close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Muzzemmil Sûresi 13. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve ta’âmen żâ ġussatin ve ’ażâben elîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve boğazdan geçmez dikenli yemek var ve elemli bir azap var.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Cehennemde) Boğazı tıkayıp kalan (yutulduğunda insanı kıvrandıran) bir yemek ve acı bir azap vardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve boğazdan geçmeyen dikenli yemekler ve şiddetli bir azap var.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Boğaza duran bir yiyecek, can yakıp inleten müthiş bir azap var.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ayrıca boğazı tıkayan bir yiyecek ve acıklı bir azap var.
Ali Bulaç
swap_vert close
Boğazı tıkayıp kalan bir yemek ve acı bir azab vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de boğaza takılıp kalan bir yiyecek var. Ayrıca acıklı bir azap da var.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Boğazlardan geçmeyen bir yemek ve elem verici bir azap vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
12,13,14. Şüphesiz, yerin ve dağların şiddetle sarsılacağı, dağların saçılmış kum yığını haline geleceği gün, katımızda prangalar ve cehennem vardır. Boğazı tıkayan yiyecek ve acıklı azap vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
12,13. Onlar için katımızda, hem bukağılar, hem de ateş var; boğazlarında duran yiyeceklerle, ağrıtıcı azap da var!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Boğaza takılıp kalan ve öteye geçmeyen berbat bir yiyecek ve acıklı bir azap vardır.
Cemil Said
swap_vert close
12,13. Bizim ânlar içün ağır zincirlerimiz ve bağırsaklarını yakacak et’ımemiz ve kızgın âteşimiz ve ’azâb-ı elîmimiz vardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
12,13. Şüphesiz katımızda onlar için ağır boyunduruklar, cehennem, boğazı tıkayan bir yiyecek ve can yakan azap vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
12,13. Çünkü bizim yanımızda (kâfirler için) bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen yiyecekler vardır ve elem dolu bir azap vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
12-13. Kuşkusuz katımızda (onlar için) prangalar, yakıcı bir ateş, boğazdan geçmez bir yiyecek, elem verici bir azap vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
12, 13. Hiç şüphesiz bizim nezdimizde (onlar için hazırlanmış) boyunduruklar, yakıcı bir ateş, boğazdan geçmez bir yiyecek ve elem verici bir azap vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yutulması güç bir yiyecek ve acı bir azap...
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Boğaza duran bir yiyecek, elem verici bir azap var.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve buğaza duran bir ta'am ve bir azâbi elîm var
Emrah Demiryent
swap_vert close
12-13. Bizim nezdimizde (kâfirler için hazırlanmış) prangalar, şiddetli bir ateş, yiyenin boğazını yırtan yiyecekler ve elem dolu bir azap vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve boğazı tıkayan yiyecek ve acı bir azap vardır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
boğazda tıkanıb kalan bir yiyecek var. (Bunlardan başka da) elem verici bir azâb var,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bir de boğaza duran bir yiyecek ve (pek) elemli bir azab (vardır)!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ayrıca (onlar için) boğazdan geçmez (boğazı tıkayan) bir yiyecek ve elem verici bir azap da vardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Boğazı tıkayan yiyecekler ve acı veren azap da (bizim yanımızda).
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yutulmaz bir yiyecekle acıklı bir azap vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yutulmaz yiyecek ve acıklı azap vardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Boğazdan geçmeyen bir yiyecek ve can yakıcı bir azap vardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Boğazı tıkayıp kalan bir yemek ve acı bir azap da vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ayrıca, boğaza takılıp kalan irinle karışık zehirli ve dikenli bir yiyecek ve can yakıcı müthiş bir azap var! Bu azap ne zaman mı?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Boğaza duran bir yiyecek ve acıveren bir azap!
Mehmet Çakır
swap_vert close
boğaza duran lokmalar, kıvrandıran acılar da bizde.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Cehennemde boğazlarından geçmeyecek yiyecekler ve çok acıklı bir azap vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
12,13. Şüphesiz ki bizim katımızda, (onlar için hazırlanmış) prangalar, [*] yakıcı ateş, boğazdan geçmeyen yiyecek [*] ve elem verici azap vardır.
Benzer mesajlar: Ra‘d 13:5; Hacc 22:21; Sebe’ 34:33; Mü’min 40:71; Hâkka 69:32; İnsân 76:4.,Benzer mesajlar: İbrâhîm 14:16-17; Ğâşiye 88:6.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Onlara ayrıca) boğaza tıkanıp kalan bir yiyecek ve acı veren bir azap da vardır.
Muhammed Esed
swap_vert close
boğaza takılan yiyecek ve şiddetli bir azap, ⁷
7 Râzî, öteki dünyadaki azabın bu sembolizmini izah ederken şunları söyler: “Bu dört durum, [kişinin hayatta iken yaptıklarının] ruhî sonuçları olarak görülebilir. ‘Ağır prangalar’, ruhun [önceki] maddî ilgilerine ve bedenî zevklerine mahkumiyetinin devam etmesinin bir sembolüdür... Bunların gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği o gün bu prangalar ve zincirler, [yeniden dirilen] insan kişiliğini (nefs) yücelik ve safiyet katına çıkmaktan alıkoyar. Ardından, bu ruhî prangalar ruhî ‘ateşlere’ sebebiyet verir; çünkü kişinin beden zevklerine güçlü bir eğilim duyması, onlara erişmenin imkansızlığı ile birleştiğinde, ruhî olarak, şiddetli bir yanıp tutuşma [duygusu] oluşturur: ‘yakıcı alev’in (cahîm) anlamı budur. [Günahkar,] bu durumda, [arzuladığı şeylerden] kopmanın acısını ve yoksunluğun boğucu baskısını boğazında hisseder: bu da ‘boğaza takılan yiyecek’ ifadesinin karşılığıdır. Ve sonunda, bu şartlardan dolayı, Allah’ın nuru ile aydınlanmaktan ve kutsanmış kişilerle bir arada olmaktan yoksun kalır: ‘şiddetli azap’ ifadesinin anlamı budur. Ama [yine de] bilin ki [Kur’an’ın] bu ayetleri[nin] anlamının [yukarıda] söylediklerimden ibaret olduğunu iddia ediyor değilim...”  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bir de boğazı yırtan berbat bir yiyecek ve acı veren azap! 14/16-17, 44/43.46
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
boğaza düğümlenen berbat bir yiyecek ve elemi tarifsiz bir azap var;[⁵³⁸⁷]
[5387] İnsanın dünyadayken aklına ve ruhuna vurduğu pranga ve çektirdiği eziyetin âhirette azaba dönüşeceğini ifade eder. Râzî’nin dediği gibi burada sayılan dört hal, insanın dünyada yaptıklarının âhiretteki ruhî sonuçlarıdır. Bir seferinde Allah Rasûlü bu âyeti okurken “Allah!” diye haykırmıştı. Hasan Basri bu âyeti okuduktan sonra yeme içmeden kesilmiş, dostları ancak üç gün sonra bir şeyler yedirebilmişti.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
12,13. Şüphe yok ki katımızda (o alaycı kâfirler için) ağır bukağılar, alevli bir ateş. (Zakkum gibi) boğazda tıkanıp kalan bir yiyecek ve şiddetli bir azap vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve boğazı tırmalayan bir yiyecek ve acı veren bir azâb var.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve boğaza tıkanıp duran bir taam ve pek acıklı bir azap vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
12, 13. Muhakkak ki Bizim nezdimizde bukağılar, alevli ateşler, dikenli, boğazı tırmalayan yiyecekler ve gâyet acı azap var.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Dikenli) Boğazı tırmalayan bir yiyecek ve acı veren bir azab var.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Boğazda kalır ta'âm ve elemli 'azâb vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
yutulması zor yiyecek ve acıklı bir azap vardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Boğazı tıkayan bir yiyecek ve acı veren bir azap!.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Boğazdan geçmeyen yiyecekler ve acı bir azap var.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Boğazdan zor geçen bir yiyecek, korkunç bir azap var,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
12-14. bayıķ bizüm ķatumuzdadur bendler daħı ulu od daħı yiyesi boġaza durmaķlu daħı 'aźāb aġrıdıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ġuṣṣalu yimekler ve yürekler acıdıcı ‘aẕāb var.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Boğaza tıxanıb qalan yemək (zəqqum) və (yandırıb-yaxan) şiddətli əzab vardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And food which choketh (the partaker), and a painful doom
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And a Food that chokes,(5764) and a Penalty Grievous.(5765)
5764 Cf. 44:43-44; 56:52; 69:36-37, and 88:6. [Eds.]. 5765 In general terms, the Penalty of sin may be described as a Penalty Grievous, an Agony. It may come in this very life, but that in the Hereafter is certain! See next verse. We can also consider punishments from another aspect. The first object of punishment is to protect the innocent from the depredations of the criminal; we have to bind him. The next object is to produce in his heart the fire of repentance, to consume his evil proclivities and to light his conscience. Where that is not enough, a more drastic punishment for the callous is something which causes him pain in things which ordinarily cause him pleasure, such as food, drink, and the satisfaction of physical needs. People in whom the higher spiritual faculties are dead may perchance be awakened through the lower physical features of their life, which appeal to them. Where this also fails, there is finally the complete Agony, a type or symbol too terrible to contemplate,  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَطَعَاماً
ve bir yiyecek ki
ذَا غُصَّةٍ
sahibidir boğaza durma
وَعَذَاباً
ve bir azap
اَل۪يماً
elem verici
Boğazı tıkay(ıp dur)an bir yiyecek (olan zakkum) ve elem verici (iç yakan) bir azap vardır.
طَعَام
İsim
ط ع م
Yemek, yiyecek, doyurma
ذَا
İşaret zamiri
ذَا
Şu
غُصَّة
İsim
غ ص ص
Boğazı tıkayan
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
اَلِيم
Sıfat
ا ل م
Elem verici