close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Murselât Sûresi 43. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kulû veşrabû henî-en bimâ kuntum ta’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yiyin ve için, afiyetler olsun yaptıklarınıza karşılık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Dünyada iken) Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere, afiyetle yiyin ve için (buyrulacaktır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve onlara: “Hayatta iken yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyin için” denilecek.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Yeyin, için, işlediğiniz devamlı, bilinçli amellere karşılık afiyet olsun.”
Ahmet Varol
swap_vert close
"Yapmakta olduklarınıza karşılık afiyetle yiyin ve için."
Ali Bulaç
swap_vert close
Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere, afiyetle yiyin ve için.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Bu cennetliklere şöyle denilir): İşlediğiniz amellere karşılık, âfiyetle yeyin, için...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Onlara:) “Yaptıklarınızdan dolayı, afiyetle yiyin için!” (denilir.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
43,44. Kendilerine, “Yaptıklarınızın karşılığı olarak şimdi âfiyetle yiyiniz, içiniz” denilecektir. İşte biz, güzel amel yapanları böyle ödüllendiririz.
Besim Atalay
swap_vert close
Yaptığınız iş yüzünden, güzel güzel yiyin, için
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Onlara şöyle denir:) “Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere afiyetle yiyin için.”
Cemil Said
swap_vert close
Kendilerine "A’mal-i sâlihanızın mükâfâtı olarak yiyiniz içiniz âfiyet olsun" dinilecek.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yapmakta olduğunuz şeylere karşılık afiyetle yiyin için.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Yaptıklarınızın karşılığı olarak şimdi afiyetle yiyin için.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Kendilerine:) «İşlediklerinizin karşılığı olarak şimdi âfiyetle yeyin için» (denir).
Edip Yüksel
swap_vert close
Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyip için.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Onlara): "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için" (denir).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yeyin, için âfiyet olsun işlediğiniz amellere mukabil
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Cennetliklere şöyle buyurulur: “Dünyada iken) yaptıklarınıza karşılık olmak üzere, afiyetle yiyin ve için.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin ve için.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Şöyle denilir): «İşlemiş olduğunuz (iyi) amel (ve hareketlere mukaabil afiyetle yeyin, için».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlara şöyle denilir:) “İşleyegeldiğiniz (sâlih) ameller sebebiyle (bir mükâfât olarak), âfiyetle yiyin, için!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Onlara) İşlediklerinizin karşılığı olarak şimdi afiyetle yiyin için (denilecek).
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yaptıklarınızın karşılığı olarak, hesapsız olarak yiyin için.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kanasıya yiyin, için, işlediklerinizin karşılığı olarak.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara «— Dünyada yaptığınız işin mükâfatı olarak afiyetle yeyin, için» denecek.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Onlara), “Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz” (denilir).
Kadri Çelik
swap_vert close
Yapmakta olduklarınıza karşılık olmak üzere afiyetle yiyin ve için.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Yaptığınız güzel davranışlara karşılık, bugün dilediğiniz yerde, dilediğiniz kadarafiyetle yiyin, için!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşliyor olduğunuz sebebiyle afiyetle yiyin, için!
Mehmet Çakır
swap_vert close
41,42,43. Sağlamcılar ise pınar başlarında gölgelerde, // canlarının çektiği meyvelerle. // Yaptığınıza karşılık, buyurun afiyet olsun!!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara; “Dünya hayatında kötülük etmediniz. Rabbinize isyan etmediniz. Tüm olumsuz şartlarda, üstelik her türlü zorluklara karşı çıkarak, Rabbinize inandınız, kurallarına uydunuz, yasalarına göre hayat yaşadınız. İnanmayanlar ve riyakârlar sizlerle alay ederken, sizler onları dinlemediniz. Bu gün sizlere Rabbiniz cevap veriyor. Sizi mükâfatlandırıyor. Sizler Rabbinizin ebedi konuklarısınız. İçinizden nasıl geliyorsa bolca yiyin için. Burada Rabbinizin nimetlerinde sınır yoktur!” denilir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Onlara) “Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyip için” (denecektir).
Mehmet Türk
swap_vert close
(Onlara): “(Dünyada) yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyin, için.” (denilir.)
Muhammed Esed
swap_vert close
[ve onlara:] “[Hayatta iken] yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyip için!” ¹³ denilecek.
13 Cennet zevklerinin bu sembolizmi için bkz. Ek I.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Dünyada yapıp ettiklerinize karşılık yiyin, için afiyet olsun. 2/177, 3/195
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(onlara) “Yaptıklarınıza karşılık olarak yiyin, için, afiyet olsun!” (deriz).
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Onlara, bu nimetler) “Yaptığınız iyi amellerin mükâfâtıdır, afiyetle yeyin için" diye nida olunur.
Osman Fırat
swap_vert close
İşlemiş olduklarınıza karşılık afiyetle yeyin, için!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Yeyiniz ve içiniz, afiyet olsun yapar olduğunuz şey sebebiyle.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Dünyada yaptıklarınızdan ötürü âfiyetle yiyin, için!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yeyin, için!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara, "Dünyâda iken sâlih 'amelinizin mükâfâtı olarak 'âfiyetle yiyin ve için" denilür.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Yaptıklarınıza karşılık, gönül rahatlığıyla yiyip için.” (denir)
Şaban Piriş
swap_vert close
-Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Âfiyetle yiyin, yaptıklarınıza karşılık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Yapıp ürettiklerinize karşılık olarak afiyetle yiyip için."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“yiñ daħı içün sinici andan ötürü kim olduñuz işlersiz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yiñüz ve içüñüz ṣaġlıġ‐ıla sizüñ ‘amelüñüz sebebi‐y‐ile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Onlara belə deyiləcəkdir: ) “(Dünyada) etdiyiniz (yaxşı) əməllərə görə nuşcanlıqla yeyin-için!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(Unto them it is said:) Eat, drink and welcome, O ye blessed, in return for what ye did.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Eat ye and drink ye to your heart´s content: for that ye worked (Righteousness).(5885)
5885 The fruits of righteousness are contentment in this life and the supreme Bliss in the next.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كُلُوا
yiyin
وَاشْرَبُوا
ve için
هَن۪ٓيـٔاً
afiyetle
بِمَا
o şeye karşılık
كُنْتُمْ
idiniz
تَعْمَلُونَ
yapıyorsunuz
(Onlara) "(Dünyada) Yapmakta olduğunuz (sâlih ve güzel ameller)e karşılık (bugün) afiyetle yiyin, için" (denilir).
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
شَرِبَ
Fiil-I
ش ر ب
İçti
هَنِئٌ
İsim
ه ن ا
Afiyetle
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı