oysa, hak ve adalet sınırlarını ihlal edenler [ve] günaha batmış [olan]lar dışında kimse onu yalanlamaz: ³
3 Allah’ın huzurundaki nihaî sorumluluğun -ve dolayısıyla O’nun hüküm vericiliğinin- inkarının, her zaman günah işlemeyi ve manevî/ahlakî değerleri ihlal etmeyi teşvik ettiğine işaret. (Bu ve bundan sonraki ayet, tekil bir ifade içinde formüle edilmiş olduğu halde ben onları çoğul biçimde çevirmeyi tercih ettim; çünkü bu çoğulluk, deyimsel olarak, betimleyici isim-fiiller olan mu‘ted ve esîm’den önce küll [bütün] kelimesinin ve 14 vd. ayetlerde açıkça çoğul ifadelerin kullanılması ile ortaya konulmuştur.)