Ve ortak koşan o kimseler, (ibadet ve itaatte Allah’a) ortak kıldıkları kimseleri (putlarını diktikleri azizleri, önderleri vb.) gördükleri zaman derler ki: “Rabbimiz, İşte şunlar, Senin yanı sıra kendilerine yalvardıklarımız (kulluk ve kölelik ettiğimiz kimseler)!” diye haykırır; onlar (ortak koşulanlar) ise, onların suratlarına şu sözü çarpar: ‘’(Biz sizi buna zorlamadık, hatta bizi ilâh edindiğinizden haberimiz bile yoktu) Siz, kesinlikle yalancısınız!”*
(*) Kur’an’da pek çok yerde, tövbe etmeden ölen her günahkâra Hesap Günü’nde günahlarının açık ve nesnelleştirilmiş bir biçimde gösterileceği ve bunlardan her birinin günahkârın aleyhinde tanıklıkta bulunan ve onu savunulmaz bir biçimde suçlu olduğunu kabul etmek zorunda bırakan bağımsız birer gerçeklik tezahürü olarak onun karşısına çıkacağı ifade edilmektedir. Bu konuda ayrıca hatırlanmalıdır ki, Kur’an’da her günah eylemi, ister Allah’ın birliği, biricikliği/eşsizliği inancına aykırı düşen bir davranış şeklinde olsun, isterse O’nun yaratıklarından herhangi birine karşı işlenmiş bir haksızlık şeklinde olsun, en başta kişinin “kendi kendine yazık etmesi” yahut “kendi kendine zulmetmesi” olarak tanımlanmaktadır. (M. Esed Meali 86. Ayet Açıklaması)