close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nahl Sûresi 116. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ tekûlû limâ tasifu elsinetukumu-lkeżibe hâżâ halâlun vehâżâ harâmun litefterû ‘ala(A)llâhi-lkeżib(e)(c) inne-lleżîne yefterûne ‘ala(A)llâhi-lkeżibe lâ yuflihûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yalanlar uydurup dile getirerek Allah'a iftira etmeyin şu helaldir, bu haram diye; şüphe yok ki yalan söyleyip Allah'a iftira edenler, kurtulmazlar, muratlarına ermezler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla (kendi kafanızdan) şuna helâl, buna haram demeyin. Çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ulaşamayacaklardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kendi dillerinizin uydurmasıyla Allah'a iftira ederek, “Bu helaldir, şu haramdır” demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan düzenler asla kurtuluşa erişemezler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Dillerinizin, kendinizin uydurduğu yalanlara dayanarak: “Bu helâldir, meşrûdur, şu haramdır” demeyin, Allah adına yalan uydurmuş olursunuz. Allah adına yalan uyduranlar kesinlikle, kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa eremezler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Dillerinizin yalan yere nitelendiregeldikleri için: "Bu helaldir, bu da haramdır" demeyin, Yoksa Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal, buna haram demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Dillerinizin “Bu helâldır, şu haramdır” diye yalan olarak vasıflandırdığı şeyi söylemeyin ki, Allah'a yalan iftira etmiş olursunuz. Şüphe yok ki, Allah'a yalan uyduranlar, asla kurtulamazlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Dillerinizin anlattığı yalana dayanarak, “bu helaldir, şu haramdır” demeyin. Nihayet Allah’a iftira etmiş olursunuz. Allah namına yalan uyduranlar, hiç şüphesiz felah bulmazlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak, “Bu helâldir, şu da haramdır” demeyin! Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.[278]
[278] Din konusunda gelişigüzel konuşmak hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XI, 127-133.  
Besim Atalay
swap_vert close
Dilinizi alıştırıp yalana, Allaha iftira için: «Bu helaldir, bu haramdır» demeyin ! Yalan yere Allaha iftiracılar kurtulmazlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak: “Bu helâldir, bu da haramdır” demeyin, çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Kuşkusuz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.
Bu ayette, Tevrat’ın orijinalindeki hükümleri bir tarafa itip kendi çıkarlarına göre, helal ve haram hakkında hüküm koyan Yahudiler uyarılıyor. Aynı uyarı bugün olduğu gibi bütün zaman ve toplumlar için de geçerlidir. Bir şeyin helal ya da haram olması tamamen Allah’ın yetkisindedir. Kimse Allah’ın helal kıldığını haram, haram kıldığına da helal edemez. Bu hadsizlik aynı zamanda Allah adına hüküm koymak anlamına gelir ki bu hem şirk olur hem de küfür. Onun için bu hadsizliği yapanların kurtuluşa eremeyeceği ifade ediliyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Diliniz yalan söylemeğe meyyâl oldığı halde "Bu helâldir, bu harâmdır" dimeyiniz Allâh’a iftirâ idebilürsiniz Allâh’a iftirâ idenler felâh bulmazlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Diliniz yalana alışmış olduğu için, "şu haram, bu helaldir" demeyin, zira Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah'a karşı yalan uyduranlar ise, saadete şüphesiz erişemezler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ağzınıza geldiği gibi yalan yanlış konuşarak, “Bu helâldir, bu haramdır” demeyin; çünkü Allah hakkında asılsız şey söylemiş olursunuz; Allah hakkında asılsız şey söyleyenler de kesinlikle iflah olmazlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak «Bu helâldir, şu da haramdır» demeyin, çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Kuşkusuz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.  
