close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'minûn Sûresi 9. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne hum ‘alâ salevâtihim yuhâfizûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve öyle kişilerdir onlar ki namazlarını korurlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar (kurtuluşa ulaşanlar), salavâtını (bütün Kur’an ahkâmını ve İslami kurumları) da (titizlikle) korumak (için cehdü gayret gösterenlerdir).
[Not: Hacc Suresi 40. Ayetinde "Salavât" dini kurumlar için kullanılmıştır.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar ki, namazlarını vaktinde ve devamlı kılarak muhafaza ederler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Farz namazlarıyla ilgili sorumluluklarını edaya devam edenler ibadetlerini huşu içinde yapmayı, vakitlerini değerlendirmeyi, iktisadi nizamlarını, beline sahip olmayı, ailelerini, meşru ilişkiler içinde kalmayı, kamu düzenlerini, toplumdaki güven ortamını, dinlerini kesinlikle dayanışma halinde güç ve gönül birliği yaparak korurlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar namazlarını da korurlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar, namazlarını da (titizlikle) koruyanlardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar ki, namazlarını gereği üzre devamlı kılarlar; emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar ki, ibadet ve namazlarını devamlı korurlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Namazlarını korurlar/eda ederler.
Besim Atalay
swap_vert close
Namazların kılarlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar, salatlarını/haktan yana duruşlarını muhafaza ederler (şartlar ne olursa olsun taviz vermeden Hakkın yanında yer almaya devam ederler).
Bkz. 70/34Buradaki “salavat” kelimesini namaz anlamında değil de “Hak’tan yana yer almak ve Allah’a teslim olmak” olarak değerlendirmek daha doğru olur. Çünkü “salavat” kelimesi “korumak” anlamında olan “muhafaza” kelimesiyle birlikte zikredilmiştir. İmanın ve tevhidi inanışın gereği olarak şartlar ne olursa olsun taviz vermeden Hak’tan yana duruşun devamlı korunması gerekir. Ama namazla ilgili anlatımlar Kur’an’da genellikle “ikame” kelimesiyle “ekâmû” ya da “yukîmûne” şeklinde gelmiştir ki “ikame, Allah’ın huzurunda kalmak” demektir. İkâme fiiline isnat edilmeden yalınkat kullanılan salâtlarda, genelde Hak’tan yana olma ve teslimiyet vurgusu hâkimdir.  
Cemil Said
swap_vert close
9, 10. Namâz vakitlerinde muntazaman ’ibâdet idenler vâris olacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Namazlarına riayet ederler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar ki, namazlarını kılmağa devam ederler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Namazlarını titizlikle eda ederler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ve onlar ki, namazlarına devam ederler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar ki namazlarını düzenli olarak gözetirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve onlar ki, namazlarını muhafaza ederler,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlar ki namazlarının üzerine muhafızlık ederler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar namazlarını (vaktinde kılarak, erkânına riâyet ve ona devam etmekle) muhafaza ederler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, salatlarını¹ koruyan kimselerdir.
1- Allah'a yönelmeyi, O'na tabi olmayı, ibadet ve kulluklarını, destek ve dayanışmayı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Öyle mü'minler) ki onlar namazlarına devam ederler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve o kimseler ki, onlar namazlarını (erkânına riâyet ve ona devam ederek) korurlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yine onlar (o inanan erkek ve kadınlar) ki salâvatını (namaz, ibadet ve kulluk görevlerini, Allah’a yönelmeyi, ona tabi olmayı, destek ve dayanışmayı ve bütün dini vecibelerini yerine getirip Allah’a karşı esas duruşlarını) devamlı korurlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Namazlarının kendilerine yüklediği sorumluluklarını muhafaza ederler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O inananlar ki namazlarını kılmaktan geri durmazlar,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
8, 9. O mü/minler ki emanetlerine, ahilerine riayetkârdırlar, namazlarını da muhafaza ederler [³].
[3] Vaktinde kılarlar, rükünlerine riayet ederler, tembel olmazlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar namazlarını koruyanlardır/devam edenlerdir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, namazlarını da (titizlikle) gözetenlerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar ki, namazlarını mekanik hareketlere dönüştürmeden, okuduklarını anlayıp özümsemeye çalışarak vaktinde ve gereği gibi, dikkatle ve özenle, mümkün mertebe cemaatle birlikte kılarlar; beş vakit namazı hayatın merkezine yerleştirerek, onun temel özellikleri ve ana görevini her türlü aşınmaya, pörsümeye karşı titizlikle korur ve böylece, Allah ile aralarındaki gönül bağını sürekli canlı tutmaya çalışırlar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Namazlarına devam edenler!
Mehmet Çakır
swap_vert close
namazlarına aksatmadan devam edenler,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Mümin kardeşleriyle birlikte yaşamak arzusuyla hareket eder. Birbirlerine destek olur, birbirleri için dua eder, her türlü maddi manevi paylaşımı yaparlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar, bütün ibadetlerini koruyanlardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
8,9. Ve o (mü’minler) emanetlerini¹ ve sözlerini yerine getirirler ve namazlarına devam ederler.²
1 Bu iki âyetten “müt’anın haramlığı da anlaşılmaktadır. X2 7-9. âyetlerin aynısı için Bk. (Mearic: 31-33)  
Muhammed Esed
swap_vert close
salâtlarını [tüm dünyevî kaygılardan] uzak tutarlar.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar ki ibadetlerine ve namazlarına titizlik gösterirler. 24/37, 22/41, 2/238- 239, 20/132
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve onlar ki, ibadetleri üzerine titizlenirler.[²⁸⁹³]
[2893] En geniş anlamıyla: Allah’a karşı esas duruşlarını korurlar.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Namazlarını korurlar. (Namazlarında, şeytanın vesvesesinden korunmak için Rablerine sığınırlar.)
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar namazlarını (vakitlerinde kılarak) korurlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o mü'minler ki, onlar namazları üzerine muhafazada (muvazabette) bulunurlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar namazlarını vaktinde eda edip zayi etmekten korurlar.
Namazlarını vakti vaktine, huşû içinde devam ettirirler.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar namazlarını (vakitlerinde kılarak) korurlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Namâzlarını (vaktinde ve âdâbına ri'âyetle) hıfz iylerler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar namazlarına özen gösterirler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, namazlarını koruyanlardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar namazlarını da gözetir ve korurlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Namazlarını/dualarını korumaya devam ederler onlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim anlar namāzları üzere śaķlayacılardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı anlar ki namāzlarına mülāzımlardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Namazlarına riayət edərlər (həmişə vaxtlı-vaxtında namaz qılarlar);
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And who pay heed to their prayers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And who (strictly) guard(2870) their prayers;-
2870 In verse 2 we were directed to the spirit of humility and earnestness in our prayers. Here we are told how necessary the habit of regular prayer is to our spiritual well-being and development, as it brings us closer to Allah, and thus sums up the light of the seven jewels of our Faith, viz.: (1) humility, (2) avoidance of vanity, (3) charity, (4) sex purity, (5) fidelity to trusts, and (6) to covenants, and (7) an earnest desire to get closer to Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
o kimseler ki
هُمْ
onlar
عَلٰى صَلَوَاتِهِمْ
salavatlarını
يُحَافِظُونَۢ
muhafaza ederler
Onlar ki salavatlarını (malları ve canlarıyla Allah'ın resulüne olan desteklerini ve Allah'a olan kulluklarını) muhafaza ederler.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
صَلٰوة
İsim
ص ل و
Namaz, salât, dua
حَافَظَ
Fiil-III
ح ف ظ
Muhafaza etti