close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'minûn Sûresi 109. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnehu kâne ferîkun min ‘ibâdî yekûlûne rabbenâ âmennâ faġfir lenâ verhamnâ veente ḣayru-rrâhimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki bir bölük vardır kullarımdan, Rabbimiz derler, inandık, yarlıga bizi ve acı bize ve sensin merhametliler merhametlisi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Çünkü gerçekten Benim kullarımdan bir fırka (inançlı ve şuurlu bir hizip, parti veya ekip): "Rabbimiz, (biz Sana, Resulüllah’a ve Kur’an ahkâmına) iman ettik (ve İslam yolunda Hakk hâkim olsun diye gayret göstermekteyiz, Allah’ım) Sen artık bizi bağışla (başarıya ulaştır) ve bize merhamet buyur, (zira) Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın" deyip (yalvarırlardı, sizi de Hakka ve hayra çağırırlardı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bakın kullarımın arasında: Ey Rabbimiz! Biz sana inandık, öyleyse bizim günahlarımızı bağışla ve bize acı, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın derlerdi de,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kullarımdan bir zümre: “Ey Rabbimiz, iman ettik. Bizi koruma kalkanına al, bağışla, bize merhamet et. Sen merhametlilerin en hayırlısısın.” diyorlardı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Doğrusu kullarımdan bir grup: "Rabbimiz! Biz iman ettik. Bizi bağışla ve bize merhamet et. Şüphesiz sen merhamet edenlerin en hayırlısısın" diyordu.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Çünkü gerçekten benim kullarımdan bir grup: “Rabbimiz, iman ettik, sen artık bizi bağışla ve bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın, derlerdi de,'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Çünkü mümin kullarımdan bir topluluk vardı ki, onlar: “- Ey Rabbimiz, iman ettik, artık bizi bağışla ve bize merhamet et. Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.” derlerken.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Çünkü kullarımdan bir grup: “Ey Rabbimiz! Bizi bağışla, bize acı! Sen, rahmet edenlerin en hayırlısısın” derlerdi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
109,110. “Çünkü kullarımdan bir topluluk, ‘Ey Rabbimiz! İnandık; bizi bağışla, bize merhamet et, sen çok merhametlisin' derdi de siz ise onlarla dalga geçerdiniz. Öyle ki, bu tavrınız size beni anmayı unutturmuştu. Siz onların yaptıklarına gülüyordunuz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Kullarımdan bir bölük: «Tanrımız! İnanmışız, bizi bağışlayasın, bizi yarlıgayasın, sen yarlıgayanların hayırlısısın !» demektedirler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Hani vaktiyle kullarımın bir bölümü: ‘Ey Rabbimiz! Biz sana inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!' diye dua ediyordu.
Cemil Said
swap_vert close
109, 110. "Bizim ’ibâdımızdan bir kısım "Yâ rabbî biz îmân idiyoruz, günâhlarımızı ’afv it. Bize merhamet it. Sen merhametlilerin en merhametlisisin" diyu bağırdıkları vakit siz ânlar ile istihzâ idiyor ve bizim ihtârâtımızı unutuyor idiniz. Ânlar sizin istihzâ ile gülmelerinize hedef oluyorlar idi."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
108,109,110,111. Allah: "Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: "Rabbimiz! inandık, artık bizi bağışla, bize acı. Sen acıyanların en iyisisin" diyordu. Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size Beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır" der.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kullarımdan, “Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın” diyen bir grup var idi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Kullarım arasında, ‘Rabbimiz! Biz iman ettik; bizi affet, bize acı! Sen merhametlilerin en üstünüsün’ diyen bir kesim de şüphesiz vardı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Zira kullarımdan bir zümre: Rabbimiz! Biz iman ettik; öyle ise bizi affet; bize acı! Sen, merhametlilerin en iyisisin, demişlerdi.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Kullarımdan bir grup, 'Rabbimiz, inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.' derdi."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Çünkü kullarımdan bir zümre "Rabbimiz! Biz iman ettik; öyle ise bizi bağışla, bize merhamet et, sen, merhametlilerin en iyisisin." diyorlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
çünkü kullarımdan bir fırka vardı «Rabbimiz! Biz iyman ettik; öyle ise bizi bağışla, bize merhamet et, sen, merhametlilerin en iyisisin.» diyorlardı da
Emrah Demiryent
swap_vert close
Gerçek şu ki, kullarımdan bir zümre, ‘Rabbimiz! Biz îmân ettik. Bizi bağışla ve bize merhamet et. Şüphesiz sen merhamet edenlerin en hayırlısısın’ diyordu.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gerçek şu ki, kimi kullarım: “Rabb'imiz! Biz iman ettik; bizi bağışla, bize merhamet et, merhametlilerin en iyisi sensin.” diyorlardı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Çünkü kullarımdan bir zümre vardır ki onlar: «Ey Rabbimiz, îman etdik. Bizi yarlığa, bizi esirge. Sen esirgeyenlerin en hayırlısısın» derlerken,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Çünki kullarımdan bir zümre vardı ki: 'Rabbimiz! (Biz) îmân ettik; artık bizi bağışla; bize merhamet buyur; sen merhametlilerin en hayırlısısın!' diyorlardı.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz (dünyadayken) kullarımdan bir topluluk, ‘‘Ey Rabbimiz! İnandık; bizi bağışla, bize merhamet et ve sen merhamet edenlerin en hayırlısısın’’ derlerdi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yeryüzünde iken kullarımızdan bir topluluk “Rabbimiz! Biz iman ettik, bizi bağışla ve bize merhamet et. Çünkü sen merhamet edip acıyanların en merhametlisisin” diyorlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte benim kullarımdan bir takımı vardı ki şöyle derlerdi: " Ey çalabımız! Sen bizi yarlıga, sen bizi esirge, sen ki esirgeyicilerin yey olanısın."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Çünkü kullarımdan bir fırka «— Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi yarlığa, bizi bağışla, sen bağışlayanların hayırlısısın.» derlerdi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Muhakkak ki kullarımızdan belli bir grup [ferîk], (dünyada iken) “Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla ve bize merhamet et. Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!” derler.
Kadri Çelik
swap_vert close
“Çünkü gerçekten benim kullarımdan bir grup, “Rabbimiz! İman ettik, sen artık bizi bağışla ve bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın” derlerdi de…”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Çünkü vaktiyle, kullarım arasından bir grup inanmış insan, “Ey Rabb’imiz! Biz sana iman ettik, öyleyse bizim günahlarımızı bağışla ve bize merhamet eyle; hiç kuşkusuz Sen, merhamet edenlerin en hayırlısısın!” diye yalvarırlardı da;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Şu bir gerçektir ki; kullarımdan bir grup: ‘Rabbimiz! İman ettik. Bizi bağışla; bize merhamet et! Sen Merhamet Edenler’in en hayırlısısın!’ diyorlar”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Vaktiyle benim: ' Ya Rab bağışla bizi, acı bize, çünkü sevginin kaynağı sensin ' diyen kullarım vardı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Dünyada yaşarken aranızda; Ey Rabbimiz! Biz inandık! Bizi bağışla! Bize merhamet et! Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!" diyen insanlar vardı.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki kullarımdan bir grup, ‘Rabbimiz! İman ettik, bizi affet; bize merhamet et! Sen merhametlilerin en hayırlısısın’ demişlerdi.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ve devamla): “Gerçekten Benim kullarımdan,¹ ‘Ey Rabbimiz! (Biz Sana) îman ettik, bizi bağışla ve bize merhamet et, zîrâ Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın’, diyen bir grup vardı (da),”
1 Bunlar, Muhâcirlerden; Bilal, Ammar, Suhayb ve Selmân (r.a) idi. (Celâleyn, Kurtubî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Bakın, kullarımın arasında, ‘Ey Rabbimiz! Biz [Sana] inandık; öyleyse, bizim günahlarımızı bağışla ve bize acı, çünkü gerçek acıyan(ımız), esirgeyen(imiz) Sensin!’ ⁶⁴ diyenler de vardı;
64 Lafzen, “Acıyıp-esirgeyenlerin en hayırlısı Sensin”. Aynı ifade surenin son ayetinde de geçmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Vaktiyle kullarımdan bir grup: – Rabbimiz, biz yürekten iman ettik, bizi bağışla ve bize merhamet et zira sen merhametlilerin en merhametlisisin! Diye dua ederlerdi. 2/186, 40/60
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Çünkü kullarımın arasında bir gurup vardı. Onlar ‘Rabbimiz! Biz iman ettik: o halde bizi bağışla, bize merhamet et! Zira merhametlilerin en hayırlısı Sensin!’ diyorlardı.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Çünkü, kullarımdan bir zümre "Ey Rabbimiz, iman ettik; artık bizi bağışla, bize merhamet et Sen merhametlilerin en hayırlısısın" diye dua ve niyazda bulunurken,
Osman Fırat
swap_vert close
Zira kullarımdan bir zümre: ’Rabbimiz iman ettik, bizi bağışla, bize acı, sen merhametlilerin en hayırlısısın’ dediler..
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Çünkü kullarımdan bir zümre var idi ki, 'Ey Rabbimiz! Sana imân ettik, artık bizi yarlığa ve bize merhamet buyur ve Sen rahmet edenlerin elbette hayırlısısın' derlerdi.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
109, 110. Kullarımdan, bir kısmı “inandık ya Rabbî! Affet günahlarımızı, merhamet et bize, çünkü Sen merhamet edenlerin en iyisi, en hayırlısısın! ” dediklerinde, onları alaya alan sizler değil miydiniz! Sonunda sizin bu davranışlarınız Beni gönlünüzden geçirmeyi, Beni yâdetmeyi size unutturdu da, onlarla eğlenip durdunuz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Zira kullarımdan bir zümre: 'Rabbimiz inandık, bizi bağışla, bize acı, sen acıyanların en hayırlısısın' dedikleri için
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kullarımdan bir cemâ'at vardır ki: "Yâ Rabbî! Sana îmân itdik, bizi mağfiret it ve bize merhamet buyur, sen merhamet idicilerin hayırlısısın" dirlerdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Kullarımdan bir takımı şöyle dua ederlerdi: “Rabbimiz! Bizi bağışla, bize ikram et, sen ikram edenlerin en iyisisin.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Çünkü kullarımdan bir grup: -Rabbimiz, iman ettik, bizi bağışla, bize merhamet et, merhamet edenlerin en hayırlısı sensin! derlerdi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Benim kullarımdan bir topluluk vardı ki 'Rabbimiz, iman ettik. Sen de bizi bağışla, bize merhamet et. Sen merhametlilerin en merhametlisisin' derdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kullarımdan bir zümre "Rabbimiz, inandık; affet bizi, acı bize, sen merhametlilerin en hayırlısısın" diyorken,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“bayıķ oldıyıdı bir bölük, ķullarumuzdan, eydürleridi iy çalabumuz inanduķ pes yarlıġa bizi daħı raḥmet eyle bize; daħı sen, raḥmet eyleyicilerüñ yigregisin.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ bir bölük benüm ḳullarumdan eydürlerdi: Yā Rabbenā, biz īmāngetürdük. Pes bize günāhumuz baġışla. Daḫı bize raḥmet eyle. Sen raḥmetidicilerüñ yigregisin.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Çünki bəndələrimdən bir zümrə (mö’minlər) var idi ki, onlar: “Ey Rəbbimiz! Biz (Sənə) iman gətirdik. Artıq bizi bağışla, bizə rəhm et. Sən rəhm edənlərin ən yaxşısısan!” – deyirdilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! there was a party of My slaves who said: Our Lord! We believe, therefor forgive us and have mercy on us for Thou art best of all who show mercy;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"A part of My servants there was, who used to pray ´our Lord! we believe; then do Thou forgive us, and have mercy upon us: For Thou art the Best of those who show mercy!"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّهُ
zira
كَانَ
idi
فَر۪يقٌ
bir zümre
مِنْ عِبَاد۪ي
kullarımdan
يَقُولُونَ
diyorlardı
رَبَّـنَٓا
Rabb- imiz
اٰمَنَّا
iman ettik
فَاغْفِرْ
artık mağfiret et
لَنَا
bizi
وَارْحَمْنَا
ve bize mer- hamet et
وَاَنْتَ
çünkü Sen
خَيْرُ
hayır- lısısın
الرَّاحِم۪ينَۚ
merhametlilerin
"Zira kullarımdan bir zümre, 'Rabbimiz! Biz iman ettik, bizi mağfiret et ve bize merhamet et; çünkü Sen, merhametlilerin hayırlısısın!' diyorlardı."
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فَرِيق
İsim
ف ر ق
Zümre, kısım, grup, taraf, topluluk
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
غَفَرَ
Fiil-I
غ ف ر
Mağfiret etti, bağışladı
لَنَا
Zamir
لَنَا
Bizim için, bize, bizim
رَحِمَ
Fiil-I
ر ح م
Merhamet etti, rahmet etti, acıdı
اَنْتَ
Zamir
اَنْتَ
Sen
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
رَاحِم۪ين
Etken fiil
ر ح م
Merhametli olanlar, merhamet edenler