Böylece, kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük ederler. O hâlde (ey nankörlük edenler,) bir süre daha faydalanınız, fakat yakında (hakikati) bileceksiniz.*
(*) Burdaki (لِيَكْفُرُواْ)’’ liyekfuru’’üzerindeki (ل)’’ lam’’, ta’lil/gerekçe ve içinlik/ lâmı değil, akibet lâmıdır. Aşağıdaki tefsir metnine bakılabilir.
وَهَذِهِ اللَّامُ تُسَمَّى لَامَ الْعَاقِبَةِ، أَيْ: حَاصِلُ أَمْرِهِمْ هُوَ كُفْرُهُمْ بِمَا آتَيْنَاهُمْ أَعْطَيْنَاهُمْ مِنَ النَّعْمَاءِ وَكَشْفِ الضَّرَّاءِ وَالْبَلَاءِ، (تفسير البغوي )