close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Murselât Sûresi 48. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ kîle lehumu-rke’û lâ yerke’ûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Rüku edin denince onlara, rüku etmezler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlara: "Rükû edin" denildiği zaman, rükû etmezlerdi, (İslam’ın hükümlerine boyun eğmezlerdi.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlara Allah'ın huzurunda baş eğin denildiğinde, asla bunu yapmazlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlara: “Hakka ve tevhide yönelin, saygıyla Allah'ın emirlerine itaat ederek, İslâmî sorumluluklara, ibadetlere, cemaate, faaliyetlere katılın” denildiği zaman Hakka ve tevhide yönelmezler, itaat etmezler, saygı göstermezler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlara: "Rüku edin" dendiğinde rüku etmezler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlara: 'Rüku edin' denildiği zaman, rüku etmezler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar: “- İtaat edin, namaz kılın.” denildiği zaman, itaat etmezler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlara; “Rükûa gidin, (itaat edin!)” denildiği zaman, rükûa gitmezler (itaat etmezler.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
48,49. Kendilerine “Allah'ın huzurunda eğiliniz” dendiğinde, eğilmezler. O gün, Allah'a ibadeti yalanlayanların vay haline!
Besim Atalay
swap_vert close
«Rükû edin!» denildikçe onlara, rükû da etmiyorlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Dünyada) onlara: “Gelin Allah'a boyun eğin” denildiği zaman buna yanaşmazlardı (ve Allah'ın emirlerine itaat etmezlerdi).
Cemil Said
swap_vert close
"Diz çökiniz rükû’ idiniz" dinildiği vakit rükû’ itmiyorlardı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlara "Rüku edin" denildiğinde rükua varmazlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlara, “Rükû edin (namaz kılın)” dendiği zaman rükû etmezler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlara, “Allah’ın huzurunda eğilin!” denildiğinde eğilmiyorlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar, kendilerine: «Allah'ın huzurunda eğilin!» denildiği vakit eğilmezler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlara eğilin dendiğinde eğilmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlara: "Rüku edin" denildiği zaman etmezler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yerler, içerler de rükû' edin denildiği zaman onlara, rükû' etmezler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlara, “(Allah’a îmân ederek) rükû edin (namaz kılın)” denildiği zaman, (onlar, îmân da) rükû (da) etmezler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlara, “Ruku¹ edin.” Denildiği zaman rukû etmezler.
1- Şirk koşmaksızın, yalnızca Allah'a boyun eğip, itaat edin, içtenlikle O'na teslim olun. (Cahiliye Arapları puta tapmayıp yalnızca Allah'a tapanlara “rakea ilellah”; Allah'a rukû etti, derlerdi. Ayetteki rukûunun, namazdaki rukû ile bir ilgisi yoktur.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlara «(Allahın huzuurunda) eğilin» denildiği zaman eğilmezler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem onlara: “Rükû' edin!” denildiği zaman, rükû' etmezler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Dünyada iken) onlara, (Allah’ın huzurunda) rükü edin (boyun eğin ve hakkı kabul edip kibirlenmeyin) denildiğinde, rükü etmezler. *
(*) Rükû; eğilmek, boyun eğmek anlamına geliyor. Rükû denince, herkesin aklına sadece “namazda ayakta dururken eğilip belin bükülmesi” gelmektedir. Ancak burada dik başlılık yapıp kibirlenmenin zıddı olarak kullanılmıştır. Zaten namazdaki rükû emrinin de sembolize ettiği budur. (Kurandan Hayata)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara, (Rabbinizin huzurunda) eğilin denilmişti de, büyüklenerek eğilmediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlara eğilin denilince eğilmezler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara iman ediniz de, namaz kılınız denildiği zaman onlar namaz kılmazlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlara “Rükû ediniz” denildiğinde rükû etmezler.⁹
9 Krş. Furkân, 25/60; Kalem, 68/42  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlara, “Rükû edin” denildiği zaman, rükû etmezler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlara, “Sizi yaratan ve size bunca nîmetler bahşeden Rabb’inize kulluk ederek, rükû ve secdelerle O’nun önünde saygıyla eğilin!” denildiğinde, küstahça kibre kapılır, eğilmeyi gururlarına yediremezler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara: -“Rukü’ edin!” denildiği zaman rukü’ etmezler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Çünkü, vaktiyle kendilerine: " Allah'a karşı saygılı olun " dendikçe hiç oralı olmazlardı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz onlara demiştik ki; “Ancak Allah’ın huzurunda eğilin! Allah emir sahibi olarak bütün emir verenlerden üstündür. Allah’ın emirleri bütün emirlerden üstündür. Allah’ın yasaları bütün yasalardan üstündür. Allah’ın emrettiği yaşama düzeni bütün yaşama düzenlerinden üstündür. Allah’ın üstünlüğünü kabul edin! Allah’ın emirleri, Allah’ın yasaları, Allah’ın düzeni önünde eğilin! Başkaldırmayın! İsyan etmeyin! İnkâr etmeyin!” Onlar ne yaptı? Önce çıkarları önünde eğildiler. Sonra Rabbinin dışında korktukları her şeyin önünde eğildiler. Onların tek bildiği kendilerinden güçlü birini gördüklerinde önlerinde eğilmekti. Zayıf gördüklerine boyun eğdirmekti. Onların yaptığı ikiyüzlülükten başka bir şey değildir. Onların yaptığı güçlünün yanında eğilmek, çaresizin yanında diklenmektir. Hâlbuki onlara ne demiştik? Önünde eğilmek için güçlü arıyorsan, yaratılan varlıkların hiç biri Allah’tan güçlü değildir. Gerçeğin karşısında eğilmek istiyorsan, Allah’ın ayetlerinden başka hiçbir bilgi gerçek değildir. Hükmün karşısında eğilmek istiyorsan, Allah’ın hükmünden başka hiçbir hüküm adil değildir. Yasaların önünde eğilmek istiyorsan, Allah’ın yasalarından başka hiçbir yasa üstün değildir. Onlar buna inanmadılar. İnkârlarıyla azdılar, şımardılar. Kendileri gibi insanların ürettikleri ilkelerin yasaların önünde eğildiler. İnsanların ilkelerini yasalarını baştacı yaptılar. Böyle yaparak ilke koyan, yasa koyan insanları ilahlaştırıp onlara taptılar. Hâlbuki ilahlaştırıp taptıkları bizim yarattığımız, kendileri gibi aciz, eksik insanlardı!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlara “(Allah’a) boyun eğin!” dendiğinde boyun eğmezler.
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar kendilerine: “Allah’ın huzurunda eğilin!” denildiği zaman eğilmezlerdi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve onlara “[Allah’ın huzurunda] baş eğin!” denildiğinde buna uymazlar:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Onlara gelin Allah’a boyun eğin, denildiği zaman buna yanaşmıyorlardı. 25/60, 74/41.43
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Zira onlara Allah’ın huzurunda saygıyla eğilin denildiğinde eğilmezler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlara: "Rükû edin" (Rabbinize ibadet ve itaat edin namaz kılın) denildiğinde (büyüklük taslayarak, Rablerinin emirlerini) yerine getirmezler.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlara, "Rükû edin (namaz kılın)" dendiği zaman rükû etmezler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlara «Rükû ediniz!» denildiği zaman rükû etmezler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlara: Haydin Allah'a boyun eğin denildiğinde, boyun eğmezler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlara: "Rüku' edin" dendiği zaman rüku' etmezler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara "Rükû' idin" ('ibâdet idin) dinildikde rükû' itmezlerdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlara, “Allah’a boyun eğin!” denince boyun eğmiyorlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Boyun eğin denildiği zaman Boyun eğmiyorlardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Rükû edin denildiğinde onlar rükû etmezler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlara, "Rükû edin!" dendiğinde rükû etmezler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan eyidile anlara “ruķū' eyleñ” ruķū' eylemezler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳaçan anlara eyidilse namāz ḳıluñuz, ḳılmazlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlara: “Namaz qılın!” – deyildiyi zaman namaz qılmazlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
When it is said unto them: Bow down, they bow not down!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And when it is said to them, "Prostrate yourselves!" they do not so.(5887)
5887 Prostration is a symbol of humility and a desire to get nearer to Allah by Prayer and a good life. Those who refuse to adopt this Path are to be pitied: how will they fare at Judgement?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
ve o va-kit ki
ق۪يلَ
denildi
لَهُمُ
onlara
ارْكَعُوا
rükû edin
لَا يَرْكَعُونَ
rükû etmezler
Bir de onlara, "rükû edin (Allah'ın hükmü karşısında eğilin ve kibirlenmeyin)" dendiği zaman rükû etmezler.
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
رَكَعَ
Fiil-I
ر ك ع
Rükû etti
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
رَكَعَ
Fiil-I
ر ك ع
Rükû etti