close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nahl Sûresi 41. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne hâcerû fi(A)llâhi min ba’di mâ zulimû lenubevvi-ennehum fî-ddunyâ hasene(ten)(s) veleecru-l-âḣirati ekber(u)(c) lev kânû ya’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda yurtlarından göçenlere mutlaka dünyada güzel yurtlar vereceğiz ve ahiret mükafatıysa elbette bundan da büyüktür bilseler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Zulme uğratıldıktan sonra, Allah yolunda hicret edenleri (rahatını ve menfaatini feda edip herkesin huzura kavuşacağı Hakk nizam kurulsun diye gayret gösterenleri) dünyada şüphesiz güzel bir biçimde yerleştireceğiz (başarıya eriştireceğiz); ahiret karşılığı ise daha büyüktür. Keşke (insanlar bunu) bilmiş olsalardı (ve ölüm sonrasına hazırlık görselerdi).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Dinini İslâmla değiştirmesinden dolayı, haksızlığa uğrayıp, Allah yolunda yerlerini, yurtlarını terkedenlere gelince, biz onları şüphesiz bu dünyada,  güzel bir yere  yerleştireceğiz  ama ahirette  kazanacakları ödül, daha da büyük olacaktır. Eğer hicretten geri kalanlar ve tüm insanlar bunu bilselerdi, o zulüm yurdunda bir saniye bile kalmak istemezlerdi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Baskı, zulüm ve işkenceye uğradıktan sonra, Allah yolunda, memleketlerinden, özgürce Allah'a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret edenleri, dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz, devlet kurduracağız. Eğer bilmiş olsalardı, âhiretin, ebedî yurdun mükâfatı elbette daha büyüktür.
Ahmet Varol
swap_vert close
Zulme uğratıldıktan sonra Allah yolunda hicret edenleri dünyada güzelce yerleştireceğiz. Ahiret karşılığı ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi!
Ali Bulaç
swap_vert close
Zulme uğratıldıktan sonra, Allah yolunda hicret edenleri dünyada şüphesiz güzel bir biçimde yerleştireceğiz; ahiret karşılığı ise daha büyüktür. Bilmiş olsalardı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kendilerine zulüm yapıldıktan sonra Allah yolunda (dinini korumak için) hicret edenleri, elbette dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. (kureyşin zulmünden hicret edenleri, iyi bir surette Medine'de yerleştiririz). Ahiret mükâfatı ise, muhakkak ki daha büyüktür, eğer iman etmiyenler bunu bilseler...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kendilerine zulmedildikten sonra Allah yolunda hicret edenleri bu dünyada güzelce yerleştireceğiz… Ahiret ücreti ise daha büyüktür. Keşke bilseydiler!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Zulme uğratıldıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, onları dünyada güzel bir şekilde yerleştireceğiz. Eğer bilirlerse, âhiretin ödülü elbette daha büyüktür.
Besim Atalay
swap_vert close
Zulüm gördükten sonra, Allah yolunda, göçmen olanları, dünyada güzelce yerleştiririz; ahretin sevabı da, bilirlerse çok büyük !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Haksızlığa uğradıktan sonra Allah yolunda zulüm diyarını terk edenlere gelince; kesinlikle onları dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz. Ama onların ahiretteki mükâfatı çok daha büyük olacaktır. (İman etmeyenler) keşke bunu bilselerdi.
Cemil Said
swap_vert close
41, 42. Zulüm gördükden sonra Allâh uğrunda hicret idenlere dünyâda güzel bir mekân vireceğiz. Lâkin âhiretde mükâfât daha büyük olacakdır. Âh bilselerdi! Sabır idenler ve Allâh’a tevekkül iylerler idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Haksızlığa uğratıldıktan sonra, Allah yolunda hicret eden kimseleri, and olsun ki, dünyada güzel bir yerde yerleştiririz. Ahiret ecri ise daha büyüktür, keşki bilseler!
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, elbette onları dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. Ahiret mükâfatı ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi..
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Zulme uğramaları yüzünden Allah uğrunda göç edenleri muhakkak ki biz bu dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz; âhiret ecri ise elbette daha büyük olacaktır. Keşke bilseler!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, onları dünyada güzel bir şekilde yerleştireceğiz. Eğer bilirlerse ahiretin mükâfatı elbette daha büyüktür.
Edip Yüksel
swap_vert close
Zulme uğradıktan sonra ALLAH uğrunda göç edenleri, dünyada güzelce yerleştireceğiz. Ahiret ödüllleri ise daha büyüktür; bir bilseler...
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, biz dünyada mutlaka onları güzel bir yere yerleştiririz. Halbuki bilirlerse ahiretin mükafatı elbette daha büyüktür.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allah uğrunda zulme ma'ruz olduktan sonra hicret edenlere gelince de, elbette onları Dünyada güzel bir surette yerleştiririz, maamafih âhıret ecri her halde daha büyüktür, eğer bilseler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Zulme uğradıktan sonra, (zulüm diyarını terk ederek) Allah yolunda hicret eden (mü’min) leri, bu dünyada kesinlikle güzel bir yurda (beldeye) yerleştireceğiz. Eğer bilirlerse âhirette (kendilerine) verilecek olan mükâfat, elbette çok daha büyüktür.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Zulme uğramalarından sonra, Allah yolunda hicret eden kimseleri, kesinlikle dünyada iyi bir yere yerleştiririz. Ahiret ödülü ise daha büyüktür. Keşke hicretten geri kalanlar bunu bilselerdi!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Zulme uğratıldıklarından sonra Allah yolunda hicret edenleri biz dünyâda elbette güzel bir suretde yerleşdiririz. Âhiret mükâfatı ise her halde daha büyükdür. (Kâfirler bunu) bilmiş olsalardı..
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kendilerine zulmedildikten sonra Allah yolunda hicret edenleri, dünyada mutlaka güzelce yerleştiririz. Âhiret mükâfâtı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (inançlarından dolayı her türlü) zulme (haksızlık, baskı ve işkenceye) uğradıktan sonra Allah yolunda (yurdunu terk etmek zorunda kalarak) hicret etmiş olanlara gelince; elbette onları dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. Eğer bilirlerse ahiretin mükâfatı (onlar için) elbette daha büyüktür.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Zulüm ve baskı gördükten sonra, Allah yolunda hicret edenleri, dünyada kesinlikle daha güzel yerlere yerleştiririz. Ahiret yurdundaki karşılıklarının daha büyük olduğunu bir bilseler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimseler ki kendilerine kıyıcılık edildikten sonra Allah için göçmüşlerdir, Biz onları bu dünyada güzel yerlere yerleştiririz. Onların öbür dünyadaki karşılıkları ise ne de olsa daha büyük olacaktır. Tanımazlar bunu bir bilselerdi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Zulüm gördükten sonra Allah için hicret edenleri dünyada güzel yerlerde barındıracağız. Âhiret mükâfatı ise daha büyüktür. Eğer bilseler [²].
[2] Kâfirler bunu bilseler Müslümanlara veya hicrette geri kalanlar bunu bilseler evvel hicret edenlere muvafakat ederlerdi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Zulme uğradıktan sonra Allah yoluna hicret edenlere gelince, onları dünyada güzelce yerleştiririz ve ahiret mükâfatı da daha büyüktür. Keşke bilseler!
Kadri Çelik
swap_vert close
Zulme uğratıldıktan sonra Allah yolunda hicret edenleri dünyada şüphesiz güzel bir biçimde yerleştireceğiz; ahiret karşılığı ise daha büyüktür. (Keşke) Bilmiş olsalardı!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Zulme uğradıktan sonra, zulüm diyarını terk ederek Allah yolunda hicret edenleri, bu dünyada güzel bir yurda yerleştireceğiz. Ahirette verilecek mükâfat, elbette çok daha büyüktür, bir bilselerdi!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Zulme uğradıktan sonra Allah uğrunda hicret etmiş kimseleri, evet onları Dünya’da bir güzelliğe yerleştiririz. Âhiret’in ödülü ise daha büyüktür. Keşke biliyor olsalardı!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Haksızlığa maruz kalarak Allah için yurdunu yuvasını terk edenleri bu dünyada güzel yerlere konuşlandırıp yerleştireceğiz. Ahret ödülü elbette daha değerlidir. Ancak, bunun değerini bilse bilse
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah yolunda yürüdükleri için zulme uğrayanlardan hicret edenleri dünyada güzel bir şekilde yerleştireceğiz. Eğer bilirlerse ahiretin mükâfatı daha büyüktür.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Haksızlığa uğratıldıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, onları dünyada güzel bir şekilde yerleştireceğiz. [*] Ahiretin ödülü elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi!
İyiliklerin dünyada da karşılıklarının verileceğiyle ilgili bilgi için bkz. Nahl 16:30, 96, 97; Zümer 39:10.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Zulme uğratıldıktan sonra Allah yolunda hicret edenleri, şüphesiz dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz; (onların) âhiret mükâfatları ise çok daha büyüktür.¹ (Ah o kâfirler) bunu bir bilselerdi!²
1 Bu âyet sahabeden Bilâl, Suheyb ve Ammar (r.a) gibiler hakkında nâzil olmuştur. (Vâhidî)2 Bu âyet: “Zulme uğratıldıktan sonra, Allah yolunda hicret edenleri, şüphesiz dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz; eğer bilirlerse, (onların) âhiret mükâfatları çok daha büyüktür” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
İMDİ, [benimsediği dinden ötürü] zulme uğradıktan sonra Allah yolunda zulüm diyarını ⁴¹ terk edenlere gelince; Biz onları, şüphesiz, bu dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz; ⁴² ama onların ahirette hak ettikleri ödül daha da büyük olacaktır. [Hakkı inkar edenler böylece] bir anlayabilselerdi, ⁴³
41 Ellezîne hâcerû ifadesine ilişkin bu aktarım hk. bir açıklama için bkz. 2. sure 203. not ve 4. sure 124. not: “zulüm diyarını” ya da “zulmün egemen olduğu alanı terk etmek” ifadesinin burada sırf manevî, ruhanî bir çağrışım taşıyor olması, ifadenin bir önceki ayette temas edilen “hakkın inkarı” ifadesinin hemen ardından geliyor olmasından bellidir.42 Bkz. yukarıda 28. not.43 İlk ağızda “bildi” anlamına gelen ‘alime fiili aynı zamanda “öğrendi” ya da “görüp anladı” anlamını da taşımaktadır; Beğavî, Zemahşerî ve Râzî’nin de belirttikleri gibi, lev kânû ya‘lemûn ibaresindeki “onlar” zamiri önceki pasajlarda geçen inkarcılara ilişkindir; bu nedenle, çevirideki “bir anlayabilselerdi!” sözü burada, sonraki nesne cümleciğiyle kendiliğinden aşikar bir bağlantı sağlayacak biçimde açık olarak ifade edilmiştir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Beri taraftan, zulme ve işkenceye uğradıktan sonra Allah yolunda yurtlarını terk edip göç edenlere gelince; onları dünya hayatında güzel bir yurt ve imkâna kavuşturacağız. Ahiret ödülü ise, o çok daha büyük olacaktır. İnanmayanlar keşke bunu anlayabilseler. 2/218, 3/195, 4/97-100, 9/20, 16/110
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
BERİ YANDAN, uğradıkları zulmün ardından Allah yolunda hicret edenlere gelince:[²¹²⁵] kesinlikle onları dünyada güzel bir konuma yerleştireceğiz, fakat öte dünyadaki karşılıkları çok daha büyük olacaktır. (İnkârcılar) keşke kavrayabilselerdi
[2125] Burada kastedilen Habeşistan’a hicret olabileceği gibi, sonradan adı Medine olarak değişecek olan Yesrib’e hicret de olabilir. Sûrenin hicretten iki yıl önce indirildiği kabul edilecek olursa, bu dönemde bir çok mü’min Yesrib’e göç etmişti. Muhtemelen hicretin özel anlamıyla kullanıldığı ilk yer burasıdır. Hicret imkânların tükendiği yerden imkânların yeniden üretileceği yere göç etmek, giderken de çıkarıldığın Mekke’yi yüreğinde götürmektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Zulme uğradıktan sonra, Allah uğrunda (yurtlarından) göç edenleri biz elbette dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz, ahiret mükafatı ise elbette daha büyüktür. (Daha hayırlıdır)
Osman Fırat
swap_vert close
Kendilerine zulmedildikten sonra Allâh için göç edenleri, dünyâda güzelce yerleştireceğiz, âhiret mükâfâtı ise daha büyüktür. Keşke bilseler!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o kimseler ki, zulme uğratıldıklarından sonra Allah uğrunda hicret ettiler. Elbette onları dünyada güzelce bir surette yerleştireceğiz ve ahiret mükâfaatı ise elbette daha büyüktür. Eğer bilir olsalar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Zulme mâruz kaldıktan sonra Allah uğrunda hicret edenleri, elbette dünyada güzel bir yere yerleştiririz. Âhiret mükâfatı ise daha büyüktür. Bunu bir bilselerdi!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kendilerine zulmedildikten sonra Allah uğrunda göç edenleri, dünyada güzelce yerleştireceğiz, (onlara vereceğimiz) ahiret mükafatı ise daha büyüktür. Keşke bilseler!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Dûçâr-ı zulüm oldukdan sonra Allâh içün hicret idenleri dünyâda iyi bir menzile iskân ideriz. Ve âhiret ecri daha büyükdür. Eğer bunı bilseler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Haksızlığa uğradıktan sonra Allah yolunda hicret[*] edenleri dünyada güzel yerlere yerleştiririz. Bunun öbür dünyadaki ödülü daha büyüktür. Keşke bilebilselerdi.
[*] Hicret: Göç etmek  
Şaban Piriş
swap_vert close
Zulme uğradıktan sonra Allah için hicret edenleri biz, dünyada güzel bir yere yerleştiririz. Ahiret sevabı ise daha büyüktür. Bir bilseler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenleri dünyada güzel bir şekilde yerleştireceğiz. Âhiret ödülü ise hiç kuşkusuz daha büyüktür. Keşke bilmiş olsalardı!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Zulme uğratıldıktan sonra Allah uğrunda hicret edenlere biz, dünyada elbette güzelce mekân tutturacağız. Âhiretin ödülü mutlaka daha büyüktür. Bir bilselerdi!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim yirlerinden ayrıldılar Tañrı’da ya'nį rıżāsında andan śoñra kim žulm olındılar yirlendürevüz anları dünyede görklü. daħı āħiret müzdi uluraķdur eger oldılar bilürler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kişiler ki hicret itdiler Allāh yolına, özlerine ẓulm olduḳdan ṣoñra. Vire‐çek‐biz anlara dünyāda eylükler ve āḫiret müzdi. Uluraḳdur eger bilseñüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Zülmə mə’ruz qaldıqdan sonra Allah uğrunda hicrət edənləri dünyada gözəl bir yerdə sakin edəcəyik. Axirət mükafatı (Cənnət) isə daha böyükdür. Kaş (kafirlər və hicrətdən geri qalanlar bunu) biləydilər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And those who became fugitives for the cause of Allah after they had been oppressed, We verily shall give them goodly lodging in the world, and surely the reward of the Hereafter is greater, if they but knew;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
To those who leave their homes in the cause of Allah, after suffering oppression-(2067) We will assuredly give a goodly home in this world; but truly the reward of the Hereafter will be greater. If they only realised (this)!
2067 There is no merit in suffering exile (hijrah) in itself. To have any merit, it must be: (1) in the cause of Allah, and (2) after such an oppression as forces the sufferer to choose between Allah and man. When these conditions are fulfilled, the exiles are entitled to the highest honour, as having made a great sacrifice in the cause of Allah. Such were the early Muslim exiles to Abyssinia ; such were the later exiles to Madinah, before the Prophet himself left his home in Makkah and went to Madinah; and such were the exiles who went with the Prophet or followed him. At all these stages, his approval or advice was always obtained, either specifically or generally (Cf. 29:58).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
هَاجَرُوا
hicret ettiler
فِي اللّٰهِ
Allah uğrunda
مِنْ بَعْدِ
sonradan
مَا
o şey- den ki
ظُلِمُوا
zulme uğradılar
لَنُبَوِّئَنَّهُمْ
andolsun onları yerleştireceğiz
فِي الدُّنْيَا
dünyada
حَسَنَةًۜ
güzelce
وَلَاَجْرُ
ve elbette mükâfatı
الْاٰخِرَةِ
âhiret
اَكْبَرُۢ
daha büyüktür
لَوْ
ne olurdu
كَانُوا
olsalardı
يَعْلَمُونَۙ
biliyorlar
Biz, zulme uğradıktan sonra Allah uğrunda hicret edenleri andolsun ki dünyada güzel bir şekilde yerleştireceğiz. (Onlar için) Âhiret mükâfatı ise elbette daha büyüktür. Ne olurdu (kâfirler bunu anlaya)bilselerdi!
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
هَاجَرَ
Fiil-III
ه ج ر
Hicret etti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
بَوَّاَ
Fiil-II
ب و ا
yerleştirdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
حَسَنَة
İsim
ح س ن
Güzellik, iyilik
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
اَكْبَر
İsim
ك ب ر
Daha büyük, ekber
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi