Kuşkusuz inkâr etmiş olanlara (o gün) şöyle nida edilecektir: "İnanmaya çağırıldığınız hâlde inkâr etmeyi sürdürdüğünüz zaman Allah’ın size olan hoşnutsuzluğu, sizin (bugün cehenneme girmeye sebep bizzat kendiniz olduğunuz için şu an) kendi kendinize olan hoşnutsuzluğunuzdan daha büyüktür!" *
(*) Tefsirlerde, makt kelimesinin, insanlardaki öfke duygusuyla karıştırılmaması gerektiğine önemle dikkat çekilir. Zira insanlardaki bu tür duygular azalıp artmakta, hatta zaman zaman aklın kontrolünden çıkabilmekte, hak ve adalet ölçülerinin dışına çıkabilmektedir. Bu sebeple İslâm bilginleri, öfkeyi geçici delilik olarak değerlendirmişlerdir (Râgıb el-İsfahânî, ez-Zerî‘a ilâ mekârimi’ş-şerîa, s. 346; Gazzâlî, İhyâ, III, 167). Allah bu tür beşerî duygulardan münezzeh olduğundan, “öfke, kızgınlık” anlamına gelen gazap, makt, suht kelimeleri Allah hakkında kullanıldığında genellikle, “Allah’ın günah işlenmesinden hoşnut olmaması, günahkârları rahmetinden uzaklaştırması, cezalandırmayı murat etmesi”şeklinde ulûhiyyetin şanına uygun düşecek tarzda açıklanmıştır. (Zemahşerî, III, 363; Râzî, XXVII, 38; İbn Âşûr, XXIV, 96): (Kur’an Yolu)