close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nahl Sûresi 120. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne ibrâhîme kâne ummeten kâniten li(A)llâhi hanîfen velem yeku mine-lmuşrikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki İbrahim, tek başına bir ümmetti, Allah'a itaat ederdi daima, doğruydu ve müşriklerden değildi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçek şu ki: İbrahim (AS tek başına) bir ümmetti; Allah’a bütünüyle ve gönülden yönelip itaat eden (Ganit=Halis, teslimiyetli ve hizmet ehli) bir Hanif’ti (muvahhid ve önder bir mü’mindi, mevcut bâtıl düşünce ve düzeni hoş görüp muhafaza etmezdi), ve asla müşriklerden olmuş değildi. (Zalim sistemlere ve yöneticilere tenezzül etmemişti.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şüphe yok ki, İbrahim tek başına bir ümmetti. Allah'a itaat ederdi, daima doğruydu, Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıran kimselerden de değildi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İbrâhim gerçekten Hakka ve tevhide yönelen, Allah'a boyun eğip itaat eden, uzun uzun kıyamda durarak namaz kılan, sorumluluk şuuruyla görevini yerine getiren saygılı, tutkun, teşkilatlı, yetişmiş, uzman cemaatlere, uzman müesseselere bedel, hayrı öğreten, benimsenecek eşsiz bir önderdi. Hiçbir zaman, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah'a ortak koşan, gizli şirki yaşayan, başka otoriteler de kabul eden müşriklerden olmadı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Doğrusu İbrahim Allah'a boyun eğmiş, dosdoğru çizgideki bir ümmetti. Müşriklerden değildi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçek şu ki, İbrahim (tek başına) bir ümmetti; Allah'a gönülden yönelip itaat eden bir muvahhiddi ve o müşriklerden değildi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gerçekten İbrahîm hak dinine yönelen, Allah'a itaat üzere bulunan, bütün hayırlı hasletleri kendisinde toplayan bir imâmdı (önderdi); ve hiç bir zaman müşriklerden olmamıştı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İbrahim, gerçekten Allah’ı birleyen, O’na itaat eden bir önder idi. O asla müşriklerden olmadı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Gerçek şu ki, İbrâhim, Hakk'a yönelen, Allah'a itaat eden bir önder idi. Allah'a ortak koşanlardan değildi.
Besim Atalay
swap_vert close
İbrahim, içten Allaha başeğen bir ümmet idi, eş koşanlardan olmadı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hiç kuşkusuz İbrahim, yalan ve sahtelik taşıyan her şeyden yüz çevirerek Allah'ı birleyen, O'na yürekten bağlanan ve Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan bir önderdi. O, hiçbir zaman müşriklerden olmadı.
Cemil Said
swap_vert close
İbrâhîm Allâh’a mutî’ bir ümmetden idi müşriklerden değil idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İbrahim, şüphesiz Allah'a boyun eğen ve O'na yönelen bir önderdi; puta tapanlardan değildi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz İbrahim, Allah’a itaat eden, hakka yönelen bir önder idi. Allah’a ortak koşanlardan değildi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kuşkusuz İbrâhim, bir tevhid önderi olarak Allah’a gönülden itaat eden iyilik rehberiydi, müşriklerden de değildi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İbrahim, gerçekten Hakk'a yönelen, Allah'a itaat eden bir önder idi; Allah'a ortak koşanlardan değildi.
Edip Yüksel
swap_vert close
İbrahim, ALLAH'a boyun eğen, monoteist bir öncü idi. Hiç bir vakit ortak koşmadı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şüphesiz İbrahim Allah'a itaat eden, Hakk'a yönelen bir önderdi. Ve hiçbir zaman müşriklerden olmadı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Muhakkak ki İbrahim başlı başına bir ümmet idi, tek bir hanîf olarak Allaha itaat için kıyam etmişti ve hiç bir zaman müşriklerden olmadı
Emrah Demiryent
swap_vert close
120-121. Şüphesiz ki İbrâhîm, (tek başına) bir ümmetti (bütün güzel hasletlere sahip bir önderdi), O, Allah’a itaat eden bir muvahhiddi (her daim tevhid inancı üzere olan bir kimseydi). Ve o, (hayatının hiçbir döneminde) Allah’a ortak koşanlardan olmadı. (İbrâhîm,) kendisini (peygamber olarak) seçip dosdoğru bir yolda sebat ettiren Rabbinin nimetlerine (her hali ile) şükreden bir kuldu.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İbrahim, hanif¹ olarak Allah'a yönelen bir ümmetti.² Ve müşriklerden değildi.
