close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'minûn Sûresi 14. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Śumme ḣaleknâ-nnutfete ‘alekaten feḣaleknâ-l’alekate mudġaten feḣaleknâ-lmudġate ‘izâmen fekesevnâ-l’izâme lahmen śümme enşe/nâhu ḣalkan âḣar(a)(c) fetebâraka(A)llâhu ahsenu-lḣâlikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonra o bir katre suyu kan pıhtısı haline getirdik, derken kan pıhtısını bir parça et haline soktuk, derken ette kemikler yarattık, derken kemiklere et giydirdik, sonra da onu başka bir yaratılışla meydana getirdik; ne yücedir şanı yaratıcıların en güzeli Allah'ın.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alak’ı (hücre topluluğunu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirip (donattık); sonra bir başka yaratışla onu (tastamam) inşa edip (hayata çıkardık). Yaratıcıların en güzeli ve en mükemmeli olan Allah ne Yücedir (anlamaya çalışınız).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sonra spermden bir kan pıhtısı yaptık kan pıhtısını da bir parça et haline soktuk, derken etten kemikler yarattık ve kemiklere et giydirdik, sonra da onu yepyeni bir yaratık olarak meydana getirdik. Öyleyse yaratanların en iyisi, en güzeli olan Allah ne yücedir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Dahası spermle yumurtayı birleştirip, ana rahmiyle bağ kurarak, rahim duvarına yerleşen döllenmiş yumurta haline getirdik. Döllenmiş yumurtayı embriyo haline soktuk. Embriyoda kemik oluşturduk. Kemiklerde tomurcuklanma meydana getirip uzatarak, yoğunlaştırarak kaynaştırıp iskeleti etle kasla örttük. Üstelik onu başka bir yaratılışla, ruhu, iradesi, organları ve güçleriyle en güzel bir biçimde insan haline getirdik. Hesaplı-orantılı ölçüler kullanan en güzel, en mükemmel yaratıcı olan Allah pek yücedir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 22/5.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonra nutfeyi bir alaka (embriyo) olarak yarattık, alakayı da bir çiğnem et şeklinde yarattık, ardından bu bir çiğnem eti kemikler olarak yarattık, ardından da kemiklere et giydirdik. Sonra onu bir başka yaratılışla oluşturduk. Yaratıcıların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir!
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alak'ı (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne yücedir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra o nutfeyi kan pıhtısı haline getirdik. Ondan sonra kan pıhtısını bir parça et yaptık; o et parçasını da kemikler haline çevirdik. Kemiklere de et giydirdik. Sonra ona başka bir yaratılış (ruh) verdik. Bak ki, şekil verenlerin en güzeli olan Allah'ın şanı ne kadar yücedir!...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sonra o meniyi, alaka (rahme asılan döllenmiş hücre) olarak yarattık. O alakayı bir çiğnem ete çevirdik. O çiğnem eti de kemiklere dönüştürdük. Ve o kemiklere et giydirdik. Sonra onu başka bir şekilde yapılandırdık. Demek, en güzel yaratan Allah, bütün kusurlardan münezzehtir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sonra bu döl suyu damlasından, döllenmiş hücreyi yarattık; sonra bu döllenmiş hücreden de cenini ve ceninden kemikleri yarattık; sonra da kemiklere et giydirip onu yepyeni bir varlık halinde ortaya çıkarttık. Yaratanların en üstünü olan Allah'ın şanı ne yücedir!
Besim Atalay
swap_vert close
Sonra da o belsuyunu, bir pıhtı kan yaptık, daha sonra pıhtıyı bir çiğnem et eyledik; ondan düzdük kemikleri, kemiklere et giydirdik, ondan sonra, başka bir yaratılışta yaptık onu; yaratıcı olanların en güzeli Allah yücedir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sonra bu spermi döllenmiş yumurta yaptık, rahim duvarına yerleşen bu yumurtayı embriyo haline soktuk. Embriyoda kemik oluşturduk. Sonra da kemiklere et giydirip başka bir yaratılışla (ruh vererek) insan haline getirdik. Yaratanların en iyisi olan Allah'ın şanı ne yücedir!
Bkz. 22/5, 39/6  
Cemil Said
swap_vert close
Meniden bir kan pıhtısı yapdık kan pıhtısı bir et parçası oldı, ânı kemiğe tahvîl ve kemikleri etle ihâta iyledik. Sonra tekrâr halk itdik. Hâliklerin en muktediri olan Allâh ahsen ve ’âlîdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sonra nutfeyi kan pıhtısına çevirdik, kan pıhtısını bir çiğnemlik et yaptık, bir çiğnemlik etten kemikler yarattık, kemiklere de et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratık yaptık: Biçim verenlerin en güzeli olan Allah ne uludur!
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sonra bu az suyu “alaka”[381] hâline getirdik. Alakayı da “mudga”[382] yaptık. Bu “mudga”yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şânı ne yücedir!
381. “Alaka”; erkeğin spermiyle döllenmiş yumurtadan bir hafta zarfında oluşan hücre topluluğunun rahim cidarına asılıp gömülmüş şekli demektir.382. “Mudga”; ceninin, üzerinde diş izlerini andıran şekiller taşıyan henüz uzuvları oluşmamış şekli demektir. Ceninin ana rahminde geçirdiği evreler için ayrıca bakınız: Hac sûresi, âyet, 5.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ardından nutfeyi (döllenmiş yumurta) alakaya (rahimde asılıp beslenen embriyo) çeviriyor, alakayı şekilsiz et (görünümünde) yapıyor, bu etten kemikler yaratıyor, daha sonra da kemiklere adale giydiriyoruz; nihayet onu bambaşka bir varlık halinde inşa ediyoruz. Yapıp yaratanların en güzeli olan Allah çok yücedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sonra nutfeyi alaka (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden, alakayı, bir parçacık et haline soktuk; bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan haline getirdik. Yapıp-yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sonra, o damlacığı, embriyo olarak biçimlendirdik, sonra embriyoyu dölüt olarak biçimlendirdik, sonra dölütü kemik olarak biçimlendirdik, sonra kemiğe et giydirdik ve sonra onu yeni bir yaratık haline soktuk. Biçim verenlerin en güzeli ALLAH çok yücedir.
Embriyo, meninin yumurta ile döllenmesinden sonra rahim duvarına sülük gibi asılarak gelişen maddenin adıdır. Embriyo olarak çevirdiğimiz "alak" sözcüğü, Arapça'da üç anlama sahiptir: 1) Kan pıhtısı. 2) Asılı duran madde. 3) Sülük. Eski Kuran yorumcularının embriyolojiye olan yabancılıkları sonucu yalnış olarak birinci anlamı seçmeleri normaldir; ancak embriyolojinin açıklığa kavuşturduğu bir konuda, çağdaş yorumcuların "alak" sözcüğünü, insanın yaratılış evrelerinden biri olmayan "kan pıhtısı" diye çevirmekte direnmeleri gariptir. Bak 95:2.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sonra nutfeyi bir alaka (embrio) yarattık, derken o alakayı bir mudga (bir çiğnem et parçası halinde) yarattık, derken o mudgayı bir takım kemik yarattık, derken o kemiklere bir et giydirdik, sonra onu diğer bir yaratık olarak teşekkül ettirdik. Yapıp yaratanların en güzeli olan Allah, pek yücedir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra o nufteyi bir aleka yarattık. derken o alakayı bir mudga yarattık derken o kemiklere bir et giydirdik, sonra ona diğer bir hılkat neş'eti verdik, bak ne şanlı o Allah, yaratanların en güzeli
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sonra o nutfeyi (gözle dahi görülemeyecek kadar küçük olan, azıcık bir meni damlacığı), alaka (aşılanmış yumurta) hâline getirdik. (O) alakayı (aşılanmış yumurtayı) da, bir çiğnemlik et parçasına (benzeyen bir cenine) çevirdik, o bir çiğnemlik et (parçasına benzeyen cenin) i, (kıkırdak ve) kemiklere dönüştürdük ve bu (kıkırdak ve) kemiklere et giydirdik. Sonra (o cansız varlığa, anne karnında iken takdir ettiğimiz zaman gelince, yaratmış olduğumuz rûh ile can vererek) onu bambaşka bir yaratışla (insan) yaptık. Her şeyi yaratmayı takdir ed (ip yarattığı şeyleri maslahatına en uygun olacak şekilde, en ince ayrıntısına kadar düzenley) en Allah’ın şanı ne yücedir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sonra nutfeyi¹ bir alaka² olarak yarattık. Alakayı da mudğa³ olarak yarattık. Mudğadan da kemikleri yarattık. Kemiklere de et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratılışla şekillendirdik. Yaratıcıların en iyisi olan Allah ne yücedir.
1- Spermi. 2- Rahim duvarına asılı. 3- Cenin  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sonra o nutfeyi bir kan pıhtısı haaline getirdik, derken o kan pıhtısını bir çiğnem et yapdık, o bir çiğnem eti de kemik (ler) e kalb etdik de o kemiklere de et giydirdik. Bil'âhare onu başka yaratılışla inşâ etdik. Suret yapanların en güzeli olan Allahın şânı (bak) ne yücedir!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonra o nutfeyi bir alaka olarak yarattık, sonra o alakayı bir mudga olarak yarattık(1), sonra bu mudgayı birtakım kemikler hâlinde yarattık, sonra bu kemiklere bir et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratılışla (insan olarak) meydana getirdik. İşte yaratanların en güzeli olan Allah, ne yücedir!(2)
(1)“Nutfe, alaka ve mudga”nın îzâhı için bakınız; (sahîfe 331, hâşiye 1)(2)“Kur’ân kâh olur, mahlûkāt-ı İlâhiyeyi (Allah’ın mahlûklarını) bir tertible zikreder; sonra o mahlûkāt içinde bir nizam (düzen), bir mîzan (ölçü) olduğunu ve onun semereleri (meyveleri) olduğunu göstermekle güyâ bir şeffâfiyet, bir parlaklık veriyor ki, sonra o âyine-misâl (ayna gibi) tertîbinden cilvesi (parıltısı) bulunan esmâ-i İlâhiyeyi (Allah’ın isimlerini) gösteriyor. Güyâ o mahlûkāt-ı mezkûre(zikredilen mahlûklar), elfâzdır (lafızlardır). Şu esmâ, onun ma‘nâları yâhut o meyvelerin çekirdekleri yâhut hülâsalarıdırlar. Meselâ: (âyet 13-14) İşte Kur’ân, hılkat-i insanın (insanın yaratılışının) o acîb, garîb, bedî‘ (eşsiz), muntazam, mevzun etvârını (tavırlarını) öyle âyine-misâl bir tarzda zikredip tertîb ediyor ki, فَتَباَرَكَ اللّٰهُ اَحْسَنُ الْخاَلِق۪ينَ [Yaratanların en güzeli olan Allah, ne yücedir!] içinde kendi kendine görünüyor ve kendini dedirttiriyor.” (Zülfikār, 25. Söz, 46-47) Ayrıca “Yaratanların en güzeli” gibi ifâdelerin îzâhı için bakınız; (sahîfe 168, hâşiye 1; sahîfe 449, hâşiye 1)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sonra, o nutfeyi (zigotu) bir alaka (rahimde asılıp beslenen genetik yapılı embriyo) olarak yaratıyor, sonra o alakayı (embriyoyu) da bir parça et (cenin) olarak yaratıyor, derken o ette de kemikler (iskelet) yaratıyor, nihayet o kemiklere de et (sinir, kas, damar ve deri) giydiriyoruz; sonra da onu başka bir yaratılışla meydana getiriyoruz. İşte takdir edip biçim verenlerin en güzeli (zatım) olan Allah ne yücedir. *
(*) Not: Bu ayetlerde geçen “yaratıyoruz, oluşturuyoruz” gibi fiillerin asılları âyetlerin metninde geçmiş zamanlıdır. Kur’an’da verilen bilginin kesinliğine işaret etmek gibi bazı sebeplerle şimdiki, gelecek veya geniş zaman yerine geçmiş zaman fiilinin kullanıldığı bilinmektedir. Konumuz olan âyetlerde her bir insanın yaratılış süreci anlatıldığı ve bu süreç devam ettiği için buradaki fiillerin şimdiki zaman şekliyle çevrilmesi daha uygun görülmüştür… 12. âyetteki sülâle kelimesi, sözlükte “bir şeyin içinden çekip çıkarılan nesne” anlamına gelir; burada ise toprakta bulunan ve insan bedeninin oluşumuna yarayan organik ve inorganik maddeler, besinler için kullanıldığı anlaşılmaktadır. Zira erkekte ve kadında üremeyi sağlayan unsurların (sperm ve yumurta) oluşması sonuçta beslenmeye bağlıdır. Şu halde sadece ilk insanın değil, diğer bütün insanların varlığının aslı da topraktandır. Ayrıca aşağıdaki tefsir metinlerinde de geçtiği gibi Lugatlarda ‘’halk’’ kelmesinin bir anlamı da; takdir edip biçem vermektir. Bu nedenle, ayetteki son cümlenin meali de bu şekilde uygun görülmüştür. و" الخلق " في اللغة : التقدير (تفسير البغوي) أحسن الخالقين أي : أحسن المقدرين تقديرا ((تفسير الكشاف) )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra o nutfeyi kan pıhtısı haline, sonrada o kan pıhtısını et parçası ve et parçasını da kemikler ile donattık. Sonra o kemiklere et giydirdik. Bu aşamalardan sonra onu (ana babasından) başka bir insan olarak meydana getirdik. Bunlardan sonra yaratıcıların en güzeli olan Allah, her şeyden yüce ve ulu değil midir?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonra o atmık damlasını bir kan pıhtısı yaptık. O kan pıhtısını bir et parçası yaptık. O et parçasını kemiğe çevirdik. Kemikleri etle donattık, sonra onu başka türlü de yarattık. Yaratıcıların en güzeli olan Allah kutludur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sonra o dökülmüş suyu kan pıhtısı, bu kanı da bir çiğnem et yaptık. O bir çiğnem ette kemikler yarattık. Kemikleri de et ile örttük. Sonra onu başka bir yaratılışta yaptık [⁴]. Allah bilgide, güçte ve kuvvette pek yücedir, yaratanların [⁵] en güzelidir.
[4] Ona ruh verdik, nutuk verdik.[5] Yani nakkaşların, suret yapanların, kılık, kıyafet verenlerin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sonra nutfeyi, bir embriyon/döllenmiş yumurta/cenin [alaka]⁴ yaptık. Sonra cenini bir çiğnemlik ete benzer bir nesne [mudğa] yaptık. Sonra o bir çiğnemlik nesneden kemikler yarattık. Sonra kemiklere et giydirdik. Sonra onu başka bir yaratılışla inşa ettik. Yaratanların en güzeli olan Allah ne yücedir!
4 Alaka, kan pıhtısı olarak tercüme edilemez. Kan damarlarının ceninde oluşumu daha sonradır. Alaka, nutfeden hemen sonraki etaptır ki, döllenmiş yumurtanın rahme yapışmış ve oradan beslenen durumuna işaret eder. Zaten alaka kelimesi, yapışan, tutunan ve yapıştığı yerden beslenen demektir. Bu “larve embryonnaire” (emryon kurtçuğu/cenin) denilen olaydır. Rahme yapışır ve plasenta yoluyla beslenir. Nitekim sülük adlı hayvanın adı, yapıştığı yerden beslendiği için, “alaka”dır. Alaka ayrıca, ilişki ve aşk anlamlarına da gelir. Bu kelime hakkında yazdığım bir Fransızca makalem Kahire Arap Dil Akademisi tarafından Arapçaya çevrilip, neşredildi. (1982). Makalenin Türkçesi için bkz. “Kur’an’ı Anlamak” isimli kitabımız s. 35-43, İstanbul, 2003.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonra o su damlasını kan pıhtısı (embriyo) olarak yarattık, ardından o kan pıhtısını bir çiğnem et parçası olarak yarattık, daha akabinde o bir çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık, böylece kemiklere de et giydirdik, ardından (ruh üfürerek) onu apayrı bir yaratık olarak inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, pek de yücedir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sonra o nutfeyi, kan pıhtısına benzeyen ve rahmin duvarına yapışıp asılı duran döllenmiş bir yumurtaya dönüştürdük; derken bu döllenmiş yumurtayı, bir çiğnem et parçasına benzeyen bir cenine çevirdik; ardından da, bu et parçasından kemikler yarattık; sonra kemiklere sinir, kas, damar,et ve deri giydirdik ve sonunda onu, ilk hâlinden bambaşka özelliklere sahip, konuşan, düşünen, hareket eden üstün bir varlık hâline getirdik. İşte bakın; ne mübarek, ne yücedir, yaratanların en güzeli, en iyisi olan Allah!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sonra Damla’yı / “Nutfe”yi “alaka” olarak yarattık. Sonra “Alaka”yı bir “mutğa”(çiğnemlik et parçası) olarak yarattık. Mutğa”yı kemikler olarak yarattık. Kemikler”e et giydirdik. Sonra onu diğer bir yaratılış olarak yeniden yarattık. Yaratanlar’ın en güzeli Allah ne mübarektir!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sonra damlayı alacanlıya, sonra bu alacanlıyı sülüksü bir canlıya dönüştürdük, sonra sülüksü canlıyı kemikledik, ardından kemiği etle kapladık. Sonra daha güzel bir biçim verdik. En güzeli yaratan Allah, tüm iyiliklerin öz kaynağıdır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sonra erkek spermi ile kadın spermini buluşturarak insanın yumurtasını yaptık. Yumurtayı et parçası haline getirdik. Et parçasından kemikler ürettik. Kemiklerin etrafını etle kapladık. Et parçasını şekillendirdik. Şekillendirdiğimiz et parçasına eller, kollar, ayaklar, gözler, kulaklar, yüz, burun, ağız çene ekledik. Allah güzellikler yaratma konusunda sınırsızdır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonra o [nutfe]yi (zigotu) [‘alaka] (embriyo) yaptık. Sonra o [‘alaka]yı (embriyoyu) bir [mudğa] (et parçacığı) hâline soktuk; o et parçacığını kemiğe çevirdik; o kemiği de etle (kasla) kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla oluşturduk. [*] Yaratanların en güzeli olan Allah çok yücedir.
Benzer mesajlar: Hacc 22:5; Secde 32:7-9; Sâffât 37:11; İnsân 76:2; Mürselât 77:20-24; ‘Alak 96:2.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Sonra o insan tohumundan, pıhtılaşmış kanı¹ (embriyoyu) yarattık. Pıhtılaşmış kandan (şekli) belli belirsiz (bir çiğnemlik) et parçası yarattık. Daha sonra o (şekli) belli belirsiz (bir çiğnemlik) et parçasından, kemikler yarattık. Ardından da kemiklere et giydirdik² sonra onu bambaşka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şânı ne yücedir.
1 Alaka: ilişmek ve yapışıp tutunmak fiilinden alınan “ilişken, yapışkan şey” demektir. “Donuk pıhtı” kana da alaka denilir. Müfessirler, bu kelimeyi genellikle “donmuş kan” diye tefsir etmişlerse de asıl murat rahimdeki döllenmiş yumurta demektir.2 İnsanın yaratılışı için Bk. (Hacc: 5)  
Muhammed Esed
swap_vert close
sonra bu döl suyu damlasından döllenmiş hücreyi yaratıyoruz; sonra bu döllenmiş hücreden de cenini ve ceninden kemikleri yaratıyoruz; ve sonra da kemiklere et giydirip onu yepyeni bir yaratık halinde ⁵ var edip ortaya çıkarıyoruz: öyleyse, yaratanların en iyisi, en ustası ⁶ olarak Allah ne yücedir!
5 Lafzen, “başka bir yaratık”, yani annesinin bedeninden bağımsız olarak varlığını sürdüren.6 Lafzen, “yaratıcıların en iyisi”. Taberî’nin belirttiği gibi, Araplar “yaratıcı” ya da “yaratan” sıfatını her türlü “sanatkar/sanatçı” (sâni‘) için kullanmaktadırlar; bu kullanım, geniş anlamıyla sanat eserlerinin “yaratımı”yla ilgili olarak Avrupa dillerinde de geçerlidir. Sözcüğün gerçek ve birincil anlamıyla asıl ve yegane yaratıcı Allah olduğuna göre, ahsenu’l-hâlikîn ifadesi, hâlik teriminin bu ikincil anlamıyla anlamlandırılmalıdır (karş. Tâcu’l-‘Arûs, haleka maddesi).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sonra spermi aşılanmış bir yumurta olarak rahim duvarına astık, sonra onu bir et parçası haline getirdik, sonra bu et parçasından kemikler oluşturduk. Ardından da bu kemikleri etle kapladık, nihayet onu yepyeni bir varlık olarak dünyaya getirdik. Yüceler yücesi olan Allah ne mükemmel bir yaratıcıdır. 3/6, 37/125
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
daha sonra, o hayat tohumundan döllenmiş hücreyi yarattık; hemen sonra döllenmiş hücreden cenini yarattık; ve ceninden de kemikleri yarattık; en sonunda kemiklere kas giydirdik; sonuçta, onu bağımsız[²⁹⁰⁰] bir varlık olarak inşâ ettik: işte her şeyi en güzel şekilde yaratan Allah’ın[²⁹⁰¹] şanı böyle yücedir![²⁹⁰²]
[2900] Lafzen: “diğer, başka”. Burada anne-cenin irtibatının mucizevî tabiatına (ki anne bünyesi kendisine yabancı olan bu hücreyi tıbben kabul etmemesi lazım) ve bebeğin anneden bağımsız bir birey olarak varlık dünyasına katılmasına atıf yapılmaktadır. [2901] Veya, ahsenin ism-i tafdil anlamıyla: “yaratanların en güzeli olan Allah’ın..” Halk bir çok yerde olduğu gibi burada da “yoktan var etme” (ibda) değil, “var olanların terkibinden bir başka varlık çıkarma” (icad) anlamındadır. Bu anlamıyla hem Allah için hem de insan için kullanılabilir (Bkz: 3:49). Allah, yoktan var etmede rakipsiz, vardan var etmede emsalsizdir. Buradaki “yaratma”, “takdir etme” olarak anlaşıldığında, bu “yaratılışın yasasını koyma” anlamını taşır (Râzî). Bu âyet, “Oysa ki sizi uzun süreçler içinde halden hale evirip çevirerek yaratan O’dur.” (71:14) âyetinin açılımıdır. [2902] Tebâreke, bereketten “uzama ve artma”, burûkdan “sebat ve devam” anlamlarına gelebilir. Bu durumda mâna şöyle olur: “Varlık alanındaki her türlü oluş, artış, süreklilik ve kalıcılığın kaynağı olan Allah yaratanların en güzelidir.” Hicr sûresinin 26. âyeti ile birlikte düşünüldüğünde, elementer kökeni temsil eden dört unsurla embriyolojik süreci temsil eden dört unsur arasında şöyle bir eşleştirme yapılabilir: tıyn-nutfe (meni), salsal-alaka (ceninin ilk evresi), hamein mesnun-mudğa, fahhar-ızam (kemik). Birinci sürecin sonucunu ifade eden nefha-i ruh (ruh üfleme), ikinci sürecin sonu için de aynen geçerlidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sonra o nutfe'yi alaka (rahim nesçi içinde büyüyen embrio) haline getirdik. Sonra o alaka'yı, mudga (bir et parçası) yaptık. Sonra o mudga'dan kemikleri yarattık. Sonra da kemiklere, adeleler giydirdik! Daha sonra da onu bambaşka bir yaratılışla inşa ettik! (Ona ruhumuzdan üfledik -Secde 9. a. bkz.) Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şanı ne kadar yücedir.
(12,13,14. Ayetlerde yer alan, insanın yaratılışı ile ilgili Kur'an bildirileri ile -aşağıda sunduğumuz Modem Tıbb’ın ancak asrımızda tesbit edebildiği bulgular arasında tam bir uyum bulunduğunu müşahede ediyoruz. Nitekim; Yukarıdaki şemada görüleceği üzere Fekonde hücre kanalda seyrederken bölünüp çoğalmakta, dut görünümü almakta ve 4.ncü günde rahim boşluğuna düşmekte ve 6.ncı günde rahim duvarına yapışarak kendisine bir yuva hazırlamaktadır. Bebeğin ana karnında geçirdiği bu embriolojik devreyi ise 14 asır evvel Kur'an: Müminun suresinin 13. ayetinde rahmi sağlam bir karargah olarak nitelendirerek en güzel bir şekilde belirtmiştir!. Yukardaki şekilde görüleceği üzere; rahim duvarına tutunan fekonde hücre 9. günde rahim nesçini delerek içine girmiş ve girdiği delik kapanmıştır... bu arada bazı hücreler rahim nesçinin derinlerine nüfuz ederler ve rahmin kılcal damarlarının sathını kemirerek aşındırırlar. Böylece embrio ile ananın kan dolaşımı arasında "uteroplacental" dolaşım tamamlanarak bebek anasının kanıyla beslenme imkanını kavuşur! İşte bu embriolojik safha da 14. ayette belirtilen "Alaka safhası''na tekabül etmektedir. Yukardaki şekillerde görüleceği üzere; Embrio ilkin armut şeklini alır, baş ve kuyruğu vardır., sonra baş mıntıkası belirir ve organların ilksel şekilleri teşekkül eder. Bu embriolojik olaylar da; 14. ayette belirtilen "mudga devresi"ne tekabül etmektedir. Şekil 1. de görüleceği üzere; yedinci haftada kıkırdak omurlarda kemikleşme merkezleri görülür. Şekil 2. de görüleceği üzere; kan damarları kafa tasma doğru "V" şeklinde dağılırlar, bu dağılma sırasında; ince bir zarın üzerine kafatası kemiklerinin ilk kerpiçleri atılır. Şekil 3. de görüleceği üzere; kan damarları kemikleri beslemektedir, kıkırdakların üzerine kemik kaplanmaktadır. Bu cenin dört aylıktır, kemiklerin üzerinde adeleler de teşekkül etmiştir ve bu sayede ayaklar hareket edebilmektedir. İşte bu fetal bulgular da, 14. ayette yer alan "Sonra o mudga'dan kemikleri yarattık! Sonra da kemiklere adeleler giydirdik" beyanlarına tekabül etmektedir.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Sonra nutfeyi ’’alak’’ olarak, alakı da ’’ mudağa’ ve mudğayı da kemikler olarak yarattık ve kemiklere et giydirdik ve sonra da en başka şekilde yarattık. Yaratanların en iyisi Allah ne mübarektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra o nutfeyi bir donmuş kan yarattık, müteakiben o donmuş kanı da bir parça et kıldık, sonra o et parçasını da kemikler kıldık, kemiklere de bir et giydirdik. Sonra da onu başka bir halk olarak inşa etmiş olduk. İmdi musavvir, mukaddir olanların en güzeli olan Allah Teâlâ, pek mübarektir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sonra nutfeyi (rahim cidarına) yapışan bir hücreye, bunu da mudgaya, yani bir çiğnem et görünümündeki varlığa, mudgayı kemiklere dönüştürür, sonra da kemiklere et giydirip, derken yeni bir yaratılışa mazhar ederiz. İşte bak da Allah'ın ne mükemmel yaratan olduğunu bir düşün! [22, 5]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sonra nutfeyi alaka(embriyo)ya çevirdik, alaka(embriyo)yı bir çiğnemlik ete çevirdik, bir çiğnemlik eti kemiklere çevirdik, kemiklere et giydirdik; sonra onu bambaşka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli Allah, ne yücedir!
Kur'ân'ın anlattığı bu yaratılış safhası, modern anatomi ve jinekoloji ile de doğrulanmıştır. Hac Sûresinin 5. âyeti münâsebetiyle de belirttiğimiz üzere insanın menşe'i topraktır. Atamız topraktan süzüle süzüle, çeşitli aşamalardan geçirilerek insan şekline getirilmiştir. Elbette toprağın bağrından fışkıran hayâtın insan hâline gelmesi, uzun zamanları almıştır. Sonra yüce Allah, insan türünü üreme yoluyla sürdürmüştür.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sonra nutfeyi 'alaka (kan pıhtısı) ve 'alakayı mudga (et parçası) mudgayı kemikler halk itdik. Yaradıcıların en güzeli olan Cenâb-ı Hak 'âlî ve mübârek oldı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra o nutfeyi alaka[1] yaptık. O alakayı bir çiğnem et parçası yaptık. O et parçasını kemiklere dönüştürdük. Sonra kemikleri etle donattık, sonra onu başka yaratık haline getirdik[2]. Yaratıcıların en güzeli olan Allah pek yücedir[3].
[*] Bu ifadenin bu ayette geçmesi önemlidir. (Secde 32/9)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Sonra spermi empriyo haline getirdik. empriyoyu et parçası yaptık. Et parçasından kemik yarattık. Kemiğe et giydirdik. Sonra onu bambaşka bir varlık olarak yarattık. Yaratıcıların en güzeli olan Allah ne yücedir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sonra nutfeyi aleka halinde, alekayı mudga halinde yarattık. Mudgayı da kemik halinde yarattık; kemiklere ise et giydirdik. Sonra da onu bambaşka bir yaratışla inşa ettik.(8) Yaratıcıların en güzeli olan Allah'ın şânı ne yücedir!(9)
(8) Cenin ilk yaratılış aşamalarında başka canlılardan çok farklı bir görünümde değildir. Daha sonra bir insan cenini görünümünü kazanır. Ancak bütün bu aşamaların sonunda ortaya çıkan bir bebek, bütün bütün farklı bir yaratıktır ve başka hiçbir şeyde rastlanmayacak bir güzelliğe ve sevimliliğe sahiptir. İnsanın herbir yaratılış aşaması farklı bir yaratılış sergilediği gibi, herbir insan bireyi de farklı bir yaratılış demektir; ne daha önce onun bir benzeri yaratılmıştır, ne de ondan sonra yaratılacaktır.(9) Sayılan bütün bu yaratış mertebelerinde ve herbir insan için ayrı ayrı tekrarlanan bu sayısız yaratmalarda, Allah, yaratıcılığın en güzel tecellîlerini sergilemektedir. Bu bakımdan, “yaratıcıların en güzeli” deyiminden, failin değil, fiilin çokluğunu ve herbir fiilde failin mükemmelliğini anlamak gerekir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sonra o damlacığı bir embriyo halinde yarattık, sonra o embriyoyu bir et parçası halinde yarattık, sonra o et parçasını bir kemik halinde yarattık ve nihayet o kemiğe de bir et giydirdik. Sonra onu bir başka yaratılışta yeniden kurduk. Yaratıcıların en güzeli Allah'ın kudret ve sanatı ne yücedir!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
andan yarattuķ meniyi uyışmış ķan pes yarattuķ uyışmış ķanı bir pāre et pes yarattuķ bir pāre eti süñükler pes geydürdük süñüklere eti andan yarat(t)uķ anı daħı bir yaradılmış. pes ħayırlu oldı Tañrı yigregi süret eyleyicilerüñ endāze eyleyici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Andan ṣoñra nuṭfeyi uyumış ḳan eyledük. Andan ṣoñra ḳanı bir pāre et eyle‐dük. Andan eti süñükler eyledük. Andan ṣoñra süñükler üstine et gey‐dürdük. Andan ṣoñra eti özge ḫalḳ eyledük. Pes yüceldi Tañrı Ta‘ālā, ya‐radıcılaruñ yaḫşıraġıdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sonra nütfəni laxtalanmış qana çevirdik, sonra laxtalanmış qanı bir parça ət etdik, sonra o bir parça əti sümüklərə döndərdik, sonra sümükləri ətlə örtdük və daha sonra onu bambaşqa (yeni) bir məxluqat olaraq yaratdıq. Yaradanların ən gözəli olan Allah nə qədər (uca, nə qədər) uludur!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then fashioned We the drop a clot, then fashioned We the clot a little lump, then fashioned We the little lump bones, then clothed the bones with flesh, and then produced it another creation. So blessed be Allah, the Best of Creators!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then We made the sperm into a clot of congealed blood; then of that clot We made a (foetus) lump; then we made out of that lump bones and clothed the bones with flesh; then we developed out of it another creature.(2874) So blessed be Allah, the best to create!
2874 From a mere animal, we now consider man as man. Is it not a Sign of wonder in itself that from dry dust (turab, 22:5) or inorganic matter should be made protoplasm (moist clay or organic matter); from it should grow a new animal life; and out of it should grow human life, with all its capacities and responsibilities? Man carries within himself Signs of Allah's wisdom and power, and he can see them every day in the universe around him.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ثُمَّ
sonra
خَلَقْنَا
yarattık
النُّطْفَةَ
nutfeyi
عَلَقَةً
bir alaka olarak
فَخَلَقْنَا
sonra yarattık
الْعَلَقَةَ
alakayı
مُضْغَةً
bir parçacık et olarak
فَخَلَقْنَا
sonra yarattık
الْمُضْغَةَ
bir parçacık eti
عِظَاماً
kemikler olarak
فَكَسَوْنَا
sonra giydirdik
الْعِظَامَ
kemiklere
لَحْماًۗق
bir et
ثُمَّ
sonra
اَنْشَاْنَاهُ
onu vücuda getirdik
خَلْقاً
bir yara- tılışla
اٰخَرَۜ
başka
فَتَبَارَكَ
ve mübarektir
اللّٰهُ
Allah
اَحْسَنُ
güzeli
الْخَالِق۪ينَۜ
yaratanların
Sonra o nutfeyi alaka (bir kan pıhtısı) olarak yarattık. Peşinden o alakayı bir parçacık et hâline getirdik, bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik, bu kemikleri de etle kapladık. Sonra onu bambaşka bir yaratışla (insan olarak) vücuda getirdik. Yaratanların (ve biçim verip düzenleyenlerin) en güzeli olan Allah odur ki mübarek (ve şanı yüce)dir.
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
نُطْفَة
İsim
ن ط ف
Nutfe
عَلَقَة
İsim
ع ل ق
Bir alaka, alaka (kan pıhtısı)
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
عَلَقَة
İsim
ع ل ق
Bir alaka, alaka (kan pıhtısı)
مُضْغَة
İsim
م ض غ
Et parçası, bir parçacık et
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
مُضْغَة
İsim
م ض غ
Et parçası, bir parçacık et
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam
كَسَا
Fiil-I
ك س و
Giydirdi
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam
لَحْم
İsim
ل ح م
Et
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اَنْشَاَ
Fiil-IV
ن ش ا
Meydana getirdi, yarattı, vücuda getirdi, inşâ etti
خَلْق
İsim
خ ل ق
Yaratılış, yaratmak, halk, mahluk
اٰخَر
İsim
ا خ ر
Diğeri, öteki, arkası, başkası, sonraki
تَبَارَكَ
Fiil-VI
ب ر ك
Mübarek (şanı yüce) oldu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَحْسَن
İsim
ح س ن
Daha güzel, en güzel
خَالِقٌ
Etken fiil
خ ل ق
Hâlık (Allah'ın esması, ismidir. Her şeyi yoktan yaratan demektir), yaratıcı, yaratan