close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nahl Sûresi 14. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vehuve-lleżî saḣḣara-lbahra lite/kulû minhu lahmen tariyyen vetestaḣricû minhu hilyeten telbesûnehâ veterâ-lfulke mevâḣira fîhi velitebteġû min fadlihi vele’allekum teşkurûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öyle bir mabuttur ki ram etmiştir size denizi ondan çıkan terütaze balıkları yemeniz, çıkardığınız ziynet eşyasını takınmanız için ve görürsün ki gemi, denizde, suları yarayara gitmede; ram etmiştir size denizi, nasibinizi onun lutfundan arayıp bularak şükredesiniz diye.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Denizi de sizin istifadenize-emrinize veren O’dur, ondan (çıkardığınız balıklarla) taze et yemektesiniz ve ondan giyiminizde (yararlandığınız) süs-eşyaları (takılar) çıkarmaktasınız. Gemilerin onda, (suları) yara yara akıp gittiğini görürsünüz (de hayran kalırsınız. Bütün bunlar) O’nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve yemek için taze et, takınmak için değerli taşlar çıkarasınız diye denizi ve denizin üstünde suları yararak yol aldığını gördüğünüz gemileri, O'nun lütfundan nasibinizi arayıp bularak şükredesiniz diye, koyduğu yasalara bağlı kılan da O'dur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O, taze et, balık yiyesiniz, takındığınız süs eşyalarını çıkarasınız diye denizi de faydalanmanız için kurduğu düzene boyun eğdirendir. Gemilerin, filoların denizde suyu yararak gittiklerini görüyorsun. Bunlar lütfundan rızık aramanız, deniz ticareti yapmanız içindir. Umulur ki şükrünüze vesile olur.
Ahmet Varol
swap_vert close
İçinden taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyaları çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize sunan da O'dur. Gemilerin onun içinde (suyu) yararak gittiklerini görürsün. (Bunlar) O'nun lütfunu aramanız içindir. Ve olur ki şükredersiniz diye!
Ali Bulaç
swap_vert close
Denizi sizin emrinize veren O'dur, ondan taze et yemektesiniz ve giyiminizde ondan süs-eşyaları çıkarmaktasınız. Gemilerin onda (suları) yara yara akıp gittiğini görürsün. (Bütün bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yine denizden taze et (balık eti) yiyesiniz ve ondan giyib takınacağınız bir zinet (inci) çıkarasınız diye, denizi hizmetinize bağlayan O'dur. Gemilerin denizde suyu yararak gittiklerini görüyorsun, hem Allah'ın fazlından nasîp arayasınız diye, hem de olur ki şükredersiniz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O Allah’tır, size denizi musahhar eden. Ki ondan taze bir et yiyesiniz ve ondan takacağınız süsler çıkarasınız. Görüyorsun; gemiler denizi yara yara akıp gitmektedirler. (Bütün bunlar, ) O’nun ihsan ve ikramını aramanız ve nimetlerine şükretmeniz içindir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Taze et yemeniz, takındığınız süsleri elde etmeniz, Allah'ın bol nimetlerinden faydalanmanız ve şükretmeniz için gemilerin de yara yara gittiğini gördüğün denize boyun eğdiren de O'dur.
Besim Atalay
swap_vert close
Taze et yemenizçin, kullanılan süsü de elde etmenizçin, denizi de veren o sizlere, görürsünüz geminin denizi yardığını, isteyin erdemini, ola ki şükredersiz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O, yemeniz için taze et (su ürünü), takınmanız için değerli taşlar çıkarasınız diye denizi emrinize verendir. Gemilerin orada suyu yararak gittiğini görürsün. (Bütün bunlar Allah'ın) lütfundan nasip arayasınız ve O'na şükredesiniz diyedir.
Bkz. 25/53, 27/61, 35/12, 55/19-22Ayette “balık” yerine “taze et” ifadesinin kullanılması, deniz ürünlerinden sadece balığın değil, diğerlerinin de yenilebileceği anlamına gelir. Fatır, 35/12. ayetinde de balık yerine “taze et” ifadesi kullanılmıştır. Bundan da anlıyoruz ki balıkların dışındaki deniz ürünlerinden yemek caizdir.  
Cemil Said
swap_vert close
Deryâyı size tâbi’ kılan odur. O sâyede tâze et (balık) yiyorsunuz. Tezeyyün idecek şeyler buluyorsunuz.[1] Allâh’dan lütuflarını taleb itmek üzere gemilerin dalgaları yardığını görüyorsunuz belki müteşekkir olursunuz.
[1] İnci, mercan ve sâire  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Taze et yemeniz, takındığınız süsleri edinmeniz ve Allah'ın bol nimetinden faydalanmanız için denize -ki gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün- boyun eğdiren de O'dur. Artık belki şükredersiniz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün. (Bütün bunlar) O’nun lütfundan nasip aramanız ve şükretmeniz içindir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Taze etinden yemeniz ve mücevherini çıkarıp takınmanız için denizi hizmetinize veren de O’dur. Gemilerin denizi yararak gittiklerini görürsün ki, bu da O’nun lütfuna nâil olmanız ve O’na şükretmeniz içindir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İçinden taze et (balık) yemeniz ve takacağınız bir süs (eşyası) çıkarmanız için denizi emrinize veren O'dur. Gemilerin denizde (suları) yara yara gittiklerini de görüyorsun. (Bütün bunlar) onun lütfunu aramanız ve nimetine şükretmeniz içindir.
Edip Yüksel
swap_vert close
O ki denizi emrinize sunmuştur; ondan taze et yersiniz, ondan giyim ve takı için süsler çıkarırsınız. Gemilerin denizi yara yara akıp gittiğini görürsünüz. Böylece O'nun lütfunu ararsınız ve belki ona şükredersiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yine denizden taze et (balık) yiyesiniz ve ondan takındığınız süs eşyasını çıkarasınız diye, denizi emrinize veren Allah'tır. Gemilerin denizde suyu yararak gittiklerini görüyorsun. Lütfundan rızık aramanız ve şükretmeniz için Allah böyle yapmıştır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yine odur ki o, denizi teshır etmiştirki ondan taze bir et yiyesiniz ve içinden giyeceğiniz bir ziynet çıkarasınız, gemileri de görürsünüz ki onda yara yara akar giderler, hem fazlından nasıyb arayasınız diye hem de gerek ki şükredesiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
İçinden taze et (balık) yemeniz ve (inci, mercan, deniz kabuğu, sedef gibi) kullanacağınız süs (eşyası) çıkarmanız için denizi istifadenize veren O’dur. Gemilerin denizde (suları) yara yara gittiklerini de görürsün. (Bütün bunlar) onun lütfunu aramanız ve nimetine şükretmeniz içindir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyası çıkarmanız için denizi yararlanmanıza sunan O'dur. Lütfundan rızık aramanız için, onun içinde suları yararak giden gemiler görürsün. Umulur ki şükredersiniz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O, denizi — ondan taze bir et yemeniz, ondan giyeceğiniz (kullanacağınız) zîneti çıkarmanız için — (hizmetinize) raam edendir. Gemilerin orada (suları) yararak gitdiklerini görüyorsun ki (bu, sırf Allahın) lutf-ü kereminden (nasıyb) aramanız ve (Ona) şükr etmeniz içindir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İçinden tâze bir et (balık) yiyesiniz ve kendisinden onu takınacağınız bir ziynet(inci ve mercan) çıkarasınız diye, denizi hizmetinize veren de O'dur. Ayrıca gemileri onda(suları) yara yara giden (vâsıta)lar olarak görürsün. (Bütün bunlar, ibret almanız) ve O'nun fazlından (rızkınızı) aramanız içindir; tâ ki şükredesiniz.(2)
(2)Bakınız; (sahîfe 339, hâşiye 1)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Taze et yemeniz ve takınacağınız bir süs eşyası çıkarmanız için (koyduğu tabii yasalara bağlı olarak) deniz(ler)i de sizin hizmetinize vermiş olan O’dur. Bir de gemilerin suyu yararak gittiğini görürsün. (İşte bütün bunlar) O’nun lütfundan (rızkından) nasip arayasınız ve O’na şükredersiniz diyedir.*
(*) Âyette denizin insanla ilgili başlıca üç özelliği söz konusu edilmektedir: a) Deniz önce bir besin kaynağıdır, b) Denizden mücevher elde edilir, c) Nihayet deniz taşımacılık açısından da büyük önem taşır. Bunlar denizin maddî faydalarıdır; ama âyette denizin sadece bunlar için değil, ayrıca insanlar, onu yaratan ve nimetlerle donatan Allah’ı tanıyıp O’na şükretsinler ve böylece denizi mânevî bakımdan da bir nimet olarak değerlendirsinler diye onların hizmetine verildiğine dikkat çekilmektedir. Şu halde 10-11. âyetlerde ifade buyurulduğu üzere, tatlı yağmur suyunu türlü ürünleriyle insanlara ve genel olarak tabiata bahşeden yüce kudret, tuzlu deniz suyunu da nimetlerle donatarak yararlı kılmıştır; bu da O’nun derin hikmetinin anlamlı tecellilerinden biridir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Taze etler yemeniz, üzerlerinize taktığınız süsleri çıkarmanız için, Allah denizi de sizin kullanımınıza sunmuştur. Lütfundan rızık aramanız için kullandığınız gemilerin, denizlerde farklı yerlere gittiğini görürsün ki, belki (Rabbinize) şükredersiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Denize baş eğdiren de Odur. Ondan çıkan taze eti yiyesiniz, ondan takınacağınız bezenekleri çıkarasınız diye. Gemilerin denizi yarıp gittiğini görüyorsun. Bu da Allah’ın bol vergisinden pay dileyesiniz, Ona şükredesiniz diyedir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Denizi sizin için müsahhar kılan O/dur. Ta ki ondan taze et yiyesiniz, ondan inci, mercan gibi kullanacağınız ziynet çıkarasınız, denizde gemileri, suyu yararak gider görürsün. Bir de Allah/ın inayetinden de ticaret isteyiniz, şükür de ediniz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
O, taze et/deniz ürünleri yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin emrinize verendir. Gemilerin denizi yara yara akıp gittiğini görürsün. (Bütün bunlar) O’nun lütfunu aramanız ve O’na şükretmeniz içindir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Yine taze bir et yiyesiniz ve içinden giyeceğiniz ziynet eşyasını çıkarasınız diye denizi emrinize veren O'dur. Gemilerin denizde suları yara yara akıp gittiklerini görürsün. (Bütün bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Deniz ürünlerinden taze ve lezzetli et yiyebilmeniz ve takındığınız inci, mercan, deniz kabuğu, sedef gibi süs eşyaları çıkarabilmeniz için denizi emrinize boyun eğdiren de O’dur. Gemilerin, suları yara yara denizde akıp gittiğini görürsünüz. Allah, doğayı belli yasalara bağlı kıldı ve size varlık kanunlarını keşfetme, araç yapma, kullanma gibi yetenekler bağışladı ki, O’nun yeryüzüne serpiştirdiği lütuf ve bereketlerini arayasınız ve bunca nîmetlerinden dolayı, kendisine kulluk edip şükredesiniz.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O’dur ki oradan taze et yemeniz, takınacağınız süs eşyalarını ondan çıkarmanız için, Deniz’i müsahhar kıldı / kullanıma sundu. Gemiler’i, O’nun lütfundan aramanız için (deniz sularını) yara yara gitmekte görürsün. Umulur ki şükredersiniz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, taptaze etler yiyebilmeniz için denizleri de sizin hizmetinize sunmuştur. Ayrıca takındığınız birçok süs eşyasını da denizden çıkarıyorsunuz. Suları yara yara giden gemilere bak. Hepsi de denizin nimetlerinden payını istiyor. Bütün bunlar için Allah'a teşekkür etmelisiniz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İçinden taze et yemeniz, takacağınız bir süs çıkarmanız için denizi emrinize veren Allah’tır. Gemilerin denizi yararak gittiklerini görüyorsun. Bütün bunlar; Allah’ın size verdiklerinin değerini bilmeniz, yaşamınızı ona göre oluşturmanız içindir. Unutmayın ki; yaratılan her varlık yasalarına uyarak yaşarken, sizin Allah’ın yasalarına aykırı davranmanız, üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir konudur. Doğadaki her varlık Allah’ın yasasına uyarken, Akıl sahiplerinin Allah’ın yasalarına aykırı davranması kabul edilemez.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kendisinden taze et (balık) yemeniz ve içinden giyeceğiniz (takacağınız) bir süs (eşyası) çıkarmanız için denizi emrinize veren de O’dur. Gemilerin denizi yarıp orada gittiğini görürsün. (Bu durum, Allah’ın) nimetlerinden aramanız ve şükretmeniz içindir. [*]
Benzer mesaj: Fâtır 35:12.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Denizi de ondan taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyaları (olan inciler) çıkarmanız için, sizin emrinize veren O (Allah’tır). Gemilerin orada (Allah’ın) lütfundan rızık aramanız için (suları) yararak yüzdüğünü görüyorsun. (Şimdi) belki şükredersiniz.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve yemek için taze et, takınmak için değerli taşlar çıkarasınız diye denizi; ve denizin üstünde suları yararak yol aldığını gördüğünüz ¹⁰ gemileri, O’nun cömertliğinden belki bir pay ararsınız ve şükredersiniz diye [koyduğu tabii yasalara] bağlı kılan O’dur.
10 Lafzen, “gördüğün”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve yine O, yemeniz için taze et ve takınıp kuşanacağınız mücevheratı ondan çıkarasınız diye denizi sizin istifadenize sunmuştur. Allah’ın lütfundan payınıza düşeni arayasınız diye, denizlerde gemilerin akıp gittiğini görürsün. Umulur ki bütün bu nimetlerin hakkını verirsiniz. 5/96, 35/12, 55/19...22
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yemeniz için taze et türleri ve takınıp kuşanmanız için mücevherat çıkarasınız diye denizi ve onun içinde suları yararak akıp gittiğini gördüğün(üz) gemileri, O’nun ihsanından payınıza düşeni arayacağınızı ve (bulunca da) şükredeceğinizi umarak (bir yasaya) tâbi kılan da yine O’dur.[²¹⁰¹]
[2101] Tıpkı hayvanlar âlemi gibi denizlerin de zarûriyyât, hâciyyât ve tahsîniyyât alanındaki üçlü fonksiyonuna atıf (Krş: Âyet 5-8).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Taze et yiyesiniz, takınacak süs eşyası çıkarasınız diye denizi hizmetinize sunan da O'dur. Gemilerin suyu yararak seyrettiklerini görürsünüz, bütün bunlar Allah’ın lütfundan aramanız ve şükretmeniz içindir.
Osman Fırat
swap_vert close
O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün. Ve (bütün bunlar ) O’nun lütfundan aramanız ve şükretmeniz içindir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve O (Hâlik-ı Azîm)dir ki, denizi musahhar etmiştir. Tâ ki ondan taze bir et yiyesiniz ve ondan giyeceğiniz bir ziynet çıkarasınız. Gemileri de orada yara yara gider bir halde görürsün. Hem fazlından talebedesiniz, hem de gerektir ki, şükredesiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yine O'dur ki denizi sizin hizmetinize verdi ki oradan taptaze et yiyesiniz ve takınıp kuşanacağınız zinet eşyası çıkarasınız. Denizde gemilerin suları yara yara akıp gittiklerini görürsün. Bütün bunlar Onun lütfedeceği nasibi aramanız ve nimetine şükretmeniz içindir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
O, denizi de (hizmetinize) verdi ki ondan taptaze et yiyesiniz ve ondan kuşanacağınız süsler çıkarasınız. Görüyorsun ki gemiler, denizi yara yara akıp gitmektedir. Allah'ın lutfunu aramanız ve O'na şükretmeniz için.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O Allâh Te'âlâ'dır ki, ondan taze et yimeniz, giydiğiniz hilyâtı çıkarmanız, rahmet ve fazlından rızık tahsîl itmeniz zımnında suları yararak gitdiğini gördiğiniz gemiyi üzerinde yürütmeniz içün denizi size müsahhar kıldı. T'â ki Allâh'ın ni'metlerine şükür idesiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Denizi de hizmetinize verdi ki ondan taze et yiyesiniz ve çıkaracağınız süsleri takınasınız. Gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün; o gemiler (Allah’ın) ikram olarak verdiklerini aramanız içindir. Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyalarını ondan çıkarmanız için denizi sizin istifadenize sunmuştur. O'nun lütfundan aramanız için gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün. Artık belki şükredersiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Taze etlerinden yemeniz ve süslerinden çıkarıp takınmanız için denizleri de O sizin hizmetinize verdi. Gemilerin suyu yara yara gittiklerini görürsün. Bunlar, Allah'ın lütfundan nasibinizi aramanız ve şükretmeniz içindir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve O'dur ki, içinden taze bir et yemeniz ve kuşanacağınız bir süs çıkarmanız için denizi emrinize vermiştir. Gemileri onda yara yara gider görürsün. Böyle yapmıştır ki, O'nun kereminden nasip arayasınız ve şükredebilesiniz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol oldur kim musaḥḥar eyledi deñizi tā yiyesiz andan et tāze ya'nį balıķ daħı çıķarasız andan bezek kim giyeniz anı. daħı görürsiz gemileri śuyı yarıcılar iken anuñ içinde daħı tā isteyesiz fażlından ya'nį gemiye binesiz bezirgenlik içün daħı anuñ-içün kim siz şükr eyleyesiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol Allāh musaḫḫar itdi size deñizleri, siz yimeg‐içün andan tāze etler,daḫı andan siz çıḳarmaġ‐ıçun bir zīnet geymeg‐içün. Daḫı görürsin gemileri yügürürler ol deñizler yüzinde ve siz istemeg‐içün anuñ iḥsānından. Olakim şükr idesiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Təzə ət (balıq əti) yeməyiniz, taxdığınız bəzək şeylərini (inci, sədəf, mərcan) çıxartmağınız üçün dənizi də sizə ram edən Odur. (Ey insan! Allahın) ne’mətindən ruzi axtarmağınız üçün sən gəmilərin onu yara-yara üzüb getdiyini görürsən. Bəlkə, (bundan sonra Allahahın ne’mətlərinə) şükür edəsiniz! [Və ya: Sən gəmilərin onu yara-yara üzüb getdiyini görürsən. (Bütün bunlar) Onun lütfünü aramanız və (kərəminə) şükür etməyiniz üçündür!]
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And He it is Who hath constrained the sea to be of service that ye eat fresh meat from thence, and bring forth from thence ornaments which ye wear. And thou seest the ships ploughing it that ye (mankind) may seek of His bounty, and that haply ye may give thanks.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It is He Who has made(2034) the sea subject, that ye may eat thereof flesh that is fresh and tender,(2035) and that ye may extract therefrom ornaments to wear;(2036) and thou seest the ships therein that plough the waves, that ye may seek (thus) of the bounty of Allah(2037) and that ye may be grateful.
2034 We have gone up in a climax of material things from the big to the subtle in the sky and the earth. Here we have another climax as regards the things of the sea. We get the delicate flesh of fishes and marine creatures of all kinds; we get the treasures of the deep: pearls, coral, amber, and things of that kind; and we have the stately ships ploughing the waves, for maritime commerce and intercourse, for unifying mankind, and for reaching the spiritual bounty of Allah which can best be expressed by the boundless ocean. 2035 Connoisseurs know the delicate flavours of sea fish, such as the pomfret of the Indian Ocean, the herring of the North Atlantic, the mullet of Marseilles , and many other kinds. Tari, translated "fresh and tender," also refers to the soft moist nature of fresh fish. It is another wonder of Allah that salt water should produce flesh of such fresh, tender, and delicate flavour. 2036 Diving for pearls—in both the primitive and the more advanced form—is another instance of man's power over apparently inaccessible depths of the sea. 2037 After the material benefits which we get from the sea, we are asked to consider things of higher import to the spirit of man. There is the beautiful ship which stands as the symbol of international commerce and intercourse, things that may be of material benefit, but which have a higher aspect in unifying man and making his civilisation more universal. These are first steps in seeking of the "bounty of Allah" through the sea. But there are higher aspects. Navigation and international intercourse increase knowledge, which in its higher aspects should clean the mind and make it fitter to approach Allah. The salt water, which covers nearly 72 percent of the surface of the globe, is itself a purifying and sanitary agent, and is a good symbol of the higher bounties of Allah, which are as boundless as the ocean (Cf. 45:12).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَهُوَ
ve O
الَّذ۪ي
O zattır ki
سَخَّرَ
emrinize verdi
الْبَحْرَ
denizi
لِتَاْكُلُوا
yemeniz için
مِنْهُ
ondan
لَحْماً
bir et
طَرِياًّ
taze
وَتَسْتَخْرِجُوا
ve çıkarmanız için
مِنْهُ
ondan
حِلْيَةً
bir süs eşyası ki
تَلْبَسُونَهَاۚ
onu takınırsınız
وَتَرَى
ve görürsün
الْفُلْكَ
gemileri
مَوَاخِرَ
yara yara giden olarak
ف۪يهِ
onda
وَلِتَبْتَغُوا
ve aramanız içindir
مِنْ فَضْلِه۪
O'nun fazlından
وَلَعَلَّكُمْ
ve ta ki siz
تَشْكُرُونَ
şükredersiniz
İçinden taze et (balık) yemeniz ve takınacağınız (inci, mercan gibi) süs eşyası çıkarmanız için denizi emrinize veren de (yine) O'dur. Gemilerin orada (suları) yara yara gittiklerini görürsün. (Bütün bunlar) O'nun fazlından (rızkınızı) aramanız ve (nimetlerine) şükretmeniz içindir.
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
سَخَّرَ
Fiil-II
س خ ر
Boyun eğdirdi, amade kıldı, hizmetine verdi, istifadesine verdi, musallat etti
بَحْر
İsim
ب ح ر
Deniz
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
لَحْم
İsim
ل ح م
Et
طَرِيّ
Sıfat
ط ر و
Taze
اِسْتَخْرَجَ
Fiil-X
خ ر ج
Çıkarttı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
حِلْيَة
İsim
ح ل ي
Süs eşyası
لَبِسَ
Fiil-I
ل ب س
Giydi, örttü, takındı
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
فُلْك
İsim
ف ل ك
Gemi, gemiler
مَوَاخِر
İsim
م خ ر
(Denizi) Yara yara gidenler
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اِبْتَغَى
Fiil-VIII
ب غ ي
İstedi, arzuladı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
فَضْل
İsim
ف ض ل
Lütuf, fazilet, kerem, üstünlük
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
شَكَرَ
Fiil-I
ش ك ر
Şükretti