close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'minûn Sûresi 110. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fetteḣażtumûhum siḣriyyen hattâ ensevkum żikrî vekuntum minhum tedhakûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Halbuki siz, onları alaya aldınız da sonunda beni anmayı unutturdu size bu hal ve siz onlara gülerdiniz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ama) "Siz onları alay konusu edinmiştiniz (Hakka ve hayra çağıran mü’minleri terk edip, küçümseyip; zalimlerin ve hain kesimlerin peşine gitmiştiniz); öyle ki, (düşüncesiz ve dengesiz tarafgirliğiniz) size Benim Zikrimi (Kur’ani hüküm ve haberlerimi) unutturmuştu ve siz onlara (Hakk yolda sağlam duranlara) gülüp duruyordunuz" (diye hatırlatılacaktır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
siz onları alaya alırdınız. O kadar ki, bu yaramaz haliniz, beni anmayı size büsbütün unutturdu ve hep o mü'minlere gülüp dururdunuz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“İşte siz onları alay konusu yaptınız. Alayınız size beni zikretmeyi, bana şükretmeyi, benim övünç kaynağı Kur'ân'ımı, benim şeriatımı unutturdu. Siz onlara alay yollu gülüyordunuz.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Sizse onları alay konusu edinmiştiniz. Size benim zikrimi unutturdular ve siz onlara gülüyordunuz.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Siz onları alay konusu edinmiştiniz; öyle ki, size benim zikrimi unutturdular ve siz onlara gülüp duruyordunuz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Siz, onları, alaya aldınız. Nihayet bu hareketiniz, bana ibadet etmeyi size unutturdu. Onlara (istihza suretiyle) gülüyordunuz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Siz onları o kadar horladınız ki, onlar size mesajımı almayı unutturdular. Çünkü siz onlara gülüyordunuz. (Onları hafife alıyordunuz.)”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
109,110. “Çünkü kullarımdan bir topluluk, ‘Ey Rabbimiz! İnandık; bizi bağışla, bize merhamet et, sen çok merhametlisin' derdi de siz ise onlarla dalga geçerdiniz. Öyle ki, bu tavrınız size beni anmayı unutturmuştu. Siz onların yaptıklarına gülüyordunuz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Siz onlarla alay ediyordunuz, beni anmayı da unutmuştunuz, onlara da gülerdiniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Siz ise onlarla alay ediyordunuz. Bu yaptıklarınız size beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyor (ve onlarla dalga geçiyor)dunuz.
Cemil Said
swap_vert close
109, 110. "Bizim ’ibâdımızdan bir kısım "Yâ rabbî biz îmân idiyoruz, günâhlarımızı ’afv it. Bize merhamet it. Sen merhametlilerin en merhametlisisin" diyu bağırdıkları vakit siz ânlar ile istihzâ idiyor ve bizim ihtârâtımızı unutuyor idiniz. Ânlar sizin istihzâ ile gülmelerinize hedef oluyorlar idi."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
108,109,110,111. Allah: "Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: "Rabbimiz! inandık, artık bizi bağışla, bize acı. Sen acıyanların en iyisisin" diyordu. Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size Beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır" der.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Siz ise onlarla alay ediyordunuz. O kadar ki onlar size beni anmayı unutturdu. Onlara hep gülüyordunuz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ama siz (ey müşrikler), işte onları alaya aldınız; sonunda bu tutumunuz size beni hatırlamayı unutturdu. Hep gülerdiniz onlara.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte siz onları alaya aldınız; sonunda onlar (ile alay etmeniz) size beni yâdetmeyi unutturdu, siz onlara gülüyordunuz.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Sizse onları alaya aldınız ve onlar yüzünden beni anmayı unuttunuz. Onlara gülüp duruyordunuz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte siz onları alaya aldınız; sonunda bu davranışınız size beni yâd etmeyi unutturdu; çünkü siz onlara gülüyordunuz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
siz onları mashara yerine tutunuz, hattâ size benim yâdımı unutturdular, onlara öyle gülüyordunuz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Siz ise onlarla alay ediyordunuz. O kadar ki, onlar (ile alay etmeniz) size beni anmayı unutturdu. Siz o (müslüma) nlara (alay yollu) gülüyordunuz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Siz ise onları alaya aldınız; öyle ki benim öğütlerimi kulak ardı ettiniz. Onların haline gülüyordunuz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Siz onları eğlence edindiniz. Hattâ bu, beni hatırlamayı size unutdurdu. Siz onlara (istihza ile) gülüyordunuz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Hâlbuki (siz) onları eğlence edindiniz; tâ ki (onlar ile alay etmeniz) size beni anmayı unutturdu ve (siz) onlara gülüyordunuz.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ama) siz ise onlarla dalga geçerdiniz. Öyle ki, bu tavrınız size beni anmayı unutturmuştu. Siz onların yaptıklarına gülüyordunuz.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Rableri ”Siz, bana inanan kullarımı alaya aldınız ve inananlara karşı gülüp eğlenmek, beni anmayı size unutturdu.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sizler ise onları eğlence yerine koyuyordunuz, o kadar ki Beni anmayı bile unutuyordunuz, sizler onlara gülüyordunuz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Siz ise onları maskaralığa alarak beni anmayı unutmuştunuz, kibrinizden onlara gülerdiniz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Siz ise onları alaya aldınız. Öyle ki (bu davranışınız) Ben’i anmayı unutturdu. Onlara hep gülüyordunuz.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Siz onları alay konusu edinmiştiniz; Sonunda (bu müminler, alaylarınız sebebiyle) size benim zikrimi unutturdular ve siz onlara gülüp duruyordunuz.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Siz onlarla hep alay ederdiniz. Onlara yaptığınız baskı ve işkenceler yüzünden kalpleriniz katılaştı. Bu durum, sonunda size Beni anmayı büsbütün unutturdu. Öyle ki, onların bu gıpta edilecek durumuna gülüyor, onlarla dalga geçip duruyordunuz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Benim zikrimi size unutturmak için onları alay konusu edindiniz; onlara gülüyordunuz”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Siz de onları alaya alırdınız. Onlarla alay ederken öylesine azıttınız ki benim adımı bile unuttunuz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Onlarla alay ediyordunuz. O kadar ki; alaylarınız size beni anmayı unutturdu. Onlara hep gülüyordunuz.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşte siz onlarla alay etmiştiniz; sonunda (bu alaycılığınız) size beni anmayı unutturdu; onlara gülüyordunuz. [*]
Benzer mesajlar: Necm 53:61; Mütaffifûn 83:29.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“Siz onlarla, Beni unutacak kadar (fazla) alay ediyor ve onların (durumuna) hep gülüşüp duruyordunuz,”
Muhammed Esed
swap_vert close
fakat siz onları alay konusu yaptınız; öyle ki, bu sonunda size Beni anmayı büsbütün unutturdu; ⁶⁵ çünkü hep gülüp durdunuz onlara.
65 Lafzen, “tâ ki size unutturdular”: yani, “onlarla alay edip durmanız Allah’ı unutmanıza sebep oldu”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Siz ise onlarla alay ediyordunuz. Öyle ki bu alaycı tavrınız sizi zikrimi/Kuran’ı unutturmuştu ve siz onlara gülüp geçiyordunuz. 83/29...33
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ne var ki siz onlarla alay ettiniz. En sonunda onlar(la alayınız) Benim mesajımı size unutturdu; üstelik bir de onların halini gülünç buluyordunuz.[²⁹⁶¹]
[2961] Söz geliminden: ..ama şimdi siz gülünç duruma düştünüz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Siz onları alaya alıyordunuz, öyle ki, onlara olan kininiz sizi, Beni unutmaya sürüklüyordu Onların haline gülüyordunuz. (İşte şimdi yaptıklarınızın cezasını çekiyorsunuz)
Osman Fırat
swap_vert close
Siz ise onlarla alay ediyordunuz. O kadar ki onlar size beni anmayı unutturdu. Onlara hep gülüyordunuz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Halbuki, siz onlara maskara ittihaz ettiniz, tâ ki, bunlar (böyle maskaralıklarınız) size Beni yâd etmeyi unutturdular ve onlardan (istihzâ ile) güler kimseler olmuştunuz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
109, 110. Kullarımdan, bir kısmı “inandık ya Rabbî! Affet günahlarımızı, merhamet et bize, çünkü Sen merhamet edenlerin en iyisi, en hayırlısısın! ” dediklerinde, onları alaya alan sizler değil miydiniz! Sonunda sizin bu davranışlarınız Beni gönlünüzden geçirmeyi, Beni yâdetmeyi size unutturdu da, onlarla eğlenip durdunuz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Siz onlarla alay ettiniz, (sürekli onlarla uğraştığınız için onlar) size beni anmayı unutturdular. Siz daima onlara gülüyordunuz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Siz onları masharaya aldınız, hattâ bu hâliniz size benim zikrimi unutturdı. Siz onlara gülerdiniz."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Siz de onları işletirdiniz; öyle ki, onlar size, beni hatırlamayı unutturmuştu. Onlara gülüp duruyordunuz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Siz ise size benim zikrimi unutturana kadar onlarla alay ederdiniz. Siz onlara gülerdiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Ve siz onları alaya alırdınız. Sonunda bu alaylarınız size Beni anmayı unutturdu da onlara gülüp durdunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Siz onları alaya aldınız. Öyle ki, zikrimi/Kur'anımı size unutturdular. Siz onlara hep gülüyordunuz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes duttuñuz anları yañśuya tā unuddurdılar size añmaķlıġumı daħı olduñuzıdı anlara gülersiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes anları masḫara idindüñüz, ḥattā size unutdurdılar benüm ẕikrümi.Daḫı siz anlar üstine gülerdi‐siz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Siz isə onları məsxərəyə qoyurdunuz. (Bu məsxərə, lağlağı başınızı o qədər qatmışdı ki) Məni yada salmağı belə sizə unutdurmuşdu. Siz (istehza ilə) onlara gülürdünüz.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But ye chose them from a laughing stock until they caused you to forget remembrance of Me, while ye laughed at them.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"But ye treated them with ridicule, so much so that (ridicule of) them made you(2947) forget My Message while ye were laughing at them!
2947 Literally, 'they make you forget My Message'. The ungodly were so occupied in the backbiting and ridicule of the godly that the godly themselves became the unconscious cause of the ungodly forgetting the warnings declared by Allah against those who do not treat His Signs seriously. Thus evil often brings about its own ruin through the instrumentality of those whom it would make its victims.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاتَّخَذْتُمُوهُمْ
hâlbuki onları edindiniz
سِخْرِياًّ
bir eğlence
حَتّٰٓى
hatta
اَنْسَوْكُمْ
size unutturdu
ذِكْر۪ي
Beni zikretmeyi
وَكُنْتُمْ
ve idiniz
مِنْهُمْ
onlardan
تَضْحَكُونَ
gülüyorsunuz
"Siz ise onlarla alay ediyordunuz. Hatta onlar (ile alay etmeniz) size Beni zikretmeyi unutturdu. Üstelik siz bir de onlara gülüyordunuz."
اِتَّخَذَ
Fiil-VIII
ا خ ذ
Edindi, aldı, vesile saydı, tuttu
سِخْرِيّ
İsim
س خ ر
Eğlence, alay
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
اَنْسٰي
Fiil-IV
ن س ي
Unutturdu
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ضَحِكَ
Fiil-I
ض ح ك
Güldü