1- Birleyici, şirk koşmaksızın tevhide yönelen. 2- Bir önderdi/imamdı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakıykaten İbrâhîm (başlı başına) bir ümmetdi; Allaha itaatkârdı, (baatıl dînlerden uzak ve) müvahhid bir müslümandı. O, (hiçbir zaman) müşriklerden olmamışdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhe yok ki İbrâhîm, Allah'a itâat eden, Hanîf (hakka yönelmiş) olan (başlıca)bir ümmet (her hususda kendisine tâbi' olunan bir rehber) idi. Ve (o, kâfirler gibi)müşriklerden olmadı!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Gerçekten, İbrahim (yalan ve sahtelik taşıyan ve) batıl olan her şeyden yüz çevirerek Allah’ın iradesine yürekten bağlanıp boyun eğen (insanlara her türlü iyiliği öğreten, bütün erdemleri, kendisinde toplayan) bir önderdi. Ve hiçbir zaman puperestlerden (Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştıranlardan) olmadı.*
(*) Not: Ümmet teriminin pek çok anlamlarından biri de önderdir. Yani burada ki (أمة) ’’ümmet’’ ifadesi, bütün iyi özellikleri kendisinde toplayan örnek adam anlamındadır. Buradaki lügat ve tefsir metnine bakılabilir الأُمَّة : الرجل الجامع لخصال الخير (تعريف و معنى أمة في معجم المعاني الجامع)... الثالث: إمام يؤتم به ، قاله الكسائي وأبو عبيدة (النكت والعيون)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İbrahim, Allah’a gönülden kulluk eden, yalnızca doğruya yönelen (hanif) bir ümmetti. Aynı zamanda İbrahim hiçbir zaman müşriklerden olmadı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten İbrahim tek başına bir topluluktu. Allah’a boyun eğici idi. Allah’ı birleyici idi, Allah’a eş koşanlardan da değildi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
120, 121. Şurası muhakkak ki İbrahim tek başına bir ümmetdi [¹]. Allah/a muti/ idi, muvahhid-i pâk idi, müşriklerden değildi, Allah/ın nimetlerine şakirdi, Allah onu nübüvvet için seçti, doğru yola götürdü.
[1] Bütün halk kâfir iken o muvahhit idi, ümmetteki kemâl onda toplanmıştı. Muvahhitler reisiydi, muailim-i hayır idi, pişüva idi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki İbrahim, şirke isyan ederek, Allah’a gönülden yönelen [hanîf], tek başına bir ümmet⁴⁵ idi. O asla şirk/ortak koşanlardan değildi.
45 “Ümmet” kelimesi burada Hz. İbrâhim’e izafe edilmiştir. O, bir toplumun yapması gereken mücadeleyi tek başına yapmıştı. Putlar ve onlara tapanlarla savaşmıştı. Onun için “tek başına bir ümmet” gibi olan bir önder diye anlamak gerekir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz İbrahim (tek başına) bir ümmetti; o Allah'a itaat eden, O'na yönelen bir muvahhitti ve o müşriklerden değildi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerçekten de İbrâhim, Allah’a yürekten boyun eğen, her türlü bâtıl inançtan, tüm eğri yollardan uzaklaşarak tek Tanrı inancına yönelen bir mümin, insanların haktan yüz çevirdiği bir dönemde, tevhid sancağını tek başına omuzlayan bir önder, müminde bulunması gereken bütün erdemleri kendisinde toplayan örnek bir şahsiyet, âdetâ tek başına bir ümmetti. Onun izinden gittiğini iddia eden Yahudi ve Hıristiyanların birtakım Peygamberleri, hahamları, azizleri, melekleri yüceltip ilâhlaştırmasına karşılık, o hiçbir zaman Allah’a ortak koşmamış ve Allah’ın hiçbir kitabını veya elçisini yalanlamamıştı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İbrahim, hanîf olarak Allah’a itaat eden ümmetti. Müşrikler’den olmadı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şüphesiz İbrahim Allah'a gönülden bağlı, doğa kadar saf bir Müslüman idi. Aratanrıcı müşriklere hiç iltifat etmedi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İbrahim gerçekten Hakk’a yönelen, Allah’a itaat eden bir önderdi. Allah’ın yasalarına karşı çıkıp, insanların yasalarına uyarak, Allah’tan başka ilahlar edinmedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki İbrahim [hanîf] (Allah’ı birleyen), Allah’a itaat eden, (tek başına) bir ümmetti; [*] ortak koşanlardan değildi.
Bu cümle “Hz. İbrahim’in tek başına bir ümmet olduğunu” ortaya koymakta, çoğunluğun hakikat için ölçü olmadığını göstermektedir. “Hakikat”, değerini eskiden geliyor oluşundan da taraftar kalabalıklığından da almaz; “hakikat” değerini kaynağından, yani referansından alır ki bu da Yüce Allah’tan gelendir yani vahiydir. Hakikat için gerekiyorsa tek başına kalmak göze alınmalı, kişi kendisini davasına adamalı, tepkileri göze almalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz İbrahim, sadece Allah’a yönelerek küfre savaş açan (başlı başına) bir ümmetti ve o, kesinlikle müşriklerden¹ değildi.
1 Yani; İbrahim (a.s), asla kendilerini İbrahim’in milletinden sayan, Kureyş ve diğer müşriklerin dinlerinden olmamıştı. Veya İbrahim (a.s) hayatında, asla müşrik olmamıştı.  
Muhammed Esed
swap_vert close
GERÇEK ŞU Kİ, İbrahim insana yakışan bütün erdemleri kendinde toplamasını bilen, ¹⁴⁴ yalan ve sahtelik taşıyan her şeyden yüz çevirerek Allah’ın iradesine yürekten bağlanıp boyun eğen ¹⁴⁵ biriydi; Allah’tan başkalarına tanrılık yakıştıran kimselerden değildi:
144 Ümmet teriminin pek çok anlamlarından biri de budur; ve bizce bu anlam örgüsü içinde yapılabilecek en uygun aktarım ancak yukarıdaki gibi olabilir. Burada Hz. İbrahim’den söz edilmesi, Yahudilerden söz eden 118. ayete ilişkin ince bir atıf taşımaktadır: çünkü ismi geçen bu kavim, Hz. İbrahim’in soyundan gelmekle kendini “seçilmiş kavim” olarak görmektedir; oysa, Kur’an, soya dayanarak ortaya atılan tüm üstünlük, seçilmişlik iddialarını ısrarla reddetmektedir. Ayrıca, Kur’an pek çok yerde ifade etmektedir ki, İbranîlerin -bu arada çoğu Arap boylarının- bu mümtaz/seçkin atası iyi, güzel ve doğru olan şeylerle öylesine özdeşleşmişti ki, “Allah o’nu (kendine) dost edinmişti” yahut “Allah onu sevgisiyle yüceltmişti” (4:125); oysa o’nun Yahudi torunları her fırsatta Allah’a başkaldırmış, ve dolayısıyla “kendi kendilerine haksızlık etmişlerdir”.145 Hanîf teriminin bu karşılığına ilişkin bir açıklama için bkz. 2. sure, 110. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hiç kuşku yok ki İbrahim, Allah’a yürekten bağlı; tek başına ümmet idi. Ve o asla ortak koşan müşriklerden olmadı. 2/135, 3/95, 4/125, 16/123, 22/78, 60/4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
HİÇ şüphe yok ki İbrahim tüm güzellikleri kendinde toplamış başlı başına örnek bir önder,[²²⁰⁹] her türlü kötülükten yüz çevirip bütün varlığıyla Allah’a adanmış[²²¹⁰] biriydi; ve o, asla başkalarına ilâhlık yakıştıran bir müşrik olmadı.[²²¹¹]
[2209] Tercihimiz, ummeten kelimesinin bu bağlama uygun ve en kapsamlı karşılığıdır. [2210] Kânitenin en uygun karşılığı budur. Hanifin dilsel gerekçesi için bkz: 10:105, not 119. [2211] Bu âyet, En’âm 79’da geçen Hz. İbrahim’in kendi sözüne bir göndermedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey insanlar, İbrahim a.s. hakkında yanlış itikadlarda bulunmayın.) Kuşkusuz İbrahim başlı başına bir ümmetti (kavminin tümü kafir iken o) Allah'a itaat eden; (bâtıl dinlerin hepsinden yüz çeviren) bir muvahhid idi. (Allah’ın birliğine iman eden bir müslümandı ki,) O hiçbir zaman müşriklerden (taraf) olmamıştı.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz İbrahim, Allah’la ikna olmuş, Hanif bir önder idi. Ve O Allah’a ortak koşanlardan değildi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak ki, İbrahim (başlıca) bir ümmet idi, Allah'a muti idi, bâtıldan müteberri idi ve müşriklerden olmuş değildi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Gerçekten İbrâhim, hak dine yönelen, Allah'a itaat üzere bulunan tek başına bir ümmet, bütün hayırlı halleri kendinde toplayan bir önder idi. O hiçbir zaman müşriklerden olmadı.
Yaşadığı dönemde dünyada tevhid sancağını taşıyan tek Müslüman idi. Normalde bir ümmet tarafından yürütülen bir görevi yaptığı için, bir ümmet sayılırdı.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
İbrahim Allah'ı birleyerek O'na ita'at eden bir ümmet (her iyiliği kendinde toplayan bir önder) idi, ortak koşanlardan değildi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İbrâhîm: Allâh'a muti', emrine kâim, hakka mâil ve bâtıldan müctenib idi ve müşriklerden değildi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İbrahim tek başına bir toplumdu (ümmetti)[*]. Allah’a boyun eğerdi, hep doğruya yönelirdi ve müşriklerden (Allah’ı ikinci sıraya koyanlardan) olmamıştı.
[*] Ümmet: Toplum, Bir lideri olan ve hedefleri uğruna(örneğin din uğruna) o lider etrafında hür iradesi ile toplananlardır. İbrahim(a.s.) başlangıçta kimsenin inanmadığı bir nebi resuldü. Onu izleyen kimse olmamasına rağmen mücadelesine devam etti. Kelimenin bu ayette kullanılmasından anlaşılacağı üzere bir hedef uğrunda, en az bir liderden oluşan ve onun etrafında kendi iradeleri ile bir araya gelip hareket edenler ümmettir. Bu topluluk bir arada olma bilinciyle hareket ettiğinden artık topluluk(halk) olma durumundan toplum(millet) olma durumuna geçerler. Bu nedenle Türkçe Mealde ümmet geçen ayetlere TOPLUM , kavim geçen ayetlere TOPLULUK veya HALK manası tercih edilmiştir. Kur'anda ümmet ve kavim kelimelerinin aynı cümle içinde kullanıldığı ayet olan Araf 5/159 bu iki kelimenin farklılığını algılamak açısından önemlidir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
İbrahim, Allah'a itaatkar hanif bir önderdir. Asla müşriklerden değildir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İbrahim, Allah'a itaat eden ve bâtıl inanışlardan yüzünü çevirip Allah'a yönelen başlı başına bir ümmet idi. O hiçbir zaman müşriklerden olmadı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlı başına bir ümmet idi; bir hanîf olarak Allah'ın önünde eğiliyordu, müşriklerden değildi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ ibrāhįm oldı bir bölüg-idi boyun virici Tañrı’ya müsülmān daħı olmadı ortaķ eyleyicilerden.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ İbrāhīm peyġamber imām‐ıdı İslām dīnine, muṭī‘ idi Tañrı Ta‘ālāyaaru i‘tiḳād‐ıla. Daḫı müşriklerden degül‐idi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, İbrahim Allaha müt’i, batildən haqqa tapınan bir imam (rəhbər) idi. O heç vaxt müşriklərdən olmamışdı. (Və ya: İbrahim özü bir ümmət idi. Bir ümmətə xas olan bütün yaxşı cəhətlət, gözəl xüsusiyyətlər onda cəmlənmişdi).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! Abraham was a nation obedient to Allah, by nature upright, and he was not of the idolaters;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Abraham was indeed a model,(2156) devoutly obedient to Allah, (and) true in Faith, and he joined not gods with Allah.(2157)
2156 Ummah: a model, pattern, example for imitation: but the idea that he was an Ummah in himself, standing alone against his world, should not be lost sight of. See next note.2157 The Gospel of Unity has been the cornerstone of spiritual Truth for all time. In this respect Abraham is the model and fountainhead for the world of western Asia and its spiritual descendants all over the world. Abraham was among a people (the Chaldeans) who worshipped stars and had forsaken the Gospel of Unity. He was among them but not of them. He suffered persecution, and left his home and his people, and settled in the land of Canaan .  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp- hesiz
اِبْرٰه۪يمَ
İbrâhîm
كَانَ
idi
اُمَّةً
bir ümmet
قَانِتاً
itaat eden
لِلّٰهِ
Allah'a
حَن۪يفاًۜ
hanîf olan
وَلَمْ يَكُ
ve olmadı
مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ
müşriklerden
Hiç şüphe yok ki İbrâhîm, Allah'a itaat eden, (hakka yönelmiş) Hanîf olan (tüm güzellikleri kendinde toplamış başlı başına) bir ümmet idi ve o, müşriklerden değildi.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اِبْرٰه۪يم
Özel isim
اِبْرٰه۪يم
Hz. İbrâhîm (a.s.)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اُمَّة
İsim
ا م م
Ümmet, topluluk
قَانِت
Etken fiil
ق ن ت
İtaat edici, itaat eden erkekler
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
حَنِيف
İsim
ح ن ف
Hanîf (Allah'a teslim olmuş ve hakka yönelmiş olan)
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُشْرِك
Etken fiil-IV
ش ر ك
Müşrik, müşrik erkek, Allah'a şirk koşan