close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nahl Sûresi 61. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velev yu-âḣiżu(A)llâhu-nnâse bizulmihim mâ terake ‘aleyhâ min dâbbetin velâkin yu-aḣḣiruhum ilâ ecelin musemmâ(en)(s) fe-iżâ câe eceluhum lâ yeste/ḣirûne sâ’a(ten)(s) velâ yestakdimûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah, insanları zulümleri yüzünden helak etseydi yeryüzünde yürür bir tek mahluk kalmazdı, fakat onlara azap etmeyi mukadder bir zamana tehir etti; vakitleri gelince de ne bir an geri kalırlar, ne bir an önce gelipçatar o mukadder vakit.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Eğer Allah, insanları zulümleri nedeniyle (hemen) sorguya çekecek (ve cezasını verecek) olsaydı, onun üstünde (yeryüzünde) canlılardan hiçbir şey bırakmazdı; fakat onları adı konulmuş bir süreye kadar ertelemektedir. (Şu var ki) Onların ecelleri geldiğinde ise, (artık) ne bir saat ertelenebilirler, ne de öne alınabilirler.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah, insanları yaratılış gayeleri dışında yaşamalarından dolayı, hemen helak ediverecek olsaydı, yeryüzünde yürüyen hiçbir canlı kalmazdı. Ne var ki, onları belirlenmiş bir sürenin sonuna kadar erteliyor, süreleri dolduğu zaman, sonlarını bir an olsun, ne geciktirebilirler, ne de öne alabilirler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer Allah, günahları, isyanları ve inkârları yüzünden insanları anında cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde cezalandırmadık hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onlara belli bir müddete kadar vâde tanıyor. Ecelleri geldiği zaman, onu ne bir an erteleyebilirler, ne de belirlenmiş vadeyi öne alabilirler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer Allah insanları zulümlerinden dolayı ele alsaydı (yer) üzerinde bir tek canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar ertelemektedir. Ecelleri geldiğinde artık ne bir saat geri bırakılırlar ne de öne alınırlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer Allah, insanları zulümleri nedeniyle sorguya çekecek olsaydı, onun üstünde (yeryüzünde) canlılardan hiç bir şey bırakmazdı; ancak onları adı konulmuş bir süreye kadar ertelemektedir. Onların ecelleri gelince ne bir saat ertelenebilirler, ne de öne alınabilirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer Allah, zulümleri (günahları) yüzünden insanları hesaba çekiverseydi, yeryüzünde kımıldayan tek bir canlı bırakmazdı. Fakat Allah, onları takdir edilen bir müddete kadar geciktirir. Müddetleri (ecelleri) de geldiği zaman, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer Allah, zulümlerinden dolayı insanları azaplandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belli bir süreye kadar erteliyor. Ecelleri geldiği zaman, artık ne bir saat tehir edilirler ne de öne alınırlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer Allah, zulümlerinden dolayı insanları hemen cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat, onları belli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman onlar ne bir saat geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.
Besim Atalay
swap_vert close
Zulümleri yüzünden, Allah insanları yakalasaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı; lâkin, onları adanmış bir vakte dek bırakır; vakitleri gelince, ne bir saat gecikirler, ne de öne geçerler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer Allah, insanları (bu dünyada) yaptıkları kötülüklerden dolayı hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler. 
Bkz. 7/34, 10/49, 63/11“Yer yüzünde hiçbir canlı bırakmazdı” ifadesi yeryüzünde yaşayan canlıların insan için yaşadığını göstermektedir. Çünkü insanların yaptığı kötülükler yüzünden helâk olması gereken biri varsa o da insan olmalıdır. Diğer canlıların da insanla beraber yok olması demek insanın olmadığı dünyada diğer canlıların yaşamasının bir anlamı olmadığıdır.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh insânları zulümlerinden dolayı tecziye itmek istese idi yer üzerinde hiç bir canlı mahlûk kalmaz idi fakat mu’ayyen bir güne kadar mühlet viriyor, o vaktin vurûdını bir sa’at te’hîr veyâ ta’cîl idemezler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah insanları haksızlıklarından ötürü yakalayacak olsaydı, yeryüzünde canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Süreleri dolunca onu ne bir saat geciktirebilirler ne de öne alabilirler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Eğer Allah insanları haksızlıkları yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onlara belirlenmiş bir sürenin sonuna kadar mühlet tanıyor. Ama süreleri dolduğunda onu bir an bile ne erteleyebilirler ne de öne alabilirler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden cezalandıracak olsaydı, orada hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları takdir edilen bir müddete kadar erteliyor. Ecelleri geldiği zaman onlar ne bir saat geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH zulümlerinden dolayı insanları cezalandırsaydı orada bir yaratık bırakmazdı; ne var ki onları belli bir süreye kadar erteler. Sürelerinin sonu geldiği zaman da ne bir saat öne alınırlar, ne de ertelenirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer Allah insanları zulümleri yüzünden hesaba çekseydi, yeryüzünde kımıldayan tek canlı bırakmazdı. Fakat Allah onları, belli bir vakte kadar erteler. Müddetleri (ecelleri) geldiği zaman, onu ne bir saat erteleyebilirler, ne de öne alabilirler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Maamafih Allah insanları zulümleriyle muahaze ediverse idi Yer yüzünde bir deprenen bırakmazdı, velâkin onları mukadder bir ecele kadar te'hır eder, ecelleri geldiği vakıt da bir saat ne geriletebilirler, ne öne geçebilirler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat (hikmetine binâen) onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği vakit, (onu) ne bir an geciktirebilirler ne de (bir an) öne alabilirler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer Allah insanları, haksızlıkları nedeniyle cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Ancak onları adı konulmuş bir süreye kadar erteler. Süreleri dolduğu zaman, ne bir saat ertelenir ne de öne alınır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer Allah insanları zulümleri yüzünden muâhaze edecek Olsaydı (yer) üstünde hiç bir canlı mahluk bırakmazdı. Fakat O, bunları (insanları kendisince) adlandırılmış (takdîr edilmiş) bir müddete kadar gecikdirir. Ecelleri (vakıtları) geldiği zaman ise onlar ne bir saat geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden (hak ettikleri şekilde) yakalayacak olsaydı, (yeryüzü) üzerinde hareketli hiçbir canlı bırakmazdı; fakat onları belirli bir vakte kadar te'hîr eder. Artık ecelleri geldiği zaman, ne bir saat (bir an) geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer Allah, zulümleri sebebiyle insanları hemen (sorguya çekecek ve) cezalandıracak olsaydı, (o zalimlerin helâk olmaları sebebiyle onların neslinden) yeryüzünde hareket eden tek bir canlı bırakmazdı; fakat O, onları takdir buyurduğu bir vadeye kadar bekletmektedir. Vadeleri (ölüm anı) geldiği zaman, onu ne bir an geciktirebilirler ne de öne alabilirler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer Allah insanları yaptıkları zulümden dolayı hemen yakalasa idi, yeryüzünde hiçbir canlı kalmazdı. Yalnızca belirlenmiş bir vakte kadar onlara süre tanıyor. Zamanları dolduğunda ne bir saat geciktirilirler, nede bir saat öne alınırlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer Allah insanları kıyıcılıklarından dolayı sorumlu tutacak olsaydı, yeryüyüzünde hiç bir canlı varlık bırakmazdı. Ancak şu var ki Allah onları ölçülü bir sona kadar geciktirir. Sonları gelince de onlar ne bir göz kıpması geri kalabilirler, ne de bir göz kıpması ileri geçebilirler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah nâs/ı, zulümlerinden dolayı muaheze etseydi yeryüzünde yürür hiç bin hayvan bırakmazdı. Fakat onları muayyen olan ecellerine kadar geciktirir. Onların ecelleri gelince ondan ne bir saat geri kalırlar, ne ileri giderler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Şayet Allah insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı.²² Fakat onları belli bir süreye kadar [ecelin musemmâ] erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geciktirebilirler ne de öne alabilirler.²³
22 Krş. 18/58; Fâtır, 35/45 23 Krş. A’râf, 7/34  
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer Allah, insanları zulümleri nedeniyle sorguya çekecek olsaydı, onun üstünde (yeryüzünde) canlılardan hiç bir şey bırakmazdı. Ancak onları adı konulmuş bir süreye kadar ertelemektedir. Onların ecelleri gelince ne bir saat geri kalabilirler ve ne de öne geçebilirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah, işledikleri kötülüklerden dolayı insanlarıanında helâk edecek olsaydı, yeryüzünde bir tek canlı bırakmazdı; ne var ki, düşünüp tövbe etmeleri için, onlara vereceği cezayı kendisinin takdir ettiği belirli bir süreye kadar erteliyor fakat süreleri dolunca, artık son pişmanlık fayda vermez; ne bir an geciktirebilirler helak oluşu, ne de öne alabilirler!” Allah böyle yüce sıfatlara sahipken, bu inkârcılar hoşlanmadıkları kız çocuklarını Allah’a yakıştırırlar; kendileri başkanlık ve yönetimde ortaklığı sevmez, fakat Allah’a ortak koşarlar. Kendi elçilerine saygı gösterilmesini ister, fakat Allah’ın Peygamberlerini küçümserler. Yani:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Eğer Allah, İnsanlar’ı zulümleri sebebiyle yakalasaydı, orada hiçbir dâbbe / hareketli bırakmazdı; ama onları belli bir süreye kadar erteliyor. Onların eceli geldiği zaman bir saat bile ne ertelemek, ne öne almak isterler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eğer Allah, insanlığı haksızlıklarından dolayı hemen hesaba çekseydi, yeryüzünde canlı bırakmazdı. Ama vadeleri dolana kadar onlara dokunmaz. Vadeleri dolduğunda ise, ne bir saniye ileri ne de geri alma talebinde bulunamazlar...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eğer Allah insanları inkârlarından, yalan yanlış hükümlerinden, insanlara yaptıkları zulümler nedeniyle hemen cezalandıracak olsaydı, dünyada hiçbir insan kalmazdı. Çünkü insanlar bilerek bilmeyerek kendilerine veya başkalarına zulüm yaparlar. Onlara belirli bir süre verildi. Süreleri içinde yaptıklarının farkında olanlar; zulmettiklerinden dolayı özür diler, Allah’a tövbe ile yaklaşır. İnkâr edenler ise inatlarında devam ederek zulümlerini artırır. Bir gün herkesin dünyadaki süresi biter. Sürelerinin sonuna geldikleri zaman; ne bir saat geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler. Onlar için verdiğimiz süreyi hiç kimse değiştiremez.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah insanları haksızlıkları yüzünden (hemen) hesaba çekseydi, onun üzerinde (yeryüzünde) hiçbir canlı (insan) bırakmazdı. Ancak, onları belirlenmiş bir süreye kadar erteliyor. [*] Ecelleri geldiği (süreleri dolduğu) zaman artık ne bir saat (bir an) geri kalır ne de ileri giderler. [*]
Benzer mesaj: Fâtır 35:45.,Benzer mesajlar: A‘râf 7:34; Yûnus 10:49; Hicr 15:5; Mü’minûn 23:43.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer Allah, insanları zulümleri sebebiyle hesaba çekecek olsaydı, yeryüzünde hareket eden tek canlı bile bırakmazdı. Fakat O, onlara belirli bir sürenin sonuna kadar mühlet verir. Ecelleri gelince onlar, o (süreyi) bir an bile erteleyemedikleri gibi öne de alamazlar.
Muhammed Esed
swap_vert close
İmdi, eğer Allah, [bu dünyada] yaptıkları kötülüklerden ötürü, insanları [hemen] tepeleyecek olsaydı, yeryüzünde tek bir canlı bırakmazdı. Ne var ki, onları, belirlenmiş bir sürenin sonuna kadar ⁶⁸ erteliyor. Süreleri dolduğu zaman, sonlarını bir an olsun ⁶⁹ ne geciktirebilirler, ne de öne alabilirler.
68 Yahut: “[yalnızca O’nun tarafından] bilinen bir sürenin sonuna kadar” -(yani, düşünüp tevbe etmelerine yetecek bir sürenin, dünyada sürecekleri hayatın sonuna kadar).69 Metindeki saat kavramını aktarırken tercih ettiğimiz “bir an” sözcüğü için bkz. 7. sure, 26. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer Allah, insanları yaptıkları zulümler sebebiyle hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde yaşayan hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki Allah, onları belirlenmiş bir süreye kadar erteler. Onların süreleri dolunca artık ne bir an geciktirebilirler ne de öne çekebilirler. 18/58, 29/53-54, 35/37-45, 42/14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Nitekim, eğer Allah insanları zulümleri nedeniyle hemen cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde bir tek canlı bırakmazdı; fakat onları belirli bir süreye kadar ertelemektedir.[²¹³⁹] Ama vâdeleri dolduğu vakit, akıbetlerini ne bir an geciktirebilirler ne de çabuklaştırabilirler.[²¹⁴⁰]
[2139] Buradaki ecel, tüm canlıları kapsayan bir anlama sahiptir. Dolayısıyla hücrenin yazılımında mevcut bulunan biyolojik ömür takvimine dair ilâhî yasaya bir atıf olarak da okunabilir. Zira biyolojik bir varlığın hücre düzeyinde sonsuz yaşamasına imkân tanınmamıştır. Muhal farz hücre yaşlanması durdurulabilse dahi, hücre mutasyonla ömrünü doldurma ‘emr’ini baştan almıştır. Bu ona verilen ilâhî emr gereğidir ve bu emr eşyaya yüklenen nedensellik kanununa tekabül eder (Bkz: 41:12, not 19). Yani her hücre doğduğu andan itibaren kendi ölümüne doğru yürümeye mahkûmdur (Bkz: 11:3, not 7). [2140] Lafzen: “öne alabilirler”. Açıktır ki “öne almaktan” amaç, acı çekmemek için cezalandırma sürecini çabuklaştırmayı ve kısa tutmayı istemektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eğer Allah insanları, zulümleri yüzünden derhal cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiç bir canlı bırakmazdı, fakat onları belli bir müddete kadar erteliyor. Onların ecelleri geldiği zaman ise, artık onlar ecellerini ne bir an geciktirebilirler, ne de bir an öne alabilirler.
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer Allah Teâlâ nâsı zulümleri sebebiyle muaheze edecek olsa idi yeryüzünde bir hareket eder mahluk bırakmazdı. Velâkin onları mukadder bir zamana kadar tehir eder.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer Allah zulümleri yüzünden insanları cezalandıracak olsaydı dünyada tek canlı bile bırakmazdı. Fakat onları takdir ettiği bir vâdeye kadar bekletir. Vâdeleri gelince ne bir an öne alabilir, ne bir an geriye bırakabilirler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer Allah, insanları, yaptıkları (her) haksızlıkla cezalandırsaydı, yeryüzünde tek canlı bırakmazdı. Fakat onları takdir edilen bir süreye kadar erteler. Süreleri geldiği zaman da bir sa'at dahi ne geri kalırlar, ne de ileri geçerler (derhal mahvolup giderler).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer Allâh nâsı zulümleriyle muâhaze itse yeryüzünde bir tek hayvân bile terk itmezdi ve lâkin onların cezâlarını bir vakt-i mu'ayyene kadar te'hîr ider o vakit geldikde bir lahza te'hîr ve bir lahza takdîm olunmazlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah, yaptıkları yanlışlardan dolayı insanları hemen yakalasaydı yeryüzünde hareket eden kimseyi bırakmazdı. Ama Allah, onları, belirlenmiş ecellerine[1] kadar erteliyor. Ecelleri gelince ne onu bir süreliğine erteleyebilirler, ne de ecelleri gelmeden[2] onun gelmesini sağlayabilirler[3].
[*] Bakınız Enam 6/2.Ayet ve dip notu [*] Biz bir şeyi irade etsek bile onu, Allah, ayrı bir varlık olarak yaratmadan hiçbir şey yapamayız. Araf 7/54, Tekvir 81/29,Tevbe 9/51, Hadid 57/22 [*] Benzeşik (müteşabih ayetler) Araf 7/34, Hicr 15/5, Yunus 10/49, Nahl 16/61,Müminun 23/43  
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer Allah, zulümleri sebebiyle hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiç bir canlı bırakmazdı. Fakat O, belli bir süreye kadar erteler. Onların eceli gelince de bir dakika geciktirmesi de; öne alması da beklenemez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah insanları zulümleriyle cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde tek bir canlı bırakmazdı. Fakat Allah onların hesabını belirlenmiş ecellerine erteler. Ecelleri geldiğinde de onu ne bir an geri bırakabilir, ne de bir an öne alabilirler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Eğer Allah, insanları zulümlerine karşı cezalandırsaydı, yeryüzünde debelenen bir şey bırakmazdı. Ama öyle yapmıyor, onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Süreleri geldiğinde ise ne bir saat geri kalırlar ne de öne geçebilirler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger ŧutsa-y-ıdı Tañrı ādemįleri žulumları-y-ıla ķomaya-dı anuñ üzere hįç yürir cānaver velįkin girü ķor anları bir zamāna degin adanılmış. pes ķaçan gele zamānı anlaruñ girü ķalmayalar bir sā'at daħı öñürtmeyeler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eger Tañrı Ta‘ālā ḫalḳuñ günāhlarına göre ‘aẕāb itse‐y‐di hīç ḳoymazdı yir üstine bir cānver. Lākin mühlet virür anlara bir bilinmiş vaḳta degin.Pes ḳaçan kim özlerine ecel gelse, bir sā‘at atḳaru varmazlar, ilerüdaḫı gidemezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər Allah insanları zülmləri üzündən cəzalandırsaydı, yer üzündə heç bir canlını sağ buraxmazdı. Lakin (Allah) onlara müəyyən müddət (ömürlərinin sonunadək) möhlət verər. Əcəlləri gəlib çatdıqda isə (ondan) bircə saat belə nə geri qalar, nə də irəli keçə bilərlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
If Allah were to take mankind to task for their wrong doing, he would not leave hereon a living creature, but He reprieveth them to an appointed term, and when their term cometh they cannot put (it) off an hour nor (yet) advance (it).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If Allah were to punish men for their wrong-doing, He would not leave, on the (earth), a single living creature: but He gives them respite for a stated Term: When their Term expires, they would not be able to delay (the punishment) for a single hour, just as they would not be able to anticipate it (for a single hour).(2087)
2087 Allah's decree works without fail. If He were to punish for every wrong or shortcoming, not a single living creature on earth would escape punishment. But in His infinite mercy and forgiveness, He gives respite: He provides time for repentance. If the repentance is forthcoming, Allah's Mercy is forthcoming without fail. If not, the punishment comes inevitably on the expiration of the Term. The sinner cannot anticipate it by an insolent challenge, nor can he delay it when the time arrives. Let him not think that the respite given him may mean that he can do what he likes, and that he can escape scot-free from the consequences ( Cf. 35:45).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَوْ
ve eğer
يُؤَاخِذُ
cezalan- dırsaydı
اللّٰهُ
Allah
النَّاسَ
insanları
بِظُلْمِهِمْ
zulümleri yüzünden
مَا تَرَكَ
bırakmazdı
عَلَيْهَا
üzerinde
مِنْ دَٓابَّةٍ
hiçbir canlı
وَلٰكِنْ
fakat
يُؤَخِّرُهُمْ
onları erteler
اِلٰٓى اَجَلٍ
bir süreye kadar
مُسَمًّىۚ
belirli
فَاِذَا
artık o zaman ki
جَٓاءَ
geldi
اَجَلُهُمْ
ecelleri
لَا يَسْتَاْخِرُونَ
geri kalmazlar
سَاعَةً
bir an
وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ
ve öne alamazlar
Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden (hemen) cezalandırsaydı, (yeryüzü) üzerinde hiçbir canlı bırakmazdı; fakat onları belirlenmiş bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler ne de bir an ileri gidebilirler.
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
اٰخَذَ
Fiil-III
ا خ ذ
Sorumlu tuttu, cezalandırdı, hesaba çekti, mesul tuttu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
ظُلْم
İsim
ظ ل م
Zulmetmek, haksızlık etmek, zulüm
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
تَرَكَ
Fiil-I
ت ر ك
Bıraktı, terk etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دَٓابَّة
İsim
د ب ب
Hareketli, canlı, dâbbe
لٰكِن
Harf-i istidrak
لٰكِن
Fakat, oysa, ama
اَخَّرَ
Fiil-II
ا خ ر
Erteledi, tehir etti, geri bıraktı, geciktirdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَجَل
İsim
ا ج ل
Ecel, bekleme müddeti, belirli bir süre, bir vakit, vade, müddet (bir şey için belirlenmiş, tayin edilmiş bir vakit)
مُسَمًّى
Edilgen fiil-II
س م و
Belirli, belli
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
اَجَل
İsim
ا ج ل
Ecel, bekleme müddeti, belirli bir süre, bir vakit, vade, müddet (bir şey için belirlenmiş, tayin edilmiş bir vakit)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِسْتَاْخَرَ
Fiil-X
ا خ ر
Geri kaldı, erteledi
سَاعَة
İsim
س و ع
Saat, zaman
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِسْتَقْدَمَ
Fiil-X
ق د م
Öne geçti, öne aldı