8.,Bu cümle şöyle de tercüme edilebilir: “Fakat (Allah) dilediğini (layık olanı) saptırır, dilediğini (layık olanı) ise doğru yola ulaştırır”; “Fakat (Allah azabı tercih edip) dileyeni (layık gördüğünü) saptırır, (bağışlanmayı) dileyeni (layık gördüğünü) ise doğru yola ulaştırır.” Benzer mesajlar: Bakara 2:284; Âl-i İmrân 3:129; Mâide 5:18, 40; Ra‘d 13:27; İbrâhîm 14:4; Hacc 22:16; ‘Ankebût 29:21; Fâtır 35:8; Fetih 48:14; Müddessir 74:31.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi, kesinlikle sizi tek bir ümmet kılardı. Ancak Allah, dilediğini şaşırtır, dilediğini de hak yola yöneltir ve (şunu iyi bilin ki) yaptıklarınızdan dolayı mutlaka hesaba çekileceksiniz.
Muhammed Esed
swap_vert close
Çünkü, Allah dileseydi şüphesiz hepinizi bir tek ümmet yapardı; ¹¹⁶ ama [sapmak] isteyeni saptırıp, [doğru yola ulaşmak] isteyeni de doğru yola yöneltiyor; ¹¹⁷ Ve şüphesiz, yaptığınız her şeyden ötürü sorguya çekileceksiniz! ¹¹⁸
116 Yani, üzerinde fikir birliğine varılmış manevî/ahlakî değerlerle birbirine bağlı. Bu açıdan bkz. 10:19 ve ilgili notlar, özellikle 29. not. Ummeten vâhideten (“tek ümmet”) kavramı hk. bir açıklama ve kavramın diğer çağrışımları için bkz. 2. sure, 197 ve 198. notlar.117 Yahut: “O, dilediğini saptırır; dilediğini de doğru yola yöneltir”. Allah’ın insanı “sapıklık içinde bırakması [ya da “saptırması]” yahut, tam bunun tersine, “doğru yola yöneltmesi” kavramının görünüşte îma eder gibi olduğu önceden belirlenmişlik ya da önceden takdir edilmişlik karşısında serbest irade problemi hk. bkz. 14. sure, 4. not.118 İnsanın iyi ya da kötü bütün eylemlerinin -ve buna bağlı olarak bütün eğilimlerinin ve onların sonucu olan tutum ve davranışlarının- serbest seçim ya da iradenin ürünü olmayıp Allah’ın takdiri olduğu yolundaki çarpık inanca işaret eden bir ifade. Zemahşerî bu problem çevresindeki görüşünü şöyle hulasa ediyor: “Eğer [insanları] Allah’ın sapıklığa yahut doğru yola sürüklediği, cebrettiği doğru olsaydı, o zaman onların yaptıkları her şeyden sorumlu tutulacaklarını buyurur muydu?”  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer Allah isteseydi, sizi kesinlikle tek bir ümmet yapardı.1 Fakat O sapıklığı tercih edeni sapıklıkta bırakır, doğru yolu tercih edeni de doğru yoluna iletir. Zira siz, yapıp ettiklerinizden kesinlikle sorgulanacaksınız.2, 15/48, 42/8, 23/86, 4/88-115, 6/35, 7/30-146, 13/31, 45/23, 47/25-26
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Zaten eğer Allah isteseydi sizi tek bir ümmet yapardı; fakat O tercih edeni/tercih ettiğini saptırıyor, tercih edeni/tercih ettiğini ise doğru yola yöneltiyor:[²¹⁸⁵] ne ki (tercihiniz sonucu) yaptığınız her şeyden mutlaka hesap vereceksiniz.
[2185] Men yeşâdaki fiilin çift özneyi gören konumuna dayanarak, zımnen: “Allah sapmayı tercih edenin sapmasını istiyor, hidayeti tercih edenin de hidayetini istiyor.” Âyetin son cümlesi çift faili gören çevirimizi açıkça teyit etmektedir. Çift faili birden gören men ile birlikte gelen yeşâ’ fiilinin nasıl anlaşılması gerektiği ve bu şekildeki çevirimizin ayrıntılı bir gerekçesi için bkz: 13:27 ve 14:4, ilgili notlar.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah dileseydi sizi bir tek ümmet yapardı. (Size bir seçenek tanımaz yaptığınız andlaşmaları zorla yerine getirmenizi sağlardı, fakat o zaman sizler de hayvanlar gibi külli iradenin zebunu olurdunuz aranızda pek fark kalmazdı.. oysa O size, kısıtlı da olsa bir serbest irade ihsan buyurdu ve size hidayet ve sapıklık yollarını açıkça gösterdi, Rabbiniz elbette hangi yolda yürüdüğünüzü bilir ve) O, dilediğini saptırır; dilediğini de doğru yola iletir. (Haberiniz olsun ki) Siz muhakkak yaptıklarınızdan sorumlu tutulacaksınız.
Osman Fırat
swap_vert close
Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer Allah Teâlâ dilese idi elbette sizleri bir tek ümmet kılardı. Fakat o dilediğini dalâlette bırakır ve dilediğini hidâyete erdirir ve sizler yapar olduğunuz şeylerden elbette sorulacaksınız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah dileseydi sizin hepinizi bir tek ümmet yapardı. Lâkin O, dilediğini şaşırtır, dilediğini doğru yola iletir. Şu kesin ki sizler bütün yaptıklarınızdan sorguya çekileceksiniz. [10, 99; 11, 118-119]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah dileseydi, hepinizi, bir tek ümmet yapardı, fakat (O), dilediğini şaşırtır, dilediğini doğru yola iletir. Ve siz, mutlaka yaptığınız şeylerden sorulacaksınız.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer Allâh istemiş olsa idi sizi bir ümmet kılardı ve lâkin dilediğini dalâletde bırakır ve dilediğini hidâyet ider. Ve siz kıyaamet gününde 'amellerinizden sorulursunuz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Tercihi Allah yapsaydı sizi bir tek toplum (ümmet) yapardı[*]. Ama (tercihi size bıraktığı için) sapıklığı tercih edeni sapık sayar, hidayeti tercih edeni de yoluna kabul eder. Yaptıklarınızdan elbette sorumlu tutulacaksınız.
[*] Bkz. Maide 5/48  
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi, sizi elbette tek bir ümmet yapardı. Fakat o dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğine de doğru yolu gösterir. Yaptıklarınızdan elbette hesaba çekileceksiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Lâkin O dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Siz de yaptıklarınızdan sorgulanacaksınız.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah dileseydi, elbette ki sizi bir tek ümmet yapardı. Ama O, dilediğini saptırıyor, dilediğini de iyiye ve güzele kılavuzluyor. Yapıp ettiklerinizden mutlaka sorgu-suale çekileceksiniz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger dilese-idi Tañrı, ķıla-dı sizi bir bölük, velīkin azdurur anı kim diler, daħı ŧoġru yol gösterür aña kim diler. daħı śornılasız andan kim olduñuz işlersiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger Tañrı Ta‘ālā dilese‐y‐di sizi bir ümmet ḳılurdı. Lākin azdurur kimidilese ve doġrı yol gösterür kime dilese. Ṣorulsañuz gerek işledü[gü]ñüzişlerden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər Allah istəsəydi, sizi (eynilə dində olan) tək bir ümmət edərdi. (Allah) dilədiyini zəlalətə salar, dilədiyini isə doğru yola yönəldər. Sözsüz ki, etdiyiniz əməllərə görə sorğu-sual olunacaqsınız!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Had Allah willed He could have made you (all) one nation, but He sendeth whom He will astray and guideth whom He will, and ye will indeed be asked of what ye used to do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If Allah so willed, He could make you all one people: But He leaves straying(2133) whom He pleases, and He guides whom He pleases: but ye shall certainly be called to account for all your actions.
2133 Cf. 14:4 and n. 1875. Allah's Will and Plan, in allowing limited free will to man, is, not to force man's will, but to give all guidance, and leave alone those who reject that guidance, in case they should repent and come back into Grace. But in all cases, insofar as we are given the choice, we shall be called to account for all our actions. "Leaving to stray" does not mean that we can do what we please. Our personal responsibility remains.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَوْ
ve eğer
شَٓاءَ
dileseydi
اللّٰهُ
Allah
لَجَعَلَكُمْ
elbette sizi kılardı
اُمَّةً
bir ümmet
وَاحِدَةً
tek
وَلٰكِنْ
fakat
يُضِلُّ
dalâlette bırakır
مَنْ
o kim- seyi ki
يَشَٓاءُ
diler
وَيَهْد۪ي
ve hidâyete erdirir
مَنْ
o kim- seyi ki
يَشَٓاءُۜ
diler
وَلَتُسْـَٔلُنَّ
ve şüphesiz sorulacaksınız
عَمَّا
o şey- den ki
كُنْتُمْ
idiniz
تَعْمَلُونَ
yapıyorsunuz
Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet kılardı; fakat O, dilediğini (küfründe inat edeni) dalâlette bırakır, dilediğini (hidâyeti isteyeni) de hidâyete erdirir. Şüphesiz ki (hepiniz kıyamet gününde) yaptığınız şeylerden sorguya çekileceksiniz!
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
اُمَّة
İsim
ا م م
Ümmet, topluluk
وَاحِدَة
İsim
و ح د
Bir, tek
لٰكِن
Harf-i istidrak
لٰكِن
Fakat, oysa, ama
اَضَلَّ
Fiil-IV
ض ل ل
Dalâlette bıraktı, dalâlete düşürdü, saptırdı, dalâlete sürükledi, boşa çıkardı
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı