close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nahl Sûresi 43. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ erselnâ min kablike illâ ricâlen nûhî ileyhim(c) fes-elû ehle-żżikri in kuntum lâ ta’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki senden önce de gönderdiğimiz ve kendilerine vahyettiğimiz kimseler, insandı. Sorun bilmiyorsanız bilenlere.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Biz Senden evvel de; kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başka (dişilerden, cinnlerden, meleklerden peygamberler) göndermedik. Eğer (bir konuyu) bilmiyorsanız zikir (ilim, irfan ve Kur’an) ehline sorun (ki cevabını söylesinler. Böylece doğru ve doyurucu bilgiye ancak; konunun uzmanı olan kişilere sormakla ve okuyup araştırmakla erişilecektir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Andolsun ki, senden önce de gönderdiğimiz ve kendilerine vahyettiğimiz kimseler erkeklerdendi. Bu konuda yeterli bilgiye sahip değilseniz, sorun önceki vahyi bilenlere.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Senden önce de, kesinlikle kendilerine vahiy gönderdiğimiz, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, liyâkatli, güvenilir erkekleri peygamber olarak görevlendirdik. Eğer bilmiyorsanız, Allah'ın kutsal kitaplarda vahyettiği bilgilere vakıf olanlara sorun.
Ahmet Varol
swap_vert close
Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz adamlardan başkalarını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız zikir ehline [1] sorun.
1.Yani Tevrat, İncil gibi orijinalleri vahye dayanan dini kitapları okuyanlara.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Biz senden evvel kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başka (peygamberler) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm!) Senden önce de, kendilerine vahiyde bulunduğumuz erkeklerden başkasını Peygamber olarak göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız, Tevrat ve İncil âlimlerine sorun.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
43, 44. Senden önce, kendilerine vahyettiğimiz, mucizeler ve kitaplarla teyid ettiğimiz bazı erlerden (melekler değil) başka göndermedik. Eğer siz bilmiyorsanız, ehl-i zikirden (ilim ve keşif ehlinden) sorun. Seninle de, insanlara açıklamak üzere ve düşünmeleri için onlara inen Kur’anı gönderdik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, Kur'ân'ı bilenlere sorunuz!
Besim Atalay
swap_vert close
Senden önce ancak kendilerine vahyetmiş olduğumuz birtakım adamlar göndermiş idik, eğer bilmiyorsanız, bilenlerden sorasınız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Resul!) Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız, zikir ehline sorun!
Bkz. 12/109, 21/7Ayette geçen “ehl-i zikir”, “zikir ehli” demektir. Allah’ın indirdiği kitabın adı “zikir” dir. “Ehli zikir” de o kitapta bulunan Allah’ın öğretileriyle eğitilmiş, dürüst ve güvenilir olmuş gerçekleri bilen kişi demektir.Burada özellikle vurgulanan peygamberlerin erkek ya da dişi olup olmadıkları değil, ölümlü birer insan olup olmadıklarıdır. Çünkü inkârcılar iki de bir “Allah peygamber olarak bir melek gönderseydi ya” deyip duruyordu. Sanki peygamber melek olsaydı inanacaklardı.  
Cemil Said
swap_vert close
Senden evvel gönderdiğimiz rasûller kendilerine vahiy iylediğimiz erkeklerdir. Eğer bilmiyor iseniz ehl-i kitâba suâl idiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
43,44. Doğrusu senden önce de kendilerine kitablar ve belgelerle vahyettiğimiz bir takım adamlar gönderdik. Bilmiyorsanız kitablılara sorun. Sana da, insanlara gönderileni açıklayasın diye Kuran'ı indirdik. Belki düşünürler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Senden önce de ancak, kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.[304]
Âyetin son cümlesi, "Bilmiyorsanız Kitap ehline sorun" şeklinde de tercüme edilebilir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Senden önce de ancak kendilerine vahiy indirdiğimiz kişileri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız bilgi sahibi olanlara sorun.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun.
Edip Yüksel
swap_vert close
Senden önce, adamlardan/iki ayak üzerinde yürüyenlerden başkasını elçi olarak göndermedik; onlara vahyettik. Bilmiyorsanız uzmanlara sorun.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız Tevrat ve İncil âlimlerine sorun.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Senden evvel de Resul olarak başka değil, ancak kendilerine vahy veriyor idiğimiz erler göndermişizdir, ehli zikre sorun bilmiyorsanız
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. *(Ey müşrikler!) Eğer (bu hakikati) bilmiyorsanız (bu hususu) ehli zikre sorun.
Âyet-i kerîme, şayet Allah bize bir peygamber göndermeyi dilemiş olsaydı, muhakkak bir melek gönderirdi” diyen müşrikler aleyhinde nâzil olmuştur. Zira müşriklerin bâtıl inancına göre, peygamberlik meleklere has bir görevdir, insanlardan peygamber olamaz. Âyet-i kerîmede geçen “erkekler” ifadesinden kasıt, esasında “insanlar” manasındadır. Böyle olmakla birlikte, bu ifade bir diğer yönüyle de peygamberlerin sadece erkeklerden gönderildiğine delâlet etmektedir. * “(Ey müşrikler!) Eğer (bu hakikati) bilmiyorsanız (bu hususu) ehl-i zikre sorun”; Bazı müfessirlerimizin beyanı veçhile âyet-i kerîmede ifade edilen ehl-i zikirden kasıt; Peygamberlerin meleklerden değil de insanlardan gönderildiğini bilmekte olan ehl-i kitaptır. Allah Teâlâ’nın, bu hususta müşrikleri ehl-i kitaba yönlendirmesinin sebebi; müşrikler yahûdî ve hıristiyanların ilim erbabı olduğunu kabul ediyorlardı. Ve ayrıca müşrikler kesin olarak biliyorlardı ki ehl-i kitap olanlar müslüman değillerdir ve onlar müslümanları sevmeyen kimselerdir. Bu sebeple, müslümanların lehine olacak her hususu gizlerler, müslümanların tarafını tutmazlar. Müşrikler, bahse konu olan mesele ile ilgili olarak, ehl-i kitaptan aldıkları cevaba istinaden; “Siz taraf tutuyorsunuz, gerçeği söylemiyorsunuz” diyerek itiraz da edemeyeceklerdir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Senden önce de vahyimizi iletmede elçi olarak insandan¹ başkasını görevlendirmedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline² sorun.
1- “İnsandan” anlamı verdiğimiz “ricalen” sözcüğü, sözcük olarak erkekler, adamlar demektir. Ayetin bağlamı dikkate alındığında, müşriklerin “neden melek değil de insan bir nebi” itirazlarına cevap verildiği görülmektedir. Dolayısı ile ayette yer alan “adamlar,” sözcüğü “insan” anlamındadır. 2- Allah'ın öğütlerinden haberdar olan, Kitap Ehli'ne sorun.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Senden evvel kendilerine vahy eder olduğumuz erkeklerden başkasını biz peygamber göndermedik. Eğer bilmiyorsanız zikir erbabına sorun.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) Senden önce de, kendilerine vahyeder olduğumuz erkeklerden başkasını (peygamber) göndermedik. (Ve siz ey müşrikler!) Eğer bilmiyorsanız o hâlde ehl-i zikre (iyi bilenlere) sorun!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (Resulüm! Senin peygamberliğine bir beşer olduğun için karşı çıksalar da bil ki) biz, senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz bir kısım adamlardan (beşer türünden) başkasını (melek cinsinden) elçi olarak göndermedik. Öyleyse (ey putperestler, bunun böyle olduğunu) bilmiyorsanız, ilim ehline (bu konuda bilgisi olan kitap ehline de) sorun.*
(*) Müşrikler, eğer Allah tarafından bir elçi gönderilirse, o da beşer türünden değil meleklerden olması gerekir diyerek Hz. Muhammed’in bir beşer olduğundan onun peygamberliğini reddettiler. Bunun üzerine şu ayet, daha önceki elçiler de meleklerden değil, hep beşer türünden gönderildiklerini haber veriyor. Yani Kur’an’da birçok ayetten şu anlaşılır. Mekkeli müşrikler peygamberlerin meleklerden olması gerektiğini söylemişler ve Hz. Muhammed’in melek olmadığı için peygamberliğini kabul etmemişlerdir. Bu ayetler bu iddialara cevap olarak inen ayetlerdendir. İşte bu ayetlerde aslında kastedilen şey şudur. Bu ayette Allah, İnsandan peygamber olmaz diyen müşriklere gidip kendilerine kitap verilenlere peygamberlerin insanlardan gelip gelmeyeceklerini sormalarını istiyor. Devamındaki ayette: Allah onların (peygamberlerin) apaçık belgelerle ve Zeburlarla (kutsal kitaplarla) geldiğini belirtiyor. Hz. Muhammed’e de işte insanlara indirilen bu kutsal kitapların aslını açıklaması için Kur’an’ı vahyettiğini söylüyor. Yani Kur’an eski vahiylerden tahrif olmuş kitapların içeriğine sahip olmuş oluyor. Ve vahyin aslı oluyor. Buradaki (رجال)’’rical’’ kelimesi de erkekler anlamında değil, adam, yani insan anlamındadır. Yani burada özellikle vurgulanan elçilerin erkek ya da dişi olup olmadıkları değil, ölümlü birer beşer olup olmadıklarıdır. Çünkü inkârcılar iki de bir “Allah peygamber olarak bir melek gönderseydi ya” deyip duruyordu. Sanki peygamber melek olsaydı inanacaklardır. قال المفسرون: لما أنكر مشركو قريش نبوَّة محمد صلى الله عليه وسلم وقالوا: الله أعظم من أن يكون رسوله بشراً، فهلاَّ بعث إِلينا ملَكاً! فنزلت هذه الآية، والمعنى: أن الرسل كانوا مثلك آدميِّين، إِلا أنهم يُوحَى إِليهم،(زاد المسير في علم التفسير) وما أرسلنا من قبلك إلا رجالا نوحي إليهم رد لقريش حيث أنكروا رسالة النبي صلى الله عليه وسلم وقالوا: الله تعالى أعظم أن يكون رسوله بشرا هلا بعث إلينا ملكا أي جرت السنة الإلهية حسبما اقتضته الحكمة بأن لا نبعث للدعوة العامة إلا بشرا نوحي إليهم بواسطة الملك (تفسير الألوسي- تفسير الطبري )وأخرج ابن أبي حاتم عن السدي في قوله : وما أرسلنا من قبلك إلا رجالا قال : قالت العرب : لولا أنزل علينا الملائكة؟ قال الله : ما أرسلت الرسل إلا بشرا،الح» الدر المنثور في التفسير بالمأثور»( تفسير البغوي ) التفسير الكبير » تفسير الكشاف» فقال: {وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ إِلاَّ رِجَالاً نُّوحِيۤ إِلَيْهِمْ} أي: [إلا بشراً، أي: لم نرسل من غير البشر، فيكون قوله: {إِلاَّ رِجَالاً} كناية عن البشر، (تأويلات أهل السنة)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Senden öncede birtakım adamlara vahyederek, onları da (kendi toplumlarına) göndermiştik. Eğer (bu konuları) bilmiyorsanız zikir ehline (vahiy kültüründen haberdar olanlara) sorun.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Senden önce gönüllerini bilgilendirdiğimiz elçiler hep er kişilerdi. Eğer siz bunu bilmiyorsanız ellerinde tanrı buyruğu olanlara sorunuz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Senden evvel, gönderdiğimiz peygamberleri ancak erkek adam olmak üzere gönderdik ki onlara vahiy ederdik. Bilmiyorsanız ehl-i Kitap ulemasından sorun.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Biz, senden önce de sadece kendilerine vahyettiğimiz kişilerden [ricâlen] başkasını elçi göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere [ehlez-zikr] sorunuz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz kişilerden başkasını (melekleri) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun.
(Cami’ul Beyan c.14 s.109’da Taberi’nin rivayeti esasınca İmam Muhammed Bakır (a.s) bu ayetin tefsirinde şöyle buyurmuştur. “Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun” ayetinde işaret edilen zikir ehli, biz Ehl-i Beyt’iz.”)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Muhammed! İnkârcılar, senin diğer insanlar gibi fâni bir insan olmanı gerekçe göstererek Peygamberliğine itiraz ediyorlar. Oysa Biz senden önce de, kendilerini vahiyle desteklediğimiz ölümlü adamlardan başkasını elçi olarak göndermedik. Zira onlar, bütün hal ve hareketleriyle müminlere önder ve örnek olacaklardı. Ey insanlar! Eğer bu gerçeği bilmiyorsanız, Allah’ın ayetlerini iyi bilen dürüst ve güvenilir insanlara, yani zikir ehline sorun. Onlar da şâhitlik edeceklerdir ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bilmezdiyseniz, Zikir (Kitap) ehline sorun; senden önce de vahyedeceğimiz adamları rasûl gönderdik!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Senden önce gönderdiğimiz elçiler de bizim vahyimize muhatap oldular. Bilmiyorsanız, ehlikitaba sorabilirsiniz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenler sıkıştıkça saçma sapan şeyler söylüyor. Şimdi de senin Resul seçilmene, sana vahiy göndermemize mi karışıyorlar? Onlara şöyle de; “Allah benden önce de toplumlara erkeklerden elçiler göndermiştir. Eğer bilmiyorsanız daha önce vahiy gönderilen topluluklara gidin! Onların arasında gönderilen kitapları okuyan ilim sahipleri var. Onlar Resullerin erkeklerden seçildiğini biliyorlar. Bu konuda ilim sahibidirler.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
43,44. Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. [*] Apaçık delilleri ve (ilahî) kitapları bilmiyorsanız, [zikr] (Vahiy) ehline sorun! [*]Kendilerine indirileni insanlara açıklaman (ilan etmen) için [*] ve düşünsünler diye sana da [zikr]i (Kur’an’ı) indirdik. [*]
Benzer mesajlar: Yûsuf 12:109; Enbiyâ 21:7.,Benzer mesajlar: Yûnus 10:94; Enbiyâ 21:7.,Bu ayet Nisâ 4:65, 105, En‘âm 6:114 ve Nahl 16:64. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Bu ayette bir kapalılığın açıklanmasından değil, bir hakikatin gizlenmemesinden ve bütün insanlara duyurulmasından söz edilmektedir. Mekkeli müşrikler ayetleri anlayamamaktan şikâyet etmiyorlardı ki ayetlerin bu anlamda açıklanmasına ihtiyaç duyulsun. Onların problemi vahyin insanlara ilan edilmesi, duyurulması, gizlenmeyip açıklanmasıydı.,Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:187; Yûsuf 12:2; İbrâhîm 14:4; Zuhruf 43:3.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Biz, senden önce de ancak (senin gibi) kendilerine vahyettiğimiz erkek (kimse)leri,¹ elçi olarak gönderdik. (Ey kâfirler!) Eğer bunu bilmiyorsanız, bilenlere² sorun.
1 Peygamberler hep erkeklerden gönderilmiştir. Allah Peygamberlik yükünü kadınlara yüklememiştir. Ama kadınlardan bazılarını muhatap kabul ederek vahiy göndermiştir. Hz. Meryem ve Hz. Mûsa’nın annesi gibi... Bunlara gönderilen vahiyler kitap niteliğinde din koyan vahiyler değildir. Bk. (Mâide: 111, Yûsuf: 109, Nahl: 68, Kasas: 7, Şura: 47)2 Yani, Tevrât’ı ve İncil’i bilen Yahûdî ve Hıristiyanlara, Kur’an’ı bilenlere veya ilim sahibi kimselere... Konuyla ilgili olarak Bk. (Yûnus: 94, Enbiyâ: 7)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[EY MUHAMMED,] Biz senden önceki çağlarda da, kendilerine vahyettiğimiz [ölümlü] adamlardan başka kimseyi [elçi olarak] göndermedik; ⁴⁵ bu konuda yeterli bilgiye sahip değilseniz, vahyedilmiş önceki kitaplara ⁴⁶ bağlı kimselere sorun,
45 Bu pasajın işaret etmek istediği iki husus vardır: ilki, 36. ayette beyan edilen ifadeyle bağlantılı olarak, Allah’ın şu ya da bu dönemde her ümmete, her uygarlığa peygamber gönderdiği ve dolayısıyla belli başlı hiçbir insan topluluğunun, hiçbir ümmetin ilahî yol gösterme rahmetinden yoksun kalmadığı hususu; ikincisi ise, inkarcıların, Muhammed (s)’in, “ölümlü bir insan” olduğu için Allah’ın elçisi olamayacağı yolunda sıkça dile getirdikleri itiraza cevap olarak Allah’ın bütün peygamberlerini ölümlü insanlardan seçmiş olduğu hususu. (Peygamberler de dahil, hiçbir kulun doğaüstü güçler ve niteliklerle donanmış olmadığı yolundaki Kur’ânî öğreti hk. bkz. 6:50 ve 7:188 ve bunlarla ilgili notlar; ayrıca 6:109 hk. 94. not.)46 Lafzen, “uyarıcıya/hatırlatıcıya” -çünkü vahyedilmiş her mesaj değişmeyen gerçek yönünde yapılmış bir uyarı ya da bir hatırlatmadır. Burada, sözü geçen konuda bilgilerine başvurulması istenen kimseler, anlaşıldığı kadarıyla Yahudi ve Hristiyanlardır (Taberî, Zemahşerî).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Senden önce kendilerine vahyederek elçi olarak gönderdiklerimiz de senin gibi adamlardan başkası değildi. Eğer bilmiyorsanız önceki vahiylerin mensuplarına sorun. 12/109, 21/7, 39/71
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(EY RASUL!) Senden önce gönderdiklerimiz de kendilerine vahyettiğimiz (Âdemoğullarına mensup) adamlardan başkası değildi[²¹²⁶] -eğer bilmiyorsanız (önceki) vahiylerin mensuplarına sorabilirsiniz-:
[2126] Âyet, peygamberlerin erkek ya da dişi olup olmadıklarıyla değil, ölümlü birer insan olup olmadıklarıyla ilgilidir. Çünkü bu âyet melek peygamber talep edenlere bir cevap olarak gelmiştir (Krş: 21:7. Benzer bir âyet için bkz: 12:109 ve not 108). Parantez içi açıklamamız Taberî’ye dayanır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Senden önceki ümmetlere vahyettiğiniz peygamberleri de erkek kişiler olarak gönderdik (Ey müşrikler) Eğer bundan haberiniz yoksa, zikir ehlinden (kitap ehlinin alimlerinden') sorunuz.
Osman Fırat
swap_vert close
Biz senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını resul göndermedik. Eğer bilmiyorsanız zikir (kitap) ehline sorun.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve senden evvel de resûl olarak göndermedik, ancak kendilerine vahyeder olduğumuz erkekleri gönderdik. İmdi, ehl-i zikrden sorunuz eğer siz bilmiyor iseniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Senden önce de, gönderdiğimiz elçiler, kendilerine vahyettiğimiz bir kısım adamlardan başka bir varlık değildiler. Eğer bu konuları bilmiyorsanız ilim adamlarına sorunuz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını elçi göndermedik. Sorun, Zikir ehline; eğer bilmiyorsanız:
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Senden evvel gönderdiklerimiz (geçen rasûller) beşer idiler. Onlara vahy iderdik. Eğer siz bilmez iseniz Ehl-i Kitâb'ın 'âlimlerine sorınız.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Senden önce elçi gönderdiklerimiz, sadece kendilerine vahyettiğimiz erkeklerdi. Bilmiyorsanız o Zikri bilenlere[*] sorun.
[*] Ayetin metninde geçen Zikir, Allah'ın indirdiği kitap ehl-i zikir de o kitapta uzmanlaşmış kişi demektir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Senden önce de Kendilerine vahiy ilettiğimiz adamlardan başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız kitap ehline sorun.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Senden önce gönderdiklerimiz de kendilerine vahyettiğimiz adamlardan başka birşey değildi. Bilmiyorsanız ilim ehline sorun.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz senden önce de elçi olarak kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir/Kur'an ehline sorun.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı viribimedük senden ilerü illā erenler vaḥy olınur anlaruñ. pes śorun anmaķ ehline ya'nį kitāb islerine eger olasız bilmezsiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı göndermedük senden burun yā Muḥammed, illā erenler vaḥy olurdıanlara. Eger şek eyleseñüz, pes ṣoruñuz kitāb ehline, eger siz bilme‐señüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Biz səndən əvvəl də özlərinə vəhy etdiyimiz ancaq kişilər (kişi peyğəmbərlər) göndərmişdik. Əgər (bunu) bilmirsinizsə, zikr (kitab, elm) əhlindən soruşun! (Müşriklər belə iddia edirdilər ki, peyğəmbərlər bəşərdən deyil, ancaq mələklərdən ola bilər. Buna cavab olaraq bildirilir ki, insanlara göndərilən peyğəmbərlər mələk yox, məhz insan, özü də yalnız kişilərdən ibarət olmalıdır).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We sent not (as Our messengers) before thee other than men whom We inspired Ask the followers of the Remembrance if ye know not!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And before thee also the messengers We sent were but men,(2068) to whom We granted inspiration: if ye realise this not, ask of those who possess the Message.(2069)
2068 Allah's prophets were always men, not angels; and their distinction was the inspiration they received. 2069 If the Pagan Arabs, who were ignorant of religious and other history, wondered how a man from among themselves could receive inspiration and bring a Message from Allah, let them ask the Jews, who had also received Allah's Message earlier through Moses, whether Moses was a man, or an angel, or a god. They would learn that Moses was a man like themselves, but inspired by Allah. "Those who possess the Message" may also mean any men of Wisdom, who were qualified to have an opinion in such matters (Cf. 21:7 and 38:1).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَٓا اَرْسَلْنَا
ve göndermedik
مِنْ قَبْلِكَ
senden önce
اِلَّا
an- cak
رِجَالاً
adamlar ki
نُوح۪ٓي
vahyediyoruz
اِلَيْهِمْ
kendi- lerine
فَسْـَٔلُٓوا
o hâlde sorun
اَهْلَ
ehline
الذِّكْرِ
zikir
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ
iseniz
لَا تَعْلَمُونَۙ
bilmiyorsunuz
(Resulüm!) Biz senden önce de kendilerine vahyettiğimiz (yiğit) adamlardan başkasını (resul olarak) göndermedik. (Ey kâfirler!) Eğer bilmiyorsanız (o yiğit adamları ehl-i kitaptan ilim ve) zikir ehline sorun.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
رِجَال
İsim
ر ج ل
Erkekler, adamlar
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi