close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nahl Sûresi 118. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve’alâ-lleżîne hâdû harramnâ mâ kasasnâ ‘aleyke min kabl(u)(s) vemâ zalemnâhum velâkin kânû enfusehum yazlimûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yahudi olanlara da daha önce sana anlattığımız şeyleri haram etmiştik. Onlar, bize zulmetmediler, kendilerine zulmettiler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şimdi Sana aktardıklarımızı (ve helâl kıldıklarımızın bir kısmını) daha önce Yahudi olanlara da haram kıldık. (Bunu da aşırılıkları ve azgınlıkları sebebiyle yaptık. Böyle davranarak) Biz onlara zulmetmedik, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Daha önce sana anlattığımız şeyleri, yani tırnaklı hayvanlar ve iç yağları, Yahudilere haram kılmıştık. Bununla biz, onlara haksızlık etmedik, tersine onlar kendi kendilerine haksızlık yaparak, yaratılış gayesi dışında yaşamaya kalkıştılar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sana anlattıklarımızı, daha önce, yahudiliğin takipçilerine de haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine, birbirlerine haksızlığı alışkanlık haline getiriyorlardı.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/160; 6/119, 146.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Yahudilere de daha önce sana anlattıklarımızı haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik, ama onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yahudi olanlara da, bundan önce sana aktardıklarımızı haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Daha önce (En'am sûresi, 146. âyet'de) Yahudi'lere haram kıldığımız şeyleri sana (ey Rasûlüm) anlatmıştık. Biz, onlara zulüm yapmadık, fakat onlar kendi nefislerine zulüm yapıyorlardı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yahudilere, daha önce sana anlattıklarımızı haram etmiş idik. Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar, kendilerine zulmediyor idiler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sana anlattıklarımızı daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Biz onlara haksızlık etmedik; aksine onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.
Besim Atalay
swap_vert close
Sana önce anlattık, Yahudi olanlara, neyi haram kılmışsak, zulmetmedik onlara, onlarsa zulmetti kendilerine
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yahudilere de sana bildirdiğimiz şeyleri haram kılmıştık. Bununla biz onlara zulmetmedik. Lâkin onlar kendilerine zulmettiler.
Bkz. 4/160, 6/146“Sana bildirdiğimiz” ifadesiyle En’am 6/146. ayeti kastedilmektedir. Orada yalnızca o dönem Yahudilerine özgü yasaklar anlatılmaktadır. Yahudilere yasak olanlar her devirde geçerli olacak evrensel yasaklar değildi, azgınlıklarından dolayı sadece Yahudilere verilen bir kısıtlamaydı.  
Cemil Said
swap_vert close
Sana evvelce bildirdiğimiz yemekleri yahûdîlere harâm itmişdik ânlara böyle tahrîm ile zulm itmedik ânlar bizzat nefîslerine zulm itdiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sana anlattıklarımızı, daha önce, yahudi olanlara da haram kılmıştık; biz onlara zulmetmedik, onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Daha önce sana anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz (bununla) onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yahudilere daha önce sana sözünü ettiğimiz şeyleri haram kılmıştık. Onlara biz haksızlık etmedik, fakat onlar kendi kendilerine haksızlık ediyorlardı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sana anlattıklarımızı, daha önce, yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik, fakat, onlar kendilerine haksızlık ediyorlardı.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yahudilere, daha önce sana anlattığımız şeyleri haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik; fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sana anlattıklarımızı, daha önce yahudilere de haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmemiştik. Fakat onlar kendi kendilerine zulmetmişlerdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yehudî olanlara ise bundan evvel sana naklettiklerimizi haram kıldık ve onlara biz zulm etmedik ve lâkin kendi kendilerine zulmediyorlardı
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Sana anlattığımız (bazı) şeyleri, daha önce yahûdîlere harâm kılmıştık. Biz (bunları harâm kılmakla) onlara zulmetmedik, fakat onlar (azabımızı hak edecek işler yaparak) kendilerine zulmediyorlardı.
