close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mumtehine Sûresi 11. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-in fâtekum şey-un min ezvâcikum ilâ-lkuffâri fe’âkabtum feâtû-lleżîne żehebet ezvâcuhum miśle mâ enfekû(c) vettekû(A)llâhe-lleżî entum bihi mu/minûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve eşlerinizin nikah paralarından bir miktarı, onlar gider de, elinizden çıkarsa nöbet size gelince, kafir kadınlarından inanıp size göçen bulununca eşleri gitmiş olanlara, ettikleri masraf kadar para verin ve çekinin o Allah'tan ki siz, ona inanmışsınız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve eğer sizlerden (bazılarının) eşlerinden biri kâfirlere kaçarsa, (ardından) siz de (savaşta onları yenip) ganimete kavuşursanız, (genel paydan) eşleri (kaçıp) gidenlere (mehir olarak) harcama yaptıkları kadarını verin. (Böylece) Kendisine iman ettiğiniz Allah’tan korkup (kötülükten vazgeçin).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Müslümanlardan herhangi birinin karısı kaçar da kâfirlere katılırsa, siz de savaşarak kâfirlerden ganimet elde etmişseniz, eşi kaçıp gitmiş olan kimseye, ona vermiş olduğu mehir kadar elinizdeki ganimetten verin. Eğer inanıyorsanız, yolunuzu Allah'ın kitabıyla bulmaya çalışın.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer kâfirlere kaçan eşleriniz yüzünden herhangi bir kayba uğrarsanız, kâfirleri savaşarak yendiğiniz takdirde, eşleri gitmiş olanlara, harcadıkları kadar ganimetten pay verin. İnandığınız Allah'a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun.
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer eşlerinizden kâfirlere bir şey gider; siz de (savaşta) ganimet elde ederseniz eşleri gidenlere sarfettikleri (mehirler) kadarını verin. Kendisine iman ettiğiniz Allah'tan da sakının.
11.İbnu Ebi Hatim`in Hasanı Basri`den rivayet ettiğine göre bu ayeti kerime Ebu Süfyan`ın kızı Ummu`l-Hakem hakkında inmiştir. Bu kadın dinden dönerek Sakif kabilesinden bir erkekle evlendi. Kureyş kadınları içinde ondan başka dinden dönen olmamıştır.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve eğer eşlerinizden (kafirlere kaçmalarından dolayı) herhangi bir şey kafirlere geçer, böylece siz de (savaşta onları yenip) ganimete kavuşursanız, eşleri (kaçıp) gidenlere (mehir olarak) harcama yaptıklarının bir mislini verin. Kendisine iman ettiğiniz Allah'tan sakının.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer zevcelerinizden biri (dininden çıkıb) sizden kâfirlere kaçar da, sonra siz (o kâfirlerle savaşarak) ganimet alırsanız, zevceleri (kâfirlere) gitmiş olanlara (önceden bu zevcelerine) sarf etmiş oldukları mehir kadar, (bu ganimetten) verin; ve kendisine iman ettiğiniz Allah'dan korkun.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer sizin (kâfir) hanımlarınızdan kâfirlere bir şey geçmiş olursa (ve size gelen) mümin hanımlardan da size bir şey geçerse, hanımları giden mümin erkeklere, hanımlarına verdikleri mehir kadar verin. Ve inanmış olduğunuz Allah’(ın yasalarını çiğnemek)ten sakının.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer birinizin eşi inkârcılara kaçar, ardından onlarla savaşıp ganimet elde ederseniz, eşleri kaçanlara, harcadıkları kadar veriniz. İnanmış olduğunuz Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınınız.
Besim Atalay
swap_vert close
Sizin kadınlardan biri kâfirlere giderse, doyumluğa erdiğiniz sırada, karısı gidene, vermiş olduğunu ödeyesiniz, inanmış olduğunuz Allahtan sakınınız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer eşlerinizden biri (dininden çıkıp) sizden kâfirlere kaçar da sonra siz (o kâfirlerle savaşarak) ganimet alırsanız, zevceleri (kâfirlere) gitmiş olanlara (önceden bu zevcelerine) sarf etmiş oldukları mehir kadar (bu ganimetten) verin. Ve inandığınız Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun.
Karısı dininden çıkıp kâfirlere kaçtığı zaman, inananları yok etmek için fırsat kollayan inkârcıların, bu şekilde terk edilmiş olan bir Müslüman kocaya tazminat ödemeleri beklenemez. İster savaşta elde edilen ganimetlerle olsun isterse başka bir şekilde, sosyal bir sorumluluk olarak Müslüman toplumun bu yükümlülüğü yerine getirmesi gerekir. Asr-ı Saadet’te, dinden çıkarak kocasını terkeden ve düşman saflarına geçen sadece altı kadına rastlandığı söylenmektedir. Vuku bulan her olayda Müslüman kocaya, -yukardaki ayetin hükmü gereği- Hz. Peygamber’in emriyle, devlet hazinesinden karısına ödediği mehir kadar bir ödeme yapılmıştır.  
Cemil Said
swap_vert close
Ey mü’minler! Sizin zevcelerinizden biri kâfirlerin nezdine gider ve siz de ânlardan ganâim alır iseniz zevceleri firâr itmiş olanlara firâr iden zevcenin mihrine müsâvî bir mikdâr ganâim viriniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey mümin erkekler! Eğer inkar eden (kafir olan) eşlerinize sarfettiklerinizden inkarcılara bir şey geçecek olursa ganimetten, eşleri giden mümin erkeklere sarfettikleri miktar kadarını verin. İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Eğer eşlerinizden biri kâfirlere kaçar[540] ve siz de onlarla çarpışıp ganimet alırsanız, eşleri gidenlere sarf ettikleri (mehir) kadarını verin ve inandığınız Allah’a karşı gelmekten sakının.
Âyetin bu kısmı, “Eğer eşleriniz yüzünden bir şey (verdiğiniz mehirler) kâfirlere geçer..” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şayet eşlerinizden biri kâfirlere kaçar, böylece (tazminat ödemek için) sıra size gelmiş olursa, eşleri gitmiş olanlara harcadıklarına denk bir şey verin. İnandığınız Allah’a karşı gelmekten sakının.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer eşlerinizden biri, sizi bırakıp kâfirlere kaçar, siz de (onlarla savaşıp) galip gelirseniz, eşleri gitmiş olanlara (ganimetten), harcadıkları kadar verin. İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kafirlere katılan eşleriniz yoluyla bir şeyler yitirdikten sonra (ganimet veya size katılanlar yoluyla bir şeyler kazanıp) üstün gelirseniz, eşlerini yitirmiş olanlara, onların harcamış oldukları mehir kadar verin. İnandığınız ALLAH'ı sayıp dinleyin.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer eşlerinizden biri, sizden kâfirlere kaçar da siz de savaşta galip durumda olursanız, eşleri gitmiş olanlara ganimetten, harcadıkları kadar verin. İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve eğer zevcelerinizden bir şey sizden küffara kaçar, siz de acısını alırsanız zevceleri gitmiş olanlara sarfettiklerinin mislini veriniz ve Allahdan korkunuz, eğer siz ona iyman etmiş mü'minlerseniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey mü’minler!) Şâyet sizden birinin eşi (dinden dönüp) kâfirlere kaçarsa, (kâfirlerden bu kadınla evlenen kişi, mehir masraflarını o müslüman kardeşinize geri vermezse, cihat sonrasında) ganimet aldığınız zaman, eşleri (kaçıp) gidenlere (mehir olarak) harcama yaptıklarının bir mislini (o ganimetten) verin. Kendisine îmân ettiğiniz Allah’tan sakının.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer eşlerinizden¹ dolayı, bir şeyiniz gerçeği yalanlayan nankörlere geçtiyse, sonra da ödeme sırası size geldiğinde², o zaman eşleri gitmiş olanlara infak ettikleri kadar verin. Ve siz, kendisine iman ettiğiniz Allah'a karşı takva sahibi olun.
1- Gerçeği yalanlayan nankörlerin tarafına geçen. 2- O gerçeği yalanlayan nankörlerle savaşıp ganimet elde ederseniz, eşleri gitmiş olanlara, eşlerine ödedikleri mihri o ganimetten verin.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer zevcelerinizden bir şey sizden kâfirlere kaçar da siz de muhaarebede ganîmete kavuşursanız zevceleri gitmiş olan (müslüman) lara harcadıkları (mehir) kadar verin. O Allahdan korkun ki siz (hepiniz) Ona inananlarsınız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve eğer (dinden çıkarak sizi terk eden) zevceleriniz(in mehrin)den kâfirlere bir şey geçer (ve onlar mehirlerini size geri vermezler) de (onları savaşta) ta'kib eder (ve onlardan ganîmet alır)sanız, o takdirde zevceleri gitmiş olanlara (ganîmetten), sarf ettikleri (mehir)kadar verin! Ve (O) Allah'dan sakının ki, siz ona îmân eden kimselersiniz!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer sizin eşlerinizden dolayı bir şey (mehir) sizin elinizden çıkıp inkârcılara geçtiyse (söz konusu inkârcılar, sizden kendilerine gelen kadınların mehirlerini, bıraktıkları eşlerine geri ödemezlerse), sonra da (onlardan size gelip iman eden kadınların bıraktıkları eşlerine mehirlerini geri) ödeme sırası size gelince, o zaman eşleri (inkârcılara) gitmiş olanlara, infâk ettikleri kadar (mehri) siz (elinizde bulunan maldan) verin ve siz, kendisine iman etmiş olduğunuz Allah’a karşı gelmekten (Allah’ın emirlerine muhalefet etmekten) sakının.*
(*) Bunun anlamı şöyledir, şayet müslüman bir erkeğin eşi, murted olup müşriklere döner ve kendisiyle evli bulunduğu erkeğin malından veya mehirinden bir şey götürürse, müslümanlar ve müşrikler arasında yapılan ‘’Hudeybiye antlaşması’’gereği hangi taraftan birinin eşi kocasını terk eder karşı tarafa geçerse, kendisiyle birlikte götürdüğü malın eski eşine geri verilmesi gerekir. Şayet müşrikler bu anlaşmayı bozar ve bu malı geri vermezlerse, müşriklerden kaçarak müslümanlara sığınan kadınların da beraberinde getirdikleri mal müşriklere verilmeyecek, belki bu mal, müşriklere eşi kaçan müslüman erkeğe verilecektir. Yani misilleme olacaktır. = وإن فاتكم وإن سبقكم وانفلت منكم. شيء من أزواجكم أحد من أزواجكم، وقد قرئ به وإيقاع ( شيء ) موقعه للتحقير والمبالغة في التعميم، أو شيء من مهورهن. إلى الكفار فعاقبتم فجاءت عقبتكم أي نوبتكم من أداء المهر، شبه الحكم بأداء هؤلاء مهور نساء أولئك تارة وأداء أولئك مهور نساء هؤلاء أخرى بأمر يتعاقبون فيه كما يتعاقب في الركوب وغيره. فآتوا الذين ذهبت أزواجهم مثل ما أنفقوا من مهر المهاجرة ولا تؤتوه زوجها الكافر (تفسير البيضاوي).والمعنى : إن فرت بعض أزواجكم ولحقت بالكفار وحصل التعاقب بينكم وبين الكفار فعقبتم على أزواج الكفار وعقب الكفار على أزواجكم وأبى الكفار من دفع مهور بعض النساء اللائي ذهبن إليهم ، فادفعوا أنتم لمن حرمه الكفار مهر امرأته ، أي ما هو حقه ، واحجزوا ذلك على الكفار . وهذا يقتضي أنه إن أعطي جميع المؤمنين مهور من فاتهم من نسائهم وبقي للمشركين فضل يرده المسلمون إلى الكفار . وهذا تفسير الزهري في رواية يونس عنه وهو أظهر ما فسرت به الآية (التحرير والتنوير  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnkârcılara giden eşlerinizden size bir şey kalmışsa, bir zaman geçirdikten sonra, (içinizden) eşleri inkârcılara gitmiş müslüman erkeklere, giden kadınlarına harcadıklarının mislini onlara verin. Kesinlikle inanmış olduğunuz Allah dan da korunun.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer eşlerinizin biri tanımazlara kaçarsa, siz de savaşı kazanırsanız eşleri kaçanlara harcadıklarını verin. İnanmakta olduğunuz Allah’tan sakının.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şâyet zevcelerinizden biri dinden dönerek kâfirlere gider de mehrini alamazsanız siz de akıbeti kazanırsınız [⁹] zevceleri kâfirlere giden o kimselere ganimet malından harcettikleri mehir kadar verin. İman ettiğiniz Allah/tan sakının [¹⁰].
[9] Yâni zaferyap olursanız veya gaza ile takip edip ganimet alırsanız.[10] Âvet-i ûlâ mucibince mü'minler, hicret eden kadınların müşrik zevcelerine mehirlerinden zimmetlerine, geçeni verdikleri halde dinden dönüp de müşriklere iltihak eden kadınların mehirlerini müşrikler mü'minlere vermediğinden dolayı bu âyet-i kerîme nâzil olmuştur. Müşriklere iltihak eden mürtedler altı taneydi. Onların mehirleri ganimetten alınıp kocalarına verildi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Eğer eşlerinizden biri inkârcılara kaçar ve siz de onlarla çarpışıp ganimet alırsanız, eşleri gidenlere sarf ettikleri ücret/mehir kadarını (ganimetten) veriniz ve inandığınız Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olunuz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer eşlerinizden biri (dinden dönüp) kâfirlere kaçar da sonra yaptığınız savaşta siz galip gelirseniz, eşleri gitmiş olanlara ganimet malından, harcadıkları (mehir) kadar verin. İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Eğer sizden birinin eşi dinden döner ve kaçıp kafirlere katılırsa , onlar da bu kadına yapılan evlilik bedeli mehir masraflarını geri vermezlerse, arkasından da sıra size gelir. Bu kafirlerden Müslüman olup size katılan bir kadının mehir borcunu onlara öderken veya bu kafirlerle yaptığınız savaşta elde ettiğiniz ganimetleri aranızda pay ederken, önce, o, sizden eşi kaçıp giden kardeşinizin hanımına harcadığı mehir masraflarının karşılığını ayırın. Önce onlara hesaplarını ödeyin. Bunları yaparken, kendisine iman ettiğiniz Allah’tan gelen ilkeler doğrultusunda hayatınıza yön vererek her türlü kötülükten, isyankârlıktan sakının ve adâletten zerre kadar ayrılmayın!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kâfirler’e eşlerinizden bir şey geçtiyse ve sıra size geldiyse, harcadıkları şeylerin misli kadar eşleri gitmiş olanlara verin! İman ettiğiniz Allah’tan sakınıp korunun!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sizden onlara, onlardan size kaçan eşleriniz yüzünden bir kaybınız olursa, mağdur kocalara masraflarını verin. İnandığınız Allah'a karşı kendinizi sağlama alın...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eğer eşlerinizden biri, sizi bırakıp kâfirlere kaçar, siz de onlarla savaşıp galip gelirseniz, eşleri gitmiş olanlara, daha önce eşleri için harcadıkları miktar kadar ganimetten pay verin! Allah’ın yasalarına karşı gelmekten sakının!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Eşlerinizin kâfirlere (kaçması sebebiyle) herhangi bir kaybınız olursa, siz de sonuca ulaşır (galip gelir)seniz, eşleri gitmiş olanlara harcadıkları kadarını (ganimetten) verin! [*] İnandığınız Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun!
Bu ayette Yüce Allah müslümanların içlerinden herhangi birisinin hanımı kafirlere kaçıp giderse, daha sonra yaşanacak bir savaşta müslümanların galip gelmesi durumunda, alınacak ganimetten bu erkeklere daha önceki hanımlarına verdikleri mehir kadar bir bedelin ekstra olarak verilmesi gerektiğini hükme bağlamaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer eşlerinizden biri, sizi bırakıp kâfirlere kaçar, siz de (size gelen eşlerinden dolayı o kâfirlere) tazminat ödemek durumunda olursanız, eşleri gitmiş olanlara (o tazminattan eşlerine mihir olarak) harcadıkları kadarını verin.¹ Ve inandığınız Allah’a karşı hata etmekten sakının.
1 Yani sizin eşlerinizden biri dar’ül-harbe kaçar, sonra da onların kadınlarından îman ederek size hicret eden olur ve bu suretle siz de onlara tazminat vermek durumuna düşerseniz; eşleri kaçıp dar’ül-harbe gitmiş olanlara eşlerine daha önceden vermiş oldukları mihirlerini kâfirlere verilecek tazminattan keserek verin. Bazı müfessirlerce bu âyet; “Eğer eşlerinizden biri, sizi bırakıp kâfirlere kaçar, siz de (onlarla savaşıp) galip gelirseniz, eşleri gitmiş olanlara (ganimetten mihir olarak) harcadıkları kadar verin.” şeklinde de anlaşılmıştır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Eğer hanımlarınızdan biri (sizi bırakıp) hakikati inkar edenlere giderse ve siz de buna üzülürseniz ¹⁶ o zaman hanımları bırakıp giden (koca)lara [hanımlarına mehir olarak] harcadıklarına ¹⁷ eşit bir şey verin ve inandığınız Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun!
16 Lafzen, “ve böylece siz de bundan payınızı alırsanız”, yani hanımları önceki inançlarını reddederek Müslümanlara katılan inkarcılar gibi.17 Kural olarak, inkarcıların, bu şekilde terk edilmiş olan bir kocaya tazminat ödemeleri beklenemeyeceğinden Müslüman toplumun bir bütün olarak bu yükümlülüğü yerine getirmesi gerekir. Gerçekte, Hz. Peygamber’in yaşadığı süre içinde bu şekilde yalnız altı irtidat olayı vuku bulmuştu (ki tümü Mekke’nin H. 8. yılda fethinden önce olmuştu); ve her olayda Müslüman kocaya, Hz. Peygamber’in emri üzerine, devlet hazinesinden başta kendisinin ödediği mehire eşit miktarda bir ödeme yapılmıştı (Beğavî ve Zemahşerî).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şayet dinden dönüp kâfirlere kaçan hanımlarınızda hakkınız kalırsa ve siz de o kâfirlerle savaşıp ganimet elde ederseniz bu ganimetten vaktiyle hanımları kâfirlere kaçan müminlere, ödedikleri mehirlerine eşit bir pay verin. İnanıp güvendiğiniz Allah’a karşı gelmekten sakının! 14/2-3, 18/56
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Eğer kâfirlere kaçan hanımlarınızdan dolayı herhangi bir mağduriyet yaşarsanız, misillemede bulunarak mahsuplaşın;[⁵⁰⁶⁹] şöyle ki, eşlerin mağdur ettiği kocalara, (karıları için) harcadıklarına denk olan miktarı (onlara gönderilecek meblağdan keserek) siz verin:[⁵⁰⁷⁰] Ama, iman ettiğiniz Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun!
[5069] ‘İkâb, “nöbet” anlamındaki ‘ukbeden; “misilleme” vurgusu taşır (Krş. 16:126). [5070] Parantez içi açıklamamız, bu âyetin yorumlarının en isabetlisi diyebileceğimiz Zühri’nin yorumuna dayanır (Taberî). Zımnen: Siz mağduriyeti giderin, aynı kalemden Mekke’ye gidecek bir miktar varsa, Mekkelilerin vermeleri gerekip de vermediklerini ona mahsuben kesin. Bu âyet, vahyin, hakkaniyet ve sözleşmelere riayet konusunda muhataplarını nasıl inşâ ettiğinin en çarpıcı örneklerinden biridir. Oysa, sözleşmenin karşı tarafı, baştan beri hiçbir hak hukuk gözetmeyen Mekke müşrikleriydi. Âyetin zımnen verdiği öğüt şudur: Bir davranışın ahlâkiliği, muhatabın değişen kimliğine göre değişmemesidir. Zira doğru ve iyi sabittir ve bizatihî doğru ve iyidir. Göreceleştiğinde ahlâkî olma vasfını yitirir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eğer eşlerinizden biri -sizi bırakıp- kâfirlere kaçarsa (sarf ettiği ödenmezse) ve siz de savaşta gâlib gelirseniz, eşleri gitmiş olanlara - ganimetten eşleri için, harcadıkları kadar verin, iman etmiş olduğunuz Allah’a karşı gelmekten korkun.
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer eşlerinizden bir şey kâfirlere gidere ve siz de onlarla çarpışıp (ganimet alırsanız), eşleri gidenlere sarf ettikleri (mehir) kadarını verin ve inandığınız Allah’a karşı gelmekten sakının.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer sizin zevcelerinizden bir şey sizden fevt olup kâfirlere geçerse sonra da siz bir ganîmet malı elde etmiş olursanız, artık zevceleri gitmiş olanlara mehr olarak vermiş oldukları şeyin mislini (o ganîmet malından) veriniz ve kendisine imân etmiş olduğunuz Allah'tan korkunuz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer eşlerinizden biri dinden dönüp kâfirlere kaçar da, sonra yaptığınız savaşta siz galip gelirseniz, eşleri gitmiş olan kocalara ganimet malından, harcadıkları mehir kadar verin. İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer eşleriniz(e sarfettiğiniz mehirler)den herhangibir şey kafirlere gider de, sonra (onlardan da size kaçan kadınlar çıkar ve bu kez mehir ödeme) sıra(sı) size gelirse eşleri giden (mü'minlere) harcadıklarının mislini verin. İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
Yani sizin kadınlarınız kâfir olup kâfirlerin arasına katılır ve onlar size yaptığınız masrafı vermezlerse; onlardan size kaçan kadınlar olduğu takdirde bu kez siz, kâfir kocalarının bu kadınlara yaptıkları masrafı onlara değil, eşleri kâfirlere kaçmış olan müslümanlara veriniz. Böylece hem kâfirlerle ödeşmiş, hem de yaptığı masraflar boşa gidip mağdur duruma düşen müslümanlara yardım etmiş olursunuz.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer zevcelerinizden irtidâd ve ve firâr iden kadının mehrinden küffâr zimmetine bir şey geçmiş olsa ve onı tahsîl idememiş iseniz küffâr ile mukâteleden aldığınız ganîmetden o kadınların zevclerine nikâhı mikdârı virin. Ve îmân iylediğiniz Allâh'a ittikâ idin. [¹]
[1] Hudeybiye'de 'akd olunan musâlaha ahkâmından biri de Ehl-i Mekke'den Medîne'ye gelenleri alıkoymayub i'âde itmek ve Medîne'den Mekke'ye kaçanları Mekkeliler alıkoymak idi. Henüz Hudeybiye'de bulundığı sırada "Bey'a bint Hâris" nâm kadın müslümân olarak Rasûlullah'ın nezdine geldi. Arkasından zevci "Müsâfir el-Mahzûmî" gelüb 'ahid mûcibince zevcesini istedi. Bundan evvelki âyet-i kerîme nâzil oldığından Rasûlullah mezbûreyi red itmeyüb zevcine ona virdiği mihir ve nafakayı i'tâ buyurdı. Sonra mezbûreyi Ömer ibnu'l Fârûk tezvîc itdi. Bundan sonra Rasûlullah Ehl-i Mekke'nin ricâlinden gelenleri red ider ve kadınları imtihândan sonra alıkordı. Âyet-i kerîme mûcibince onların mihirlerini zevcelerine virirlerdi. Fakat irtidâd idüb müşriklerin nezdine giden kadınların mihirlerini i'tâdan imtinâ' iylediklerinden bu âyet-i kerîme nâzil oldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Eşlerinizden biri kâfirlere kaçar, sonra o kafirleri yenerseniz eşleri kaçıp gitmiş olanlara (alacağınız ganimetten) harcadıkları kadar ödeme yapın. İnandığınız Allah’tan çekinerek kendinizi koruyun.
Şaban Piriş
swap_vert close
Eşlerinizden kafirlere bir şey geçer de siz de onlara galip gelirseniz, eşleri gidenlere harcadıkları kadar verin. İman ettiğiniz Allah'tan korkun!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Eğer sizden birinin eşi kâfirlere katılır da onun mehri size geri verilmezse, size onlardan bir ganimet geldiği zaman, eşleri gitmiş olanlara, verdikleri mehrin mislini o ganimetten verin. Kendisine iman ettiğiniz Allah'a karşı gelmekten sakının.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Eğer, kâfirler tarafına geçmiş eşleriniz yüzünden bir şeyleriniz inkârcılara gider, sonra da onlardan size kaçan kadınlar yüzünden ödeme sırası size gelirse, eşleri gitmiş olan müminlere, harcadıkları miktarı verin. Kendisine inandığınız Allah'tan korkun.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger geçer ise sizden nesene 'avratlaruñuzdan kāfirlerdür yaña pes ġanimet alursañuz kāfirlerden pes virüñ anlara kim gitdi 'avratları anuñ gibi kim nafaķa eylediler ya'nį daħı ķorķuñ Tañrı’dan ol kim siz aña inanıcılarsız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ve eger sizüñ ‘avratlaruñuzdan kimse ḳaçup kāfirlere varsa, pesġanīmet alursañuz kāfirlerden virüñüz ol kişilere ki ‘avratları gitdi ḫarc it‐dükleri māl ḳadarınca. Daḫı ṣaḳınuñuz ol Tañrıdan ki siz aña īmān getür‐mişsiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər zövcələrinizdən biri sizdən qaçıb (mehrini geri qaytarmadan) kafirlərə qoşulsa və siz də (onlarla vuruşaraq) qənimət əldə etsəniz, zövcələri (kafirlərin yanına) getmiş kimsələrə (həmin qənimətdən) onların (bu övrətlərə) sərf etdikləri mehr qədər verin. İman gətirdiyiniz Allahdan qorxun!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if any of your wives have gone from you unto the disbelievers and afterward ye have your turn (of triumph), then give unto those whose wives have gone the like of that which they have spent, and keep your duty to Allah in whom ye are believers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And if any of your wives deserts you to the Unbelievers,(5426) and ye have an accession (by the coming over of a woman from the other side), then pay to those whose wives have deserted the equivalent of what they had spent (on their dower). And fear Allah, in Whom ye believe.
5426 A very unlikely contingency, considering how much better position the women occupied in Islam than under Pagan custom. But all contingencies have to be provided for equitably in legislation. If a woman went over to the Pagans, her dower would be recoverable from the Pagans and payable to the deserted husband. If a woman came over from the Pagans, her dower would be payable to the Pagans. Assuming that the two dowers were equal, the one would be set off against the other as between the two communities; but within the communities the deserted individual would be compensated by the individual who gains a wife. If the dowers were unequal, the balance would be recoverable as between the communities, and the adjustment would then be made as between the individuals. In practice the common Fund compensated the deserted husband in anticipation of any necessary adjustments.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِنْ
ve eğer
فَاتَكُمْ
sizden giderse
شَيْءٌ
bir şey
مِنْ اَزْوَاجِكُمْ
eşlerinizden
اِلَى الْـكُفَّارِ
kâfirlere
فَعَاقَبْتُمْ
ve takip etmişseniz
فَاٰتُوا
o takdir- de verin
الَّذ۪ينَ
o kim- selere ki
ذَهَبَتْ
gitti
اَزْوَاجُهُمْ
eşleri
مِثْلَ مَٓا
benzerini o şeyin ki
اَنْفَقُواۜ
harcadılar
وَاتَّقُوا
ve takvâlı olun
اللّٰهَ
Allah'a karşı
الَّـذ۪ٓي
O zat ki
اَنْتُمْ
siz
بِه۪
ona
مُؤْمِنُونَ
iman eden- lersiniz
Eğer eşlerinizden biri (sizi bırakıp) kâfirlere giderse sonra (onlardan da size kaçan kadınlar olur ve bu kez mehir ödeme) sıra(sı) size gelirse, eşleri giden (mü'min)lere harcadıkları (mehir) kadarını verin. Siz, kendisine iman ettiğiniz Allah'a karşı takvâ sahibi olun (kulluk sorumluluğunuzu bilip yerine getirmeye çalışın).
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
فَاتَ
Fiil-I
ف و ت
Elden gitti, elden çıktı
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
زَوْج
İsim
ز و ج
Eş, koca, zevce, çift
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
كَافِر
İsim
ك ف ر
İnkâr eden, kâfir
عَاقَبَ
Fiil-III
ع ق ب
Ceza verdi, eziyet etti, takip etti
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ذَهَبَ
Fiil-I
ذ ه ب
Gitti, giderdi, götürdü
زَوْج
İsim
ز و ج
Eş, koca, zevce, çift
مِثْل
İsim
م ث ل
Benzer, misli, aynısı, gibi, dengi, kadarı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْفَقَ
Fiil-IV
ن ف ق
İnfak etti, harcadı, nafaka verdi
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَنْتُمْ
Zamir
اَنْتُمْ
Siz
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan