Bugün yeryüzünde Allah’a inanan, kalbini, aklını, muhakemesini, düşüncelerini, yaşamını Allah’ın ilkelerine, Allah’ın yasalarına göre kuranlar serinleten gölgelikler altındadır. Onlar çeşme başlarında zevki safa içindedirler. Rabbinin mükâfatını yaşamaktadırlar. Onlar Allah’ın emrettiği tevhit ilkesinden asla sapmamışlardır. Dünyalıklara dalıp siyasi, ekonomik, sosyal çıkar peşinde koşmamışlardır. Allah’ın yasalarıyla hayatlarını yaşamak için onurlu bir şekilde mücadele vermişlerdir. Zaten gelip geçici olan dünyayı, onlar da gelip geçici olarak görmüş, öyle saymışlar, hayatlarını dünyaya satmamışlardır.