close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Mu'min Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lleżîne keferû yunâdevne lemaktu(A)llâhi ekberu min maktikum enfusekum iż tud’avne ilâ-l-îmâni fetekfurûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki kafir olanlara nida edilir de denir ki: Bugün kendinize karşı duyduğunuz nefretten, buğuzdan daha büyüktü size karşı Allah'ın duyduğu nefret ve buğuz o zaman ki inanca çağrılıyordunuz da kafir oluyordunuz siz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şüphesiz (İslami hüküm ve haberleri kısmen veya tamamen inkâr edip) küfre düşenlere ise (şöyle seslenilecek): "Allah’ın (size olan öfkesi ve) gazaplanması, elbette sizin kendi nefislerinize (kızıp) gazaplanmanızdan daha büyüktür. (Bu nedenle şiddetle cezalandırılacak ve Allah’ın kahrına uğrayacaksınız!) Çünkü siz, imana (Kur’an ahkâmına ve İslam ahlâkına) çağrıldığınız zaman (itiraz ve) inkâr ediyordunuz!" diye nida olunacaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenlere şöyle seslenilir: “İmana çağrıldığınız halde, gerçekleri inkâra devam ettiğiniz zaman, Allah'ın size karşı öfkesi, sizin kendinize karşı duyduğunuz şu anki öfkenizden daha büyüktür!”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlere, kâfirlere: “Allah'ın gazabı, sizin birbirinize, kendinizden birine olan hıncınızdan daha büyüktür. Siz imana davet edildiğiniz, teşvik edildiğiniz halde, inkâr ediyor, küfre saplanıyorsunuz.” diye seslenilir.
Ahmet Varol
swap_vert close
İnkâr edenlere şöyle seslenilir: "Şüphesiz Allah'ın (size) öfkesi sizin kendinize olan öfkenizden daha büyüktür. Çünkü siz imana çağrılıyordunuz da inkâr ediyordunuz."
Ali Bulaç
swap_vert close
Şüphesiz küfredenlere de (şöyle) seslenilir: 'Allah'ın gazablanması, elbette sizin kendi nefislerinize gazablanmanızdan daha büyüktür. Çünkü siz, imana çağrıldığınız zaman inkâr ediyordunuz.“
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O kâfir olanlara (cehenneme girişlerinden sonra melekler tarafından) şöyle çağrılacaktır:” - Muhakkak ki Allah'ın buğzu, sizin nefsinize olan buğzunuzdan daha büyüktür. Çünkü siz, (dünyada iken) imana davet olunuyordunuz da, küfürde israr ediyordunuz.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O kâfirlere şöyle seslenilecektir: “İşte Allah’ın (size olan) buğzu, sizin birbirinize olan buğzunuzdan daha büyüktür. Çünkü imana çağrıldığınızda inkâr ediyordunuz.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnkâr edenlere şöyle seslenilir: “Allah'ın buğzu, sizin kendinize olan öfkenizden daha büyüktür. Çünkü imana çağırıldığınızda inkâr ederdiniz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Kâfir olanlara: «Allahın size hıncı, sizin kendinize olan hıncınızdan daha büyüktür, ne vakit inana çağrıldınızsa, hemencek küfrettiniz» diyerek nida olunurlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Cehenneme giren) İnkârcılara (o gün) şöyle seslenilir: “Allah'ın size olan gazabı/öfkesi sizin şu anda, (cehenneme girmeye bizzat kendi iradenizle karar verdiğiniz için) kendinize olan öfkenizden daha şiddetlidir. Çünkü siz imana çağrıldığınız halde inkâr etmeyi tercih etmiştiniz.”
Cemil Said
swap_vert close
Kâfirlere o gün bir sadâ "Allâh’ın size karşu ’adâveti sizin nefsinize nefsinize karşu olan ’adâvetinizden daha büyükdür zîrâ siz îmâna da’vet olundığınız halde îmân itmediniz." diyecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ama inkar edenlere, "Allah'ın gazabı, sizin birbirinize olan öfkenizden daha büyüktür; imana çağrıldığınızda inkar ederdiniz" diye seslenilir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnkâr edenler var ya, muhakkak onlara: “Allah’ın (size) gazabı, sizin kendinize olan gazabınızdan daha büyüktür. Çünkü siz imana çağırılırdınız da inkâr ederdiniz” diye seslenilir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnkâra sapanlara (âhirette) şöyle seslenilecek: “Siz inanmaya çağırıldığınızda inkâr ederken Allah’ın size öfkesi şimdi sizin kendinize öfkenizden elbette daha ¬şiddetlidir.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnkâr edenlere şöyle seslenilir: Allah'ın gazabı, sizin kendinize olan kızgınlıktan elbette daha ağırdır. Zira siz imana davet ediliyor, fakat inkâr ediyordunuz.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnkar etmiş olanlara, "ALLAH'ın hoşnutsuzluğu, sizin kendi kendinize olan hoşnutsuzluğunuzdan daha büyüktür. İmana çağrıldığınızda inkar ederdiniz," diye seslenilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O kâfirlere mutlaka şöyle bağırılacaktır: "Elbette Allah'ın buğzu, sizin nefislerinize buğzunuzdan daha büyüktür. Çünkü siz imana davet ediliyordunuz da inkâr ediyordunuz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O küfredenlere muhakkak şöyle bağırılacaktır: elbette Allahın buğzu sizin nefislerinize buğzunuzdan daha büyük, zira siz iymana da'vet olunuyordunuz da küfrediyordunuz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Cehenneme giren) kâfirlere (o gün melekler tarafından) şöyle seslenilir: “Allah’ın size olan gazabı sizin şu anda, (cehenneme girmenize sebep olacak inkâr ve isyanı bizzat kendiniz cüz’î irâdenizle tercih ettiğiniz için) kendinize olan kızgınlığınızdan daha şiddetlidir. Zira siz (dünyada iken) îmâna davet ediliyor, fakat (ısrarla hakkı) inkâr ediyordunuz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gerçeği yalanlayan nankörlere seslenilir: “Elbette ki Allah'ın kızgınlığı, kendinize duymuş olduğunuz kızgınlıktan daha büyüktür. Zira siz inanmaya çağrıldığınız zaman, gerçeği yalanlayarak nankörlük ediyordunuz.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Küfredenlere (melekler tarafından) nida edilir: «Allahın buğzu, sizin kendinize olan buğzunuzdan elbet daha büyükdür. Çünkü siz (dünyâda) îmâna da'vet olunuyordunuz da küfür (de ısraar) ediyordunuz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Doğrusu inkâr edenlere (âhirette melekler tarafından şöyle) seslenilir: “Elbette Allah'ın (size olan) gazabı, sizin kendinize olan gazabınızdan daha büyüktür; çünki (siz) îmâna da'vet ediliyordunuz, fakat inkâr ediyordunuz.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Kuşkusuz inkâr etmiş olanlara (o gün) şöyle nida edilecektir: "İnanmaya çağırıldığınız hâlde inkâr etmeyi sürdürdüğünüz zaman Allah’ın size olan hoşnutsuzluğu, sizin (bugün cehenneme girmeye sebep bizzat kendiniz olduğunuz için şu an) kendi kendinize olan hoşnutsuzluğunuzdan daha büyüktür!" *
(*) Tefsirlerde, makt kelimesinin, insanlardaki öfke duygusuyla karıştırılmaması gerektiğine önemle dikkat çekilir. Zira insanlardaki bu tür duygular azalıp artmakta, hatta zaman zaman aklın kontrolünden çıkabilmekte, hak ve adalet ölçülerinin dışına çıkabilmektedir. Bu sebeple İslâm bilginleri, öfkeyi geçici delilik olarak değerlendirmişlerdir (Râgıb el-İsfahânî, ez-Zerî‘a ilâ mekârimi’ş-şerîa, s. 346; Gazzâlî, İhyâ, III, 167). Allah bu tür beşerî duygulardan münezzeh olduğundan, “öfke, kızgınlık” anlamına gelen gazap, makt, suht kelimeleri Allah hakkında kullanıldığında genellikle, “Allah’ın günah işlenmesinden hoşnut olmaması, günahkârları rahmetinden uzaklaştırması, cezalandırmayı murat etmesi”şeklinde ulûhiyyetin şanına uygun düşecek tarzda açıklanmıştır. (Zemahşerî, III, 363; Râzî, XXVII, 38; İbn Âşûr, XXIV, 96): (Kur’an Yolu)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O gün doğruları inkâr edenlere seslenilir “Allah’ın öfkesi sizin kendi nefsinize duyduğunuz öfkenizden daha büyüktür. Zira iman etmeye davet edildiğinizde, doğruları reddedip inkâr etmiştiniz.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Tanımazlara şöyle ünlenecek: "Siz inanmıya çağrılınca tanımaz oldunuz. Onun için Allah’ın size karşı olan düşmanlığı sizin kendinize karşı olan düşmanlığınızdan daha büyüktür."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfirler yok mu, ateşe girerlerken [¹] onlara «— Allah/ın sizi düşman tutması bugün öz nefislerinizi [²] düşman tutmanızdan daha şiddetlidir. Çünkü siz dünyada imana dâvet olundunuz da kâfir oldunuz» diye nida olunacak [³].
[1] O esnada keşke yok olsaydık gibi sözler ile öz nefislerine düşmanlık gösterdikleri veya birbirlerini düşman tuttukları zaman.[2] Veya birbirinizi.[3] Veya imana dâvet olunup kâfir olduğunuz zaman Allah'ın âzabı sizin öz nefsinize olan düşmanlıktan daha şiddetlidir diye nida olunacak.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnkâr edenlere şöyle seslenilir: “Muhakkak ki Allah’ın öfkesi [maktu], sizin kendinize olan öfkenizden daha büyüktür.⁵ Çünkü siz imana çağrılıyordunuz (ama hep) inkâr ediyordunuz.”
5 Krş. Ahzâb, 33/67; Nebe, 78/40  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz küfre sapanlara da (şöyle) seslenilir: “Allah'ın elbette gazaplanması, sizin birbirinize gazaplanmanızdan daha büyüktür. Çünkü siz, imana çağırıldığınız zaman küfre sapardınız.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hakikati inatla inkâr edenlere gelince; O Gün cehennemi karşılarında görünce, pişmanlıkla feryat eden ve öfkeyle birbirlerine lânetler yağdıran bu insanlara şöyle nida edilecek: “Ey zâlimler! Bugün Allah’ın size gazâbı, sizin birbirinize duyduğunuz öfkenizden çok daha şiddetlidir; çünkü siz, vaktiyle imana dâvet edildiğiniz hâlde hakîkati bile bile inkâr ediyordunuz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnkâr etmiş olanlara seslenilir: “Allah’ın kızgınlığı, sizin kendinize kızgınlığınızdan daha büyüktür; hani, İman’a çağrılıyorsunuz, derken inkâr ediyorsunuz".
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün inkarcılara hitaben: " Allah'ın öfkesi, sizin kendinize olan öfkenizden tabi ki daha fazla olacak ." İmana davet edilirken inkar ettiğiniz anları herhalde hatırlarsınız " denilecek.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesap günü inkâr edenlere; "Allah’ın size vereceği ceza, sizin kendinize vereceğiniz cezadan daha büyüktür. Çünkü siz imana çağırılırdınız da inkâr ederdiniz." diye seslenilir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kâfir olanlara (mahşerde) şöyle seslenilecektir: “Allah’ın gazabı, sizin kendinize olan öfkenizden elbette daha büyüktür. Zira imana davet ediliyorken inkâr ediyordunuz.”
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz o gün kâfirlere: “Siz, îmana çağırıldığınızda (gerçekleri) inkâr ederken, Allah’ın size olan öfkesi,¹ sizin (şimdi) kendi kendinize olan öfkenizden² çok daha büyüktü.” denilecek.
1 Bu öfkeyi, beşerî öfke anlamında anlamamak gerekir. Allah’ın öfkesi, mecâzen; “rahmetinden kovmak, nîmetlerine ulaştırmamak” anlamına gelebilir.2 Kıyamet günü kâfirler; 1- Kıyameti, Cenneti ve Cehennemi gördükleri zaman bunları inkârda ısrar ettiklerinden dolayı kendilerine, 2- Dünyada peşlerinden gidip de ahirette kendilerine hiçbir yararı olmayan putlaştırdıkları önderlerine, 3- Cehenneme girdiklerinde şeytanları onlara, “bizim sizin üzerinizde bir saltanatımız yoktu. Biz sizi davet ettik siz de bizi dinlediniz. Kötüleyecekseniz kendinizi kötüleyin.” demesine, çok öfkelenecekler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Hakikati inkara şartlanmış olanlara gelince, [o Gün] bir ses onlara şöyle diyecektir: ⁶ “İmana çağrıldığınız halde hakikati inkara devam ettiğiniz [zaman] Allah’ın size karşı öfkesi, ⁷ sizin kendinize karşı duyduğunuz [şu anki] öfkenizden ⁸ daha büyüktür!”
6 Lafzen, “onlara [şöyle] seslenilecektir” yahut, “[şöyle] çağrılacaklardır”.7 Allah’a tamamen beşerî bir duygu izafe etmek imkansız olduğundan, bu günahkarlara karşı “Allah’ın öfkesi”, onları rahmetinden kovmasını ifade eden bir mecazdır (Râzî), tıpkı Allah’ın onları mahkum etmesi anlamındaki “Allah’ın gazâbı” ifadesinde olduğu gibi (bkz. 1:7 ile ilgili not 4’ün ilk cümlesi).8 Yani, “geçmişteki günahlarınızı pişmanlıkla hatırlamanız üzerine duyduğunuz öfkeden”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– O gün gerçekleri örtbas eden kâfirlere şöyle seslenilir; Allah’ın size olan kızgınlığı, bugün sizin kendinize duyduğunuz kızgınlıktan çok daha büyüktür. Zira imana çağrılıyordunuz ama siz inanmıyordunuz. 7/59...70
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İnkârda ısrar edenlere (o gün) şöyle nida edilecektir: “İman etmeye çağırıldığınız halde inkâr etmeyi sürdürdüğünüz zaman Allah’ın size olan kahır ve sitemi, sizin (şu an) kendi kendinize olan kahır ve siteminizden daha büyüktür!”[⁴¹⁷⁸]
[4178] Makt bu bağlamda insan için “zarar verecek şeye karşı tedbirsizlik” anlamına istiare olarak kullanılmıştır (İbn Âşûr). Bizce buradaki en uygun karşılığı “sitem”dir. Sitemin muhtemel üç nedeni: 1) Arkalarına düştüklerinin hiçbir yararını göremedikleri için. 2) Şeytan bile gerçeği itiraf ettiği için. 3) Dünyada hor gördükleri karşısında rezil oldukları için.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kâfirlere ise: "Şüphe yok ki, Allah’ın gazabı, sizin kendinizi kınamanızdan elbette daha büyüktür. Çünkü siz dünyada imana davet edildiğiniz halde, küfürde direnip duruyordunuz” diye nida ederler.
Osman Fırat
swap_vert close
(O hesap günü ) kafirlere seslenilir: "Allâh’ın (size) kızması, sizin kendi kendinize kızmanızdan daha büyüktür. Zira siz imânâ çağrılırdınız da inkâr ederdiniz!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak o kimseler ki, kâfir olmuşlardır. Onlara nidâ olunacaktır ki: «Elbette Allah'-ın buğzu sizin kendi nefslerinize olan buğzunuzdan daha büyüktür. Çünkü siz imâna dâvet olunduğunuz zaman küfre devam edip duruyordunuz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kâfirlere şöyle nida edilir: “Allah'ın size gazabı, sizin kendinize olan buğzunuzdan daha şiddetlidir. Zira siz imana dâvet edildiğinizde red ve inkâr ederdiniz. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnkar edenlere de bağırılır: "Allah'ın (size) kızması, sizin kendi kendinize kızmanızdan daha büyüktür. Zira siz imana çağrılırdınız da inkar ederdiniz!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kâfir olanlara: "Allâh'ın size 'adâveti sizin nefsinize olan 'adâvetinizden büyükdür. Siz dünyâda îmâna da'vet olundığınız vakit küfür iderdiniz" diye nidâ olunur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ayetleri görmezlik edenlere, şöyle seslenilir: "İmana çağrılıp da görmezlik ettiğiniz günkü Allah'ın kızgınlığı, şimdi sizin kendinize olan kızgınlığınızdan büyüktü.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Küfredenlere şöyle seslenilir: Allah'ın size kızgınlığı, sizin kendinize karşı kızgınlığınızdan daha büyüktür. Zira imana çağrılıyordunuz, ama siz inkar ediyordunuz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnkâr edenlere gelince, onlara da şöyle seslenilir: “Allah'ın gazabı, sizin kendinize olan öfkenizden de büyüktür.(1) Çünkü imana çağırıldığınızda siz inkâr ediyordunuz.”
(1) Azabı görünce hem kendilerini, hem de birbirlerini suçlarlar.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Küfre batmış olanlara şöyle haykırılır: "Allah'ın öfkesi, sizin kendi benliklerinize öfkenizden elbette ki daha büyüktür. Hani, siz imana çağrılıyordunuz da inkâr ediyordunuz!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ anlar kim kāfir oldılar ķıġrınalar “Tañrı düşmān duttuġı uluraķdur siz düşmān duttuġuñuzdan gendüzüñüzi ol vaķt kim oķırnurduñuz įmāndın yaña pes kāfir olurduñuz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kimseler ki kāfir oldılar, nidā oluna anlara ḳıyāmetde ki: Tañrı Ta‘ālā ġaża‐bı uluraḳdur, siz nefsüñüzi tevbīḥ itmekden. Da‘vet olurdı‐siz īmāna. Daḫıkāfirler olurdı‐siz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Küfr edənlərə (qiyamət günü Cəhənnəmə daxil olduqda) belə müraciət ediləcəkdir: “Allahın nifrəti sizin (dünyadakı pis əməllərinizə görə bu gün) özünüzə (və ya bir-birinizə) olan nifrətinizdən daha böyükdür. Çünki siz imana də’vət olunduğunuz zaman öz küfrünüzdə davam edib dururdunuz!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! (on that day) those who disbelieve are informed by proclamation: Verily Allah's abhorrence is more terrible than your abhorrence one of another, when ye were called unto the faith but did refuse.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The Unbelievers will be addressed: "Greater was the aversion of Allah to you(4370) than (is) your aversion to yourselves, seeing that ye were called to the Faith and ye used to refuse."
4370 The Unbelievers having rejected Allah's Signs, they now see how they are shut out from Grace, and they feel disgusted with themselves. How much greater was Allah's displeasure with them, when He showered mercy upon mercy on them and they yet rebelled! How could they now hope for Grace!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
muhak- kak
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
kâfir oldular
يُنَادَوْنَ
seslenilirler
لَمَقْتُ
elbette gazabı
اللّٰهِ
Allah'
ın
اَكْبَرُ
daha bü- yüktür
مِنْ مَقْتِكُمْ
sizin gazabınızdan
اَنْفُسَكُمْ
kendinize
اِذْ
o va- kit ki
تُدْعَوْنَ
davet edili- yordunuz
اِلَى الْا۪يمَانِ
imana
فَتَكْفُرُونَ
fakat inkâr ediyordunuz
(O gün) Muhakkak ki kâfirlere şöyle seslenilir: "(Bugün) Allah'ın gazabı sizin kendinize olan kızgınlığınızdan elbette daha büyüktür. Zira siz imana davet ediliyor; fakat inkâr ediyordunuz."
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
نَادٰى
Fiil-III
ن د و
Nidâ etti, çağırdı, seslendi, dua etti, feryat etti
مَقْت
İsim
م ق ت
Gazap gerektiren, buğz bakımından
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَكْبَر
İsim
ك ب ر
Daha büyük, ekber
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَقْت
İsim
م ق ت
Gazap gerektiren, buğz bakımından
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اِيمَان
Fiilimsi-IV
ا م ن
İman
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı