close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Munâfikûn Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Żâlike bi-ennehum âmenû śümme keferû fetubi’a ‘alâ kulûbihim fehum lâ yefkahûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bu da, hiç şüphesiz, inandıklarından, sonra kafir olduklarındandır; derken Allah, gönüllerini mühürlemiştir; gerçekten de onlar, anlamayan bir topluluktur.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bu, onların (başında; akılları ve vicdanları İslami gerçekleri ve Hakk Dinin gerekliliğini anlayıp) iman etmelerine (rağmen, işlerine gelmediği ve beğenmedikleri için) sonradan (içten itiraz ve) inkâra yönelmeleri (ama zahiren hâlâ Müslüman görünmeleri) dolayısıyla böyle olmaktadır. Bu yüzden kalplerinin üzerine mühür basılmış (hidayetleri kararmıştır), artık onlar (gerçeği ve başlarına geleceği) kavrayamaz konumdadır.
[Not: Özellikle, önceleri safiyet ve samimiyetle iman edip hayırlı hizmetler yaparken, sonradan dünyalık heves ve hesaplar ve bulaştıkları günahlar yüzünden, adım adım nifak ve nankörlüğe sapan kimseler, daha tehlikeli ve tahripkâr olmaktadır. Zira gerçek mü’min rolü oynayarak Müslümanlara yaklaşmaları ve onları aldatıp avlamaları daha kolaydır. Ve herkesin kendisi gibi olmasını istemek fıtri bir sapmadır ve bozuk insan psikolojisinden kaynaklanmaktadır. Bu gibiler "Hidayeti (rüşvet) verip dalâleti satın almışlardır." Bu alışverişleri de mutlaka ziyan olacak, artık hidayetten de mahrum kalacaklardır.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İşte böyledir, çünkü onlar iman ettiklerini iddia ederler halbuki kendi nefislerinde hakikatleri inkâr edip kâfir olmuşlar ve böylece kalplerine bir mühür vurulmuştur ve artık neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayamazlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bu, onların, önce sözde iman etmeleri, sonra inkârda ısrar etmeleri, küfre saplanmaları sebebiyledir. Böylece de, Allah onların kalplerini, kafalarını anlayışsız hale getirdi. Onlar derin düşünemez oldular.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bu onların iman edip sonra inkâr etmeleri dolayısıyladır. Bu yüzden kalplerine mühür vuruldu. Artık onlar anlamazlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bu, onların iman etmeleri sonra inkâr etmeleri dolayısıyla böyledir. Böylece kalplerinin üzerini mühürlemiştir, artık onlar kavrayamazlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bu kötü halleri şundan: Çünkü onlar görünüşte iman ettiler, sonra (kalbleri ile) inkâr ettiler. Bu yüzden kalbleri mühürlenmiş de artık anlamaz olmuşlardır onlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Çünkü onlar, imana girdiler, sonra kâfir oldular. Bunun üzerine Allah, onların kalplerini mühürledi de onlar anlamaz bir toplum oldular.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bu davranışlarının sebebi, şudur: “İnanırlar, sonra inkâr ederler; bu yüzden kalplerinin üzeri mühürlenir, artık onlar anlamazlar.”
Besim Atalay
swap_vert close
İşte bunlar, inandılar, sonra kâfir oldular, onların yüreğine Allah da damga vurdu, artık onlar anlamazlar!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bu, onların önce (dilleriyle) inandıklarını söylemeleri, sonra da (kalpleriyle) inkâr etmelerindendir. Böyle davranmaları yüzünden kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar (gerçeği) kavrayamazlar.
Cemil Said
swap_vert close
Bunlar evvelâ îmân itdiler sonra küfre rücû’ itdiler, kalbleri mühürlendi hiç bir şey anlamıyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bu, önce inanıp sonra inkar etmiş olmalarındandır. Bu yüzden kalbleri mühürlenmiştir; artık anlamazlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bu, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleri, bu yüzden de kalplerine mühür vurulması sebebiyledir. Artık onlar anlamazlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şöyle ki, onlar sözde inandılar ama gerçekte inkâr ettiler; bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir; artık anlayıp kavrayamazlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bunun sebebi, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleridir. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar hiç anlamazlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Çünkü onlar inandıktan sonra inkar ettiler; bu yüzden kalpleri mühürlendi; onlar anlamazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bunun sebebi şudur: Onlar inandılar, sonra inkar ettiler, bu yüzden kalblerinin üzeri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O şundan: Çünkü onlar iymana gelmişler, sonra küfre gitmişlerdir de o kâlblerine tab'olunmuş da artık anlamaz olmuşlardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Bu, (kötü hâllerinin sebebi) onların önce (dilleriyle) inandıklarını söylemeleri, sonra da (kalpleriyle) inkâr etmelerindendir. Bu yüzden kalpleri (manen) mühürlenmiştir. Artık onlar hakkı anlamazlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bu şundandır: onlar önce İman ettiler sonra küfrettiler. Bu nedenle, onların kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar, gerçeği kavrayamazlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bu (kötü amelleri şundandır:) Çünkü onlar (zaahiren) îman etdiler. (Fakat) sonra (kalbleriyle) kâfir oldular. Bu yüzden kalblerinin üstüne (küfür) mühr (ü) basıldı. Onun için onlar (îmanın hakıykatını) anlamazlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bu, şübhesiz onların îmân edip sonra inkâr etmeleri yüzündendir; bunun üzerine kalbleri mühürlenmiştir; artık onlar (hakkı) anlamazlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bu, onların (görünüşte) iman edip, sonra da (gönülleriyle) inkâr etmiş olmalarındandır. Bu yüzden (melekler âleminde tanınmaları için) onların kalbleri (akıl merkezi olan beyinleri) üzerine (bir) damga (manevi bir işaret) vurulmuştur. Artık (onlar gerçeği) anlamaya çalışmazlar. *
(*) Yani melekler âleminde tanınmaları için bunların beyin korteksi üzerine manevi bir damga (iz, işaret) bırakılmış. Bilindiği gibi meleklerin bir görevi de kalbinde/beyninde iman bulunan kimselere, yani mü’minlere istiğfarda bulunmalarıdır. Fakat inanmamış olanların beyni üzerinde bu tür (damga, ekinne veya mühür gibi) manevi işaretler bulunanlara ise melekler isiğfarda bulunmazlar. İşte Kur’an’ı kerimde kalblerine /akıl merkezi olan beyinlerine vurulan ekinne, damga ve mühür gibi manevi işaretler bunun içindir. Yoksa beyinleri kilitlemek veya hakikati anlamamak için değil. Zaten bunların beyinlerine bu tür manevi işaretler konulmadan önce de kendi özgür iradeleriyle inkâr edip sapıklığı tercih etmiş ve büyüklük taslayarak haktan yüz çevirmişlerdir. Yani bu manevi olay, inkâr ve büyüklük taslamalarının bir sonucudur. Bu nedenle iman ve küfür kişinin özgür iradesiyle gerçekleşir. Kalb ve damga hakkında bir bilgi de aşağıya alınmıştır. وقد يعبر بالقلب عن العقل : (قاموس المعاني - معجم المعاني الجامع ) والمراد من القلوب هنا الألباب والعقول ، والعرب تطلق القلب على اللحمة الصنوبرية ، وتطلقه على الإدراك والعقل ، وهو المراد هنا ، ومقره الدماغ لا محالة - وليس الختم على القلوب والأسماع ولا الغشاوة على الأبصار هنا حقيقة كما توهمه بعض المفسرين فيما نقله ابن عطية بل ذلك جار على طريقة المجاز...( التحرير والتنوير) السابع: أن المراد بالختم وسم قلوبهم بسمة تعرفها الملائكة، فيبغضونهم وينفرون عنهم،ولايستغفرون لهم كما يستغفرون للمؤمنين وعلى هذا المنهاج كلامنا وكلامهم فيما يضاف إلى الله تعالى من طبع وإضلال ونحوهما (التفسير الكبير أو مفاتيح الغيب » التفسير الكبير المسمى البحر المحيط =(تفسير البيضاوى )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bu onların önce iman edip, sonra da inkâr etmelerinden dolayı, kalplerine mühür vurularak kapatılmış olmalarındandır. Artık doğruları hiçbir zaman anlayamazlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bu da şundandır: Onlar önce inandılar, sonra tanımadılar. Bunun üzerine yürekleri katılaştırıldı. Artık onlar kavrıyamazlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şunun için ki onlar dilleriyle iman ettiler. Sonra kalplerinde gizli olarak kâfir kaldılar da kalbleri üzerine mühür basıldı, onlar imanın hakikatini anlayamazlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bu onların önce inanıp sonra da inkâr etmiş olmalarındandır. Bu yüzden kalplerinin üzerine mühür vurulmuştur². Onlar artık anlamazlar.
2 Krş. Bakara, 2/7  
Kadri Çelik
swap_vert close
Bunun sebebi, onların önce iman edip sonra küfre sapmalarıdır. Böylece kalplerinin üzerine damga vurulmuştur; artık onlar kavrayamazlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Evet, münâfıkların durumu böyledir; çünkü onlar, İslâm hakîkatiyle ilk karşılaştıklarında iman etmiş, fakat daha sonra birtakım çıkar hesapları yüzünden hakîkati bile bile inkâr etmişlerdir. İşte bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir, artık iç dünyalarında gerçeğin sesini duyamaz, doğruyu eğriyi idrâk edemezler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bu onların, iman edip sonra da inkâr ettikleri sebebiyledir. Kalblerine mühür vuruldu; fıkıh etmezler / inceden inceye düşünmezler / anlamazlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Neden mi? Çünkü önce inandılar, sonra inkar ettiler. Bu yüzden kalpleri damgalandı. Artık kavrayamazlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bu, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleri, bu yüzden ön yargıları nedeniyle kalplerine mühür vurulması sebebiyledir. Artık onlar anlamazlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bunun sebebi, onların önce iman et(tiğini söyley)ip sonra inkâr etmeleridir. (Bu yüzden) kalpleri mühürlenmiştir. [*] Artık (gerçeği) anlayamazlar.
İnkârcıların kalplerinin mühürlenmesinin sebebi, inkârlarında ısrarcı olmalarıdır. Yani inkâr “sebep”, mühürlenme ise “sonuç”tur. Benzer mesajlar: Bakara 2:7, 88; Nisâ 4:155; A‘râf 7:100, 101; Tevbe 9:87, 93, Yûnus 10:74; Nahl 16:108; Rûm 30:59; Mü’min 40:35; Muhammed 47:16.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Bu (münâfıklar,) hep böyledir. Onlar, önce îman eder, sonra da inkâr ederler. Onların kalpleri (bu yüzden) mühürlenmiştir. Artık onlar hiçbir şey anlamazlar.
Muhammed Esed
swap_vert close
böyledir, çünkü onlar imana erdi[klerini iddia eder]ler, halbuki ² [içlerinde] hakikati inkar ederler ve böylece, kalplerine bir mühür vurulmuştur, artık [neyin doğru, neyin yanlış olduğunu] anlayamazlar. ³
2 Sümme (“ve sonra”) edatı, çoğu zaman, ve basit bağlacı ile aynı fonksiyonu görmektedir ve burada en uygun karşılık olarak “halbuki” şeklinde çevrilmiştir.3 Bkz. sure 2, not 7.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Dahası onlar iman ettiklerini söylüyorlar ama yaptıkları ile küfre giriyorlar. İşte bu ikiyüzlüler kalplerini inanmaya kapatıyorlar artık gerçeği kavrayamazlar. 2/8...20, 3/7
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bunun nedeni, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleridir; sonunda kalplerine mühür vurulmuştur:[⁵¹¹⁴] artık onlar (imanın hakikatini) kavrayamazlar.
[5114] Adeta kalp suç aleti olarak tescil edilmiş, İlâhî mahkemeye suç aleti olarak getirilmek üzere mühürlenmiştir. İmandan sonra inkârın mazereti yoktur. Zımnen: Akıl tutulmasına uğramışlar, köstebek gibi gözleri görmez olmuştur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar önce iman edip sonra inkâr etmişlerdir. (Hidâyeti bırakıp sapıklığı satın almışlardır.) Bu yüzden kalbleri de mühürlenmiştir. (Şeytan yaptıklarını kendilerine güzel göstermiş, dünya menfaatından başka bir şey düşünmez olmuşlardır, ahirete inanmazlar ve onu hatırlarına bile getirmek istemezler) Artık onlar hiç laf anlamazlar! (Ne kadar uğraşsan tevbe edip imana gelmezler)
Osman Fırat
swap_vert close
Bu, onların (önce) iman edip sonra inkâr etmeleri, bu yüzden de kalplerine mühür vurulması sebebiyledir. Artık onlar anlamazlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O, şunun içindir ki, şüphe yok onlar (zahiren) imân ettiler, sonra kâfir oldular, imdi kalblerinin üzeri mühürlendi, artık onlar anlayamazlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Çünkü onlar önce inandıklarını iddia ettiler, sonra inkâra gittiler. Bu sebeple kalpleri mühürlendi. Artık onlar hakkı anlamazlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Bu davranışlarının) Sebebi şudur: İnandılar, sonra inkar ettiler, bu yüzden kalblerinin üzeri mühürlendi, artık onlar anlamazlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Evvelce îmân idüb sonra küfür itdiklerinden Allâh kalblerine nifâk mührini urdı. Onlar bunı fehm itmezler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kötü olan, önce inanmaları sonra ayetleri görmezlikten gelmeleridir. Ardından kalpleri üzerinde yeni bir yapı oluşturulur[1]; artık (ne hale geldiklerini) anlamazlar[2].
[1] Nisa 4/88 [2] Nisa 4/89, Bakara 2/11-12.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Bu, onların iman edip, sonra da inkar etmiş olmalarındandır. Onların kalpleri paslanmıştır. Onun için anlamazlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Çünkü önce iman etmiş, sonra kâfir olmuşlar, ondan sonra da kalpleri mühürlenmiştir; artık birşey anlayacak durumda değillerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bu durumun sebebi şudur: Onlar iman ettiler, sonra küfre saptılar da kalpleri üzerine mühür basıldı. Artık onlar incelikleri anlamazlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şol andan ötürüdür kim anlar įmān getürdiler andan kāfir oldılar. pes mühr uruldı göñülleri üzere pes anlar añlamazlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol andan ötürüdür kim anlar īmān getürdiler, andan ṣoñra kāfir oldılar. Pesmühr urıldı yürekleri üstine. Pes anlar fehm eylemezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bunun səbəbi odur ki, onlar (dildə) iman gətirdilər, sonra isə (ürəklərində gizli) kafir oldular. Buna görə də onların ürəklərinə möhür vurulmuş, özləri isə anlamaz kimsələr olmuşlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
That is because they believed, then disbelieved, therefore their hearts are sealed so that they understand not.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
That is because they believed, then they rejected Faith: So a seal was set(5468) on their hearts: therefore they understand not.
5468 Cf. 2:7. Their double-dealing has fogged their understanding. In Arabic the heart is taken to be the seat of understanding as well as of affection.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ذٰلِكَ
işte budur
بِاَنَّهُمْ
çünkü şüp- hesiz onlar
اٰمَنُوا
iman ettiler
ثُمَّ
sonra
كَفَرُوا
kâfir oldular
فَطُبِعَ
artık mühür- lenmiştir
عَلٰى
üzeri
قُلُوبِهِمْ
kalplerinin
فَهُمْ
artık onlar
لَا يَفْقَهُونَ
fıkhedemezler
Bunun sebebi; onların önce iman edip sonra kâfir olmalarıdır. Bu yüzden onların kalpleri mühürlenmiştir. Artık onlar fıkhed(erek apaçık ortada olan hakikati düşünüp idrak ed)emezler.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
طَبَعَ
Fiil-I
ط ب ع
Mühür vurdu, mühürledi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
فَقِهَ
Fiil-I
ف ق ه
Anladı, fıkhetti, kavradı