close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nahl Sûresi 86. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ raâ-lleżîne eşrakû şurakâehum kâlû rabbenâ hâulâ-i şurakâunâ-lleżîne kunnâ ned’û min dûnik(e)(c) feelkav ileyhimu-lkavle innekum lekâżibûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şirk koşanlar, Tanrıya eş olarak kabul ettikleri şeyleri görünce Rabbimiz derler, seni bırakıp kulluk ettiğimiz eşlerimiz bunlar işte. Sözleri reddedilir de şüphe yok ki denir, yalancılarsınız siz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O şirk koşanlar (ahirette) şirk koştukları (şeyleri ve kişileri) gördükleri zaman: "Rabbimiz, Seni bırakıp da tapındığımız ve yalvardığımız ortaklarımız işte bunlardır" diyecek (sorumluluktan ve cezadan sıyrılmaya yeltenecek)lerdir. (Onlar da bunlara:) "Siz gerçekten yalan söyleyenlersiniz. (Çünkü bizi kayırarak değil, kendi çıkarlarınızı kollayarak bize geldiniz)" diye bu sözü kendilerine (geri çevirip suçu onların) üzerlerine atıvereceklerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıranlar, Allah'a eş olarak kabul ettikleri düzmece varlıkları, karşılarında bulduklarında “Ey Rabbimiz!” diyecekler, “Evet bunlar bizim sana ortak ilahlar olarak gördüğümüz ve seni bırakıp, kendilerine yalvarıp yakardığımız varlıklar.” Bunun üzerine o varlıklar, onların hakettikleri sözü yüzlerine çarparlar da, “Şüphe yok ki, sizler yalancı kimselersiniz” derler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşanlar, ortak koştukları şeyleri gördükleri zaman: “Rabbimiz, işte bunlar, seni bırakıp, kulların durumundakilerden tapmış olduğumuz, ilâhlığında, otoritende, mülkünde, tasarruflarında sana ortak saydığımız varlıklar” derler. Onlar da: “Siz kesinlikle yalan söylüyorsunuz.” diye cevabı yapıştırırlar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 18/52;19/81-82; 29/25; 46/5-6.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ortak koşanlar ortaklarını gördüklerinde: "Rabbimiz! Senden başka tapmakta olduğumuz ortaklarımız şunlardır" derler. Onlar da onlara: "Şüphesiz siz yalancısınız" diye söz atarlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
O şirk koşanlar, şirk koştuklarını gördükleri zaman: 'Rabbimiz, seni bırakıp bizim taptığımız ortaklarımız bunlardır' diyecekler. (Onlar da bunlara:) 'Siz gerçekten yalan söyleyenlersiniz' diye sözü (geri çevirip) fırlatacaklar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Dünyada Allah'a ortak koşan müşrikler, ahirette bu ortaklarını (putlarını) görünce: “- Ey Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp da kendilerine taptığımız ortaklarımızdır.” diyecekler. Tapındıkları putlar da onlara şu cevabı vereceklerdir: “- Muhakkak surette siz yalancısınız, biz sizi kendimize ibadete çağırmadık.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Müşrikler, Allah’a eş koştukları putlarını (o gün) gördükleri zaman: “Ey Rabbimiz! İşte Sen’in dışında ibadet ettiğimiz, sana eş koştuğumuz ortaklar, bunlar!” diyecekler. Onlar ise, sözü onlara çevirip: “Siz yalancısınız” diyecekler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'a ortak koşanlar, ortaklarını gördükleri zaman, “Ey Rabbimiz! Senden başka yalvardığımız ortaklarımız işte bunlardır” derler. Koştukları ortaklar onlara, “Doğrusu, siz tam yalancısınız” diye laf atarlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Eş koşan kimseler, eş koşmuş oldukların gördüklerinde: «işte senden ayrı, eş koşarak taptıklarımız!» diyeceklerdir; «Siz yalancısınız!» denir onlara
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah'a ortak koşanlar, koştukları ortakları gördüklerinde: “Ey Rabbimiz, sana inandığımız halde kendilerine yalvardığımız/kulluk ettiğimiz kimseler bunlardı” diyecekler. Koşulan ortaklar ise: “Sizler kesinlikle yalancısınız” diye cevap verecekler.
Cemil Said
swap_vert close
Müşrikler Allâh’a koşdukları şirkleri görecekler ve yâ rabbî işte senin yerine tapdığımız putlar diyecekler, fakat putlar: "Siz yalancısınız[1]" cevâbını virecekler.
[1] Ya’ni biz sizi ’ibâdete da’vet itdik.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'a ortak koşanlar, koştukları ortakları gördüklerinde: "Rabbimiz! Seni bırakıp yalvardığımız ortaklarımız bunlardır" derler. Koştukları ortaklar: "Doğrusu siz yalancısınız" diye söz atarlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah’a ortak koşanlar, ortaklarını gördüklerinde diyecekler ki: “Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp kendilerine tapmış olduğumuz ortaklarımızdır.” Koştukları ortaklar da onlara: “Siz elbette yalancılarsınız” diye laf atacaklar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şirke sapanlar, Allah’a ortak koştukları şeyleri gördüklerinde, “Ey rabbimiz! İşte bunlar, seni bırakıp da kendilerine taptığımız putlarımızdır” diye itirafta bulunurlar. Fakat o varlıklar, “Siz gerçekten yalancısınız” diyerek onlara gerekli cevabı verirler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Allah'a) ortak koşanlar, ortak koştukları şeyleri gördükleri zaman derler ki: «Rabbimiz! İşte bunlar, seni bırakıp da tapmış olduğumuz ortaklarımızdır.» Onlar da bunlara: «Siz mutlaka yalancılarsınız» diye söz atarlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ortak koşanlar, ortak koştukları kimseleri gördükleri zaman, "Rabbimiz, senden başka çağırdığımız ortaklarımız işte bunlardır," derler. (Onlar da), "Siz yalancılarsınız (biz sizin bu suçunuza hiç bir zaman ortak olmadık)," diye karşılık verirler.
Bak 10:28-29.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve o Allah'a ortak koşanlar, ortak koştuklarını (putları) gördükleri zaman: "Rabbimiz! İşte bunlar, seni bırakıp da kendilerine taptığımız ortaklarımızdır" diyecekler. Koştukları ortaklar da onlara; "Siz mutlaka yalancılarsınız" diye söz atarlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve o müşrikler şeriklerini gördükleri vakıt «Ya rabbenâ! işte şunlar seni bırakıp da kendilerine taptığımız şerikler diyecekler, onlar da şu sözü fırlatacaklar: her halde siz kat'iyen yalancılarsınız
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah’a ortak koşanlar, ortaklarını gördükleri zaman, “Ey Rabbimiz! Senden başka yalvardığımız ortaklarımız işte bunlardı” derler. Bunun üzerine (ortak koştukları) onlara, “Şüphesiz siz yalancısınız!” diye cevap verecekler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Şirk koşanlar, şirk koştuklarını gördüklerinde: “Rabb'imiz! İşte bunlar, Senin yanı sıra istekte bulunduğumuz, yakardığımız ortaklarımız.” diyecekler. Şirk koşulanlar da: “Siz, kesinlikle yalan söyleyenlersiniz.” diyerek, onları yalanlarlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allaha eş tutanlar ortakları (olan putları) nı görünce: «Ey Rabbimiz, bunlar Seni bırakıb tapmakda devam etdiğimiz ortaklarımızdır» diyecekler, bunlar da onlar (ın suratların) a şu sözü fırlatacaklardır: «Siz hiç şübhe yok ki kat'iyyen yalancılarsınız».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Allah'a) ortak koşanlar da (koştukları) ortaklarını gördükleri zaman: “Rabbimiz! Seni bırakıp (kendilerine) yalvarmakta olduğumuz ortaklarımız, işte bunlardır!” derler. Bunun üzerine (onlar da): “Şübhesiz ki siz gerçekten yalancı kimselersiniz!” diye o sözü(reddederek) kendilerine atarlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve ortak koşan o kimseler, (ibadet ve itaatte Allah’a) ortak kıldıkları kimseleri (putlarını diktikleri azizleri, önderleri vb.) gördükleri zaman derler ki: “Rabbimiz, İşte şunlar, Senin yanı sıra kendilerine yalvardıklarımız (kulluk ve kölelik ettiğimiz kimseler)!” diye haykırır; onlar (ortak koşulanlar) ise, onların suratlarına şu sözü çarpar: ‘’(Biz sizi buna zorlamadık, hatta bizi ilâh edindiğinizden haberimiz bile yoktu) Siz, kesinlikle yalancısınız!”*
(*) Kur’an’da pek çok yerde, tövbe etmeden ölen her günahkâra Hesap Günü’nde günahlarının açık ve nesnelleştirilmiş bir biçimde gösterileceği ve bunlardan her birinin günahkârın aleyhinde tanıklıkta bulunan ve onu savunulmaz bir biçimde suçlu olduğunu kabul etmek zorunda bırakan bağımsız birer gerçeklik tezahürü olarak onun karşısına çıkacağı ifade edilmektedir. Bu konuda ayrıca hatırlanmalıdır ki, Kur’an’da her günah eylemi, ister Allah’ın birliği, biricikliği/eşsizliği inancına aykırı düşen bir davranış şeklinde olsun, isterse O’nun yaratıklarından herhangi birine karşı işlenmiş bir haksızlık şeklinde olsun, en başta kişinin “kendi kendine yazık etmesi” yahut “kendi kendine zulmetmesi” olarak tanımlanmaktadır. (M. Esed Meali 86. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yine Allah’a ortak koşanlar, kendilerini Allah’a ortak koştukları kimseleri gördüklerinde “Ey Rabbimiz! Seni bırakıp da, kendilerinden yardım talep (dua) ettiklerimiz işte bunlar” derler ve onlara “Sizler gerçekten yalancılarmışsınız” diye laf atarlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eş koşanlar eş koştuklarını görünce derler: "Çalabımız! İşte seni bırakıp da tapmış olduğumuz eşler bunlardır. Eş koşulanların verdiği karşılık da şudur: "İşte sizler besbelli ki yalancı kimselersiniz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Müşrikler şerik tuttukları mâbutları görünce "- Ey Rabbimiz! Bunlar senin yerine ibadet ettiğimiz şeriklerimizdir" derler. Bunlar ise siz yalancısınız [⁸] diye cevap verirler.
[8] Bizler sizi ibadet edin diye çağırmadık, siz hevesinizle bize taptınız.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ortak koşanlar, ortak koştukları şeyleri gördükleri zaman: “Rabbimiz, işte senden başka yalvardığımız ortak koştuklarımız”³⁰ derler. Onlar da “Hiç şüphe yok, siz elbette düpedüz yalancılarsınız!” diye sözü onlara atarlar.
30 Krş. Yûnus, 10/28; Kehf, 18/52; Meryem, 19/81-82  
Kadri Çelik
swap_vert close
O şirk koşanlar, şirk koştuklarını gördükleri zaman, “Rabbimiz! Seni bırakıp bizim tapmakta olduğumuz ortaklarımız bunlardır” derler. (Onlar da bunlara,) “Siz gerçekten yalan söyleyenlersiniz” diye söz atarlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Müşrikler, vaktiyle Allah’a ortak kabul ettikleri putlarını ve putlaştırdıkları liderlerini o Gün karşılarında görünce, “Ey Rabb’imiz!” diyecekler, “Seni bırakıp da kendilerine yalvarıp medet umduğumuz veböylece Sana ortak koştuğumuz ilâhlarımız, işte şunlar! Bizi onlar yoldan çıkardı, yâ Rab!” Buna karşılık onlar, “Hayır! Biz sizi buna zorlamadık, hattâ bizi ilâh edindiğinizden haberimiz bile yoktu; siz kesinlikle yalancısınız!” diyerek müşriklere cevap verecekler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ortak koşmuş olanlar da koştukları ortaklarını gördüğü zaman: -“Rabbimiz! İşte bunlar senden başka dua ediyor olduğumuz ortaklarımızdır” dediler. Derken onlara: “Siz yalancısınız” diye Söz attılar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah’a aracılarla ulaşan torpilciler, aracılarını görünce: " Ya Rab! İşte sana dolaylı olarak yalvardığımız aracılar bunlardı. " diyecekler. " Sizi gidi yalancılar " diye laf atacak aracıları.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’ın yasalarını terk ederek, insanların yasalarına uyarak yönetimde Allah’a insanları ortak edenler, hesap günü yasalarına uyduğu insanları gördükleri zaman derler ki: “Rabbimiz! İşte bunlar, seni bırakıp da yasalarına uyarak taptığımız ortaklarımızdır.” Onlar da bunlara: “Siz mutlaka yalancılarsınız. Sizler bize tapmıyordunuz. Bizim yasalarımız çıkarınıza geldiği için Allah’ın yasalarını terk etmiştiniz. Siz asıl kendi çıkarlarınıza tapıyordunuz.” derler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Allah’a) ortak koşanlar, ortak koştuklarını (mahşerde) gördükleri zaman şöyle diyecekler: “Rabbimiz! İşte bunlar, senin peşin sıra yalvardığımız ortaklarımızdır.” Onlar (ortaklar) da diğerlerine “Siz mutlaka yalancılarsınız!” [*] diye laf atmış (olacak)lardır.
Benzer mesajlar: Yûnus 10:28-29; İbrâhîm 14:22; Meryem 19:82; Furkân 25:18-19; Kasas 28:63; ‘Ankebût 29:25; Rûm 30:13; Sebe’ 34:41; Fâtır 35:14; Ahkâf 46:6.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O müşrikler, (âhirette Allah’a) şirk koştukları (putları)nı görünce: “Ey Rabbimiz! İşte bunlar, Seni bırakıp da taptığımız ortaklarımızdır.” diyecekler. (Putları da): “Siz gerçekten yalancılarsınız.” diye onların sözlerini yüzlerine çarpacaklar.¹
1 Âyetin bu bölümü: “...Onlar da bunlara: ‘Siz mutlaka yalancılarsınız’ diye söz atacaklar.” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve Allah’tan başkalarına tanrılık yakıştıranlar, [Hesap Günü] bu tanrı yerine koydukları (düzmece) varlıkları ¹⁰² karşılarında bulduklarında, “Ey Rabbimiz!” diyecekler, “(Evet) bunlar bizim sana ortak tanrılar olarak gördüğümüz ve seni bırakıp kendilerine yalvarıp yakardığımız varlıklardır!” ¹⁰³ -Bunun üzerine [o varlıklar, onların hak ettikleri] sözü yüzlerine çarparlar: “Sizler [bu konuda birbirine] düpedüz yalan söyleyen kimselerdiniz!” ¹⁰⁴
102 Karş. 6:22 ve ilgili 15. not.103 Kur’an’da pek çok yerde, tevbe etmeden ölen her günahkara Hesap Günü’nde günahlarının açık ve nesnelleştirilmiş bir biçimde gösterileceği ve bunlardan her birinin günahkarın aleyhinde tanıklıkta bulunan ve onu savunulmaz bir biçimde suçlu olduğunu kabul etmek zorunda bırakan bağımsız birer gerçeklik tezahürü olarak onun karşısına çıkacağı ifade edilmektedir. Bu konuda ayrıca hatırlanmalıdır ki, Kur’an’da her günah eylemi, ister Allah’ın birliği, biricikliği/eşsizliği inancına aykırı düşen bir davranış şeklinde olsun, isterse O’nun yaratıklarından herhangi birine karşı işlenmiş bir haksızlık şeklinde olsun, en başta kişinin “kendi kendine yazık etmesi” yahut “kendi kendine zulmetmesi” olarak tanımlanmaktadır.104 Karş. 6:23-24 ve ilgili 16-17. notlar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah’a şirk koşanlar, koştukları ortaklarını karşılarında görünce diyecekler ki; “Rabbimiz! İşte şunlardır senden önce dua ile yalvardıklarımız” berikiler de onlara laf atarak şöyle diyecekler; “Kesinlikle siz yalancısınız.” 2/166-167, 6/94, 7/53, 10/28-29, 28/62...64, 46/4...6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah’a ait nitelikleri başkalarına yakıştıranlar ise, (Allah’a) yakıştırdıkları ortakları karşılarında görünce; “Rabbimiz! İşte sana ortak koştuklarımız; Seni bırakıp da kendilerine yalvarıp durduğumuz kimseler bunlardı!” der demez,[²¹⁷⁵] hemen berikiler onların sözlerini ağızlarına tıkayacaklar: “Sizi gidi yalancılar sizi!..”[²¹⁷⁶]
[2175] Fâ bağlacının “takibiyye” vurgusuna istinaden. [2176] Lafzen: “Kuşkusuz siz düpedüz yalancısınız”. Bu düz çeviride hiç şüphesiz dil, hâl ve olay karinelerinden kaynaklanan yananlamlar, tercih ettiğimiz Türkçe karşılıkta kaynak metinde olduğu gibi karşılanamamaktadır. Öte yandan elkav ileyhimu’l-kavl deyimsel ibaresinin Türkçedeki karşılığı “lafı ağıza tıkmak”tır (Ferrâ).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Müşrikler o gün (Rablerine) ortak koştukları şeyleri gördüklerinde; "Ey Rabbimiz, işte şunlar seni bırakıp da kendilerine taptığımız ortaklarımızdır" diyerek suçtan kısmen kurtulmaya çalışacaklardır, fakat onlar "Muhakkak ki, siz yalancılarsınız!" (Gerçekte siz bize değil kendi hevâ ve hevesinize tapınıyordunuz) diyeceklerdir.
Osman Fırat
swap_vert close
Şirk koşanlar, ortak koştuklarını gördükleri zaman: "Rabbimiz, işte senden başka yalvarıp tapdığımız ortaklarımız!" derler. (Onlar da bunlara): "Siz tamamen yalancılarsınız!" diye söz atarlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve müşrikler ortak tutmuş olduklarını görünce diyeceklerdir ki: «Ey Rabbimiz! Bunlar senden başka bizim kendilerine tapınmış olduğumuz şeriklerimizdir.» Bunlar da onlara redden diyeceklerdir ki: «Muhakkak siz yalancılarsınızdır.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Müşrikler orada şeriklerini görünce: “Yüce Rabbimiz! Ha işte Senden başka yalvardığımız, Sana ortak saydığımız putlarımız. Onlar yok mu onlar, işte onlar bizi şaşırttılar! ” der, onlarsa bunların suratlarına şu sözü çarparlar: “Yalancının tekisiniz siz! ” [46, 5-6; 19, 81-82; 29, 25; 18, 52]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ortak koşanlar, ortak koştukları şeyleri gördükleri zaman: "Rabbimiz, işte senden başka yalvar(ıp tap)dığımız ortaklarımız!" derler. (Onlar da bunlara): "Siz tamamen yalancılarsınız!" diye söz atarlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Müşrikler Allâh'a şerîk itdiklerini gördükleri zamân: "Yâ Rabbî! İşte bunlar senden başka 'ibâdet iylediğimiz putlarımızdır" dirler. Putlar da onlara: "Siz yalancılarsınız" cevâbını virirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ortak(şirk) koşanlar, Allah’a ortak saydıkları kişileri gördüklerinde derler ki “Rabbimiz! Ortak sayıp senden önce yardıma çağırdıklarımız işte bunlardır.” Onlar hemen şu karşılığı verirler: “Sizler kesinlikle yalancı kimselersiniz.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'a şirk koşanlar, koştukları ortakları görünce:- Rabbimiz, seni bırakıp, kendilerine dua ettiğimiz ortak koştuklarımız işte bunlardı.” derler. Onlar da:- Siz, kuşkusuz yalancısınız” diye laf atarlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah'a ortak koşanlar, şeriklerini gördüklerinde, “Ey Rabbimiz,” derler. “İşte şunlar, Senden gayrı dua ettiğimiz şeriklerimiz.” Şerikleri ise onların sözünü reddeder, “Siz yalancısınız” derler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şirke sapanlar, ortak tuttuklarını gördüklerinde şöyle derler: "Rabbimiz, işte bunlar seni bırakıp da yalvarıp yakardığımız ortaklarımız." Bunun üzerine ortakları onlara şöyle söz dokundururlar: "Siz, yalancılarsınız, yalancılar!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan göre anlar kim [141b] ortaķ eylediler ortaķlarını eyideler “iy çalabumuz! şunlar ortaķlarumuzdur anlar kim olduķ oķıruz senden ayruķ.” pes bıraġalar anlaruñ dapa sözi ya'nį bütler cenab vireler “bayıķ siz yalancılarsız.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳaçan görse müşrikler şerīklerini eyideler: İy Çalabumuz bunlar bi‐züm şerīklerümüzdür ki biz anlara ṭaparduḳ senden başḳa. Pes anlara an‐lar cevāb virdiler ki: Siz yalancılarsız, dirler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Müşriklər (Allaha qoşduqları) şəriklərini (bütləri, tanrıları) gördükdə: “Ey Rəbbimiz! Bunlar bizim Səndən savayı (bizi Sənə yaxınlaşdırmaq məqsədilə) ibadət etdiyimiz şəriklərimizdir!” – deyəcəklər. (Bütlər də) onlara: “Siz əsl yalançısınız! (Biz sizi Allahı tərk edib bizə tapınmağa də’vət etməmişdik!)” – deyə cavab verəcəklər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when those who ascribed partners to Allah behold those partners of theirs, they will say: Our Lord! these are our partners unto whom we used to cry instead of Thee. But they will fling to them the saying: Lo! ye verily are liars!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When those who gave partners to Allah will see their "partners", they will say: "Our Lord! these are our ´partners,´ those whom we used to invoke(2124) besides Thee." But they will throw back their word at them (and say): "Indeed ye are liars!"
2124 The worshippers of false gods will try to shift the responsibility from their own shoulders to that of the false gods. They will suggest (though they will not have the courage for such a bare-faced lie) that they were misled by the false gods. But their lying suggestions will be contradicted and thrown back at them as explained in the next note.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
ve o zaman ki
رَاَ
gördü
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اَشْرَكُوا
şirk koştular
شُرَكَٓاءَهُمْ
şirk koştuklarını
قَالُوا
derler
رَبَّـنَا
Rabb- imiz
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
işte bunlar
شُرَكَٓاؤُ۬نَا
ortaklarımızdır
الَّذ۪ينَ
onlar ki
كُنَّا
idik
نَدْعُوا
yalvarıyoruz
مِنْ دُونِكَۚ
Senden başka
فَاَلْقَوْا
bunun üzerine laf attılar
اِلَيْهِمُ
onlara
الْقَوْلَ
bu sözle
اِنَّكُمْ
şüphe- siz siz
لَكَاذِبُونَۚ
elbette yalancı kimselersiniz
(O gün Allah'a) Şirk koşanlar, şirk koştukları şeyleri gördükleri zaman derler ki: "Rabbimiz! İşte bunlar, Seni bırakıp da (kendilerine dua edip) yalvardığımız ortaklarımızdır." Bunun üzerine (onlar da), "şüphesiz ki siz yalancı kimselersiniz!" diyerek bu sözle onlara laf atarlar.
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَشْرَكَ
Fiil-IV
ش ر ك
Şirk koştu, ortak koştu
شَرِيك
İsim
ش ر ك
Ortak, şirk koşma
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
شَرِيك
İsim
ش ر ك
Ortak, şirk koşma
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
قَوْل
İsim fiil
ق و ل
Söz, laf, hitâp
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَاذِب
Etken fiil
ك ذ ب
Yalancı, yalan söyleyen