Yahûdîlere harâm kılınan bu şeyler, En’âm Sûresi 146. âyet-i kerîmede anlatılmıştır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sana anlattıklarımızı daha önce Yahûdîlere de haram kılmıştık. Biz, onlara haksızlık yapmadık. Fakat onlar kendi kendilerine haksızlık ediyorlardı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz sana anlatdığımız şeyleri Yahudilere daha evvel haram kılmışdık. (Bununla) biz onlara zulmetmemişdik. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yahudi olanlara ise, daha önce sana anlattıklarımızı(4) haram kılmıştık. Hâlbuki(biz) onlara zulmetmedik, fakat (onlar, kötü amelleriyle) kendilerine zulmediyorlardı.
(4)Burada, “Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm’a daha önce anlatılanlar”dan maksad; En‘âm Sûresi, 146. âyettir. (Celâleyn Şerhi, c. 4, 277)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Daha önce yahudi olanlara da haram kıldığımız şeyleri (En’am-146. Ayet’de) sana anlatmıştık. Hâlbuki (biz) onlara zulmetmedik, fakat onlar, (azgınlık ve kötü amelleriyle) kendilerine zulüm (yazık) ediyorlardı.*
(*) Ayrıca “Sana bildirdiğimiz” ifadesiyle En’am 6/146. ayeti kastedilmektedir. Orada yalnızca o dönem Yahudilerine özgü yasaklar anlatılmaktadır. Yahudilere yasak olanlar her devirde geçerli olacak evrensel yasaklar değildi, Ancak onlar, (azgınlıkları sebebiyle) kendi kendilerine zulmediyorlardı. Zulüm ve azgınlıklarından dolayı sadece Yahudilere verilen bir kısıtlamaydı. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) Yani Konumuz olan âyetin son cümlesine göre Allah tarafından yahudilere yiyecekler konusunda perhiz türünden bazı sınırlı yasaklar konulmasının asıl sebebi, yahudilerin yine kendileri olmuştur; bu yasakların, zulüm, azgınlık ve kötü amelleri sebebiyle onları terbiye etme amacı taşıdığı anlaşılmaktadır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yahudi olanlara da daha önceden, sana anlattıklarımızı haram etmiştik. Allah onlara zulmetmedi ama (Bu yasaklara uymamalarından dolayı) onlar kendi nefislerine zulüm ettiler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bu sana anlattığımız nesneleri daha önce yahudilere haram kılmıştık. Böylelikle Biz onlara kıymış olmadık, belki onlar kendi kendilerine kıymış oldular.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yahudiler haram kıldığımızı da daha evvel [⁴] sana haber vermiştik. Biz bunları haram kılmakla onlara zulmetmedik, fakat onlar kötülük işlemekle kendilerine zulmediyorlar.
[4] En'am Sûre-i Celîlesinde. (146. âyet)  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yahudilere daha önce sana sözünü ettiğimiz şeyleri haram kılmıştık.⁴⁴ Biz onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
44 Krş. Nisâ, 4/160; En’âm, 6/146  
Kadri Çelik
swap_vert close
Yahudi olanlara da bundan önce sana aktardıklarımızı haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yahudilere de, sana daha önce 6. En’âm: 146’da anlattığımız şeyleri haram kılmıştık. Fakat bunlar her çağda geçerli olacak evrensel yasaklar değildi, aksine, azgınlıklarından dolayı Yahudilere verilen ve yalnızca o döneme özgü bir cezaydı. Biz ceza vermekle onlara zulmetmedik, tam tersine, onlar sürekli suç işlemekle kendi kendilerine zulmediyorlardı. Fakat tövbe kapısı her zaman açıktır:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Önceden sana anlattığımız şeyleri Yahudîleşmiş olanlara haram kıldık. Onlara zulmetmedik; ama onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hatırlarsın, Yahudilere de sana daha önce sözünü ettiğimiz bazı şeyleri haram etmiştik. Onlara hiç haksızlık etmemiştik, fakat, saygısızlığı bizzat kendileri yapmışlardı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sana anlattıklarımızı daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik! Fakat onlar yasalarımıza aykırı davranarak kendilerine haksızlık ettiler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sana daha önce anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. [*] Biz onlara haksızlık etmedik fakat onlar kendilerine haksızlık ediyorlardı. [*]
Dini öğretilerdeki kaynak ve amaç birlikteliğiyle ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:90; Şu‘arâ 26:196; Fussilet 41:43; Şûrâ 42:13; Necm 53:36-37; A‘lâ 87:18-19.,Benzer mesajlar: Bakara 2:57; Âl-i İmrân 3:117; A‘râf 7:160, 177; Tevbe 9:70; Yûnus 10:44; Hûd 11:101; Nahl 16:33; Kehf 18:49; ‘Ankebût 29:40; Rûm 30:9; Zuhruf 43:76.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Mûsanın dinini terk edip)¹ Yahûdî olanlara da daha önce sana aktardığımız² (yiyecekleri) haram kıldık. Biz, (bu yasakları koyarak) onlara asla zulmetmedik. Ancak onlar, (azgınlıkları sebebiyle) kendi kendilerine zulmediyorlardı.
1 Hz. Mûsa’nın getirdiği dinin adı, Yahûdîlik olmadığı için tercüme bu şekilde yapılmıştır. Yani bugünkü Yahûdîliğin Hz Mûsa’nın getirdiği dinle bir ilişkisi yoktur. Bunu (هَادُوا) ifâdesinden anlamak da mümkündür.2 (En’am: 146.) âyette belirtilen yiyecekleri.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [yalnız] Yahudi inancına bağlı olanlara sana daha önce sözünü ettiğimiz şeyleri ¹⁴² yasakladık; çünkü onlara Biz haksızlık yapmadık; tam tersine, onlar kendi kendilerine haksızlık yaptılar.
142 Yani, bu sureden kısa bir süre önce vahyedilmiş olan 6:146’da sözü edilen şeyler. Cümlenin başındaki “Ve” bağlacı bu ayetin yukarıda 114. ayetteki “Allah’ın size rızık olarak bahşettiği temiz ve meşru şeylerden payınızı alın” ifadesiyle olan bağlantısına işaret etmektedir. Bu iki ifade bir arada, gerçekten iyi ve sağlığa uygun olan hiçbir şeyin müminlere yasak olmadığını (6:145); Yahudilere konan perhiz türünden bazı yasaklama ve kısıtlamalarınsa inatla sürdürdükleri bazı günahlara karşı sadece onlara özgü bir ceza, bir tedîb olduğunu göstermektedir (karş. 3:93).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sana daha önce sözünü ettiğimiz şeyleri Yahudilere de haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmiyorduk. Fakat onlar kendi kendilerine zulmedip yazık ediyorlardı. 3/117, 4/97, 7/22-23, 10/44, 11/101
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve yalnızca Yahudileşen kimselere[²²⁰⁶] sana daha önce aktardığımız şeyleri yasaklamıştık;[²²⁰⁷] ama onlara zulmeden biz değildik, ne var ki onlar asıl kendi kendilerine zulmettiler.
[2206] Vahiy getiren tüm rasuller ve onlara iman eden mü’minler, Allah katında “müslüman” ismini alırlar. İsrâiloğullarının Yahudileşmesi, İslâm’dan bir sapmadır. Bu sapmayı Yahudi kelimesinin geçirdiği semantik serüven de ortaya koymaktadır (Bkz: 2:62, not 113). [2207] Bu âyetlerden önce indirilen En’âm sûresinin 146. âyetinde aktarılanlar kastedilmektedir. Bu âyet, sonra inen âyetlerin önceki âyetleri referans göstermesine tipik bir örnek teşkil eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed-En'am suresinin 146. ayetinde-) Sana bildirmiş olduğumuz (müminlere helal kıldığımız) şeyleri; daha evvel, Yahudilere haram kılmıştık. Onlara biz zulmetmedik, (çünkü bu haram kılma, onların hak ettiği bir ceza idi) fakat onlar (Peygamberlerine asi olmakla) kendilerine zulmediyorlardı.
Osman Fırat
swap_vert close
Daha önce sana anlattıklarımızı Yahudi olanlara haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve sana evvelce hikaye etmiş olduğumuz şeyleri Yahudilere haram kılmış idik. Ve onlara Biz zulüm etmedik velâkin onlar kendi nefislerine zulüm eder oldular.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yahudilere de, daha önce sana bildirdiğimiz şeyleri haram kılmıştık. Bununla Biz onlara zulmetmedik. Lâkin onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı. [4, 160; 6, 146; 6, 119]
Daha önce indirilen, 6,146. âyetine işaret ediliyor.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yahudi olanlara da, bundan önce sana anlattıklarımızı haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı!
En'âm: 146; Âl-i İmrân: 93; Nisâ: 160 ncı âyetler.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yahûdîlere, bundan evvel sana (Sûre-i En'âmda) hikâye iylediğimiz şeyleri harâm kıldık. Bununla onlara biz zulüm itmedik ve lâkin kendi nefislerine kendileri zulüm itdiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sana anlattığımız şeyleri daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Bizim onlara bir yanlışımız olmadı ama onlar, yanlışı kendilerine yapıyorlardı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sana anlattıklarımızı daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Onlara biz zulmetmedik, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yahudilere de, daha önce sana anlattığımız şeyleri haram kılmıştık. Biz onlara haksızlık etmedik; onlar kendilerine zulmedip duruyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sana anlattıklarımızı daha önce, Yahudilere haram kılmıştık. Biz onlara haksızlık etmedik; aksine, onlar kendi benliklerine zulmediyorlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlara kim cuḥūd oldılar ḥarām eyledük anı kim ḥikāyet eyledük saña ilerüden. daħı žulm eylemedük anlara velįkin oldılar gendüzilerine žulm eylerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı Yehūdiler üstine ḥarām eyledük saña ḫaber virgen nesneleri bundanburun En‘ām sūresinde, biz ẓulm eylemedük anlara. Lākin kendüleri nefs‐lerine ẓulm iderler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yəhudilərə haram etdiyimiz şeyləri daha əvvəl sənə xəbər vermişdik. Biz (bunları haram buyurmaqla) onlara zülm etmədik. Onlar (günah işlər görməklə) özləri özlərinə zülm edirdilər. (Buna görə də Allah bir çox ne’mətləri onlara haram buyurdu).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And unto those who are Jews We have forbidden that which We have already related unto thee. And We wronged them not, but they were wont to wrong themselves.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
To the Jews We prohibited such things as We have mentioned to thee before:(2154) We did them no wrong, but they were used to doing wrong to themselves.
2154 See 6:146 and nn. 970-971. The further prohibitions to them were a punishment for their hardness of hearts, and not a favour.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَعَلَى الَّذ۪ينَ
ve o kimselere ki
هَادُوا
Yahudi oldular
حَرَّمْنَا
haram kılmıştık
مَا
o şey- leri ki
قَصَصْنَا
anlattık
عَلَيْكَ
sana
مِنْ قَبْلُۚ
önceden
وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ
ve onlara zulmetmedik
وَلٰكِنْ
fakat
كَانُٓوا
idiler
اَنْفُسَهُمْ
kendi nefislerine
يَظْلِمُونَ
zulmediyorlar
(Resulüm!) Sana anlattıklarımızı önceden Yahudi olanlara da (anlatmış ve onlara da) haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik; fakat onlar (âyetlerimizi inkâr ederek ve resullerimizi yalanlayarak) kendi nefislerine zulmettiler.
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
هَادَ
Fiil-I
ه و د
Yahudi oldu, yöneldi
حَرَّمَ
Fiil-II
ح ر م
Haram saydı, mukaddes kıldı, men etti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
قَصَّ
Fiil-I
ق ص ص
Anlattı, takip etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
لٰكِن
Harf-i istidrak
لٰكِن
Fakat, oysa, ama
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti