close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'min Sûresi 9. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vakihimu-sseyyi-ât(i)(c) vemen taki-sseyyi-âti yevme-iżin fekad rahimteh(u)(c) ve żâlike huve-lfevzu-l’azîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve koru onları kötülüklerden ve kimi kötülüklerden korursan o gün, gerçekten de ona acımışsın ve budur işte o pek büyük kurtuluş, murada eriş.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve onları (dünyada ve ahirette) kötülüklerden koru. O gün Sen, kimi kötülüklerden korumuşsan, gerçekten ona rahmet buyurmuşsundur. İşte bu, büyük "kurtuluş, mutluluk ve bahtiyarlıktır."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve onları kötü işler yapmaktan da koru, o hesap günü kötü işlerin lekesinden kimi korursan, ona rahmet etmişsindir. İşte bu da büyük bir kurtuluştur.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Onları dünyadaki cezalardan, âhiretteki azaptan koru. O gün, sen kimi ceza ve azaptan korursan, kesinlikle onu rahmetine mazhar etmiş olursun. Bu en büyük mutluluktur.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ve onları kötülüklerden koru. O gün, kimi kötülüklerden korursan ona rahmet etmişsindir. İşte bu, büyük kurtuluştur."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Ve onları kötülüklerden koru. O gün Sen kimi kötülüklerden korumuşsan, gerçekten ona rahmet etmişsin. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de onları fenalıklardan (ateş azabından) koru. Sen kimi fenalıklardan korursan, muhakkak onu, kıyamet günü bağışlamışsındır.” İşte bu, en büyük kurtuluştur.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onları, o kötü azaplardan koru! Sen o gün, kimi o kötülüklerden korursan, gerçekten ona rahmet etmiş olursun. Ve en büyük kazanç da işte budur!”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Onları kötülüklerden koru! O gün sen, kimi kötülüklerden korursan ona merhamet etmişsindir. Bu, en büyük kurtuluştur.”
Besim Atalay
swap_vert close
«Onları kötülüklerden koruyasın, kötülükten kimi korur isen sen, onu yarlıgarsın, işte ulu onunç bu»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Onları kötülüklerden koru! Sen o gün kimi kötülüklerden korursan, o gün muhakkak ona rahmet etmiş olursun. İşte bu büyük kurtuluştur.”
Cemil Said
swap_vert close
7,8,9. ’Arşı taşıyanlar, âna tavaf idenler, Allâh’a inananlar, hamd ve senâ iyleyenler ve mü’minler içün merhametini istid’â iyleyen melekler dirler ki: "Ya rabbî senin rahmetin ve ’ilmin her şeyi ihâta ider sana rücû’ idenleri senin yolunı ta’kîb iyleyenleri ’afv it, ’azâb-ı elîmdem kurtar, va’d itdiğin vecihle ânları ’adn cennetlerine idhâl iyle ve akrabâlarından, zevcelerinden, çocuklarından a’mâl-i sâlihada bulunanları dahî birlikde idhâl it. Sen ’azîz ve hakîmsin ânları seyyiâtdan muhâfaza iyle, senin kıyâmet gününde hakkında rahmetini ihsân ideceğin, necât-ı ’azîme mazhar olur."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Onları kötülüklerden koru! O gün kötülüklerden kimi korursan, ona şüphesiz rahmet etmiş olursun. Bu büyük kurtuluştur."*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Onları kötülüklerden koru. Sen o gün kimi kötülüklerden korursan, ona rahmet etmiş olursun. İşte bu büyük başarıdır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Onları kötü sonuçlardan koru. O gün sen kimi kötü sonuçlardan korumuşsan onu rahmetine mazhar kılmışsın demektir. İşte en büyük kurtuluş da budur.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bir de onları, her türlü kötülüklerden koru. O gün sen kimi kötülüklerden korursan muhakkak ki onu rahmetine mazhar etmiş olursun. Bu en büyük kurtuluştur.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Onları kötülüklerden koru. O gün kimi kötülüklerden korursan onlara rahmet etmişsindir. Büyük zafer budur."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Onları fenalıklardan koru. Sen her kimi fenalıklardan korursan, o gün muhakkak onu rahmetinle yarlığamışsındır. İşte asıl büyük kurtuluş da budur."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve onları fenalıklardan koru sen her kimi fenalıklardan korursan o gün muhakkak onu rahmetinle yarlıgamışındır, işte asıl fevzi azîm de odur
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve onları (bu dünyada, günahlardan ve her türlü) kötülüklerden koru. Sen kimi kötülüklerden korursan, o gün muhakkak ki ona rahmet etmişsindir. İşte bu en büyük kurtuluştur.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Onları kötülüklerden koru. Ve Sen izin günü kimi kötülüklerden korursan, ona rahmet etmiş olursun. İşte bu, büyük kurtuluştur.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Bir de onları (bu dünyâda) her türlü fenalıklardan koru. Sen kimi kötülüklerden korursan o gün muhakkak ki onu rahmet (ine mazhar) etmişsindir». Bu, en büyük necat ve seâdetin ta kendisidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Ve onları kötülüklerden koru! Zâten kimi o gün (dünyada iken) kötülüklerden korursan, (kıyâmet günü) ona artık gerçekten merhamet etmiş olursun. İşte büyük kurtuluş ancak budur!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (yine) onları (hesap gününde) fenalıklardan (üzüntülerden, sıkıntılardan ve azaptan) koru. O gün (hesap günü) sen kimi fenalıklardan (üzüntülerden, sıkıntılardan ve azaptan) korursan, muhakkak onu rahmetine mazhar etmiş olursun. İşte bu, büyük başarıdır."
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Onları kötülüklerden koru. Sen kimi o kıyamet gününün kötülüklerinden korursan, o kişiye merhamet etmişsindir. Bu da o kul için büyük bir kurtuluştur” diye dua ederler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onları bütün kötülüklerden koru. Sen herkimi kötülüklerden koruyacak olursan o gün onu kesenkes esirgeyiciliğine kavuşturursun. En büyük başarı işte budur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Onları kötülüklerden koru, dünyada her kimi kötülüklerden korursan kıyamet günü rahmetine kavuşturursun, büyük kurtuluş işte budur».
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Kötülüklerden onları koru. O gün sen kimi kötülüklerden korursan, ona gerçekten rahmet etmiş olursun. İşte büyük kurtuluş budur.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Ve onları kötülüklerden koru. O gün sen, kimi kötülüklerden korumuşsan, gerçekten ona rahmet de etmiş olursun. İşte büyük kurtuluş budur.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ve onları bu dünyada bâtıl inançlardan, çirkin davranışlardan koruduğun gibi, Hesap Gününde de üzüntülerden, sıkıntılardan, kötülüklerden koru Ya Rabb’i! Gerçek şu ki, Sen o Gün kimi kötülüklerden korursan, onuşefkat ve rahmetinle yüceltmiş olursun ki, en büyük kurtuluş budur!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Onları Kötülükler’den koru! O gün kimi Kötülükler’den korursan, kesinlikle ona merhamet etmişsindir. Bu, gerçekten Çok Büyük Başarı’dır (Kurtuluş’tur)”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kötülüklere karşı onlara kol kanat ol!. Çünkü bugün kötülüklere karşı korumaya aldıklarını ne de olsa bağışlamış sayılırsın. Bu da muazzam bir başarıdır. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Onları kötülüklerden koru! Sen o gün kimi cehennem azabından korursan O’na rahmet etmiş olursun! İşte bu büyük başarıdır!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onları her türlü kötülüklerden koru! O gün sen kimi kötülüklerden korursan elbette ona merhamet etmişsindir. Asıl büyük kurtuluş işte budur.”
Mehmet Türk
swap_vert close
“Ve onları, bütün kötülüklerden koru. Sen kimi kötülüklerden korursan o gün onu gerçekten bağışlamışsındır. İşte en büyük kurtuluş budur” (diye duâ ederler.)
Muhammed Esed
swap_vert close
ve onları kötü fiiller [işlemek]ten koru: o [Hesap] Gün[ü] kötü fiiller[in lekesin]den kimi korursan onu rahmetinle onurlandırmış olursun: bu büyük bir kurtuluştur!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Onları kötülüklerden koru, zira sen kimi kötülüklerden korumuşsan, ona merhamet etmişsindir. Bu ise en büyük kurtuluştur. 7/156, 9/20...22
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve onları tüm kötülüklerden koru! Ki Sen o gün birini kötü duruma düşmekten korursan, bu ona rahmet ettiğin anlamına gelir: bu, evet, en büyük başarı işte budur!”[⁴¹⁷⁷]
[4177] Dua etmek, tek başına kabul olmuş bir duadır. Duanın kabulü ise fazladan bir ikramdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
"Onları kötülüklerden koru!.. Çünkü sen kimi, -dünyada- korur isen, kuşkusuz o gün -ahirette- ona rahmet etmiş olursun. en büyük kurtuluş da ise budur!" derler.
Osman Fırat
swap_vert close
"Onları kötülüklerden koru. Sen o gün kimi kötülüklerden korumuşsan, ona merhamet etmiş olursun. İşte bu büyük başarıdır. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onları kötülüklerden koru ve her kimi o gün kötülüklerden korur isen ona muhakkak ki rahmet etmiş olursun ve işte büyük necât budur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hem onları kötülüklerden, günahlardan koru. Sen kimi dünyada kötülüklerden korursan, muhakkak ki ona (ukbada) merhamet edersin. İşte asıl kurtuluş ve büyük mutluluk da budur.
Seyyiat üç anlama gelebilir ki burada üçü de kasdolunmuştur: 1.Yanlış inanç, kötü ahlâk ve kötü işler, 2.Dalâlet ve kötü işlerin vebali. 3.Dünyada, berzahta ve kıyamet günündeki âfetler ve eziyetler.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onları kötülüklerden koru. O gün Sen, kimi kötülüklerden korursan ona acımışsındır. İşte o büyük başarı budur!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ve onları dünyâda seyyiâtdan sakla, dünyâda seyyiâtdan sakladıklarına bu gün rahmet idersin. Senin onları hıfzın büyük bir necâtdır" diye du'â iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onları cehennemin sıkıntısından koru! O gün kimi o sıkıntıdan korumuşsan ona ikram etmiş olursun. İşte bu, büyük bir kurtuluştur."
Şaban Piriş
swap_vert close
Onları kötülüklerden koru, kimi kötülüklerden korursan, o gün de ona merhamet etmiş olursun. İşte en büyük kurtuluş budur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Onları kötülüklerden koru. O gün Sen kimi kötülüklerden korursan, ona rahmet etmişsindir. Asıl büyük bahtiyarlık da işte budur.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Koru onları kötülüklerden! O gün kötülüklerden koruduğuna mutlaka rahmet etmişsindir sen! İşte budur o en büyük kurtuluş ve eriş."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı śaķla anları yavuz işlerden. daħı her kimi śaķlayasın yavuz işlerden ol gün bayıķ raḥmet ķılduñ aña.” daħı şoldur žafer bulmaķ ulu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳurtar anları yaman günāh cezāsından. Daḫı kimi ḳurtarsañ günāh‐lardan, ol gün ki ḳıyāmetdür, aña raḥmet eylemişsin. Daḫı oldur ulu sa‘ādete yitişmek.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onları pisliklərdən (tövbədən qabaq etdikləri pis əməllərinin cəzasından) qoru. O gün (qiyamət günü) pisliklərdən kimi qorusan, şübhəsiz ki, ona rəhm etmiş olursan. Ən böyük qurtuluş (uğur) budur!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And ward off from them ill deeds; and he from whom Thou wardest off ill deeds that day, him verily hast Thou taken into mercy. That is the supreme triumph.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"And preserve them from (all) ills; and any whom Thou dost preserve from ills(4368) that Day,- on them wilt Thou have bestowed Mercy indeed: and that will be truly (for them) the highest Achievement".(4369)
4368 That is the final Judgement, and any who is saved from the evil consequences of their deeds in this life will truly have been saved by Allah's Mercy, and for them it is the highest achievement they could have, the attainment of all their wishes, the fulfilment of their destiny and the noblest purpose of their Life, the supreme Salvation and Felicity. 4369 Muslim Salvation, then, is more positive than mere safety from dangers or evils: it is the complete fulfilment of the noble destiny of man in the attainment of the fullest Grace,  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقِهِمُ
ve onla- rı koru
السَّيِّـَٔاتِۜ
kötülüklerden
وَمَنْ
ve kimi
تَقِ
korur- san
السَّيِّـَٔاتِ
kötülüklerden
يَوْمَئِذٍ
o gün
فَقَدْ
muhak- kak ki
رَحِمْتَهُۜ
ona rahmet etmişsindir
وَذٰلِكَ
ve işte bu
هُوَ
odur
الْفَوْزُ
kurtuluş
الْعَظ۪يمُ۟
azîm
"Bir de onları, her türlü kötü işleri yapmaktan koru! O (kıyamet) gün(ü ki) sen kimi kötülüklerden korumuşsan, muhakkak ki ona rahmetinle muamele etmişsindir. İşte azîm kurtuluş (ve saadet) budur."
وَقٰى
Fiil-I
و ق ي
Korudu
سَيِّـَٔات
İsim
س و ا
Kötülükler, günahlar, kötü işler
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
وَقٰى
Fiil-I
و ق ي
Korudu
سَيِّـَٔات
İsim
س و ا
Kötülükler, günahlar, kötü işler
يَوْمَئِذ
Zaman zarfı
يَوْمَئِذ
O gün
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
رَحِمَ
Fiil-I
ر ح م
Merhamet etti, rahmet etti, acıdı
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
فَوْز
İsim
ف و ز
Kurtuluş, kazanmak
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam