İMDİ, [benimsediği dinden ötürü] zulme uğradıktan sonra Allah yolunda zulüm diyarını ⁴¹ terk edenlere gelince; Biz onları, şüphesiz, bu dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz; ⁴² ama onların ahirette hak ettikleri ödül daha da büyük olacaktır. [Hakkı inkar edenler böylece] bir anlayabilselerdi, ⁴³
41 Ellezîne hâcerû ifadesine ilişkin bu aktarım hk. bir açıklama için bkz. 2. sure 203. not ve 4. sure 124. not: “zulüm diyarını” ya da “zulmün egemen olduğu alanı terk etmek” ifadesinin burada sırf manevî, ruhanî bir çağrışım taşıyor olması, ifadenin bir önceki ayette temas edilen “hakkın inkarı” ifadesinin hemen ardından geliyor olmasından bellidir.42 Bkz. yukarıda 28. not.43 İlk ağızda “bildi” anlamına gelen ‘alime fiili aynı zamanda “öğrendi” ya da “görüp anladı” anlamını da taşımaktadır; Beğavî, Zemahşerî ve Râzî’nin de belirttikleri gibi, lev kânû ya‘lemûn ibaresindeki “onlar” zamiri önceki pasajlarda geçen inkarcılara ilişkindir; bu nedenle, çevirideki “bir anlayabilselerdi!” sözü burada, sonraki nesne cümleciğiyle kendiliğinden aşikar bir bağlantı sağlayacak biçimde açık olarak ifade edilmiştir.