close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Murselât Sûresi 29. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İntalikû ilâ mâ kuntum bihi tukeżżibûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Haydi yürüyün yalanladığınıza doğru.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey kâfirler! Dünyada iken) Kendisini yalanladığınıza (cehennem azabına kavuşmak üzere) şimdi yola çıkın (ve ahiretin gerçek olduğunu anlayın).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O gün inkârcılara şöyle denilecek: “Haydi o yalanlayıp durduğunuz o azaba gidin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Haydi yalanladığınız yere, cezalandırma merkezine uğrayın.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yalanlamakta olduğunuz (azab)a doğru gidin.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kendisini yalanladığınız (azab)a gidin.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Kıyameti inkâr edenlere o gün şöyle denir): Haydi (dünyada) yalan saydığınız azaba gidin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Onlara:) “Yalanladığınız şeyin önüne çıkın!” denilir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
29,30,31,32,33. Yalan sayageldiğiniz şeye doğru gidiniz! Üç boyutlu azaba, ne gölgelendiren ne de alevden koruyan bir gölgeye gidiniz. O saray gibi kocaman bir kıvılcım saçar. Her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir.
Besim Atalay
swap_vert close
Yalan sandığınız şeye doğru yürüyün !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Kıyameti inkâr edenlere o gün şöyle denir): Haydi yalan saydığınız azaba gidin.
Cemil Said
swap_vert close
İnkâr itdiğiniz ’azâba gidiniz!
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin;"
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlara şöyle denecek: “Yalanlamakta olduğunuz şeye (cehennem azabına) gidin.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Haydi yalan saydığınız azaba doğru ilerleyin!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(İnkârcılara o gün şöyle denilir:) yalan sayageldiğiniz azaba doğru gidin!
Edip Yüksel
swap_vert close
Haydi yalanlamakta olduğunuz şeye doğru yürüyün.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Kıyameti yalanlayanlara şöyle denir): "Haydin gidin o yalanladığınız şeye doğru."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Haydi boşanın o yalan dediğinize
Emrah Demiryent
swap_vert close
(O gün kâfirlere şöyle buyurulur:) “Haydi, kendisini yalanlamış olduğunuz şeye (cehennem azabına) gidin bakalım!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Haydi, kendisini yalanlamış olduğunuz şeye gidin bakalım!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(O kâfirlere şöyle denilecek:) «(Haydi) o yalan diyegeldiğiniz şey'e (azaba) gidin».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ki o gün kâfirlere şöyle denilir:) “Kendisini, yalanlamakta olduğunuz (azâb)a gidin!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(O gün onlara şöyle denir) Haydi artık, yalanlayıp durduğunuz (ahiret azabına) doğru ilerleyin bakalım.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Haydi bakalım! Şu yalanlamış olduğunuz hesap gününe gidin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Haydi, o yalan saydığınıza varın bakalım.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Dünyada yalan dediğiniz azaba gidiniz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Onlara denir ki): “Haydi, yalanlamakta olduğunuz şeye/ cehenneme doğru gidiniz.”⁵
5 Krş. Rahmân, 55/43  
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendisini yalanlamakta olduğunuza (azaba) gidin.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O Gün zâlimlere, “Haydi yürüyün bakalım!” diyeceğiz, “Vaktiyle yalanlamış olduğunuz bu cehennem azâbına!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ayrılıp gidin, yalanlıyor olduğunuz şeye!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hadi vaktiyle inanmadığınız şeyi görmeye!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesap günü şöyle denilecek. “Haydi! Yalanladığınız azaba doğru yürüyün! Vakit, yalanladığınız azap gününe bizzat şahit olma günüdür!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(İnkârcılara şöyle denecektir): “Yalanlamış olduğunuz şeye doğru yürüyün!
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey kâfirler!) yalanlayıp durduğunuz azaba doğru gidin.
Muhammed Esed
swap_vert close
HAYDİ, yalanlayıp durduğunuz şu [kıyamete] doğru gidin bakalım!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Haydi artık yalan deyip de inanmadığınız şu azaba doğru yürüyün bakalım. 6/26...28, 18/53
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
HAYDİ artık, yalanlayıp durduğunuz (Hesap Günü’ne) doğru ilerleyin bakalım!
Orhan Kuntman
swap_vert close
(O gün onlara) "Haydi, yalan saydığınız azaba (cehenneme) gidin.
Osman Fırat
swap_vert close
Haydi, yalanlayıp durduğunuz O şeye (cehenneme) doğru gidin bakalım!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Kendisini yalanladığınız şeye gidiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Nankörlere ise şöyle denir: “Haydi, durmayın yalan dediğiniz o azaba girin bakalım! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Haydi yalanladığınız(azab)a gidin!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara: "Dünyâda iken tekzîb itdiğiniz 'azâba girin"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yalan saydığınız yere gidin şimdi!
Şaban Piriş
swap_vert close
Haydi yalanladığınıza yürüyün.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Haydi, yalanlayıp durduğunuz şeye gidin.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Haydi, yalanlamakta olduğunuz şeye gidin!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
varuñ andın yaña kim olduñuz anı ya'nį 'aźāb yalan dutarsız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Varup gidüñüz dinile siz yalanladuġuñuz nesneye.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(O gün kafirlərə belə deyiləcəkdir: ) “Girin (dünyada) yalan hesab etdiyiniz (cəhənnəm əzabının) içinə!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(It will be said unto them:) Depart unto that (doom) which ye used to deny;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(It will be said:) "Depart ye to that which ye used to reject as false!
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنْطَلِقُٓوا
varın gidin
اِلٰى مَا
o şeye ki
كُنْتُمْ
idiniz
بِه۪
onu
تُكَذِّبُونَۚ
yalanlıyorsunuz
(Âhireti yalanlayanlara o gün şöyle denilir) "(Dünyada iken) Yalanlamakta olduğunuz (cehennem ateşin)e (haydi şimdi) varın!"
اِنْطَلَقَ
Fiil-VII
ط ل ق
Yürüdü, açıldı, gitti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı