Ve (ey insanlar!) Eğer Allah’ın nimetlerini (özellikle sizi diğer canlı türlerinden ayrı özelliklerle donatmış olması sebebiyle) saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Hiç kuşkusuz Allah, (çok) bağışlayandır, (çok) merhamet edendir.*
(*) Allah’ın nimetlerini gördüğünüz halde ona kulluk konusunda üzerinize düşeni yapamadıysanız, vakit geçmiş sayılmaz, aklınızı başınıza devşirin ve derhal tevbe ederek yeni bir sayfa açın. Bundan sonraki hayatınızda Allah’ın istediği şekilde yaşayacağınıza dair söz verirseniz Allah geçmiş bütün günahlarınızı bağışlayacaktır. Çünkü Allah çok bağışlayandır ve çok merhamet edendir…) (C. Külünoğlu Meali 18. Ayet Açıklaması) Ayrıca Sûrenin başından buraya kadar sıralanan âyetlerin çoğu, insanı, etrafını çevreleyen tabiî varlık ve olaylar üzerinde düşünmeye, araştırmaya ve esrarına vâkıf olmaya çağırmakta, böylece, bir yandan bu âlemde hizmetine sunulan bu varlık ve olaylar hakkında daha çok bilgiler edinip bunların sağlayacağı imkân ve nimetlerden en güzel şekilde yararlanmaya teşvik etmektedir. Bu insanın dünyevî terakkisi için gereklidir; diğer yandan, kâinattaki incelikleri, hârikaları mümkün olduğunca müşahede etmek yoluyla, bu nizamın kurucusu olan Ulu Allah’ın varlığını ve kudretinin sonsuzluğunu sezmeye, böylece güçlü bir imana sahip olmaya sevketmektedir. Bu da insanın ahiret mutluluğu için gereklidir. (Diy. Vakfi Meali 18. Ayet Açıklaması)