 Bir kısım Araplar, kendi kendilerine bazı şeyleri helâl, bazılarını da haram sayıyorlardı. Bazı hayvanları erkeklere mahsus görüyorlar, kadınlara yasaklıyorlardı. İşte 116. âyet, onların bu durumlarına işaret ederek, Allah’ın yasakladığı şeylerden başka bir şeyin haram olmayacağını bildirmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü "Bu helaldir, bu haramdır," demeyin. Böylece ALLAH'a yalan yakıştırmış olursunuz. ALLAH'a yalan yakıştıranlar başarıya ulaşamazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Dillerinizin yalan vasfetmesi ile: "Şu helaldir, şu haramdır" demeyin; aksi halde Allah'a iftira etmiş olursunuz. Şüphesiz Allah'a yalan uyduranlar asla kurtulamazlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sade dilinizin yalan tavsıfile şu halâl, şu haram demeyin ki yalanı Allaha iftira etmiş olursunuz, şüphe yok ki yalanı Allaha iftirâ edenler felâh bulmazlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Tarafımızdan bildirilmiş ilâhî bir hükme dayanmadan) kendi dillerinizle uydurmuş olduğunuz sözleri esas alarak “Şu helâldir, bu harâmdır” diyerek, Allah adına yalan uydurmayın. Şüphesiz Allah adına yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kendi yalanlarınızı, Allah'a dayandırarak, dilinize geldiği gibi yalan yanlış, “Şu helâldir, şu haramdır.” demeyin. Uydurduğu yalanı Allah'a dayandıranlar, kurtuluşa eremezler.¹
1- Başta “hadis” adı altında olmak üzere, din adına üretilmiş bilgi kaynaklarından “icma, kıyas, fıkıh” Allah'ın haram etmediği o kadar çok şey haram olarak tanımlanmış ki bu haram ve günahlarla İslam adeta mayınlı bir tarlaya dönüştürülmüş güç yetirilemez bir hal almıştır. Oysaki haram ve helali belirleme hakkı yalnızca Allah'a aittir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Dillerinizin yalan yere vasıflandırageldiği şeyler için: «Şu halâldır, bu haramdır» demeyin. Çünkü (bu suretle) Allaha karşı yalan düzmüş olursunuz. Allaha yalan düzenler ise, şübhe yokdur ki felah bulmazlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem dillerinizin yalanı vasfediyor olması sebebiyle: “Bu helâldir, şu da haramdır” demeyin; çünki Allah'a yalanı iftirâ ediyor olursunuz. Şübhesiz ki Allah'a yalan iftirâ edenler, kurtuluşa ermezler.(3)
(3)Câhiliye devri Arabları, kendi kendilerine bazı şeyleri helâl, bazı şeyleri de haram kılıyorlardı. Bazı hayvanları da erkeklere tahsîs ederek, kadınlara yasaklıyorlardı. (Nesefî, c. 2, 139)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Artık, dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helaldır, şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtulamazlar.*
(*) Çeşitli insanlar, kendi kendilerine bazı şeyleri helâl, bazılarını haram kılmışlardı. Bazı hayvanları erkeklere mahsus görüyor, kadınlara yasaklıyorlardı. Böylece çevrelerine hurâfe ağları örüyorlar, hem kendilerine, hem de çevrelerine zulmediyorlardı. İşte Kur’ân, Allah’ın yasakladığı şeyler dışında bir şeyin haram olmadığını vurgulayarak, kafalara vurulan prangaları kırıyor. (S. Ateş Meal Açıklaması) Ayrıca başta “hadis” adı altında olmak üzere, din adına üretilmiş bilgi kaynaklarından “icma, kıyas, fıkıh” Allah’ın haram etmediği o kadar çok şey haram olarak tanımlanmış ki bu haram ve günahlarla İslam adeta mayınlı bir tarlaya dönüştürülmüş güç yetirilemez bir hal almıştır. Oysaki haram ve helali belirleme hakkı yalnızca Allah’a aittir. (E. Aktaş Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Dillerinizde yalanları alışkanlık haline getirip, Allah adına yalan söyleyerek, rast gele bu helaldir, şu haramdır demeyin. Allah adına yalan söyleyenler, asla kurtuluşa eremezler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
"Bu helaldir, bu haramdır" diye Allah’a karşı kendi kendinize uydurduğunuz yalanları ortaya atmayın. Çünkü Allah’a karşı yalan uyduranlar onmazlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah/a karşı yalan uydurmak sadedinde, lisanlarınızın uydurmasıyle "- Bu helâldir, o haramdır" demeyin. Çünkü Allah/a karşı yalan uyduranlar umduklarına ermezler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı “Şu helaldir, şu haramdır” deyip durmayın, Allah üzerine yalan söyleyen müfteriler olursunuz.⁴³ Muhakkak ki Allah üzerine yalan uyduranlar asla mutluluğa/kurtuluşa ermezler.
43 Krş. En’âm, 6/139  
Kadri Çelik
swap_vert close
Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla, “Şuna helal, buna haram” demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Dillerinizle uydurduğunuz yalanlara dayanarak, öyle rastgele “Şu helâldir, bu haramdır!” demeyin, yoksa kendi uydurduğunuz yalanları Allah’a mal etmiş olursunuz. Unutmayın ki, Allah adına yalan uyduranlar, asla kurtuluşa eremezler!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dillerinizin vasfettikleri / niteledikleri şeyler için “bu halâldir, şu haramdır” diye Yalan’ı söylemeyin! Yalan’ı Allah’a iftira ediyorsunuz. Yalan’ı Allah’a iftira edenler, iflâh olmazlar / kurtuluşa ermezler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Siz de ağız alışkanlığı ile bilir bilmez iki de bir: " şu helâl şu haram " deyip durmayın. Çünkü böyle yaparak Allah’ı, kendi yalanınıza ortak ediyorsunuz. Allah'ı yalanlarına ortak edenler iflah olamaz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak “Bu helâldir, şu haramdır!” demeyin. Çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Kuşkusuz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa erişemez. Bilin ki helal ve haram hükmü koymak sadece Allah’a aittir. Kim bundan saparsa; helal haram hükmü koyma hakkı verdiklerini ilahlaştırmış, Rabbine ilahlıkta onları ortak ederek şirke düşmüştür.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak “Şu helaldir, şu da haramdır!” demeyin; sonunda Allah’a yalan uydurmuş olursunuz. Allah’a yalan uyduranlar kurtulamazlar. [*]
Ayette hakkında Yüce Allah’ın hüküm indirmediği konularda Allah’a iftira etmeleri anlamına gelecek şekilde kişilerin helal ve haram değerlendirmesinde bulunması yasaklanmaktadır. Benzer mesajlar: Mâide 5:87; En‘âm 6:143-146; Yûnus 10:59-60; Tahrîm 66:1; Hâkka 69:44-47.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah adına yalan söylemiş olmamanız için dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak,¹ “şu helal, bu da haramdır” demeyin.² Çünkü Allah adına yalan söyleyenler, asla iflah olmazlar.
1 Âyetin bu bölümü: “dillerinizin yalana alışması sebebiyle...” diye de tercüme edilebilir. 2 Yani keyfinize göre helaller ve haramlar uydurup, bunu da Allah’ın emriymiş gibi söylemeyin.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Buna göre, artık, kendi yalanınızı (adeta) Allah’a isnad ederek öyle dilinize geldiği gibi yalan-yanlış “bu helaldir, şu haramdır” demeyin; ¹⁴¹ çünkü, haberiniz olsun, Allah’a yalan isnad edenler asla kurtuluşa erişemezler!
141 Ahlaken neyin doğru, neyin yanlış olduğu konusunda sübjektif tercihlere dayanan keyfî görüşler ileri sürme şeklinde ortaya çıkan bu çok önemli sorun hk. bkz. 2. sure, 137. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Artık bundan böyle gelişi güzel, yalan yanlış konuşarak “Şu helaldir, şu haramdır” demeyin; aksi halde uydurduğunuz yalanı Allah’a iftira etmiş olursunuz. Hiç şüphe yok ki, Allah’a iftira edenler asla iflah olmazlar. 3/78, 6/93, 10/17, 29/17
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Artık, dillerinizle yalan beyanda bulunup, üstelik uydurduğunuz yalanı (da) Allah’a isnat ederek “Bu helâldir, bu da haramdır!” demeyin! Çünkü uydurdukları yalanı Allah’a isnat edenler asla kurtuluşa eremezler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak: "Şu helaldir, bu haramdır" demeyin, yoksa Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz Kuşkusuz, Allah’a karşı yalan uyduranlar asla kurtuluşa eremezler.
Osman Fırat
swap_vert close
Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü "Şu helaldir, şu haramdır, " demeyin, sonra Allah’a adına yalan uydurmuş olursunuz. Allah’a karşı yalan uyduranlar ise kesinlikle iflâh olmazlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Lisanlarınızın yalan yere vasıflandırdığı şeyler hakkında «Şu helâldir ve şu haramdır» demeyiniz ki, Allah'a karşı yalan iftirada bulunmuş olursunuz. Şüphe yok ki, Allah'a karşı yalan yere iftirada bulunanlar felâha eremezler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kendi dillerinizin yalan yanlış nitelendirmesiyle uydurduğunuz yalanı Allah'a mal ederek “bu helâldir, şu haramdır” demeyin. Çünkü Allah adına yalan söyleyenler asla iflah olmazlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü "Şu helaldir, şu haramdır," demeyin, sonra Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Allah'a karşı yalan uyduranlar ise iflah olmazlar.
Çeşitli insanlar, kendi kendilerine bazı şeyleri helâl, bazılarını haram kılmışlardı. Bazı hayvanları erkeklere mahsus görüyor, kadınlara yasaklıyorlardı. Böylece çevrelerine hurâfe ağları örüyorlar, hem kendilerine, hem de çevrelerine zulmediyorlardı. İşte Kur'ân, Allah'ın yasakladığı şeyler dışında bir şeyin haram olmadığını vurgulayarak, kafalara vurulan prangaları kırıyor.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh'a yalandan iftirâ itmek içün ağzınıza gelen yalanlarla "Bu helâldir bu harâmdır" diye söylemeyiniz. Allâh Te'âlâ'ya yalanla iftirâ idenler felâh bulmazlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah’a karşı yalan uydurmak için dillerinizin süslediği yalanla “Bu helaldir, bu haramdır” demeyin. Bu yalanı Allah’a atfetmeyin. Yalanlarını Allah’a atfedenler umduklarına kavuşamazlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Dilleriniz yalana alışkın olması sebebiyle “Allah hakkında yalan uydurmuş olmamak için “bu helaldir, şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, Allah hakkında yalan uyduranlar kurtuluşa eremez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kendi dillerinizin yakıştırdığı yalanlarla “Şu helâl, bu haram” diyerek Allah adına yalan uydurmayın. Çünkü Allah adına yalan uyduranlar iflâh olmazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yalan düzerek Allah'a iftira etmek için, dillerinizin uydurma nitelendirmeleriyle "Şu helaldir, şu da haramdır!" demeyin. Yalan düzerek Allah'a iftira edenler kurtulamazlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyitmen, aña kim śıfat eyler dillerüñüz yalanı: “uşbu ḥelāldür, daħı uşbu ḥaramdur” tā yalan baġlayasız Tañrı üzere, [143b] yalan. bayıķ anlar kim yalan baġlar Tañrı üzere, yalan, ķurtılmayalar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eyitmeñüz siz dilüñüz‐ile söyledügüñüz yalana. Bu ḥalāldur ve buḥarāmdur dimeñüz iftirā eyleyüp Allāh ḥaḳḳına yalanı. Ol kişiler kiiftirā iderler Allāh ḥaḳḳına yalanı, iflāḥ olmazlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Diliniz (bizə belə əmr edildiyi deyə) yalana vərdiş etdiyi üçün (dəlilsiz-sübutsuz): “Bu halaldır,o haramdır!” – deməyin, çünki (bununla) Allaha iftira yaxmış olursunuz. Allaha iftira yaxanlar (axirət əzabından) nicat tapmazlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And speak not, concerning that which your own tongues qualify (as clean or unclean), the falsehood: "This is lawful, and this is forbidden," so that ye invent a lie against Allah. Lo! those who invent a lie against Allah will not succeed.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But say not - for any false thing(2153) that your tongues may put forth,- "This is lawful, and this is forbidden," so as to ascribe false things to Allah. For those who ascribe false things to Allah, will never prosper.
2153 Men are apt to create taboos for themselves, out of superstition, and often for selfish ends, and enforce them in the name of religion. Nothing can be more reprehensible.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا تَقُولُوا
ve demeyin
لِمَا
o şey için ki
تَصِفُ
niteliyor
اَلْسِنَتُكُمُ
dilleriniz
الْكَذِبَ
yalanı
هٰذَا
bu
حَلَالٌ
helâldir
وَهٰذَا
ve şu da
حَرَامٌ
haramdır
لِتَفْتَرُوا
iftira etme- niz için
عَلَى اللّٰهِ
Allah hakkında
الْكَذِبَۜ
yalan (uydurup)
اِنَّ
şüp- hesiz
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
يَفْتَرُونَ
iftira ederler
عَلَى اللّٰهِ
Allah hakkında
الْكَذِبَ
yalan (uydurup)
لَا يُفْلِحُونَۜ
asla felaha ermezler
Kendi dillerinizle uydurduğunuz asılsız nitelemelere dayanarak, "bu helâldir, şu da haramdır" demeyin; çünkü Allah hakkında yalan uydurup (O'na) iftira etmiş olursunuz. Şüphesiz ki Allah hakkında yalan uydurup (O'na) iftira edenler asla felaha (kurtuluş ve saadete) eremezler.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
وَصَفَ
Fiil-I
و ص ف
Anlattı, niteledi, vasıflandırdı, yakıştırdı
لِسَان
İsim
ل س ن
Dil, lisan, anılan
كَذِب
İsim
ك ذ ب
Yalan, yalanlamak, yalan uydurmak
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
حَلَال
İsim
ح ل ل
Helâl
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
حَرَام
İsim
ح ر م
Haram, ihram, dokunulmaz
اِفْتَرٰى
Fiil-VIII
ف ر ي
Uydurdu, iftira etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَذِب
İsim
ك ذ ب
Yalan, yalanlamak, yalan uydurmak
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِفْتَرٰى
Fiil-VIII
ف ر ي
Uydurdu, iftira etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَذِب
İsim
ك ذ ب
Yalan, yalanlamak, yalan uydurmak
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَفْلَحَ
Fiil-IV
ف ل ح
Felaha erdi, iflah oldu, kurtuluşa erdi, felah buldu