Biz onlara demiştik ki; “Ancak Allah’ın huzurunda eğilin! Allah emir sahibi olarak bütün emir verenlerden üstündür. Allah’ın emirleri bütün emirlerden üstündür. Allah’ın yasaları bütün yasalardan üstündür. Allah’ın emrettiği yaşama düzeni bütün yaşama düzenlerinden üstündür. Allah’ın üstünlüğünü kabul edin! Allah’ın emirleri, Allah’ın yasaları, Allah’ın düzeni önünde eğilin! Başkaldırmayın! İsyan etmeyin! İnkâr etmeyin!” Onlar ne yaptı? Önce çıkarları önünde eğildiler. Sonra Rabbinin dışında korktukları her şeyin önünde eğildiler. Onların tek bildiği kendilerinden güçlü birini gördüklerinde önlerinde eğilmekti. Zayıf gördüklerine boyun eğdirmekti. Onların yaptığı ikiyüzlülükten başka bir şey değildir. Onların yaptığı güçlünün yanında eğilmek, çaresizin yanında diklenmektir. Hâlbuki onlara ne demiştik? Önünde eğilmek için güçlü arıyorsan, yaratılan varlıkların hiç biri Allah’tan güçlü değildir. Gerçeğin karşısında eğilmek istiyorsan, Allah’ın ayetlerinden başka hiçbir bilgi gerçek değildir. Hükmün karşısında eğilmek istiyorsan, Allah’ın hükmünden başka hiçbir hüküm adil değildir. Yasaların önünde eğilmek istiyorsan, Allah’ın yasalarından başka hiçbir yasa üstün değildir. Onlar buna inanmadılar. İnkârlarıyla azdılar, şımardılar. Kendileri gibi insanların ürettikleri ilkelerin yasaların önünde eğildiler. İnsanların ilkelerini yasalarını baştacı yaptılar. Böyle yaparak ilke koyan, yasa koyan insanları ilahlaştırıp onlara taptılar. Hâlbuki ilahlaştırıp taptıkları bizim yarattığımız, kendileri gibi aciz, eksik insanlardı!