[EY MUHAMMED,] Biz senden önceki çağlarda da, kendilerine vahyettiğimiz [ölümlü] adamlardan başka kimseyi [elçi olarak] göndermedik; ⁴⁵ bu konuda yeterli bilgiye sahip değilseniz, vahyedilmiş önceki kitaplara ⁴⁶ bağlı kimselere sorun,
45 Bu pasajın işaret etmek istediği iki husus vardır: ilki, 36. ayette beyan edilen ifadeyle bağlantılı olarak, Allah’ın şu ya da bu dönemde her ümmete, her uygarlığa peygamber gönderdiği ve dolayısıyla belli başlı hiçbir insan topluluğunun, hiçbir ümmetin ilahî yol gösterme rahmetinden yoksun kalmadığı hususu; ikincisi ise, inkarcıların, Muhammed (s)’in, “ölümlü bir insan” olduğu için Allah’ın elçisi olamayacağı yolunda sıkça dile getirdikleri itiraza cevap olarak Allah’ın bütün peygamberlerini ölümlü insanlardan seçmiş olduğu hususu. (Peygamberler de dahil, hiçbir kulun doğaüstü güçler ve niteliklerle donanmış olmadığı yolundaki Kur’ânî öğreti hk. bkz. 6:50 ve 7:188 ve bunlarla ilgili notlar; ayrıca 6:109 hk. 94. not.)46 Lafzen, “uyarıcıya/hatırlatıcıya” -çünkü vahyedilmiş her mesaj değişmeyen gerçek yönünde yapılmış bir uyarı ya da bir hatırlatmadır. Burada, sözü geçen konuda bilgilerine başvurulması istenen kimseler, anlaşıldığı kadarıyla Yahudi ve Hristiyanlardır (Taberî, Zemahşerî).